![]() |
Bir Günün Sonunda Arzu Yorgun gözümün halkalarında Güller gibi fecr oldu numayan, Güller gibi... sonsuz, iri güller Güller ki kamıştan daha nalan; Gün doğdu yazık arkalarında! Altın kulelerden yine kuşlar Tekrarını ömrün eder ilan. Kuşlar mıdır onlar ki her akşam Alemlerimizden sefer eyler? Akşam, yine akşam, yine akşam Bir sırma kemerdir suya baksam; Üstümde sema kavs-i mutalsam! Akşam, yine akşam, yine akşam Göllerde bu dem bir kamış olsam |
Güneş Gözüme Yansıdığında Yaş akmıştı gözümden üzülmüştün, Bir şey mi oldu diye, oysa Beni bir anda bırakıp Gittiğinde ise, arkana bile bakmadın. Şimdi... Ardından su döküyorum Gözyaşlarım ile Geri gelmeyeceğini Bilsem bile... |
Boş Bir Şiir boş bir şiir belki seni anlatacağım ama kendimdeki seni yani seni değil sende olan beni belki de hep beni anlatacağım bende olan Asya'ya sordum gelir mi diye gelmez dedi yüreği bende dedim hayır dedi senin yüreğinde yüreğin dedi senin avucunda tuttuğun yüreği o başkasına verdi tekrar sordum hep küserdi benden yine öylemi ? hayır dedi sevseydi küsmezdi belli ki sevmiyor hayır dedim sevmeseydi üç yılda çoktan unuturdum yalan dedi sevseydi arardı nerededir dedim kim ? dedi ..... dedim dolunay mı dedi yıldız mı? dolunayım dedim yani Asyam küçük bir kuşun kanat çırpışında yuvasına dönen bir kuşun kalbinde aradığın her yerde dedi oraları anlat bana dedim anlatayım dedi gecenin olmayan sabahında umut ettiğinde ufukta edilen dualarda yalvaran dilinin ucunda bir ceylanın gözünde, gözbebeğinde açılan kapıların ardında güllerin içinde, bir gül bahçesinde özlediğinde güzel bir kızın yüzünde aradığında bulamayacağın yerlerde hayallerinde güzel bir gelinliğin içinde "ne zaman" dediğinde zamanın bilinmez köşesinde bildiğin hiçbiryerde bilmediğin her yerde....... gece oldu sessiz bir gece şimdi gelir dedim hayır dedi belki gökyüzüne akseder ve oradan da ummanlara dalmışım dolunayı seyretmeye sordu "neden derin derin bakıyorsun" çok uzak dedim ulaşamam ki hayır dedi yüreğimde demiştin öyle istedim yalan söyledim ağlamaya başladı ağlıyorsun dedim neden ? üzüldüm dedi gerçekten ağlaman bile güzel dedim neden dedi söyleyemedim, ay gözyaşlarına aksetmişti içimdeki Asya ağlamıştı yüreğimin sızladığını hissettim sevindim demek ki hala oradaydı elini tutabilir miyim dedim hayır dedi ben bir hayalim senin hayalin beni ancak yüreğinde hissedersin !......... |
Camgöz I Görmeye güzel ama göremeyen ıslandığında yağmurdan korkmayan ruhunun karşı konulamaz kokusu nefesinde donuk ve ürkek güzellik çıkmaz sokakta yürüyor teller gevşek, duvarlar yıkık inleyen karanlıklar el izleriyle dolu halen kansa boğuk, sıkışık sonra... bayat bir şarabı içiyor hiç durmadan biliyor zehirleyecek ve kulaklarında çınlıyor -gözler güzeli sever, eski şarap sarhoş eder- II pamuk gülü ben kopartmadım efendim Malen dediler benim adıma bu evlerin üstündeydi evim bahçede kara dut duvar köşesinde ak örümcek yuvası bardaklar pencere rengi tohumlar parlak altın tan yıldızı anlamsız imdi gökte sonra... subay ve bir hekimden birer söz aldık tan sustu onlar yürüdü. |
Ne Diye Varsın Ne açlığın ne tokluğun Ne azlığın ne çokluğun Belli değil varın yoğun Ne diye varsın, sen nasıl yarsın? Hiçlikten başka neye yararsın? Ne sevmekten anlıyorsun Ne sevene can diyorsun Sıkıştın mı gidiyorsun Sen nasıl yarsın, ne diye varsın? Kaçmaktan başka neye yararsın? Ne karanlık ne ışıksın Ne dağınık ne de şıksın Ağlatmaya alışıksın Sen nasıl yarsın, ne diye varsın? Üzmekten başka neye yararsın? Ne derdime derman oldun Ne sevindin ne kahroldun Yüreğime vurdun durdun Sen nasıl yarsın, ne diye varsın? Vurmaktan başka neye yararsın? Ne beyazsın ne karasın Ne beynimde fırtınasın Yapan değil hep kıransın Ne diye varsın, sen nasıl yarsın? Kırmaktan başka neye yararsın? |
Can Arkadaşım O yıllarda her şey viran O yıllarda her şey dağınıktı Hayat hep siyah beyaz akardı.... Akşamları langırt bilardo kavgalarını Hep çalıkuşu kıraathanesi saklardı.... Çiçekli bakkal önündeki .... sohbetlerimize Tek tanık...yıldızlar vardı.. Kuyruklusu...saman yolu olanı... Ben hep.....tek başına olanları...... Silik duranları seçer.....sonrada.... Şiirler yazar...şiirler okurdum...... Dertlerimizi arşa çıkarır.... Ağlamaklı halimize naralar atar Kahkahalarımızı yetmiş ikinci sokaktan Yüzyirmialtıncı sokağa salardık... Bu durumdan.... Kimileri şikayetçi..kimileri halimize imrenirdi... İmrenirdi ,,ya,,, Hatırlar mısın hayallerimizi Cepte metelik yoktu..... Yolda duran külüstür otomobillere Kurduğumuz hayalleri Hani ?...tavuklar bile kümes yapmazdı Sağı solu altı üstü pas ve çürük içindeki Kırmızı otomobili.... Yada ayaklarımızın içinin kar suyundan vıcık vıcık olduğunu İliklerimize kadar donup titreye titreye dolaştığımızı Hani bir sevda üstüne yazdıklarımızı Sonrada üç beş bira ile seni esir aldığımı Söyle koçum bir daha bir daha söyle diye hıçkırıklara boğulduğumu Sonrası yüzyirmialtıncı sokaktaki hicran naralarımı Kırdığım üstüme başıma dökülen o bira şişelerini... Sabahlara dek voltaladığımız site yıldızın taşlı tozlu sokaklarını hatırlar mısın?.... Yollardaki maymunluklarımızı kahkahalarımızı Ya köşedeki ağlamaklı hallerimizi İçimize kan kustuğumuz o tatlı acı dolu acayip duygularımızı Karlar altında ki şehrin ....sadece ay ışığında ki o muhteşem halinde Kurduğumuz masmavi...bembeyaz o çok temiz masum hayallerimizi.... Hatırlamaz mısın....tabi ki hatırlarsın.....bunlar bizim en güzel yıllarımızdı..... Arabesk bilir ama pek dinlemezdin...... ta ki....o yüreğinin ortasındaki yangın volkanlara dönüştüğü ana kadar... ah!...kardeşim......biz bu yüzden mi hep dertler insanı olduk.....ha... dertler insanı.....sen ben hep bu yüzden derdimizden olduk dertler insanı dinmek bilmeden kanayan yürek yaralarımız bizi çok üzdü.... bu anlarda hep birlikte olur...birlikte sorgulardık....duygularımızı... birden eserdi...bir gece yarısı yada sabaha karşı..hiç farketmez..yürürdük.. az uzda değil iki saat sonra hep o mekan orası hep öyle kaldı..... ulus heykel....civarı bizi iyi bilirdi....esasında....sadece telefon kulübeleri...tanırdı. çok ağıtlarımıza tanık olmuşlar....telefonu sert kapamamıza alışmışlardı.... nede olsa onlar soğuk kış günlerinde sığındığımız küçük kulübeler aşk fısıltıları söylediğimiz.....en şeker villalarımızdı.....kulübe palasJ sonrası....hep aynı hikaye kırık kalpler sokağı yüzyirmialtıncı sokak.....L bir aşağı bir yukarı.....ay ışığında ki türkülerimiz...şarkılarımız türlü türlü masum hayallerimiz..... _____Hatırlar mısın can arkadaşım birbirimize sığınışlarımızı........... artık neredeyse şafak söker...biz ayrılmak istemezdik ne tu af....şimdi bir çay içmeye vakit ayırmıyoruz... o soğuk kış günlerinde önce beni eve bırakır... sonra sen salınırdın....şirin tepeye doğru... arkandan kaybolana kadar sana bakardım.... bilirdim aslan gibiydin..bir şey olmazdı... ama ben yinede endişelenir....sabah ilk iş sana uğrardım..... hemen tok olup olmamamı saymaz...ekmek kızartır yağ ve peynir sürerdin..... üf!..ne güzel olurdu....valla hiç hayır demezdim..... üstüne bir demlik çay az gelirdi... sonrası malum...hayallerimiz başlardı... aşklarımızı anlatır....garipliğimizi hiçe sayılmışlığımızı sorgular dururduk... hiç ayrılmazdık....ben sende sen bende kendimizi unutur dururduk... aslında en hoşumuza gidende buydu.... can kardeşim bu yanlarımızla...bu günlere geldik.... sadece biz biliriz...cidden zor geldik .. öldük öldük dirildik..... çok aç kaldık hep sustuk hiç söylemedik.... ne derin mevzudur bu .... bunu bir sen bir de ben iyi biliriz.... yıllar böyle birbirini kovaladı gitti... ben hercaice yaşarken...sen izdivaca çekilmiş... kendi halinde..kendi doğrularınla....birlikte yaşıyordun... biliyor musun bu halin...en sevdiğim...en doğru yanındı... seninle ne çok şeyler paylaştık..duygu sellerinde ne çok boğulduk... ne çok güldük..ne çok ağladık....ne çok yandık.... az isyan etmedik kadere...... yaşadıklarımızı...ne kalın romanlar anlatır..nede benim yazacağım.....binlerce dizeler..... biliyorum..biliyorsun....yazsam....hayat yetmez... ve yıllar bizi sürükledi...bugünlere getirdi.... hani az feleğin çemberinde,,,, değirmen taşı misali ...un ufakta etmedi değil.... neyse can kardeşim...yaşadıklarımız ...bir tesadüften ibaret mi?..yoksa kaderin bir cilvesi mi?..bilmiyorum .. tek bildiğim şu an yanımda olman....... sana isyan kaldırıyor...sana kahrediyorum ... böyle mi olmalıydık...Allah aşkına neredesin ya,,, duysana sesimi kafamı taşlara duvarlara vuracağım... söyle ..... buraları dağıtsam kaç yazar?....ha . ölüyorum .ANLASANA?... Eriyorum bitiyorum görsene Dağıldım gidiyorum neredesin Neredesin can arkadaşım Koptum darmadağın oldum.... Bu kadar duyarsız olmana katlanamıyorum... Hırsımdan şimdi..çatlayacağım Görsene kardeşin kan kardeşin ölüyor Sarılsana boynuma ağlama desene Budala mahvoluyorum görmüyor musun Beni senden başka kim anlar Kim anlar gözyaşları mı yüreğimi İçimdeki yangınlarımı söyleeee...kim kim .?..anlar Anlamıyor musun bu büyük...depremi.......... Bittim!!!BİTTİ!........ İçimdeki.....artçı sancıları anlamıyor musun... Darmadağın perişanım şimdi............... Ne soranım ne sırdaşım...nede teselli veren Bu merhemsiz derdin...dermanı olan yok .. Ay ışığında...yıldızları sayacağım...şiirler okuyup ağlayacağım kimsem yok...... Yalan insanlar.....gibi....yoksa..yoksa.......yok...yok.... Anla artık.......gözlerime bak.... Yürüyüşüme ,,sessizliğime Karşında eriyişime... Sesimin titrekliğine kulak ver Bazen ani çıkışlarımdan....hiddetimden anla Bitiyorum...kör....gör artık....kardeşin ölüyor... Bak şimdi yoksun....bu sen olamazsın Ne oldu sana?... Hani beni anlayan tek sen vardın Hani ilk adımdan sonrakini bir sen bilirdin Neredesin?... kahretsin neredesin?..... Bak bu duvarlar hafif kalıyor...un ufak oldular İsyanım çılgınlığım bir türlü dinmiyor Döksene kafamdan aşağı buz gibi suları Gör bee ..artık ölüyorum gör artık Biliyor musun.....kimseyi senden başka kimseyi yanımda istemiyorum Bugün yanımda sen olmalısın evet sen...sen olmalısın AMA YOKSUN YOKSUN KAHRETSİN Duyarsız nedir senin sorunun Bir derdin mi var Benden önemlimi benden ilerimi Bak yaşayan ceset gibiyim.... Mahvoluyorum.....mahvediyorsun... Halen görmüyorsun....can çekiştiğimi Sana olan düşkünlüğümü bilmiyor musun Bu sen olamazsın....bu benim can kardeşim olamaz... Yok yok sen bendende dertlisin.... Ben kendimi unuttum.... Söyle nedir derdin...anlat ben yanında olurum.... Vallahi billahi benim bir şeyim yok .. Umursama...takma kafana... Ben hep böyle ajitasyon takılan Bunalım adamın tekiyim .. Ben duyguların adamı Yalnızın derbederin tekiyim... Bitti bende duygular... Artık yalnız acılar var... Böyle iç çektiğime bakıp...öyle durma Sana dayanamam...ağlama...ağlama Bak bende ağlamıyorum... İkimizde dimdik ayaktayız Sonsuza dek birlikte omuz omuza yan yanayız... Canız kanız kardeşiz kan kardeş....... ALLAH,ALLAH dayanamıyorum...... |
AŞK BİTMEZ Bırakacaksın kendini zamana O seni yavaşta olsa bir yerlere götürür Belki unuttum diyeceksin Ama ne çare, kendini kandırabilir misin? Geçmiş olsun!!! Senin için o bitti ama unutamayacaksın Hep izi kalacak. Çözüm mü?? Bugüne kadar yoktu, olmayacak. Sadece AŞK BİTMEZ!! Seninki AŞKTI BİTMEZ!!!! |
Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Sıcak bir kara sevda Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu; Acımsı, buruk. mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde Sessizliği üstümüzden atamıyorduk Bir saçak altında kararsız, yorgun Saatlerce duruyorduk Kimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bu insanlar Sen bir başka türlüydün Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi Gözlerin gözlerimde erimekteydi Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun, ağlıyordun... Cebeci İstasyonunda bir tren Nefes nefese soluyordu Gerilmiş bir keman teli gibiydik Ankara Kalesi'nde bir eski çalar saat Bilmem kaça vuruyordu Bir yağmur yağıyor inceden ince İçimizdeki binbir düşünce Harmanlar misali savruluyordu Islanmış bir ceylan yavrusu gibi Tiril tiril titriyordun Gitsek gitsek diyordun. Yüreğimin atışından deli gönlümce Sırıl sıklam, paramparça, permeperişan Türküler söylüyordum Ağlıyordun, ağlıyordun... Şimdi, şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında rüzgarlar esiyor, serin Paramparça düşmüş gönül ufkuma İki yıldız gibi gözlerin Gel Ey ciğerime saplanan hançer Gel ey yüreğime oturmuş kurşun Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan Gel artık Ne olursun |
Ne Diyorsun Yar Ne diyorsun bu akşam karşıma geçerek yar? Güller açmış yanağın, bal akar yaprağından Nefesin üzerimde baharın kokusu var Nasıl dayanır kalbim, durmaz mı heyecandan? Ne diyorsun bu akşam karşıma geçerek yar? Nefesin üzerimde baharın kokusu var Dans ediyor biri vals diğeri baş çalgısı Keman telinden üzgün kalbin titreyişi var Kıskanır gökyüzünde güneşin el aynası Ne diyorsun bu akşam karşıma geçerek yar? Kıskanır gökyüzünde güneşin el aynası Yanında yıldızların hayran bakışları var Etrafta han duvarları dudağımda busesi Kahrolur,mahvolurum söylemese bana yar Ne diyorsun bu akşam karşıma geçerek yar? |
Benim Adım Özgürlük Benim adım özgürlük Sığar mıyım ben Bu masmavi gökyüzüne Ya da alabilir mi Bu topraklar beni koynuna Benim adım özgürlük Prangalar vurulabilir mi ayaklarıma Dört duvar dayanır mı bana Yemyeşil ovalar, dağlar Örtebilir mi üzerimi Ya da musalla taşındaki Tabutun yeşil örtüsü Benim adım özgürlük Benim ben özgürlük Sevebilir miyim tek kişiyi Konabilir miyim bir gönüle Ya da bir tek yürek sevebilir mi beni Ben herkesin hayali Ben hürriyet, ben barış Ben sınırsızlık Ele avuca sığmayan Kelimelerin anlatmaya yetmediği Ben, meskeni ne ahiret ne cennet Ben, meskeni ne dünya ne kainat Benim... ben... |
| Saat: 07:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık