![]() |
Kimbilir yalnızlığı kadınlar kadar Karlı dağların en yüksek tepeleri mi Terkedilmiş ehirlerin caddeleri Gökyüzünün yıldızsız geceleri mi Kadınlar bir ömür boyunca yalnız Ta dünya kurulduğundan beri Yalnızlık ışığını yakar her gece Sonsuz karanlığımızda elleri Nasıl yağmur yağarsa yalnızğına şehrin Öyle mahzun ve yalnız kadınlar tanıdım Denizler ortasında geniş ve derin Bir dünyü gördüm kadınların gözlerinde kapkara Yalnızlık ne imi anladın Acıdım kadınlara Yalnızlığımız Bitpazarlarına düşmüş kitaplara benziyor yalnızlığımız kimselerin açıp okumadığı. bu çizgiler alnımızda uzanan bir gün bitimidir belki belki bir gecenin yarısıdır yastıklarda yırtılmış uykusuz rüzgarın dallara hicran dokuduğu kapıların kapalı tutulduğu bir ‘neozoik’te göğümüzü mavi ışıklarla doldurmalıyız kurtulmak için beynimizi kuşatan prangalardan ve yeniden öğrenmeliyiz, sevgilere sığınmayı yüreğimizle ısınmayı yeniden kar demeden kış demeden… |
Kalbimi Geri Ver... Bir gün karşılaşacağız, Göz göze geleceğiz. Beni tanıyamayacaksın Bana gözlerini dikerek, Neden baktın, diyeceksin Ben de boynum bükük Gözlerim yaşlı, Yıllar önce aldığın, Kalbimi geri ver Ne olur, diyeceğim.. |
BENİM SEVGİMİN BİTTİĞİ YERDE AŞK BAŞLAR öyle korkuyorum ki sevgimden iyice beni esir aldı daha önceleri böyle diil di her şey cok farklı oldu sanki herşey günden güne daha iyiye gidiyor hatta o kadar iyiki bazen korkuyorum her güzel şeyi sonunda kötü bir şeyler olacakmış gibi bilirsin sana olan sevgimi hiç değişmedi hala ilk günkü gibi seni seviyorum dum du oldu daha sonraları asılında öyle olmuyacak tı gerçi herşey bi rüya diilmiydi ikimiz içinde biz aslında var olmuyan bir rüya yı yaşıyorduk yada yaşatmaya çalışıyorduk kader diyorduk yaşadıklarımıza evet kaderdi kendi elimizle yazdığımız bir kader günlerce aynı şeyden bahsediyorduk ve her konuştuğumuzda sanki ilk konuşuyormuşuz gibi susuyorduk bizim muhabbetimiz sessizliğimizdi çok uğraştım senin için çok senin üzülmeni istemiyorum demiştin son gün evet beni hiç üzmedin sadece yaşayan vücudum oldu kalbim ve aklımı coktan gömmüştüm cenazeye okadar cok kişi katıldıki aralarında bi tek sen yoktun olsun dedim kendi kendime benim sevgimin bittiği yerde aşk başlar öylede oldu seneler gecti benim rüyam bitmedi seni unutmak için uyudum seni gördüm hiç uyanmak istemedim uyandım evdeki her eşya seni yaşattı bana olmadı cok uzaklaştım senden insanların birbirini tanımadığı ülkelere orda bile kader karşıma çıktı senin isminle yaşayan biriyle tanıştım ordan da kaçtım sonradan anladım ne kadar uzaklaşsamda senden ben sen olmuşum herşeye senin gözünle bakmışım döndüm evet artık seni görsemde aşkımın ateş alacağını bile bile döndüm beni ona götürün dediğim zaman beni götürdükleri yer ......... aslında pek üzülmemiştim burda kavuşamıştık o hala sadece benim di hep te öyle kalmıştı artık o beni bekliyor |
Yarıda Kalan Ah o yarıda kalan öpüşlerin ateşi, Kalplerimizi yakan, O serin akşamlarda koşarız deli gibi Bulamayız o yeri. Kaç kere yarım kaldı. Kaç kere... sarmaş dolaş, Ben raşeler içinde. Arzu içinde yanan dudaklarımda telaş, Seninkilerde telaş... Olmayacak bugün de. Bir tek defa öpüşsek şöyle bir kana kana Rahat ölebiliriz. Ateş çağırıyor bak, gitmem lazım o yana. Neden daha acaba biz Vakit geçirmekteyiz? |
Tek kişilik kalabalıktır aşk. Aşk tek kişiliktir; ikinci kişiye bilet yoktur. Kendinin yayasıdır aşkta ikinci kişi, kendinin mayası; herkes kendi sevgisini sever... aşk nedir İncil’e göre? nedir Tevrat’a, Zebur’a, Kur’ân’a göre? Bu kitaplardaki aşklar neyin rengine göre? insandır, insan aslolan: insana göre! bir bedeni o kıyısızlığa bırakma saati geldiğinde gitmek bir yalnızlıktır. Bütün gitmeler yalnızlıktır.Kalmaya göre... -alıntı- |
Yanık Hava Maviler içinde gördüm bir gün menevşemi Yayla tutmuş başlamış aşkımın gül mevsimi. Zühre olup yola düşmüş çeker beni şavkından, O ışıldar sevdasından, ben yanarım aşkından, Ben senin yüzünden güzelim konup göçücü oldum, Böyle dağdan dağa yoldan yola geçici oldum. Bir gün yine beyazlar içinde gördüm, Kastı nedir bilmem, bir kere gönül verdim, Turna derler böylesine halk türküsünde, Çifte hasrettir uyuya kalmış göğsünde, Aşkın dilini öğrenmeye Karacaoğlen'a varsam, Diller döksem, güller döksem rüyasına, uyandırsam. Bir gün yine gördüm ki pembeler giymiş, Güllerin aynasına bakıp da öğünmüş Sarı saçları düşmüş tel tel tel olmuş Şu garip gönlümü kul eden o ince bel olmuş, Sarsam razı olur, hoşnud olur darılmaz Neyleyim ki inceciktir, dal kırılır, sarılmaz. Bir gün de baktım giyinmiş Macar olmuş, Göğsünde Budin'in gülleri açar olmuş Karmendir güzel çingenelerin hası, Kanlı olur Troubadour'ların rüyası, Ah, şol meydanda ölesim gelir, Bir gün bakarsınız İspanya'dan sesim gelir. Ah, efendim ben ne diyarlar gezdim, Türküler içinde bir de bu türküyü yazdım, Aşktır rüzgarların en hovardası, Bozulur insanın düzeni, yıkılır obası, Yeniden düzen tutmaya kervan kalkar yol alır, Beri yandan bir yanık türkü kalır. |
Seni Seviyorum.. “Seni seviyorum” bunu Bir gün söyleyeceğim, Duyunca dudaklarımdan Beni kollarına alacaksın. Sımsıkı sarılacaksın, Beni öpeceksin, Saçlarımı okşayacaksın, Canımsın Can diyeceksin. Seni çok seviyorum, Öyle seviyorum ki seni Sana bu yüzden, Bir türlü söyleyemiyorum... Mr Can Akın |
Yara Bayramlar dizildi, geçti sırayla Değişti nöbetler, sıtma-sârayla İnledim, sızlandım hep bu yarayla Eridim kahrımdan, mumlara döndüm Rüzgârda savrulan kumlara döndüm Devrilen Mevsimler, ağıtlar yaktı Kışlarım, Bahar'a ümîdsiz baktı Biri, diğerine enkaz bıraktı Baykuşlar tüneyen, damlara döndüm Azrâil görmeyen sâmlara döndüm Yaylıma tutuldum kederle, gâmla Uyudum sancıyla, uyandım kam'la Kan doldu yüreğe hep damla damla!.. Güneş'i doğmayan tanlara döndüm Vîrâne, harâbe hanlara döndüm Dağdayış İfrit'tir, mislime nedret Bir nefes içinde, Bin Tâne nefret Ya sus, Eyyûb gibi sâdece sabret; Ya da İblîs gibi, ha bire küfret! Arınmaz, pâklanmaz rânlara döndüm Kızıl çanak dolu kanlara döndüm |
Bu Gece Efkarlandı gönlüm yine bu gece İsyan ettim sensiz doğacak güne Durmadan içtim hem de delice Sensizliğe kahrettim yine bu gece Derdimi anlattım gökteki aya Aşkımı anlattım boş sokaklara Kendimi vurdum taş duvarlara Sensizliğe kahrettim yine bu gece Kırıldı kadehim döküldü meyler Kurşun oldu vurdu hain geceler Bu yaralı yüreğime tabip neyler Sensizliğe kahrettim yine bu gece Unutup gitsen de ben unutamam Kötü kaderimi silip atamam Bu aşkın mezarını yalnız kazamam Sensizliğe kahrettim yine bu gece Seval Kemertaş |
Bir de onlar inancı örer gibi Kendilerini gererler boşluğa, ölüm gibi Bir günlük çocukluğa, bin yılını verirdin Artık çocuk değilsin, büyüdün artık Yolda yürürken kendine dikkat et Yemek yerken sakın üstüne dökme Kömür mü taşıdın, kapkara tırnakların İyi bir işin olsun, gösterişli bir çantan Güzel bir ceket, pantolon yaptır Annenin elini öp, dostlarına telefon et Bir sözün, bir sözünle çelişmesin Sokakta türkü söyleme, ayıptır İçinden gelmese de Her zaman, bir şeyler yapacakmış gibi dur Şiir ve aşk üstüne konuşmayı bil Donla denize girme, çok içme rakıyı Ne olursun o berbat kasketi değiştir Bir günlük çocukluğa, bin yılını verirdin Ama çocuk olmadın bir gün bile (Büyük insan gibidir benim yavrum) Sen şimdi sessiz bir deniz kıyısında Dönüşsüz büyümüşlüğünle durmadan Panayırlar, balonlar, kayıklar özlüyorsun |
| Saat: 02:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık