![]() |
G özüm açıp sende görmüşüm her şeyi. Ö pmek isterdim de Zorlukla kaçardın yanı başımdan. Ü ryan bedenin filizin, M eyvelerine, Ü şüyüp,ürpererek yaklaşırdım. N için bu kadar özelsin benimçin? B esleyip büyüttüm sevgim her gün. E riyip buharlaşır cismim, B ir bakışla. E llerin sanki bir sunakta “zem zem”sunar. G üğümün madeni Hecer’ül Esvet’ten der,kaynaklar. İ çtikçe bu gönül bir hoş olur. S inem ayrılığa dayanmaz,yalazlanır. İ lle seni gözler yollarda, bu gözler. N afile mi bekler de akar selsebil olur. Yakup Onat |
Anla 'Ne çabuk da tükenmiş aşklarının cümbüşü, Demek yazların bitti şimdi kışında üşü...' Öyle boyun büküp de masum haller takınma, Ben ne günler yaşadım kırık dökük bir canla, Hem gittin hem özledim deyip bir de yakınma, Bende sana kanacak yürek yok artık anla... Virane gönül bağım kalmadı tek bir gülüm, Senden bana ömürlük çile oldu ödülüm, Arama yangınımı savruldu bütün külüm, Bende sana yanacak yürek yok artık anla... Dünde bıraktım aşkın ötesi berisini, Boş verdim senden sonra hayatın gerisini, Rüyama girse bile bir masal perisini, Bende sensin sanacak yürek yok artık anla... Yâd etmek günah seni yâd etmek haram dile, Adın anılır belki ama ihanet ile, Ara sıra resmine bakıp da dalsam bile, Bende seni anacak yürek yok artık anla... Ne çok şeyi götürdün benden alıp giderken, Hatta kalbimi söktün aşka veda ederken, Bir zamanlar tek sevdam sen tek aşkımsın derken, Bende senin denecek yürek yok artık anla... Gönlüme yıllar önce sapladığın bu sancı, Umudu yolcum etti beni dertlere hancı, Ellerim ellerine öylesine yabancı, Bende sana dönecek yürek yok artık anla... Ersin Kayışlı |
Korku Nerden başlasam sana anlatmaya Dalları kırılıyor cesaretimin Bir şeyler eksik biliyorum Yıllar sonra içimi titreten olmamıştı senin kadar Yanımda olsan bu kadar senli olmazdım Her yerde sen varsın Her oturup kalkışım Her adım atışım Her uykuya dalışım Nasıl girdin bu derbeder olmuş vurgun yemiş çatlak damarlarıma Tam dilimin üstündesin ama adını söyleyemem Korkuyorum çünkü Elimi uzatsam dokunabilecekçesine yakınsın belki Kör sayıyorum kendimi o kadar gözümün önündesin ki Ama seni seviyorum demeye cesaretim yok olsaydı söylerdim elbet Ne tuhaf değil mi sevildiğini duymak ne güzeldir oysa Ama bunu duyduğunda kaybetmek var sonunda En çıkmaz sokağın en virane caddesinde otururken düşlerim Şimdi son bir isteğim var senden Bir ışık yolla ve düğüm çözülsün Bir ışık yolla ki bu bulutlar kaybolsun Bir ışık ne olur bir fidan orman olsun Korkmasam sorardım belki ama Bunca yılın üstüne seni gölge sayamam Bekle sen şimdilik çünkü sana kıyamam. 20.05.2006 - Gültekin Yazıcı |
Senden Sonra Çok Durmadım Kendimde Parmak uçlarıma vuruyor yokluğun, yine sen düşüyorsun satırlarıma, bak yine seni çiziyorum şiir dolusu, sonra geçip karşısına iyiki varsın diyorum, ağlıyorum. hançerlerle kazıyorum göz yaşlarımı yanağımdan, akan kanın üzerine yeminler ediyorum, bir daha ağlamak yok diyorum, sonra bozup tövbemi günahlarıma bir yenisini ekliyorum. senden sonra çok durmadım kendimde, sahipsiz bedenimi bırakıp tenha bir köşede, eksik bir canla düştüm peşine, hadi yine çık karşıma, önce yalan sevginle seviyorum de, sonrada elvedalar bırak yüreğime bütün gerçekliğinle, bende bu acıyla bir dize daha ekliyeyim şiirime, ve kokunu süreyim satırlarıma hiç koklamamak üzere. terketmek sana terkedilmek bana kolay nasıl olsa, tek tanesine inanmam ela gözlerin yaşla dolsa, sende inanmamıştın hatırla, sana gitme diye haykıran, titreyen feryadıma, yalnızlığı bırakıp avuçlarıma yol almıştın, adresi meçhul bir diyara, aldırma sen bana yalnızlıkta yakıştı yanıma. soğuk bir gecenin kıyısından sensizliğe bakıyorum, hasretinin ummanına dalıyor bakışlarım, çığlıklar yağdırıyorum kör karanlığa, umutlarımı bağlayıp bir taşa, sebepsizce bırakıyorum sonsuzluğun sonuna, bütün dönüş yollarına mayınlar döşüyorum, kapatıyorum kendimi sessizliğe, ve yine konuşmamak üzere susuyorum, farkındayım çok sürmez suskunluğum, çünkü hayalin vurdukça gönül sahiline, kalemimi batırıp yüreğime, firari bir şiire suretini işliyorum, ve yine geçip karşısına dön diye haykırıyorum, bu yüzden uzun sürmez suskunluğum, ben sadece kendimi kandırıyorum, döşediğim bütün mayınlara bir bir kendim basıyorum, ama inan sensizlik kadar ölmüyorum ölemiyorum... alintidir |
Alıntı:
|
Ortadoğu Destanı Dök eteğindeki taşı tarihe ben şahidim Ellerindeydi savaşın oyuncakları Vurdukça Öldürdükçe Hop hop hopluyordu Duramıyordu Neşesinden batının çocukları… Ben tarihe şahit oldum Kağnıcakla yürüdüm Barış barış diye büyüdüm Amma… Bir meydanda tam görüş açımdan uruldum… Büyüdükçe batının çocukları Daha çok vurucu Daha çok kırıcı Daha çok öldürücü Oldu ve de olacak silahtan oyuncakları… Yakmıştı yahudileri cayır cayır Naziler’di imansız Kalanları şimdi Filistin’de Daha da insafsız Nürnberg gaz odalarını Gazze’ye taşıdılar dünya duyarsız Ben tarihe şahit oldum da Tarih bana tamamen umarsız... Ey Çocuk! Dök bırak elindeki taşları Kalem al kağıt yaz Diyeceğim Amma… Varmıyor dilim Çünkü; Batının kazık kadar çocukları Dökmüyor eteğindeki taşları Bırakmıyor hala silahtan oyuncakları…! Bencildi batının çocukları Baskaşında olsun istemezdi Silahtan oyuncakları Mezapotamya’da saklı sandılar Ev ev didik didik aradılar Oyuncaklarıyla taradılar Bulamadılar Bulamadıkça hırslandılar Beşbin yıllık tarihi Bir çırpıda çaldılar Ben bir tarihe şahit oldum Medeniyetler beşiğinde doğdum Beşiğin sıkı bağlanmış ipinde boğuldum Bencildi batının çocukları Silah mıydı aradıkları Yetmezdi bu oysa Neft kuyularıydı amaçları Vurdular yurduna sahip çıkanları Anneleri babaları ve tüm çocukları Ben bir tarihe şahit oldum Beşeriyetin şehrini Virane edilmiş buldum Başımı yerden yere vurdum Ve Özgürlüğümü göklere savurdum Ey Bağdat’ın Felluce’nin Necef’in çocukları! Dök bırak elindeki taşları Kalem al kağıt yaz Diyeceğim Amma… Varmıyor dilim Çünkü; Batının altın yeleli çocukları Dökmüyor eteğindeki taşları Bırakmıyor hala silahtan oyuncakları…! Ari ırkındandı batının çocukları Ar’sızlandıkça Kalmadı Ar’ları Yetmezdi oysa bu Ve Kendilerine benzettiler tanrıları Gözlerini mavi’ye Tenini beyaz’a Saçlarını sarı’ya Boyadılar Yakışır mıydı oysa bu Filistin’in incisi Yağız esmeri İsa’ya… Ben bir tarihe şahit oldum Dinler kavşağında doğdum Bilimin yolunda yaya kaldım da Eridim bittim tükendim kahroldum... Büyüktü* batının çocukları Alırlardı her şeyi Sıkarak imiğini Sökerek iliğini Emerek kanını Bozarak AR’ını... Ben bir tarihe şahit oldum da Tarih sundu bana şehadet şerbetini Ey Ortadoğu’nun çocuğu! Kalem al tarih yaz… Çek kalemini Ve At’ının gemini Şahlan Ve Rüzgara ver yeleni Et insanlığın yeminini ** “Verme alsan da dünyaları”*** Çölde olsa da Cennetler cenneti Insanlık beşiği Medeniyet eşiği vatanını…! Alma batının malını Karışla karış karış boydan boya batılı çocuğun alnını…! Ben böyle bir tarihe şahit olmadım ....Ben böyle bir tarihe şahit ......Ben böyle bir tarihe .........Taaa! * Büyük = kompleksli/paranoya **Insanlık yemini = Medeniyet Beşeriyet Bilim Aydınlık Barış ve Huzur. ***Ulusal şair büyük Üstad M.A. Ersoy’un İstiklal Marşı şiirinden alıntıdır. Kopenhag - 10.05.2004 - Muammer Çelik |
Al beni bir meçhulde sakla yok olayım Işığını söndür güneş sana köle olayım Sabaklar sizde durun geceye eş olayım Beni sende ara sana derman olayım Hayatın içinden geçerek acılarla yoğruldum Kimse bilmez sevdiğimi sırrı bende sakladım Yüreğimi dağladı bu ateş özleminle hep yandım Beni sende ara sana derman olayım Azap oldu bu sensizlik ne olur doğmasaydım Sana böyle hasret dertlere eş olmasaydım Yok olsaydım dünyada sensiz yaşamasaydım Beni sende ara sana derman olayım Ellerini bir uzat söyle bana nerdesin Bir özlemin içinde işte yine bendesin Sen sevdiğim bir tanem sen sevendesin Beni sende ara sana derman olayım 25 3 2009 İzmir |
Müjgan Akyüz hece şiirlerinden*Yunus tövbesi Yunus tövbesi Emirsiz çıktım yola, halkımdan utanınca Hatamı anlamıştım, balığa atanınca Suçlumuz kim? Diyerek,, soruyorken gemide Aklıma gelmemişti, duruyorken geride Kur'a bana çıkınca, öfkeyi hatırladım Hatam canı yakınca, sureyi tekrarladım Rab öfkelense bile, O'nun öfkesi hikmet Size zindan balıklar, bana çilesi nimet Şimdi civara bakıp, kendimi görüyorum Yalnızlık buhranında, derdimi çözüyorum Rabbim! Sen okyanussun, damlaya merhamet et Rabbim! Maden verensin, zümrüte hidayet et İşte kalbim ve ruhum, sundum şimdi emrine Her hükmüne razıyım, buyur bana, emrin ne? Sözüne ram olunca, deniz güzel bir sahra Balığın karnındayken, kalkıyorum sahura Yiyeceğim tek azık, dilimdeki bu dua Müslümana halaskâr, selamettir bu dua ''Sen noksan sıfatlardan, münezzehsin Ya Rabbim Ben nefsine zulmeden, zalim oldum Ya Rabbim'' Küçücük balık karnı, buldum aşkın aslını Sanki sonsuz bir dünya, gördüm maşuk vaslını Balığın karnı kadar, sonsuzlukta bu dünyam Tövbeye sarılınca, kurtuldu gerçek dünyam Şimdi şefkat sırası, Rab kıyıya atıyor Ninova üzerinden, kara bulut batıyor Arınmış bütün ruhlar, döndü şimdi namaza Hataların farkında, başladılar niyaza ''Sen noksan sıfatlardan, münezzehsin Ya Rabbim Ben nefsine zulmeden, zalim oldum Ya Rabbim'' Müjgân Akyüz MAJ |
Bir Martının Kanadına Takılı Kaldı Yüreğim Bir martının kanadına takılı kaldı yüreğim bir kayıkla açılıp güneşe doğru yol almak istedim gün boyu Bir gece vakti dolunayda tek başına düşüncelere dalmak.. Dalgaların sesine karışmalı içimdeki sessiz çığlık Rüzgar yaprakları suyun üstüne ulaştırmalı bir de sevdaları Kaç kişi sessizce anlatmıştır sevdasını denize? Ve kaç kişi sırlarını paylaşmıştır bilinmez Ama ben tüm sevda türkülerini dinlemek istiyorum denizin dilinden Tüm gözyaşlarının suya yansımasını görmek Belki aralarında kendi sırlarımı da bulurum diye İnsanlar arasında kaybolmuş gönülleri fark edebilirim diye... Martılar ne kadar da şanslılar özgürce dolaşıyorlar gökyüzünde Bir martının gözleriyle bakmak her şeye ne güzel olurdu. Ne güzel olurdu maviye özgürlüğe hasret duyanları görebilmek Ne çok şiir yazıldı adına ne çok türkülerde geçti adın ey deniz!. Benimde türküm var mıdır derinlerinde? Yüreğimden kopup gelen cümleleri duyar mısın söylemeden Hisseder misin içine düştüğüm yokluğu Yoklukla birlikte bulduğum varlığı... Bir sabah vakti balıklarla karşılamak günü dolunayın suya bıraktığı benliğini izlemek ne güzel.. ve yıldızları izlemek ay kaybolduğunda Ne güzel denizi hissetmek içinde, deniz olmak ne güzel... |
Nasılsa öyle yaşanacaktı. Söylenecek bir bahane vardı, Aslına bakarsan. Ha,bugün yalnızlık. Ha,günün ötesi seni sevmek. Seni sevmek,beni harcamak olmayacaktı. Sana yüklediğim anlamları, Senmişsin gibi düşünme,aldanırsın. Sen o anlamlarla, Sadece bende varsın. Ben seviyorsam,sen bahanesin. Sen anlamsın, seni seviyorsam. İrem Altaş |
| Saat: 11:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık