![]() |
FOTOĞRAF Dört kişi parkta çektirmişiz, Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi... Anlaşılan sonbahar Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli Yapraksız arkamızdaki ağaçlar... Babası daha ölmemiş Oktay'ın, Ben bıyıksızım, Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış. Ama ben hiç böyle mahzun olmadım; Ölümü hatırlatan ne var bu resimde? Oysa hayattayız hepimiz. Melih Cevdet ANDAY |
MAVİ, MAVİYDİ GÖKYÜZÜ Mavi, maviydi gökyüzü Bulutlar beyaz, beyazdı Boşluğu ve üzüntüsü İçinde ne garip yazdı... Garip, güzel, sonra mahzun Iıkla yağmur beraber, Bir türkü ki gamlı, uzun, Ve sen gülünce açan güller. Beyaz, beyazdı bulutlar, Gölgeler buğulu, derin; Ah o hiç dinmeyen rüzgar Ve uykusu çiçeklerin. Mor aydınlıkta bir çınar Veya kestane dibinde; Mahmur süzülen bakışlar İkindi saatlerinde.... Birden gülümseyen yüzün Sabahların aynasında Ve beni çıldırtan hüzün İki bakış arasında. Kim bilir imdi nerdesin? Senindir yine akşamlar; Merdivende ayak sesin Rıhtım taşında gölgen var. Ahmet Hamdi TANPINAR |
Yenik Değiliz Yenik değiliz boşa gitmedi çektiğimiz acılar ilk yaz yağmuruyla yeşeren tohumlara bak bir yangın gecesini andıran sesleri dinle savaş alanlarında çarpışanlar var yenik değiliz etselerde bizi ekmeğimizden çocuklarımızın buğday başağı saçlarından yardan ayırsalarda bizi yenik değiliz kanımızda bir pınar gibi kaynayan hayat yenik değiliz torbamız tohum dolu koşar adım giriyoruz kavgaya Kemal BURKAY |
NE OLUR BU GECE UYKUMU BÖLME VAR GİT DÜŞERİMDEN, VAR GİT BU AKŞAM TAM UNUTTUM DERKEN AKLIMA DÜŞME VAR GİT HAYALİMDEN, VAR GİT BU AKŞAM YAĞMUR İSTİYORSAN GÖZYAŞIMA BAK YANGIN İSTİYORSAN YÜREĞİME BAK NE OLURSUN BENİ BENİMLE BIRAK VAR GİT GÖZLERİMDEN, VAR GİT BU AKŞAM.... |
GİDENE KAL DEMİYECEKSİN Gidene, kal demeyeceksin... Gidene kal demek Zavallılara, Kalana git demek Sevgisizlere, Dönmeyene dön demek Acizlere, Hak edene git demek Yüreklilere yakışır. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, Yoksa değersiz olan hep sen olursun... Gel bir düşün.... Kim üzebilir seni senden başka? Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen? Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen? Kim sever seni, sen kendini sevmezsen? Herşey sende başlar, sende biter... Yeter ki yürekli ol... Tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini... Ve hep hatırla... ''Ya ümitsizsiniz, Ya da ümit sizsiniz. Ya çaresizsiniz, Ya da çare sizsiniz.''... |
ÇOK SEVDİM BİR ZAMANLAR, SEVİYORUM YİNE DE Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün Masal şehirlerini geçerken hızla Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların Salmak serin sulara gövdemi Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek... Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi Yagmurdan ve yalnizliktan ürkerek Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi Hırçın ve ele geçmezce atılgan Uysal ve usulcacık benim olan şeyi... Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dünyada Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde Değişmez ve değişken olanı sonsuzca... |
Ne Vardı Diyorum Benim Olsan Sonunda ... Yine akşam olur Sensizlikler içinde Bu şehrin ışıkları yanar birer, birer Yüreğim çarpar, en delisinden Gölgeler düşer odamın dört bir köşesine Mumlar yakarım sensizliğime Kırmızı mumlarım; aşk’ a sevgiye, Beyaz mumlarım; aydınlık bir geleceğe diyerek Yalnızlığımın akşamlarındayım CeHeNNeM_KaRaNLıĞı'Ma Elimde yine kağıt, kalem seni yazıyorum Okuduğum satırlarda hep sen Rüzgarın sesi geceyi yırtıyor Yine akşam yine sensiz Bu şehrin ışıkları yanıyor birer, birer Yalnızlık ve karanlık üzerimde Yokluğun da , yok olurken bir ben Varlığında yaşam bulurdum Sokaklar ıslak Rıhtımda gemiler Gecede elimi uzatsam tutacaksın Baksan belki göreceksin Görsen geleceksin Gel diyorum geceme ,gündüzüm olsun Gözlerim camda, gözlerim yolda Aydınlanır yine bu şehir Işıkları birer, birer söner |
Ayrılık da Zor Alışmak da her yanım kırmızıdır yer ve gök kırmızı hey kardeşim sen benim içimdesin ben kerbelanın içindeyim aklının kıblesindeki mabud yüreğinin pencerelerinin açıldığı yön bakınca neler görüyorsun ölmek insan için biliyorum ama ölüme alışmak zor ayrılık da zor her yanım kırmızıdır yer ve gök kırmızı hey kardeşim sen benim içimdesin ben kerbelanın içindeyim diyarbakırdan şeyh saidin gözlerine bakar gibi kalbimin en sarp yamaçlarından halkıma bakan bir şehit hiradan bakınca gördüğün ayaklarına takılan zamanın hangi yüzüdür ölmek insan işidir alışmak zor olsa da |
Demek Şimdi Gidiyorsun ... Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun;Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlerin dibine! Her şey tamam diyorsun,git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın,dikkat et!.. Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış!.. Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış!.. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı,uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun,git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz! Durma git! Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz! Şunu cebine koy,ne olur ne olmaz.. Eylül mağdurlarıydık,kimsemiz yoktu, Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa,masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım- En az bir karıncanın yüreği kadar Namuslu ve çalışkandı ellerimiz! Artık bitti diyorsun,git.. Kırılsın kapı-çerçeve,kırılsın bu cam.. Sorma git! Dışarısı panik..dışarısı izdiham! Biliyorum,seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üstüste.. Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta.. Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza! Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse... -Oy benim yaralım- Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun,git.. Aptal bir hayat kur,içinde beni barındırmayan Kalma git.. Dışarısı barut..dışarısı gardiyan! Yine bir tek ben olurum sana parçalanan.. Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor bu ****** zelzele! Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi;ömrüme devrile devrile.. Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında -Oy benim yaralım-maralım Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek secenek kalıyor:güle güle! Beni öldürüyorsun,git.. Kalmasın sende kahrım,kalmasın derdim Bakma git Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim... Yusuf Hayaloğlu |
yedi tepenin ardında, soğuk umutlardan başka sarılacağı olmayanların çocuklarıydık biz… inadına yalnızdım hep!...sen yanımda olmadığın zaman!... düşlerle büyüdük!... beni beklemendi; tek hayalim o eski pencerede…olmadı sevdiğim!... şimdi sen; içini saran özlemle bekler misin bir pencere kenarında bilmem ama! kapıyı başkasına açacak, söz vermiş sevdamıza hep ağlayacaksın! |
| Saat: 06:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık