![]() |
[flash=http://www.resimload.com/141115/pAn_GOR.swf]width=650 height=500[/flash] |
Elde Var Hüzün söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüsürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrayin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam aşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün Elinle Seninle sabahların aydınlığı otların ışıyışı seninle Sonsuzlukla arınmış ovada çığlıkları koşup giden atların Kirimi pasımı suyu sabunu bol bir teknede yudun yıkadın Aldın kaba doğayı düzenledin yeni baştan bir güzel elinle Su kuşlarıyla allı pullu donanma fenerleriyle ardıçlarla Bezedin düşsel gelinler örneği bir boydan öbür boya evreni Adım atmak yeniydi seninle uyumak uyanmak solumak yeni Mutlulukların çiçek açan denizi göz gördüğünce giden tarla Kanat vurur başının üstünde döner durmadan bir mavi güvercin Aydınlığında gecemin boy atan yabancıl bitkilerime azık Yaşantımı sürdürme gücüm benim günüm geceme düşen ışık Özgür dileğim kara ağaçlar değin köklü ölüm isteğim |
aynı tünellerden çıkarken yitirdiğimiz düşler birlikte kamaşan gövdelerimiz karanlıktan ışığa ürperen ten başka yolcularını bekliyor şimdi kara saplanmış tren ayrıntıların bağışlamadığı nabzımın vuruşları bir başkası olarak yaşadığın serüvenlerde tedirgin gövdelere yerleşen bukalemundan kalan nem korktum ve kaçtım alabildiğine kara saplanmış trenlerin yolcusu olmaktan; uzak durdum pişmanlığın kovanındaki içe dönük kurşunlardan mezatlarda dağıttım neyim var neyim yoksa unutuşla örtüldü belleğimin eteklerinde sönen yanardağ her seferinde erteliyordum büyük vazgeçişi bilet değiştirmekle oysa hiçbir yolculuk taşımıyordu beni hiç bir yere başka yolcular değildi bekletilen,yolcular başkalaşıyordu saplanmış trenlerse aynı tünellerde ilk karı bekliyordu. |
Eski Yalnızlık En eski yalnızlığımdır aşk benim Gitgide büyüyen, karanlıklarla Ne zaman sevdiysem tutuştu tenim Bir ateşin açtığı yanıklarla Sabahı olmazdı çok gecelerin Alır, götürürlerdi beni onlar Öptüğüm elleriyle, korkunç, derin Bir uçurumun kenarına kadar Sonra bırakır giderlerdi, üzgün Bakardım sessizce arkalarından Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan Bütün umutlarım biterdi bir gün Bir gecenin ortasında kalırdım Tek başına ben, ve yalnızlığım |
SESLER uzak çok uzaklarda gecenin karanlığını bölen zayıf sarı ışıklarıyla bir tren geçerken sessizce sonbahara aldanan içimdeki sevda kuşlarını ekler göç katarlarına uzaklarda denize kavuşmanın telaşı ile boz bulanık bir ırmak akar delice sesini duyarım ışıksız ve sevdasız bu sonbahar gecesinde beni yaşama bağlayan umutlarım eklenir sularına mavi iki noktaya benzer gözleriyle uzaklarda özlem çiçeklerini büyüten bir yürek kan ağlar hıçkırıklarını duyarım sesler yol gösterse tutunsam hıçkırıkların ucuna “ben geldim” desem silsem gözyaşlarını nefesinden öpsem bin yıllık yalnızlığımız bölünür mü ortasından Atila IŞIK |
Kimse Yetişmemiş Kimseye. Sen ben yer gök, Bir kuş muyuz? Kimse Kimseyi, bütün betiklerinde evrenin, Anlayamaz. Sen ben yer gök, Bir kuş muyuz? Oğlanlar soluğunun uzunluğu heyy Karıştır boşlukta heyy Kızlar soluğuna heyy. Sen ben yer gök, Bir kuş muyuz? Kimse Eğitmemiş Kimseyi, ölüm. Sen ben yer gök, Bir kuş muyuz? |
Ben Sensizlik Zenginiyim Yokluğunda Yıldızları saydım birer birer Sensiz her gece için Bir yıldız kaydırdım gökyüzünden Şimdi Kalbimde sonsuz yalnızlık Hasret yıldızları ile dolu Bir gökyüzüm var uzağında Hep eksik yanımsın hayatta Bir gün tamamen gitmek var ya O güne kadar kal istemiştim yanımda Çok geldi sana Yada Çok gördün seni bana Sen yoksun ya Sensizliğin zenginiyim ben Ellerim buz tutmuş Değmedimki senden sonra bir tene Dokunamadım, yapamadım Uykulara dalarken hep uzattım elimi Belki Bir umut Rüyalarıma gelirsinde elimi tutarsın Ama bunu bile çok gördün bana Her gece bekledim Ama sen Hiç gelmedin Dedim ya Ben sensizlik zenginiyim İlknur Er |
Engel Bir hevesin peşinde koşarken uyandım. Duraladım, ruhuma işleyeni aradım. Ne yöne baktıysam orada buldum, anladım. Ben aranırken, O benim kalbime kök salmiş. Mutluluğa koşmak istedim adım adım. Yolumu kestin, benliğime karıştın. Benle ben oldun, değistirmeye başladın. Kısa zamanda sen oldum, amacını taşıdım. Eski bir hüzünle Günlerdir eski bir hüzünle çıkıyorum voltaya (kötüye işaret bu, üstelik yalnızlığa sığınıyorum) Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara O uzak kasaba akşamları düşerken aklıma tecrit’teki yine bir türkü tutturuyor Ey kalbim sana denk düşüyor bütün bu acılar acılar tek ve mutlak olan bir şeyi anlatıyor Yağmur kuşları geçiyor avludan sürü sürü dalların hışırtısını duyuyorum, üşütüyor beni Ötede, kentin üstünde bir şimşek çakıyor birden suretin yansıyor göğe ve her yağmur damlasına Uzak bir anı oluyor her şey, silikleşiyor ve alnım ateşler içinde, bir tutabilsen unutup gitmişim bütün türküleri artık (kötüye işaret bu, üstelik yalnız sana sığınıyorum) Kısa süren hastalıklar vardır ya, işte öyle geçip gidiyor akşama doğru hüzün bulutu resmini asıyorum ranzamın başucuna yine ve bir türkü tutturuyorum günün son çayında -Teslim olmayalım halilim kurşun atalım! |
Beni seviyormusun Kadın adamı çok seviyordu... Yemyeşil ovalarını verdi adama Yaşam fışkıran. Beni seviyor musun? Evet, dedi adam... Güneşini, ayını verdi kadın Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına... Beni seviyor musun? Tabi, dedi adam... Kadın çağladı Gürül gürül akan pınarını verdi adama. Beni seviyor musun? Elbette, dedi adam... Kadın bağlandı Yaşam ipini adama verdi. Bir oldular tek oldular adamla. Beni seviyor musun? Biliyorsun, dedi adam... Kadın dağlarını verdi adama Tırmandılar doruklara. Beni seviyor musun? Aşağılara baktı adam zirveden. Başkalarını gördü Sustu adam... Ağladı kadın... Gözyaşını verdi adama Almadı adam... Kadın onurunu verdi adama Şaşırdı adam... Sordu yine usulca kadın Beni mi seviyorsun? Onu da seviyorum seni de, dedi adam... Sustu kadın... Verecek bir şeyi kalmadığında... Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam Başkasını sevebilmek için... Çıkarıp yüreğini verdi kadın. Korktu adam... Beni sevmiyor musun, dedi adam. Sesi yoktu kadının söyleyemezdi. Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı. Kalbi yoktu kadının sevemezdi. Onuru yoktu kadının yaşayamazdı... |
Engin Neyin pesindesin Engin, derdin ne senin? Bu kadar perisânlik harcin degil, kalmadi mi sevenin? Hep içlenirsin, huzûrun yok mu yaninda kimsenin? Seni bu halde gören sasirir, zanneder ki kimsen yok Gerçi sen de haklisin, bos lâflara karnin tok Seni tanirim ben, hiç böyle görünmezdin Tüm dostlarin terk etse, yine de yerinmezdin Dünyâ çok mu ******, sen yilmaz, erinmezdin Ne bu hâl yâhu Engin, kalk da canlan biraz!.. Mevsim hep kis olmaz ya, gelir elbette yaz... |
| Saat: 13:03 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık