![]() |
TBMM HEYETİNİN GÜZERGAHINDA MAYIN BULUNDU http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/kuzey_irak.jpg KERKÜK - Coşkun Ergül - Kuzey Irak'ta bulunan AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ve CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren'in de aralarında bulunduğu TBMM heyetini taşıyan konvoy, Kerkük girişinde, yolda mayın döşendiğinin tespit edilmesi üzerine durduruldu. Heyet, sabah saatlerinde geceyi geçirdiği Erbil'den çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kerkük'e hareket etti. Heyet, Kerkük girişindeki arama noktasını geçtiler. Kerkük girişinde yola mayın döşendiğinin belirlenmesi üzerine ABD'li güvenlik güçleri olay yerine geldiler. Mayının etkisiz hale getirilmesi amacıyla yol araç trafiğine kapatıldı. Milletvekilleri ve gazetecilerin bulunduğu konvoy, kilometrelerce kuyruğun oluştuğu Erbil-Kerkük karayolunda halen bekletiliyor. Erbil-Kerkük karayolunun ne zaman trafiğe açılacağı ise henüz belirsizliğini koruyor. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif TALABANİ'DEN GARİP AÇIKLAMA http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/talabani_6.jpg WASHINGTON - Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, Türkiye, İran ve Suriye gibi komşu ülkeleri Irak'ın içişlerine müdahale etmekle suçlayarak, bundan vazgeçilmemesi durumunda Irak'ın da aynı şekilde karşılık vereceğini, o ülkelerdeki "muhalif güçleri" destekleyeceğini ve o ülkeler için sorun çıkaracağını söyledi. Talabani ABD'nin kamu radyosu NPR'a verdiği ve bugün yayımlanacak olan röportajında, bazı komşu ülkeleri Irak'ın içişlerine karışmakla suçlayarak bundan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Sunucunun, "bu ülkeler İran ve Suriye mi?" sorusuna karşılık Talabani, "Suriye, İran, Türkiye... Ortadoğu'daki herkes var. Belki Kuveyt hariç" dedikten sonra, "biz, bu ülkelerden içişlerimize karışmamalarını, Irak'ın egemenliğine ve bağımsızlığına saygı göstermelerini istiyoruz" diye konuştu. Talabani, sunucunun, "aksi halde ne yaparsınız?" şeklindeki sorusunu ise "Irak halkı, o zaman aynı şekilde karşılık verir, o ülkelerdeki 'muhalefeti' destekler. O ülkelerin bize yaptığı gibi, o ülkeler için sorun çıkarmaya çalışır" diye yanıtladı. a.a. |
http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif Dünya Haber Ajansları Zirvesi... "AB ÜYELİĞİNDE DİN ETKİLİ OLMAMALI" http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/pirvanov-bengi.jpg SOFYA - Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov, AB'nin genişleme süreci içinde kararlar alınırken objektif davranılması gerektiğini belirterek, ''AB üyeliğinde din faktörü etkili olmamalıdır'' dedi. Dünya Haber Ajansları Zirvesi, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da başladı. Zirveye katılan, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi'nin de bulunduğu toplam 25 ülkeden haber ajanslarının temsilcileri, bu sabah Cumhurbaşkanı Pırvanov ile kahvaltıda bir araya geldiler. Pırvanov kahvaltıdaki konuşmasında, Bulgaristan'ın 1 Ocak 2007'den itibaren AB'nin tam üyesi olacağını hatırlatarak, ''Bulgaristan ve Romanya'nın Avrupa ailesine katılması, bölgenin güven ve istikrarına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır'' dedi. Pırvanov, AA Genel Müdürü Bengi'nin ''Sizce Türkiye AB üyesi olma şansını ne zaman yakalar? Bu süreci din faktörü mü geciktiriyor?'' sorusunu yanıtlarken de ''AB üyeliğinde din faktörünün etkili olmaması gerektiğini'' söyledi. Bulgaristan'ın bu konuda güzel bir örnek teşkil ettiğini dile getiren Pırvanov, ''Bizim çok iyi entegre olmuş bir Türk azınlığımız var ve bu durum AB içindeki en iyi örneklerden biridir'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Pırvanov, Türkiye'nin AB üyeliği konusunu değerlendirirken de ''Bu soru çok zor. Ben bile Bulgaristan'ın AB'ye ne zaman kabul edileceğini önceki güne kadar bilmiyordum. Halbuki AB ile tüm görüşme başlıklarını kapatmış haldeydik'' dedi. Pırvanov, AB'nin Türkiye ile görüşmelere başlamasının son derece olumlu bir olay olduğunu da ifade ederek, Avrupa perspektifinin Türk toplumunu ve Türk devletini motive edeceğini söyledi. AB'nin her yeni üyeyle ilgili ek ve daha zor şartlar getirdiğini kaydeden Pırvanov, ''Bence Türkiye de bu yeni ve zor şartlara hazır olmak zorundadır'' dedi. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif 8 İLİN VALİSİ DEĞİŞTİRİLDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2006/resmi_gazete.jpg ANKARA - Bazı valilerin görev yeri değiştirildi. Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yer alan atama kararına göre, Kocaeli Valisi Erdal Ata, Denizli Valisi Gazi Şimşek, Karabük Valisi Cemalettin Sevim ve Iğdır Valisi Halil Ulusoy merkeze alındı. Denizli Valiliğine Sivas Valisi Hasan Canpolat, Gümüşhane Valiliğine Rize Valisi Enver Salihoğlu, Iğdır Valiliğine Üsküdar Kaymakamı Saim Saffet Karahisarlı, Kocaeli Valiliğine Yozgat Valisi Gökhan Sözer, Karabük Valiliğine Merkez Valisi Can Direkçi, Rize Valiliğine Kadıköy Kaymakamı Kasım Esen, Sivas Valiliğine Gümüşhane Valisi Veysel Dalmaz, Yozgat Valiliğine eski APK Kurulu Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı Vekili Amir Çiçek atandı. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif ''KİMSE OLMASA DA MÜCADELE EDERİZ' 'http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2006/gul_19.02.jpg WASHİNGTON - Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin terörle mücadelede yanında kimse olmasa da bu mücadelesini sonuna dek sürdüreceğini söyledi. Abdullah Gül, New York'ta düzenlediği basın toplantısında, ABD'li General Joseph Ralston'ın PKK ile mücadelede özel temsilci mi yoksa koordinator olarak mı atandığını soran bir gazeteciye, Türkiye'nin herhangi bir başlığa takılmadığını bildirdi. Türkiye'nin beklentisinin ve istediğinin sonuç verecek etkili, samimi ve kararlı bir biçimde terör örgütüyle mücadele olduğunu belirten Gül, Türkiye'nin bu mücadelede ABD'nin çok açık, net ve görünür katkısını görmek istediklerini kaydetti. Gül, ''Terörle mücadelede yanımızda hiç kimse olmasa da biz kendi işimizi kendimiz biliriz ve sonuna kadar da terörle mücadele ederiz ve edeceğiz'' diye konuştu. Gül, Türkiye'nin, terörle mücadeleyi kimseye havale etmediğini vurgulayarak, ''ABD yardım etmezse ve Irak işbirliği yapmazsa biz bu işi başaramayız gibi birşey doğru değil. Sonuna kadar (terörle) mücadele edeceğiz ve neticede, eninde sonunda bu iş bitecek'' dedi. ''TALABANİ, DAHA DİKKATLİ KONUŞMALI'' Abdullah Gül, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin daha dikkatli ve sorumlu bir biçimde konuşması gerektiğini, sözlerinin üzücü olduğunu belirterek, ''Belki (bu sözler) niyetini de aşmış olabilir. Başbakanımızın dediği gibi sürçi lisan da olabilir'' diye konuştu. ABD'DEN PKK'YA REST http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/sean_mccormack.jpg ABD Dışişleri Bakanlığı, terör örgütü PKK ile kesinlikle görüşmeyeceklerini, PKK'nın koşulsuz silah bırakması gerektiğini belirtti. Bakanlık Sözcüsü Sean McCormack, son brifinginde konuya ilişkin bir soru üzerine, ABD'nin PKK ile mücadelede özel temsilciliğe atadığı Joseph Ralston'ın PKK'ya karşı Iraklılarla iyi çalıştığını ve Irak'ın, terör örgütü PKK'nın bürolarının kapatılması yönünde karar açıkladığını söyledi. McCormack, ''Biz kesinlikle PKK ile görüşmeyeceğiz. PKK'ya ilişkin tutumumuz açık. PKK terörist bir örgüt ve koşulsuz olarak silahlarını bırakmalı'' dedi. Türkiye, ABD ve Irak arasındaki üçlü mekanizmayı da olumlu bir adım olarak nitelendiren sözcü, ''Bu sorunu henüz çözmedik, ancak üzerinde çalışıyoruz'' diye konuştu. McCormack, ''General Ralston çapında birini bu göreve atamamız, bu konuyu ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor. Sanırım Türk hükümeti de bunu anlıyor'' ifadesini kullandı. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif BÜYÜK OKYANUS'TA TSUNAMİ... http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/tsunami1.jpg SYDNEY - Büyük Okyanus'un güneyinde yer alan Samoa ülkesi yakınında meydana gelen Richter ölçeğine göre 6,7 büyüklüğünde depremin tsunamiye yol açtığı bildirildi. Merkezi Hawaii'de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, deniz seviyesi üzerinde yapılan okumaların, depremin tsunamiye neden olduğunu gösterdiğini açıkladı. Açıklamada, tsunaminin depremin merkez üssü yakınındaki sahillerde yıkıcı etki yaratmış olabileceği belirtildi. ABD Jeolojik Araştırma Merkezi yetkilileri, depremin merkez üssünün, en yakın yerleşim merkezi Pago Pago kentinin 300 kilometre güneybatısında denizin 43 kilometre altında olduğunu kaydetmişti. a.a. |
Milyonda bir yasanan olay Amerikali balikci Egon Robson'un mavi renkli bir istakoz yakalamasiyla basladi. Egon Robson yakaladigi mavi renkli istakozu restorana satmayip akvaryuma bagisladi.YaklasIk 40 yasinda oldugu tahmin edilen ve 5 milyonda bir bulunabilen mavi renkli istakoz, 2 kg agirliginda ve kiskac araligi 36 cm genisliginde. Akvaryum calisanlari istakozun renginin kisa bir sure once degismis olabilecegini, eger boyle olmasa denizde bulunan etobur hayvanlarin istakozu acik rengi nedeniyle kolayca avlayabilecegini belirtti. http://img168.imageshack.us/img168/8219/2223759zq7.jpg |
Hoş geldin kızım elveda karıcığım Amerika'da bir baba, 6 aylık hamile olan kanserli karısının beyin ölümü gerçekleşince, çocuğu yaşasın diye onu makineye bağlattı. Bebek doğunca makinenin fişi çekildi http://img140.imageshack.us/img140/4141/adszdy7.png 6 aylık hamileyken beyin ölümü gerçekleşen kanser hastası anne, bir ay sonra sevdiklerine hem bir armağan hem de gözyaşı bıraktı. Amerika'nın Arizona eyaletine bağlı Phoenix kentinde yaşanan olay, büyük üzüntü yaşattı. Aaron Celis adlı adamın 36 yaşındaki karısı Veronica, hem hamile hem de ağır kanser hastası olarak Samaritan Hastanesi'ne kaldırıldı. Yazık ki, doktorların tüm çabalarına rağmen Veronica'nın 7 Ağustos'ta beyin ölümü gerçekleşti. DOĞUMA 2 HAFTA VARDI Veronica hamileliğinin 24'üncü haftasında tıbben ölü kabul edilirken, kocası o gün çok zor bir seçimle karşı karşıya kaldı. Eğer karısının ölümünü kabullenirse, doğmamış bebeğini de onunla birlikte kaybedecekti. Hem karısını hem de bebeğini kaybetmeyi göze alamayan Aaron kararını verdi ve Veronica'nın makineye bağlı halde yaşamasını istedi. Aaron, doğacak çocuğunun anne karnında en azından 32 haftalık oluncaya kadar gelişmesi ve daha sonra sezaryenle alınması için talepte bulundu. Doktorlar aynı gün Veronica'yı makineye bağladı. Bebeğin 6 Ekim'de doğması planlandı. Ancak beklenmedik bir olay yaşandı. Doğuma 2 hafta kala annenin vücudunu bakteriyel enfeksiyon sardı. Bunun üzerine doktorlar acil ameliyatla bebeğin alınmasına karar verdi ve önceki gün 1 kilo 350 gram ağırlığında sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya geldi. VE BEBEK ANNESİNİN YANINDA... Doğumdan sonra bebek, tıbben ölü olan annesinin yanına yatırıldı. Acı ve mutluluğu aynı anda yaşayan adam, gözyaşları içinde önce karısını sonra bebeği öptü. Doktorlar Veronica'yı yaşam destek ünitesinden koparmaları gerektiğini söylediklerinde Aaron, "Bugün bebeğimin doğum günü... Karımı bir gün daha yaşatın" dedi. Babanın isteği yerine getirildi ve Veronica'nın fişi ertesi gün çekildi. |
''YAŞLILIK AYLIĞI ÇAY-SİMİDE YETMİYOR'' -TİED GENEL BAŞKANI ERGÜN: -''ÇOĞUNLUĞU BAKIMA MUHTAÇ DURUMDA OLAN İNSANLARIMIZA ÖDENEN 67,78 YTL TUTARINDAKİ AYLIK, GÜNÜMÜZÜN GERÇEKLERİYLE BAĞDAŞMIYOR'' -''BU DURUMDA YAŞLI VATANDAŞIMIZ ET ALSA, ONU PİŞİRECEK TÜP ALAMAZ. TÜP ALSA, PİŞİRECEK ET BULAMAZ'' Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Genel Başkanı Kazım Ergün, yaşlılara ödenen 67,78 YTL'lik ''Yaşlılık Aylığı''nın günün gerçekleriyle bağdaşmadığını savunarak, ''Bu durumda yaşlı vatandaşımız et alsa, onu pişirecek tüp alamaz. Tüp alsa, pişirecek et bulamaz'' dedi. Ergün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarınki 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nün, yaşlıların ekonomik ve sosyal sıkıntılarla boğuştuğu bir dönemde kutlanacağını söyledi. Ülkeyi yönetenlerin bugünün ve yarının yaşlılarının yaşam standardını yükseltecek tedbirleri ivedilikle alması gerektiğini vurgulayan Ergün, Türkiye'de şu anda 6 Milyon civarında yaşlı bulunduğunu, bu sayının 2015 yılında 8 milyona çıkmasının beklendiğini dile getirdi. Türkiye'de yaşlıların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıya dikkati çeken Ergün, ülkede 65 yaş ve üzerindeki 920 bin 456 yaşlının ''Yaşlılık Aylığı'' olarak bilinen ödemeden yararlandıklarını bildirdi. Ergün, Emekli Sandığının, hiçbir sosyal güvencesi olmayan 1 milyona yakın kişiye bu ad altında 3 ayda bir toplu ödeme yaptığını ifade etti. -ÇAY-SİMİT HESABI- Bunun takdir edilecek bir durum olduğunu dile getiren Ergün, şöyle konuştu: ''Ancak, yaşları nedeniyle büyük bir çoğunluğu bakıma muhtaç durumda olan bu insanlarımıza ödenen 67,78 YTL tutarındaki aylıkların, günümüzün gerçekleriyle bağdaşmadığı da ortadadır. Bu sadece 4 kilogram et parasıdır. Ya da bir başka değerlendirmeyle, tanesi 36 YTL olan yaklaşık 2 adet mutfak tüpü parasıdır. Bu durumda yaşlı vatandaşımız et alsa, onu pişirecek tüp alamaz. Tüp alsa, pişirecek et bulamaz. Her öğünde sadece 1 simit (0,30 YTL) yese ve 1 bardak çay içse (0.50 YTL), bu da günlük sadece beslenme için simite 0,90 YTL, çaya ise 1,5 YTL harcaması anlamına gelmektedir. Sadece simit ve çaya göre yapılan bu gıda harcaması hesaplamasında her yaşlı vatandaşımızın günlük 2,4 YTL harcama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ise ayda 72 YTL anlamına gelmektedir. Oysa ki yaşlılarımıza ödenen aylık sadece 67,78 YTL'dir.'' -''1,67 YTL ARTTI''- 1 Ocak 2006'da 66,11 YTL olan ''Yaşlılık Aylığı''nın 1 Temmuz 2006'da 1,67 YTL artırılarak 67,78 YTL'ye yükseltildiğini anlatan Ergün, ''Yapılan 1,67 YTL'lik zam tüketim maddeleriyle karşılaştırıldığında ortaya tam bir utanç tablosu çıkıyor. Bu rakam tam olarak 100 gram dana etine, 200 gram zeytine ya da 250 gram beyaz peynire karşılık geliyor'' diye konuştu. -''İNSAN ONURUNA YARAŞIR SEVİYEYE ÇEKİLSİN''- Kazım Ergün, ''Yaşlılık Aylığı''nın insan onuruna yaraşır bir seviyeye çekilmesi gerektiğini ifade etti. Mevcut miktarın protein, vitamin gibi zorunlu gıda desteklerinin bulunmadığı, en alt düzeyde hesaplanmış bir gıda harcamasına bile yetmediğini vurgulayan Ergün, mevcut aylıkların, ülkenin bir ayıbı olarak ortada durduğunu savundu. |
ARKADAŞLAR SESSİZ Mİ KALACAĞIZ BUNA BİR DUR DİYEN ÇIKMAYACAK MI? TÜRKİYENİN AKIBETİ NE OLACAK? 'Soykırım'ı tanıma üyelik şartı olsun Zeynel LÜLE / STRASBOURG/A.A http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2107124.jpgAvrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye'nin sözde Ermeni soykırımını tanımasının Avrupa Birliği üyeliğinin ön şartı olmasını talep etti. Haberin devami ; http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5031243.asp?gid=49 Arkadaslar inanilir gibi degil, Ataturk gibi "Davet ederler uygun gorursek dusunuruz"diyebilen bir lider, bir insan cikmayacakmi..Daha ne kadar el etek opmeye devam edecegiz... Terörle mücadele yasasını değiştirin. " dediler. Yasayı değiştirdik, terörle mücadele edemez hale geldik. Artık teröristler, İstanbul`da, Mersinde, İzmir`de kısacası her yerde yürüyüş yapar hale geldiler. ( Şu anda, ABD de veya AB de El kaide yandaşları Usame Bin Ladin resimleri ile gösteri yürüyüşü yapabilir mi? ) Turkiyede yapabilir neden AB oyle istedi. Biz hala sehit vermeye devam edelim.. 48 saatlik gözaltı süreniz uzun kısaltın." dediler. 24 saate düşürdük. Kendileri Londra Metro saldırılarından sonra 28 güne çıkardılar. İfade özgürlüğünü genişletin ." dediler. Atalarımıza sövenleri yargılayamazken ( O. PAMUK `un davasının hangi kanuna dayanarak düştüğünü açıklayabilecek hukukçu var mı? ) Kendileri Ermeni soykırımı olmamıştır diyenleri yargılayabiliyorlar. Dil özgürlüğünü genişletin." dediler. Genişlettik, Kürtçe, Zazaca kursları açtık. Kendileri (Hollanda) sokakta başka dillerin konuşulmasını yasaklamaya çalışıyorlar. Her türlü şartı yerine getirseniz dahi, sizin ülkeniz ve nüfusunuz çok büyük olduğundan son kararda AB nin hazmetme kapasitesine (İngilizcesi tam bu anlamı vermiyor ama gazetelerde bu şekilde tercüme ediliyor.) göre sizi alıp almayacağımıza karar vereceğiz." diyorlar. Kahin değilim ama yaptıkları çalışmalara göre, Türkiye AB`nin tahmini müzakere süreci sonunda küçülmüş iki Devlet veya Federasyon olacaktır. İnanmayan Sayın Osman DİYADİN` in Ben şehit miyim, Hain mi?.. adlı kitabını ve (3 Şubat 2006) TEMPO dergisini okusun. Adamlar Diyarbakır Kürtlerin başkentidir diyebiliyorlar. Artık hangisini hazmedebilirlerse onu alırlar. (Peki bu kadar verdiğimiz sivil - asker şehitlerimiz mi? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) ) Güney Kıbrıs Rum Kesimi için; Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıyın, yoksa giremezsiniz! " diyorlar. Bizimkiler yakında tanıyacaktırlar. Daha doğrusu tanımak zorundadırlar. Tanıdığımızda ise; KKTC`den vazgeçtiğimiz gibi, bağımsız bir ülkenin toprağını da silah zoru ile 33 sene işgal altında tutmuş olacağımızdan(!) 33 yıllık işgal tazminatı ödeyeceğiz. (Louzidiu davası benzeri) Yetmedi; 1973 Barış harekatında ölen Rum askerleri için dahi tazminat ödeyeceğiz. Tüm bu tazminatları ödeyebilmek için herhalde Trakya`yı versek yine ödeyemeyiz. (Ya bizim şehitlerimiz? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) ) Ermeni soykırımını biz tanıdık. Siz de tanıyın, yoksa giremezsiniz!" diyorlar. Haklı olmamız veya bizim insanlarımızın soykırıma uğramış olması önemli değil. Önemli olan onların tanımış olmaları. Yoksa, "Sizi aramıza almayız." diyorlar. Diyelim ki tanıdık; bu kez haksız yere katil millet olarak damgalanacak ve korkunç tazminatlar ödeyeceğiz. Tazminatların peşinden toprak talebi de gelecek. (Ermenilerce şehit edilen atalarımız mı? nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )
|
03 Ekim 2006 T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI BASIN DUYURUSU 30.06.2006 İTİBARİYLE HAZİNE GARANTİLİ DIŞ BORÇ VERİLERİ Hazine garantisi altında yurt dışından sağlanan kredilere ilişkin düzenlenen veriler Hazine Müsteşarlığı’nın internet sitesindeki İstatistikler/Kamu Finansmanı/Dış Borç İstatistikleri bölümünde, Hazine Garantili Dış Borç Stok Verileri başlığı altında (http://www.hazine.gov.tr/stat/disborcistatistikleri.htm) yayınlanmaktadır.Bu çerçevede, 30.06.2006 tarihi itibariyle Hazine Garantili Dış Borç İstatistikleri yayınlanarak kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. Hazine garantili dış borç stoku, 2006 Haziran sonu itibariyle 2005 yılı sonuna göre 130,8 milyon ABD Doları tutarında azalarak 4,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kamuoyuna duyurulur. |
ADSL kullanıcıları dikkat! ADSL kullanıcılarının bilgisayarlarına virüs ve solucanlar yağıyor ! Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, ADSL kullanıcılarını bekleyen en önemli tehlikenin, genişbantta daha hızlı hareket edebilen virüs ve solucanlar olduğunu bildirdi.. Özdeş yaptığı açıklamada, hızla düşen internet erişim ücretleri ve genişbant servis hizmetlerinin yaygınlaşmasının, interneti diğer iletişim araçlarının önüne taşıdığını belirten Özdeş, 1.5 milyon kişiye yaklaşan ADSL abonelerini de bir çok tehlikenin beklediğini ifade etti. Söz konusu tehlikelerin başında, virüs ve solucanların bulunduğunu anlatan Özdeş, e-posta yoluyla veya internet üzerinden indirilebilecek bu zararlı programların, bilgisayarı çalışamaz hale getirerek önemli bilgilerin kaybolmasına yol açabileceğini söyledi. Casus Yazılımlara Dikkat İnternet üzerinden gelebilecek diğer önemli bir tehlikenin ise casus yazılım (spyware) ve trojanlar olduğunu belirten Özdeş, bu ajan programların bilgisayarda bulundurulan her türlü parola, kredi kartı bilgileri gibi değerli kişisel bilgileri çalabildiğine dikkati çekti. Özdeş, trojanların ise bilgisayarın uzaktan ele geçirilmesine ve başka kişilerin amaçları doğrultusunda kullanılabilmesine imkan sağlayabilecek ''arka kapılar'' olduğunu kaydetti. Özdeş, son yıllarda bir genişbant kullanıcısını bekleyen bir başka tehlikenin ise ''Olta saldırısı'' (phishing) adı verilen bir yöntem olduğunu anlattı. Özdeş, bu yöntemle kullanıcının kandırılarak, önemli bilgilerinin çalınmasının hedeflendiğini belirtti. Olta saldırılarında en çok kullanılan yöntemin ''e-posta yolu ile kullanıcıların yanlış sitelere yönlendirilmesi'' olduğuna işaret eden Özdeş, özellikle internet bankacılığı kullanımının yaygınlaşmasının, olta saldırılarının bu alanda yoğunlaşmasına neden olduğunu söyledi. ''Geleneksel Antivirüs Programları Yetersiz'' Infonet Bilgi Teknolojileri Bilgi Güvenliği Danışmanı Murat Kültür ise eskiden beri kullanılan ve sadece virüslere karşı önlem alabilen geleneksel antivirüs programlarının bugün yetersiz kaldığını bildirdi. Saldırı tiplerine göre çok amaçlı güvenlik yazılımlarının kullanılmasının önemine işaret eden Kültür, genişbant kullanıcılarına; ''düzenli olarak güncellenen bir virüs, solucan, spyware ve trojan veri tabanına sahip olan, zararlı programları tespit edebildiği gibi, temizleme işlemini yapıp sistemi ilk haline getirebilen, Web üzerinde zararlı kod içeren sitelere erişimi engelleyen, olta saldırılarının yapıldığı sitelerin güncel bilgisini bulundurup bu sitelere erişimi engelleyen, etkin ve kolay kullanılabilir güvenlik duvarı (firewall) ve atak tespit sistemi (IDS) özelliklerini bulunduran yazılımlar'' önerdiklerini belirtti. Kültür, ayrıca bu güvenlik yazılımlarının, Web üzerinden ve diğer yöntemler ile kullanılan e-posta alışverişleri sırasında e-postaları tarayabilen, zararlı programların bilgisayara bulaşmasını kolaylaştıran güvenlik açıklarını tespit edebilen ve kullanıcının belirlediği özel bilgilerin hareketini tüm sistemde izleyip bu durumu bildirebilen yapıda olması gerektiğini vurguladı. Söz konusu özellikleri sağlayan yazılımları kullanan genişbant kullanıcılarının, bahsedilen tehlikelerden büyük ölçüde korunmuş olacaklarına dikkati çeken Kültür, internet evrimini sürdürdükçe, tehlikelerin de değişip çeşitlilik göstermeye devam edeceğini, değişen ve gelişen tehlikelerden haberdar olup gerekli önlemleri almanın, güvenli bir internet kullanımı için vazgeçilmez hale geldiğini sözlerine ekledi. 11 Ocak 2006 - 10:42 www.haber3.com/detay.haber3?ID=80382 Alıntıdır |
Firefox 2 yolda, birinci RC çıktı Açık kaynak kökenli Mozilla Vakfı, alternatif tarayıcı Firefox’un yeni versiyonunun ilk sürüme hazır betasını yayınladı. Firefox 2’nin ikinci betası RC 2, Ekim başı, nihai sürümü ise Ekim sonu çıkacak. İSTANBUL - İnternet tarayıcıları pazarının devi Microsoft Internet Explorer’ın alternatifi olarak yola çıkan ve büyük ilgi gören açık kaynak kodlu Firefox’un yeni kuşak sürümü yolda. Firefox’un geliştiricisi Mozilla Vakfı, yeni kuşak Firefox2’nin sürüme hazır versiyonu Release Candidate 1’i kullanıcıların denemesi için kamuya açtı. Ancak betanın içinde bazı açıkların olabileceği bu nedenle de kendi bilgisine güvenen kullanıların denemesi gerektiği vurgulandı. |
05 Ekim 2006 SPK'NIN LİSANSLAMA SINAVI...ANKARA (A.A) - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 23-24 Eylül tarihlerinde yapılan lisanslama sınavının sonuçları belli oldu. SPK'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, sınava katılan 16 bin 886 adaydan 1.597'si, lisans belgesi almaya hak kazandı. Sermaye Piyasası Faaliyetleri Temel Düzey Sınavına katılan 11 bin 94 adaydan 1.107'si, İleri Düzey Sınavına katılan 2 bin 791 kişiden 235'i, Türev Araçlar Sınavına katılan 724 adaydan da 113'ü başarılı oldu. Lisans belgesi almaya hak kazananların sınava girenlere oranı ise yüzde 9,5 olarak belirlendi. Şimdiye dek, 2002 yılından başlamak üzere, düzenlenen 13 sınavda, toplam 18 bin 569 kişi lisans belgesi almaya hak kazandı. |
12:00 Erdemir: Özel durum açıklaması gerektirecek bir husus yok Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş (ERDEMİR), şirkete yabancı ortak almak amacıyla görüşmeler yapıldığına ilişkin haberle ilgili olarak, özel durum açıklamasını gerektirecek bir husus bulunmadığını bildirdi. ERDEMİR'den Borsaya yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Şirketimize yabancı ortak almak amacıyla görüşme yapıldığına ilişkin haberlerle ilgili olarak özel durum açıklamasını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Konuyla ilgili herhangi bir gelişme olması halinde gerekli özel durum açıklamasının ivedilikle yapılacaktır.'' Bu açıklamanın duyurulmasının ardından ERDEMİR hisselerinin geçici olarak kapatılan sırası tekrar işleme açıldı. |
06 Ekim 2006 ERDOĞAN VE MERKEL İŞ ADAMLARIYLAİSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türk ve Alman iş adamlarıyla bir araya geldi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğiyle düzenlenen Türk-Alman Ekonomi Forumu öncesi Çırağan Sarayında, bir araya gelen Başbakan Erdoğan ve Konuk Başbakan Merkel, basına kapalı olarak iş adamlarıyla görüştü. Toplantı yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşmeye, Türk iş dünyasından, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Bolat, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin'in de aralarında bulunduğu temsilciler katıldı. |
Lübnan'a 600-700 Türk askeri gidiyor KONUŞLANMA YERİ BAKBUK BÖLGESİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/lubnan_turk_askeri.jpg ANKARA - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Lübnan'a, gemilerde bulunan mürettebat ve askerler dahil, 600-700 kişilik Türk kuvveti gönderileceğini belirterek, Türk askerlerinin Lübnan'da, Sur kenti yakınlarındaki Bakbuk bölgesinde görev yapacağını bildirdi. Tan haftalık basın toplantısında, sorular üzerine, Türk kuvvetlerinin Lübnan'a gitmeye başladığı yönünde basında çıkan haberlerin genel anlamda doğruları yansıttığını söyledi. Lübnan'da konuşlanan BM barış gücünün deniz kuvvetlerinde görev yapacak Gaziantep Fırkateyni'nin bugün Aksaz Üssü'nden Lübnan'a hareket edeceğini belirten Tan, kara kuvvetleri bünyesinde görev yapacak birliğin de gelecek haftalarda Mersin Limanı ve Aksaz Üssü'nden iki seferde Lübnan'a intikal etmesinin öngörüldüğünü kaydetti. Lübnan'a gidecek toplam Türk askeri sayısının belli olup olmadığının sorulması üzerine Tan, "Şu aşamada asker sayısı bellidir. Ben size kesin bir rakam verebilecek durumda değilim, ama 270 civarında askerimiz orada görev yapacaktır. Bunlara gemilerde bulunan mürettebat ve asker dahil değildir. Onları da dahil ederseniz yaklaşık 600 küsür veya 700 civarında kuvvetimiz Lübnan'da görev yapacaktır" dedi. Tan, Türk askerlerinin Lübnan'da görev yapacağı bölgenin belli olup olmadığının sorulması üzerine de "Belli oldu diyebilirim, o da Sur yakınlarındaki Bakbuk denilen bölgedir. Bu konuda yakında daha ayrıntılı şekilde sizlere bilgi vereceğiz" diye konuştu. GAZİANTEP FİRKATEYNİ YOLA ÇIKTI MARMARİS - Deniz Kuvvetlerinin TCG Gaziantep firkateyni, UNIFIL deniz görev kuvvetinde görev yapmak üzere Marmaris'te bulunan Aksaz Deniz Üssü'nden Lübnan'a gitmek üzere yola çıktı. BM Güvenlik Konseyi'nin 11 Ağustos 2006 tarihli 1701 sayılı kararına istinaden Türkiye Cumhuriyeti tarafından görevlendirilen TCG Gaziantep (F-490) firkateyni, helikopter konuşlu olarak Marmaris'teki Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'ndan UNIFIL Deniz Görev Kuvvetinde görev yapmak üzere bölgeden ayrıldı. Aksaz Deniz Üs Komutanlığı'nda Gaziantep firkateyninin ayrılışı öncesinde tören düzenledi. Törene çok sayıda üst düzey askeri yetkili katıldı. |
ABD'DEN KÜRTLERE PETROL UYARISI http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Dunya/2007/petrol_kuyusu_10.jpg WASHİNGTON - ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak'ın petrol kaynaklarının bütün ülke halkının yararı için kullanılması gerektiğini belirterek, Kuzey Irak petrolüne el koymaya çalışan Iraklı Kürtlere dolaylı uyarıda bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tom Casey, konuya ilişkin bir soru üzerine, ''Irak ziyaretinde Dışişleri Bakanımız Condoleezza Rice'ın belirttiği gibi ülkedeki bütün tarafların, herkesin yararı için çalışmasını istiyoruz. Irak'ın petrol kaynaklarının, bütün Irak halkının yararı için kullanılması gerektiğine inanıyoruz'' dedi. Iraklı Kürtler, ülkenin kuzeyindeki yeni petrol kaynaklarının kendileri tarafından kontrol edilmesini isteyerek bunun kabul edilmemesi halinde ülkeden ayrılabilecekleri tehdidinde bulunmuştu. Rice'ın da, dün kuzey Irak'a yaptığı ziyarette Iraklı Kürt lider Mesud Barzani'yi bu konuda uyardığı yorumu yapılıyor. |
KUZEY KORE NÜKLEER SİLAH DENEDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/kkore_nukleer.jpg SEUL - Kuzey Kore bugün tarihinde ilk kez bir nükleer silah denemesi yaptı. Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA'nın haberinde de nükleer silah denemesinin başarılı olduğu, herhangi bir sızıntı ya da tehlikeye yol açmadığı kaydedildi. Japon hükümetinin, Kuzey Kore'nin nükleer silah denemesi üzerine bir görev gücü oluşturduğu bildirildi. Çin de Kuzey Kore'nin nükleer denemesine "tereddütsüz karşı" olduğunu açıkladı ve Pyongyang yönetimini, çok uluslu toplantılara katılmaya davet etti. Nükleer deneme bilgisinin doğruluğuna dair ilk işaret, Güney Kore sismik gözlem merkezinden yapılan açıklamayla geldi. Gözlem merkezi, olası nükleer denemenin yapıldığı saatlerde 3,6 büyüklüğünde bir sarsıntı tespit edildiğini bildirdi. Kuzey Kore geçen hafta, olası bir ABD işgaline karşı caydırıcılığın bir parçası olarak nükleer silah deneyeceğini ilan etmişti. Kuzey Kore'nin yarım düzine kadar nükleer silah üretmesine yetecek radyoaktif maddeye sahip olduğu tahmin ediliyor. "KIŞKIRTICI BİR EYLEM" SEUL/WASHINGTON/TOKYO - Beyaz Saray sözcüsü Tony Snow, "Deneme, uluslararası kamuoyunun arzusuna ve kuzey doğu Asya'da gerilim yaratacak eylemlerden kaçınma çağrımıza karşı meydan okuyan kışkırtıcı bir eylemi içermektedir" dedi. Beyaz Saray, Kuzey Kore'nin ilk nükleer silah denemesini kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'ni acil önlemler alması için toplantıya çağırdı ve ABD'nin bölgedeki müttefiklerini korumaya ve savunmaya kararlı olduğunu bildirdi. Beyaz Saray sözcüsü Snow, "BM Güvenlik Konseyi'nin, bu eyleme karşı acil adımlar atmasını bekliyoruz. ABD, durumu yakından izliyor ve bölgedeki müttefiklerini korumaya ve savunmaya olan kararlılığını yeniden vurguluyor" dedi. Güney Kore, Kuzey Kore'nin nükleer silah denemesi yapmasına "sert yanıt vereceklerini" bildirdi. Devlet Başkanlığı sözcüsü Yoon Tae-young, nükleer denemeyi hoş göremeyeceklerini ifade ederek, "Kuzey Kore, nükleer denemeden havaya yayılan radyoaktif zerreler nedeniyle bütün sorumluluğu üstlenmeli" dedi. Japonya Başbakanı Şinzo Abe ise resmi ziyarette bulunduğu Seul'da, Kuzey Kore'nin nükleer deneme yapmasının "affedilemez" olduğunu ifade etti. Japonya Dışişleri Bakanı Taro Aso da "Eğer deneme bilgisi doğruysa sadece kuzey doğu Asya'yı değil, bütün dünyanın istikrarını bozacaktır. Durumu yakından takip edeceğiz" dedi. a.a |
KADIN VE ŞİDDET PROGRAMLARI RUH SAĞLIĞINI BOZUYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Turkiye/2008/tv_izleyen_cocuk.jpg KONYA - Rifat Yerlikaya - RTÜK'ün talebi üzerine Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği (Türk PDR-DER) tarafından hazırlanan rapora göre, aile, kadın ve şiddet eksenli programlar, çocuk ve gençlerin ruh sağlığını ve gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebiliyor. AA muhabirinin, RTÜK'ün ''Televizyon Programlarındaki Şiddet İçeriğinin, Müstehcenliğin ve Mahremiyet İhlallerinin İzleyicilerin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri'' başlıklı kitabından aldığı bilgiye göre, PDR-Der talep üzerine, kendilerine gönderilen aile, kadın ve şiddet eksenli programlarla ilgili bir rapor hazırlayarak, RTÜK'e sundu. Kitapta yer alan rapora göre, aile ve kadın eksenli programlarda toplumun yoksulluk durumunun ve duygularının kötüye kullanıldığı, aile içi olumsuz ilişkilerin teşhir edilerek çocukların ve gençlerin ruh sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olunduğu belirtiliyor. Bu tür programlarda kadının küçük düşürüldüğü, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin körüklendiği ifade edilen raporda, bu tutumun da gençlerin gelecekte kuracakları aile ilişkilerini olumsuz etkileyebileceği kaydediliyor. Sözü edilen programlarda aile içi olumsuzlukların açıkça ortaya konulması sonucunda, çocuk ve gençlerin kendi öz anne-babalarına olan temel güven duygularının sarsılabileceği uyarısında bulunulan raporda, ''Türk PDR-Der'e gönderilen aile eksenli programların bazı bölümlerinin çocuk ve gençleri cinsel, sosyal, psikolojik, duygusal, ahlaki ve aile içi ilişkiler yönünden olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesi yapılmıştır'' ifadeleri yer alıyor. Raporda, şiddet eksenli programlarda çocuk ve gençlere olumsuz rol modelleri sunulduğu, bunun toplumda ve özellikle okullarda şiddet olaylarının artmasında etkili olabileceği belirtiliyor. Raporun, sonuç kısmında şiddet eksenli programların, çocuk ve gençlerin bütün yönleriyle gelişimlerini ve özellikle de kimlik gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmesi yapılıyor. a.a. |
GOOGLE, YOUTUBE'U SATIN ALIYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Egitim_Bilim/2008/youtube_logo.jpg SAN FRANCISCO - En büyük internet arama motoru Google, video sitesi YouTube'u 1 milyar 650 milyon dolara satın alıyor. Anlaşmanın yapılması beklentisiyle, Google'ın borsadaki değeri de arttı. Şirketin Nasdaq'daki hisselerinin yüzde 2 artarak dünkü kapanışta 429 dolara çıktığı belirtildi. İki genç adamın bir garajda kurduğu site 19 ay içinde baş döndürücü bir hızla büyüyerek günde 100 milyon video yayını hizmeti veren bir şirket haline geldi. YouTube'un kurucularından Chad Hurley, Google'ın kaynakları ve mühendislik dehası, en eğlendirici online video sitesini oluşturma hayallerini gerçekleştirmeye yardımcı olacağı düşüncesiyle siteyi satmaya karar verdiklerini söyledi. a.a. |
İKİNCİ NÜKLEER DENEME İDDİASI http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2007/nukleer_patlama.jpg ANKARA - Japonya'nın, Kuzey Kore'nin ikinci bir nükleer deneme yapmış olabileceğini öne sürmesi üzerine bölge ülkelerinden ilgili ard arda açıklamalar gelirken, iddia bölgede yeni bir gerilime neden oldu. Japon televizyonu NHK, Japonya hükümetinin Kuzey Kore'de bir yer sarsıntısı tespit ettiklerini ve bunun ikinci bir nükleer deneme olup olmadığının araştırıldığını duyurdu. Güney Kore Jeoloji Kurumundan yetkililer ise bu haberin hemen ardından yaptıkları açıklamada, sınır boyunca herhangi bir sarsıntı olmadığını açıkladı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi ve Beyaz Saray da ikinci bir deneme yapıldığına dair herhangi bir veri olmadığını duyurdu. Çin Dışişleri Bakanlığı da kendilerine bu konuda yeni bir bilgi ulaşmadığını kaydetti. İkinci bir deneme yapıldığı yolundaki iddialar ve bu açıklamaların yapılmasının ardından konuşan Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Kuzey Kore'nin yeni bir deneme yaptığı yolunda bilgiye ulaşmadıklarını belirtti. Dışişleri Bakanı Taro Aso'nun, daha önce aynı toplantıda yaptığı açıklamada, bu yöndeki iddiaları dile getirdiği ve olayın araştırıldığını söylediği bildirildi. Avustralya Dışişleri Bakanlığı ise Kuzey Kore'nin yakın bir zamanda ikinci bir nükleer deneme yapacağına yönelik ''ciddi şüpheleri olduğunu'' açıkladı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezinin son yaptığı açıklamada, Japonya'nın kuzey açıklarında 5,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği ve bu sarsıntının, yeni bir deneme yapıldığı yolundaki şüphelerin kaynağı olabileceği belirtildi. "YENİ NÜKLEER SİLAH DENEMELERİ ABD'YE BAĞLI" Kuzey Kore'nin 2 numaralı lideri Kim Yong-nam, Pyonyang'ın yeni nükleer silah denemelerinin ABD politikalarına bağlı olduğunu söyledi. Yüksek Halk Meclisi Prezidyumu Başkanı Kim, ABD'nin Kuzey Kore'ye yönelik düşmanca davranışının ve çeşitli biçimlerdeki baskısının sürmesi halinde buna karşı fiziki adımlar atmaktan başka seçenekleri kalmayacağını kaydetti. "ABD KUZEY KORE'YE SALDIRMAYACAK" ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ise ABD'nin Kuzey Kore'ye saldırmayacağını söyledi. Rice, CNN'de yaptığı açıklamada, "Kuzey Kore lideri Kim Jong İl'in, ABD önderliğinde Saddam Hüseyin'e karşı yapılan saldırıya benzer bir harekatı önlemek için nükleer deneme yapma ihtiyacı hissetmiş olabileceği" yolundaki öngörülere karşılık olarak, "Irak'takinin çok özel bir durum olduğunu" belirtti. Rice, ABD Başkanı George Bush'un, Kuzey Korelilere, kendilerine saldırma niyeti olmadığını söylediğini hatırlattı. a.a. |
Google, YouTube'u satın aldı... Google, YouTube'u satın aldı... Anlaşmanın yapılması beklentisiyle, Google'ın borsadaki değeri de arttı. Şirketin Nasdaq'daki hisselerinin yüzde 2 artarak dünkü kapanışta 429 dolara çıktığı belirtildi. İki genç adamın bir garajda kurduğu site 19 ay içinde baş döndürücü bir hızla büyüyerek günde 100 milyon video yayını hizmeti veren bir şirket haline geldi. YouTube'un kurucularından Chad Hurley, Google'ın kaynakları ve mühendislik dehası, en eğlendirici online video sitesini oluşturma hayallerini gerçekleştirmeye yardımcı olacağı düşüncesiyle siteyi satmaya karar verdiklerini söyledi. YouTube sitesini, ağustos ayında dünya çapında 72 milyon kişinin ziyaret ettiği belirtiliyor. Bu sayı, bundan sadece bir yıl önce 2,8 milyondu. kaynak : haberturk |
Okullarda cep telefonuna kısıtlama Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Okullarda çocukların kullandığı cep telefonlarında da ciddi kısıtlamalar getireceğiz'' dedi. Çelik, Elazığ'da yaptığı açıklamada, okullarda öğrencilerin kullandığı cep telefonu konusuna değinerek, ''Şiddeti özendiren, çocuklar arasında suçun yayılmasına sebep olan okuldaki nizam ve intizamın, disiplinin bozulmasına, hatta kopya çekmelerinde bir araç olarak kullanılan bir cep telefonu meselesi vardır. Bu cep telefonları ile ilgili gelecek salı günü Ankara'da yetkili arkadaşlarımızın katıldığı bir toplantı yapacağız. Okullarda çocukların kullandığı cep telefonlarında da ciddi kısıtlamalar getireceğiz. Bu konuda ciddi tedbirler alacağız''dedi. |
|
Gönderme tarihi : 12/10/2006 21:50 Konu : [turkiye_turklerindir ] Türk Mİlleti Boykota Ermeni soykırımının inkarını suç sayan tasarıyı Türkiye'nin ve AB'nin tepkilerine rağmen kabul eden Fransa'ya en güzel cevabı Türk halkı vermeye hazırlanıyor... Fransız Parlamentosu sözde Ermeni soykırımına ceza öngören yasa tasarısı kabul etti. Şimdi yasa Fransız Senatosu'na sunulacak. Kongre metin üzerinde değişiklik yapmaz ise yasayı olduğu gibi Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'a sunacak. Yani Meclis'in yasayı kabul etmesi her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Şimdi sıra Türkiye'nin cevabında çok büyük bir katılımla Fransa ürünlerini boykot kararı alındı boykota tüm Türkiye halkı istisnasız olarak katılacak ve ekonomik yönden zaten çok sıkıntılı bir dönemde olan Fransa Türkiye nin boykotuyla hayatının tokadını yiyecek ve köpeklerin kurtlara havlayamayacağını anlayacak... 1. Önümüzdeki günlerde boykot ilerledikçe Türkiye'deki Fransız veya Fransız ortaklı büyük şirketlerden "Biz Türkiye'de üretim yapıyoruz, biz Türk firmasıyız" gibi açıklamalar geldiğinde bilin ki boykot işe yarıyor demektir. Çünkü istediğimiz bu büyük firmaların Fransa'daki üst düzey yöneticilerinden Fransız hükümetine baskı yapmalarını istemelerini sağlamak. 2. Fransa ekonomisi şu an kötü durumda. Fransız hükümeti ekonomiyi canlandırmak için en son çıkardığı iş yasasını halkın baskısıyla geri çekti. Bu olay aynı zamanda hükümetin otoritesini de sarstı. Şu anda yapacağımız başarılı bir boykot Fransız hükümetini iyice zor durumda bırakacaktır, halkın tepkisini yoğunlaştıracaktır. 3. Hangi ürünler boykot edilmeli? Tüm ürünler için ayni kalitede birçok seçenek var. İşte boykot edilecek ürünler istisnasız herkezin katılması Türk onuru için çok değerli bir olaydır lütfen bunun bilincinde olarak bu ürünleri kullanmayalım... Benzin: Total, Elf Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bituline-Isoline), Lafarge, Chryso, Weber Markem Seyahat: Air France, Club Med, Fransa'da tatil, Fransız Kültür Merkezi Tıraş Bıçağı: BIC Çakmak: BIC, Cartier Kırtasiye: BIC, Sheaffer Yoğurt: Danone, Yoplait Şişe Suyu: Perrier, Danone, Evian Mutfak ve diğer ev eşyalar: Tefal Oto Lastiği: Michelin, Uniroyal, Recamic Oto Yedek Parça: Valeo Otomobil: Renault, Peugeot, Citroen Spor Ekipmani: Le coq sportif Motosiklet, Bisiklet: Peugeot Giyim: Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent, Etam, René Derby, Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter Çanta: Longchamps, Lancel, Louis Vuitton Şampuan: L'Oreal, Studio Line, Lancome Saç ürünleri: L'Oreal, Studio Line, Garnier, Kerastase Cilt Bakım ürünleri: Clarins, Guerlain, Avon, Avene Bebek giyim, mama, oyuncak: Bledina, Mellin, Majorette, DPAM, Petit Bateau Kozmetik: L'Oreal, La Roche Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy Parfüm: Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit, Lancome,Lavendar Harvest Dergi: Marie Claire, Elle Telekom: Alcatel Sigorta: AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama International) Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi) İlaç firmaları Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, Fournier, Guerbet, Pierre ABD planı ve uyum 12.10.2006 BEHİÇ KILIÇ ATATÜRK'ün vefatının ertesi günü başlayan süreçte, gelinen nokta... MUAVENET - SULEYMANIYE VE TILKILER YUCE DIVANA 'Vatanın bütün kal'alarına girilmiş, bütün tersaneleri dağıtılmış, millet fakr-u zaruret içerisinde harap ve bitap düşürülmüş!..' Olduğu için... Yedi düvel artık hiçbir sıkıntı duymadan memleket saht-ı mailinde oyun kurabiliyor!.. Üstelik bu oyunun riskli noktalarına 'yerli' oyuncuları yerleştirip elini yakmayacak şekilde... Misallerden biri eşkıya meselesi... Konu Türk milletinin itiraz fırsatı bile bulamayacağı şekilde, toplumun tepesine yerleştirilmiş 'akredite efendilere' hallettiriliyor!.. Varsa itirazı olan şu 'Koordinatör' meselesinden ne anladığını bir söyleyiversin... Amerikalı bir koordinatör, arada bir uğradığı Ankara'da birtakım görüşmeler yapıyor... Usulen, göstermelik olarak, millete 'gaz tedavisi' niyetine ihdas edildiği anlaşılan 'Türk tarafı koordinatörü' ile el sıkışıp Dışişleri'ne gidiyor falan filan... Bu arada Beyaz Saray ile Barzani-Talabani meseleyi yürütüp Ankara'ya 'yapılması gerekenleri' bu koordinatörle iletiyor... Manzara budur... Bunun ötesinde ne Kandil'e, ne de 'ovadaki' PKK bürolarına bir müdahale yoktur... Bu ahvalin kabulü içerisinde olan bizim değerli siyaset erbabının iktidar savaşları da, bretlik trajikomik bir hadisedir!.. Konuyu somutlaştıralım... Niyetini artık saklamayan ABD, BOP için ilk adım planlarını şöyle açıklıyor: 'PKK'nın, K. Irak'tan tümden temizlenmesi gerekli. Bu 'askeri imha ile değil, örgüt üyelerinin Türkiye'ye dönmeye teşvik edilmesi, bazılarının da Batı'ya sığınması yoluyla' sağlanabilmeli. Türkiye'nin bu sürecin düğmesine bir 'af' ile basması gerektiğini düşünen ABD'li çok...' Bu yolun devamı bellidir!.. Ama önce 'güncel gelişmeden' dem vurarak ilerleyelim... Mehmet Ağar 'PKK'ya aftan bahsettiği Diyarbakır'da elli kişi ile bir araya gelip basına kapalı bir toplantı yaptı.Toplantıda adını daha önce sıkça duyuran Baro Başkanı, İHD ve Mazlum- Der gibi örgütlerin başkanları da bulundu. Ağar daha sonra gazetecilere 'Türkiye'nin terörden bıkmış durumda olduğunu, ateşkesin bölge halkının baskısı sonucu ortaya çıktığını' söyledi. Gene sıralayalım... Bölge halkının ne isteyeceğini kendilerine İmralı ve Barzani-Talabani söylüyor!.. Ve bunu elbette ki, Ağar bizden daha iyi biliyor... Ağar'la bir araya gelen o elli kişilik sözcü heyeti, kendisini 'PKK affı'na ikna için neler söyledi bilemiyoruz. Ama eşkıya çetesinin ağzında, 'af' başlığı ile nelerin dayatıldığını iyi biliyoruz... Üstelik bu dayatmaların ön maddeler olarak Avrupa Birliği ofislerinde hazırlandığını da biliyoruz... Barzani ve Talabani'nin, bölgedeki İmralı uydusu siyasetçilerin de ağızlarında gevelediği 'af' şartlarında, hem de 'şimdilik' şu öncelikler var: 1- Kürt kimliğinin tanınması ve Türkiyeli'lik üst kimliği çatısı altında tüm kimliklerin anayasal güvenceye kavuşturulması. 2- Kürt dili ve kültürü önündeki engellerin kaldırılması, ana dilde eğitim hakkının tanınması ve Türkiye'de Kürdistan bölgesi tanınacak, burada Türkçe'nin yanında Kürtçe ikinci resmi dil olarak kabul edilecek... 3- Bir toplumsal uzlaşma projesiyle iki toplumun karşılıklı birbirini affederek barışı ve özgür birliği tesis etmesi amacıyla, Apo dahil, tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması, siyasal ve toplumsal yasama katılımlarının engellenmemesi. 4- Bölgedeki askerin çekilmesi, köy koruculuğu sisteminin lağvedilmesi ve köylülerin köylerine geri dönüşü için sosyal ve ekonomik projelerin geliştirilmesi. 5-Yukarıdaki maddelerin gerçekleşmesine paralel olarak dağdakilerin her iki tarafın belirleyeceği bir takvim dahilinde, kademeli olarak silahlarını bırakıp yasal demokratik toplumsal yaşama katılım sürecinin başlatılması. Yani şöyle olacak... Türkiye eşkıyaya teslim olacak, bu topraklarda bayrak asıp ikinci bir devlet halinde özgürleşecekler!.. Ağar şu af meseleseni, rıza gösterdiği 'içeriği' bir açıklarsa daha net bilgi sahibi olacağız... TCG MUAVENET MUHRIBI ABD SARATOGA UCAK GEMISI TARAFINDAN FUZELER ILE VURULDUKTAN SONRA , ABD KENDI ARASINDA SOYLE KONUSTU ; TURK'LER BIR OLAYI 3 AY ICINDE UNUTURLAR VE BU SOYLEMI DE SULEYMANIYE CUVAL OLAYI OLDUGUNDA SOYLEDILER. MUAVENET MUHRIBI VURULDUGUNDA DA OYLE OLMUS VE 3 AY ICINDE UNUTMUSTUK. SULEYMANIYE'YI DE UNUTMAMIZI BEKLEDILER. SAYGIN UYELER VE ARKADASLARIM BU IKI OLAYI DA BELLEGINIZE YAZIN VE HIC UNUTMAYIN. AYRICA BIR SEYI DAHA UNUTMAYIN ; SULEYMANIYE OLAYINDA BASBAKAN RECEP TAYYIP ERDOGAN'A ; NOTA VERMEYECEK MISINIZ DIYE SORU SORAN GAZETECIYE VERILEN CEVABI... SANIRIM ONU DA UNUTTUNUZ ...!!! NE DEDI BASBAKAN ? SIZ BU NOTAYI MUZIK NOTASI MI SANIYORSUNUZ ? ULKESININ ONURU CUVALA KONAN BASBAKAN BOYLE DEMIS VE NOTA VERMEKTEN TIRSMISTI... VATANDASINA AGZINA GELENI , KASIMPASALI'CA SOYLEYEN SAYIN RTE BOYLECE "NOTA" NIN SADECE MUZIKLE ILINTILI OLDUGUNU DA SOYLEYIVERMISTI....!!! BUNU DA UNUTMAYIN SAYIN OKURLAR... BIR TARAFA DIGERLERI ILE BIRLIKTE YAZIN KI HATIRDA DEGIL, SATIRDA KALSIN... SIMDI SIZLERE, ARSIVIMI KARISTIRIRKEN , HALEN GUNCELLIGINI KORUYAN VE UNUTTUGUMUZU DUSUNDUGUM ASAGIDAKI HABERI TEKRAR SUNUYORUM KAPTAN GUNDEM - Tilkiler Yüce Divan'a! Tayyip Bey, Rize'de gürledi: - Herkes tilkilik peşinde!.. Allah Allah, kim acaba tilkilik peşinde olanlar?! Tilki, zeki mi zeki, kurnaz mı kurnaz bir yaratıktır. Üstelik ahlak mefhumu hiç yoktur! Onun için biricik hedef, kümesteki tavuklara, kazlara, ördeklere ulaşmaktır. Tilki, öne çıkan bu en belirgin özelliği ile tam bir Makyevelisttir. Diğer bir deyişle: - Tilki için, iktidara (paraya) giden her yol mubahtır! Bu açıdan bakıldığında maşallah, cennet ülkemiz tilkiden geçilmiyor! Üstelik tilkinin dini, imanı, milliyeti de fark etmiyor... Kuşadası- Egeport, İstanbul-Galataport ve de bir gecede 14.76'lık hissesi ''hediye edilen'' TÜPRAŞ, tilkilerin her yerde fink attığını su götürmez biçimde gösteriyor! AB Komisyonu Ekonomi Masası Türkiye Sorumlusu Dirk Verbeken 'in önceki gün yaptığı yenilir yutulur olmaktan uzak açıklama da tilkileri işaret ediyordu: - Özelleştirmelerde bazı kimselere ayrıcalıklı olarak yardımda bulunuluyor. Hükümette bunlardan kazançlı çıkan bir kesim var!!! İşe bakın, AB'nin Türkiye'den sorumlu yetkilisi, binlerce kilometre uzaktan, hükümetin içinde de tilkilerin bulunduğunu adeta haykırıyor, bizim cenahtan tık yok! - Ama Başbakan, tilkilerden söz ettiğine göre bir bildiği vardır! **** Ben geçen hafta, TÜPRAŞ'ın 1.76'lık hissesinin bir gecede, ihalesiz, SPK'den habersiz 6 yabancı fona nasıl ikram edildiğini yazmıştım. Çok eksik yazmışım, çok geride kalmışım! İsrail asıllı, kendi memleketinin gazetesi tarafından ''İsrail dahil, hükümetleri maymuna çeviren adam'' olarak tanıtılan Sami Ofer ve ortağı Global şirketinin sahibi Mehmet Kutman 'la çevirdikleri ve de çevirmekte oldukları işleri bilememişim! Meğer Sami-Mehmet ikilisi ve de görünmez ortakları önce Kuşadası Limanı'nı almışlar. Bir de peşin ödeme yapılınca yüzde 10 indirim gerçekleşmiş ve liman 25 milyon dolara bu arkadaşların olmuş! Üstelik 36 milyon dolar teklif veren yerli girişimci varken. Peki, bu devirden sonra ne olmuş? AKP hükümeti, ''Kruvaziyer Yönetmeliği'' ile Egeports'a kıyı kanununa tamamen aykırı biçimde denize kazık ve dolgu yapma, üstüne de 56 adet turistik işyeri yapma izni vermiş.. Yargının bu işlemi iptal etmesine karşın karar Kuşadası'na ancak 3 ayda ulaşabilmiş. Böylece Ofercilerin yalnızca bu yasadışı dükkânlardan kârı 30 milyon doları geçmiş... Gelelim ''Galataport Projesi'' ne. İhalede yine aynı arkadaşlar en yakın rakiplerine 2 milyar Avro üzerinde fark atarak bu projeyi de aldılar. Sonradan ortaya çıktı ki, ödeme planı ''Allah bana, ben sana'' şeklindeydi! Böylece projenin bugünkü değerden yalnızca 193 milyon Avro'ya cebellezi edildiği anlaşıldı. Türkiye'nin bir numaralı işadamı Rahmi Koç bile, ''Şartları bilsem kendi adıma girerdim'' demek zorunda kaldı! Bu ifade, Türkiye'nin en önde gelen şirketlerinin bile bu cin plandan habersiz olduğunu açık bir şekilde anlatıyordu... - Oferlemeye bakın!!! **** Bitti zannediyorsunuz ama bitmedi! Sami Ofer'in oğlunun geçen yıl Davos Zirvesi sırasında önce Kemal Unakıtan 'la, ardından da Tayyip Bey'le otel odasında baş başa görüştüğü ortaya çıktı. Başbakan'ın Kemal Abi'sinin Hong-Kong gezisine de daha sonra Ofer Grubu'nun TÜPRAŞ'ta temsilcisi olacak olan kişiyle birlikte gittiği ortaya çıktı... - İyi mi? Dönelim Tayyip Bey'in ''Tilki'' tanımlamasına... Gerçekten çok haklı; ortalık ''peşkeş'' kokusu almış tilkilerden geçilmiyor. Üstelik bu tilkiler, durumlarını sağlama almak için medyaya da el atıyor. Haa, unutmadan, Mehmet Kutman'ın Global şirketi dün tam 33.1 milyon dolara Süper FM'i de satın aldı! Ama, tilkiler bu işlerin böyle biteceğini sanıyorsa çok aldanıyorlar... Bu işin sonu karakolda biter... - Tilkiler Yüce Divan'a gider!!! ÜMİT ZİLELİ |
ERMENİSTAN SINIRINDAN ''TACİZ'' ATEŞİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/genel_kurmay.jpg ANKARA - Genelkurmay Başkanlığı, Ermenistan sınırından Türkiye topraklarına 11 Ekim Çarşamba günü ateş edildiğini, gerekli girişimlerde bulunulması amacıyla olayın Dışişleri Bakanlığına iletildiğini duyurdu. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan açıklamada, Ermenistan hudut birliklerine mensup askerler tarafından 11 Ekim Çarşamba günü Türkiye topraklarına iki el ateş edilmek suretiyle ihlalde bulunulduğu kaydedildi. "FRANSA TARİHİNE KARA LEKE ÇALDI" http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/erdogan14.jpg ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Parlamentosunun sözde Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarının kabul etmesiyle Fransa tarihine ve demokrasisine kara bir leke çaldığını söyledi. Başbakan Erdoğan, Ankara'yı Esenboğa Havalimanına bağlayan Turgut Özal Bulvarının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Fransa Parlamentosunun dün kabul ettiği yasa tasarısını değerlendirdi. ''AKIL TUTULMASI GİRDABINA GİRENLER VAR'' Vatandaşların taşıdığı ''Fransa akıllı ol'', ''Fransa aklını başına al'' yazan dövizlere işaret eden Erdoğan, ''İnanıyorum sizler de özgürlük ve demokrasi yolunda bir mücadeleden yanasınız ama bu özgürlük mücadelesini dünyada hala anlayamayanlar var. Özgürlük mücadelesini anlamada, maalesef bir akıl tutulmasına, ne yazık ki şu anda akıl tutulması girdabına girmiş olanlar var. İşte Fransadaki siyasetçilerin bir kısmı ne yazık ki buna tutuldu'' diye konuştu. Erdoğan, Fransa Parlamentosunun, dün ülke tarihine, demokrasi tarihine ve özgürlüklere kara bir leke çaldığını vurgulayarak,''Zira bir taraftan Türkiye'ye, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesiyle ilgili akıl vermeye çalışacaksın, öbür taraftan da kalkıp ifade özgürlüğünün önünü keseceksin. Bunu anlamak, anlatmak mümkün değil'' dedi. ''TÜRK VATANDAŞLARINA GÖREV DÜŞÜYOR'' Erdoğan, TCK'nın 301. maddeyle ilgili olarak bu kadar açık konuştuklarını belirterek, Türkiye'ye akıl vermeye çalışanların önce bu aklı kendilerine saklaması gerektiğini ifade etti. Erdoğan, ''Fransa'da yaşayan 500 bin Türk vatandaşının konumunun da en az oradaki Ermeniler kadar güçlü olması gerektiğini, bunun için kendilerine de Fransa'da yaşayan Türk vatandaşlarına da görev düştüğünü'' belirtti. Erdoğan, ''Artık, kimse birbirine karşı sorumsuz değildir. Herkes sorumluluğunu gayet iyi bilecek. Bunu Fransa da bilecektir, Türkiye de bilecektir. Şunu iyi bilmemiz lazım ki, Türkiye ile Ermenistan arasında bir sorun varsa, üçüncü bir ülke durumdan vazife çıkarmak suretiyle gelip de böyle bir yanlışın içerisine lütfen girmesin.'' Olayda can ve mal kaybının meydana gelmediği belirtilen açıklamada, ''Gerekli girişimlerde bulunulması maksadıyla olay Dışişleri Bakanlığına bildirilmiştir'' denildi. |
Chirac, Başbakan Erdoğan'ı telefonla aradı ''TEKLİFİN YASALAŞMASINI ENGELLEYECEĞİZ'' http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/chirac_3.jpg ANKARA- Fransa Cumhurbaşkanı Jaques Chirac'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak, ''Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasına'' ilişkin yasa teklifinin Fransa Ulusal Meclisinde kabul edilmesinden dolayı ''çok üzgün olduğunu'' ifade ettiği bildirildi. Edinilen bilgiye göre Chirac, Başbakan Erdoğan'ı telefonla aradı. Bu konunun Fransa'da yaklaşan genel seçimlerle ilgili bir gelişme olduğunu belirttiği kaydedilen Chirac'ın, teklifin yasalaşmaması için elinden geleni yapacağını bildirdiği kaydedildi. ''İLİŞKİLER SİYASETE KURBAN EDİLMEMELİ'' Başbakan Erdoğan'ın da görüşmede, hükümetteki ve Türk komuoyundaki infaiali Fransa Cumhurbaşkanı'na bir kez daha ileterek, ''İkili ilişkilerimizi asla siyasete kurban etmemeliyiz'' dediği öğrenildi. Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın Ermenistan'a yaptığı ziyaret sırasında Ermeni soykırımı iddaları ile ilgili söylediklerinin de Türk kamuoyunda tepkiyle karşılandığını belirten Başbakan Erdoğan'ın, Chriac'ın özellikle Türkiye'nin AB üyeliğiyle asılsız iddialar arasında bağlantı kuran sözlerini eleştirdiği ifade edilerek, ''Bu yaklaşımınızı benimsememiz mümkün değildir'' dediği kaydedildi. Jaques Chirac'ın Fransız parlamentosundaki gelişmenin Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan müzakareleri açısından hiçbir şeyi etkilemeyeceğini söylediği belirtildi. Erdoğan'ın görüşmede Chirac'a Türkiye'de genel seçimlerin yaklaştığını hatırlatarak, ''İkili ilişkilerimizi asla siyasete kurban etmemeliyiz'' dediği öğrenildi. Fransa'daki yasa teklifinin Fransa anayasasındaki ifade özgürlüğü ilkelerine de aykırı olduğunu belirten Başbakan Erdoğan'ın, bu girişimin Türk halkına mantıklı ve makul gerekçelerle izahının mümkün olmadığını dile getirdiği ayrıca, ''Bu bizim Ermenistan'la aramızdaki sorun. Tarihçilerin yapması gereken araştırmaların siyaset konusu yapılması bizi ayrıca üzmüştür'' dediği ifade edildi. ''FRANSA, BİNDİĞİ DALI KESİYOR'' http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/erdogan_72.jpg EDİRNE-Şule Yılmaz- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Akıl tutulmasına yakalanan Fransa, kendi bindiği dalı kesmektedir. Umarız Fransa, en kısa zamanda bu yasanın iptalini gündeme getirir'' dedi. Erdoğan, partisinin Edirne İl Başkanlığı'nca düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterleriyle görevini yaptığını ve sınavdan alnının akıyla çıktığını vurgulayarak, şimdi söz sırasının AB'de olduğunu söyledi. Böyle anlamlı bir zamanda AB kurucu üyelerinden Fransa'nın tarihi bir gerçeğin ifade edilmesini yasaklayan bir yasa çıkarmaya girişmesinin, Avrupalı aydınları bile hayrete düşürdüğünü kaydededen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Yapılan vahim bir hatadır. Fransa da dahil olmak üzere AB kamuoylarında da bu yasaya karşı bilimsel tutarlılıktan, temel hak ve özgürlüklerden yana sağduyulu büyük bir tepki oluşmuştur. Tarih bu sağduyulu tepkilere kulak tıkayarak yanlışta ısrar edenleri mutlaka yargılayacaktır. Herkes şunu iyi bilmelidir ki iftiralar kanunla güvence altına alınamaz. Müfterileri de tarih affetmez. Bu hem bilime, hem tarihe, hem özgürlüklere vurulmuş bir darbedir. Ben bunu 'akıl tutulması' diye ifade ettim. Akıl tutulmasına yakalanan Fransa, kendi bindiği dalı kesmektedir. Umarız Fransa en kısa zamanda bu yasanın iptalini gündeme getirir ve vahim yanlıştan döner. Aksi halde kaybeden Türkiye değil Fransa olur.'' Erdoğan, bundan en çok Avrupa değerlerinin zarar göreceğini ve batının bundan dolayı ''çok yüzlü'' olarak değerlendirilip yargılanacağını ifade ederek, ''Yüzyıllardır beraber yaşadığımız Ermeni vatandaşlarımızda, özellikle ülkemizde, kamuoyumuzda da infial var. Ermeni vatandaşlarımız da rahatsız'' dedi. a.a. |
Boykot 12 EKİM 2006 GÜNÜ FRANSA MECLİSİ 19 OYA 116 OYLA ERMENİ SOYKIRIMI YOKTUR DEMEYİ SUÇ SAYAN YASA TASARISINI KABUL ETMİŞTİR. > > BUNUN DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ İLE BAĞDAŞIR BİR TARAFI OLMAMAKLA BERABER AB> '> NİN TÜRKİYE> '> YE HER FIRSATTA DÜŞÜNCE ÖZGÜLÜĞÜ VE TCK> '> NIN 301. MADDESİNİ KALDIRMAMIZI VEYA DEĞİŞTİRMEMİZİ SÖYLEMELERİ İLE BÜYÜK BİR ÇELİŞKİDİR. FRANSA> '> NIN BU KARARI 1923YILININ BİR İNTİKAMI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR. ÇÜNKÜ FRANSA 1923 YILINDAKİ YENİLGİYİ BİR TÜRLÜ HAZMEDEMEMİŞTTİR. ÖZELLİKLE 1915> '> Lİ YILLARDA, YANİSÖZDE ERMENİ SOYKIRIMININ YAPILDİĞI SÖYLENEN YILLARDA FRANSA> '> NIN ERMENİ ÇETELERİNİ ORGANİZE EDEREK VE ONLARA SİLAH VEPARA YARDIMLARINDA BULUNARAK > > OSMANLIYA KARŞI KIŞKIRTDIĞI TARİHİ BELGELERLE SAPTANMIŞTIR. > > ERMENİ SOYKIRIMI DİYE BİR OLKAYIN YAŞANMADIĞI FRANSIZ ARŞİVLERİNDEKİ BELGELERLEDE SABİTTİR. PEKİ OHALDE FRANSA NEYİN PEŞİNDEDİR DAHA ÖNCEDE BELİRTİĞİM GİBİ 1923 YILINDAKİ SAVAŞI VE YENİLGİYİ KABULLENEMEMEKTEDİR. BU YASA DA BİR BAKIMA ONA ATIFDIR. ONUN İNTİKAMIDIR. > > ŞİMDİ GELİN HEP BERABER FGRANSA> '> NIN NEKADAR YANLIŞ BİR KARAR ALDIĞINI, BU KARARIYLA DA KAYBEDECEĞİNİ FRANSA> '> YA GÖSTERERELİM. TÜRKLER> '> İN HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEDİĞİNİ VE YİNEDE KAYBETMEYECEĞİNİ FRANSA> '> YA BİRKEZ DAHA KANITLAYALIM. BİZİ ERMENİLER İLE BİR TUTMAYI, HATTA VE HATTA ERMENİLERİ BİZE TERCİH EDEREK YANILDIKLARINI GÖSTERELİM. FRANSIZ MALLARINA BOYKOT UYGULAYALIM.TAKİ YASAYI GERİ ÇEKENE KADAR |
BEN 1 ADET YOĞURT ALSAM BİRŞEY OLMAZ BEN 1 ADET YOĞURT ALSAM BİRŞEY OLMAZ >DEMEYELİM > > > > > >LÜTFEN BOYKOT EDELİM, BEN 1 ADET YOĞURT ALSAM BİRŞEY OLMAZ DEMEYELİM. > > >Fransa Ermeni tasarısını kabul etti > > >Fransa Parlamentosu, bütün tepkilere rağmen sözde Ermeni soykırımını >inkarını suç sayan yasa tasarısını oy çokluğu ile kabul etti. Tasarıya 106 >'evet' 19 'hayır' oyu çıktı. > > > > >Ulaşabildiğimiz tüm yerlere e mail atalım. > >Benzin: Total, Elf > >Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA > >İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bituline-Isoline), Lafarge, Chryso, >Weber >Markem >Seyahat: Air France, Club Med, Fransa'da tatil, Fransız Kültür Merkezi > >Tıraş Bıçağı: BIC > >Çakmak: BIC, Cartier Kırtasiye: BIC, Sheaffer > >Yoğurt: Danone, Yoplait > >Şişe Suyu: Perrier, Danone, Evian >Mutfak ve diğer ev eşyalar: Tefal > >Oto Lastiği: Michelin, Uniroyal, Recamic > >Oto Yedek Parça: Valeo > >Otomobil: Renault, Peugeot, Citroen > >Spor Ekipmani: Le coq sportif > >Motosiklet, Bisiklet: Peugeot >Giyim: Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent, Etam, René >Derby, Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter > >Çanta: Longchamps, Lancel, Louis Vuitton > >Şampuan: L'Oreal, Studio Line, Lancome > >Saç ürünleri: L'Oreal, Studio Line, Garnier, Kerastase > >Cilt Bakım ürünleri: Clarins, Guerlain, Avon, Avene > >Bebek giyim, mama, oyuncak: Bledina, Mellin, Majorette, DPAM, Petit Bateau >Kozmetik: L'Oreal, La Roche Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy > > >Parfüm: Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit, >Lancome,Lavendar Harvest > >Dergi: Marie Claire, Elle >Telekom: Alcatel > >Sigorta: AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama >International) > >Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi) > >İlaç firmaları Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, >Fournier, Guerbet, Pierre > > Fransız şarap ve şampanyaları Benzin: Total, Elf Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bituline-Isoline), Lafarge, Chryso, Weber Markem Seyahat: Air France, Club Med, Fransa'da tatil, Fransız Kültür Merkezi Tıraş Bıçağı: BIC Çakmak: BIC, Cartier Kırtasiye: BIC, Sheaffer Yoğurt: Danone, Yoplait Şişe Suyu: Perrier, Danone, Evian Mutfak ve diğer ev eşyalar: Tefal Oto Lastiği: Michelin, Uniroyal, Recamic Oto Yedek Parça: Valeo Otomobil: Renault, Peugeot, Citroen Spor Ekipmani: Le coq sportif Motosiklet, Bisiklet: Peugeot Giyim: Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent, Etam, René Derby, Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter Çanta: Longchamps, Lancel, Louis Vuitton Şampuan: L'Oreal, Studio Line, Lancome Saç ürünleri: L'Oreal, Studio Line, Garnier, Kerastase Cilt Bakım ürünleri: Clarins, Guerlain, Avon, Avene Bebek giyim, mama, oyuncak: Bledina, Mellin, Majorette, DPAM, Petit Bateau Kozmetik: L'Oreal, La Roche Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy Parfüm: Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit, Lancome,Lavendar Harvest Dergi: Marie Claire, Elle Telekom: Alcatel Sigorta: AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama International) Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi) İlaç firmaları Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, Fournier, Guerbet, Pierre |
"FRANSA'NIN AYIBI" TBMM GÜNDEMİNDE http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/abdullah_gul_61.jpg ANKARA - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Fransız Ulusal Meclisinde kabul edilen teklifle ilgili olarak TBMM Genel Kuruluna bilgi veriyor. TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut Başkanlığında saat 15.00'te toplandı. Danışma Kurulunun, hükümet ve gruplara 30 dakika süreyle söz hakkı verilmesine ilişkin önerisi oylanarak kabul edildi. Daha sonra Gül, Hükümet adına söz alarak konuşmasına başladı. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/haberayrinti.gif Askeri Helikopter Alımı... İCRA KOMİTESİ TOPLANTISI ERTELENDİ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/helikopter_2.jpg ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında bugün yapılacağı duyurulan Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısının ertelendiği öğrenildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre toplantı, Başbakan Erdoğan'ın rahatsızlanması nedeniyle, daha sonra belirlenecek bir tarihte yapılacak. Bugünkü toplantıda Savunma Sanayii Müsteşarlığının açtığı ''ATAK'' taktik-taarruz savaş helikopteri ihalesi başta olmak üzere, bazı savunma sanayii projelerindeki son durumun değerlendirilmesi bekleniyordu. "DUYGUSAL DAYRANILMAYACAK" Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Savunma Sanayi İcra Komitesinin helikopter alımı için karar verirken ''duygusal davranmayacağını'' söyledi. Gönül, sayısı partiler halinde 150'ya kadar çıkacak olan askeri helikopterlerin 2 kişilik ve silah taşıma özelliğine sahip olduğunu ifade etti. Komitenin firma seçimini yaparken ülke çıkarlarını dikkate alacağını kaydeden Gönül, ''4 milyar dolarlık bir alım söz konusu... Biz heyeti tüm ayrıntılar konusunda bilgilendireceğiz. Kararı teknik heyet verecek'' dedi. Gazetecilerin, 2 firmanın kaldığı kısa listede, Güney Afrikalı firmanın imalatta kullandığı bir kısım parçayı Fransa'dan aldığını hatırlatması üzerine Gönül, ''ABD dışında hiçbir ülke yüzde 100 kendi üretimiyle bu helikopterleri yapamıyor. Söz konusu olan 4 milyar dolarlık bir proje... Tüm ayrıntılar konusunda heyeti bilgilendireceğiz. Teknik heyetin bu konuda duygusal davranmayacağını düşünüyorum'' görüşünü kaydetti. |
MEHMETÇİK GÖREV YERİNDE http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Turkiye/2008/lubnan_turk_askeri_6.jpg BEYRUT - Eyüp Coşkun - Lübnan'da görev yapmak üzere dün sabah İskenderun ve Serdar gemileriyle Beyrut limanına gelen 95 personel ve toplam 53 araçtan oluşan Türk askeri konvoyu, Güney Lübnan'da bulunan Şaikiye köyüne ulaştı. Beyrut limanına gemilerden inen personel, oluşturulan özel konvoyla Beyrut'tan yola çıktı. Lübnan askeri yetkililerinin aldığı geniş güvenlik önlemleri altında yaklaşık 100 kilometrelik yolu 4 saatte alan konvoy, Şaikiye köyüne geldi. BM komutası altında Lübnan'da görev yapacak toplam 261 personelden oluşan istihkam inşaat bölüğü, UNIFIL'e bağlı olarak bölgede inşaat ve onarım faaliyetlerinde bulunacak. http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif HAVA SICAKLIĞI BAYRAMDA ARTIYOR http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Turkiye/2008/havalar_isiniyor_5.jpg ANKARA - Ramazan Bayramı tatili süresince hava sıcaklığının yurt genelinde artması bekleniyor. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, hafta başından bugüne kadar, güney kesimler başta olmak üzere yurt genelinde etkili olan sağanak yağışların yarın günü kuzey doğu kesimlere çekileceği tahmin ediliyor. Hava sıcaklığı, hafta sonu tüm yurtta artacak. Bayram süresince hava sıcaklığının gündüz iç ve kuzey kesimlerde 20-30 derece, güney kesimlerde ise 24-27 derecelerde seyretmesi bekleniyor. Arefe günü ve bayram tatili süresine ilişkin 4 günlük hava tahminleri şöyle: AREFE GÜNÜ (22 Ekim Pazar): Yurdun iç ve doğu bölgeleri parçalı ve az bulutlu, Batı kesimleri ise parçalı ve çok bulutlu; Marmara, Güney ve Kıyı Ege ile Batı Akdeniz kıyı şeridi kısa süreli sağanak yağışlı olacak. BAYRAMIN 1. GÜNÜ (23 Ekim Pazartesi): Marmara'nın doğusu, İç Anadolu'nun kuzey batısı, Batı Karadeniz, orta ve doğa Karadeniz kıyıları ile Akdeniz kıyı şeridi kısa süreli sağanak yağışlı; iç ve doğu bölgeleri parçalı ve az bulutlu geçecek. BAYRAMIN 2. GÜNÜ (24 Ekim Salı): Akdeniz, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, orta ve doğu Karadeniz kıyıları kısa süreli sağanak yağışlı, diğer bölgelerin ise parçalı bulutlu olması tahmin ediliyor. BAYRAMIN 3. GÜNÜ (25 Ekim Çarşamba): Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun güneydoğusu, Güneydoğu Anadolu'nun batısı sağanak yağışlı, diğer bölgelerin ise parçalı bulutlu olması bekleniyor. **************************************************************** http://www.aa.com.tr/images/stories/DOSYALAR/ermeni_gercegi_dosya.jpg TAN: "KANADA, ERMENİSTAN'I TEŞVİK EDİYOR" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Kanada Dışişleri Bakanı Peter MacKay'ın sözde Ermeni soykırımı iddialarına yönelik Türkiye'nin Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisini desteklediğini ve komisyona katılması yönünde Ermenistan'ı teşvik ettiğini söyledi. Tan, konuya ilişkin soruya verdiği yazılı yanıtta, MacKay'ın Kanada Parlamentosu bünyesinde Türkiye-Kanada Dostluk Grubu kurulması vesilesiyle 18 Ekimde Türkiye'nin Ottowa Büyükelçiliğinde düzenlenen bir davete katıldığını belirterek, şunları kaydetti: "MacKay, resepsiyonda özellikle söz alarak yaptığı konuşmada, Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerimizi desteklediklerini ve anılan komisyona katılması yönünde Ermenistan'ı teşvik ettiklerini söylemiştir. MacKay, aynı gün görüştüğü Ermenistan Dışişleri Bakanı (Vartan) Oskanyan'a da Ortak Tarih Komisyonu önerimizi desteklemelerini telkin ettiklerini nakletmiştir." Kanada Dışişleri Bakanının konuşmasında ayrıca, Türkiye'nin bölgesindeki rolüne ve Türkiye-Kanada ilişkilerine verdikleri değere işaret ettiğini belirten Tan, "MacKay, Kanada ile Türkiye'nin Afganistan'daki işbirliğine değinmiş ve Lübnan'daki Kanadalıların tahliyesi sırasında hükümetimizin ve halkımızın gösterdiği yakınlık ve yaptığı yardımlara müteşekkir olduklarını kaydetmiştir" dedi. Tan, davete ayrıca, Kanada Parlamentosu Avam Kamarası Başkanı Peter Milliken, Dostluk Grubu Başkanı Maurice Vellacot, senatörler, milletvekilleri ve diğer üst düzey Kanadalı bürokratların da iştirak ettiğini bildirdi. -GÜL-MACKAY GÖRÜŞMESİ- Tan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, BM 61'nci Genel Kurul toplantıları çerçevesinde ikili temasları sırasında, MacKay'ın talebi üzerine Kanadalı bakanla 22 eylülde görüştüğünü hatırlattı. Gül'ün görüşmede, sözde Ermeni soykırımı konusunda Kanada Parlamentosu tarafından 2004 yılında kabul edilen kararın ardından, Kanada Başbakanı Stephen Harper'ın asılsız Ermeni iddialarını soykırım olarak niteleyen ve bu iddialara destek veren 21 Nisan 2006 tarihli açıklamasının Türkiye'de ve Türk halkında büyük hayal kırıklığı ve infiale yol açtığını belirttiği kaydedildi. Bakan Gül'ün ayrıca, asılsız Ermeni iddialarına ilişkin Türkiye'nin görüşlerini Kanadalı muhatabına ayrıntılı şekilde izah ederek, Ortak Tarih Komisyonu önerisi hakkında da bilgi verdiği ifade edildi. MacKay'ın görüşmeden sonra aynı gün Gül'e bir mektup göndererek, Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisine Kanada hükümetinin tam destek verdiği belirtilirken, MacKay'ın mektubunda, anılan komisyona katılması yönünde Ermenistan'ı teşvik edeceklerini de ifade ettiği kaydedildi. ******************************************************************** FRANSA'YA SERT TEPKİ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Dunya/2008/uluslararasi_af_orgutu.jpg PARİS - Uluslararası Af Örgütü, Fransa Meclisinde geçen hafta kabul edilen, sözde Ermeni soykırımının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifinin, "ifade özgürlüğünü ciddi biçimde ihlal ettiğini" bildirdi. Af Örgütü bildirisinde, teklifin mecliste kabul edilmesinden "endişe duyulduğu" kaydedildi; Senato ve Cumhurbaşkanı Chirac'tan, teklifin yasalaşmasının önüne geçmesi istendi. Teklifin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğüyle ilgili 10. maddesine aykırı olduğu hatırlatılan bildiride, "muğlak" olarak nitelenen yasa teklifinin ayrıca, tarihi olayların barışçıl biçimde tartışılmasını engelleyemeyeceği görüşü ifade edildi. Bildiride, "Teklifin siyasi ve medeni haklarla ilgili uluslararası sözleşmenin 19. maddesine de aykırı olduğu" belirtildi. a.a. |
BAYRAM BİLANÇOSU: 88 ÖLÜ, 459 YARALI http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2007/trafik_kazasi_6.jpg ANKARA - Yurt genelinde hafta sonuyla da birleşen Ramazan Bayramı tatili süresince meydana gelen 119 trafik kazasında, 88 kişi öldü, 459 kişi yaralandı. 20 Ekim Cuma günü, İzmir, Sivas, Balıkesir, Mardin, Giresun, Bursa, Trabzon, Mersin, Bitlis, Van, Urfa, Kırklareli, Iğdır, Erzincan ve Sakarya'da meydana gelen 18 kazada toplam 14 kişi öldü, 78 kişi yaralandı. 21 Ekim Cumartesi günü, Çorum, Konya, Düzce, Samsun, Gaziantep, Kırşehir, Niğde, Ankara, Uşak, Bolu, Ordu, Kastamonu, Ağrı, Akhisar, Edirne, Bilecik, Tekirdağ, Samsun, Tekirdağ, Manisa ve Yozgat'ta meydana gelen 33 kazada, 31 kişi öldü, 116 kişi yaralandı. 22 Ekim Pazar günü, Samsun, Mersin, Bursa, Bolu, Giresun, Ordu, Kayseri, Afyonkarahisar, Erzincan ve Yozgat'ta meydana gelen 14 kazada, 18 kişi öldü, 65 kişi yaralandı. Bayramın birinci günü, Ordu, Urfa, Eskişehir, Giresun, Bursa, Düzce, Edirne, Trabzon, Hatay, Samsun, İzmir, Düzce, Balıkesir ve İstanbul'da meydana gelen 15 kazada, 9 kişi öldü, 56 kişi yaralandı. Bayramın ikinci gününde, Konya, Uşak, Kayseri, Eskişehir, Balıkesir, Bursa, Zonguldak, Karabük, Antalya, Kars, Giresun, Çanakkale, Bolu, Eskişehir, Adıyaman, İzmir, Batman, Ağrı, Rize ve Sivas'ta meydana gelen 27 kazada, 9 kişi öldü, 97 kişi yaralandı. Bayramın üçüncü günü saat 18.00 itibariyle de Antalya, Kütahya, Kayseri, Mersin, Konya, İzmir, Bursa ve Gümüşhane'de meydana gelen 12 kazada, toplam 7 kişi öldü, 47 kişi yaralandı. |
HAVA 6-10 DERECE SOĞUYACAK http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/yagisli_hava_4.jpg ANKARA - Hava sıcaklığının yurdun kuzey ve iç kesimlerinde 6-10 derece olmak üzere, tüm yurtta azalacağının tahmin edildiği bildirildi. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, yağışlı havanın yurdun kuzey, iç ve doğu kesimlerinde etkili olmaya devam etmesi bekleniyor. Bugün Marmara'nın doğusu, Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Afyon ve Kütahya çevrelerinde yağış tahmin ediliyor. Yağmur ve sağanak şeklinde görülecek yağışların, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, İç Anadolu'nun doğusu, Doğu Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde etkili olması bekleniyor. Vatandaşlar, yurdun kuzey ve iç kesimlerinde görülecek etkili yağışlar ile bugün hava sıcaklığında beklenen ani ve hissedilir düşüşün neden olabileceği olumsuz şartlara karşı tedbirli olmaları konusunda uyarıldı. Güney Ege ve Batı Akdeniz'de de fırtına beklendiği bildirildi. Fırtına nedeniyle denizcilerin ve ilgililerin tedbirli ve dikkatli olmaları gerekiyor. DANİMARKA'DA KARİKATÜR DAVASINA RET http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Dunya/2008/danimarka_protesto.jpgKOPENHAG - Danimarka mahkemesi, 7 Müslüman teşkilatının, İslam dünyasını rahatsız eden karikatürler nedeniyle karikatürleri geçen yıl ilk olarak yayımlayan Jyllands-Posten gazetesine karşı açtığı hakaret davasını reddetti. Aarhus Şehir Mahkemesi, Danimarka gazetesinin yayımladığı 12 karikatürün bazı Müslümanları gücendirdiğini, ancak karikatürleri, "Müslümanları küçük düşürücü" farz edecek neden bulunmadığına hükmetti. Müslüman teşkilatları, geçen yıl 30 eylülde karikatürleri yayımlayan gazeteye karşı mart ayında dava açmış, davanın ilk duruşması 9 ekimde görülmüştü. |
YURDUN DOĞUSU YAĞIŞLARA TESLİM http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Turkiye/2006/sel_1.jpg ANKARA - Yurdun doğusunda cuma gününden beri etkili olan yağış nedeniyle bir çok ev ve iş yerini su basarken, yağışlarda 3 kişi öldü, 2 kişi kayboldu. Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde dün etkili yağışın ardından oluşan su baskını ve selden zarar görenler için Kızılay tarafından gönderilen 60 yatak, 500 battaniye ve kumanyadan oluşan 2 kamyonluk yardım malzemesi bölgeye ulaştı. Bölgede zarar tespit komisyonları çalışmalarına başladı. Ceylanpınar İlçesi Karataş köyünde, sele kapılan otomobil Küçük Cırcıp deresine girdi. Araçta bulunan 5 kişiden Mahmut Karaüzüm'ün (52) cesedine ulaşıldı. Mehmet Turan ve Gülşah Turan kurtarıldı. Ali Gündüz (41) ile Kudret Gündüz'ü (9) arama çalışmaları devam ediyor. Ceylanpınar Mevlana ve Gaziantep mahallelerinde toplam 13 evde hasar meydana geldi. 50 civarında evi ise su bastı. Kayıp olan Alaatin Anık'ın (19) cesedine ise dün gece ulaşıldı. Ceylanpınar Kaymakam Vekili Yalçın Yılmaz, sel nedeniyle yaklaşık 300 civarında evde hasar meydana geldiğini söyledi. Van'ın Özalp İlçesinde etkili olan yağış nedeniyle bir evin çatısının çökmesi sonucu 5 yaşındaki Meral Naylon öldü. Diyarbakır ve Siirt'de de sağanak yağış nedeniyle 100 ev ve işyeri ile bazı okulları su bastı. Bitlis'in Tatvan ilçesinde ise 8 mahallede derelerin taşması sonucu 150 ev sular altında kaldı. |
BAĞDAT'TA PATLAMA: 29 ÖLÜ http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Dunya/2008/irak_patlama_23.jpg BAĞDAT - Irak'ın başkenti Bağdat'ın Şii mahallesi Sadr Kenti'nde bu sabah meydana gelen patlamada 29 kişi öldü, 60 kişi de yaralandı. İçişleri Bakanlığı sözcüsü, patlamanın, iş bekleyen işçilerin toplandığı bir yerde meydana geldiğini belirtti. Polis kaynakları, bombanın bir çöplüğün içine gizlendiğini kaydetti. |
TÜRKİYE'DEN F-35 PROJESİNE KATILIM http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/f35_a.jpg WASHINGTON - Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, maliyetinin 11-12 milyar doları bulması beklenen ve Türkiye'nin gelecek 30-40 yıllık dönemde savunmasında önemli rol tutacak yeni nesil savaş uçağı projesi F-35'lerin, 5-6 milyar dolarlık bölümünün üretiminin Türkiye'de yapılmasının amaçlandığını söyledi. Gönül, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve Bakan Yardımcısı Gordon England ile görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, ziyaretinin ana amacının, F-35 projesine Türkiye'nin katılımı olduğunu belirterek, Türkiye'nin şu ana kadar F-35'lerde 4,2 milyar dolarlık bir yerli katkı payı sağlamasının söz konusu olduğunu ve ABD ile varılacak ikili anlaşma çerçevesinde bu rakamın 5-6 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını kaydetti. Bakan Gönül, Türkiye'nin F-35 projesine katılımının, Avrupa'nın ürettiği Eurofighter'ların alımına ilişkin kararla ilgisi olmadığını da söyledi ve Eurofighter'ın alımı konusunda bir karar bulunmadığını vurguladı. Gönül, Türkiye'nin 100 kadar F-35 almayı planladığını ve ilk uçağın 2014 tarihinde Türkiye'nin eline geçebileceğini, şu ana kadar proje için 175 milyon dolar ödendiğini belirtti. |
YAĞIŞ FELAKETE DÖNÜŞTÜ: 20 ÖLÜ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/sel_diyarbakir.jpg DİYARBAKIR - Diyarbakır'ın Çınar ve Bismil ilçeleri ile Şırnak'ın Silopi ilçesinde sağanak yağış 20 kişinin ölümüne yol açtı. Diyarbakır Valisi Efkan Ala yaptığı açıklamada, Çınar ve Bismil ilçelerinde meydana gelen sağanak yağış nedeniyle Mardin'den Diyarbakır'a gelen bir minibüsün Bismil yakınlarında sel sularına kapıldığını söyledi. Minibüs içerisindeki 14 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Ala, ''Bununla birlikte yaşamını yitirenlerin sayısı 17'ye yükseldi. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker incelemede bulunmak üzere Diyarbakır'a geliyor'' dedi. Şırnak'ın Silopi ilçesinde de sağanak yağış nedeniyle 3 kişi öldü. Silopi Kaymakamı Hacı Mehmet Kara, sağanak yağış nedeniyle Karşıyaka Mahallesi'nde meydana gelen su baskınında 3 yaşındaki Nupelda Kaden ile 4 yaşındaki Yusuf İslam Kaden'in öldüğünü bildirdi. Kaymakam Kara ayrıca, Ortaköy'de bir evin çökmesi sonucu enkaz altında kalan 70 yaşındaki Süpha Basutçu'nun da yaşamını yitirdiğini söyledi. **************************************************************** DOĞAL GAZA ZAM ANKARA - BOTAŞ, konutlarda kullanılan doğal gaz fiyatlarına yüzde 5.8, sanayide kullanılan doğal gaza ise 5.4 oranında zam yaptı. Botaş'tan yapılan açıklamada, uluslararası piyasalardaki doğal gaz fiyatlarında görülen artışların tüketiciye en düşük düzeyde yansıtılması politikasının sürdürüldüğü kaydedildi. Açıklamada, bu çerçevede, bugünden geçerli olmak üzere konutlarda kullanılan doğal gaz fiyatında yüzde 5.8, sanayide kullanılan doğal gaz fiyatında ise yüzde 5.4 oranında artış yapıldığı bildirildi. a.a. |
25 Sene Hapis Yattı Suçsuz Çıktı 01/11/2006 Tecavüzden suçlu bulunarak 25 hapis yatan adam, yapılan DNA testinin kendisini aklaması üzerine serbest bırakıldı. ABD'nin Teksas eyaletine bağlı Dallay ilçesinde, tecavüzden suçlu bulunarak 25 hapis yatan adam, yapılan DNA testinin kendisini aklaması üzerine serbest bırakıldı. Larry Fuller adlı 57 yaşındaki siyahi Vietnam gazisi, Innocence Project adlı yasal hakları koruma örgütünün davasına el atarak DNA testi yapılmasını sağlamasının ardından mahkemeden tekrar özgür bir insan olarak ayrıldı. Teksas eyaletinde 1981 yılında ''şiddetli tecavüz''den suçlu bulunarak 50 yıl hapis cezasına çarptırılan Fuller, Dallay ilçesinde son 5 yıl içinde suçsuzluğu DNA testiyle kanıtlanan 10. kişi oldu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Innocence Project örgütünün İcra Direktörü Maddy deLone, ''DNA'nın kişilerin suçsuzluğunu kanıtladığı her davada, gelecekte aynı hatanın bir daha yapılmaması sağlamak için neyin yanlış gittiğini öğrenmemiz şarttır. Bir ilçede 10 kişinin suçsuz yere hapis yattığı DNA testiyle kanıtlandığında bu konuda bir reforma ihtiyaç olduğu konusu gözardı edilemez'' diye konuştu. ŞÜPHELİLER SİYAHİYSE... Innocence Project örgütünden yapılan açıklamada, ABD'de suçluları belirleme hatalarının büyük bir kısmının, kurbanların veya görgü tanıklarının beyaz, şüphelilerin siyahi olduğu davalarda yapıldığına dikkat çekildi. Örgüt verilerine göre 1989'dan beri ABD'de suçlu bulunduktan sonra DNA testiyle aklanan 180 kişinin yarısını Afrika kökenli ABD'liler oluşturuyor. |
SEL FELAKETİ: 31 ÖLÜ Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde meydana gelen sağanak yağış nedeniyle 31 kişi yaşamını yitirdi. Bölgede bazı kişilerin de kaybolduğu bildirildi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Salı günü başlayan ve aralıklarla devam eden sağanak yağış yaşamı olumsuz etkiliyor. Uzun yıllardır görülmeyen sağanak yağışla birlikte meydana gelen su baskınlarından en çok Diyarbakır'ın Bismil ve Çınar ilçeleri etkilendi. Bölgede bazı köylerle olan ulaşım kesilirken, ekipler tarafından çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Sel felaketi nedeniyle Diyarbakır, Batman, Mardin ve Şırnak'ta kriz merkezleri oluşturuldu. BATMAN'DA ÖLÜ SAYISI 10'A YÜKSELDİ Batman'da meydana gelen sel felaketinde ölenlerin sayısı 10'a yükseldi. Petrolkent mahallesi 2822. Sokak'taki bir evden 2 çocuğun cesedi çıkarıldı. Kardeş oldukları bildirilen 2 çocuğun cesedinin bulunmasıyla Batman'daki ölü sayısı 10'a yükseldi. Batman'ın Deresi'nin dün akşam taşması sonucu meydana gelen selde 8 kişi ölmüş, 7 kişi de yaralanmıştı. DİYARBAKIR-MARDİN KARA YOLU ULAŞIMA KAPANDI Diyarbakır-Mardin kara yolu su baskını nedeniyle yeniden ulaşıma kapandı. Çınar'da dün akşam yeniden başlayan sağanak yağış su baskınlarına neden oldu. Diyarbakır-Mardin kara yolunda Çınar girişindeki köprü de su altında kaldı. ŞANLIURFA'DA BAZI KÖYLER BOŞALTILDI Etkisini arttıran yağışlar sonrasında oluşan sel nedeniyle, Şanlıurfa ve ilçelerinde bir çok ev ve iş yerini su basarken, bazı köyler boşaltıldı. Su taşkınları dolayısıyla yol ve köprülerin tahrip olması nedeniyle Şanlıurfa-Diyarbakır kara yollarında ulaşım sağlanamıyor. BİRECİK, SİVEREK VE SURUÇ'TA OKULLAR TATİL Şanlıurfa'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle Birecik, Siverek ve Suruç'ta eğitime ara verildi. Şanlıurfa Valiliğinden yapılan açıklamada da merkez ilçeye bağlı 29 taşıma merkezindeki ilköğretim okullarına taşımalı sistemle gelen öğrencilere yönelik, yarından itibaren 2 günlük tatil kararı alındığı bildirildi. Açıklamada, Siverek'te ilçe merkezi ve bağlı köylerdeki okullar ile Suruç'ta ilçe merkezi hariç tüm köy ilköğretim okullarında eğitime bir gün ara verildiği belirtildi. Batman'da da sel felaketi nedeniyle okullar bugün ve yarın tatil edildi. ŞIRNAK'TA DA EĞİTİME ARA VERİLDİ Sağanak yağışlar Şırnak'ta da etkili oldu. Şırnak Valiliğince il merkezi, ilçe ve köylerdeki tüm okullar 2 gün tatil edildi. AKSU: "TÜM ZARARLAR KARŞILANACAK" Bu arada bölgedeki sel felaketi nedeniyle incelemelerde bulunmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker ile Diyarbakır'a gelen İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Güneydoğu'da meydana gelen sel felaketi ile ilgili ''Hükümet olarak vatandaşımızın yanındayız. Tüm zararları karşılanacaktır''dedi. a.a. |
Kıbrıs, AB için neden çok önemli 'Emperyalizmin Türkiye Kuşatması' adlı panelde konuşan KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 'emperyalistlerin' Kıbrıs'a yönelik asıl hesaplarını açıkladı. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Zonguldak Şubesi tarafından Atatürk Haftası sebebiyle düzenlenen "Emperyalizmin Türkiye Kuşatması" isimli panele katılan KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, "Kıbrıs'a Türkiye gelmeseydi, orada bugün tek bir Türk kalmazdı" dedi. Panelde ilk olarak kürsüye çıkan Mümtaz Soysal, Türkiye'nin her alanda emperyalizmin ve emperyalist ülkelerin kuşatması altında olduğunu savundu. Daha sonra alkışlar eşliğinde mikrofonu alan Denktaş'ın konuşması, sık sık alkış ve sloganlarla bölündü. Rauf Denktaş, konuşmasının başında AB'nin Kıbrıs'ı meşru hükümet olarak üye yapmasını eleştirerek, bakış açılarının ve davranışlarının da Kıbrıs'ta hiç Türk'ün bulunmadığı yönünde olduğunu söyledi. Emperyalist ülkeler için Kıbrıs'ın önemini anlatan Rauf Denktaş, "Emperyalist ülkelere Kıbrıs lazımmış. Çünkü petrol kuyularının İslam devletlerinin elinde olması işlerine gelmiyor, kontrol etmek istiyorlar. Onun için Kıbrıs'ı en uygun yer görüyorlar. Türkiye NATO üyesi, diğer üyelerin canı tehlikeye girdiğinde yardımına gelecektir. Emperyalizmin dostu yoktur. Çıkarı vardır. 1963-1974 yıllarında Kızılay yardımları gelmese açlıktan ölürdük. ABD yardım için parmağını bile oynatmadı. Çünkü siyasetten bizim çökmemizi, teslim olmamızı ve Kıbrıs'ın Yunanistan'a gitmesini istiyordu" diye konuştu. Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde toplu soykırım yapıldığını ifade eden Denktaş, "Türkiye gelmeseydi, evlatlarını feda etmeseydi bugün Kıbrıs'ta tek bir Türk kalmayacaktı. Makaryos'un beyanatı var. Popaladapulos'un ABD'ye 'Türkiye Kıbrıs Türklerini kurtarmaya gelirse kurtaracak tek bir Türk bulmayacaktır' yazılı mektubu var. Türkiye geldi diye, 4-5 köyün masum insanları 16 günlük bebekler dahil çocuk, genç ve yaşlılar, katledilerek toplu halde mezarlara gömüldü. AB'nin bizim normlarımıza uyuyor, meşru hükümet dediği Kıbrıs hükümeti, eli kanlı terörist idare ve toplu mezarlar yapımcılarıdır" dedi. Yapılan konuşmaların ardından panelistler, seyircilerin sorularını cevapladı. ADD Zonguldak Şubesi Başkanı ve Oturum Başkanı Erol Sarıal'ın panel sonuç bildirgesini okumasıyla panel sona erdi. ADD Başkanı Sarıal, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Başkanı Osman Sav ve bazı vatandaşlar, Dentaş ve Soysal'a hediye verme yarışına girerken; içerisinde öğretmenler, gazeteciler, sivil toplum örgütleri ve sendika temsilcilerinin de bulunduğu bir çok vatandaş da Denktaş ile resim çektirmek için yarıştı. İHA |
Tecavüze uğradığı iddia edilen bebeğin annesi tutuklandı İZMİR'in Menderes İlçesinde şiddet gördüğü ve tecavüze uğradığı ileri sürülen, N.N.B. bebeğin annesi F.B. tutuklandı. Hastane ve Adli Tıp Kurumları'nın tecavüz konusunda farklı raporlar vermesinin ardından Cumhuriyet Savcısı'nın ifade için yeniden çağırdığı anne F.B.'nin bildirdiği adreslerde bulunamaması üzerine hakkında yakalama müzekkeresi çıkarılmıştı. Akşam polis tarafından yakalanan F.B. Menderes Cumhuriyet Savcılığı'nda ifade verdi. Nöbetçi mahkemeye sevkedilen anne F.B. tutuklanıp Buca Cezaevi'ne gönderildi. Anne daha önce de tutuklanmış, bir gün cezaevinde kaldıktan sonra bir üst mahkemeye yapılan itiraz sonucu serbest bırakılmıştı. TUTUKLAMAYIN LİNÇTEN KORKUYORUM Savcıya yaklaşık üç saat ifade veren anne F.B.'nin linçten korktuğu için savcıya kendisini tutuklamaması için gözyaşları içerisinde yalvardığı öğrenildi. İfadesinde sürekli çocuğunu çok sevdiğini onu kimseye bırakmak istemediği ve olay günü birlikte yakalandığı kişileri suçladığı da öğrenilen F.B. hakkında gıyabi tutuklama kararının vicahiye çevirildi. Anne F.B., görüntü almak için adliye girişinde bekleyen basın mensuplarına gösterilmeden arka kapıdan çıkarılarak cezaevine gönderildi. Menderes Cumhuriyet Başsavcısı Ali Bayram'da olayla ilgili açıklama yapmadı. F.B.'in linç edilmemesi için cezaevi yönetiminin özel önlem aldığı ancak normal kadınlar koğuşuna konulduğu öğrenildi. ‘ÇOCUĞUMU KİMSEYE VERMEM’ Dün gece yakalandıktan sonra adliyeye sevkedilirken konuşan ve oldukça bitkin olduğu gözlenen anne F.B., “Onun başına gelen kötü olaylardan haberim yok. Üzülmez olurmuyum. O benim evladım. Hangi anne evladına böyle bir şey olmasını ister, vicdanı kabul eder, göz yumar. Serbest kaldıktan sonra onu görmeye hastaneye gittim, göstermediler. Çocuğumu kimseye vermem, ne yuvaya, ne de bir aileye. Onu satmam. Çocuğumu çok seviyorum. Sevmezmiyim. Bundan sonra bir ev kuracağım. Mutlu bir şekilde kızımla yaşayacağım. Yetkililerden hiçbir şey istemiyorum'' diyerek tepkisini dile getirmişti. KARA ÇARŞAFLA HASTANEYE GİRMEK İSTEMİŞ Havale geçirerek ikinci kez hastanye kaldırılan minik N.N.B.'nin annesi kara çarşaf giyen annesi tarafından kaçırılmak istendiği ortaya çıktı. Hastane yönetiminin ziyaretçi yasağı getirdiği N.N.B.'yi görmek isteyen annesinin, kendisini tanıyan güvenlik görevlileri tarafından engellendiği öğrnildi. Ertesi gün yeni bir planla, kara çarşaf giyerek hastaneye girmeye çalışan F.B., güvenlik görevlileri tarafından tanınınca ikinci kez hastane kapısından geri döndü. OLAY İzmir'in Menderes ilçesinde annesi F.B. tarafından sağlık ocağına götürülen 1,5 yaşındaki N.N.B, yapılan muayene sonrası İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderilmiş, vücudunda morluklar ve makatında yara bulunan çocuğun sert bir cisimle dövüldüğü yönünde rapor verilmişti. Rapor üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, F.B. ile evinde kaldığı Y.V, M.D. ve ev çevresinde "gözcülük" yapan A.A. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 4 kişi tutuklanmış, anne F.B. avukatının üst mahkemeye yaptığı itirazın ardından serbest bırakılmıştı. Tedavi gördüğü Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Karşıyaka Çocuk Yuvası'na götürülen N.N.B, aynı gece yuvada rahatsızlanması üzerine yeniden hastaneye kaldırılmıştı. Menderes Cumhuriyet Başsavcılığınca dün, anne F.B. hakkında "yakalama müzekkeresi" çıkarılmış, İzmir polisi tarafından yakalanan F.B, Menderes Jandarma Komutanlığına teslim edilmişti. Eski Başbakanlardan Ecevit vefat etti Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde vefat etti. Doktoru Mücahit Pehlivan, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, Ecevit'in vefat ettiğini belirtti. HAYATI 1925'te İstanbul'da doğdu. Babası merhum Prof. Dr. Fahri Ecevit Ankara Üniversitesi'nde adli tıp profesörü, 1943-50 arasında Kastamonu milletvekili idi. Eşi Rahşan (Aral) ile 1946'da evlendi. İkisi de 1944 yılında İstanbul Amerikan Koleji'ni bitirmişlerdi. 1944'te çalışma yaşamına girdikten sonra, işten ayırabildiği zamanlarda Ankara Üniversitesi'nde İngiliz dil ve edebiyatı, Londra Üniversitesi'nde Sanskrit, Bengalce, sanat tarihi bölümlerine devam etti. 1957'de de ABD' de Harvard Üniversitesi'nde sekiz ay incelemelerde bulundu. 1944'te Ankara'da Basın-Yayın Genel Müdürlüğü'ne İngilizce çevirmeni olarak girdi. 1946-50 arasında Londra'da Türk Basın Ateşeliği'nde çalıştı. 1950-60 arasında "Ulus" gazetesinde, ve "Ulus"un kapatıldığı yıllarda "Yeni Ulus" ve "Halkçı" gazetelerinde, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD"de, Kuzey Carolina'da yayınlanan "Winston-Salem" gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı. 1965'de "Milliyet" gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1950'lerde "Forum" dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1972'de aylık "Özgür İnsan", 1981'de haftalık "Arayış", 1988'de aylık "Güvercin" dergilerini çıkarttı. 1957-1980 arasında, önce Ankara, sonra Zonguldak'tan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Milletvekili oldu. 1960-61'de Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1959'da CHP Parti Meclisine seçildi. 1966'da, CHP'de başlayan Demokratik Sol Hareketle birlikte, Genel Sekreterliğe seçildi. 1971'de Partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıkarak bu görevinden ayrıldı. 1972 Mayısında CHP Genel Başkanlığına seçildi. 1980'de, askeri yönetimin siyasal çalışmalarını ve düşünce açıklamasını yasaklaması üzerine, Genel Başkanlıktan ayrıldı ve siyasal yaşama katkılarını "Arayış" dergisiyle sürdürmeye çalıştı. 1961-65 arasında, İsmet İnönü Hükümetlerinde Çalışma Bakanlığı yaptı. Bu dönemde toplu sözleşme ve grev hakları yasalaştı; sendika özgürlüğü sağlandı; genel olarak çalışma hakları ve sosyal güvenlik genişletildi. 1974'de, Cumhuriyet Halk Partisi ile Milli Selamet Partisi'nin kurdukları karma Hükümetin Başkanlığını yaptı. On ay süren bu ilk Başbakanlığı döneminde, Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşti; haşhaş ekimi yasağı, yasa dışı kullanımı önleyici önlemler alınarak, kaldırıldı; Türkiye'nin Ege'deki hakları gündeme getirildi; açık yüksek öğretim başlatıldı. 1977'de bir azınlık hükümeti kurdu fakat güvenoyu alamadı. 1978'de, Partisinin TBMM'de çoğunluğu bulunmamakla beraber, bazı bağımsız üyelerin ve küçük partilerin katkısıyla bir hükümet kurdu. Bu Başbakanlık dönemi 21 ay sürdü. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra, askeri yönetime karşı çıkışları nedeniyle üç kez hapse mahkum oldu. Siyasal haklarından yoksun bırakıldığı yıllar boyunca da siyasal çalışmalarını sürdürdüğü için hakkında yaklaşık 130 dava açıldı. Siyasal haklarından yoksun bırakıldığı dönemde, eşi Rahşan Ecevit, Demokratik Sol Partinin kuruluşuna katkıda bulundu ve 1985'de bu Partinin ilk Genel Başkanı oldu. 1987'deki halkoylamasıyla, siyasal haklarına yeniden kavuşunca, DSP Genel Başkanlığına Bülent ECEVİT seçildi. Kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde Partisi iyi sonuç alamayınca bu görevden ayrıldı. Fakat 1989 başlarında, yerel yönetim seçimlerinin yaklaştığı bir sırada Genel Başkanlık boşalınca toplanan Olağanüstü Kurultay'da yeniden Genel Başkan seçildi. 1991 seçimlerinde de Zonguldak'tan milletvekili seçildi. Demokratik Sol hareketle ve uluslararası sorunlarla ilgili muhtelif kitapları vardır. Yazarlığa sanat yazılarıyla başlamıştı. 1950'li yıllarda, çağdaş sanat akımlarına tanıtmak üzere kurulan "Helikon" derneğinin kurucuları arasında yer aldı ve bir süre Sanat Eleştirmenleri Derneği'nin genel sekreterliğini yaptı. 1976'da şiir kitabı yayınlandı. Daha sonra, şiirlerinin çevirileri, kitap olarak, Federal Almanya'da, Sovyetler Birliği'nde, Romanya'da, Yugoslavya'da, Danimarka'da ve İsveç'te yayınlandı. T.S. Eliot'un "Kokteyl Parti" adlı şiir dramını Türkçeye çevirdi. İngiliz, Amerikan ve Hind ozanlarından Türkçeye çeviriler yaptı. Lise öğrencisiyken Rabindranath Tagor'dan çevirdiği iki kitap yayınlandı. 1985 yılında Hamburg Üniversitesi'nde bir sömestr ders verdi. Yasaklı olduğu dönemde ve daha sonra başka Avrupa Üniversitelerince ve 1988 ve 1992 yılında muhtelif Amerikan Üniversitelerinde konferanslar verdi. :cry: |
Ecevit Öldü Ama Pazartesi Bekleniyor http://www.internetajans.com/img/news/9466/system//9466-MP.jpg Ecevit Öldü Ama Pazartesi Bekleniyor http://www.internetajans.com/img/news/9515/system//9515-MP.jpg internetajans Bülent Ecevit'in 19 mayıs'ta öğle saatlerinde son nefesini verdiğini duyuran ilk medya organı oldu. haberimizin hala arkasındayız.. internetajans'a gelen çok özel bilgilere göre 19 mayıs'ta bayram gfünü hayatını kaybeden Ecevit'in "ölüm açıklaması" bayramla ve danıştay katlimı ile çakışmaması için geciktiriliyor. Düne kadar iyi denilen ecevit için artık durumu ciddi ifadesi kullanılmaya başlandı. işte son açıklama... Açıklamada, Ecevitin beyin tomografisinin çekildiği, ek bir patotoloji görülmediği bildirildi. Hayati bulguların stabil olduğu ifade edilen açıklamada, "genel durumu ciddiyetini korumaktadır'' denildi. Buna göre Ecevit'in, bir süre daha uyutulmasına karar verildi. Bu süre içinde beyninde oluşan ödemin çözülmesi bekleniyor. GATA, Ecevit'in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu açıkladı. Eski başbakanlardan Bülent Ecevit, perşembe günü geçirdiği beyin kanaması sonucu GATA'da ameliyat edilmiş, ardından 48 saat boyunca uyutulmuştu. eski başybakanlarımızdan Bülent ecevit'in ölümü bu akşam ya da yarın sabah saatlerinde açıklanması bekleniyor... internetajans.com- ÖZEL Beyin kanaması nedeniyle dün akşam saatlerinde rahatsızlanarak GATA'ya kaldırılan Bülent Ecevit hayatını kaybetti. Makinaya bağlı olarak bir süre yaşatılan Ecevit, bugün öğle saatlerinde son nefesini verdi. Hastane yetkilileri, bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olması ve organizasyonların birbirine girmemesi düşüncesiyle ölümünü geç açıklama kararı aldılar. Bülent Ecevit'in ölümünün bu gece resmi açıklanması bekleniyor |
http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/ecevit_2.jpg Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi'nde vefat etti. GATA'dan yapılan açıklamada, Bülent Ecevit'in 5 Kasım 2006 günü saat 22.40'da dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat ettiği belirtildi. "ECEVİT'İN HİZMETLERİ SAYGIYLA ANIMSANACAKTIR" Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk Ulusunun, Bülent Ecevit'in ülkeye yaptığı hizmetleri, her zaman saygıyla anımsayacağını belirtti. Sezer, Bülent Ecevit'in yaşamını yitirmesi nedeniyle yayımladığı mesajda, ''Siyasi tarihimizin simge kişiliklerinden Bülent Ecevit, yaşamı boyunca üstlendiği görevlerde etik değerleri ön planda tutarak, benimsediği istikrarlı çizgisi, demokratik duruşu, nezaketi ve aydın kimliği ile örnek olmuştur'' dedi. "ADI MİLLETİMİZİN HAFIZASINDAN SİLİNMEYECEK" TBMM Başkanı Bülent Arınç, mesajında Ecevit'in hayatı boyunca nezaketi ve dürüstlüğü ile tanınmış ve bu özelliklerini en kritik dönemlerde dahi koruyabilmiş bir lider olduğunu belirtti. Arınç, "Ömrünün büyük bölümünü milleti ve devletine hizmet için geçiren" Ecevit'in vefatından dolayı derin üzüntü duyduğunu belirterek, "İnanıyorum ki, ülkemizin siyasi yaşamında saygın bir yeri olan Bülent Ecevit'in adı, milletimizin hafızasından asla silinmeyecektir" dedi. ERDOĞAN'DAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da Bülent Ecevit'in vefatı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Türk siyasi hayatı, önemli bir şahsiyetini kaybetmiştir. Kendisini rahmetle anıyor, hayat arkadaşı Rahşan Hanım'a ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum" dedi. BAYKAL: ''HEPİMİZİN ÖĞRETMENİYDİ'' CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise mesajında, Bülent Ecevit'in vefatından ''büyük üzüntü'' duyduğunu belirterek, ''Siyaseti ilkeli götürmeyi esas alan bir liderdi, hepimizin öğretmeniydi'' ifadesini kullandı. ZEKİ SEZER: "ACIMIZ SONSUZ" DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Ecevit'in ölüm haberinin ardından geldiği GATA'nın çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Gerçekten acımız sonsuz. Büyük devlet adamı, bizim önderimiz, kendisiyle uzun süre çalışma olanağı bulmaktan gurur duyduğum sayın Ecevit'i yitirdik. Ama inanıyorum ki sayın Ecevit'in fikirleri bu ülkede sonsuza kadar bize yol göstermeye devam edecek'' diye konuştu. Bülent Ecevit'in salı ya da çarşamba günü toprağa verilebileceğini belirten Sezer, cenazenin nereye defnedileceğinin ise henüz belli olmadığını sözlerine ekledi. Sezer, Oran Şehri'nden ayrılırken gazetecilerin Rahşan Ecevit'in durumun sorması üzerine, ''Üzgün tabi dinleniyor. Tören ve diğer işleri konuşmadık. Salı ya da Çarşamba günü toprağa verilebilir onu bilemiyorum, çünkü bizi de aşan kısmı var, devlet boyutu var. Rahşan Hanım'ın kararı da önemli'' yanıtını verdi. PARTİLİLERİN BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR Eski Başbakan Bülent Ecevit'in vefatının ardından, DSP'lilerin GATA önündeki barakada bekleyişi sürüyor. Ecevit'in hastaneye yatışının ardından hastane önünde açılan deftere, bu kez de başsağlığı mesajları yazılmaya başlandı. a.a. |
N.N.B’nin annesine hapiste linç girişimihttp://www.vatangazetesi.com.tr/pics/news/92489000.jpg http://www.vatangazetesi.com.tr/pics/clear_pixel.gifTecavüze uğradığı Adli Tıp raporuyla kesinleşen 17 aylık N.N.B.’nin annesi F.B.’nin, cezaevinde ilk gece kadın mahkumlar tarafından feci şekilde dövüldüğü ortaya çıktı http://www.vatangazetesi.com.tr/pics/clear_pixel.gif 08.11.2006 Kadın infaz koruma görevlileri, vücudu ve yüzü aldığı darbelerle yaralanan F.B.’yi mahkumların elinden güçlükle aldı. Cezaevi revirinde tedavisi yapılan F.B., daha sonra tekrar aynı koğuşa kondu. Cezaevi yönetimi tekrar olası bir linç girişiminin yaşanmaması için F.B.’nin başında 24 saat boyunca kadın infaz koruma memuru dikti.SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış, cinsel istismara uğrayan 17 aylık bebeğin, velayetin kaldırılmasından sonra evlat edindirileceğini söyledi. Barış, tanıdığı 25-30 kişinin kendisini telefonla aradığını ve evlat edinme talebinde bulunduğunu ifade ederek, “Bu konuda vatandaşların bilinci iyi” dedi. Öte yandan F.B.’ye fuhuş yaptırdığı iddiasıyla tutuklanan Y.V.’nin eşi Z.V.’yi de olaya karıştığı iddiasıyla aramaya başladı. |
Koyunistan Cumhuriyeti Neden? Çünkü 6 Kasım, Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) kuruluş yıl dönümü… Üniversiteli gençlerin “farkındalığı” yüksek bir bölümü ortaya çıkıp, yüksek öğretimle ilgili pek çok uygulama konusunda seslerini yükseltiyorlar. Zaman zaman kahvehanelerdeki en apolitik muhabbetlerin bile varış durağı, eylemsizlik özeleştirisi olur: -Abi biz koyun gibi milletiz, hiçbir şeye tepki göstermiyoruz!.. Yıllar önce bir gün dost, kardeş ve idareye karşı aşırı uysal Tunus halkı ile ilgili bir haber büyük gazetelerin manşetinde oturmuştu: -Ekmek zammı Tunus’ta halkı sokağa döktü! Sonraki aylar boyunca her zam haberinde Tunus’a gidiş-dönüş bileti kesildi: -Tunus kadar olamıyoruz! Muhalefetteki siyasi parti liderinden gazete yöneticilerine, akademisyenlerden mahalle bakkalına kadar herkes aynı ağlama duvarına dizilip bu cümle ile ağıt yaktı. Bize anlatmak istediler ki, tepki göstermek iyidir. Hiçbir şeye itiraz etmeyenlere çağdaş dünyada “koyun halklar” diyorlar. Diktatörler bu modele bayılıyorlar. Kalıp sopalı bir celep yetiyor. Sürüyü huzur hakim oluyor. Memleket rahat ediyor. Fakat “koyun gibi” olmak sadece üst yönetim bazından takdir ediliyor, dış dünyada ise itibar yerle bir hale geliyor. Trabzon’daki Karedeniz Teknik Üniversitesi öğrencileri 6 Kasım münasebetiyle “YÖK’e hayır” demek istediler. Vay, sen misin YÖK’e karşı çıkan? Güvenlik kuvvetleri çocukların üzerlerinde tepindiler! Çocuklar hırsızlık yapmadılar. Banka boşaltmadılar. Halkın parasıyla şişirilmiş holdingleri emmediler. Sadece üniversite yönetimini beğenmediklerini söylediler. Daha doğrusu söylemek istediler. Üniversite yönetimiyle ilgili olarak Tellaklar Odası mı açıklama yapacak? Elbette öğrenciler konuşacak öncelikle… Üniversitede onlar okuyorlar. Koyun olmak istemiyorlar. Üniversiteli çocuklara dayak atmak ülkeyi “Koyunistan Cumhuriyeti”ne çevirme gayretidir |
SSK bilgisayarları 2 gün kapalıSSK bilgisayar sistemi, 10 Kasım Cuma günü saat 19.00'dan 12 Kasım Pazar günü saat 19.00'a kadar kapalı kalacak 09.11.2006 12:16http://www.haberturk.com/kuturesim/sskk.jpg SSK bilgisayar sistemi, gelişme ve yenileme çalışmaları nedeniyle 10 Kasım Cuma günü saat 19.00'dan 12 Kasım Pazar günü saat 19.00'a kadar kapalı kalacak. SSK'dan yapılan yazılı açıklamada, geliştirme ve yenileme çalışmaları sırasında kurumun internet adresinden ulaşılabilen internet sitesinin devre dışı kalacağı, bu nedenle internet üzerinden yapılan e-sigorta ve e-sağlık uygulamalarının geçici olarak yapılamayacağı bildirildi. Açıklamada, çalışmaların tamamlanmasının ardından internet üzerinden gerçekleştirilen bütün uygulamalara eskisinden daha yüksek performansla devam edileceği kaydedildi. |
ANITKABİR'DE DEVLET TÖRENİ YAPILDI ANKARA - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 68. yılında Anıtkabir'de düzenlenen devlet töreniyle anıldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığındaki devlet erkanı, Atatürk'ün kabrine çelenk koyarak, manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu. Cumhurbaşkanı Sezer başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, bakanlar kurulunun bazı üyeleri, kuvvet komutanları, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bazı siyasi partilerin temsilcileri, milletvekilleri, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, bürokratlar ve diğer devlet erkanı yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, TBMM'de de törenle anıldı. TBMM Başkanvekili İsmail Alptekin, saat 09.05'de Meclis'teki Atatürk Anıtı'na çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu. Bu arada, Ulu Önder Atatürk, İstanbul'da da Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde ve Yunanistan'ın Selanik kentindeki doğduğu evde düzenlenen ve Türkiye'den gelen ziyaretçilerle Batı Trakyalı Türklerin katıldığı törenle anıldı. SEZER: "LAİKLİK 'ADAM OLMAK' DEMEKTİR" Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca düzenlenen ''Anma Toplantısı''na katılan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Atatürk'ün uluslaşma, uygarlaşma, çağdaşlaşma ve aydınlanmanın tümüne aynı anda ve ivedilikle çözüm bulunması gerektiğini bildiğini ve buna inandığını belirterek, ''Onun için her şeyin temeline laikliği yerleştirerek yola çıkmıştır. En kısa söyleyişle O'na göre laiklik 'adam olmak' demektir''diye konuştu. ERDOĞAN: "CUMHURİYET DEĞERLERİ KORUNMALI" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Atatürk'ün, her ferdi, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı temelinde birleştirmeyi başardığını belirterek, ''Onun için de Atatürk ilkelerini, Cumhuriyet değerlerimizi her türlü gündelik siyasi tartışmanın üzerinde tutarak, ayrıştırıcı değil, birleştirici, milletimizin bütün fertlerini kucaklayan bir mutabakat çerçevesi şeklinde muhafaza etmeliyiz'' dedi. anadolu ajansı http://www.aa.com.tr/components/com_haber/images/385pxdots.gif |
http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/ecevit_4.jpg SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/cennetkapisi.jpgANKARA-Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, Ankara'da büyük bir katılımla gün boyu süren törenlerin ardından Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Ecevit, son yolculuğuna gözyaşları ve karanfillerle uğurlandı. ECEVİT İÇİN İLK TÖREN Ecevit için, geçen pazar gecesi vefat ettiği Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) uğurlama töreni düzenlendi. Törene, Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanları, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer katıldı.http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/halk5.jpg Önünde Ecevit'in el sallayan fotoğrafının yer aldığı askeri cenaze aracına yerleştirilen cenaze, daha sonra eskortlar eşliğinde DSP Genel Merkezi önüne getirildi. DSP Genel Merkezi'nin önünde düzenlenen törende saygı duruşunda bulunuldu. DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, burada bir konuşma yaptı. Daha sonra uzun yıllar görev yaptığı TBMM'ye naaşı getirilen Ecevit için burada da bir tören düzenlendi. CAMİ AVLUSUNA VATANDAŞ AKINI http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/rahsan.jpg Ecevit'in cenazesi, TBMM'deki törenin ardından, saat 10.30'da, cenaze namazının kılınacağı Kocatepe Camii'ne getirildi. Cenaze namazı için vatandaşlar Kocatepe Camii'nin avlusunu ve etrafını tamamen doldurdu. Kocatepe Camii'ndeki törene Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de eşi Semra Sezer ile katıldı. Sezer ve eşi, avluda Rahşan Ecevit'in yanına giderek, başsağlığı dilediler. TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar da cenaze namazı için Kocatepe Camii'ne geldi. Arınç, Erdoğan ve bakanlar doğrudan öğle namazına geçti. Cenaze töreni için sabah erken saatlerden itibaren gelen vatandaşlar caminin avlusunu doldururken, avluya giremeyen çok sayıda vatandaş dışarda kaldı. Ecevit'in naaşı camiye getirildiği sırada havaya güvercinler uçuruldu. Bu sırada vatandaşlar da ''Halkçı Ecevit'', ''Türkiye Laiktir Laik Kalacak'' şeklinde sloganlar attı ve alkışladı. http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/halk1.jpgBu sırada vatandaşlar da ellerinde Türk bayrakları ve Ecevit posterleriyle alkışlamaya devam ettiler. Bazı vatandaşların ellerinde, ''Atam izindeyiz'', ''Laiklik adam olmaktır'', ''Çılgın Türkler geliyor'', ''Kıbrıs Fatihi'', ''Tehlikenin farkındayız, Lütfen irticaya haddini bildiriniz'', ''Tam bağımsız Türkiye'' dövizleri taşıdıkları görüldü. Bülent Ecevit'in cenazesi, kılınan cenaze namazı sonrasında top arabasına konuldu. RAHŞAH ECEVİT ISRARLA YÜRÜDÜ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2009/rahsan2.jpgEcevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası, vatandaşların oluşturduğu uzun bir kortej eşliğinde Devlet Mezarlığı'na götürüldü. Rahşan Ecevit, kendisine tahsis edilen araca binmek yerine, Kocatepe Camii'nden itibaren cenaze arabasına tutunarak 60 yıllık yaşam arkadaşını son yolculuğuna uğurlamak üzere Devlet Mezarlığı'na doğru yürüyüşünü sürdürdü.Kızkardeşi Asude Aral, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Emrehan Halıcı ve uzun yıllar Bülent Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan ve Ecevitlerin yanından ayrılmayan Recai Birgül de Rahşan Ecevit'e eşlik etti. KARAOĞLAN'A SON GÖREV http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2008/halk7.jpg Bülent Ecevit'e ''Karaoğlan'' ismini veren Şehzade Şahin isimli vatandaş da, Devlet Töreni'ndeki protokolde, Rahşan Ecevit ile birlikte ''Ailesi'' yazılı bölümde yer alarak son görevini yerine getirdi. Ecevit'in naaşı, askerlerin omuzlarında, sekizgen anıtın altındaki tören alanına getirildi. Ecevit'in naaşı, bu sırada başlayan yağmur altında, defnedileceği yerde katafalka alınarak, tabuttan Türk bayrağı çıkarıldı ve naaş, görevliler tarafından mezara konuldu. Görevliler naaşı koyduktan sonra toprak atmaya başladılar. Bu sırada din görevlilerince dualar okundu. DSP il başkanları tarafından 81 ilden getirilen topraklar ile KKTC'den ve Ecevit'in babasının kabrinden getirilen toprak, Ecevit'in naaşının üstüne atıldı. Toprak atmanın sona ermesinden sonra Rahşan Ecevit, mezarın üstüne su döktü. Ardından Rahşan Ecevit'in kardeşi Asude Aral ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Şehzade Şahin isimli vatandaş ve protokolde yer alan bazı kişiler de mezara su döktüler. Bu arada tabutun üzerinden alınan bayrak katlanarak kırmızı bir kadife kutuda Rahşan Ecevit'e teslim edildi. Rahşan Ecevit ve törene katılanlar daha sonra Devlet Mezarlığı'ndan ayrıldılar. ECEVİT'İN MEZARI ZİYARETE AÇILDI Devlet Mezarlığı'ndaki defin işleminin ardından, korteje katılan vatandaşların Ecevit'in mezarını ziyaret etmelerine izin verildi. Bazı vatandaşlar Ecevit'in kabrine kırmızı ve beyaz karanfiller, Türk bayrağı bırakırken, bazılarının yanlarında getirdikleri toprakları Ecevit'in mezarına koydukları görüldü. ECEVİT SON YOLCULUĞUNDA http://www.aa.com.tr/images/M_images/printButton.png -GATA'DA TÖREN -UĞURLAMA TÖRENİNE RAHŞAN ECEVİT, GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL BÜYÜKANIT VE KUVVET KOMUTANLARI, MİLLİ SAVUNMA BAKANI GÖNÜL, DSP GENEL BAŞKANI SEZER KATILDI -CENAZE ARACININ ÖNÜNDE ECEVİT'İN EL SALLAYAN FOTOĞRAFI YER ALDI ANKARA (A.A) - 11.11.2006 - Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit için, 18 Mayısta rahatsızlanmasından vefat ettiği 5 Kasım Pazar gecesine kadar tedavi altında bulundurulduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) uğurlama töreni düzenlendi. GATA morgunun bulunduğu ve çıkışı ''Cennet Kapısı'' olarak adlandırılan salonda törene katılanlar toplandı. Törene, Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, üst düzey askeri personel, bazı partililer ve tarihçi İlber Ortaylı katıldı. Ecevit'in Türk bayrağına sarılı tabutu askerlerin omuzunda salondaki katafalka konuldu. Burada bir imam, Kur'an-ı Kerim'den bir sure okuduktan sonra katılanlardan Ecevit için üç kez ''haklarını helal edip etmediklerini'' sordu. Katılanlar da üç kez ''Helal ediyoruz'' dediler. Daha sonra imam, ''Çıkış duası''nı yaptı ve okuduğu surenin sevabını Hazreti Muhammed, İslam büyükleri, Atatürk ve silah arkadaşları ile Ecevit'in geçmişlerinin ruhuna hediye etti. İmam, Allah'tan, ''Ecevit'in mekanının cennet olmasını'' diledi. Çıkış duası Fatiha suresiyle tamamlandı. Daha sonra, Ecevit'in naaşı tören mangası tarafından cenaze aracına yerleştirildi. Ecevit'in naaşının önünde bir asker, fotoğrafını taşıdı. Arkasından ise imam, cenaze aracına kadar yürüdü. Bülent Ecevit'in cenazesi, ''Cennet Kapısı''ndan çıkarılıp cenaze aracına yerleştirildiği sırada, KKTC'nin Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tören yerine geldi. Ancak, Danktaş törene yetişemedi. Denktaş, cenaze aracı geçerken arabasından inerek Ecevit'i selamladı. Ecevit'in naaşını partililer GATA'nın nizamiyesinden çıkarken alkışlarla uğurladı. Bu sırada bazı vatandaşların ağladığı görüldü. Cenaze aracının ön camına Ecevit'in kasketli, el sallayan portre fotoğrafı yerleştirildi. YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ Ecevit'in cenaze töreni nedeniyle Başkentte yoğun güvenlik önlemleri uygulanıyor. Ecevit'in cenaze töreni için 11 bin 500 polis ile 1000 asker görev yapıyor. Törende güvenliği sağlamak için Ankara dışından da takviye olis ekipleri getirildi. Bu arada DSP tarafından 5 bin partili törende düzeni sağlamak üzere görevlendirildi. Bu görevlilerin, tören sırasında ''mavi gömlek'' giyecekleri belirtildi. Ecevit'in cenaze töreni nedeniyle bazı yollar da saat 07.30'dan itibaren aşamalı olarak trafiğe kapatılıyor. (HKN-GÜR-SBK-SÇ) -DSP GENEL MERKEZİ ÖNÜNDE TÖREN ANKARA (A.A) - 11.11.2006 - Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit için uzun yıllar genel başkanlığını yaparak iktidara taşıdığı DSP Genel Merkezi önünde tören düzenlendi. Ecevit'in naaşını taşıyan araç, GATA'da yapılan törenin ardından eskortlar eşliğinde DSP'ye getirildi. Ecevit'in naaşı DSP Genel Merkezi'ne getirilirken yol boyunca vatandaşlar tarafından selamlandı. Beşevler Meydanı ve parti genel merkezi önünde toplanan kalabalık, ellerinde DSP ve Türk bayrakları ile Ecevit posterleri taşıdılar. DSP Genel Merkezi çevresindeki ağaç ve balkonlara çıkan vatandaşlar töreni izlemeye çalıştılar. ''Halkçı Ecevit'', ''Türkiye laiktir laik kalacak'', sloganları ve alkışlar arasında Ecevit'in naaşı genel merkez önüne getirildi. DSP Genel Merkezi çevresine çeşitli pankartlar asıldı. Şebinkarahisarlı Vakıf ve Derneklerin ''Enişte seni unutmayacağız'', Adana Hacıali Tarım işçilerinin ''Kalbimizdesin'' pankartları dikkati çekti. Zonguldak'tan gelen maden işçileri ise törene baretleri ve tulumlarıyla katıldılar. Ecevit'in naaşı parti binası önüne geldiği anda ''Türkiye'nin halkçı Ecevit'i seni bu halk unutmayacak. Başbakan aramızda'' anonsu yapıldı. DSP Genel Merkezi önünde toplanan vatandaşlar cenaze aracının üzerine karanfiller attılar. ''Türkiye'nin Karaoğlanı sevgili başbakanımız için sizleri saygı duruşuna davet ediyorum'' anonsunun ardından 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Törene katılanlar ''Halkçı Ecevit'' sloganı attılar. Bu sırada, beyaz güvercinler uçuruldu. Ecevit'in naaşı buradan, yıllarca milletvekili olarak hizmet ettiği TBMM önünde düzenlenecek tören için, eskortlar eşliğinde Meclis'e götürüldü. -SEZER: ''DSP'Yİ HER ZAMAN YAŞATACAĞIZ'' DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, son yolculuğuna uğurlanan Bülent Ecevit'in hayal ettiklerinin mutlaka gerçekleşeceğini ve ışığının her zaman aydınlatmaya devam edeceğini söyledi. Sezer, DSP Genel Merkezi önünde düzenlenen saygı duruşunun ardından bir anma konuşması yaptı. Sözlerine, ''Özgürlük, demokrasi ve barış kahramanı, Türkiye'de demokratik solun ebedi önderi, büyük liderimiz Ecevit'i sözcüklerle nasıl anlatabiliriz bilemiyorum'' diyerek başlayan Sezer, ''O bir tarihti. Binlerce sayfayla anlatılmaz. O bir sevgiydi, gönüllere sığmaz. O bir bağımsızlık ve özgürlük tutkunuydu'' dedi. Ecevit'in bir dürüstlük ve temizlik simgesi, ilkeli siyasetin öncüsü olduğunu belirten Sezer, ''Siyasette doğruluk, tutarlılık kavramını ülkemize getiren de yine oydu'' dedi. Ecevit'in, siyasetin halka hizmet olduğu anlayışıyla çalıştığını, siyasette istifa kurumunun onun şahsında tanınıp bilindiğini, ancak hala yerleşemediğini kaydeden Sezer, şöyle konuştu: ''O bir düşünürdü, düşünceleri ufuklara sığmayan... O bir şairdi, şiirlerde yücelen... O sağlam ve gerçek bir Atatürkçüydü, Atatürk devrimciliğini bayraklaştıran, Atatürkçü düşünceyi halka ait bir uygarlık projesi haline getiren... O bir cumhuriyetçi idi, Cumhuriyet'in değerlerine yürekten inanan... Son zamanlarda Cumhuriyet'in değerlerine yönelen tehdit ve tehlikeler karşısında en çok kaygılanan da yine oydu. Ve belki de o kaygılara bedeninin direnememesiydi onu aramızdan alan... O bir demokrattı, darbelere tek başına direnen... Yasaklanan, hapislere atılan, ama hiç yılmayan, hiç susmayan... Ulusal birlik ve ulusal solun vazgeçilmeziydi, evrensel değerleri yerli değerlerle harmanlayan... Taklitçi değil, yerli solu yaratan... O, laikliğe yürekten bağlıydı, aynı zamanda inançlara saygıyı ilke edinen, insanlarımızın kültürünü, inancını birlikte yaşayan, yaşatan...'' Bir toplantıda bir maden işçisinin, 'Ecevit bize o kadar çok şey verdi ki başkaları ala ala bitiremedi' dediğini aktaran Sezer, Ecevit'e şu sözlerle veda etti: ''O bir şiirinde şöyle diyordu: Bir şeyler olacak yarın/Duruşundan belli kırdaki atların/Bulutların koşusundan belli/Kazışından köstebeklerin toprağı... Evet, Ecevitimizi kaybettik. Ama onun söylediği anlamda bir şeyler olacak, onun hayal ettikleri mutlaka gerçekleşecek. Çünkü, onun ışığı bizi aydınlatmaya her zaman devam edecek. Genel başkanımız, başbakanımız, öğretmenimiz, liderimiz, önderimiz, huzurunda sana söz veriyoruz; En büyük eserin olan demokratik sol düşünceyi, sevgili Rahşan Ecevit ile birlikte kurduğun DSP'yi her zaman yaşatacağız. İlkelerine bağlı kalarak, millete hizmet yolunda başarıya ulaşacağız. Uzlaşıyı, işbirliğini, güç birliğini hep ön planda tutacağız. Seni kaygılandıran tehdit ve tehlikelere de asla fırsat vermeyeceğiz. Milletimiz fırsat vermeyecek. Seni hep seveceğiz, seni hep özleyeceğiz. Güle güle Karaoğlanımız, güle güle halkçı Ecevit. Halkın seninledir, Allah rahmet eylesin, ruhun şad olsun...''(ALP-BUR-SÇ) -TÖRENDEN NOTLAR- Ecevit'in naaşını, DSP genel merkezi önüne getirilirken Tandoğan kavşağından itibaren yol kenarındaki vatandaşlar karanfillerle karşıladılar. Saygı duruşu sırasında partililerden ağlayanların olduğu görüldü. Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit töreni KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eşi Aydın Denktaş ile birlikte, cenaze arabasının 3 araba arkasında duran makam aracının yanında izledi. Tören sırasında Aydın Denktaş'ın ağladığı görüldü. Bu arada törene DSP'liler, eski milletvekilleri ve bakanlar ile SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, KESK Genel başkanı İsmail Hakkı Tombul, bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve Ecevit'e ''Karaoğlan'' ismini verdiği belirtilen Şehzade Şahin isimli kadın da katıldı. Şehzade Şahin elinde ''Karaoğlan; adını verdim sana yakıştı, bütün hakkım helal olsun'' yazılı döviz taşıdı. Zeki Sezer'in konuşması sırasında, ''Türkiye laiktir, laik kalacak'' şeklinde slogan atıldı. Sezer'in konuşmasının ardından beyaz güvercinler uçuruldu. Ayrıca, Ecevit'in cenazesi gelmeden önce kendi sesinden şiirler okundu. Törenin ardından cenazeyi taşıyan araç, TBMM'ye hareket etti. Törene katılanlar, ellerinde ''Sizi Bu Halk Hiç Unutmayacak'', ''El Ele Büyüttük Sevgiyi, Karaoğlan Seni Hiç Unutmayacağız'' yazılı pankartlar taşıdılar. Ecevit'in naaşı Genel Merkez'in önüne geldiğinde izdiham yaşandı. Genel Merkez binasının ön yüzünde Bülent Ecevit'in ''Bizim iki gücümüz var, biri halk biri hak'' yazılı dev afişle birlikte Ecevit'in kasketli afişi de yer aldı. DSP Genel Merkezi'nin önündeki bayrak direklerinde KKTC ve Türk Bayrakları yan yana dalgalandı. Vatandaşlar üzerlerine, ''Yolun yolumuzdur'' yazılı önlükler giydiler. DSP Genel Merkezinin çevresinde oturan vatandaşlardan bazıları töreni camlardan bakarak izledi. Cenaze kortejinin geçişini bazı vatandaşlar ellerindeki cep telefonlarıyla görüntüledi. Kortejin geçtiği güzergahtaki orta refüjde bekleyenler de Ecevit'in naaşının geçişi sırasında alkışlayarak el salladılar. Tören alanında, mavi zemin üzerine beyaz renkli ''Karaoğlan'' yazılı atkılar satıldı. Bazı vatandaşların, mavi zemin üzerinde Ecevit'in fotoğrafının bulunduğu önlükler giydikleri görüldü. Cenaze aracının TBMM'ye hareketinden sonra polis Akdeniz Caddesi'ne barikat kurarak, törene katılan vatandaşları Tandoğan Meydanı'na doğru yönlendirdi. Bu arada vatandaşların bir bölümü barikatları aşarak aracın ardından TBMM'ye doğru yürüdüler. Vatandaşlardan bazıları ''Türkiye laiktir, laik kalacak'' sloganları attılar. (EKİP-SRD) -TBMM'DEN DEVLET TÖRENİ İLE UĞURLANDI Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, TBMM'den devlet töreniyle uğurlandı. Tören dolayısıyla TBMM tarihi günlerinden birini yaşarken, ana binanın giriş merdivenleri törene katılanlarca tamamen doldu. Ecevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası, Dikmen Kapısından TBMM'ye giriş yaptırılarak, tören alanına getirildi. Ecevit'in özgeçmişinin okunmasının ardından, Mecliste görevli polis memurları, naaşı omuzlarına alarak tören alanındaki katafalka taşıdı. Ecevit'in naaşının, katafalka konulmasının ardından 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra, Ecevit'in naaşı, Kocatepe Camiine götürülmek üzere polislerce cenaze arabasına taşındı. Bu sırada, protokolde yer alanlar, Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ile naaşın ardından cenaze arabasına konulana kadar yürüdüler. Naaşın cenaze arabasına konulmasının ardından törene katılan siyasiler Rahşan Ecevit'e başsağlığı dileğinde bulundular. Törene, eşi Rahşan Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, eski Cumhurbaşkanları Kenan Evren ve Süleyman Demirel, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, TBMM Başkanvekilleri İsmail Alptekin, Sadık Yakut ve Ali Dinçer, Anamuhalefet Partisi CHP'nin Genel Başkanı Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet bakanları Mehmet Aydın, Kürşad Tüzmen, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu katıldı. Meclisteki tören, Ecevit'in siyasi rakiplerini de bir araya getirdi. Ecevit'in başbakanlık yaptığı 57. hükümette başbakan yardımcılığı görevini üstlenen, eski ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tören alanına geldi. Ecevit'in siyasi rakiplerinden, eski başbakanlardan, kapatılan RP'nin son Genel Başkanı Necmettin Erbakan ise törene katılmadı. Tören alanına ilk gelen siyasilerden olan DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, bir süre bekledikten sonra, TBMM Genel Sekreteri Rauf Bozkurt ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i karşıladı. 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'i ise TBMM Genel Sekreteri Bozkurt karşıladı. Evren, tören alanındaki yerine geçerken, Ağar, Demirel ve Gül ile protokolün ön sıralarında yer alan bazı kişilerle tokalaştı. Demirel ile yan yana duran Evren, bir süre sohbet etti. Eski Başbakan, eski DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, protokolün ön sırasında yer alan Baykal, Ağar, Demirel ve Gül ile tokalaştıktan sonra, eski cumhurbaşkanlarına ayrılan bölüme gelerek, Evren'in yanında durdu. Çiller, Evren ile bir süre sohbet etti. Başbakan Erdoğan'dan sonra tören alanına, Cumhurbaşkanı Sezer geldi. Cumhurbaşkanı Sezer'i, TBMM Başkanı Arınç karşıladı. Arınç, protokoldeki yerini alırken Sezer'e eşlik etti. Başbakan Erdoğan, gelişinde Ağar, Çiller, Evren, Demirel, Soyer, Baykal ve Gül ile tokalaştı. Rahşan Ecevit ve DSP yönetimi, naaşının TBMM'ye ulaşmasının ardından tören alanına geldi. Rahşan Ecevit, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve DSP eski milletvekili Emrehan Halıcı ile tören alanına gelerek yerini aldı. Arınç, Rahşan Ecevit'i karşılayarak, taziyelerini bildirdi. Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan da Rahşan Ecevit'e taziyelerini iletti. SEZER VE EVREN, KOLKOLA YÜRÜDÜ Ecevit'in naaşının cenaze arabasına konmasından sonra, Cumhurbaşkanı Sezer ile Evren yürüyerek, TBMM Başkanı Arınç'ın makamına geçti. Evren, yürürken Sezer'in koluna girdi. Evren ve Sezer'e, TBMM Başkanı Arınç da eşlik etti. Bir dönem Ecevit'in en yakınında olan, daha sonra DSP ile yollarını ayıran Hüsamettin Özkan, törenin ardından gazetecilerin sorusu üzerine, ''Hiç bir kırgınlığım yoktur, öyle düşünmeyin. Sizler de bir yakınınız öldüğünde ne hissederseniz ben de onu hissediyorum'' dedi. (COŞ-NEC-SK) -ECEVİT'İN NAAŞI, KOCATEPE CAMİİ'NDE Bülent Ecevit'in naaşı, saat 10.30'da, cenaze namazının kılınacağı Kocatepe Camii'ne getirildi. Ecevit'in naaşı camiye getirildiği sırada havaya güvercinler uçuruldu. Bu sırada vatandaşlar da ''Halkçı Ecevit'', ''Türkiye Laiktir Laik Kalacak'' şeklinde sloganlar attı ve alkışladı. Bülent Ecevit'in naaşı, askerler tarafından, Ecevit'in fotoğrafını taşıyan bir asker eşliğinde alkışlar arasında cenaze namazının kılınacağı bölüme götürülerek, musalla taşına konuldu. Burada askerler, Ecevit'in naaşı başında nöbet tutuyor. Bu sırada vatandaşlar da ellerinde Türk bayrakları ve Ecevit posterleriyle alkışlamaya devam ettiler. Bazı vatandaşların ellerinde, ''Atam izindeyiz'', ''Laiklik adam olmaktır'', ''Çılgın Türkler geliyor'', ''Kıbrıs Fatihi'', ''Tehlikenin farkındayız, Lütfen irticaya haddini bildiriniz'', ''Tam bağımsız Türkiye'' dövizleri taşıdıkları görüldü. Öte yandan, Rahşan Ecevit ile DSP Genel Başkanı Zeki Sezer protokol için hazırlanan bölümde taziyeleri kabul ettiler. Rahşan Ecevit'e ilk taziyeyi MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan ve eşi ile eski TBMM Başkanı Ömer İzgi bulundu. (ES-EMD-SÇ) -VATANDAŞLAR CAMİ AVLUSUNU TAMAMEN DOLDURDU Ecevit için kılınan cenaze namazı için vatandaşlar Kocatepe Camii'nin avlusunu ve etrafını tamamen doldurdu. Kocatepe Camii'ndeki törene Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de eşi Semra Sezer ile katıldı. Sezer ve eşi, avluda Rahşan Ecevit'in yanına giderek, başsağlığı dilediler. TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar da cenaze namazı için Kocatepe Camii'ne geldi. Arınç, Erdoğan ve bakanlar doğrudan öğle namazına geçti. Cenaze töreni için sabah erken saatlerden itibaren gelen vatandaşlar caminin avlusunu doldururken, avluya giremeyen çok sayıda vatandaş dışarda kaldı. Vatandaşlar cenaze törenini, ellerinde Türk bayrakları, Atatürk ve Ecevit posterleriyle sessiz bir şekilde bekliyor. Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Rahşan Ecevit'in kız kardeşi Asude Aral taziyeleri kabul ediyorlar. Eski KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eşi de Rahşan Ecevit'e başsağlığı dileğinde bulundu. Denktaşlar daha sonra hemen Rahşan Ecevit'in yanında yerlerini aldılar. Rauf Denktaş camiye gelişinde vatandaşlarca alkışlandı. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da Kocatepe Camii'ne geldi. Talat'ın camiye girişi sırasında bazı vatandaşların ''Satılık toprak yok'', ''Kıbrıs satılık değil'' şeklinde sloganlar attıkları duyuldu. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de tören için camiye geldi. Cenazenin camiye getirilişinin ardından sela verildi. Sela, Kocatepe Camii'ne merkezi sistem ile bağlı olan camilerden de duyuruldu. Törene eşiyle birlikte katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, camiye Cumhurbaşkanı Sezer ile art arda giriş yaptı. Sezer ile Orgeneral Büyükanıt'ın camii avlusuna girişi sırasında vatandaşlar, ''Türkiye laiktir laik kalacak'', ''Türkiye sizinle gurur duyuyor'', ''Çankaya laiktir laik kalacak'' sloganları attılar. Vatandaşları selamlayan Orgeneral Büyükanıt, daha sonra eşi ile Rahşan Ecevit'in yanına giderek taziyelerini iletti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da bazı parti yöneticileri ve milletvekilleriyle Kocatepe Camii'ne gelerek, protokol için ayrılan bölüme geçti. Tören için DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da geldi. Baykal ve Ağar'ın gelişleri sırasında da avluda bulunanlar, ''Türkiye laiktir laik kalacak'' sloganı attılar. Ecevit'in hastaneye kaldırılmadan hemen önce cenaze törenine katıldığı Danıştay saldırısında yaşamını yitiren Mustafa Yücel Özbilgin'in eşi Sema Özbilgin ile oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin de Kocatepe'de hazır bulundular. Bu arada, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çok sayıda general ve subay da resmi üniformalarıyla protokol bölümünde yerlerini aldı. Törene, Kıbrıs Barış Harekatı'nda görev alan gaziler de özel kıyafetleriyle katıldı. Camiye gelen yüksek rütbeli askerler alkışlar ve sevgi gösterileriyle karşılandı. Zonguldak'tan baret ve iş önlükleriyle gelen maden işleri, Kocatepe Camii'ne girerken ''Türkiye seni unutmayacak'', ''Madenci dosta halkçı Ecevit'' sloganları attılar. İşçiler ellerinde ''Zonguldak işçileri seni unutmadı, unutmayacak'' yazılı bir pankart da taşıdılar. Tören için Karabük'ten gelen Kardemir işçileri de turuncu kasketleriyle camii avlusunda hazır bulundular. Bu arada, töreni çok sayıda yabancı basın mensubu da izledi. (EKİP-SÇ) -ECEVİT'İN NAAŞI, DEVLET MEZARLIĞI'NA GÖTÜRÜLÜYOR Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in cenaze namazı, devlet protokolü, siyasi parti temsilcileri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve vatandaşların katılımıyla Kocatepe Camii'nde kılındı. Ecevit'in cenaze namazı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçar tarafından kıldırıldı. Nursaçar, şöyle dua okudu: ''Muhterem devlet büyüklerimiz ve aziz milletimiz, her fani ölümü tadacaktır. Eski başbakanlarımızdan merhum Bülent Ecevit beyefendi de bu ilahi hükme uymuş bulunmaktadır. İbrahim Peygamber, duasında 'Yarab, beni benden sonrakilerin dillerinde hayırla anın' diyor. Bir hoş seda imiş bu kubbede baki kalan.' Merhum Başbakanımız Bülent Ecevit beyefendinin ömrünü devlet ve millet hizmetinde geçirdiğine dair şahadetinize ihtiyaç hasıl olmuştur. Şahitlik eder misiniz? Ola ki hasbel beşer. Ömrünü devletimiz ve milletimiz hizmetinde geçiren merhum Başbakanımız Ecevit beyefendiye lütfen haklarınızı helal ediniz.'' Nursaçar'ın üç kez ''helal ediniz'' sözlerine Kocatepe Camisinin avlusunu dolduran kalabalık, hep bir ağızdan ''helal olsun'' karşılığını verdi. Nursaçar, duanın sonunda, ''Mevlam rahmet eylesin. Sizlere sıhhat dolu, hayırlı ömürler ihsan eylesin'' dedi. Tabutun başında, KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, yan yana saf tuttu. Cumhurbaşkanı Sezer ile TBMM Başkanı Arınç'ın hemen arkasında ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt bulundu. Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Sezer'in hemen arkasında ise CHP Genel Başkanı Deniz Baykal yer aldı. Namazın kılınmasından sonra vatandaşların alkışları duyuldu. Arınç, Erdoğan ve kabine üyelerinin cenaze namazının ardından camiden ayrılışı sırasında da ''Türkiye laiktir laik kalacak'' sloganları atıldı. -ASKERİ TÖREN- Ecevit'in Türk bayrağına sarılı tabutu, cenaze namazından sonra askerlerin omuzlarında cami avlusundan çıkarılarak, vatandaşların alkışları eşliğinde top arabasına konuldu. Bu arada vatandaşlar Ecevit'in tabutuna çiçekler attılar. Binaların balkonlarında ve yollarda toplanan vatandaşlar, Türk bayrağı salladılar. Cenaze top arabasına götürülürken, Rahşan Ecevit'in koluna Cumhurbaşkanı Sezer ile eşi Semra Sezer girdi ve birlikte yürüdüler. Ecevit'in naaşı top arabasına götürülürken, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'', ''Halkçı Ecevit'' sloganları atıldı. Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile eşi Semra Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve diğer katılımcılar, top arabasının arkasından bir süre yürüdüler. Ecevit'in naaşı daha sonra Devlet Mezarlığı'na götürülmek üzere, karanfillerle bezenmiş cenaze arabasına konuldu. Cenaze aracı, Devlet Mezarlığı'na gitmek üzere Kocatepe Camii'nden ayrıldı. Rahşan Ecevit, kız kardeşi Asude Aral, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve Emrehan Halıcı, cenaze arabasının arkasından yürüyor. Rahşan Ecevit'in cenaze arabasına tutunarak yürüdüğü görüldü. Kocatepe'deki törene katılan vatandaşlar da Ecevit'in defnedileceği Devlet Mezarlığına gitmek üzere Mithatpa Caddesi üzerinden yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında ''Türkiye laiktir laik kalacak'', ''Çankaya laiktir laik kalacak'', ''Halkçı Ecevit'' ''Çankaya laiktir laik kalacak''sloganları atılırken, vatandaşların Ecevit posterleri ve DSP bayrakları taşıdıkları görüldü. Bu arada, Rahşan Ecevit'in camiden ayrılışı sırasında maden işçileri elini öpüp başsağlığı dilediler. (EKİP-SRD) -KORTEJ DEVLET MEZARLIĞI'NA İLERLİYOR Eski Başbakan Bülent Ecevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası, vatandaşların oluşturduğu uzun bir kortej eşliğinde Devlet Mezarlığı'na götürülüyor. Kocatepe Camii'nden saat 12.40'ta hareket eden cenaze aracının ardından Mithatpaşa Caddesi-Kızılay Meydanı-Gazi Mustafa Kemal Bulvarı güzergahını izleyerek ilerleyen kortej, saat 14.40'ta Tandoğan Meydanı'na ulaştı. Rahşan Ecevit, kendisine tahsis edilen araca binmek yerine, Kocatepe Camii'nden itibaren cenaze arabasına tutunarak 60 yıllık yaşam arkadaşını son yolculuğuna uğurlamak üzere Devlet Mezarlığı'na doğru yürüyüşünü sürdürüyor. Kızkardeşi Asude Aral, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Emrehan Halıcı ve uzun yıllar Bülent Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan ve Ecevitlerin yanından ayrılmayan Recai Birgül de Rahşan Ecevit'e eşlik ediyor. Cenaze aracı, GMK Bulvarı'ndan geçerken, Maltepe'de, BBP'nin gençlik örgütü olan Alperen Ocakları'nın genel merkezinden karanfiller atıldı. Alperen Ocakları üyeleri balkonlara çıkarak alkışladılar. Güvenlik güçleri GMK Bulvarı'nın her iki yanında belirli aralıklarla sıralanırken, cenaze arabasının etrafında da el ele tutuşarak zincir oluşturmayı sürdürdüler. Yol boyunca kortejde bulunanlar, ''Çankaya laiktir laik kalacak'', ''Mollalar İran'a'', ''Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti'', ''Ecevitler ölmez, vatan bölünmez'', ''AKP halka hesap verecek'', ''Solda birlik olalım Çankaya'yı alalım'', ''Çankaya'da türban istemiyoruz'' sloganları attılar. Yürüyüş sırasında bazı vatandaşlar, ''Sen rahat uyu Karaoğlan, eserin DSP sonsuza kadar yaşayacaktır'', ''Karaoğlan seni unutmayacağız'', ''Ölüm sana yakışmadı'', ''Dünyada dolar milyoneri olmayan tek Başbakan Ecevit'' yazılı dövizler taşıdılar. Bu arada Atatürk, Ecevit ve Erdal İnönü'nün yan yana konularak çerçevelenmiş fotoğrafları da dikkati çekti. Demirtepe'de korteje, üzerlerinde asker kıyafetleri bulunan kalpaklı Kıbrıs gazileri de katıldı. Kortejde bulunan bazı vatandaşlar ile çocukların başlarına ''Kıbrıs Fatihi Karaoğlan'' yazılı kırmızı bandanalar taktıkları görüldü. Binalardan, kaldırımlardan ve üst geçitlerden cenaze arabasına çiçekler atıldı. GMK bulvarında ilerleyen kortejdeki partililer, büyük boy Türk bayrağı, KKTC bayrağı ve Ecevit'in dev posterini açtılar. (EKİP-SRD) -CUMHURBAŞKANI SEZER, EŞİ DEVLET MEZARLIĞINDA Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in defnedileceği Devlet Mezarlığı'na geldi. Eşi Semra Sezer ile birlikte saat 14.30'da Devlet Mezarlığı'na gelen Cumhurbaşkanı Sezer, burada Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Sezer ile eşi Semra Sezer, Ecevit'in cenazesini beklemek üzere Devlet Mezarlığı Müzesi'ne geçtiler. Cumhurbaşkanı Sezer'in ardından, TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bazı eski bakan ve milletvekilleri de Devlet Mezarlığı'na geldi. Devlet Mezarlığı'ndaki törene, yaklaşık 200 kişilik bir katılımın gerçekleşeceği bildirildi. Bu arada, Bülent Ecevit'in, üzerinde ''Başbakan Bülent Ecevit 1925-2006'' yazılı mezar taşının hazırlanarak kabre yerleştirildiği görüldü. (GK-BUR-HLD) -ECEVİT'İN NAAŞI DEVLET MEZARLIĞI'NDA Eski Başbakan Bülent Ecevit'in naaşı, defnedileceği Devlet Mezarlığı'na getirildi. Ecevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası ve izleyen kortej, yaklaşık 3,5 saat sonra Atatürk Orman Çiftliği alanında bulunan Devlet Mezarlığı'na ulaştı. TBMM'deki törenin ardından cenaze namazının kılındığı Kocatepe Camii'nden saat 12.40'ta ayrılan cenaze arabası ve kortej, Mithatpaşa ve Ziya Gökalp caddeleri üzerinden önce Kızılay meydanına geldi, oradan da GMK Bulvarı, Tandoğan ve Beştepe güzergahını izleyerek Devlet Mezarlığı'na ulaştı. Ecevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası ve kortej, Kocatepe Camii ile Devlet mezarlığı arasındaki yaklaşık 7 kilometrelik mesafeyi, yoğun kalabalık nedeniyle yaklaşık 3,5 saatte alabildi. Rahşan Ecevit de cenaze arabasının arkasına tutunarak, 7 kilometrelik yolu yürüyerek Devlet Mezarlığı'na geldi. Devlet Mezarlığı önünde Ecevit'in naaşının getirilmesini kalabalık bir vatandaş topluluğu bekledi. Vatandaşlar bekleyiş sırasında zaman zaman ''Halkçı Ecevit'' diye slogan attılar. Cenaze arabasının mezarlığa gelişi sırasında da vatandaşlar, ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' diye slogan atarken, bazı vatandaşlar da ''Baba seni çok seviyoruz bırakma bizi'' diye bağırdılar. Bülent Ecevit'in naaşı, Devlet Mezarlığı'nın girişinde cenaze arabasından askerler tarafından alınarak top arabasına konuldu ve defin alanına götürüldü. (EKİP-SEB-SÇ) -ECEVİT, DEVLET TÖRENİYLE TOPRAĞA VERİLDİ Eski Başbakanlardan Ecevit, Devlet Mezarlığı'nda düzenlenen devlet töreniyle toprağa verildi. Ecevit'in naaşının Devlet Mezarlığı'na yaklaşması üzerine, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bekledikleri Devlet Mezarlığı Müzesi'nden çıkarak tören alanında yerlerini aldılar. Devlet Mezarlığı önünde Ecevit'in naaşının nakledildiği top arabası cenaze marşı eşliğinde tören alanına girerken, hemen ardından eşi Rahşan Ecevit, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Rahşan Ecevit'in kardeşi Asude Aral ile Emrehan Halıcı da Devlet Mezarlığı'na geldi. Bülent Ecevit'e ''Karaoğlan'' ismini veren Şehzade Şahin isimli vatandaş da, protokolde, Rahşan Ecevit ile birlikte ''Ailesi'' yazılı bölümde yer aldı. Şehzade Şahin tören sırasında üzerinde, ''Karaoğlan adını verdim sana, yakıştı. Bütün haklarımız helal olsun'' yazılı döviz taşıdı. Törene, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Kuvvet Komutanları, bazı siyasi partilerin temsilcileri, Ankara Valisi Kemal Önal, ATO Başkanı Sinan Aygün, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz ve DSP'liler katıldılar. Top arabasıyla getirilen Ecevit'in naaşı, Devlet Mezarlığı'nda TSK bandosu ve tören birliğinden oluşan kortejin tören alanında yerini almasının ardından, askerler tarafından omuzlara alındı. Saygı duruşundan sonra kortej, cenaze marşı eşliğinde yürüyüşe geçti. Tören yürüyüşünde Ecevit'in naaşının hemen arkasında Rahşan Ecevit, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer ve beraberindekiler yer aldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve protokolde bulunan diğer isimler ve partililer de yürüyüşe katıldı. Yürüyüş sırasında bir asker tarafından Ecevit'in fotoğrafı taşındı. Ecevit'in naaşı, askerlerin omuzlarında, sekizgen anıtın altındaki tören alanına getirildi. Havanın kararması nedeniyle tören alanı ışıklandırıldı. Ecevit'in naaşı, bu sırada başlayan yağmur altında, defnedileceği yerde katafalka alınarak, tabuttan Türk bayrağı çıkarıldı ve naaş, görevliler tarafından mezara konuldu. Görevliler naaşı koyduktan sonra toprak atmaya başladılar. Bu sırada din görevlilerince dualar okundu. DSP il başkanları tarafından 81 ilden getirilen topraklar ile KKTC'den ve Ecevit'in babasının kabrinden getirilen toprak, Ecevit'in naaşının üstüne atıldı. Törene katılanlar da mezara toprak attılar. Toprak atmanın sona ermesinden sonra Rahşan Ecevit, mezarın üstüne su döktü. Ardından Rahşan Ecevit'in kardeşi Asude Aral ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Şehzade Şahin isimli vatandaş ve protokolde yer alan bazı kişiler de mezara su döktüler. -TABUTA SARILI BAYRAK RAHŞAN ECEVİT'E TESLİM EDİLDİ- Bu arada tabutun üzerinden alınan bayrak katlanarak kırmızı bir kadife kutuda Rahşan Ecevit'e teslim edildi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Sezer ve eşi Semra Sezer ile protokolde bulunan diğer isimler, Rahşan Ecevit'in yanına giderek bir kez daha taziyelerini ilettiler. Rahşan Ecevit ve törene katılanlar daha sonra Devlet Mezarlığı'ndan ayrıldılar. (EKİP-SRD) |
"Kıbrıs sorunu çöüzlmeden Türkiye AB'ye giremez".. Papadopulos Papa'yla görüştükten sonra şöyle buyurdu: http://www.digimedya.com/img/news/153387/system/153387-SP.gif "Kıbrıs sorunu çöüzlmeden Türkiye AB'ye giremez"... Papadopulos, Papa’yla yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, “Kıbrıs sorunu Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girişinden önce çözülmelidir. Bizim dileğimiz budur. Bunun aksi düşünülemez” dedi. Türkiye’nin AB kriterlerini yeterince yerine getirmediği ileri süren Papadopulos, “Avrupa Birliği’nin uzlaşı temeline dayandığı hepimizin malumudur. AB’nin kuralları tüm üye ülkeler için geçerlidir. Bu ilkeleri kabul etmek, herkes için temel bir önem taşımaktadır” diye konuştu. Papadopulos, Ankara’yla üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi gibi bir düşünceye sahip olmadıklarını belirtmesinin ardından, Türkiye’yi hedef alan eleştirilerini “Türkiye, AB üyesi olabilmek için gerekli kriterleri yeterince yerine getirmiyor. Kıbrıs da dahil olmak üzere, hiç bir ülke Ankara’yla müzakereleri sona erdirmek istemiyor. Ancak adaya ilişkin sorunun hızla çözülmesini bekliyoruz” sözleriyle sürdürdü. Papadopulos, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, KKTC’de yer alan Hıristiyanlara ait ibadet mekanlarının talan edildiğini ve bunun Vatikan nezdinde de rahatsızlık yarattığı iddiasında da bulundu. Papadopulos, KKTC’deki Türk ordusunu ‘işgalci’ diye nitelediği açıklamasında, “Vatikan ve Kıbrıs, adanın kuzey kesiminde Türk askerinin işgali altında bulunan, Hıristiyanlara ait ibadet mekanlarının tahrif ve talan edilmesini kınama konusunda hem fikirdirler” dedi. Papadopulos, bir soru üzerine, 16. Benediktus’la yaptığı 20 dakikalık görüşme sırasında Papa’nın kasım sonunda Türkiye’ye yapacağı ziyaretin gündeme gelmediğini de belirtti. Papadopulos, Papa 16. Benediktus’u Kıbrıs Rum kesimini ziyarete davet ettiğini de açıklayarak, “Papa’nın, Kutsal Topraklar’ı ziyaret etmeyi programladığını biliyoruz. Papa’yı Kıbrıs’ı da ziyaret etmeye çağırdık. Kendisini, Aziz Barnabas ve Aziz Pavlus’un da dolaşmış olduğu ülkemizde görmek, bizim için büyük bir onur olacaktır. Papa davetimizden memnuniyet duyduğunu ifade etmekle birlikte, ziyaret konusunda bizlere kesin bir yanıt da vermedi” dedi. Papadopulos, Papa’yla yaptığı görüşmenin ardından, Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Tarcisio Bertone ile de biraraya geldi. |
Karaoğlan son yolculuğunda... 11 Kasım, 2006 12:23:00 (TSİ) Ecevit için TBMM'de düzenlenen törenden http://www.cnnturk.com/images/1.gif 5 kasımda dolaşım ve solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden eski Başbakan Bülent Ecevit, bugün devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Ecevit'in naaşını taşıyan cenaze arabası, vatandaşların oluşturduğu uzun kortej eşliğinde Devlet Mezarlığı'na getirilerek toprağa verildi. Siyasetin 'Karaoğlan'ını başkent Ankara'ya akın eden çok sayıda seveni, karanfil yağmuru altında uğurladı. Devlet töreni ve güvenlik önlemleri kapsamında bazı yollar trafiğe kapatıldı. Bülent Ecevit'in Türk bayrağına sarılı naaşı GATA ve DSP Genel Merkezi'nde yapılan törenlerin ardından TBMM'ye getirildi. Meclis'te yapılan törende Devlet erkanı hazır bulundu. Cenaze buradan saat 10.30'da Kocatepe Camii'ne getirildi. Camiye gelen vatandaşlar polisin oluşturduğu güvenlik noktalarından üst araması yapılarak tören alanına alındı. Kızılay, Tandoğan, Beştepe güzergahını izleyerek Devlet Mezarlığı'na kadar yol alan kortejde vatandaşlar, bayraklarla, çiçeklerle, alkışlarla Ecevit'i uğurladı. Kortej, yaklaşık 7 kilometre uzaklıktaki Devlet Mezarlığı'na, yoğun kalabalık nedeniyle 3.5 saatte ulaşabildi. Devlet Mezarlığı'ndaki devlet töreninin ardından eski Başbakan Bülent Ecevit toprağa verildi. DSP il başkanları tarafından 81 ilden getirilen topraklar ile KKTC'den ve Ecevit'in babasının kabrinden getirilen toprak, Ecevit'in naaşının üstüne atıldı. Hükümet üyelerine yoğun protesto Törene katılan protokolün - Danıştay saldırısında hayatını kaybeden hakimin cenaze töreninde olduğu gibi - tacize uğramaması için ilk kez halkın giriş yapacağı kapı ayrıldı. Siyasiler ve törene katılacak olan protokol, güvenlik güçlerinin kordonu altında özel bir alandan camiye girdi. http://www.cnnturk.com/images/turkiye/ecevithabericikasim.jpg Ancak Kocatepe Camii'ne gelen hükümet üyeleri, protokol yolunu kullanmadı ve direkt cami içine girerek öğle namazını kıldı. Namazın ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün de aralarında bulunduğu hükümet üyeleri, naaşın bulunduğu musalla taşının önüne gelmek isterken, vatandaşlardan protesto sesleri yükseldi. Vatandaşlar "Türkiye laiktir, laik kalacak" sloganları attı. Yoğun kalabalıktan 'yuh' sesleri de geldi. Rahşan Ecevit, Sezer'in kolunda Camiye gelen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yüksek rütbeli askerler ise, vatandaşların sevgi gösterileri ve alkışlarla karşılandı. Rahşan Ecevit'in cenaze namazının ardından, bir ara, Cumhurbaşkanı Sezer'in koluna girdiği görüldü. Rahşan Ecevit daha sonra da Semra Sezer'in koluna girerek destek aldı. Ecevit'in cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası top arabasına konuldu ve defnedileceği Devlet Mezarlığı'na doğru yola çıkarıldı. Kocatepe Camii'nden saat 12.40'ta ayrılan cenaze arabası yoğun kalabalık nedeniyle çok yavaş ilerledi. Naaş saat 16.00 sıralarında mezarlığa getirilebildi. Yaklaşık 7 kilometre yol katedecek olan top arabasının arkasında eşi Rahşan Ecevit'in yanı sıra Cumhurbaşkanı Ahmet Nedcdet Sezer, 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 7'inci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve KKTC'nin 1'inci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da yürüdü. http://www.cnnturk.com/images/turkiye/ecevitcenazehaberici11kasim.jpg Bu arada, başta Kızılay meydanı ile GATA'nın önündeki Tevfik Sağlam caddesi olmak üzere Ankara'nın birçok meydan ve üst geçitlere ''Milletimizin Başı Sağolsun'' yazan, Ecevit fotoğraflı siyah pankartlar asıldı. Güvenlik önlemleri sıkı tutuluyor Cenaze töreni süresince Ankara üzerinde güvenlik güçlerine ait hava araçları haricinde uçuş yasağı getirildi. Cenazede yaklaşık 11 bin 500 polis ile bin asker görev yapıyor. Güvenliği sağlamak için Ankara dışından da takviye polis ekipleri getirildi. Güvenlik önlemleri çerçevesinde Kocatepe Camii çevresindeki yüksek binalara keskin nişancılar yerleştirildi. Ayrıca iki polis helikopteri, Ecevit'in naaşının GATA'dan çıkarılmasından itibaren kortej üzerinde uçarak güvenliği sağladı. DSP tarafından 5 bin partili törende düzeni sağlamak üzere görevlendirildi. Bu görevliler tören sırasında ''mavi gömlek'' giydi. GATA'daki tören: Vatandaşlar, ilk törenin yapıldığı Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) önünde sabah saat 07.00'den itibaren toplanmaya başladı. Bülent Ecevit için düzenlenen, eşi Rahşan Ecevit, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve kuvvet komutanları, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve DSP Genel Başkanı Zeki Sezer'in de hazır bulunduğu devlet töreni sabah saat 08.30'da başladı. Ecevit'in Türk bayrağına sarılı tabutu askerlerin omuzunda salondaki katafalka konuldu. Burada bir imam Kuran'dan bir sure ile 'çıkış duası'nı okudu. http://www.cnnturk.com/images/turkiye/cennetkapisi11kasimhi.jpg Daha sonra Ecevit'in naaşı tören mangası tarafından cenaze aracına yerleştirildi. Naaş, GATA'nın 'Cennet Kapısı'ndan çıkarılıp cenaze aracına yerleştirildiği sırada, KKTC'nin I. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tören yerine geldi. Törene yetişemeyen Denktaş, cenaze aracı geçerken arabasından inerek Ecevit'i selamladı. Ecevit'in naaşını partililer GATA'nın nizamiyesinden çıkarken alkışlarla uğurladı. Bu sırada bazı vatandaşlar ağladı. DSP Genel Merkezi'ne doğru hareket eden cenaze aracının ön camına Ecevit'in kasketli, el sallayan portre fotoğrafı yerleştirildi. DSP Genel Merkezi'ndeki tören: Bülent Ecevit'in naaşı DSP Genel Merkezi'ne getirilirken yol boyunca vatandaşlar tarafından selamlandı ve ''Halkçı Ecevit'', ''Türkiye laiktir laik kalacak'' sloganları atıldı. Ecevit'in naaşı parti binası önüne geldiği anda ''Türkiye'nin halkçı Ecevit'i seni bu halk unutmayacak. Başbakan aramızda'' anonsu yapıldı. DSP Genel Merkezi önünde toplanan vatandaşlar cenaze aracının üzerine karanfiller attı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer bir anma konuşması yaptı. Ecevit'in bir dürüstlük ve temizlik simgesi, ilkeli siyasetin öncüsü olduğunu belirten Sezer, siyasette istifa kurumunun onun şahsında tanınıp bilindiğini, ancak hala yerleşemediğini kaydetti. Sezer, ''o bir düşünürdü, düşünceleri ufuklara sığmayan... O bir şairdi, şiirlerde yücelen... O sağlam ve gerçek bir Atatürkçüydü, Atatürk devrimciliğini bayraklaştıran, Atatürkçü düşünceyi halka ait bir uygarlık projesi haline getiren... O bir cumhuriyetçi idi, Cumhuriyet'in değerlerine yürekten inanan... Son zamanlarda Cumhuriyet'in değerlerine yönelen tehdit ve tehlikeler karşısında en çok kaygılanan da yine oydu. Ve belki de o kaygılara bedeninin direnememesiydi onu aramızdan alan... O bir demokrattı, darbelere tek başına direnen... Yasaklanan, hapislere atılan, ama hiç yılmayan, hiç susmayan... Ulusal birlik ve ulusal solun vazgeçilmeziydi, evrensel değerleri yerli değerlerle harmanlayan... Taklitçi değil, yerli solu yaratan... O, laikliğe yürekten bağlıydı, aynı zamanda inançlara saygıyı ilke edinen, insanlarımızın kültürünü, inancını birlikte yaşayan, yaşatan...'' dedi. TBMM'deki tören: Ecevit'in cenazesini taşıyan araç saat 09.55'de TBMM'nin Dikmen Kapısı'ndan giriş yaptı. TBMM ana binanın giriş merdivenleri törene katılanlarca tamamen doldu. http://www.cnnturk.com/images/turkiye/cenazearabasi21hi.jpg DEVLET PROTOKOLÜ TBMM'deki devlet töreninde, Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet, muhalefet, ordu ve yargı üyelerinin yanı sıra hazır bulunan bazı isimler şöyle: KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, eski Cumhurbaşkanları Kenan Evren ve Süleyman Demirel, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, eski başbakanlar Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller, eski DSP'li bakanlar Hüsamettin Özkan, Hasan Gemici, İstemihan Talay, Recep Önal, Melda Bayer ve Hikmet Sami Türk, MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, ABD Büyükelçisi Ross Wilson. Törende, yabancı büyükelçiliklerin temsilcileri, eski parlamenterler, çok sayıda bürokrat ve Meclis personeli de hazır bulundu. Ecevit'in özgeçmişinin okunmasının ardından, Meclis'te görevli polis memurları, naaşı omuzlarına alarak tören alanındaki katafalka taşıdı. Ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Ecevit'in naaşı, Kocatepe Camii'ne götürülmek üzere polislerce cenaze arabasına taşındı. Bu sırada, protokolde yer alanlar, Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ile naaşın ardından cenaze arabasına konulana kadar yürüdü. Naaşın cenaze arabasına konulmasının ardından törene katılan siyasiler Rahşan Ecevit'e başsağlığı dileğinde bulundu. Meclis'teki tören Ecevit'in siyasi rakiplerini de biraraya getirdi. Ecevit'in başbakanlık yaptığı 57'nci hükümette başbakan yardımcılığı görevini üstlenen, eski ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, törene ilk gelen siyasi liderlerden oldu. Erbakan yok, Sezer-Evren kol kola Daha sonra, aynı koalisyon hükümetinde başbakan yardımcılığı yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tören alanına geldi. Ecevit'in siyasi rakiplerinden, eski başbakanlardan, kapatılan RP'nin son Genel Başkanı Necmettin Erbakan ise törene katılmadı. Törenin ilgi çeken bir başka detayı ise Ecevit'in naaşının cenaze arabasına konulmasından sonra, eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı Sezer'in koluna girmesi oldu. Kocatepe Camii'ndeki tören: Ecevit'in naaşı saat 10.30'da Kocatepe Camii'ne getirildi. Cenaze namazı için vatandaşlar Kocatepe Camii'nin avlusunu ve etrafını tamamen doldurdu. Havaya güvercinler uçurulurken, vatandaşlar ''Halkçı Ecevit'', ''Türkiye Laiktir Laik Kalacak'' sloganları attı ve alkışladı. Bülent Ecevit'in naaşı, askerler tarafından, Ecevit'in fotoğrafını taşıyan bir asker eşliğinde cenaze namazının kılınacağı bölüme götürülerek, musalla taşına konuldu. Rahşan Ecevit ile DSP Genel Başkanı Zeki Sezer protokol için hazırlanan bölümde taziyeleri kabul etti. Eski başbakan yardımcılarından Hüsamettin Özkan ise Kocatepe Camii'ne gelirken, Rahşan Ecevit'in yanına uğramadan namazın kılınacağı bölüme geçti. TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bazı bakanlar cenaze namazı için Kocatepe Camii'ne geldi. Arınç, Erdoğan ve bakanlar doğrudan öğle namazına geçti. Hükümet üyeleri vatandaşların protestosuyla karşılaştı. Ecevit'in hastaneye kaldırılmadan hemen önce cenaze törenine katıldığı Danıştay saldırısında yaşamını yitiren Mustafa Yücel Özbilgin'in eşi Sema Özbilgin ile oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin de Kocatepe'de hazır bulundu. Bu arada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden çok sayıda general ve subay da resmi üniformalarıyla protokol bölümünde yerlerini aldı. Törene, Kıbrıs Barış Harekatı'nda görev alan gaziler de özel kıyafetleriyle katıldı. Kortej: Kocatepe Camii'nden saat 12.40'ta ayrılan cenaze arabası yoğun kalabalık nedeniyle Mithatpaşa caddesini takiple saat 13.30 dolayında Kızılay Meydanı'na, saat 14.40'ta da Tandoğan Meydanı'na ulaşabildi. Mithatpaşa caddesi boyunca vatandaşlarca üst geçitler, binaların balkon ve pencerelerinden cenaze arabasına karanfiller atıldı. http://www.cnnturk.com/images/turkiye/cenazekalabaliknhaberici11k.jpg Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit, karafillerle bezenen cenaze arabasının arkasına tutunarak, Kızılay Meydanı'na kadar yürüdü. Uzun yıllar Bülent Ecevit'in koruma müdürlüğünü yapan ve Ecevitlerin yanından hiç ayrılmayan Recai Birgül de Rahşan Ecevit'e eşlik etti. Aracın ilerleyebilmesi için güvenlik güçleri el ele tutuşarak çevresinde zincir oluşturdu. Devlet Mezarlığı'ndaki tören: Saat 13.00'te gerçekleşmesi beklenen defin işlemi, vatandaşların oluşturduğu uzun kortejin yavaş ilerlemesi nedeniyle saat 17.00'de yapılabildi. Ecevit'in naaşının Devlet Mezarlığı'na yaklaşması üzerine, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bekledikleri Devlet Mezarlığı Müzesi'nden çıkarak tören alanında yerlerini aldı. Bülent Ecevit'e 'Karaoğlan' ismini veren Şehzade Şahin isimli vatandaş da, protokolde, Rahşan Ecevit ile birlikte 'Ailesi' yazılı bölümde yer aldı. Şehzade Şahin tören sırasında üzerinde, 'Karaoğlan adını verdim sana, yakıştı. Bütün haklarımız helal olsun' yazılı döviz taşıdı. Top arabasıyla getirilen Ecevit'in naaşı, Devlet Mezarlığı'nda TSK bandosu ve tören birliğinden oluşan kortejin tören alanında yerini almasının ardından, askerler tarafından omuzlara alındı. Saygı duruşundan sonra kortej, cenaze marşı eşliğinde yürüyüşe geçti. Ecevit'in naaşı, askerlerin omuzlarında, sekizgen anıtın altındaki tören alanına getirildi. Ecevit'in naaşı, bu sırada başlayan yağmur altında, defnedileceği yerde katafalka alınarak, tabuttan Türk bayrağı çıkarıldı ve naaş, görevliler tarafından mezara konularak toprağa verildi. DSP il başkanları tarafından 81 ilden getirilen topraklar ile KKTC'den ve Ecevit'in babasının kabrinden getirilen toprak, Ecevit'in naaşının üstüne atıldı. Son olarak, tabutun üzerinden alınan bayrak katlanarak kırmızı bir kadife kutuda Rahşan Ecevit'e teslim edildi. Ecevit'in mezarı ziyarete açıldı Eski Başbakan Bülent Ecevit'in mezarı, definden sonra ziyarete açıldı. Devlet Mezarlığı'ndaki defin işleminin ardından, korteje katılan vatandaşların Ecevit'in mezarını ziyaret etmelerine izin verildi. Vatandaşlar, taşıdıkları Türk bayrakları, DSP flamaları ve Ecevit'in fotoğraflarıyla kabri ziyaret etti. Bazı vatandaşlar Ecevit'in kabrine kırmızı ve beyaz karanfiller, Türk bayrağı bıraktı. Bazı vatandaşların, Ecevit'in mezar taşını öptükleri, bazılarının yanlarında getirdikleri toprakları Ecevit'in mezarına koydukları, bazılarının ise Ecevit'in mezarından toprak aldıkları görüldü. Kapalı yollar Ecevit'in cenaze töreni nedeniyle bazı yollar da saat 07.30'dan itibaren aşamalı olarak trafiğe kapatıldı: GATA, 1011 Kavşağı, Etlik Caddesi, Kazım Karabekir Caddesi, Tandoğan Kavşağı, Degol Caddesi, Beşevler Caddesi, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, Kara Kuvvetleri Kavşağı, İnönü Bulvarı, Genelkurmay Kavşağı, TBMM Dikmen Kapısı'na (ters yön), TBMM Dikmen Kapısı, Genelkurmay Başkanlığı Kavşağı, Akay Kavşağı (altgeçit), Bardacık Sokak ile Kocatepe Camii üzergahı, Kocatepe Camii, Mithatpaşa Caddesi, Ziya Gökalp Caddesi (ters yön), Kızılay Kavşağı, GMK Bulvarı, Tandoğan Kavşağı, Degol Caddesi, Beşevler Caddesi, Bahriye Üçok Caddesi, Gazi Kavşağı, Alparslan Türkeş Caddesi, Devlet Mezarlığı'na kadar olan güzergahlar ve bu güzergahlara çıkan bağlantı yolları (cadde ve sokaklar). Ecevit 5 kasımda hayatını kaybetti Geçirdiği beyin kanaması sonucu beş aydan bu yana GATA'da tedavi altında bulunan eski Başbakan Bülent Ecevit, 5 kasım akşamı solunum ve dolaşım yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmişti. GATA açıklamasında, ''18 mayıs 2006 tarihinden bu yana GATA Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanlığı Yoğun Bakım Ünitesi'nde takip ve tedavisi yapılan Sayın Bülent Ecevit'in stabil seyreden solunum ve dolaşım fonksiyonları son bir haftadır giderek bozulmuş ve uygulanan tedavilere yanıt alınamamıştır. Sayın Bülent Ecevit, 5 kasım 2006 günü saat 22.40'da dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu vefat etmiştir. Türk Milletinin başı sağolsun'' denilmişti. Kameralar Ecevit'i son olarak 18 mayıs perşembe günü Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze töreninde görüntülemişti. Törene katılan Bülent Ecevit, tören sonrasında rahatsızlanarak GATA'ya kaldırılmıştı. |
IRAK'TA KANLI GÜN: 46 ÖLÜ http://www.aa.com.tr/images/stories/ANASAYFA/2007/irak_bayrak_harita.jpg BAĞDAT - Irak, yine en kanlı günlerinden birini yaşıyor. Bir intihar komandosunun başkent Bağdat'ta polis adaylarının kayıt merkezine girdikten sonra üzerindeki bombayı patlatması sonucu 35 dolayında kişi öldü, 58 kişi yaralandı. Diğer bölgelerdeki saldırılarla birlikte ölü sayısı 46, yaralı sayısı 113'ü buldu. Bağdat'ın 15 kilometre güneyindeki Yusufiye kasabasında bir araca yerleştirilen bombanın bir ilkokulun yakınında patlaması sonucu 3 kişi öldü, aralarında ilkokul öğrencilerinin bulunduğu 15 kişi yaralandı. Başkentin merkezindeki Karada mahallesinde yine bir araca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 kişi öldü, 7 kişi yaralandı. Başkentte Radvaniye mahallesinde de yol kenarına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 2 kişi öldü, 13 kişi yaralandı. Yol kenarına yerleştirilen bombaların patlaması sonucu Bağdat'ın güney mahallesi Um el Maalif'te 5 kişi yaralanırken, kent merkezinden geçen otoban kenarında 4 kişi öldü, 10 kişi yaralandı. Musul'da bir polis karakolunun yakınına düşen havan topu mermisi 5 kişinin yaralanmasına neden oldu. |
Ecevit'in cenaze töreninde sloganların ardı arkası kesilmedi: "Türkiye laiktir laik kalacak", "Halkçı Ecevit", "Türk'üz güçlüyüz Atatürk'çüyüz","Atatürk cumhuriyeti yaşayacak", "Çankaya laiktir, laik kalacak." Pankartlarda ise 'Kalbimizdesin', 'Ölüm Sana Yakışmadı', 'Atatürk'e, İnönü'ye, Mumcu'ya selam götür', 'Laiklik adam olmaktır' yazıları dikkat çekti. 11 bin polis ve 1000 asker Cenaze töreninde Ankara'da yoğun güvenlik önlemleri uygulandı. Ecevit'in cenaze törenlerinde için 11 bin 500 polis ile 1000 asker görev yaptı. Özbilgin Ailesi törene katıldı Kocatepe Camii'ndeki cenaze törenine Danıştay saldırısında yaşamını yitiren Mustafa Yücel Özbilgin'in eşi Sema Özbilgin ile oğulları Gökhan ve Serkan Özbilgin de katıldı. Ayrıca Kıbrıs gazileri de törende yer aldı. Özkan hiç yaklaşmadı Ecevit'in manevi oğlu Hüsamettin Özkan ne Meclis'te ne de camide Rahşan Ecevit'in yanına yaklaşabildi. Özkan, DSP'den ayrıldığı arkadaşları ile birlikte durmaya özen gösterdi. Gazeteciler protokolde Rahşan Ecevit'in hemen yanında gazeteci Hulki Cevizoğlu, Can Dündar ve Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila da başsağlığı dileklerini kabul ettiler. Aliyev'den çelenk Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, cenazeye çelenk gönderdi. Kocatepe'deki törene Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Yakup Eyübov, Dışişleri Bakan Yardımcısı Vakıf Sadıkov ile milletvekilleri Nizami Caferov ile Ferruh Zeynelov da katıldı. Robertliler çelenk yolladı Çelenk yollayanlar arasında Emel Sayın, İbrahim Tatlıses, Ferhan Şensoy, Fenerbahçe Kulubü Başkanı Aziz Yıldırım, Sevinç ve Erdal İnönü, Vitali Hakko, Cem Hakko, Müjdat Gezen de yer aldı. Ecevit'in mezun olduğu Robert Koleji ile Robert Koleji Derneği'nin yanısıra 'RC 44 SINIFI' yazılı çelenk dikkat çekti. On binler ağladı ECEVİT dün gün boyu süren törenlerin ardından toprağa verilirken, yurdun her yanından kopup gelen sevenleri, ellerinde fotoğrafları, pankartlar, bir yandan ağlayıp bir yandan "Güle güle Karaoğlan" dediler. İsim annesi oradaydı ECEVİT'e "Karaoğlan" ismini takan 82 yaşındaki Şehzade Şahin de cenaze törenindeydi. Şahin, "Karaoğlan adını verdim sana, yakıştı. Bütün hakkımız helal olsun" pankartı taşıdı. Şahin daha sonra Kars'ın Susuz ilçesinden getirdiği toprağı mezara döktü. Madenciler unutmadı ZONGULDAK'tan gelen maden işçileri, başlarında baretleri, beyaz tulumları ve lambalarıyla, Ecevit fotoğrafları taşıdılar. |
AÇIKLAMALAR DEPREMDEN DAHA SARSICI... http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Turkiye/2005/deprem_5.jpg ANKARA - Ulusal Deprem Konseyinden yapılan açıklamada, "İstanbul'da deprem tehlikesi ve riski azdır, bu husus, çıkar sağlamak amacıyla bazı araştırmacılar tarafından abartılmaktadır gibi bilim ve etik dışı davranışlarla halkımızın bilime ve bilim insanlarına olan güvenini sarsıcı açıklamalarda bulunulması büyük oranda yasal, ahlaki ve vicdani sorumluluk gerektirmektedir" denildi. Konseyden yapılan yazılı açıklamada, son günlerde medyada, deprem tehlikesi ve riskinin yeniden gündeme taşındığı belirtilerek, faylanma ve kırılma modellerinin her ortamda ve bilimsel tartışma ortamı kurallarının ve üslubunun dışında tartışıldığına işaret edildi. Türkiye'de ülke ve bölge çapında deprem tehlikesinin, araştırmacıların kişisel anlayış ve yorumlarına göre değil, bilimsel çalışmaların sonuçlarına dayanarak belirlendiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Kuzey Anadolu Fay Zonunun İzmit Körfezi ve Marmara Denizini kapsayan batı kesimi ayrı bir deprem kaynak zonu olarak belirlenmiş ve bu zonda 475 yıllık bir tekrarlanma periyotu içerisinde beklenen en büyük depremin büyüklüğü 7.4 olarak belirlenmiştir. Her zaman büyük deprem beklenen 1. ve 2. derece deprem bölgeleri Marmara Bölgesinin büyük bir bölümünü, ülke yüz ölçümünün ise yüzde 66'sını kapsamaktadır." "Kişilerin kendi görüş ve anlayışlarına göre hazırladığı harita ve belgeleri bastırarak halka ve yerel yönetimlere dağıtmanın bilimsel ve etik sorumluluğu olması gerektiği" kaydedilen açıklamada, "Araştırma sonuçlarının bilimsel ortamlarda veya yetkililerle tartışmak yerine, magazin ve eğlence programlarında gündeme getirilmesi ve maalesef medyanın da bu tür davranışlar sergileyen kişileri sürekli gündemde tutması, dünyada pek rastlanmayan örnekler olarak değerlendirilmektedir" denildi. a.a |
| Saat: 20:14 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık