![]() |
NE ZAMAN TERK ETMEK İSTESEM SENİ NE ZAMAN YEMİNLER ETSEM UNUTTUĞUMA DAİR NE ZAMAN BAŞKA YÜREKLERE YELKEN AÇMAK İSTESEM NE ZAMAN BİR ŞARKI ÇALSA SENİN MIRILDANDIĞIN NE ZAMAN BİR DAMLA YAĞMUR DÜŞSE YÜREĞİME NE ZAMAN SENDEN ŞEYLER YAKALASAM BAŞKA YÜZLERDE NE ZAMAN SENSİZ DE OLDUĞUMU İSPATLASAM KENDİME NE ZAMAN BIKIP USANSAM SENİZ ÖZLEMEKTEN YÜREK İNKAR EDER; İRKİLİRİM... |
MONNA ROSA Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller Ulur aya karşı kirli çakallar Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa Mona roza bu gün bende bir hal var Yağmur iğri iğri düşer toprağa Ulur aya karşı kirli çakallar Açma pencereni perdelerini çek Mona roza seni görmemeliyim Bir bakışın ölmem için yetecek Anla mona roza benbir deliyim Açma pencereni perdelerini çek Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Bende çıkar güneş aydınlığına Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi Seni hatırlatır her zaman bana Zeytin ağaçları söğüt gölgesi Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardır her vahşi çiçekte gurur Bir mumun ardında bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallarda durur Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ellerin ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi Ellerinden belli olur bir kadın Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin ve parmakların Zaman nede çabuk geçiyor mona Saat on ikidir söndü lambalar Uyuda turnalar gelsin rüyana Bakma göğe tuhaf tuhaf bu kadar Zaman nede çabuk geçiyor mona Akşamları gelir incir kuşları Konarlar bahçemin incirlerine Kiminin rengi ak kiminin sarı Ah beni vursalar bir kuş yerine Akşamları gelir incir kuşları Ki ben mona roza bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar su kenarında Kırgın kırgın bakma yüzüme roza Henüz dinlemedin benden türküler Benim aşkım uymaz öyle her saza En güzel şarkıyı bir kurşun söyler Kırgın kırgın bakma yüzüme roza Artık inan bana muhacir kızı Dinle ve kabul et itirafımı Bir garip bir soğuk bir mavi sızı Alev alev sardı her yanımı Artık inan bana muhacir kızı Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Meyveler sabırla olgunlaşırmış Bir gün gözlerimin ta içine bak Anlarsın ölüler niçin yaşarmış Yağmurlardan sonra büyürmüş başak Altın bilezikler o kokulu ten Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne Bir tüy ki can verir bir gülümsesen Bir tüy ki kapalı geceye güne Altın bilezikler o kokulu ten Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatak Kanadı kırık kuş merhamet ister Ah senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller SEZAİ KARAKOÇ |
Islak Gül Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini Sana en muhtaç olduğum şu anda gel Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. http://img135.imageshack.us/img135/3379/hart20256ny.gif Bazi an'lar vardir; gülersin yüreginin acisini bastirmak pahasina. Bazi an'lar vardir; gözlerinle konusursun. Bilirsin ki, kelimeler yetmez anlatmaya içinde tasidigin sevgiyi. Bazi an'lar vardir; ellerini uzatirsin hissetmek için tasidigin sevginin büyüklügünü, sonra korkarsin inciltilmekten narince birakirsin. Bazi an'lar vardir; haykirmak gelsede içinden fisiltiyla söylersin "Seni Seviyorum"lari... http://img135.imageshack.us/img135/1484/kuschelgif356yj.gif Bilirim; Sevmezsin bir başına Seyretmeyi yağışını yağmurun Omuzunda kolu olmalı sevdiğinin Aynı damlada seyretmelisin dünyayı Gökkuşağında aynı renk Aynı koku olmalısın toprakta... Kır çiçekleri toplamanın anlamı olmaz Taç örecek baş uzaklardayken. Gezdiğin dağlarda İçtiğin pınarlarda Hüzün pusu kurmuştur Tadı tuzu kalmamıştır hayatın. Bilirim; Şarkılar eski şarkı değildir artık Her nota ayrı bir yalnızlık Her yıldız umarsız bir göz kırpış Sevmezsin ayın süzülüşünü enginlerde Hasretli bakışlarla seyretmesini. Sevdiğinin başı olmalı dizinde Kulağında ninni gibi sesi Hep yanında olmalı Hep yanı başında Nefesi...... |
SENİ SEVİYORUM Yaşanır mı sensiz? Duyulmadan sesin,görülmeden gözlerin Getirilemeyen sevgilere, Hasrete çıkan çıkmaz aşklar... Nerdesin? Bu akşamlar sensiz geçmiyor! Ellerin elinde ellerini tutmuyor elleri Dar geliyor ufuklar yalnızlığıma... Gökyüzüne yazsam seni seviyorum diye okuyabilir misin ordan? Burdan bağırsam seni seviyorum diye duyabilir misin dağlar ardından? Baksam gözlerine burdan doyasıya Görebilir misin gözlerimi doyasıya... |
Sen ve Gökyüzü Bir güzelim sensin, bir de gökyüzü, Gerisi denizler ötesi, hepsi. Gökyüzüyüm gündüzüyle, gecesiyle, Sen güzelim aşkıyla, neşesiyle Uyumlu, esgin, el ele, ikiniz, Mutlarla bezer, gönendirirsiniz Ömrümü, kıyısında bir akşamın. Bu kutlu anlarında yaşamamın Solumayı bile unutuyorum; Sanki ölümsüzlüğü tutuyorum! Ya o gökyüzü; öylesine mavi Üstümüzde, öylesine ebedi O gökyüzü ve öylesine gerçek; Büyük, büyük, büyük, kocaman çiçek. Ahmet Muhip DRANAS |
AKŞAMYİNE TOPLANDI DERİNDE Canan gülüyor eski yerinde Canan ki gündüzleri gelmez Akşam görünür havuz üzerinde, Mehtab kemer taze belinde Üstünde sema gizli bir örtü Yıldızlar onun gülüdür elinde... Ahmet HAŞiM |
KENDİSİNİ UNUTMUŞ Bütün aşkların kitabı elinde Sevilmemiş yinlerin balosuna gitti. Öylesine kalabaliktı ki, Sevdiğini anlamadı. Bütün kapıların anahtarı elinde Öpülmemiş dudakların balosuna gitti. Öyle aydınlıktı ki, Öptüğünü anlamadı. Işiklarla örtünmüştü çıplaklık, Renklere uzandı susamış, Beyazlıklar arasında kayboldu bakışları. Gözleri yaşamıyordu artık. Şekilleri çağırmaya gitti, kandıracak. Elleri aranıyor tutamıyordu. Elleri, elleriydi kurtaracak, Artık yaşamıyordu. Bir yanda gelen o dinmeyen aydınlık, Aldıkça alan. Bir yanda giden bir noktaydı karanlık, Ellerinde başlayan, gözlerinde biten. Bağırdı, kan gibi aktı sesi, Aşamadı dişinin duvarından. Elinde bütün aşkların kitabı, Anlatıyordu aldanan aydınlıklarından. Elinde bütün kapıların anahtarı, Ve unutulmuş bir duvarda, kendi kapısı... Varamadı. Ora öyle karanlıktı ki. Öldüğünü anlamadı. OZDEMİR ASAF |
ATIŞTIRAN YAĞMUR ALTINDA YÜRÜYORUM YÜRÜYORUM AMA BİLMİYORUM NEREYE GİDİYORUM DÜŞÜNDÜĞÜM TEK ŞEY VAR ODA SEN AKLIMDA BİR SEN VE SANA OLAN SEVGİM SOĞUK KALDIRIMLARDAYIM BİLİNMEZLER İÇİNDE SIRIL SIKLAM AŞIĞIM DESEM YERİNDE SANA OLAN SEVGİME ŞAHİT OLSUN KALDIRIMLAR AKLIMDA BİR SEN VE SANA OLAN SEVGİM |
BEKLEYEN Sen, kaçanbir ürkek ceylansın dağda, Ben, peşine düşmüş bir canavarım! İstersen dünyayı çağır imdada; Sen varsın dünyada bir de ben varım! Seni korkutacak geçtiğin yollar, Arkandan gelecek hep ayak sesim. Sarıp vücudunu belirsiz kollar, Enseni yakacak ateş nefesim. Kimsesiz odanda kış geceleri, İçin ürperdiği demler beni an! De ki;Odur sarsan pencereleri, De ki;Rüzgar değil odur haykıran! Göğsümden havaya kattığım zehir, Solduracak bir gül gibi ömrünü Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir, Bana kalacaksın yine son günü. Ölürsün...Kapanır yollar geriye; Ben mezarla sırdaş olur beklerim. Varılmaz hayale işaret diye, Toprağında bir taş olur beklerim.... NECİP FAZIL KISAKÜREK |
Ben ve Sen Sönmek bilmeyen volkanlardan Alırım gönül ateşimi, Dinmek bilmeyen bulutlardan Alırım göz yaşlarımı... İçim volkan, dışım buz dağı Bir noktayım evrene sığmam Gönlüm meltem, başım Kaf Dağı Yokluk içinde sonsuz varım Sende benim, bendeki sensin... Hem gonca gü, hem de dikensin. Var eden, yok eden de sensin Bu tezat içinde yüzmekteyim... Ben neyim, sen nesin bilemem, Ancak yokluğunu dilemem... Kurulu bir düzen, göremem Bendeki seni anla biraz... Yolunda toz , gönlünde yazım Ağzında söz, elinde sazım Kavuşmamız için ne lazım?... Etme naz... Ediyorum niyaz... |
| Saat: 18:25 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık