![]() |
Yüreğim sevgi denizi, Sen kumsal, Öyle bir dalgalanıyor ki aşkım sana Öyle dalgalarla saldırıyor ki kıyıya İçine almak istercesine… Son çırpınışlarımda boğuyor seni bu yürek O senin diyorum sevgime “Korkma kaybetmezsin” Sınır koyma ilgine Dalgalar durulmasın Heyecanı kaybetme.. Lakin Sabır bile sabredemez oldu bana Korkuyorum meryem ışık |
Üşüyorum bugün yine akşam oldu, gözlerim her an yolda, geleceksin diye bekliyorum, yine yoksun, üşüyorum. gecenin ürperten soğunda, sıcaklığını hissediyorum, bir anda irkiliyorum, sen,yanımda yoksun üşüyorum. buz gibi yatağımda, o güzel günler geliyor aklıma, bir anda titriyorum, sen, yanımda yoksun üşüyorum. Erkan Barçın |
Sevgi güney-doğu'da bir al yazmadır bi ucu da yırtık Öğle güneşlerini emmiş bir poşu Dağlarda yiten bir yol Ve gecelerin ortasında Alevi solmuş Bir nevruz ateşi Ve bir ceylan Fırat'ta su içerken vurulmuş. Mehmet Karabulut |
Gurur Duyarım Kızılcık şerbetini içtim demenin, Saklanıp da gizlice seni görmenin, Utanacak nesi var sevda çekmenin, Seni sevmiş olmaktan gurur duyarım. Anlamazlar halimi sevda bilmezler, Gönül bilmez densizler, sevgi sevmezler, Ne acılar çekersin, çare olmazlar, Sana yanmış olmaktan gurur duyarım. Gördüğüm rüyalarda keyifli andın, Hicranı yaşamadın, hep aşkı tattın, Kurumuş çiçek gibi fırlatıp attın, Sende solmuş olmaktan gurur duyarım. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Sabır Kalmadı Her şarkının içinde Ben seni görürüm Sevdan bir nefes gibi Çekmezsem ölürüm Sabır kalmadı içimde Dertler yaş oldu gözümde Bu yoksulluk denizinde Boğulmadan gel Sensiz isyan ettim her an Dünyam kahır, dünyam zindan Yine başım duman duman Olmadan gel Yıllardır ne bir haber Ne bir selamını aldım Bu koskocaman dünyada Sensiz yapayalnız kaldım Ahmet Kaya |
Mumkun mu? Ulaşmak mı sana? Ne komik, ben sana ulaşmak istemiyorum ki! Tek istediğim senin bana ulaşman. Taa kalbime ulaşıp beni anlaman. Sen elimin altındasın aslında, Seni elde etmem o kadar kolay ki! Ama biliyorsun ki, Ben kolay şeyleri sevmem En iyi arkadaşlarım artık senin de arkadaşın. Seni o kadar iyi tanıyorlar ki, Bana unut diyorlar. Mümkün mü küçükken geçirdiğin En ağır hastalığı unutmak? Söylesene, o acı dolu geceleri Unutmak mümkün mü? Özellikle de sana destel olacak Annen yanında yoksa, Mümkün mü? Sana tek şey var söyleyeceğim, Kalbim açık unutma. Bir gün olur da aklına düşersem, Hiç düşünme gel bana. (31.01.99) Neslihan Ayakta |
Bir lokma, bir hırka türünden ya sevdan.! Geçinip gidiyorum işte arada, Yarı aç, yarı tok. Pek doymadan. Elimde yokluğuna bulanmış bir yorgan, Sensizliği örtmeye çalışıyorum Utanarak yokluğundan. Yine de; ortalık çoğu kez, Mahşer yeri gibi tozla,duman. Asla bitmeyecek olsa da; Güneşi balçıkla sıvaman, Ben yine de, Kurşun eritmeyi Sürdüreceğim yüreğimde. Hiç durmadan. AHMET GÖRKEM |
Akmayan şu zamanın kirli yüzünde kalabalık bir şehrin doğruluk vekaletinde yüreğim Silsin diye acılarımı baharlar Arınsın diye küfürlerim Hep baştan... ta en baştan yazıyorum hayallerimi Bir kuşun ağzında ki ekmek tanesi şimdi umudum birazcık kötü baksan, çevirsen başını düşecek benimle beraber... Her gün biraz daha bölünerek hep zarardan dönüşlerle övünerek demem o ki sürünerek düşüncelerim Sana gelmek için çırpınan bu ellerim azıcık gülsen, gülüm desen dirilecek benimle beraber... turan taşlıçay |
Dışarıda yağmur var... Bu kez mutluluktan aglıyor gökyüzü… Hoş geldin, yüregime can veren… Sen oldugun icin, yıldızlar yüregime yakın.. Sadece senin oldugun düşünceler, bende saklı.. Hic olmadıgı kadar güzel hayat şimdi.. Varlıgın beni, bana getiren… Sensin bana huzur veren… Yüregimdeki korkulara… Aklımdaki sorulara… İçimdeki yalnızlıga inat, Seviyorum Seni… Bir hayalim var, kendimden bile sakladığım.. Bir korkum var, görmek istemedigim.. Bir de sen varsın, yokluğuna isyan ettiğim… Görmüyorum, bilmiyorum, duymuyorum.. Sadece sana acık, yüregim.. Belki de huzurumu alıp gideceksin benden… Ama şimdi değil, biliyorum.. Varken, seni yasamalıyım bir rüya gibi… Sen, Bugünümsün.. Yarınıma dahil olur musun ki? Seni yanımda, Yüreğini, yüreğimde istiyorum… Seni bende istiyorum…! Sensiz beni istemiyorum, anlasana… MERVE İPEK |
Ben hiç duymadım bir gün acaba söylermisin İçinde kımıldanan o büyülü iki kelimeyi Oysa etrafta uçuşur insanlar arasında bilirsin Nasılda cana yakın gelir o güzel sesin Beklerim ki zaman bizi bölmek için Nasılda hazır bekler kusursuzdur bütün anları Al getir bütün yaşananları ah nasıl bekler içim Kaldır at artık bütün sevdaları Bana duyacağım iki kelime ver şöyle derince Ah nasıl bekler,nasılda ister sevgili bildiğin o sözleri İçinden yayılsın o ne kuşku kaldırır nede dönence Bildiğin o büyülü iki kelimeyi Seni seviyorum güven sabuncuoğlu |
Gecenin bilmem kaçıncı dilimi.. Dışarıda içine çektiğinde adeta çiğerleri donduracak bir soğuk.. Ve ben uykusu kaçmış kelimelerimi bir arada tutmanın telaşındayım.. Hep böyle olur nedense.. Önce sen düşersin düşüncelerime.. Sonra,ağlamaya başlayan kelimelerimin hıçkırıkları duyulur.. Kelimelerim var benim.. Durmadan.. Usanmadan,beyaz bir kelebeğin anlatıldığı sonsuz kelimlerim.. En kederli anlarımda geceye,parlak yıldızlar gibi düşlerimi.. Yalnızlığımı.. Ve çığlıklara bürünmüş sessizliğimi nakış nakış dokuyan.. Ve her biri sadece senin yokluğunun bana kattığı anlamları dile getiren kelimelerim var.. Kalemimden düşen her kelime titrek bir isyanın gölgesinde çaresizliği işliyor gecenin kalbine.. Sayfalar dolusu çaresizliğim ve yalnızlığım,satırlara keder yüklü gözyaşlarıyla iniyor.. Kelimelerim korkmuş ve üşümüş sanki.. Çaresiz,sessiz ama yinede asla sensiz değil.. Onlarda benim gibi bu gece.. Ve bir hiçliğin gölgesinde var olabilme savaşındayım.. Hep yok olmuş düşler ve kimsesiz üşüyüşler beni anlatır.. Ben biten bütün güzel aşk hikayelerinin lanetlenen rolü.. Yaşanan bütün güzel sevgilerin tek kötü karakteri.. Kimsesiz gecelerin sorumlusu.. Verilip tutulamamış sözlerin.. Geç kalınmışlığın acı bedeli.. Oysa sen... Bembeyaz kanatlı bir melek.. Gökyüzünden döne döne düşen bir kartanesi.. Ve Gökkuşaklarının en güzel renkleri arasında dudadığında bir gülümseme ile uçan bir kelebek.. Yazıyorum.. Kalemimi gözyaşı hokkasına batırıp batırıp durmadan yazıyorum.. Çünkü uykusu kaçmış kelimelerimin ancak böyle kapanır gözleri.. UMUT CANPOLAT |
Bir Ermeni General Usanıp sevişmekten bir ermeni general Atıvermiş kendini senmişel kulesinden Bir çocuk ki öperken uzanır annesinden O çocuğu boynundan asıvermeli derhal Çünkü sığmıyor çocuk koskocaman adama Çünkü tuhaftır biraz, çocuk olmak eskiden Sahi, civcivler vardı-bazen anlatır annem Ne güzel bükermişim boyunlarını ama Ve ben o dar büyücü -upuzun kara şapkam Yeniden doğururken alışkın bir tavşanı Kendime iğretiyim-yani bir kasabalı Yani her direnişi çağda kızla sonlanan En yeni senaryoda en eski esas oğlan Bir ermeni general -yakası madalyalı Ataol Behramoğlu |
CAMDAN KALP camdan bi kalpti elimde tuttuğum kayıpta parmaklarımdan oluverince paramparça soğukluğuydu hissettiğim boşluğun yokluğun yokluğunun ki biliyordum camdan bi kalpti elimde tuttuğum…. HASAN ESAT HEPTUNALI |
Sabahın şafağı sevdiği gibi Mehtabın geceye indiği gibi Yıldız tozlarınca savrulup geldim Ben seni, ben seni ne kadar sevdim Hicran yarasıdır kanar yüreğim Dost meclisinde ağlar gezerim Bir deli, divane, bir serseriyim Anlatamam seni ben nasıl sevdim... Hüküm kestim, yargıladım kendimi Ayrılık mı bu sevdanın bedeli Yakındır, çok yakın ecel şerbeti Sevdim be zalim seni çok sevdim Kırıldı kanadım aşka düşünce Benden uzak durman reva mı sence Başucuma mezar taşı dikince Toprağım haykıracak seni çok sevdim... Eylül GÖKDEMİR... |
Yağmur Suyum Umutsuz bahçemde yeşeren Tomurcuk dolu menekşem oldun Her sabah penceremde öten Nağme dolu kumrum oldun. Karanlık akşamlarıma gelen Bir kutup yıldızım oldun Ağaran günde beliren Sıcak bir güneşim oldun. Günüme heyecan veren Soluduğum nefesim oldun Limanına mağrurca gelen Gemimin kaptanı oldun. Kulakların mı çınladı neden Her an içtiğim ilacım oldun Ansızın bulutlardan inen Bir yudum yağmur suyum oldun. Sabiha Serin |
işin doğrusu önce sarıyı gördüm, sonra hepsini birden düşe dalmış bebekti gök oyuncağıyla ilerde adamla çocuk yürüyorlardı ikisi de tavşan uykusunda uzaktan yakından ilgileri yoktu gökkuşağıyla yemin ederim içimde bir sıkıntı o günden beri çocuğa yedi rengi bir arada işaret edemediğimden Akgün Akova |
Aynı Şehirde Nefes Almak Bile Bana Yetiyor Yarım kalan birşeyler var Aklımdan hiç çıkmıyorlar Hataları bende aradın yıllarca yaaar Hata senin kanında var!!! Saçmalayıp duruyorum Bazen kendimden korkuyorum Birisi varmı kalbinde doğru söyle Arkadaşça soruyorum Farzet seninle hiç tanışmadık Sarılıpta ağlaşmadık Yastıklara baş koymadık Sabreet bak şimdi yüzün gülüyor Bu ayrılık nedenini, herkes benden biliyooorrr! Aynı şehirde nefes almak bile bana yetiyoor! Herşey gönlünce olsun üç gün sonra hayat bitiyoor!... |
Çok derinden hayal etmisim ki, kendimi bir an yaninda saniyorum. Derin bir nefes alip kaliyorum, Ah ne vardi simdi yaninda olsaydim. Ellerim ellerinde. Gözlerinin derinliklerinde, seninle iç içe. Biliyorum imkânsiz, ama düsüncesi bile güzel.. Sensiz yarinlarda ne yaparim acaba? Hayatimin akisi degisiyor, üzüntülerim var. Sensiz yasamak da zormus. Ne yapayim? Bol bol seni düsünürüm.. Hatirlarmisin, agaçlara salincak kurardik. Uçar gibi agaçlarin içine dogru sallanirdik. Ayrilik vakti geldiginde, uçarcasina evlerimize kosardik. Rüyalarimizda da ayrilmazdik, öylece uyuyakalirdik.. Baska ne yapardik? Seninle baliga giderdik. Oradan çay bahçesine gelirdik. O günlerde çok erken kalkardik. Günes dogar dogmaz birbirimize kavusurduk. Seninle kirlara giderdik, kirçiçekleri koparirdik. O temiz havalarda dertlesirdik, azigimizı paylasirdik. Mutlu yarinlardan bahseder, gelecegimizi kurardik.. Olmadi, yapamadik... Bekle beni yanina geliyorum, diye avaz avaz bagirmak geliyorsa da içimden, susuyorum.. Çünkü çaylarimizi yudumladigimiz o çay bahçesinde degiliz.. Hatta su an nerede oldugunu bile bilmiyorum ki.. Adama deli derler.. Ve sana kavustugum gün, iste o gün bir daha aglamayacagim.. Ahmet Arslan |
Git... Hâlâ fırsat varken Ben hâlâ mazide yaşarken git... Beni bana, sancıları yüreğime, yalnızlığı yalnızlara bırak ve git... Hâlâ umutların yalanlığına kapılmamışken bu saf yüreğim, Beni bendeki deliye bırak ve git... Git çocuksu hayallerim istila etmeden beynimi git... Sütten ağzı yanan yüreğim seni de üflemeden git... Geceme hayalin ayak basmadan, bendeki seni uyandırmadan Yüreğindeki ateşe yağmurlar yağmadan, ne olur git... selim seven |
Ben seni sevmiyorum. Çünkü gözümden süzülen her bir yaşta sevdiklerimin sevgisizliği var. Ben sevmiyorum seni, çünkü hep sevdiklerim yedi bitirdi beni. Sevmiyorum çünkü hep sevdiklerim esirgedi benden sevgiyi... Seni sevmek istemiyorum, çünkü hep sevdiklerim küçümsedi sevgimi... Seni sevmemeliyim, seversem bir kere sen de gidenlerden olursun, Seversem rüyalarımda misafirken kabuslarımın başrolü olursun... selim seven |
Hala saklıyorsam beraber içtiğimiz şarap şişemizi Odamın boş köşesinde Hala dağıtıyorsa benliğimi ela gözlerin İsmin anldığında üşümüş bir dilenci gibi Titriyorsa hala yorgun kalbim Ve yokluğunda şiirler yazıyorsam sana Anla ki sönmemiştir hala yangının içimde Hala esirdir, tutsaktır yüreğim ay yüzüne Ne kadar inkar etsede dilim Gözbebeklerim anlatacaktır sana herşeyi Belki kabus olur yine herşey Gelmez olur karanlığıma sabaklar Yine sırdaşım olur şarap kadehim Yine isyanım yükselir bulutlara Dualar ederim tanrıya yine Bir an önce Azraili yollasın diye Yine zindan olur bu dünya umutlarıma Biliyorum değersin bunlara ama Kaldırmaz bu yürek bir yıkılış daha........ |
Bütün yollar büküldü ardından Geri dönüşünü bekler Hıncından gönlünü yaktı güneş Sen hâlâ dönmedin Dönemedin. Gözlerimde binlerce yıllık bir hortlak Gözleri patlak patlak Nehirlerin yatağı ıslandı gidişinle Sen hâlâ dönmedin Dönemedin. Ne heyecanı kaldı rüzgârların Ne dalgalar kıyıya düşman Martıların isyanını seslendirir çığlıklar Sen hâlâ dönmedin Dönemedin. Yüzüne koydu ellerini bulutlar Kendi kendine küstü dağlar Umutlar can çekişiyor yücelerinde Sen hâlâ dönmedin Dönemedin. Bir kuytuda bekledim yollarını Saydım karanlığı teker teker Soldu renginde eridiğim güller Sen hâlâ dönmedin Dönemedin. turgut uzdu |
BUGULANMIŞ GÖZLERİM SENSİZLİĞİN YASINDA BUGÜNLERDE TERKEDİP GİDİŞİNDE ANLAMSIZLIK NEDİR BU DÜNYA ALDI SENİ BENDEN TAM DA BULMUŞKEN ANLAMSIZLIK BUYDU BULMUŞKEN TERKEDİLMEK WURDU BENİ SÜRMELİ GÖZLERİN AL BENİ DE YANINA GÖTÜR GİTTİĞİN DİYARA ANLAMSIZLIK MAPUSHANESİ ZİNDANLARINDAYIM YANLIZ BUGULANMIŞ GÖZLERİM YAŞLARLA DOLDU GÖZ YAŞLARIM YAĞMURLARDA AKAR OLDU SELLERİM SENİN İÇİN BULUTLARIM ALIR GÖTÜRÜRMÜ SENİN YANINA SIRA KİM DE BEN BULA BİLİRMİYİM O SÜRME GÖZLERİ GELSEM ORALARA BAKARMISIN BANA ISLAK ISLAK!!! DÜNYANIN YALANCI GERCEKLERİ HİÇ BİR ŞER GERCEK DEĞİL GERCEKLİK YOK TUR SADECE ACI WARDIR BUDUR TEK OLGU BİRAZ GÜLÜMSEMEK GÖZYAŞLARIYLA ÖDENİLMEZMİ OLMADIMI SANA EN GÜZEL GÜNDÜ DEDİĞİN DE AKABİNDEN ÜZÜLDÜĞÜN HABERLER ALIRSIN MULULUKTAN ESERKALMAZ.YAŞAM BOŞ BOMBOŞ HEMDE ........... YAŞAM SANA EN UFAK Bİ GÜLÜŞÜN DE BİLE TAKAS EDECEK BİŞEYLER ARAR ZEHİR OLUR HER ŞEY !!!!!!!!!!!!! İSYAN DEĞİL! NEYSE O! |
Günden güne kalabalıklaşan caddelerde artıyor yalnızlığım Yıldızlara ne kadar yakınsam o'na o kadar uzağım ersin yılmaz |
BÜYÜMÜŞ KALBİMİ KARARTAN SİYAHLAR MAWİMSİ GÖZLERİMİ ALA BOLANDIRAN SERSERAN KALPLER ZEHİRLİ SÖZLERİYLE BEYNİMİ ÇÜRÜRTEN LEŞ KALPLAR UMMALI KAKIŞLARIM BULANIK BAKIŞLARA ÇALAN UMUDU TÜKETEN YARINIMI ALI KOYAN YALAN DÜNYA YALAN DÜNYA!!! NAIAS |
Ne sevdayı anlatabildim sana Ne sevdaya köprüler kurabildim Acı mı verdim sol yanına Kara gözlü sevda... Aşk nedir diye sordular bana Sen dedi kalbim ince ince Dokunamadım,dokunamadım O naif yüreğine... Şimdi bir bilsen o dokunamadığım yüreğin Avuçlarımın içinde. Zevkle eş tutmadım seni yüreğimde Gözlerinin karasına takılı kaldım Uykularımda sen diye sayıkladım Konuşmadı dilim lal oldu Seninle bahçem gülle doldu İşte! ömrümün baharı buydu. Anlatamam seni kimseye Anlatamam! sevdam Bir rüzgar eser savurur Alır seni kollarımdan korkarım! Sensiz geçen gecelerde Dolarım da Taşarım yine seninle Gözlerimiz sevişirken gece mehtabında Mehtabı yasaklarım Seni kalbime koydum bilesin Senden ne önce ne de sonra Yerini dolduracak olmadı Ve lütfen hep kal orada... Seni sevmiyorum sadece Sana tutukluyum bir ömürce Haykırıyorum işte...gecenin siyahi rengine! Seni seviyorum Seviyorum... Herşeye inatça... asuman üstün |
Deli Aşk... Nerede gördümse bakmadın bana Beni tanımadın yaktın beni aşk Peşinden hep koştum tutkunum sana Derdime dert kattın hain deli aşk Sanma aşka aşık her aşık olan Yalnız kalacaksın özüne baksan Kalplerde yaşarsın kıymetin ondan Kendine gelesin hain deli aşk.... İbrahim Ethem Bingül |
Sen de özlüyorsun beni biliyorum.. İçime doğuyor benim için ağladığın geceler Sesine hayran kaldığım bütün melodiler Geceye karıştı şimdi. Sen de özlüyorsun beni biliyorum.. Sesini duyuyorum bazen uyurken Bazen görüyorum seni rüyalarımda Ama o kadar uzaksın ki bana Uzatsam ellerimi güneşini kapatacağım biliyorum. Biliyorum sen de seviyorsun beni.. Bu kadar anlamsız değildi geçirdiğimiz vakitler Beklediğimiz güzel günler. Geceye bakıyorum tüm isyanlarımla Tüm yalnızlığımla gökyüzünü seyrediyorum şimdi Biliyorum sen de şu an aynı şeyi yapıyorsun Bir yıldız kaydı az önce görmüşsündür Bir dilek tut ikimiz için, Öyle bir zamanda Öyle bir mekanda buluşalım ki Bizi ayıracak hiç bir mesafe olmasın .. LEYLA ŞAHİN |
Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor. Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın. Sus gönlüm.Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…İnan bana…Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz… Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar. Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar. Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus… Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar. Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus… Sus gönlüm. Onun geleceğini görünceye kadar. Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar. Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar. Sus gönlüm. Sebepler var edilinceye kadar. Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus. Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus. Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun,sabrın olsun. Her susuşun,duan olsun. İçten yakarışının adı olsun,susuşun. Bekleyişinin. umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun… http://i163.photobucket.com/albums/t296/DeLiSibeL/Resimler/Blood/bleedinheart.gifhttp://i163.photobucket.com/albums/t296/DeLiSibeL/Resimler/Blood/bleedinheart.gifhttp://i163.photobucket.com/albums/t296/DeLiSibeL/Resimler/Blood/bleedinheart.gif Burada bir eski Daruşşifada, Birbirine aşık iki genç varmış. Kızın bulunduğu yer loş bir oda Oğlanın kaldığı yer daha darmış. Her sabah avluda buluşurlarmış. Doluncaya kadar bir kum saati, Kızın etrafını periler sarmış, Oğlanın altında bir sihir atı... Nihayet bir zaman gelmiş sıhhati, Düzelmiş bu iki sevdalı gencin. Bir anda kaybolmuş hayatın tadı, Meğer saadetmiş bu onlar için. Son defa yanyana gelmiş ikisi, And içmiş bir daha ayrılmamaya. Kandırıp bu iki aşık herkesi, Yeniden girmişler darüşşifaya... En sonda acımış onlara hızır! Yaptığı bir iksir varmış kendinin. Uyuduğu zaman başhekim nazır, İlacına katmış her ikisinin. İçince iksirden bu iki aşık, Dünyası değişmiş her iki canın, Kız bir ağaç olmuş, oğlan sarmaşık. Issız bahçesinde darüşşifanın... |
Gidişinle karanlığa gömüldüm... Yıldızlar da kayboldu, artık ışıldamıyorlar sevgi dolu... Seninle her gece onlara bakar, dilek tutardık... Birbirimize usulca aşkımızı fısıldardık... En parlak olan yıldız hep senin olurdu. Karşı çıkmazdım hiç... Sen mutlusun ya! .. Hepsi senin olsun isterdim... Şimdi ne oldu? Ne sen kaldın, ne de yıldızlar... Sanki herkes yaşadıklarına küstü, Yağmurun hüzünü hayatın üzerine yağıyor... O yağdıkça yürekler soğuyor... O yağdıkça gözyaşları damlalara karışıp sessizce sokaklara düşüyor. O yağdıkça ben ağlıyorum... Ben ağlıyorum; sen yine de gelmiyorsun... sibel uygun |
SEN BENİ BENİM GİBİ HİÇ SEVMEDİNKİ Bir gülüşün,bir bakışın,gönlümü çeldi, Nereye gitsem,hayalin hep benimleydi. Bu gönül seni hayalde olsan çok sevdi, Sen beni,benim gibi hiç sevmedin ki...! Sen uzaklarda,gonca gülleri ararken, Çiğneyipde geçtin beni hiç görmeden. Bu gönül senin için,alev alev yanarken, Sen beni benim gibi hiç sevmedin ki...! Ne aradığını buldun,nede mutlu oldun, Zalim yıllara oyuncak,oyuncak oldun. Zavallı gönlüme,çok darbeler vurdun, Sen beni benim gibi hiç sevmedin ki...! . Sen gönülüme yağmur olup,yağmadın ki Sevda bahçemde ki gülleri dermedin ki, Seni canımdan da çok sevmişdim ama, Sen beni benim gibi hiç sevmedin ki.....! Benim için gülüşün,bin ömre bedeldi, Bir damla göz yaşın,gönlümü delerdi, Sensiz hayat,cehennemden beterdi, Sen beni,benim gibi,hiç sevmedin ki.....! GÖNÜL DOSTLARINDAN......................! Gülen gamzelerindi, beni benden alan, Gülüşün bir umutdu, aşkınsa hep yalan. Nede çok hatıran var, yüreğimde kalan, Sen beni, benim gibi, hiç sevmedin ki..........Yunus Karaçöp Söz Yazarı:Erol Sagun. |
Aşkına Aşık Aşkına aşık oldum Bir dedeyle ninenin Bu ne sevgi bu ne aşk! Gönlü kalır görenin Camiye gider dede Yollara düşer nine Bu ne sevgi,bu ne aşk! Nasip olsun bizede Ninenin heyranıyım Dedenin seyranıyım Bu ne sevgi,bu ne aşk! Bu aşkın fermanıyım Nine düşer yatağa Dede düşer batağa Bu ne sevgi,bu ne aşk! Kurulmuştu otağa Hak nasip etsin size Gidiverin diz dize Devam etsin aşkınız Örnek oldunuz bize Hasibe Cavaç |
Gidiyoruz, Tozlanmış Yüreklerimizle Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitirişten nicedir katılaşmış yüreklerimizle. Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele, sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmış inlemeleri duyup yakınamayacak kadar. Şarkı söylüyoruz, ezgi yüreğimizde. Oradan çıkabildiği hiç duyulmamış. Yalnız arada bilenlere rastlanırmış: Tutan olmamıştı bizi, kalalım diye. Duyuyoruz. Paydos artık ağırdan yürümeye. İşin sonu da kalmayacak yoksa. Ve çeviriyoruz gözlerimizi Tanrıya: Alın terimizin karşılığıdır ayrılık! (Çeviren: Ahmet Cemal) Ingeborg Bachmann |
Yazılamayan Şiir her yazılan şiir olmamalı elbet evet, kelimeler güzel olmalı mutlak oturmuş ellerim ağlıyor sarı satırların arasında ve kalemim ıslak. şair midir şiiri yazan şiir midir şairi bozan ama anlaşılmaz... her şair yakışıklı değildir elbet saçlarım dağınık sakalım berbat gözlerim çirkin mavi oysa senin gözlerinin rengi kalbimin ortasında paslı birer çivi. çirkinsem kimene, aşıksam sanane ama söylenmez... her aşk mutlu sonla bitemez elbet evet gecenin bir yarısı evet kurşun evet can dostu azrail. ölüm nedir bilirsin... bilirsin ama ölümüm bildiğin gibi değil. bir kördüğüm gördüğüm, kendi elimle ördüğüm ama çözülmez... Mehmet Selçuk Aldemir |
Çocuklar Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil, Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil. Çünkü ruhlar yarındadır, Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları Kendiniz gibi olmaya zorlamayın. Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur. Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever. Halil Cibran |
Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Öyle bir bak ki bana erisin donmuş kaderim Öyle bir gül ki bana yıkayım bütün engelleri Öyle bir el ver ki bana koşalım seninle Kimsenin görmediği ufuklara Kimsenin düşünmediği umutlara Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Değiştirelim kalıplaşmış cümleleri Nerede o eski sevdalar diyenleri Çevirelim şaşkına Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Bir birini sevenler bile baksın bize Baksınlar da bizim ki de aşk mı desinler Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Aşk bile bakakalsın arkamızdan Aşk bile imrensin sevdamıza Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Sevdanın adını değiştirsinler Seninle benim adımı koysunlar Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle Ta ki herhangi bir tepenin üstünde Yan yana uzanıp da koyup başımızı bir taşa Güneşin doğup, batışını izlemekten bıkana dek Öyle bir sevda yaşayalım ki seninle O an bile ayırmasınlar ellerimizi... GÜLSÜM KALIN |
HOŞÇAKAL YÜREĞİM Bu gün hüzünlü bir gün; yüreğimden bir parça koptu sanki ve gitti bana hiç bir şey söylemeden. Giderken götürmedi yüreğimden kopan parçayıda, beni böye açıyla bıraktı. Biliyorum şimdi çok uzaklarda belkide yapayalnız, güneşin doğuşunu izliyor. Kimbilir belkide, gece yarısı dolunaya bakıyor. Tıpkı birlikte olduğumuz gibi sessizliğin tadını cıkarıyor. Ama unutmamalı ki; Biz hep yürekten güldük yürekten ağladık Yürekten bir birimizin gözlerine baktık Biz hep sevgiyi aşkımızla bağladık... Artık şunu söyleye bilirim ki: HOŞÇAKAL YÜREĞİM SEVGİLİM... SERTAÇ CANLI |
Yüreğinden Öpebilir miyim? Hüzünlerimi yapıştırıverip gözbebeklerine Yüreğinden öpebilir miyim okuduğun her satırımda, Attığın her umutvari adımda, Duyduğun her hüzünvari seste. Görmediğini bildiğim her güzelliğini, Acısını dayanlımaz ağırlığını hayatın Çıkardığımda karşına Gülümsediğini düşleyebilir miyim herşeye rağmen. Denize dokunurken, Serçelere göz kırparken Doğan güne olmuşa, olacağa gülümserken düşünebilir miyim seni? Görmeden hiç tanımadan Saçlarındaki aklara Yarım kalan tebessümler asıverdiğin yüzüne Yitirmekten korktuğun hüzünlerine Mutluluklarına dair Şiirler yazabilir, okuduğun her her mısrada Seni yüreğinden öpebilir miyim. Gamzelerinden taşıveren mutluluklarına Bir şarkıda vurulan umutlarımı karıştırabilir Tekbaşınalığının farkındalıklarından karanlığı yırtarcasına yalnızlığından seni kaçırabilir miyim. Sevdaya sevdalanışımı kaçışlarımı, merhabalarımı, Umutlarımı, arayışlarımı anlatabilir miyim Yabancım değilsin sevgi'lim diyerek. Gönlümün gurbeti sevgililerimi dinletebilir miyim. Hayır dersen eğer Güle güle umut meleğim, Candostum, sevgi'lim diyebilir, Seni Yüreğinden son kez öpebilir miyim? SERPİL AYDOĞDU |
**Aşığım Demekle Aşık Olunmuyor. Aşk aşk diye inliyoruz durmadan, Duygularımız akıp gidiyor satırlara, Kelimeler,dizeler,şiirler,ardı sıra Geçek aşk'ı yaşıyor muyuz acaba? Şimdiki aklım olsaydı eğer, Sorardım kendime,aşık olmadan önce Bu güç,bu hırs,bu azim var mı diye. Sorardım sevdiğime Beni sevmek yürek ister, Sende bu yürek var mı diye. Aşığım demekle aşık olunmuyor, Sevmek,ölesiye sevmek yetmiyor. Sevgi karşılık ister,özveri ister. Aşk verdiği kadarını almak ister. Aşığım demekle aşık olunmuyor, Bozulmuşsa terazinin bir kefe'si Gelmiyorsa verdiğin sevgi geriye Kabuslar görürsün tüm gecelerin de. Aşığım demekle aşık olunmuyor Çalışacaksın,üreteceksin,hep vereceksin. Seviyorsa o da seni,senin sevdiğin gibi, Elbet dönecektir sana,verdiğin sevgi. Cemal Şimşek |
http://img151.imageshack.us/img151/6605/adszqj2.jpg Sonbaharda ağaçların yapraklarını döktüğü gibi Döktüm dilimdeki sözcükleri Hepsi bir haykırış hepsi bir yakarıştı Sen anlamadın. Artık Geride bırakıyorum sana ait olanları Kelimeri ve şarkıları başkası için söylenmek üzere Raflara kaldırıyorum Senin içinde geçtiğin bir sözcük bile olmayacak artık. Sana dair olanlar söküyorum tek tek En zorda insanın geçmişini ve anılarını sökmesiymiş Anlıyorum Hep peşinden gelecek bir geçmiş de istemiyorum Artık geçmişimi de bırakıyorum arkamda Geriye bakıp daha çok hatırlamak ve üzülmek istemiyorum Unutuyorum desem yalan Unutmuyorum Şimdilik Sadece alışıyorum Alışmak unutmanın başlangıcıymış Önce alışırsın Sonrada unutursun Unuttuğunda da geri dönmesin Bakmasın bile Şimdi. Söyledim sözleri de geri alıyorum Siliyorum birer birer bütün yazdıklarımı Karalıyorum adımın yanına yazdığım adını Senle yaptığım Doğrularımı ve yanlışlıklarımı ayıklıyorum Yanlışları koyuyorum bir köşeye Doğrular zaten benim doğrularım Bu aşkın bütün hesabını kapatıyorum Bize dair hiç bir şey yok artık Ne sen ne ben artık bir şey söylemeyeceğiz Söylesende ben duymayacağım Sözcükler anlamını yitirdi artık. Sana dair söylenecek bütün sözleri tükettim Kelimeler dilsiz artık Lal ettim dilimi Sana bir şey söylemiyorum.... ....Sana Söyleyeceklerimi Susturdum... SEDA ÜNAL |
Ötme Bülbül Ötme Ötme bülbül ötme şer değil bağım Yar senin elinden de ben yana yana Tükendi fitilim eridi yağım Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Deryadan bölünmüş sellere döndüm Vakitsiz açılan güllere döndüm Ateşi kararmış küllere döndüm Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Haberim duyarsın da peyiklerinen Yarimi sarsınlar şehitlerinen Kırk yıl dağda gezdim geyiklerinen Yar senin elinden de ben yana yana Ya dost ya dost ya dost Deryadan bölünmüş de sellere döndüm Pir Sultan Abdal |
Asi Bir Küheylan Aşiret çocuğuyam, adım küheylan, Kızılca kıyamet yaylasında doğmuşam. Koyaklarda kartal uçurmuşam, Kurt kovalamışam, Adam vurmuşam! Onursuz yaşanmaz demişem, Rezil-rüsva etmemişem kendimi böceklere! Yavri-yavri! Bu yüzden dik bakarım adamın yüzüne, Bu yüzden böyle hoyrat kalmışam... Seni sevmişem, Bir kekliğin sesini üzmekten sakınır gibi... Seni sevmişem, Gururlu dağ çiçeklerini Göğsüme takınır gibi... Ben sazımı kıl çadırların boynuna asıp da Öyle gelmişem buraya. Yavri-yavri! Ölürsem iradi ölürem; Harlanmış bir kılıca Alnımla dokunur gibi!. Asi bir küheylanam, Gözlerini benden ayırma. Kırılıp düşerem sonra, Kimse bakamaz yarama... Bana ne getirmişsen cicom, Karda çürümüş sümbül soğanları mı? Yoksa, toz kaldıran taylarımı, Dar geçitlerde mi kanatmışsan? O göçebe sevdamızın yamacına şimdi Kimler konmada, söyle? Yavri-yavri! Söyle kınalı kuzum nerede; Onu hangi soysuzun sürüsüne katmışsan? Asi bir küheylanam, Mahmuz vurma döşüme!. Delerem bu duvarları, Candarma kavuşmaz peşime! Ben ki dipsiz uçurum boylarında, Param-parça olmuş, ölmemişem... Ben ki huysuz nehir yataklarında, Yaralarımı çamurla sıvamışam... Nasıl sığaram düşündün mü, Şu altı adımlık tosbağa voltasına şimdi? Yavri-yavri! Dağları çıldırtan öykümü, Ben bu demirlere Dişlerimle yazmışam! Asi bir küheylanam, El süremezler yeleme! Bırak yırtılayım, bırak Gem vurma benim dilime!.. Hüznün duvarlarında, Sıvası dökülmüş bir yer vardır; Bilir misen yavri? Bilir misen, çiçekler Çentik-çentik solar, Bu gavur ölüsü akşamlarda? Bırak, gözyaşlarımın oyduğu çukurlar, Öylece betonda kalsın. Dolansın peşime, bir metelik etmez Bu sırtlan adımları, dolansın! Yavri-yavri! Şapkam namusumdur, Koma buralarda, Koma, tespihim dağılmasın!.. Asi bir küheylanam, Kesmez beni bu acılar! Beni vursa da bu ****lar, Ancak sırtımdan vururlar!.. Kaynak: Gözleri İntihar Mavi |
Aşkın hakimi olsaydım İğdam veremezdim aşk sarhoşuna Leylaya mecnuna çöle kıyamam Bırak dil dökmeyi boşu boşuna Aslıya kereme küle kıyamam Hüküm verip kıyamazdım bir cana Kendi nefsim gönderirdim iğdama Birtek balta vurdurmazdım fidana Bülbüle sümbüle güle kıyamam Bir çiçek kokusu bedeldir ömre Isıtır toprağı havayı cemre Bırak anlamasın o cahil zümre Ben bana kıyarım ele kıyamam Sen gelip öfkeyle saldırsan bile Vucudum ortadan kaldırsan bile Sen benim ruhumu öldürsen bile Ben senin saçında tele kıyamam Aşık Boraniyem sözümden düşmem Sevgi varken nefret ile döğüşmem Sevgi aşkı dünyalara değişmem Hiçbir mahlukata kula kıyamam Halil Çimen |
Bırak git bu yüreği.. Bu yürek seni çoktan terketti.. Şahidimdir sabahı iple çeken gecelerim.. Dudaklarımdan akan sözcükler şahidimdir.. Sen,sensizliği öğrettin bana.. Ben'se soğuk gecelerde yağan yağmurlarla, Şiirlerimle eşlik ettim sana.. Şimdi Yokluğun bağrımda yanan bir kor ateş.. Suskunluğun cehennem ateşi kadar sıcak ve yakıcı.. Korkuyorum artık sessizliğinden.. Ama terketmeli ve Unutmalıyım seni... Ben,tüm benliğimle.. Gururumu hiçe sa¤¤¤¤¤.. Tüm yaşanmışlıkların anısına.. Senin yoluna ¤¤¤¤¤ca düştüysem.. Herkesi karşıma birer birer aldıysam.. Ve buna rağmen sesin titremeden.. "Bitti" ile başlayan son cümleni kurduysan.. Ve bu son sözünün sonuna noktayı koyduysan.. Bırak git bu yüreği... Sana artık bir faydası olmaz.. Artık kendime daha fazla acı çektirmeden.. Seni beklemeden ve düşünmeden.. Yüreğimden çık git istiyorum.. Son gözyaşlarımla seni ıslatarak.. Öylece ,çaresizce seni bırakarak.. Bir kere olsun yüzüne bakma¤¤¤¤¤.. Çekip gidiyorum yok olan varlığından.. Şimdi; Bırak git bu yüreği.. Bu yürek seni çoktan terk etti.. Artık mühürlü bu yürek.. Sensizliğe yemin etti.... ÇİĞDEM BİRSEN |
İSTANBUL AĞLADI BENİM AŞKIMA sisli bulutlar çöktü istanbul'a senin yokluğun hep ruhumda. nehirler gibi akıp giden günler, aşkı da karıştırdı sulara. tüm şehir küstü bana. martılar sessiz bağırmıyor artık yalnızlığa. geminin biri gidiyor biri geliyor denizde. gözüm hüzünle hep seni beklemekte. İstanbul ağlıyor benim için bu gece. sevdiğimi aldı götürdü nereye. bir hüzzam şarkı da buldum seni. gözyaşlarıma karıştı şarkının nâmeleri. yollar mı ayırdı sevda mı bitirdi bizi. engellere takılan aşk, yaktı bu gece beni. bir yıldız kaydı gökyüzünde, cız etti yüreğim, sızladı bedenim, yokluğuna ise hiç alışamadım sevdiğim. eşyalarınla kaldım evde yalnızca. hep kokladım yastığını sindirdim ruhuma. bana dokunuşların hâlâ aklımda. bitsin bu özlem bitmeli bu sürgün sevdam da. inan sensizlik bir ölüm, İstanbul ağladı benim aşkıma. MENEKŞE GÜLAY |
# Aşk # Sevgi yumağından örülürken aşk Motif motif kalbe işlenir sevda Öyle kavruk kavruk tutuşurken şevk Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Kalbleri yakarak, tutkular döşer Umut yükleyerek ne yollar keser Gönlünü hoş eyler, ruhunda eser Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Bülbülden yakarış, güle seherde Açmayan gülüştür, sisli kaderde Beyinde turlarken aşk büyür korda Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Fırtına estirir bazen sahilde Bahara ermeden hazandır gülde Öldüren gururdur kimi gönülde Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Ruhun nağmesinde, sazın telinde Şarkılar türküler onun dilinde Sevgiliye hazdır,sevgi balında Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Ömrün gıdasıdır, ateştir rengi Bedene armağan, solmayan sevgi Yaşam çilesinde morale sargı Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Gülşen olur açar baharda yazda Neş'e olur eser sabah ayazda Mutluluk yaşatır, güllenir hazda Aşkın büyüsüyle donanır dünya. Gülşen Şenderin |
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim. Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma! Seni sevdim ben. Yanarak, yıkılarak Aklıma her geldiğinde ağlayarak.... Serap Değirmenci |
Seni birden hatirlarim aksamlar icinde fevkalade tatli bir sesin soyledigi soyle kolay dokunakli aydinlik ve temiz gittikce yakinlasan bir melodi gibi kalbim artik urperen bir mandoline benzer ne guzel seydir seni hatirlamak saclarin orulmus orulmus olsun ve beyaz ellerin geceye karsi ciplak porselen tabakta yikanmis kayisilar yere dusmus bir kitap bir siir kitabi icinde hurriyetten bahseden misralar insan bir dusunse ne cok sey bulabilir hatirlamak gulmek ve aglamak icin arzularimiz nereye surukluyor bizi neredeydik hangi ruzgara karistik ve simdi ne tur manzaralar cekiyor karanlik icinde acilmis gozlerimizi saclarin mutlaka orulmus olmali mektepli bir kiza benzemelisin aklinda kimbilir kimden bir misra gozlerin nur gibi parlasin saadetten Atilla İlhan |
Güller Ağlardı İçimde Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir de hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliği anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: belki yarın Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmışçasına, büyük İçimizdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım İçimde güller ağlar, ben ağlarım Ümit Yaşar Oğuzcan |
içimdeki seni aldırdım Gecenin karanlığına gizledim seni. Bulutların arasına sıkıştırdım, Okyanusun içine karıştırdım, Yokluğuna kendimi alıştırdım. Gökyüzümde yıldızlar kaymıyor artık, Acını da sevdanı da önümüze kattık, Ruhum sarıldı bana beraber yattık. Senden kalan her şeyi bi eskiciye sattık. Kendimize sensiz bi dünya yarattık. Sabah kahvaltısı ruhumdan, Vazgeçtim sana olan tutkumdan, Su çıkardım bahçemde ki kuyumdan, Döktükçe kafamdan suyu, Vazgeçtim sen huyumdan….. Unuttum artık seni ben, Kurutum sevdanı, Bi kavanoza koydum,rafa kaldırdım, İçimdeki seni aldırdım. ali sarıtaş |
| Saat: 07:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık