![]() |
Çöle kıyısı olan kentlerin limanları sıkıcı olur kuş uçar gemi geçmez, kervan zaman içinde. böyle kentlerde insan fırtına gibi sever, sevdiği için ağlamayı. hangi türküde sevmekten bahsedilse ben hicaz olurum elimi ıslatır elinin teri ziyan olurum seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım hangi türküde sevmekten bahsedilse bu çölde ben 'şair burada yaşadığı kenti çöle benzetiyor'da bahsedilen şair olurum |
Hayat Zaman gelir, söz veririm kendime, kendimce bir sekilde. Zaman geçer, duramamisimdir sözümde, her nedense. Çözemedigim bir sir bu, yükselemeyecegim bir mertebe. Herkes gibi var benim vazifem de, bilemedigim, ne zaman ve nerede? Yaklasiyorum bir bitise, nefesimin tükenecegi yere. Kendim disinda herkesin pasif kalacagi bir hendâme. Takilacagim bir engele, soracaklar: vazifen ne alemde? Ya hüsrani yasayacagim ya da erecegim ebedî sadete. |
Güne Tutsak Sevdalar Gün tutsadı yalnızlıklarımı Eğildi güneş harman savurumlarına Yorgun süzülen yağmur silüetlerinde Kesildi kahkahası bilinmezlerin Düşerken bulut bulut amazonlara Yürüdü zebaniler sarp geçitlerinde Kırpınışlarında badem gözleri ve İçine işlemiş paytak sözleriyle Ve dahi pasaklarında iftira közleriyle Çizmekte biri yol kutsamalarını Güne dizdim çiroz misali sevdayı Gün yürüdü akşam sefaları tanıkladı Çingene sevişler mesken tutarken arşı Kimler aşdı ki ufuk çizgilerini Aşk işledi nakış diye yüreğe Gün tutsadı sevdayı gölgeler boyu Yol sıkıntılı yeller sarmazken dalı Gözler yırttı şehveti inletti doğayı Suya hasret dövüngeç yakınmalarında Kukla saraylar aldı nisbet rüyalarımı Darılgan tablolarda kıskanç nağmeler Küs kuşlarıyla meze olur gecelere Hoyrat bir rüzgar çeker ıklığı da Düşer gölgesine vaki ahir demlerde Güne tutsak sevdalar ... Düşer gölgesine Güne tutsak sevdalar Düşer.... |
Hayat gül kokulu bir sağanak yine gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı ne varsa uçurumlar eşiğinde hüzünlerle yalpalayan ne varsa gözlerimin önünde ve hayat gül kokulu bir sağanak yine birşeyler anlatmak istiyor hayat ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına gün batıyor gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım unutuyorum sevgilim suretini durgunluğun "niçin" di unutuyorum gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma umurumda değil ne yağmur ne ayaz ne de ker*** kokusu havada unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim geciken sabahlara koşuyor kuşlar gözlerimin önünde ve hayat gül kokulu bir sağanak yine |
Seziyorum ki kaçacaksın.. Yalvaramam koşamam Ama sesini bırak bende Biliyorum ki kopacaksın Tutamam saçlarından Ama kokunu bırak bende Anlıyorum ki ayrılacaksın... |
Hazan Bahçeleri Kalbim yine üzgün, seni andımda derinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden Geçtim yine dün eski hazan behçelerinden Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş Son demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuş Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden |
Islak ve dar sokaklarda yaşardım yalnızlığı Ve o zaman aklıma gelmezdi ağaracağı saçlarımın. Bilmezdim ki ayrılığının Ölümün yansıması olacağını yüreğimde. Ben umutlarıma ip bağlayıp salmıştım gökyüzüne Küçük bir uçurtmanın kanatlarında sana gelmiştim. Rüzgarsız havalara alışıktım ben Fırtınana yenildim... Sen deli bir kısrak, ben isimsiz kahraman Nasıl da sevmişim seni anlayamadım. Bir bir kaybettim güzelliklerini Gözlerime yaşlar doldu ağlayamadım. Sevdalarımı isimsiz bir limana boşalttım Ve uğruna döktüğüm göz yaşlarımdan Küçük küçük denizler yaptım... Kulak asmadım yalnızlığıma Kulak asmadım acılarıma Ben hep seni gözyaşımda yaşattım... Adını koyamadım yalnızlığımın Sevda dedim ben bu karamsarlığa Hiç bestelenmeyecek şiirler yazdım sana Hiç söylenmeyecek şarkılar yaptım. Bir tarafını aldırdım kalbimin Bir tarafını sana bıraktım... Mühürlenmiş gözlerimin dermanı sendin. Her nereye baksam seni görürüm. Gözlerin idam sehpası olmuş Hasretin çöreklenmiş bağrımın ortasında Çek git sevdiğim ne olacak sonunda Ya beni öldürürsün, yada ölürüm Issız sokaklarda sabaha karşı Ezanlar yükseliyor minarelerden. Yüzüm kabeye dönük, dilimde dualarım Rabbimden seni istiyorum ben Öksüz bıraktığın yüreğime dön Gel ey gönlümün mihrabı yeniden... |
Ne İstedi ki.. Hüzün karası sevda türküleri dinliyorum Geceleri gündüzleri sana ait bir yıl Hercai efektler gibisin ömrümde Yuvarlanarak sensiz geçtiğim onca yolu düşünüyorum Sen benim her şeyimdin.. Sevda neymiş sende öğrendim Çocukluğumun kızgın anne terslemeleriydin sen.. Sevda yaman bir çile diyor şarkılar Sevda yaman bir çile çekenler düşer dile.. |
Hele Bir Başlasın Hele bir başlasın ılık yaz yağmurları, içimdeki çocuk! Hele bir kanatlansın ufuklar, Hele bir içini çeksin orman, Hele bir kere güneşler yansın, Kertenkeleler üşümesin, Hele bir kere toprak kansın, Mevsim demlensin, Hele bir ballansın böğürtlen dikenleri! Gelincikler bedava, Gökler sahipsiz Bahçeler zilzurna.. Hele bir başlasın ılık yaz yağmurları, içimdeki çocuk! Dudaklarında kalın kabuklu bir portakal kokusu, Tabanlarında, kınalı keklikleri bol dağların rüzgarı karıncalansın.. Hele bir kere dallarda sallansın İri kalçaları şeftalilerin; Hele bir duyulsun uzaktan Yaylı çıngırakları Yıldızlar seslensin, Hele bir armut ağacı temmuzu yüklensin, Hele bir kerrecik daha yalınayak yere değsin içimdeki çocuk. . . |
Güller De Ağlar İçimdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalıyorum öylece Saatlerce bakıyorum Boş duvarların belli belirsiz yerlerine Bir şeyler düşünüyor gibiyim Buğulu gözlerle Oysa beynim boş, fikirsiz düşüncelerle Herkes bir şeye üzüldüğümü biliyor gibi Oysa bir isim koyamıyorum acıma Ne beni biranda, apansız yıkan Nelerden sonra anlıyorum gittiğini İçimdeki güller ağlar ben ağlarım Şimdi anlıyor gibiyim Biranda iradesiz oluşumu Yıkılışımı dertlerimi Meğer ne çok sevmiş Bu deli gönül seni Oysa ardına bakmadan, gidenlerden değil miydik Ölenleri gözümüzden, yaş akmadan gömenlerden değil miydik Biranda iki duygu taşıyamaz yürekler derdim Bir yanda ölümüne sevgi, bir türlü kopmayış Şimdi sende yaşıyorum ve galiba seni şimdi anlıyorum. |
| Saat: 03:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık