![]() |
Ne İster Neyi Özler Bilemediğim Yar sana yıldızları indiremesem de, onlara ulaşabiliyorum senden bir haberle her an beni unuttuğunu bilsem de, hiçbir zaman unutamıyorum senide, sevdiğimi de seni içimde doğuran özlem, öldüren.... seni öldüremem ki ben. külünden doğan kuşa benzersin bu yüzden. Şiirler şarkılar söylüyorum sana ama sen dilimi bilmiyorsun bende tatlı bir düş içinde tutsaksın ama sen benim düşlerimi bilmiyorsun birde tutsak kalmayı sevmiyorsun. Bir mektubun var kırlangıcın çatal kuyruğunda pencereni açık bıraksana yar. Ne ister neyi özler bilemediğim yar! Çocukluksa.. bende senin için rengarenk bilyeler var, mutluluksa .. hayatta bolca keşfedilmeyi bekleyeni var, umutsa... gök yüzüne bak ne renk var. kısacık ömrününde ki bir tek soluğu kaça yeniden alırsın söylesene yar. sensiz günüme bir yenisini daha ekle var. bende sensizlikle tükenmeyen sevdan var. |
Hayal Olsun ya şu kısa arkadaşlığımız helal, Belki üzüleceksin ama hepsi hayal. Hiç istemezdim böyle bitsin bu iş, Fakat ne yapalım bu gidiş kötü gidiş. Belkisi fazla arkadaşım üzüleceğim elbet, İlk mi yapışacak yüreğime köz gibi gurbet. Kötüyümdür belki de bu yolda herkesten ben, Ama sen ne diyeceksin bu işe söyle sen! Sen put olsan karşında ben de putperest, Yine diyeceksin o zaman bu adam hayalperest. Aslında hayaller hepsinden de temizse, Günler boyu sürecek umut yüklü gerçeğin, Aşk uğruna verilen güzel sözler tavizse, Ne önemi kalır sanki aranılan gerçeğin. Yine de kabulümdür benim olsan hayaller, Sende istersen hep katı gerçekle yaşa. Zamanla tükenirse başımdaki o yeller, Vurur musun başını sertçe gerçek bir taşa? Diyeceğim buraya başlangıcın sonudur, Sevgi vaadederek kurulacak her hayal. Sorayım son kez sana vaad ettiğin bu mudur? HAYAL, HAYAL ve hep HAYAL!!! |
Ne Kadar Ne kadar yıl Ne kadar ay Ne kadar zaman Seni düşündüm Çünkü sen O kadar O kadar O kadar Güzelsin ki Ne kadarlara çoktan Değersin be gülüm. |
GÖZLERİNE SELAM SÖYLE Selam söyle benden Gözlerine Dalıp dalıp giderde Arar mı beni bilmem? Aynaya bak Aynada gözlerinin içine Yüreğin konuşuyor mu hiç? Sevdanın adı buymuş Yürekle sözler birleşip Gözlerde dile gelen Her şey yalan söylesede Gözlerde her şey gerçek Bakar göremezsin değil mi? Onlara selam söyle Boşuna bakmasınlar Çünkü ben Geçmişte kaldığın yerdeyim Baktığın değil Daldığın yerdeyim….. |
Geceler. . . Şimdi uzak bir şehirde Bilemezsin ne özlem şu yüreğimde Çıkarıp atasım geliyor kalbimi Taşlara vurup da parçalarcasına Bir el uzanıyor uykumun ortasında Hayal misin, gerçek mi? Düş bahçelerinde dolaşıyoruz Yıldızları topluyoruz gökyüzünden Sonra yaslanıyorum omzuna Bir iki damla yaş gözlerimde Neden hep hayalsin yüreğimde Neden her gece gelip gidiyorsun Kalsan ne olur sanki Yanımda kalsan benimle Hiç bitmeseydi gece Ellerim ellerinde Sen benimle... |
Sen ey aşktan hüküm giyen haşarı delikanlı Bir 6 Mayıs sabahı yüreğindeki sevdayı ölümün suratına haykırıp Arkada bir tarih bırakarak çekip giderken sevdalı ölümünü gören bir güvercin çırpındı telaşla çığlık çığlığa çırpınarak ve havalandı Güller kanadı ( 1 ) gökyüzüne kan bulaştı, büsbütün kuşlar ağladı "Bir gülün çevresi dikendir, hardır Bülbül gülün elinden ahuzardır Ne de olsa kışın sonu bahardır Bu da gelir, bu da geçer ağlama." ( 2 ) Sen ey aşktan ölüme bir tarih yazarak bir sabah vakti Deniz'e lirik bir şiir gibi asılan haşarı delikanlı sen çırpınırken darağacında gökyüzüne telaşla çırpınan güvercin senin türkünü yaydı kanayarak ne de olsa kışın sonu bahardır o baharın da sahibi vardır o baharda aşkın tarinini yeniden yazacağız biz kuşlara söz verdik haşarı delikanlı. -------------------------------------------------------------------------------- (1) -Deniz asılırken yaşanan gerçek bir olaydır. Hapishane bahçesi kasuetli bir sessizlik içerisindedir. Deniz'in ayaklarının altındaki tabure tekmelendiğinde, Deniz'in o iri bedeni boşluğa küt diye düşer. İşte bu esnada, o ağır sessizlikte, bu sesten ürken bir güvercin telaşla kanat çırparak havalanır. Deniz'in avukatları bu olayı böyle naklederler. (2) Deniz Gezmiş'in çok sevdiği ve sık sık söylediği türkü. |
Ölüm ! Tık nefes kalırım, önümdeki dik yokuşa iki adım attığımda, yorulurum. Yorulmam! Geçen her günün, beni hızla ölüme koşturduğunda. Ölüm! Hatırlıyor musun? Seninle, bir vakit için randevulaşmıştık, doğduğum gün! Tik tak, tik tak! Duvardaki çalar saatim, o vaktin yaklaştığını hatırlatıyor bana. Bilirim aslında, randevumuzun tek taraflı olduğunu, senin lehine. Ve yine bilirim aslında, sonunda kazananın hep sen olduğunu. Bilirim de yine de “olsun” derim. Ümidim var çünkü seninle dirilmeye! |
Hayatı Çok Aradım hayatı çok aradım yanıp sönen ışıklar arasında bar köşelerinde konforlu otolarda lüks villalarda parke döşeli sokaklarda şatafatlı reklam tabelalarının arasında yada bir trende,bir uçakta bir gemide ben hayatı çırpınan bir kuşun kanadında rüzgardan savrulan bir ağacın yapraklarında kıyıları parçalayan met dalgalarında ben hayatı bir çocuğun gözbebeklerinde buldum ve ben hayatı bir seyyar satıcının avazında, ümitsiz seven bir sevgilinin kalbinde,bir gitarın tellerinde bir piyanonun tuşlarında ve ben hayatı bir ananın yüreğinde yaşadım |
Yenildim Anne Anneciğim! Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar... Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne. Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim. Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı. Ama yok anne... Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne. İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi. Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne. Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti. Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftiralar attılar. Ben, ‘masumum’ bile diyemedim. Düşmanlarıma hep yenildim anne. Ve ne yazık ki, dostlarıma da... Dostlarım da beni hep yendi... Ben onları dost bilirken onlar beni meydanlarda tuş ettiler. Arkamda hep bir hançer yarası oldu anne. Senin anlayacağın, dostlarım beni düşmanlarımdan daha beter etti! Kahkahayı unuttum, tebessümle dost oldum. Yüzümde acı bir tebessüm var şimdi. Bahtıma yenildim anne! Çocukluk yıllarımın özlemiyle seni aradım anne... Senden daha şefkatlisini, daha merhametlisini bulamayacağımı bilerek... Her şey küçükken güzelmiş anne. Şimdi büyüdüm ve yenilmeyi öğrendim anne. Gülü çok sevdim, hele alını, pembesini... Bahtıma hep beyazı düştü anne... O çok sevdiğim güllerin, dikenlerine yenildim anne... Açlığa-tokluğa, hastalığa-sağlığa, dosta-düşmana... Hepsine ama hepsine yenildim... Senin anlayacağın hayata yenildim anne... Yenildim... ( Kemal Dadaşoğlu ) |
Ölmek De Güzel Azrail'in ayak sesleridir uzaklardan duyulan, ölmekle başladı herşey ve ölmekle de de bitecek.. beni merak etme! zamanın ötesinde, sabahın soğuğunda ben esiyorum.. bir nefes çek içine... toprağa aşık bir ceset olarak sonsuzluğa gidiyorum.. yaşamak kadar, ölmek de güzel.... |
| Saat: 02:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık