![]() |
Ağlamak Meselesi |
NEYLERSİN Birgün bu mahsun sevdadan geriye Kalırsa sadece o hüzün kalır Sende anladın ki yapayalnızız Buluşmamız yasak, görüşmemiz uzak Devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız Neylersin... Ah güzelim, incinmiş bir sesi vardır yağmurun Yanaklarına vurduğunda hissedersin Ve bir veda sözcüğü Saçlarına titreyen bir öpücükle dokunduğunda Bu anı dondurmaya yetmez nefesin Bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık Neylersin... Biz zaten hiçbir romanda Kendi hayatımıza rastlamadık Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız Oysa tuttuğumuz balıkları bile Yeniden denize bağışlamıştık Biz hayata dair hiçbir yanlış yapmamıştık Neylersin... Biz bu sonucu haketmedik Hayır, etmedik Ömrümüz bu talana lâyık değildi Bazen acı vurdu bazen de yağmur Hiç gülmedi yüzümüz Hiç büyümedi gülümüz Bizi yalnızca akşamlar kucakladı biliyorsun Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz Bazen acı dinmez, Bazen de yağmur Sevgilim gülümse herşey unutulur Suskunuz bu akşam üstü Hasrete yanmışız Neylersin... Birgün bu öykünün sonuna gelince Ansızın desem ki 'hoşçakal canım' Unutursun, mecburen unutursun Yıldızlar söner, bu aşk da biter Bazı gün hatırlayınca sessizce ağlarız Neylersin... Ah bebeğim, ah... Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının Dudaklarına sızınca farkedersin İçindeki vurgun aşklar mezarlığında Ayrılık, ölümden üste yazılınca Gideni durdurmaya yetişmez sesin Bir inme gibi dolaşır bedeninde pimanlıklar Neylersin... Biz zaten hiçbir sinemaya tam vaktinde yetişemedik Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi Oysa Nuh'un Gemisi'nde bile, bize yer kalmamıştı Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı Neylersin... Biz bu aşkı sürdüremezdik, inan sürdüremezdik Kalbimiz bu heyecana müsait değildi Bize hep acılar kaldı Bize hep yağmur Unutmasan bile artık unutur gibi yapacaksın Ve buruşturup buruşturup attığım kağıtlarda Hiç bitiremediğim bir şiir olarak kalacaksın. Yusuf Hayaloğlu |
""HAYATIN ANLAMI"" Her bir yıl SENİM. Her bir ay İÇİN, Her bir hafta ATIYOR, Her bir gün İÇİN, Her bir saat KALBİM. Her bir dakikayı ARIYOR, Her bir saniye GİDİYOR. SEN OLMASAN BİLE SENİ YAŞIYORUM ARTIK Her an, ZAMAN BİZE YALAN OLDU DÜNYA AŞKIN OLMADAN HARAM OLDU, KALBİM ATAMAZ, OMUR YAŞANAMAZ, NEFESİM ZEHİR, BULUTLAR ŞAHİT, DAĞLARIM YOK OLDU.. GÖZLERİM ARTIK GÖRMÜYOR, KULAKLARIM DUYMUYOR.....HİSLERİMİ ALDIN!!!! ŞİMDİ ANLAT BANA HAYAT NASIL,NEDİR? BENİM ADIM NE? GÖZLERİM NE RENK? KULAKLARIMI VER BANA SENİ HİSSETMEK İSTİYORUM. KALBİMİ GERİ VER BANA ÖLMEK İSTEMİYORUM. SADECE SENİ VE SENİN AŞKINI İSTİYORUM. SEN BENİM KARANLIKLAR İÇERİSİNDEKİ "BEYAZIMSIN" "BİR TANEM" BİRGÜN EĞER AŞKIN BİTERSE UNUTMAAA!!! UMUDU DAİMA SÜRER. SENİ ÖMÜR BOYU EZBERE ALDIM SİLEMEZLER...... written by AtiRadeON_ |
|
Mandal gibi Mandal gibi... mandal gibi tutunduk birbirimize erken demiştin oysa tam vakti saçlarını kes de gel daralmaz çevre. seni yeşil ışıklarda sevdim seni kırmızı mürekkep gibi gecelerde sabahın en geç saatlerinde en sarhoş mevsimlerde iskeletimi armağan ettim. sallanıyoruz şimdi iplerin üzerinde mandal gibi tutunarak birbirimize. Yeşim Ağaoğlu " yanlışlar şehrinde randevu " kitabından alıntıdır |
SENiN iÇiN Sen... Dağlarca, denizlerce uzaktaki sevgili, Bilir misin? Ben de özlerim seni. Sesini duymamış, Yüzünü görmemiş olsam da, Bir kere tenine dokunmasam da, Özlerim, merak ederim seni... Meselâ gözlerini merak ederim, İri mi? Siyah mı? Elâ mı? diye. Saçlarını merak ederim, Uzun mu? Siyah mı? Kızıl mı? Diye. Bilemiyorum ki... Ben, seni bilmez, Sen, beni bilmezken, Yüreğimdeki bu ateş niye? |
ARKADAŞIM BADEM AĞACI Sen ağaçların aptalı Ben insanların Seni kandırır havalar Beni sevdalar Bir ılıman hava esmeye görsün Düşünmeden gelecek karakış.. Acarsın çiçeklerini .. Bense hayra yorarım gördüğüm düşü... Bir güler yüz bir tatlı söz.. Açarım yüreğimi hemen Yemişe durmadan çarpar seni karayel Beni karasevda Hem de bilerek kandırıldığımızı Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza Koş desinler bize şaşkın Sonu gelmese de hiç bir aşkın Açalım yine de çiçeklerimizi Senden yanayım arkadaşım Havanı bulunca aç çiçeklerini Nasıl açıyorsam yüreğimi Belki bu kez kış olmaz Bakarsın sevdan düş olmaz Nasıl vermişsem kendimi son sevdama Vur kendini sen de bu güzel havaya |
Beni Sevme sen bilmezsin benim yalnızlığımı yaşayamazsın sokaklarında umutsuzluğumun için üşür kış akşamları indiğinde üzerine yalnızlığımda batırırsın kağıttan gemilerini dudaklarından kan sızar çatlak çatlak kaybolursun bir kadının peşinden koşarken burnuna çalar kokusu tenindeki yağmurun hep geceyi görür gözlerin bir rüzgar eser denizimin üzerinden yapraklar çıldırır ayaklarının altında saçlarını dağıtır , umutsuzluğumun fırtınası yüreğinle solursun yalnızlık tozunu kaybolursun düşüncemden büyük bir parça alıp hayalini alıp yokluklarda durmaksızın gidersin sonsuzluğuma hiç bitmez yolculuğun. sen bilmezsin benim yalnızlığımı yaşayamazsın sokaklarında umutsuzluğumun şehrimin içerisinden doğar karanlık beni sevme bu zamansızlık boşluğunda nefesin tıkanır yollarımın yarısında düşüp kalır avucuna yüreğin alev alev gözlerin kayar kırmızı yıldızlarıma ölü denizimden çığlıklar sarar etrafını gölgeler üşüşür başına kuraklığında çöllerimin -beni sevme- zamansızlık dört bir tarafım pusulasız bir gemi atışları yüreğimin kaybolmuş bir hikaye sonunu bilmediğim -beni sevme- belki bir dakika sonra (belki şimdi) kendi şehrimin içerisinden gideceğim -beni sevme- yorulursun belki bir dakika sonra (belki şimdi) öleceğim... |
ღღ°•.♥.•°ღSen artık bensiz bir hiç bile değilsin... Ve sen gidiyorsun dünümüzü silerek bugünümüzü kırıp dökerek yaşananları yok sayarak yarınımızı yok ederek ardına bile bakmadan gidiyorsun.Ve sen gidiyorsun sensiz olamayacağımı yanımdayken bile seni özlediğimi saçının bir teline dahi dokunmaya kıyamadığımı bile bile gidiyorsun. Ben şimdi kimin gözlerinde öleceğim? Ben şimdi kimin dizlerine yatıp kimin ellerini tutacağım? Kabuslar gördüğüm karabasanlarla sarmaş dolaş olduğum sehpalı hazan düşlerimde kimi uyandırıp kimin omuzlarında ağlayacağım? Senden başka kimsenin yanında ağlayamayacağımı bile bile gidiyorsun ve sen gidiyorsun kafamı duvarlara vura vura hücre hücre parçalasam işkencecilerin yapamadığını yapsam kendime kendimi içten içe yesem bitirsem yok etsem bile kapının önüne çıkınca gönlüm olsa da yıkık yine alnım ak yine başım dik olacağımı sanki sen hiç gitmemişsin sanki hiç bir şey olmamış gibi davranacağımı bile bile gidiyorsun ve sen gidiyorsun sensizlikten çıldırsam ecelim olacağını bilsem de sana "gitme" demeyeceğimi sana yalvarmayacağımı bile bile gidiyorsun.Velhasıl kelam sevdiğim uğruna ömrümü verdiğim uğruna gecelerimi çarmıha gerdiğim sensiz yapamayacağımı sensiz yaşayamayacağımı bile bile gidiyorsun. Ve sen gidiyorsun git Beni hayallerimle beni terkedilmişliğimle beni sensizlikle baş başa bırakarak git Git artık git Ve sen gittin Ve ben sensiz yokum. Ben sensiz bitmişim ben sensiz bir hiçim artık ama giderken bir şey unutmadın mı gülüm? Sen! Sen var ya sen! Sen artık bensiz bir HİÇ bile değilsin... |
Ben Senden Önce Ölmek İsterim Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin Fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşiyorum yanında senin. Sonra, sende ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacagız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? Içimden bir şey : belki diyor. 18.02.1945 Nazım Hikmet Ran |
| Saat: 20:44 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık