MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Sedef 21 27 Haziran 2007 23:21

İmkansız

Sana
'Çok güzelsin, seni çok seviyorum'
demek istiyorum;
ama bunun yetersiz kalacağını biliyorum.

Seni içimde hissediyorum;
ama sana dokunamıyorum.
Karşımdasın, görüyorum;
ama konuşamıyorum.

Sana en bakir sözlerle gelmek istiyorum;
ama kelime bulamıyorum.
-Zavallı söz!
Zavallı yetenek! -

Özetle;
ben sende yıllardır
imkansızı tecrübe ediyorum.

Cosmopolitan Park Hotel - Aralık 2006
Kamil Park


arwen 28 Haziran 2007 00:43

aşkını yılmadan avazınca haykır,
varsın sorumsuz kayalarda yankı bulmasın.
gözyaşların sel olsun tere karışsın,
varsın sorunsuz yürekler farkına varmasın.
tüm gücünle omuz ver yık etten duvarları,
varsın ellerin kanasın yaran kabuk bağlasın.
kır zincirleri devir dosta varan barikatları.
varsın kalemler duyarsız kalsın.
uykusuz kal düş görme bugün,
varsın sabah olmasın güneş doğmasın.
doğrularınla savaş ver yığılıncaya dek.
varsın sevgisiz gönüller aldırmasın.
boyun eğme kayıtsız kalma onursuzluklara.
bırak emeğin ve özgürlüğün sana mahkum kalsın.
sen varsın onlarda varlığınla canlansın.


tarık sasaoğlu


arwen 28 Haziran 2007 01:48

İstanbul bugün beni;
Denizde parlayan güneşi,
Ilık esen Rüzgarı
Ve
Sana yazdığım şiirlerle uğurluyor.
İsmin;
Bende yüzlerce “keşke”ler söyletiyor.
Keşke sende…..


hikmet tunç


scanner_11 28 Haziran 2007 08:10

Artık Hiçbir Şiirimde Bahsetmiyorum Senden

Artık hiçbir şiirimde bahsetmiyorum senden
Ne bir kalem yazabilir seni
Nede usta bir şair.
Bir anlıkta olsa
Yanımda ol isterim
Anlatacağım çok şey var sana
Kalbimle dilim arasına sıkışmış.
Bir seni seviyorum sözcüğünden çıkacağım yola
Ne anlatırım ben bile bilmiyorum
Ama yolda başıma ne gelir tahmin edebiliyorum.
Bir yudumluk sevda değil bu
Unutulmayacak bir aşkın hikayesi.
Dışarıdayım ,yalnızım
ki en büyük yalnızlığım sensizliğim
Seni istiyorum yanımda
Elimi tutmasan da gözlerime bakmasan da
Tek tesellim olan gözlerin
Bana huzur veren bir güzellikte bakıyor dünyaya
Keşke bana da baksa.
Dedim ya artık kalem yazmıyor seni
Betimleme yapamıyorum güzelliğine
Seviyorum diyorum ama
Bazen kendim bile inanmıyorum
Senin gibi güzelini sevebildiğime...




NiliM 28 Haziran 2007 09:03

Böyle Sevda Olmaz


Bir gönüle iki aşk sığmaz,
Gönül hercai kuş olmaz,
Sevda mevsimlik yaşanmaz,
Sevda sözlerle başlamaz.....

Aşk masalara meze gibi konmaz,
Şişelere mey olup dolmaz,
Sevgiye çıkar riya girmez,
Gönül severse ferman dinlemez,

Sevgi sadakat ister,
Sevgi vefa ister,
Sen bu özverilere sadık degilsin,
Sen sevmekten yoksunsun,
uzak dur sevgiden.....!



Nesibe Buyrukçu


scanner_11 28 Haziran 2007 12:40

Artık Sen Yoksun Ya..

Artık sen yoksun ya..
Her gece ağlayacak bu şehir.
Yağmurlar yağacak üzerimize.
Hiçliğimize, bitmişliğimize..
Yani bize,
Sana, bana, aşka, yalnızlığa, Hepimize...
Biz hep iki dize kadar yakındık birbirimize.
Uzayıp gittik ama bir şiir olamadık..
Bir şiir kadar dengede kalamadık.
Belki yalnızlık hiç yoktu, biz anlamadık.
Belki de hep yalnızdık,
Ondan yalnız kalamadık.
Yalnızlık beni yalnız bırakmıyor,
Yalnız değilim artık..
Yine de bütün cümlelerim sana kaçıyor Rüyalarımda.
İnadına seni bekliyor gözyaşlarımla ıslanmış dipsiz gecelerim..
Seni bekliyor en güzel kelimelerim,
En saklı hecelerim..
Bizi bekliyor o yol, o ağaç.
Gözbebeklerim hala bakışlarına muhtaç..
Yokluğunda anlamsız şiirler yazar oldum.
Yokluğunda arkandan şehirler gezer oldum.
Yokluğunda kendimi buldum.
Yokluğumda kayboldum.
Şarap diye seni içtim her gece, yudum yudum..
Bakışlarındı beni sarhoş eden,
Ve yokluğundu yine terkeden..
Gitmek isteyip de gidemeyen, yokluğumdu..
Beni tutan tek şey ise;
Umudumdu...

Artık sen yoksun ya..
Yaşlanıyor bu şehir..
Yere değecek gibiler,
Gök bulutları tutmaz olmuş.
Her gece omzuma daha çok yaslanıyor bu şehir.
Arayış dolu bakışlarım çoktan kaybolmuş..
Seni bulmuş uzaklarda bir yerde..
Bir yıldızın ışığında,
Bir ağacın gölgesinde,
Sevgim can bulmuş bir çiçeğin yorgun Gövdesinde..
Sonra dökülmüş yaprakları,
Basıp geçmişler..
Ama her gece gözünü kırpmadan o seni izler..
Adını Hülya koymuş o uzak yıldızın,
Hayran kalmış ışığına,
Göz kırpınca ona her gece,
Sevinirmiş içten içe...




arwen 29 Haziran 2007 00:58

İçim içime sığmayan bir çağlayanken,
Şimdi küsmüş dünyaya yüreğim.
Sevinçlerim mahsun..
Yitirmişim bir yangında düşlerimi.
Kaybettim,bulamıyorum gülümseyişlerimi
Yorgunum; aramak istemiyorum
Uzaklarda kalan, çiçek bahçelerini.



neriman mert


Sedef 21 29 Haziran 2007 00:59

Masal

( seni anladığım kadar sevmiştim, anlatamadığım kadar da
özlüyorum. )

Tırnaklarınla kurduğun
yıkamazlar dediğin
asma bahçeli masal şehri
unutmadım bir gecede
ağır ağır közlerle yakışını
kurşun ağırlığında sözlerle yıkışını
şimdi o şehirdeki.
Fesleğenler şebboylar menekşeler
yitirdiler renklerini.
Uğultular geçiyor agoralarından
halaylar çekilmiyor geleceklere
kargalar tafrasını atıyor sütunlu yollarda
bitkin gökyüzü uykusunda kaldı
sazların titrek seslerinden başka ses yok
mozaikli bahçelerine gri sabahlar değiyor
tarihin üzerine kumlar birikiyor
ürkek gölgeler dolaşmıyor gecelerine
sen gittikten sonra
harabeler yıkıntılar kaldı
maviler bana küstü
seninle masal şehri kadardı ömrümüz.

Zaten gerisini de
kim anlar ki
falan filan fasa fiso gelir.

Serdar San


arwen 29 Haziran 2007 01:06

Elim elinde değil sevgilim
diz çöküp de teslim olduğum günden beri
susmalarına dert yandım artık!
aylarca damla düşmeyen gök misali
gözlerime uyku girmez oldu
kimi sensiz gecelerin.

bir bilsen sevgilim
gecenin her geçen saati sensiz
bana ızdırap verdi yanlız başıma...
zamanın kifayetsiz dakikalarında
'resminle ' avunduğum anlar
tek teselli kaynağım oldu...

bir bilsen sevgilim seyrettikçe seni
sana kulis yapmaya çalışan gönlüm
çırpındı, çırpındıkça paralanan içtenliğim
gönlümün gönlüne bütün bütün gark edişiyle
yine de üstesinden geldi…

aah bir bilsen kadınım
bir bilsen bi tanem, canım, hayatım neler çektiğimi?

Susmalarına dert yandığım
artık sensiz dönemem ki
dönüşsüz bir yoldayım âdeta
özünde, sözünde, fikrinde an an
sana bağlandım ellerin elimde olmazsa da.

bu bağlanışım yaşam tarzıma
rengârenk bir anlam kattı eşsiz
bakışlarınla... Aaah şu bakışların!
beni benden alır sevgilim
ta ki faydalarını tadıp
yüreğime nakş olana dek
korundaki sönmez 'aşkını ' ister şu deli gönlüm.

kimi sensiz gecelerimde
gel demesen de yârim
duramaz yüreğim artık üstüne yürür
nazarın özünü almak istercisi
nefesine yakın bir yerde durur
teninle yapış yapış olur
hayal meyal da olsa...
durdukça gönlüm buseler gönderir
bir içim dudağın
merhem olduğu kıyılarına.

bu nazarla yatıp kalkıyorum inan!
inan sevgilim kalktıkça
seni düşler oldu gözüm,
'ak yüzün, zeytuni gözleriyle
kömür saçlarında ' kendimi
kaybeder oldumsa biran seni
sesinle kendimi buldum
nice zaman yalnız kaldığımda.

kimi sensiz gecelerdeyse,
yıldızlar bana arkadaşlık yapar
ay babanın yanlarında…
fısıl fısıl konuşurlar seni
dayanamam hemen
elim tuvale yapışır
geleceğimize dair neler yapabileceğimizi
bir hedef belirler yârim
her ikimiz için...

biliyor musun sevgilim!
her şey bir yana en alımlı tablo
portakal ağaçların
limoni çam kokuları eşliğinde
temeli atılan evimizin
tek vücut meydana çıkması...

bu ev 'egeyle akdenizi ' kavuşturan
sahil şeridine yakın bir yerde,
bizi bekler sevgilim
yeter ki sen de iste!
iste ki örülsün duvarları bir bir
yükselsin evimiz şekil alana dek!
aydınlıklarla donalı yüreğimiz
de haydi birlikte olsun!
yanlış duymadın kadınım
kapısında sen! sen! sen
yalnızca sen ve ben gülüm.



gökmen yılmaz erdem


arwen 29 Haziran 2007 02:12

Beklemekteyim
Sonsuza açılmış kapının başında
Gözetmekteyim akan hayatları
Selamlaştığım üç beş kişi oldu
Bu hayata yorgun gözlerle bakmaktayım

Sınırlar kurallar anlamsız yollar
Şarkılar şiirler ustaca sırlar
Her canklı gözünde sanki
O yulun sonunu kollar

Su kadar saf ve temiz
Duş kadar uçsuz bucaksız
Akıl kalbe giden bir yol tanır
Sorular sorumluluklar her an
İnsan göçer kurallar kalır

Yolcu bekleme
Ardına kadar açılmış hayat kapısı
Yolcu ağlama
Ağırdır kalkmaz bazen sabır taşı
Yolcu korkma
Rahmeti gazabını aştı...

En güzelide
Gözden dökülen bir damla yaştı
...


zübeyir kara


Mystic@L 29 Haziran 2007 02:20

Umut Bizi Terkettiğinde Umut bizi terkettiğinde
Kavlanır kanımız
Örter patikayı su birikintileri
Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz
Umut bizi terkettiğinde
İyilik kaçtığında bizden
Körleşir ağaç kabuğu gibi
Yüzlerimiz.
Andree Chedid


arwen 29 Haziran 2007 02:35

Söylemem bir daha
Mırıldanmam asla,
Her notada geleceksen aklıma
Ve her nakarattaysan hala
Susar söylemem bir daha...

Her şarkı yeniden bestelenir gidince sen
Sıyrılır manadan, bürünür yenilere; neden?
Ezgiler ıslık olur dudaklarımda inceden
Dudaktan kalbe iner ismin yine, yeniden...

Şarkıların en güzeli yokluğunda,
İçinde veda, içinde sevda
İçinde rüya, içinde kavga
İçinde yalan, içinde riya
Geçmeyenleri içinde ve sonra
Bitmeyenleri yaşla...

Artık küstüm şarkılara
Onlarsız bakmalıymış yarınlara,
Önce susturmalı
Ve susmalıymış sonra...


hüsem korkmaz


jöly 29 Haziran 2007 03:22

-SEN BİR ÇİÇEKSİN-
Sen bir çiçeksin
Buz tutmuş dağlar
Zirvesinde kardelensin
Kurumuş bataklıklar
Ortasında açmış birtek gül
Sen bir çiçeksin
Hiç solmayan.
--------------
Boynu bükük bir sarı gül misali hüzünlü
Hüzünlü ve de o sımsıcak bakışın yokmu,yakar beni
Ta derinlerde, çok derinlerde
Bir kibrit çakarlar sanki içimde
Alev alev yanar yüreğim.
---------------
Her bakışımda sana
Yüzünde hiç eskimeyen o tatlı tebessüm
Ve gözlerin deryalar kadar güzel
Deryalardanda güzel
Sen, kışın ortasında ilkbahar mevsimi
Mevsimlerin en güzelisin
Sen bir çiçeksin
Hiç solmayan.




alıntı...


scanner_11 29 Haziran 2007 08:12

Arz-ı Hâl

Gecenin bir saatinde
Eşiğine varan bendim
Kuşlar yuvada, kurt inde
Karanlığı yaran bendim

Sabahları erken erken
Yürek hasretle yanarken
Firkatin bahçelerinden
Vuslat gülü deren bendim

Bendim semada dolanan
Bendim oraya ney çalan
Parmakların uçlarından
Nuru alıp veren bendim

Hayır! Hiçbiri değildim
Hepsi benim hayallerim...
Dolaşarak iklim iklim
Doğru yolu soran bendim

Seni buldum şahım seni
Tut elinden üftâdeni
Koma karanlıkta beni
Mevlana! Aman efendim




Misafir 29 Haziran 2007 11:04

Siagara elimde,gözyasim benzedi sellere Dertler benim,sebebim yok sevinmeye Gözyasim akip gidiyor ama nereye Gözyaslarim sigmazki denizlere göle dereye Cigerim dumandan çok kötü bir halde Benim askim sigamzdi daglara,yollara Gerçegim dedigim karisti yalanlarin arasina Kanimi akitti bembeyaz karlara Sözlerinle atti beni allahimin kollarina Mezarimi kazdi o yalan askinla Gözleri yalan söyledi askimi kirletti Bosunaymis ask SIMDI basladii SIMDI bitti Sevmekle baslar sevilmemekle biter hayat Sevilen acili dertli huzursuz sevilen rahat Seven acilara artik dayanamaz Sevilen mutlu yüzünde gülücükler eksik olmaz Sevdigim sende takip etmissin yeni modayi Tabii seninkisi sevmek demoda olayii Sevmek moda olursa takip etmek zorunda kalirsin Sevilmeyip bana çektirdiklerinin cezasini alirsin Belkide çaresiz aglarken beni hatirlarsin Geceleri uzun ve sessiz gündüzleri yanliz odanda Yanliz birsi kalirsin dostlarin arasinda Benim sevdigim var dersin biri sevgilin var sordugunda SeVmEk TeHlIkElI DuYgUdUr AnLaSaNa!!


Mystic@L 29 Haziran 2007 11:57

Viran gönüller, ıssız sevgiler,
Isınmıştı yine de yüreğim.
Yorgun ayaklar daha kaç adım atacaktı?
Titriyordum.
Tüm vücudumda hissettim benliğimle,
Mevsimler birbirinden kopuyordu,
Toprakla yaprak ne güzel sevişiyordu,
Öyle ya hep toprağın kollarına.
İlk kışım değil seninle geçen,
Üşüyen ayaklar tüm şehrin ayazını yiyordu.
İstanbul’a değil sana takıldı gözlerim.
Ne tuhaftı!..
İçlerinde sen yoktun İstanbul.
Ellerimle sımsıkı tuttuğum balonlar artık uçmayacaktı.
Bulanık denizleri çırpındıran nedir?
Nedir bu çalkantı, nedir bu yöneliş?
Doğan güne değil, sana daldı gözlerim,
O ulvî güzellikteki muhteşemlik,
Yoktu gözlerinde İstanbul.
Biçareydim, yalnızdım.
Belki de kimsesizdim ama sen vardın.
Su olup akmak geldi gözlerinden,
Ama yine de ağlama

Yavuz Bayram Çalışkan


RuYa 29 Haziran 2007 13:39

Sabrı anlat bana...
Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma
Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım
Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma?

Özlemi anlat bana...
Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
Nereye konarlar yorulduklarında?
Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
Ümitsiz ümitleri anlat.
Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana...

Sevgilerin nihayetini anlat...
Nasıl biter bir sevda?
Yakıp, yıkılan umutların külleri
Nereye savrulur sonunda?
Ben sustukça sen anlat...
Hüzünlerine geldim,
Bir damladan derya yaptığım hasret
Ve
Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
Al kat acılarımı acılarına...

Hep vuslatı düşünürken savruldum
Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
Hayat körebe oyunuydu
Sobelendim yaşanmamışlıklara.
Anlat, merak ediyorum
Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda?

SEYNUR İNAL


scanner_11 29 Haziran 2007 17:36

Arzulayıp Seni Görmeğe Geldim

Arzulayıp seni görmeğe geldim
Yüzünde evvelki nurun kalmamış
Evvel uğrun uğrun işmar ederdin
Şimdi söylemeğe dilin kalmamış

Böyle olduğunu bilsem gelmezdim
Öğüt versen ol öğütten almazdım
Bahçen mâmur deyi gelip girmezdim
Senin yol olmadık yerin kalmamış

Boran'ım der geldim ise giderim
Bağıban değilim bağı n'iderim
Varır bir fidana hizmet ederim
Dökülmüş yaprağın, gülün kalmamış




arwen 29 Haziran 2007 20:04

GİDEREK DAHA AZ UNUTUR GİBİ

Daha az seviyorum seni

Giderek daha az

Unutur gibi seviyorum

Azala azala

Aramızdaki uzaklığın karanlığında

Geceler kısalıp,gündüzler uzuyor böyle olunca

Daha az seviyorum seni

Kendini iyileştiren bir yara gibi

Daha az

Ve zamanla Sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetini

Uzak dağ kışlalarında

Görmüyoruz birbirimizi

Usul usul sis iniyor

Kopmuş yollara

Işığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin

Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda

Sevgilim, sevgilim

Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin

Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da

Artık daha az seviyorum seni

Unutur gibi,ölür gibi daha az

Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini

Kolay değil

Yalnızca sevgilimi değil,evladımı da kaybettim ben

Kaç acı birden imtihan etti beni

Tek bir gece vardır insanın hayatında

Ömür boyu sürer nöbeti

Bu da öyleydi,İyi ol,sağ ol,uzak ol

AMA BİR DAHA GÖRME BENİ!



LATİF BOZDOĞAN


RuYa 29 Haziran 2007 20:05

Ölüm kadar zordu gözlerin
Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar.
Son kadehlerim oldun bazen
Bazen yeni bir sigarayı yakış sebebim
Şimdi ellerinden uzak olduğum kadar uzağım kendimden,
Hiç bitmemiş siyah beyaz bir puzzle gibi hayat
Parçaları birleştirmeye korkuyorum
Bitince sen çıkarsın diye titriyor ellerim.
Ölüm kadar zordu ellerin
Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar.
Ayrılık şarkıları oldun bazen
Bazen buralardan kaçış sebebim
Şimdi beyazlar dans ediyor saçlarımda
Seyretmediğim siyah beyaz bir film gibi hayat
Seyretmeye korkuyorum
Bitince sen çıkarsın diye dinmiyor gözlerim
Ölüm kadar zordu gidişin
Ne benim oldun ne aklımdan çıktın. BAHATTİN ÖZTUNÇ


NiliM 29 Haziran 2007 20:31

Adını Sen Koy

-bir dosta-

Sevgiler vardır kanat kanat,
Gönüller vardır sevgiye hasret.
Gönülden seven verirse sevgisini
Bunda neden aramak boşa gayret.

Sevgi bir umman...
İçinde türlü türlü akide, türlü türlü insan...
Kimi ana-baba, kimi kardaş
Kimi evlat, kimi arkadaş..
Arkadaşın kimi yoldaş,
Kimi dertdaş.

İlahiye aşk, vatana sevda...
Daha neler sığdırabilirsin daha...
Kimine sevda dersin
Kimine aşk...

Adı ne olursa olsun;
İster sevgi,
İster sevi,
İster sevda, kara sevda
İster aşk...

Gönülden gelsin,
Değerini bilene hak edene gitsin...
Arkadaş, eş, dost gönülden sevilsin...
Gönüle dolsun
Gönül doldursun yeter...


Zeynep Akgül


Sedef 21 29 Haziran 2007 20:34

Yağmur Tanesi


Duyduğuma göre artık başkasını seviyormuşsun
Oda seni seviyormuş
Demek o da esmer ha!
Onun da ellerinde tutuyor musun benim ellerimden tutuğun gibi
Onun da gözlerine bakıyor musun benim gözlerime baktığın
Gibi
Ona da bana dediğin gibi seni seviyorum diyor musun?

Duyduğuma göre artık başka bir çocuk uzanıyormuş
Yanı başına
Avucumun içinde kaybolan canım ellerin onun koynundaymış
Utandığında kıpkırmızı olan
Canımın içi yüzüne dayıyormuş o sakallı pis yüzünü
Söyle o esmer çocuğa dudakların altında bulunan beni
Papatya kokusunu bilmem ama annem öyle derdi
Güzel kızların saçları papatya kokarmış
Papatya kokulu saçlarını
Her defasında seni bana getiren canımın içi ayaklarına
Sakın dokunmasın.

Payım, paydam, odağım, duam
Son şansımdın bir zamanlar
Bak söylediğim şeylere
Adamın kadını olmuşsun,
Bırak seni, benini bile kıskanıyorum ondan
Desene sana ne, sen istedin bunu
Sen kendine bak
Döneklik yapacak birini seversen bırakırda gider seni
Yaslar bir başkasının göğsüne başını
Bende seni seviyorum der.
Bilmez ki yüreğin onda kaldı
Başroldeyken figüran olduk be
Şimdi çok uzaklardasın eski sevgilim
Sen gururunla oynaş yosmam
Bana yeter içtiğim sigaram
Giderken bıraktığın resmin ve yüreğimdeki ağrı.

Bitmedi bir şey daha var
Şimdi söyleyeceklerimi yanındaki sevgilin de duysun
Bak zavallı çocuk
Elini tuttuğun sevgilim dediğin öptüğün kollarına
Sardığın hatta yattığın
Pis herif
Onun elinden be tuttum onu ben öptüm
O da bana dedi seni seviyorum diye
Onu benim kadar tanıyamazsın
Gözlerini güzelliğini saçlarının ne koktuğunu
Bakışlarının hangi manaya geldiğini
Ellerinde buluna nasırları benlerini
Kaşlarını hangi yemekleri sevdiğini nasıl
Sarhoş olduğunu
Sevdiği türküleri benim kadar bilemezsin
Hiç bilmediğin bir şey daha var biliyor musun?
Öyle bir tek edip gidişi var ki ah!

Her neyse ona gül alacaksan kırmızı alma!
Çünkü ona kırmızı gülü sadece ben verecektim
Şimdi defol…


Canım orda mısın?
Sana hala canım diyebiliyorum
Ne kadarda özlemişim sana canım demeyi
Canım.
Hatırlıyor musun?
Birbirimize ilk defa seni seviyorum dediğimiz günde çiseliyordu
Yağmur tanesi
Şimdi yine çiseliyor yağmur,
Ve ben artık seni şimdi hiç sevmiyorum
Ve ben seni hala çok seviyorum..


Ünal Torun


RuYa 29 Haziran 2007 21:02

Neden


Anlatmakta zorluk cekiyordum
Ayriligimizi bana soranlari
O gün sanki dünya basima yikilmisti
Görmüyordum, duymuyordum kimseyi
Her gece gözlerim agliyordu
Neden bu ayrilik neden?
Günlerce yollarini gözledim
Bir gün döneceksin diye
Ama seni göremedim
Ve sonunda anladimki
Beni hic sevmemissin ve
Geri dönmeyeceksin
Ama birseyi bilmeni isterim ki
Ben seni gercekten
Sevmistim ... BAHAR ÖZDEMİR..


kambis 29 Haziran 2007 22:29

Neredesin Ey Sevgili..
İçimdeki fırtınalar mı,
Yoksa dışardaki yağmurlar mı daha baskın?
Gözümdeki yaşlar mı,
Yoksa yollar mı daha ıslak?
Ne fark eder?
Hangi gerçek değiştirir yokluğunu,
Bir kuşun kanadında mı,
Yoksa esen rüzgarlarda mı?
N e r e d e s i n s e n e y s e v g i l i ?
Sigaramın dumanı mı,
Yoksa hasretin mi içime çektiğim nefes nefes...
Belki düşününce bile içimi ısıtan gözlerin,
Ya da o, her çirkini güzel,
Her kahrı haz eden gülüşlerin mi?
Yoksa dokunuşuyla bedenimde
çiçekler açtıran o pamuk ellerin mi ey sevgili?
Söyle,
Hangi cehennemi varlığınla cennete dönüştürmektesin şimdi?
Bir mum ışığı gibi titrek yanarken hala yüreğimde,
Duyduğum yalnızlık mısın?
Bir tınısına vurulduğum şarkılar mı?
Yoksa günlerce manasına takıldığım sözler misin?
S ö y l e b a n a n e s i n s e n e y s e v g i l i ?
Demişler ki, yosunlar bile kayasını bulunca rahatlar,
Taşın bile kalbi yoktur ama onuda yosun sarar !
Benim yüreğimi saracak bir filiz yosunum bile yok sevgili...
Bir balık gibi bekliyorum derinliklerde atacağın ağı,
Ya da oltanı,
Armağan etmek için sana bir kancalık canımı,
Misinanın ucunda su yüzüne çıkıpta,
Bir nefeslik anda dahi görebilmek için o gül cemalını,
Solungaçlarım son dansını ederken avuçlarında,
Teninin temasını hissetmenin hazzıyla veda etmek istiyorum maviliklere..
Yeter ki at oltanı, çek beni ey sevgili !
Düşlerim, içtiğim kahvelerin en koyusu,
Sen içtiğim o kahvelerin,
Yaptığım iki lokmalık aşımın tadı, tuzu..
Sen vapurda martılarla paylaştığım simit mi?
Yoksa son paramla,
Bir aç'ın yüzüne yerleştirdiğim tokluk musun?
Söyle bana, Nesin sen ey sevgili ?
Gurbet ellerde sıla özlemiyle sildiğim bir gün müsün takvimlerimden,
Yoksa hasret kaldığım ana kokusu mu?
Soğuk gecelerde kardeşimle paylaştığım yamalı battaniyem misin?
Hasta olma pahasına hep üstüne ittiğim.
Hastalıklarımda cayır cayır yanan alnım mısın,
Zonklayan şakaklarım mısın?
Söyle bana sen nesin ey sevgili?
Bir vapur sireninde,
Yoksa bir tren düdüğünde misin ?
Ya da belki yokluğuna isyan ettiğim günlerde,
Kendimi yalın ayak vurduğum yollarda mısın?
Söyle bana nerdesin sen ey sevgili?
Gelecek ümidiyle yandığım gecelerde,
Belki görürüm ümidiyle daldığım rüyalarda mısın?
En çaresiz anlarımda uzanan yardım elinde,
İnançlarımı yitirmişken duyduğum bir ezan sesinde,
Okuyupta medet umduğum dualarda mısın?
Söyle bana nerdesin sen ey sevgili?
Düşecekken saçlarımdan tutupta kaldıran,
Koruyan melek misin?
Belki kötülüğün zaferiyle sarhoş şeytan?
O malum günde tek ziyaretçi azrailim misin?
S ö y l e b a n a e y s e v g i l i s e n k i m s i n?
Bilinmezliklerle dolu hayatımda,
Son otobüsü beklediğim duraklarda mısın?
Kaymasını bekleyip,
Seni dilediğim yıldızlarda mısın?
Denize vuran yakamozlarda,
Gece tüten bacalarda mısın?
E y s e v g i l i s ö y l e b a n a,
S e n g e r ç e k t e V A R M I S I N ?
ALINTIDIR..YAZAR?
--
Bende filiz’ den aldım


arwen 29 Haziran 2007 22:51

Seni düşündüm
Zaten hep sendeyim
Yok ki başka kimse
Çıkış yok
İmkân da yok bize
Ama ne yapsak olamayız biz birlikte
Bize haram
Bize yasak
Çare yok ki dertlere
Gecenin karanlığı sen
Gündüzün gizeminde ulaşabilsem ah yüreğim,
Umutla ararım hala var umutlarım
Bilinenlerde...
Bilinmezlerde...
Seninle olamamak hüsran bende
Engelleyemez hiçbir şey ecel olsa bile
Yine de seveceğim
Engel olamaz kimse
Ama sessizce
Bilmeyeceksin belki, bilme yine
Seviyorum seni gizli, gizli, gizlice
Kopamadım...
Kopamam senden
Tüm bedenim senin işgalinde
Benimlesin tüm benliğinle
Bense hep seninleyim
Sen oldum ben yokum işte
Ne yapsam olmuyor
Bulamadım başka çare
Olmasan da bendesin
Ben yokum senleyim yine
Seni düşülüyorum hayallerimde
Hiç ayrılmadın hayalin benimle
Aşk acı ızdırab derdim şiirlerimde
Razıyım acıların en şiddetlisine
Kader engeller koydu
Olamayız birlikte
Yüreğimde varsın yanımda olmasan da bende
Seni düşünüyorum
Zaten hep sendeyim
Arama yok ki başka kimse
Çıkış yoksa
İmkân da yoksa
Olamayacaksak biz birlikte
Bize haramsa bu aşk
Bize yasaksa bu aşk
Çare yoksa dertlere
Ayrıda olsan hisset yeter ki
Şayet varsam yüreğinde
Ben yokum her şeyim sende
Seni sevdim çareyse yüreğinde
Hisset sendeyim her şeyim
Ben yok oldum sende
Yeter ki hisset ayrılmadım
Yerim senin gönlünde


mehmet emre aslantürk


Sedef 21 29 Haziran 2007 22:53

Mahşere Kadar

güneş oldum
gönlünü aydınlatamadım
kukla oldum
yüzünü güldüremedim
seni sevdim ama söyleyemedim
yari sevdim yarim diyemedim
haykırmışım sevdiğimi dünyaya
ama sana söyleyememişim ne fayda
aşkını gönlüme kazıdım
o aşkıda mahşere kadar saklarım

Ömer Faruk Kamburoğlu


arwen 29 Haziran 2007 23:03

sevmek geçti artık
isteme benden bunu

sana.....
uzun uzun..
görmeyeceğin...
bilmeyeceğin
inanamayacağın
tahmin bile edemeyeceğin bi sevgi vermek isterdim..

sana...
seni seviyorum..
sana tapıyorum..
ve.. senin için ölüyorum
demek isterdim..

sana bir kırmızı gül vermek isterdim önce
hiç el değmemiş..
''hey can bu can sana kurban gel al! ! '' demek isterdim
öldükten sonra bile seni sevmek isterdim..

ama..
sevemiyorum artık
sevemiyorum..
''seni seviyorum'' diyemiyorum..
senden çok özür diliyorum..
seni sevemiyorum..

çok denedim

olmadı

olmuyor

olmayacak

üzgünüm

çok üzgünüm! ! ! ! !


oğuz satır


kambis 29 Haziran 2007 23:13

Yitirmis tilsimini ilk sevmelerin,
Yitirmis öpücükleri,
Payi yok, apansiz inen aksamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalip gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yoklugun, Cehennemin öbür adidir
Üsüyorum, kapama gözlerini...
AHMED ARIF


Misafir 29 Haziran 2007 23:41

Küçüktüm,küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm işsiz kaldım,aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim
insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yardan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.

Oymuş,diyorum,zavallı şairin
Görüp göreceği.


Orhan Veli Kanık


NiliM 29 Haziran 2007 23:53

Sevda Şarkımız


Süreçle her şey biter bu aşk bitmez diyordum
Dünyayı tozpembeye ellerimle boyuyordum
Gönlümde yasemenler çiçek çiçek açıyor
Sevgi yağmurlarıyla bıkmadan suluyordum

Sen anlamdın bunu bitirdin aşkımızı
Yarısında bıraktın aşk sevda şarkımızı

Şimdi sevdiklerinle isterimki mutlu ol
Gönüllere su gibi akıp akıp birden dol
Unut istersen beni,sevdiğimi düşünme
Anladım geç te olsa benim yolum çıkmaz yol

Sen anlamadın bunu bitirdin aşkımızı
Yarısında bıraktın aşk sevda şarkımızı



Doğan Ümit Aksel


kambis 30 Haziran 2007 00:00

Haydi Abbas,
vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı TARANCI


arwen 30 Haziran 2007 00:00

pencereden baktım hayata,
uçsuz bucaksız gökyüzü karşımda.
yıldızlar pırıl pırıldı yansıyordu aşkıma.
seni düşündüm bir anda.
hiç çıkmıyordun ki aklımdan.
bu aşkı sen verdin sen yaşattın
gönlümde.
yasaklar, günahlar bir kenarda,
sense benimdin bu hayatta.
aşk kör etti gözlerimi,
görmüyor ki hiçbirşeyi.
yanar dururum deli aşıklar gibi.
yürürüm yollarda mecnun benim
sanki.
nefesin her an bedenimde,
dudakların iz bıraktı öpüşünle.
ahh bu aşk hapsoldu yüreğime.
çıkmayacak bitmeyen sevginle.


menekşe gülay


kambis 30 Haziran 2007 00:53

Masum dizelerim
Masumdu benim dizelerim
öylesine yazılmıştı
içimden geldiği gibi
sevinçlerim hüzünlerim
hepsi bütün bütün benim
savrulmuşlar dört bir yana
başkaları da sevmiş
sahiplenmiş dizelerimi
kendilerini bulmuşlar
dertlerini unutmuşlar
sevinmişler dizelerimle
üzerlerini örtmüş dizelerim
battaniye gibi soğuklarda
bir yudum su olmuş
sıcak çöllerde
gün olmuş
beni de sevmişler
dizelerim gibi sessizce
ben masum
dizelerim masum
beni sevmişler, beni bilmişler
oysa ben hiç bilemedim onları
ama sevdim uzaktan beni sevenleri
yaşam zor günler uzun ve yorucu
ben yine içimi dökerim
masum dizelerimle
nedendir bilinmez
alınır olmuş beni sevenler
korkak diyorlar bana, git, bırak diyorlar
neden, neyi, bırakacağım
kimseye bir sözüm yok ki
ben sizleri hiç bilmedim ki
sizlerin beni bildiği kadar
yine yazarım dizelerimi
benden, taa yüreğimden
bu benim yolum
ben kendime giderim
yol olur dizelerimle
belki başka sevenler de bulunur
bir yerlerde
ve dizelerimin savrulduğu her yeni yerde
yüreğiniz rahat olsun
siz istediniz, gitttim, bıraktım (!)
ama korkak değilim iyi bilin
dizelerim yine dimdik ayakta
tıpkı ben gibi her zorlukta
yeni sevenlerim belki
daha hakikatli olurlar
gerçek dost olurlar
belki bilirim ben de onları
bir gün masum dizelerim sayesinde.
Enfal Törün . İzmir.27.06.2007


Mystic@L 30 Haziran 2007 01:04

Umut Bizi Terkettiğinde

Umut bizi terkettiğinde
Kavlanır kanımız
Örter patikayı su birikintileri
Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz
Umut bizi terkettiğinde
İyilik kaçtığında bizden
Körleşir ağaç kabuğu gibi
Yüzlerimiz.


Andree Chedid


arwen 30 Haziran 2007 01:05

Hadi yatır beni sol yanına
Ben balığa sevdalı
Arsız yüzsüz bir kuş
Ben özürlü ısırgan otu

Hep merak ettim suyun arzularını
Dipsiz duyguları özledim.
Aynı denizkızının yosun kokan tenini aradım
Hatırladım ki uzak duygularıma ayrılığın.

Bir o kadar hasret
Senin korkmadığın bana ölüm
Tarif eder misin
Ruhuma teslimiyeti

Alır mı beni de içine
İç huzurun…

Oysa intihar dediğin
Boğazımdan asıldığım
Yosma kokulu bahar dalları değil miydi

Öfkeme engel değilim
Ağlıyor
Ölümsüzlüğüm

Ben önce öldürdüm seni
Görmediğin mezarıma attığım
Anılardı...
Hadi sende öl şimdi

Bak;
Asılmışta duruyor ufka aşk
Bir biz birde tınısı var kulaklarımızda
Mavinin

O ses sessizliğimiz
Yatır beni sol yanına
Kadın…


zeki arlan


arwen 30 Haziran 2007 01:49

Ben seni masum yanınla sevdim,
Hani kalabalık parkların salıncak sırasında,
Umutsuz, garip, hüzünlü...
Seni bana getirecek zamanı beklerken
Artçı özlemler uğradı rıhtımıma,
Titredim, kanadım, sızdım.
Düşlerimi cebimde sakladım,
Canım pamuk şekeri çekerdi bazen,
Düşlerim para etmediği zamanda.
Hani sen gözlerimde ki bilyelerden düştüğün zaman;
Çığlık attım, kanadım, sızdım.
Senin hayalini görmek için uyuştururdum beynimi,
Uçan balonlarımı kaçırırdım elimden,
Kaybetmeyi göze almazdım,
Kabuslarım her şafakta tenimi böyle öperken.
Ben seni masum yanınla sevdim,
Hani kalabalık parkların yalnız salıncaklarında,
Bir rüzgar gibi öperdin gözlerimi,
Üşüyen gözlerimin soğuk hayallerime borcuydu,
Ağlamalarım, çığlıklarım, hıçkırıklarım.
İçtiğim bir yudum votkanın
Ateşler basması sallanan hayatıma
Özlem ilmiğiydi boynumda,
Attığım bir tekme can çekişmeyi de sende unuttum.
Ben seni masum yanınla sevdim.
Masumluğu unuttuğum bu hayatta...


reşit turan


RuYa 30 Haziran 2007 12:23

Her yağmur sen olursun yüreğimde
Her ıslandığımda içimdeki sokaklarını hüzün kaplar, sel basar
Ve ben …
Ağlamalarım gözükmesin diye yağmurda buğulanır gözlerim
Zihnim boş bakışlarım öteleri soluklar
Ayrılığın boğazımda bin düğüm.
Gönlümde hazan iklimleri
Bir eylül sabahı gibi yalnızlığım.
Şimdi neden yaşıyorum bilemiyorum.
Sensizlik boğazıma geçmiş ip gibi
İçimde sızı..
Gözlerimde ayrılığın acıları
Yüzümde çizgileri
Titreyen ellerime sözüm geçmiyor artık
Titreyen kalbime teskin olamıyor hiçbir ümit şarkısı
Oysa hiçbir acıda kalbim bu kadar ağırlaşmamıştı
Hiç bu kadar koymamıştı
Sessizliğim çığlık olur okyanus ötesi sevdama
Yaslandığım yüreğin yok yüreğimde
Senden bana bir ızdırap kaldı ki tarifsiz
Zemheri bir fırtınaya gebe gelecek günlerim
Yaktığım resimlerin değil,kalbim
Yüreğim üşüyor,canım yanıyor
Ne yalan söyleyeyim sensizlik bana çok koyuyor.
Senden sonra…
İçimdeki ağaçlar yıkıldı
Yapraklar düştü
Anlıma acı diye ayrılık yazıldı.
Kapattı tüm baharlar kapılarını
Gönlüme kalın kalın kilitler düştü
Zaman sustu
Yaşananlar bir düştü
Kalemim ayırılıklara küstü
Senden sonra… ŞEBNEM HAZAR


Mystic@L 30 Haziran 2007 13:08

Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık

Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü

Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet Telli


RuYa 30 Haziran 2007 13:48

Yıldızlar

Seni karanlıkta yatırıyorlar.
Korkuyorsun geceden:
Bakıp bakıp pencereden,
Yatağına sokuluyorsun.

Ben hep eski yerimdeyim, biliyorsun.
Hava açık olduğu zamanlar
Beni seyrediyor, seviniyorsun.

Ne olurdu, ben de,
Sana göründüğüm şekilde
Odana gelseydim.
Ateşböcekleri gibi,
Küçücük avucunda
Yanıp yanıp sönseydim.

Seneler geçip gider, büyürsün.
Bir gün olur, hepsi biter:
Endişeler, o çocuk üzüntün
Hepsi biter.
Aydınlanır senin İçin geceler,
güneş gibi görünürsün.

Biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır.
Ama Allah'ın koyduğu yerde,
Yıldızlar daima yalnızdır.

Behçet Necatigil


arwen 30 Haziran 2007 23:47

Yüreğimdeki sızının bir kaçı sizin
Gitmeye niyeti yok ki yalvarım
Rahatmış yeri artık kovamam
Girmiş çıkmaznöbet bana tutuyor

Kim gördü girerken çıkarken görmez
Yerini çok sevdi acıtmaz beni
Sızlatıyor beni nedeni nedir
Hem beni seviyor hem ağlatıyor

Nefes kadar yakın mezar kadar uzağım
Sevmedi ki beni nasıl af edem
Yolum yokuş enişe hiç geçmedim
Kestiler önümü çok yalvardım ben

Sanki yiyecekler yam yamı bunlar
Bakınca tanıdı ben kimim burda
Derimi soydular sanki kasaplar
Durmam ki ben burda yol verin bana


navruz kaplan


RuYa 1 Temmuz 2007 13:28

Gitmem gerek bu şehirden
bir rüya oldun sevdamın gergefinde
neden çocuklar beni gösteriyor
yağmur yağsa güneşin yerine
ha gayret güzelim gayret
biter elbet bu yağmur sabret
sensizlikten olsa gerek
çekilmez oldu buralar
hep benle beraber bulamadıklarım
bak cesaretim yok artık
geç oldu yorgunum
yine deli oldum sayende
saçında rüzgar
ha gayret güzelim gayret
biter elbet bu yağmur sabret
ayrılıktan olsa gerek
gecikiyor sabahlar
hep benle beraber unuttuklarım
dönmüyor epeydir başım
denizler yalan
sevmek ateş olurmuş derler
yanmak yalan
şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
bir çoçuktum sevmiştim
avuçlarımda aynalar
gayret et güzelim elini uzat
ha gayret güzelim gayret
biter elbet bu yağmur sabret... SELVİ UZUNCA


Sedef 21 1 Temmuz 2007 16:56

Masuni Aşk

Bir masuni aşk var içimde
Tarifi imkânsız acılar içinde

İsmi aklımda, tadı dilimde
Gülümsemesi çınlar beynimde

Hoş bir edası var içimi ürperten
Birde bakışı var ki beni delirten

Kelimeler yetmez böylesine
Anlatmakla bitmez şöyledir diye

Yaşamak gerek damla damla içinde
Bağırmaya başlar yüreğindeyim diye

Tatlı gelir her şeyi batmaz gözüne
Yüzün kızarır işte ben buradayım diyince

Gözlerin görmez başka gözü
Düşerse gözleri gözlerine

Çiğdem Arslan


RuYa 1 Temmuz 2007 19:42

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...


Can yüceL


Misafir 2 Temmuz 2007 15:45

Her mektup cevabını bekleyen bir sevgiliyle başlar


Sevgili Dost,
Sevgili Arkadaş,
Sevgili Anne, baba, kardeş diye...
Bu mektup ise cevap beklemeyen, sadece "sevgili" diye başlayan sahipsiz satırlardan oluşmakta.

Ah! İçimin okyanusu..
Mavilerim kalmadı.
Yüreğim yelkensiz.
Bir fırtına çıkacak olsa,
İlk alabora olacak gemi benim.

Sevgili...
Sen bilmedin beni,senin bilmeyişin benim acılanmam oldu ve acılanmam yorgunluğumla kanadı.
Sen bilmedin; ben çekindim, sen bilemedin; ben çekildim, istedim çektim ve gittim.

Sevgili..
Sana en çocuksu tavrımla sesleniyorum. Olgunluğum başımın belası oldu. Ben senden önce değil, sen benden önce gelmeliydin.
Belki o zaman daha az kanardım ve suskun kelimelerde bu denli boğulmazdım.

Sevgili..
Ben her gece uykularımı kovalayıp uykusuzluğa yakalanırken, sen hangi şehrin ışıklarına dalıyorsun ve gecenin hangi saatinde uykuya yenik düşüyorsun?
Ah! Sabahları kavuran güneş... hep aynı tepeden atar kızıllığın ve hep aynı pencere, hep aynı ağacı ezberleyerek ve düşlerimde ona yer vererek sana ulaşır bakışlarım.

Sevgili...
Ben her nefeste varlığının farkındayım.
Bölüyorum seni, zamanı küçültmek için yapraksız bir takvime...
Yıllar sen oluyor, aylar sen, haftalar sen, günler sen.
Çarpıyorum seni zamana, unutmak için her şeyini...
Saniyeler sen oluyor, dakikalar sen, saatler sen...

Sevgili..
Bu kaçıncı gemi limana ulaşamadan kaybolan?
Yoruldum; uçsuz bucaksız okyanuslara benzeyen düşüncelerimden.
Usandım, hep susuzluğa mahkum bir sahrayı andıran benliğimden.
İsmin ruhuma bir diken gibi batar. Varlığın bir acı, varlığının gölgesinde yokluğun bin sancı!..
Sevgili desem, duyacak kadar yakınsın.
Ruhumun konuğu ol desem, erişilemeyecek kadar uzaksın.

Sevgili..
Sen durgun suya olan korkaklığım; bir, iki ve üçüncü kulaçtan sonra umutsuzluğum ve batışım.

Sevgili...
Eylül bitti; şimdi güz gecelerinin hangi yıldızı gülümsetebiliyor seni?
Bulunduğun şehrin hangi caddesi, kaç no'lu evi huzurun olabiliyor senin?
Ben seninle bu denli doluyken, sen şimdi kimleri biriktiriyorsun içinde?...


arwen 4 Temmuz 2007 02:40

Düştü yıldırım,yağıyor kor yağmur
Dilinde titriyor yosun kaplı harfler
Sallama kar mendilini mavi sevdama
Çatırdıyarak kopuyor kolum kanadım
Sıradanlık alışkanlığıyla kayıyor kelimeler

Düştü yüreğine gözlerim
Sende keşfettim gerçeği
Güneş uzandı mavi karaya
Sende keşfettim kendimi
Sinemde uyuttum geceleri
Aşkta olmaz veda vakti
Gözyaşımda açtı yıldız çiçekleri

Güneş gibi saklanmak istesen de karanlıklara
Yalanlıyor,tenin tene karışması gibidir bakışın
Pırıltında ay gibi parladı aşk
Uzandı bedenim yorumsuz hayal ülkesine
Adresini bulamadı bende aşındı sözlerin
Anka kuşu gibi tekrar tekrar doğdun küllerinden

Gidişinde siteme sordu sızı
Sordum dudağından esen rüzgara
Dedi her aşk yaşar Eylül'ü
Vursada kumsalı denizlere karışır dalga
Sordum bulutlara
Güneş görmemiş kelimeler var bende
Yağmur buselenir dudaklarımda
Dile geldi aşkın alfabesi
Sevginin gücü,kalbi saracak bakışta saklı


nurten tarım


NiliM 4 Temmuz 2007 09:15

Sevda Bir Çiçek


Sevda bir çiçek,
Gönül ise bir böcek,
Aşk çiçekteki tohum
Düştüğü gönülde filizlenecek,
İnsansa çiçeğe hayat veren kök.

Sevgi bir okyanus,
İçine dalmak, doyasıya yunmak gerek
Kaynağı yalnız insandır sevginin,
Ve insanca üretilecek.

Var olmak için, varım diyebilmek
Yaşamı, ilmek ilmek, sevgi koncasıyla örmek,
Yarin yanağındaki gamzede
Karanfiller, Güller, kır çiçekleriyle dolu
El ele, gönül gönüle
Çiçek çiçek gezinmek.

Bak yüreğine, bu hikayede varmısın?
Çiçek bahçesinde toprakmısın?
Aşk dolu, sevda dolu bir dünyanın
Sevgi hamurunu yoğuran
Ustasımısın?

Kan kırmızı kadife bir gül,
Can kırmızı yanakta gamze,
Aşk kırmızısı dudakta davetkar şehvet,
Aç gönlünü geliyorum güzel,
Sen yalnızca emret.


Ali Osman Yılmaz


Misafir 4 Temmuz 2007 10:13

Bilsen
Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Sayende sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

Bağban eyle dedin beni bağrına,
Yanılıp yakılıp uydum çağrına,
Bir demet hercai çiçek uğruna,
Ağlarsın kırdığın gülleri bilsen.

Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti mecnun bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdar etmedim sırdaşlarımı,
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı.
Berduş eleştirdi ,sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

Felsefe böyledir divanelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhanelerde,
Ağlarsın düştüğüm halleri bilsen.
Cemal Safi


goksu18 4 Temmuz 2007 12:30

Aldanma Cahilin Kuru Lafına

Aldanma cahilin kuru lafına
Kültürsüz insanın kulu yalandır
Hükmetse dünyanın her tarafına
Arzusu hedefi yolu yalandır

Kar suyundan süzen ceşme göl olmaz
Gül dikende biter diken gül olmaz
Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
Peteksiz arının balı yalandır

İnsan bir deryadır ilimle mahir
İlimsiz insanın şöhreti zahir
Cahilden iyilik beklenmez ahir
İşleği ameli hali yalandır

Cahil okur amma alim olamaz
Kamilik ilmini herkes bilemez
Veysel bu sözlerin halka yaramaz
Sonra sana derler deli yalandır

Aşık Veysel Şatıroğlu

Acı Bir Sevda

Delikanlı bir sevdaydı benimki,
Ak düşmeden önce saçlarına.
Harbidendi benim sevdam,
Haybeye vurulan tokatları yemeden önce.

Niyetim ikramdı kırk yıllık kahveyi.
Acı, acı ama kana kana içmekti,
Hayatı meze yapmaktı,
Aşkı satın almak değil, çalmaktı.
Suçum buysa varın vurun kelepçeyi gönlüme,
Hasta düşlerimi darağacına gönderin,
Kırın kanatlarımı koyun kafese
M. Bahadır Pamir

Acıyı Görmek Mi İstiyorsun? Gözlerime Bak

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? Ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
Karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.

Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki
İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?

Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim.

Oysa
Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı
Eğer yanımda olsaydın
Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım..
Şimdi ölüm ne anlam taşıyor?
Yaşamak ne anlam?
Hiç anlayamayacağım
Sensiz bedenim toprağa girmedikçe
ERTUĞRUL BAYRAM


goksu18 4 Temmuz 2007 12:49

Ağlamak İstiyorum

Gözlerim yeminli ağlamamaya
Karanlığın içinden bir ses ismimi fısıldıyor
Derken bir müzik ağır ağır, usul usul
Ve sen ellerin omuzlarımda
Tutup çekiyorsun beni karanlıktan
Sonra bir kayanın üzerinde devam ediyoruz
Denizin üzerinde batan bir güneş var sadece etrafta
Bir yağmur başlıyor, sonra
Uçuyoruz dans ederek
Bulutların üzerinde
Mehtapla devam ediyoruz
Kıskanıyor bütün yıldızlar

Birden çekiyorsun ellerini omuzlarımdan
Göremiyorum gözlerini
O an düşüyorum
Bin yağmur damlası benimle
Bir ses bana uyan uyan diyor
Bunlar rüya
Kalkıp bakıyorum etrafıma
Omuzumda yanık izleri
Saçlarımda o yağmur
Ve o müzik hala kulaklarımda
İlk defa gözlerim o gün bozuyor yeminini
Keşke gerçek olsaydı diye diye
Ben sana ölümümü verdim
Sen gözlerini göster yeter

Ahmet Öner


RuYa 4 Temmuz 2007 16:06

Sende beni özledinmi
Benim seni özlediğim kadar
Ellerim ellerini
Gözlerim gözlerini
Kalbim diğer yarısını
Gülüşüm gülüşünü
Bakışım bakışlarını
Dudaklarım seni seviyorum demeyi
Günaydın aşkım demeyi
Ve en önemlisi benim olduğun her anı herdakikayı
Özledi bu beden
Ama bir tek şeyi hiç özlemedim
Hatta lanetle andım o günü
İşte o gün den sonra 875. gün buğün
Beni terkedip bi başına koyuşunun 875. günü buğün
Beni yarım bırakıp gittiğin günün 875. günü buğün
Ve beni terkettin gün buğün
işte o günü bir tek özlemiyorum
Ve nefretle anıyorum...

Evet besbelli sen özlememişsin beni
Özleseydin ben şu an bu şiiri değil
Seni sevdiğimi arar söylerdim sana defalarca
Bu fırsatı bana vermediğin için çok teşekkürler, nefretle teşekkürler.
Gerçekten dediğin gibi sen beni haketmiyosun...
Sen bu mükemmel yüreği haketmiyosun...
İşte hep senin bu söyleminle avutuyorum kendimi...
Ve kan ağlayan yüreğimi..
Onu susturmak zor çok zor
Gözlerim ağlamıyor artık ama
Kalbim inan 875 gündür ağlıyor...
Hiç susmaksızın...
Ve hiç bıkmaksızın..
Susmuyor o da özlemiş aşkını arkadaşını diğer yarısını can yoldaşını dostunu...
Nolur ben benden geçtim
Bari onlara yapma bu ihaneti... MEHTAP SADENUR



Saat: 23:04

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık