![]() |
Cebeci köprüsünün üstü Karınca yuvasına benziyor, Hamallar, körler, topallar, Oturmuş nasibini bekliyor. Cebeci köprüsü yüksek Altından tren geçiyor, Ya benim aklımdan geçenler? Kimse bilmiyor. Şu dünya güzelim dünya Tıkır tıkır işliyor, İnsanlar insanlar insanlar Neden böyle çekişir durur Aklım ermiyor. Cebeci köprüsünün korkulukları Kara boyalı, Daha böyle köprülerden geçersin çok.. |
Bir yola çıkarken neleri almadık yanımıza Bir yangından neleri ilk kurtarmadık Nerede çürüttük Bir zamanlar her şeye kanan kalplerimizi Yerini bulmamıs incelikler, bozguna uğramıs düşler, Atlanmış serüvenlerle hangi hayatların yanından geçtik nerede yitirdik erken itiraflar ergen isyanlarla bir korsan gibi yasadığımız gençliğimizi Büyüdük, büyüdük sandık Kaybetti bazı şeyler artık önemini..... |
Ne Fayda Yaşaması zor bu kaderi Anlatması herşeyden daha zor Hani olurya nedensiz gözyaşları boğar seni Hani bazen kalabalık içinde yalnızsındır İçindeki yangını söndüremezsin hani Hiçbirşey tad vermez olur şu hayatta Dünya bir yana sen bir yana İçinden geçirirsin herşeyi bir bir Düşünmek istemezsin kaçarken aslında Bırakmaz peşini duyguların Yeni bir aşkı kamçılar kalbin Kaçarsın yakalanama kadar ya Sonunda teslimiyet vardır nasılsa... Ne fayda... |
Hâlâ Billur bir suydu gülüşün, En uzun gecelerimde Akar hâlâ. Seni uyanmıştım, Mevsimsiz bir sabaha. Saçlarını tarar parmaklarım, Geçmiş zaman aynalarında hâlâ. Dünsüz, yarınsız, Yaşanan an rüzgâr. Yelesinde Anka, Bozkır yorgunu bir doru tay Ve kanallar boyu yıkanırdı zümrüt Aşk. Sen avare ıslıklarım, Sen uçurtmalarımın sesi, Ballaşan yemiş, Kokulaşan gül, Tadın ve terin, Kanat çırpar Yörük ruhumda hâlâ. Ne bir hüzün, ne de gözyaşı El sürmeden kaktüslere, Sislenmeden günce, Çekip gidecektik Bir yabancı gibi; Gittik. Seni uyanmıştım, Billur bir suydu gülüşün. Adın alazlanıyor, Küller arasından hâlâ. Hani? Bu ne türlü ihtiras Sarık sardı her papas? Mütehassıs çok ama Bilmem nerde ihtisas? İşte gene ortalık Eski hamam eski tas! Piyasada aranan Hep yalanla iltimas Nu umalım kalaydan Altın bile tuttu pas! (Rest!) çekince kumandan Generaller dedi:Pas! |
Ne Garip Ne garip bağrına taşlar basıp, basıp gidesi geliyor insanın... Kaçıp gidesi geliyor herşeyi yakıp... Kaçıp gidesi geliyor... Ama ardından kovalıyor onu sevmesi karanfili sevmesi bir ölümdeymiş gibi hayatı sevmesi hemen önündeymiş gibi yarı ve susayı geliyor insanın içesi geliyor o kan şerbetlerini... Basıp gidesi geliyor Yakıp gidesi geliyor insanın kaçıp gidesi geliyor uzaklara ama yine ayağı tökezliyor ve yine yere kapaklanıyor yüzüstü olağanüstü birşey bu yada suçüstü bir cinayet ayaküstü aşık olmalarım altıüstü korkmalarım bu yakıp gidip basıp gidip kaçıp gidip kanamalarım bu... Ve kimseye anlatmadığım bir niye bu.... Gök yere vurdu!!! ve sille tokat dayak yemelerim oldun sen yorganın altında sabaha karşı ağlamalarım oldun beni boğdun seviyordum biliyordun yine de gidiyordun.... Ne garip bağrına taşlar basıp basıp gidesi geliyor insanın |
http://img99.imageshack.us/img99/7600/kalp8wv.jpg İSYANIM... Aşkı bedel ettin ömrüme.. Dayanamam.. Giderim buralardan yoksan.. Bende. Seni sensiz yaşamak çareyse.. Bırakma.. Tek tesellim.. Ölümdür.. Senden öte. Yalnızım şimdi... Hayalin düşmez duvarlarıma.. Sen gittin.. Ama silinmedi ayak izlerin... Sokağımda hala... İsyanım tanrıya... İsyanım Dönüp bakmadan ardına.. Gittiğin akşama. |
Hasret değil mi? Uzaklara dalip giden gözlerin Umutlari sönen mâsum yüzlerin Alevlerle kucaklasan közlerin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Barajlari törpüleyen sellerin Suya muhtâc, vahâlarin, çöllerin Savrulup da toz koparan küllerin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Yalin ayak, nasir taban ko$anin Bir yâr için, kaf dagini a$anin Gözü kara, mangal yürek ta$anin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Aydinliga kucak açan gecenin Mehtâblari, kendine dost seçenin Arsinlayip, sahrâlari geçenin Anlattigi tek sey hasret degil mi? Aksam günes gurûbunu süzenin Sâhillerde tek basina gezenin Urbasinda süslü, ürkek tâzenin Anlattigi tek sey hasret degil mi? |
Ne Gelir Elden Şöyle bir baktım,mazinin penceresinden, aralayıp ta,zamanın perdelerini. Halâ orada bekleyip duruyordun sen, gidip de,dönmeyen,zalim birini. Hatıralardan bir yol yapıp ta kendime, ne kadar isterdim sana ulaşmak,bir bilsen. Lâkin,ne var ki dönemedim o günlere. Dönebilseydim,af dileyecektim senden. Unutamadım,seninle geçen günleri. o günden beri,ne haldeyim bir bilsen. Hiç silinmedi ruhumdan,halâ izleri. tekrar yaşanmaz o günler,ne gelir elden. |
yaz inceliyor, güz bizse hiç büyümeyen rus bebekleri bir düşte karşılaşmıştık, bir düşte kaybolduk hadi birimiz uyandırsın artık ötekini birbirinin karanlığına kapatılmış birbirinin içinde tipiye tutulan |
Utansın Sevdiyse kalbim seni,sucum ne benim Gecemde gündüzümde heran sen varsin... Bir nefes bir günes gibi dogdun icime Sevmek yalan diyen diller UTANSIN..... Ölümde olsa cezasi hep sevecegim seni Fakat sen benden cok uzaktasin Daglar tepeler engeliyor sana gelmemi Bizi kavusturmayan yollar UTANSIN..... Sen tatmadigim öyle bir asksin ki Senden uzaklarda birgün girirsem mezara Bensiz yalniz kalirsan su yalan dünyada Beni senisiz koynuna alan toprak UTANSIN.... Sorma bana tek kelime anla halimden Atma beni karanliga sen tut elimden Sensiz bu dünyayi ne yapayim ben Bu ayriligi yaratanlar UTANSIN.... Birgün sensiz bir kösede cürür gidersem Benim icin yalniz dünyada sen vardin Kader kavusturmadan ayirdi bizi O kötü kaderi.... O kötü yaziyi yazan eller UTANSIN..... |
| Saat: 07:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık