![]() |
hasret geceleri gömülmüş karanlığa yıldızlara dargın yorganına sarılır ay yine öyle eski haliyle dudakları kırmızı dökülür nameler buğday başaklarından balıklar mendil tutar göz yaşlarına ağaçlar boy verir meyve verir inada bir de hasret türkülerini çalar radyolar penceremi özler bekler sarı güller yollar düz yollar kıvrımlı gündüz çiğnendiğinin yorgunluğunu atar uzanır alabildiğince hasret geceleri hasret geceleri sessiz kimsesiz yorgun yürekleri çekingen duymaz ıssız yatağında uzanan ırmağın sakinliğini gözler kapalı gök kapalı yer siyah karanlık serin hasret geceleri |
Ne Gerçeksin Ne Rüya gece her yanı sarmış ayaza kalmış istanbul;üşüyor öksüz kalmış ağaçlar;ağlıyor saçların ayaklarıma dolanmış gözlerin ellerime kelepçe bembeyaz bir ferman kalbimde seni özlüyorum güneş doğuyor içimde bir lodos,kucağında bulutlar getiriyor gözlerim yaşlı anılarla doluyor küçücük bir kar tanesi avucuma düşünce gözlerim açılıyor bir bir gidiyorsun.... |
Adedi devir sıfır. Şehir sustu Kenetlendi nokta nokta şehrinin asfalt-beton çenesi: bin dokuz yüz nokta nokta senesi nokta nokta ayında... Cadde boş. bir uçtan bir uca koş. Cadde boş bomboş cebim gibi... Kesildi akmıyor su... Ne bir motor uğultusu ne dönen bir tekerlek var. Rüzgar: sürüklüyor asfaltta Mister Ford'un adını: duvardan kopan renkli bir ilan kaadını kaldırımda savuruyor.. Üç adam Üç adam duruyor: Birincinin kolunda kırık bir keman var, ikincinin başında silindir |
Ne Görüyorsun Gözlerimin içine bak Ne görüyorsun? Göz yaşımı , mutluluk mu? Yüzüme bak ne görüyorsun? Acımı , gülücük mü ? Kalbime bak ne görüyorsun? ! Hasret mi ,paramparça bir kalp mi ? Yoksa içi senle dolu bir yürek mi ? En iyisi ben söyleyeyim; Gözlerimde gözyaşı yüzümde acı, Kalbimde biraz hasret ve sen varsın . |
Hayır bu döşeği sen mi serdin elin dert görmesin ana ana uyuyacağım ninni çağır danalar girsin bostana çetin bir yörük kızı hoyrat murat dağı'ndan bir papatya getirsin bir gelincik getirsin elimden tutsun beni metristepe'ye götürsün gönlümce bir hu diyeyim hısımım ali osman'a yamacına yöresine rüzgarlı camlar dikeyim bu hosşerimi sen mi ettin eline sağlık ana ana lokma dökelim aşure kaynatalım hayır dağıtalım hayır ali osman dayıma ördüğün bu çorabı sağlıcakla giyiyorsam tuzladığın bu ayranı afiyetle içiyorsam tuttuğun bu yoğurdu yoğurduğun bu ekmegi kaynattığın bu bulguru çalakaşık yiyorsam etime ve sütüme ineğimin ıslıklı memelerine kabıma kaçağıma toprağıma bu benim diyebiliyorsam ali osman dayımın yoksul yüreği bunun bedeli metristepe göğüne uğru yğldız uğramaya ana bu benim yüreğim hısımım ali osman'ın yüreğ |
Gece yarısı.Son otobüs. Biletçi kesti bileti. beni ne bir kara haber bekliyor evde, ne rakı ziyafeti. Beni ayrılık bekliyor. Yürüyorum ayrılığa korkusuz ve kedersiz. İyice yaklaştı bana büyük karanlık. Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık Artık şaşırtmıyor beni dostun *****liği, elimi sıkarken sapladığı bıçak. Nafile, artık kışkırtamıyor beni düşman. Geçtim putların ormanından baltalayarak nede kolay yıkılıyorlardı. Yeniden vurdum mihenge inandığım şeyleri, çoğu katkısız çıktı çok şükür. Ne böylesine pırıl pırıl olmuşluğum vardı, ne böylesine hür. İyice yaklaştı bana büyük karanlık. Dünyayı telaşsız, rahat seyredebiliyorum artık. Bakınıyorum başımı kaldırıp işten, |
Ne İleri, Ne Geri Ne ileri, ne geri; Kimlerin var haberi Benim sonsuz dünyamdan? Belki sabahtan beri Ve belki de akşamdan, Bakıyorum bir camdan, Renk renk billur ehramdan, Haberim yok, rüyamdan, Ne geri, ne ileri! İskemle düşmüş, bırak, Açma, çalsın çıngırak! Geçen trenlere bak; Rüyada bir kabartma. Onlar gidiyor ama, Kalıyor dumanları. Tirenler götürüyor, Kendi gölgelerinden Kaçışan insanları. Tirenler götürüyor, Dağdan dağa sürüyor, Kendi gölgelerinden, Başsız gövdelerinden Kaçışan insanları... Ve rüzgâr üfürüyor, Geride dumanları. Ve rüzgâr üfürüyor, Kaynaşan ummanları. Vaz geç onlardan vaz geç! İstediğim bu değil; Ve o değil, şu değil. Eğil, ruhuma eğil! Bin hayal içinden geç Ve benim hülyamı seç! Bak, şu ağaçlı yola, Bize doğru geliyor. Orda üç kız kol kola, Bize doğru geliyor. Kömür tozundan ince, Su gibi şeffaf gece, Doldurmuş yüzlerini, Silmiş pürüzlerini. Kalmamış, Meryem gibi Yüzlerinde kırışık; Ve o Bâkirem gibi, Yüzleri birer ışık, Vücutları bir âhenk. Öyle hafif ki, onlar, Elimizi uzatsak, Havayı kımıldatsak, Üçü de titreyecek, Bir âhenk gibi ürkek, Havada eriyecek. Başka ses, ayrı biçim, Ne de istiyor içim, Kapının kenarına, Parmaklık duvarına, Bir genç aşık otursun. Tel tel sazını kursun, Karanlıkta başbaşa, Gömsün başını taşa. Ve derin, sıcak, uzun Şarkısını okusun. Tirenler gitmeseydi. Yolda gezen kızları, Rüzgâr eritmeseydi. Döşekler yalnızları, Dürtmese, itmeseydi. Şarkılar bitmeseydi. Bu çözülmez bilmece; Hep sayı, harf ve hece... Peçe üstünde peçe... Böyle aynı noktanın Üstünde saatlerce, Benliğime eğilsem, Sabah, akşam ve gece, Ortasında odanın, Karanlıkla çevrilsem, Bir çözülmez bilmece; Hep sayı, harf ve hece... İçinden bu kafanın, Fâni dünyayı silsem. Dünyalar nice nice; Yavaşça ölebilsem, Yeni baştan dirilsem, Duysam, görsem ve bilsem! Ne ileri, ne geri, Ne geri, ne ileri!.. |
Kimseyi İstemiyorum Kimseyi istemiyorum Benimle olmayın Hep yalnızlıkları getiriyorsunuz bana Ben yalnız olmamayayım diye Seçmiştim sizi oysa……. |
Hayat böyle zaten Bir evin bir köpeği vardı; Kıvır kıvırdı, adı Cincon'du, öldü. Bir de kedisi vardı: Maviş, Kayboldu. Evin kizi gelin oldu, Küçük bey sınıfı geçti. Daha böyle acı, tatlı Neler oldu bir yıl içinde! Oldu ya, olanların hepsi böyle.. Hayat böyle zaten!.. |
Gözyaşları Bir hıçkırık tuttu beni, Yüreğimin derinliklerinden fışkırarak. Ve ben kayıtsız şartsız ağlıyorum. Niçin ağladığımı bilmeden... Ağlamak huzur veriyor bir bakıma, Akan gözyaşları bir şeyler götürüyor sanki Hafifliyor insan birden günahlardan kurtulmuş gibi. Kalıcı izler bırakmış gözyaşları yanaklarımda. Akın gözyaşlarım akın Günahlarımı temizlemeden tükenmeyin sakın! Islak yanaklarım sizin olsun. Siz benim yüreğime akın.... Yalnız anlarımın simgesisiniz. Kötü gün dostum yalnız sizsiniz. Ne zaman sıkılırsam hemen belirirsiniz. Akın gözyaşlarım akın biz artık dostuz. |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık