![]() |
İmkansız Sana 'Çok güzelsin, seni çok seviyorum' demek istiyorum; ama bunun yetersiz kalacağını biliyorum. Seni içimde hissediyorum; ama sana dokunamıyorum. Karşımdasın, görüyorum; ama konuşamıyorum. Sana en bakir sözlerle gelmek istiyorum; ama kelime bulamıyorum. -Zavallı söz! Zavallı yetenek! - Özetle; ben sende yıllardır imkansızı tecrübe ediyorum. Cosmopolitan Park Hotel - Aralık 2006 Kamil Park |
aşkını yılmadan avazınca haykır, varsın sorumsuz kayalarda yankı bulmasın. gözyaşların sel olsun tere karışsın, varsın sorunsuz yürekler farkına varmasın. tüm gücünle omuz ver yık etten duvarları, varsın ellerin kanasın yaran kabuk bağlasın. kır zincirleri devir dosta varan barikatları. varsın kalemler duyarsız kalsın. uykusuz kal düş görme bugün, varsın sabah olmasın güneş doğmasın. doğrularınla savaş ver yığılıncaya dek. varsın sevgisiz gönüller aldırmasın. boyun eğme kayıtsız kalma onursuzluklara. bırak emeğin ve özgürlüğün sana mahkum kalsın. sen varsın onlarda varlığınla canlansın. tarık sasaoğlu |
İstanbul bugün beni; Denizde parlayan güneşi, Ilık esen Rüzgarı Ve Sana yazdığım şiirlerle uğurluyor. İsmin; Bende yüzlerce “keşke”ler söyletiyor. Keşke sende….. hikmet tunç |
Artık Hiçbir Şiirimde Bahsetmiyorum Senden Artık hiçbir şiirimde bahsetmiyorum senden Ne bir kalem yazabilir seni Nede usta bir şair. Bir anlıkta olsa Yanımda ol isterim Anlatacağım çok şey var sana Kalbimle dilim arasına sıkışmış. Bir seni seviyorum sözcüğünden çıkacağım yola Ne anlatırım ben bile bilmiyorum Ama yolda başıma ne gelir tahmin edebiliyorum. Bir yudumluk sevda değil bu Unutulmayacak bir aşkın hikayesi. Dışarıdayım ,yalnızım ki en büyük yalnızlığım sensizliğim Seni istiyorum yanımda Elimi tutmasan da gözlerime bakmasan da Tek tesellim olan gözlerin Bana huzur veren bir güzellikte bakıyor dünyaya Keşke bana da baksa. Dedim ya artık kalem yazmıyor seni Betimleme yapamıyorum güzelliğine Seviyorum diyorum ama Bazen kendim bile inanmıyorum Senin gibi güzelini sevebildiğime... |
Böyle Sevda Olmaz Bir gönüle iki aşk sığmaz, Gönül hercai kuş olmaz, Sevda mevsimlik yaşanmaz, Sevda sözlerle başlamaz..... Aşk masalara meze gibi konmaz, Şişelere mey olup dolmaz, Sevgiye çıkar riya girmez, Gönül severse ferman dinlemez, Sevgi sadakat ister, Sevgi vefa ister, Sen bu özverilere sadık degilsin, Sen sevmekten yoksunsun, uzak dur sevgiden.....! Nesibe Buyrukçu |
Artık Sen Yoksun Ya.. Artık sen yoksun ya.. Her gece ağlayacak bu şehir. Yağmurlar yağacak üzerimize. Hiçliğimize, bitmişliğimize.. Yani bize, Sana, bana, aşka, yalnızlığa, Hepimize... Biz hep iki dize kadar yakındık birbirimize. Uzayıp gittik ama bir şiir olamadık.. Bir şiir kadar dengede kalamadık. Belki yalnızlık hiç yoktu, biz anlamadık. Belki de hep yalnızdık, Ondan yalnız kalamadık. Yalnızlık beni yalnız bırakmıyor, Yalnız değilim artık.. Yine de bütün cümlelerim sana kaçıyor Rüyalarımda. İnadına seni bekliyor gözyaşlarımla ıslanmış dipsiz gecelerim.. Seni bekliyor en güzel kelimelerim, En saklı hecelerim.. Bizi bekliyor o yol, o ağaç. Gözbebeklerim hala bakışlarına muhtaç.. Yokluğunda anlamsız şiirler yazar oldum. Yokluğunda arkandan şehirler gezer oldum. Yokluğunda kendimi buldum. Yokluğumda kayboldum. Şarap diye seni içtim her gece, yudum yudum.. Bakışlarındı beni sarhoş eden, Ve yokluğundu yine terkeden.. Gitmek isteyip de gidemeyen, yokluğumdu.. Beni tutan tek şey ise; Umudumdu... Artık sen yoksun ya.. Yaşlanıyor bu şehir.. Yere değecek gibiler, Gök bulutları tutmaz olmuş. Her gece omzuma daha çok yaslanıyor bu şehir. Arayış dolu bakışlarım çoktan kaybolmuş.. Seni bulmuş uzaklarda bir yerde.. Bir yıldızın ışığında, Bir ağacın gölgesinde, Sevgim can bulmuş bir çiçeğin yorgun Gövdesinde.. Sonra dökülmüş yaprakları, Basıp geçmişler.. Ama her gece gözünü kırpmadan o seni izler.. Adını Hülya koymuş o uzak yıldızın, Hayran kalmış ışığına, Göz kırpınca ona her gece, Sevinirmiş içten içe... |
İçim içime sığmayan bir çağlayanken, Şimdi küsmüş dünyaya yüreğim. Sevinçlerim mahsun.. Yitirmişim bir yangında düşlerimi. Kaybettim,bulamıyorum gülümseyişlerimi Yorgunum; aramak istemiyorum Uzaklarda kalan, çiçek bahçelerini. neriman mert |
Masal ( seni anladığım kadar sevmiştim, anlatamadığım kadar da özlüyorum. ) Tırnaklarınla kurduğun yıkamazlar dediğin asma bahçeli masal şehri unutmadım bir gecedeağır ağır közlerle yakışını kurşun ağırlığında sözlerle yıkışını şimdi o şehirdeki. Fesleğenler şebboylar menekşeler yitirdiler renklerini. Uğultular geçiyor agoralarından halaylar çekilmiyor geleceklere kargalar tafrasını atıyor sütunlu yollarda bitkin gökyüzü uykusunda kaldı sazların titrek seslerinden başka ses yok mozaikli bahçelerine gri sabahlar değiyor tarihin üzerine kumlar birikiyor ürkek gölgeler dolaşmıyor gecelerine sen gittikten sonra harabeler yıkıntılar kaldı maviler bana küstü seninle masal şehri kadardı ömrümüz. Zaten gerisini de kim anlar ki falan filan fasa fiso gelir. Serdar San |
Elim elinde değil sevgilim diz çöküp de teslim olduğum günden beri susmalarına dert yandım artık! aylarca damla düşmeyen gök misali gözlerime uyku girmez oldu kimi sensiz gecelerin. bir bilsen sevgilim gecenin her geçen saati sensiz bana ızdırap verdi yanlız başıma... zamanın kifayetsiz dakikalarında 'resminle ' avunduğum anlar tek teselli kaynağım oldu... bir bilsen sevgilim seyrettikçe seni sana kulis yapmaya çalışan gönlüm çırpındı, çırpındıkça paralanan içtenliğim gönlümün gönlüne bütün bütün gark edişiyle yine de üstesinden geldi… aah bir bilsen kadınım bir bilsen bi tanem, canım, hayatım neler çektiğimi? Susmalarına dert yandığım artık sensiz dönemem ki dönüşsüz bir yoldayım âdeta özünde, sözünde, fikrinde an an sana bağlandım ellerin elimde olmazsa da. bu bağlanışım yaşam tarzıma rengârenk bir anlam kattı eşsiz bakışlarınla... Aaah şu bakışların! beni benden alır sevgilim ta ki faydalarını tadıp yüreğime nakş olana dek korundaki sönmez 'aşkını ' ister şu deli gönlüm. kimi sensiz gecelerimde gel demesen de yârim duramaz yüreğim artık üstüne yürür nazarın özünü almak istercisi nefesine yakın bir yerde durur teninle yapış yapış olur hayal meyal da olsa... durdukça gönlüm buseler gönderir bir içim dudağın merhem olduğu kıyılarına. bu nazarla yatıp kalkıyorum inan! inan sevgilim kalktıkça seni düşler oldu gözüm, 'ak yüzün, zeytuni gözleriyle kömür saçlarında ' kendimi kaybeder oldumsa biran seni sesinle kendimi buldum nice zaman yalnız kaldığımda. kimi sensiz gecelerdeyse, yıldızlar bana arkadaşlık yapar ay babanın yanlarında… fısıl fısıl konuşurlar seni dayanamam hemen elim tuvale yapışır geleceğimize dair neler yapabileceğimizi bir hedef belirler yârim her ikimiz için... biliyor musun sevgilim! her şey bir yana en alımlı tablo portakal ağaçların limoni çam kokuları eşliğinde temeli atılan evimizin tek vücut meydana çıkması... bu ev 'egeyle akdenizi ' kavuşturan sahil şeridine yakın bir yerde, bizi bekler sevgilim yeter ki sen de iste! iste ki örülsün duvarları bir bir yükselsin evimiz şekil alana dek! aydınlıklarla donalı yüreğimiz de haydi birlikte olsun! yanlış duymadın kadınım kapısında sen! sen! sen yalnızca sen ve ben gülüm. gökmen yılmaz erdem |
Beklemekteyim Sonsuza açılmış kapının başında Gözetmekteyim akan hayatları Selamlaştığım üç beş kişi oldu Bu hayata yorgun gözlerle bakmaktayım Sınırlar kurallar anlamsız yollar Şarkılar şiirler ustaca sırlar Her canklı gözünde sanki O yulun sonunu kollar Su kadar saf ve temiz Duş kadar uçsuz bucaksız Akıl kalbe giden bir yol tanır Sorular sorumluluklar her an İnsan göçer kurallar kalır Yolcu bekleme Ardına kadar açılmış hayat kapısı Yolcu ağlama Ağırdır kalkmaz bazen sabır taşı Yolcu korkma Rahmeti gazabını aştı... En güzelide Gözden dökülen bir damla yaştı ... zübeyir kara |
Umut Bizi Terkettiğinde Umut bizi terkettiğinde Kavlanır kanımız Örter patikayı su birikintileri Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz Umut bizi terkettiğinde İyilik kaçtığında bizden Körleşir ağaç kabuğu gibi Yüzlerimiz. Andree Chedid |
Söylemem bir daha Mırıldanmam asla, Her notada geleceksen aklıma Ve her nakarattaysan hala Susar söylemem bir daha... Her şarkı yeniden bestelenir gidince sen Sıyrılır manadan, bürünür yenilere; neden? Ezgiler ıslık olur dudaklarımda inceden Dudaktan kalbe iner ismin yine, yeniden... Şarkıların en güzeli yokluğunda, İçinde veda, içinde sevda İçinde rüya, içinde kavga İçinde yalan, içinde riya Geçmeyenleri içinde ve sonra Bitmeyenleri yaşla... Artık küstüm şarkılara Onlarsız bakmalıymış yarınlara, Önce susturmalı Ve susmalıymış sonra... hüsem korkmaz |
-SEN BİR ÇİÇEKSİN- Sen bir çiçeksin Buz tutmuş dağlar Zirvesinde kardelensin Kurumuş bataklıklar Ortasında açmış birtek gül Sen bir çiçeksin Hiç solmayan. -------------- Boynu bükük bir sarı gül misali hüzünlü Hüzünlü ve de o sımsıcak bakışın yokmu,yakar beni Ta derinlerde, çok derinlerde Bir kibrit çakarlar sanki içimde Alev alev yanar yüreğim. --------------- Her bakışımda sana Yüzünde hiç eskimeyen o tatlı tebessüm Ve gözlerin deryalar kadar güzel Deryalardanda güzel Sen, kışın ortasında ilkbahar mevsimi Mevsimlerin en güzelisin Sen bir çiçeksin Hiç solmayan. alıntı... |
Arz-ı Hâl Gecenin bir saatinde Eşiğine varan bendim Kuşlar yuvada, kurt inde Karanlığı yaran bendim Sabahları erken erken Yürek hasretle yanarken Firkatin bahçelerinden Vuslat gülü deren bendim Bendim semada dolanan Bendim oraya ney çalan Parmakların uçlarından Nuru alıp veren bendim Hayır! Hiçbiri değildim Hepsi benim hayallerim... Dolaşarak iklim iklim Doğru yolu soran bendim Seni buldum şahım seni Tut elinden üftâdeni Koma karanlıkta beni Mevlana! Aman efendim |
Siagara elimde,gözyasim benzedi sellere Dertler benim,sebebim yok sevinmeye Gözyasim akip gidiyor ama nereye Gözyaslarim sigmazki denizlere göle dereye Cigerim dumandan çok kötü bir halde Benim askim sigamzdi daglara,yollara Gerçegim dedigim karisti yalanlarin arasina Kanimi akitti bembeyaz karlara Sözlerinle atti beni allahimin kollarina Mezarimi kazdi o yalan askinla Gözleri yalan söyledi askimi kirletti Bosunaymis ask SIMDI basladii SIMDI bitti Sevmekle baslar sevilmemekle biter hayat Sevilen acili dertli huzursuz sevilen rahat Seven acilara artik dayanamaz Sevilen mutlu yüzünde gülücükler eksik olmaz Sevdigim sende takip etmissin yeni modayi Tabii seninkisi sevmek demoda olayii Sevmek moda olursa takip etmek zorunda kalirsin Sevilmeyip bana çektirdiklerinin cezasini alirsin Belkide çaresiz aglarken beni hatirlarsin Geceleri uzun ve sessiz gündüzleri yanliz odanda Yanliz birsi kalirsin dostlarin arasinda Benim sevdigim var dersin biri sevgilin var sordugunda SeVmEk TeHlIkElI DuYgUdUr AnLaSaNa!! |
Viran gönüller, ıssız sevgiler, Isınmıştı yine de yüreğim. Yorgun ayaklar daha kaç adım atacaktı? Titriyordum. Tüm vücudumda hissettim benliğimle, Mevsimler birbirinden kopuyordu, Toprakla yaprak ne güzel sevişiyordu, Öyle ya hep toprağın kollarına. İlk kışım değil seninle geçen, Üşüyen ayaklar tüm şehrin ayazını yiyordu. İstanbul’a değil sana takıldı gözlerim. Ne tuhaftı!.. İçlerinde sen yoktun İstanbul. Ellerimle sımsıkı tuttuğum balonlar artık uçmayacaktı. Bulanık denizleri çırpındıran nedir? Nedir bu çalkantı, nedir bu yöneliş? Doğan güne değil, sana daldı gözlerim, O ulvî güzellikteki muhteşemlik, Yoktu gözlerinde İstanbul. Biçareydim, yalnızdım. Belki de kimsesizdim ama sen vardın. Su olup akmak geldi gözlerinden, Ama yine de ağlama Yavuz Bayram Çalışkan |
Sabrı anlat bana... Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma? Özlemi anlat bana... Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları Nereye konarlar yorulduklarında? Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki Ümitsiz ümitleri anlat. Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana... Sevgilerin nihayetini anlat... Nasıl biter bir sevda? Yakıp, yıkılan umutların külleri Nereye savrulur sonunda? Ben sustukça sen anlat... Hüzünlerine geldim, Bir damladan derya yaptığım hasret Ve Dinmek bilmeyen bir sancıyla. Al kat acılarımı acılarına... Hep vuslatı düşünürken savruldum Yüreğimin esir rüzgârlarıyla. Hayat körebe oyunuydu Sobelendim yaşanmamışlıklara. Anlat, merak ediyorum Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda? SEYNUR İNAL |
Arzulayıp Seni Görmeğe Geldim Arzulayıp seni görmeğe geldim Yüzünde evvelki nurun kalmamış Evvel uğrun uğrun işmar ederdin Şimdi söylemeğe dilin kalmamış Böyle olduğunu bilsem gelmezdim Öğüt versen ol öğütten almazdım Bahçen mâmur deyi gelip girmezdim Senin yol olmadık yerin kalmamış Boran'ım der geldim ise giderim Bağıban değilim bağı n'iderim Varır bir fidana hizmet ederim Dökülmüş yaprağın, gülün kalmamış |
GİDEREK DAHA AZ UNUTUR GİBİ Daha az seviyorum seni Giderek daha az Unutur gibi seviyorum Azala azala Aramızdaki uzaklığın karanlığında Geceler kısalıp,gündüzler uzuyor böyle olunca Daha az seviyorum seni Kendini iyileştiren bir yara gibi Daha az Ve zamanla Sen geceyi tutuyorsun,ben nöbetini Uzak dağ kışlalarında Görmüyoruz birbirimizi Usul usul sis iniyor Kopmuş yollara Işığı hafif,uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda Sevgilim, sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da Artık daha az seviyorum seni Unutur gibi,ölür gibi daha az Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini Kolay değil Yalnızca sevgilimi değil,evladımı da kaybettim ben Kaç acı birden imtihan etti beni Tek bir gece vardır insanın hayatında Ömür boyu sürer nöbeti Bu da öyleydi,İyi ol,sağ ol,uzak ol AMA BİR DAHA GÖRME BENİ! LATİF BOZDOĞAN |
Ölüm kadar zordu gözlerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Son kadehlerim oldun bazen Bazen yeni bir sigarayı yakış sebebim Şimdi ellerinden uzak olduğum kadar uzağım kendimden, Hiç bitmemiş siyah beyaz bir puzzle gibi hayat Parçaları birleştirmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye titriyor ellerim. Ölüm kadar zordu ellerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Ayrılık şarkıları oldun bazen Bazen buralardan kaçış sebebim Şimdi beyazlar dans ediyor saçlarımda Seyretmediğim siyah beyaz bir film gibi hayat Seyretmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye dinmiyor gözlerim Ölüm kadar zordu gidişin Ne benim oldun ne aklımdan çıktın. BAHATTİN ÖZTUNÇ |
Adını Sen Koy -bir dosta- Sevgiler vardır kanat kanat, Gönüller vardır sevgiye hasret. Gönülden seven verirse sevgisini Bunda neden aramak boşa gayret. Sevgi bir umman... İçinde türlü türlü akide, türlü türlü insan... Kimi ana-baba, kimi kardaş Kimi evlat, kimi arkadaş.. Arkadaşın kimi yoldaş, Kimi dertdaş. İlahiye aşk, vatana sevda... Daha neler sığdırabilirsin daha... Kimine sevda dersin Kimine aşk... Adı ne olursa olsun; İster sevgi, İster sevi, İster sevda, kara sevda İster aşk... Gönülden gelsin, Değerini bilene hak edene gitsin... Arkadaş, eş, dost gönülden sevilsin... Gönüle dolsun Gönül doldursun yeter... Zeynep Akgül |
Yağmur Tanesi Duyduğuma göre artık başkasını seviyormuşsun Oda seni seviyormuş Demek o da esmer ha! Onun da ellerinde tutuyor musun benim ellerimden tutuğun gibi Onun da gözlerine bakıyor musun benim gözlerime baktığın Gibi Ona da bana dediğin gibi seni seviyorum diyor musun? Duyduğuma göre artık başka bir çocuk uzanıyormuş Yanı başına Avucumun içinde kaybolan canım ellerin onun koynundaymış Utandığında kıpkırmızı olan Canımın içi yüzüne dayıyormuş o sakallı pis yüzünü Söyle o esmer çocuğa dudakların altında bulunan beni Papatya kokusunu bilmem ama annem öyle derdi Güzel kızların saçları papatya kokarmış Papatya kokulu saçlarını Her defasında seni bana getiren canımın içi ayaklarına Sakın dokunmasın. Payım, paydam, odağım, duam Son şansımdın bir zamanlar Bak söylediğim şeylere Adamın kadını olmuşsun, Bırak seni, benini bile kıskanıyorum ondan Desene sana ne, sen istedin bunu Sen kendine bak Döneklik yapacak birini seversen bırakırda gider seni Yaslar bir başkasının göğsüne başını Bende seni seviyorum der. Bilmez ki yüreğin onda kaldı Başroldeyken figüran olduk be Şimdi çok uzaklardasın eski sevgilim Sen gururunla oynaş yosmam Bana yeter içtiğim sigaram Giderken bıraktığın resmin ve yüreğimdeki ağrı. Bitmedi bir şey daha var Şimdi söyleyeceklerimi yanındaki sevgilin de duysun Bak zavallı çocuk Elini tuttuğun sevgilim dediğin öptüğün kollarına Sardığın hatta yattığın Pis herif Onun elinden be tuttum onu ben öptüm O da bana dedi seni seviyorum diye Onu benim kadar tanıyamazsın Gözlerini güzelliğini saçlarının ne koktuğunu Bakışlarının hangi manaya geldiğini Ellerinde buluna nasırları benlerini Kaşlarını hangi yemekleri sevdiğini nasıl Sarhoş olduğunu Sevdiği türküleri benim kadar bilemezsin Hiç bilmediğin bir şey daha var biliyor musun? Öyle bir tek edip gidişi var ki ah! Her neyse ona gül alacaksan kırmızı alma! Çünkü ona kırmızı gülü sadece ben verecektim Şimdi defol… Canım orda mısın? Sana hala canım diyebiliyorum Ne kadarda özlemişim sana canım demeyi Canım. Hatırlıyor musun? Birbirimize ilk defa seni seviyorum dediğimiz günde çiseliyordu Yağmur tanesi Şimdi yine çiseliyor yağmur, Ve ben artık seni şimdi hiç sevmiyorum Ve ben seni hala çok seviyorum.. Ünal Torun |
Neden Anlatmakta zorluk cekiyordum Ayriligimizi bana soranlari O gün sanki dünya basima yikilmisti Görmüyordum, duymuyordum kimseyi Her gece gözlerim agliyordu Neden bu ayrilik neden? Günlerce yollarini gözledim Bir gün döneceksin diye Ama seni göremedim Ve sonunda anladimki Beni hic sevmemissin ve Geri dönmeyeceksin Ama birseyi bilmeni isterim ki Ben seni gercekten Sevmistim ... BAHAR ÖZDEMİR.. |
Neredesin Ey Sevgili.. İçimdeki fırtınalar mı, Yoksa dışardaki yağmurlar mı daha baskın? Gözümdeki yaşlar mı, Yoksa yollar mı daha ıslak? Ne fark eder? Hangi gerçek değiştirir yokluğunu, Bir kuşun kanadında mı, Yoksa esen rüzgarlarda mı? N e r e d e s i n s e n e y s e v g i l i ? Sigaramın dumanı mı, Yoksa hasretin mi içime çektiğim nefes nefes... Belki düşününce bile içimi ısıtan gözlerin, Ya da o, her çirkini güzel, Her kahrı haz eden gülüşlerin mi? Yoksa dokunuşuyla bedenimde çiçekler açtıran o pamuk ellerin mi ey sevgili? Söyle, Hangi cehennemi varlığınla cennete dönüştürmektesin şimdi? Bir mum ışığı gibi titrek yanarken hala yüreğimde, Duyduğum yalnızlık mısın? Bir tınısına vurulduğum şarkılar mı? Yoksa günlerce manasına takıldığım sözler misin? S ö y l e b a n a n e s i n s e n e y s e v g i l i ? Demişler ki, yosunlar bile kayasını bulunca rahatlar, Taşın bile kalbi yoktur ama onuda yosun sarar ! Benim yüreğimi saracak bir filiz yosunum bile yok sevgili... Bir balık gibi bekliyorum derinliklerde atacağın ağı, Ya da oltanı, Armağan etmek için sana bir kancalık canımı, Misinanın ucunda su yüzüne çıkıpta, Bir nefeslik anda dahi görebilmek için o gül cemalını, Solungaçlarım son dansını ederken avuçlarında, Teninin temasını hissetmenin hazzıyla veda etmek istiyorum maviliklere.. Yeter ki at oltanı, çek beni ey sevgili ! Düşlerim, içtiğim kahvelerin en koyusu, Sen içtiğim o kahvelerin, Yaptığım iki lokmalık aşımın tadı, tuzu.. Sen vapurda martılarla paylaştığım simit mi? Yoksa son paramla, Bir aç'ın yüzüne yerleştirdiğim tokluk musun? Söyle bana, Nesin sen ey sevgili ? Gurbet ellerde sıla özlemiyle sildiğim bir gün müsün takvimlerimden, Yoksa hasret kaldığım ana kokusu mu? Soğuk gecelerde kardeşimle paylaştığım yamalı battaniyem misin? Hasta olma pahasına hep üstüne ittiğim. Hastalıklarımda cayır cayır yanan alnım mısın, Zonklayan şakaklarım mısın? Söyle bana sen nesin ey sevgili? Bir vapur sireninde, Yoksa bir tren düdüğünde misin ? Ya da belki yokluğuna isyan ettiğim günlerde, Kendimi yalın ayak vurduğum yollarda mısın? Söyle bana nerdesin sen ey sevgili? Gelecek ümidiyle yandığım gecelerde, Belki görürüm ümidiyle daldığım rüyalarda mısın? En çaresiz anlarımda uzanan yardım elinde, İnançlarımı yitirmişken duyduğum bir ezan sesinde, Okuyupta medet umduğum dualarda mısın? Söyle bana nerdesin sen ey sevgili? Düşecekken saçlarımdan tutupta kaldıran, Koruyan melek misin? Belki kötülüğün zaferiyle sarhoş şeytan? O malum günde tek ziyaretçi azrailim misin? S ö y l e b a n a e y s e v g i l i s e n k i m s i n? Bilinmezliklerle dolu hayatımda, Son otobüsü beklediğim duraklarda mısın? Kaymasını bekleyip, Seni dilediğim yıldızlarda mısın? Denize vuran yakamozlarda, Gece tüten bacalarda mısın? E y s e v g i l i s ö y l e b a n a, S e n g e r ç e k t e V A R M I S I N ? ALINTIDIR..YAZAR? -- Bende filiz’ den aldım |
Seni düşündüm Zaten hep sendeyim Yok ki başka kimse Çıkış yok İmkân da yok bize Ama ne yapsak olamayız biz birlikte Bize haram Bize yasak Çare yok ki dertlere Gecenin karanlığı sen Gündüzün gizeminde ulaşabilsem ah yüreğim, Umutla ararım hala var umutlarım Bilinenlerde... Bilinmezlerde... Seninle olamamak hüsran bende Engelleyemez hiçbir şey ecel olsa bile Yine de seveceğim Engel olamaz kimse Ama sessizce Bilmeyeceksin belki, bilme yine Seviyorum seni gizli, gizli, gizlice Kopamadım... Kopamam senden Tüm bedenim senin işgalinde Benimlesin tüm benliğinle Bense hep seninleyim Sen oldum ben yokum işte Ne yapsam olmuyor Bulamadım başka çare Olmasan da bendesin Ben yokum senleyim yine Seni düşülüyorum hayallerimde Hiç ayrılmadın hayalin benimle Aşk acı ızdırab derdim şiirlerimde Razıyım acıların en şiddetlisine Kader engeller koydu Olamayız birlikte Yüreğimde varsın yanımda olmasan da bende Seni düşünüyorum Zaten hep sendeyim Arama yok ki başka kimse Çıkış yoksa İmkân da yoksa Olamayacaksak biz birlikte Bize haramsa bu aşk Bize yasaksa bu aşk Çare yoksa dertlere Ayrıda olsan hisset yeter ki Şayet varsam yüreğinde Ben yokum her şeyim sende Seni sevdim çareyse yüreğinde Hisset sendeyim her şeyim Ben yok oldum sende Yeter ki hisset ayrılmadım Yerim senin gönlünde mehmet emre aslantürk |
Mahşere Kadar güneş oldum gönlünü aydınlatamadım kukla oldum yüzünü güldüremedim seni sevdim ama söyleyemedim yari sevdim yarim diyemedim haykırmışım sevdiğimi dünyaya ama sana söyleyememişim ne fayda aşkını gönlüme kazıdım o aşkıda mahşere kadar saklarım Ömer Faruk Kamburoğlu |
sevmek geçti artık isteme benden bunu sana..... uzun uzun.. görmeyeceğin... bilmeyeceğin inanamayacağın tahmin bile edemeyeceğin bi sevgi vermek isterdim.. sana... seni seviyorum.. sana tapıyorum.. ve.. senin için ölüyorum demek isterdim.. sana bir kırmızı gül vermek isterdim önce hiç el değmemiş.. ''hey can bu can sana kurban gel al! ! '' demek isterdim öldükten sonra bile seni sevmek isterdim.. ama.. sevemiyorum artık sevemiyorum.. ''seni seviyorum'' diyemiyorum.. senden çok özür diliyorum.. seni sevemiyorum.. çok denedim olmadı olmuyor olmayacak üzgünüm çok üzgünüm! ! ! ! ! oğuz satır |
Yitirmis tilsimini ilk sevmelerin, Yitirmis öpücükleri, Payi yok, apansiz inen aksamdan, Bir kadeh, bir cigara, dalip gidene, Seni anlatabilsem seni... Yoklugun, Cehennemin öbür adidir Üsüyorum, kapama gözlerini... AHMED ARIF |
Küçüktüm,küçücüktüm, Oltayı attım denize; Üşüşüverdi balıklar, Denizi gördüm. Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı; Kuyruğu ebemkuşağı renginde; Bir salıverdim gökyüzüne; Gökyüzünü gördüm. Büyüdüm işsiz kaldım,aç kaldım; Para kazanmak gerekti; Girdim insanların içine, İnsanları gördüm. Ne yardan geçerim, ne serden; Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama... Bırakmıyor son gördüğüm, Bırakmıyor geçim derdi. Oymuş,diyorum,zavallı şairin Görüp göreceği. Orhan Veli Kanık |
Sevda Şarkımız Süreçle her şey biter bu aşk bitmez diyordum Dünyayı tozpembeye ellerimle boyuyordum Gönlümde yasemenler çiçek çiçek açıyor Sevgi yağmurlarıyla bıkmadan suluyordum Sen anlamdın bunu bitirdin aşkımızı Yarısında bıraktın aşk sevda şarkımızı Şimdi sevdiklerinle isterimki mutlu ol Gönüllere su gibi akıp akıp birden dol Unut istersen beni,sevdiğimi düşünme Anladım geç te olsa benim yolum çıkmaz yol Sen anlamadın bunu bitirdin aşkımızı Yarısında bıraktın aşk sevda şarkımızı Doğan Ümit Aksel |
Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam. Kur bakalım çilingir soframızı; Dinsin artık bu kalp ağrısı. Şu ağacın gölgesinde olsun; Tam kenarında havuzun. Aya haber sal çıksın bu gece; Görünsün şöyle gönlümce. Bas kırbacı sihirli seccadeye, Göster hükmettiğini mesafeye Ve zamana. Katıp tozu dumana, Var git, Böyle ferman etti Cahit, Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan; Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan. Cahit Sıtkı TARANCI |
pencereden baktım hayata, uçsuz bucaksız gökyüzü karşımda. yıldızlar pırıl pırıldı yansıyordu aşkıma. seni düşündüm bir anda. hiç çıkmıyordun ki aklımdan. bu aşkı sen verdin sen yaşattın gönlümde. yasaklar, günahlar bir kenarda, sense benimdin bu hayatta. aşk kör etti gözlerimi, görmüyor ki hiçbirşeyi. yanar dururum deli aşıklar gibi. yürürüm yollarda mecnun benim sanki. nefesin her an bedenimde, dudakların iz bıraktı öpüşünle. ahh bu aşk hapsoldu yüreğime. çıkmayacak bitmeyen sevginle. menekşe gülay |
Masum dizelerim Masumdu benim dizelerim öylesine yazılmıştı içimden geldiği gibi sevinçlerim hüzünlerim hepsi bütün bütün benim savrulmuşlar dört bir yana başkaları da sevmiş sahiplenmiş dizelerimi kendilerini bulmuşlar dertlerini unutmuşlar sevinmişler dizelerimle üzerlerini örtmüş dizelerim battaniye gibi soğuklarda bir yudum su olmuş sıcak çöllerde gün olmuş beni de sevmişler dizelerim gibi sessizce ben masum dizelerim masum beni sevmişler, beni bilmişler oysa ben hiç bilemedim onları ama sevdim uzaktan beni sevenleri yaşam zor günler uzun ve yorucu ben yine içimi dökerim masum dizelerimle nedendir bilinmez alınır olmuş beni sevenler korkak diyorlar bana, git, bırak diyorlar neden, neyi, bırakacağım kimseye bir sözüm yok ki ben sizleri hiç bilmedim ki sizlerin beni bildiği kadar yine yazarım dizelerimi benden, taa yüreğimden bu benim yolum ben kendime giderim yol olur dizelerimle belki başka sevenler de bulunur bir yerlerde ve dizelerimin savrulduğu her yeni yerde yüreğiniz rahat olsun siz istediniz, gitttim, bıraktım (!) ama korkak değilim iyi bilin dizelerim yine dimdik ayakta tıpkı ben gibi her zorlukta yeni sevenlerim belki daha hakikatli olurlar gerçek dost olurlar belki bilirim ben de onları bir gün masum dizelerim sayesinde. Enfal Törün . İzmir.27.06.2007 |
Umut Bizi Terkettiğinde Umut bizi terkettiğinde Kavlanır kanımız Örter patikayı su birikintileri Eşeler gecelerimizi bir çift açık göz Umut bizi terkettiğinde İyilik kaçtığında bizden Körleşir ağaç kabuğu gibi Yüzlerimiz. Andree Chedid |
Hadi yatır beni sol yanına Ben balığa sevdalı Arsız yüzsüz bir kuş Ben özürlü ısırgan otu Hep merak ettim suyun arzularını Dipsiz duyguları özledim. Aynı denizkızının yosun kokan tenini aradım Hatırladım ki uzak duygularıma ayrılığın. Bir o kadar hasret Senin korkmadığın bana ölüm Tarif eder misin Ruhuma teslimiyeti Alır mı beni de içine İç huzurun… Oysa intihar dediğin Boğazımdan asıldığım Yosma kokulu bahar dalları değil miydi Öfkeme engel değilim Ağlıyor Ölümsüzlüğüm Ben önce öldürdüm seni Görmediğin mezarıma attığım Anılardı... Hadi sende öl şimdi Bak; Asılmışta duruyor ufka aşk Bir biz birde tınısı var kulaklarımızda Mavinin O ses sessizliğimiz Yatır beni sol yanına Kadın… zeki arlan |
Ben seni masum yanınla sevdim, Hani kalabalık parkların salıncak sırasında, Umutsuz, garip, hüzünlü... Seni bana getirecek zamanı beklerken Artçı özlemler uğradı rıhtımıma, Titredim, kanadım, sızdım. Düşlerimi cebimde sakladım, Canım pamuk şekeri çekerdi bazen, Düşlerim para etmediği zamanda. Hani sen gözlerimde ki bilyelerden düştüğün zaman; Çığlık attım, kanadım, sızdım. Senin hayalini görmek için uyuştururdum beynimi, Uçan balonlarımı kaçırırdım elimden, Kaybetmeyi göze almazdım, Kabuslarım her şafakta tenimi böyle öperken. Ben seni masum yanınla sevdim, Hani kalabalık parkların yalnız salıncaklarında, Bir rüzgar gibi öperdin gözlerimi, Üşüyen gözlerimin soğuk hayallerime borcuydu, Ağlamalarım, çığlıklarım, hıçkırıklarım. İçtiğim bir yudum votkanın Ateşler basması sallanan hayatıma Özlem ilmiğiydi boynumda, Attığım bir tekme can çekişmeyi de sende unuttum. Ben seni masum yanınla sevdim. Masumluğu unuttuğum bu hayatta... reşit turan |
Her yağmur sen olursun yüreğimde Her ıslandığımda içimdeki sokaklarını hüzün kaplar, sel basar Ve ben … Ağlamalarım gözükmesin diye yağmurda buğulanır gözlerim Zihnim boş bakışlarım öteleri soluklar Ayrılığın boğazımda bin düğüm. Gönlümde hazan iklimleri Bir eylül sabahı gibi yalnızlığım. Şimdi neden yaşıyorum bilemiyorum. Sensizlik boğazıma geçmiş ip gibi İçimde sızı.. Gözlerimde ayrılığın acıları Yüzümde çizgileri Titreyen ellerime sözüm geçmiyor artık Titreyen kalbime teskin olamıyor hiçbir ümit şarkısı Oysa hiçbir acıda kalbim bu kadar ağırlaşmamıştı Hiç bu kadar koymamıştı Sessizliğim çığlık olur okyanus ötesi sevdama Yaslandığım yüreğin yok yüreğimde Senden bana bir ızdırap kaldı ki tarifsiz Zemheri bir fırtınaya gebe gelecek günlerim Yaktığım resimlerin değil,kalbim Yüreğim üşüyor,canım yanıyor Ne yalan söyleyeyim sensizlik bana çok koyuyor. Senden sonra… İçimdeki ağaçlar yıkıldı Yapraklar düştü Anlıma acı diye ayrılık yazıldı. Kapattı tüm baharlar kapılarını Gönlüme kalın kalın kilitler düştü Zaman sustu Yaşananlar bir düştü Kalemim ayırılıklara küstü Senden sonra… ŞEBNEM HAZAR |
Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını Ahmet Telli |
Yıldızlar Seni karanlıkta yatırıyorlar. Korkuyorsun geceden: Bakıp bakıp pencereden, Yatağına sokuluyorsun. Ben hep eski yerimdeyim, biliyorsun. Hava açık olduğu zamanlar Beni seyrediyor, seviniyorsun. Ne olurdu, ben de, Sana göründüğüm şekilde Odana gelseydim. Ateşböcekleri gibi, Küçücük avucunda Yanıp yanıp sönseydim. Seneler geçip gider, büyürsün. Bir gün olur, hepsi biter: Endişeler, o çocuk üzüntün Hepsi biter. Aydınlanır senin İçin geceler, güneş gibi görünürsün. Biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır. Ama Allah'ın koyduğu yerde, Yıldızlar daima yalnızdır. Behçet Necatigil |
Yüreğimdeki sızının bir kaçı sizin Gitmeye niyeti yok ki yalvarım Rahatmış yeri artık kovamam Girmiş çıkmaznöbet bana tutuyor Kim gördü girerken çıkarken görmez Yerini çok sevdi acıtmaz beni Sızlatıyor beni nedeni nedir Hem beni seviyor hem ağlatıyor Nefes kadar yakın mezar kadar uzağım Sevmedi ki beni nasıl af edem Yolum yokuş enişe hiç geçmedim Kestiler önümü çok yalvardım ben Sanki yiyecekler yam yamı bunlar Bakınca tanıdı ben kimim burda Derimi soydular sanki kasaplar Durmam ki ben burda yol verin bana navruz kaplan |
Gitmem gerek bu şehirden bir rüya oldun sevdamın gergefinde neden çocuklar beni gösteriyor yağmur yağsa güneşin yerine ha gayret güzelim gayret biter elbet bu yağmur sabret sensizlikten olsa gerek çekilmez oldu buralar hep benle beraber bulamadıklarım bak cesaretim yok artık geç oldu yorgunum yine deli oldum sayende saçında rüzgar ha gayret güzelim gayret biter elbet bu yağmur sabret ayrılıktan olsa gerek gecikiyor sabahlar hep benle beraber unuttuklarım dönmüyor epeydir başım denizler yalan sevmek ateş olurmuş derler yanmak yalan şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz bir çoçuktum sevmiştim avuçlarımda aynalar gayret et güzelim elini uzat ha gayret güzelim gayret biter elbet bu yağmur sabret... SELVİ UZUNCA |
Masuni Aşk Bir masuni aşk var içimde Tarifi imkânsız acılar içinde İsmi aklımda, tadı dilimde Gülümsemesi çınlar beynimde Hoş bir edası var içimi ürperten Birde bakışı var ki beni delirten Kelimeler yetmez böylesine Anlatmakla bitmez şöyledir diye Yaşamak gerek damla damla içinde Bağırmaya başlar yüreğindeyim diye Tatlı gelir her şeyi batmaz gözüne Yüzün kızarır işte ben buradayım diyince Gözlerin görmez başka gözü Düşerse gözleri gözlerine Çiğdem Arslan |
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... Can yüceL |
Her mektup cevabını bekleyen bir sevgiliyle başlar Sevgili Dost, Sevgili Arkadaş, Sevgili Anne, baba, kardeş diye... Bu mektup ise cevap beklemeyen, sadece "sevgili" diye başlayan sahipsiz satırlardan oluşmakta. Ah! İçimin okyanusu.. Mavilerim kalmadı. Yüreğim yelkensiz. Bir fırtına çıkacak olsa, İlk alabora olacak gemi benim. Sevgili... Sen bilmedin beni,senin bilmeyişin benim acılanmam oldu ve acılanmam yorgunluğumla kanadı. Sen bilmedin; ben çekindim, sen bilemedin; ben çekildim, istedim çektim ve gittim. Sevgili.. Sana en çocuksu tavrımla sesleniyorum. Olgunluğum başımın belası oldu. Ben senden önce değil, sen benden önce gelmeliydin. Belki o zaman daha az kanardım ve suskun kelimelerde bu denli boğulmazdım. Sevgili.. Ben her gece uykularımı kovalayıp uykusuzluğa yakalanırken, sen hangi şehrin ışıklarına dalıyorsun ve gecenin hangi saatinde uykuya yenik düşüyorsun? Ah! Sabahları kavuran güneş... hep aynı tepeden atar kızıllığın ve hep aynı pencere, hep aynı ağacı ezberleyerek ve düşlerimde ona yer vererek sana ulaşır bakışlarım. Sevgili... Ben her nefeste varlığının farkındayım. Bölüyorum seni, zamanı küçültmek için yapraksız bir takvime... Yıllar sen oluyor, aylar sen, haftalar sen, günler sen. Çarpıyorum seni zamana, unutmak için her şeyini... Saniyeler sen oluyor, dakikalar sen, saatler sen... Sevgili.. Bu kaçıncı gemi limana ulaşamadan kaybolan? Yoruldum; uçsuz bucaksız okyanuslara benzeyen düşüncelerimden. Usandım, hep susuzluğa mahkum bir sahrayı andıran benliğimden. İsmin ruhuma bir diken gibi batar. Varlığın bir acı, varlığının gölgesinde yokluğun bin sancı!.. Sevgili desem, duyacak kadar yakınsın. Ruhumun konuğu ol desem, erişilemeyecek kadar uzaksın. Sevgili.. Sen durgun suya olan korkaklığım; bir, iki ve üçüncü kulaçtan sonra umutsuzluğum ve batışım. Sevgili... Eylül bitti; şimdi güz gecelerinin hangi yıldızı gülümsetebiliyor seni? Bulunduğun şehrin hangi caddesi, kaç no'lu evi huzurun olabiliyor senin? Ben seninle bu denli doluyken, sen şimdi kimleri biriktiriyorsun içinde?... |
Düştü yıldırım,yağıyor kor yağmur Dilinde titriyor yosun kaplı harfler Sallama kar mendilini mavi sevdama Çatırdıyarak kopuyor kolum kanadım Sıradanlık alışkanlığıyla kayıyor kelimeler Düştü yüreğine gözlerim Sende keşfettim gerçeği Güneş uzandı mavi karaya Sende keşfettim kendimi Sinemde uyuttum geceleri Aşkta olmaz veda vakti Gözyaşımda açtı yıldız çiçekleri Güneş gibi saklanmak istesen de karanlıklara Yalanlıyor,tenin tene karışması gibidir bakışın Pırıltında ay gibi parladı aşk Uzandı bedenim yorumsuz hayal ülkesine Adresini bulamadı bende aşındı sözlerin Anka kuşu gibi tekrar tekrar doğdun küllerinden Gidişinde siteme sordu sızı Sordum dudağından esen rüzgara Dedi her aşk yaşar Eylül'ü Vursada kumsalı denizlere karışır dalga Sordum bulutlara Güneş görmemiş kelimeler var bende Yağmur buselenir dudaklarımda Dile geldi aşkın alfabesi Sevginin gücü,kalbi saracak bakışta saklı nurten tarım |
Sevda Bir Çiçek Sevda bir çiçek, Gönül ise bir böcek, Aşk çiçekteki tohum Düştüğü gönülde filizlenecek, İnsansa çiçeğe hayat veren kök. Sevgi bir okyanus, İçine dalmak, doyasıya yunmak gerek Kaynağı yalnız insandır sevginin, Ve insanca üretilecek. Var olmak için, varım diyebilmek Yaşamı, ilmek ilmek, sevgi koncasıyla örmek, Yarin yanağındaki gamzede Karanfiller, Güller, kır çiçekleriyle dolu El ele, gönül gönüle Çiçek çiçek gezinmek. Bak yüreğine, bu hikayede varmısın? Çiçek bahçesinde toprakmısın? Aşk dolu, sevda dolu bir dünyanın Sevgi hamurunu yoğuran Ustasımısın? Kan kırmızı kadife bir gül, Can kırmızı yanakta gamze, Aşk kırmızısı dudakta davetkar şehvet, Aç gönlünü geliyorum güzel, Sen yalnızca emret. Ali Osman Yılmaz |
Bilsen Kırdığın kadehte kalan ömrümden, Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Sayende sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Bağban eyle dedin beni bağrına, Yanılıp yakılıp uydum çağrına, Bir demet hercai çiçek uğruna, Ağlarsın kırdığın gülleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti mecnun bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdar etmedim sırdaşlarımı, Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı. Berduş eleştirdi ,sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Felsefe böyledir divanelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhanelerde, Ağlarsın düştüğüm halleri bilsen. Cemal Safi |
Aldanma Cahilin Kuru Lafına Aldanma cahilin kuru lafına Kültürsüz insanın kulu yalandır Hükmetse dünyanın her tarafına Arzusu hedefi yolu yalandır Kar suyundan süzen ceşme göl olmaz Gül dikende biter diken gül olmaz Diz diz eden her sineğin bal'olmaz Peteksiz arının balı yalandır İnsan bir deryadır ilimle mahir İlimsiz insanın şöhreti zahir Cahilden iyilik beklenmez ahir İşleği ameli hali yalandır Cahil okur amma alim olamaz Kamilik ilmini herkes bilemez Veysel bu sözlerin halka yaramaz Sonra sana derler deli yalandır Aşık Veysel Şatıroğlu Acı Bir Sevda Delikanlı bir sevdaydı benimki, Ak düşmeden önce saçlarına. Harbidendi benim sevdam, Haybeye vurulan tokatları yemeden önce. Niyetim ikramdı kırk yıllık kahveyi. Acı, acı ama kana kana içmekti, Hayatı meze yapmaktı, Aşkı satın almak değil, çalmaktı. Suçum buysa varın vurun kelepçeyi gönlüme, Hasta düşlerimi darağacına gönderin, Kırın kanatlarımı koyun kafese M. Bahadır Pamir Acıyı Görmek Mi İstiyorsun? Gözlerime Bak Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları, Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin. O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu. Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi, Umutla kurudum sensiz. Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin. Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan Bir boşluktan içeri girdim her gece, Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi. Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? Ve parmakların ince uzun mu? Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip, Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik. Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan, Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi. Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim. Acıyı görmek mi istiyorsun. Gözlerime bak! Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku, Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde. Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık. Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece. Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü. Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde. Tek avuntum bu şimdilik. Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben, Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın? Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen. Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde, Kavuşma vakti olacak benim için ölüm. Dudaklarımda ki acı tat? Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek? Ne yazık hiç bilemeyeceğim. Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Sen uzakta çok uzakta Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın, Benim gibi. Seni seviyorum, Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime, Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı, Haykırışı bu sevdiğim. Sana ulaşamasam da, Biliyorum ki zavallı kalbim Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun. Biliyorum beni sevdiğini Acıyı tattığını da benden uzaklarda Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin? Acı tek taraflı olsaydı, Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu. Ama yokluk kötü sevdiğim. Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü. Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların, Yüzüne hasret kaldığım günlerde Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim. Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını Ve eminim ağlayacaksın. Ağlamak seni ben yapar sevdiğim Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim Oysa konuşan sendin hep benimle, Ne martıların vapurlara takılışı, Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim. Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim. Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında. Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde Bir gün seninle bir bankta oturup Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik. Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda. Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki Adım adım yok oluşumu izliyorum Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle. Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara, Karanlıklara bakıyorum mütemediyen Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum? Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp Rabbime ettiğim dualarım, Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden Rabbimin bir bildiği var deyip Kabul olmadığında dualarımın Tekrar tekrar yalvarmalarım. Seni okyanusların diplerinde Bir midyenin içinde ki İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde Tek bir şey düşündüm? Dokunamadan tenine, Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı. Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler Seni seviyorum meleğim. Acımasız olan ne sensin ne de ben, Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım. İnsan yaşamın değerini Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin Gözlerinin önünden geçmesi değil. Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim. Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş Ve ben o ateşle yanmayı, Sırf seni sevmek olduğu için İnan bana çok sevdim. Oysa Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı Eğer yanımda olsaydın Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım.. Şimdi ölüm ne anlam taşıyor? Yaşamak ne anlam? Hiç anlayamayacağım Sensiz bedenim toprağa girmedikçe ERTUĞRUL BAYRAM |
Ağlamak İstiyorum Gözlerim yeminli ağlamamaya Karanlığın içinden bir ses ismimi fısıldıyor Derken bir müzik ağır ağır, usul usul Ve sen ellerin omuzlarımda Tutup çekiyorsun beni karanlıktan Sonra bir kayanın üzerinde devam ediyoruz Denizin üzerinde batan bir güneş var sadece etrafta Bir yağmur başlıyor, sonra Uçuyoruz dans ederek Bulutların üzerinde Mehtapla devam ediyoruz Kıskanıyor bütün yıldızlar Birden çekiyorsun ellerini omuzlarımdan Göremiyorum gözlerini O an düşüyorum Bin yağmur damlası benimle Bir ses bana uyan uyan diyor Bunlar rüya Kalkıp bakıyorum etrafıma Omuzumda yanık izleri Saçlarımda o yağmur Ve o müzik hala kulaklarımda İlk defa gözlerim o gün bozuyor yeminini Keşke gerçek olsaydı diye diye Ben sana ölümümü verdim Sen gözlerini göster yeter Ahmet Öner |
Sende beni özledinmi Benim seni özlediğim kadar Ellerim ellerini Gözlerim gözlerini Kalbim diğer yarısını Gülüşüm gülüşünü Bakışım bakışlarını Dudaklarım seni seviyorum demeyi Günaydın aşkım demeyi Ve en önemlisi benim olduğun her anı herdakikayı Özledi bu beden Ama bir tek şeyi hiç özlemedim Hatta lanetle andım o günü İşte o gün den sonra 875. gün buğün Beni terkedip bi başına koyuşunun 875. günü buğün Beni yarım bırakıp gittiğin günün 875. günü buğün Ve beni terkettin gün buğün işte o günü bir tek özlemiyorum Ve nefretle anıyorum... Evet besbelli sen özlememişsin beni Özleseydin ben şu an bu şiiri değil Seni sevdiğimi arar söylerdim sana defalarca Bu fırsatı bana vermediğin için çok teşekkürler, nefretle teşekkürler. Gerçekten dediğin gibi sen beni haketmiyosun... Sen bu mükemmel yüreği haketmiyosun... İşte hep senin bu söyleminle avutuyorum kendimi... Ve kan ağlayan yüreğimi.. Onu susturmak zor çok zor Gözlerim ağlamıyor artık ama Kalbim inan 875 gündür ağlıyor... Hiç susmaksızın... Ve hiç bıkmaksızın.. Susmuyor o da özlemiş aşkını arkadaşını diğer yarısını can yoldaşını dostunu... Nolur ben benden geçtim Bari onlara yapma bu ihaneti... MEHTAP SADENUR |
| Saat: 23:04 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık