MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 31 Ağustos 2006 02:31

eylul Akşamlarına


hilesi
ve
hurdasıyla
geçip gitti
bir yaz daha
geldi yine
özlediğim
o hüzünlü mevsim

papatyalar
bir çığlık kadar
uzakta şimdi
ve ben
soru işaretleriyle gözlerimde
baka kaldım yine
gökyüzüne

ağlayan:
bulutlar sadece

saman sarısıyla gökmavisini
düşlerimde eskittim

ne zaman yorulsam
ağustosun gürültüsünden

aldım başımı
şiir dolu
eylül akşamlarına gittim



Mystic@L 31 Ağustos 2006 02:33

Bir bahçevanım gül bahçesinde
Dererim en güzellerinden
Elçiler çıkarırım yollara
Rengarenk dünyamdan

Bir garip bahçevanım
Güller benim çocuklarım
Batarken dikenleri yüreğime
Gözlerimde yaş acıdan değil

Ben bir deli bahçevan
Güller çocuklarım
Kimi dostun sessiz dili
Kimi aşığın kan kırmızı yüreği

Ben bir mahzun bahçevan
Güller çocuklarım
Mutlu olsun diye insanlar
Dalından koparır canımı ellerimle
Son yolculuğa hazırlarım

Acıyı sevinci dolu dolu yaşarım
Gül bahçesinde bir bahçevanım
Güller benim çocuklarım


Misafir 31 Ağustos 2006 02:34

böyle midir yaşamak
can-ı gönülden?

evrenleşmek
bir su damlasında,
güneşin ışıltısında,
kavakların fısıltısında?
böyle midir hüzün?
yüreğinde sevinç solar,
dolar gözün...

böyle midir ayrılmak,
her yaşadığın güzelliği
hem genişletip
hem de yalnız yaşadığına pişman
yaşamak...



Mystic@L 31 Ağustos 2006 02:37

Başka da Hiçbir şey

beni bekleme
acılar ve hüzünler bıraktım ardımda
anlaşılmayan ve yalansız sözcüklerimi
çürüyen gözlerimi, yalnızlığımı bıraktım sana
sen dudaklarımda ay ışığı bir ıslıksın
ayak izlerimin kaldığı İzmir sokaklarında

ağlamanın ayıbını taşıyan gözlerimde gözlerinin izleri
utançlı ve felçli ellerimde ellerinin izleri kaldı
başka da hiçbir şey

beni bekle.


Misafir 31 Ağustos 2006 02:46

Sana Sevdalanmış


Sana sevdalanmış bu yüreğim
Sana aşık olmuş
Seni sevmiş
Ve yanıp kor olmuş
Bir kor gibi yakıyor beni
Onun sıcağı ile yanıyor bedenim
Sana susamış damağım
Olmuyor be gülüm seni bir kere görmekle
Ne yangınım sönüyor nede susuzluğpum gidiyor
Sönmeyen bir ateş gibisin
Yanımda olmamış geçmez ne ateşin yaktığı yangın
Nede susuzluğum
Sigaram gibi içtikçe içesim geliyor.......
O gözlerin



Misafir 31 Ağustos 2006 02:46

AŞK HAYATI

Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın tenini yakmasıydı
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasıydı...

"Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu


Mystic@L 31 Ağustos 2006 03:00

Balzamin

Sen el kadar bir kadınsındır
Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli.
Bazı ağaçlara kapı komşu,
Bazı çiçeklerin andırdığı.
İş bu kadarla bitse iyi;
Bir insan edinmişsindir kendine,
Bir şarkı edinmişsindir, bir umut
Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da
Saçlarınla beraber penceredeyken
Besbelli arandığından haberli
Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda
Sevgili.


Misafir 31 Ağustos 2006 04:35

ANLAT HERŞEYİ. . .

bana öyle bir şiir yaz ki
anlat herşeyi,
açıkla tüm bilinmezlikleri
bensiz yaşadığın tüm günleri
geçirdiğin geceleri
herşeyi yaz. . .
anlatamadığın
konuşamadığın herşeyi
içini dök . . .
konuş artık!
bu suskunluğun yetmedi mi
yeter artık anlat herşeyi...


Mystic@L 31 Ağustos 2006 04:40

Bakışsız bir Kedi Kara

Gelir bir dalgın cambaz. Geç saatlerin denizinden. Üfler lambayı.
Uzanır ağladığım yanıma. Danyal yalvaç için. Aşağıda bir kör kadın.
Hısım. Sayıklar bir dilde bilmediğim. Göğsünde ağır bir kelebek. İçinde
kırık çekmeceler. İçer içki Üzünç Teyze tavanarasında. İşler gergef.
İnsancıl okullardan kovgun. Geçer sokaktan bakışsız bir Kedi Kara.
Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk. Kanatları sığmamış. Bağırır Eskici
Dede. Bir korsan gemisi! Girmiş körfeze.

(Bakışsız Bir Kedi Kara)


CaNaRY 31 Ağustos 2006 04:47

ZAMAN YOK

Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın.
Söylemek istemediğin sözler dilinin ucunda.
Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini, hepsini yüzüme vuracaksın.
Zor duruyorsun. Kibarlığından. Ya da doğru kelimeleri arıyorsun hâlâ...
Yok... Boşuna arama.
Sevginin arkasında bıraktığın her hece kaybolmuş sayılır...
Derin bir kuyuda onlar şimdi; ulaşılmaz, karanlık, dipsiz...
Bırak orda kalsınlar. Onlar çirkin. Dokunsan elini, dilini yakarlar.
Canını acıtırlar. Benim de...
Yüzünden, gözlerinden, dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir
melodiyi ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte, kızgınsın...
Senin olmayanları bırak, bana kendi kelimelerinle ulaş...
Haydi söyle!
Bağır, çağır, yüzüme haykır ama kızgınlığını yüreğinde saklama ne olur...
Gözlerini kaçırma benden. Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle.
Affedeceksen şimdi affet beni...
Zaman yok.


Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini uzaklara vurman...
Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya mesafeler koyman...
Yollar, duraklar doğru değil... Bilesin. Boşuna bu kaçışın...
Alıp kendini başka yerlere götürmen yeterli değil. Ben buradayım.
Tam burada. Hiç değişmedi yerim. Bildiğin yerdeyim. Bildiğin gibi...
Doğru değil bizi parçalaman. Kabul et bunu.
İçin böyle istemiyor, farket, anla...
Dokunacaksan şimdi dokun bana...
Zaman yok.


Ben de bekleyebilirim kır çiçeklerinin,
ıslak çimenler arasından boy atmasını...
Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu bulanık denizin,
küçük sandalları sahilde bir o yana, bir bu yana yatırmasını, ben de...
Evet, ben de önce şiirler söyleyebilirim sana,
sonra küçük çekingen notlar gönderebilirim.
Doğru kelimelerin peşinde,
ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de...
Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde yanına gelip,
ilk serin geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için...
Ben de yüreğimi nadasa bırakıp bir süre,
bir başıma labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de...
Ama bunu yapmıyorum görüyorsun.
Önce sevdiğimi bilmen gerekiyor diye düşünüyorum.
Yaşam bunun ardından geliyor. Adımlarım böyle daha sağlam.
Buna inanıyorum, bunu yaşıyorum...
Hadi sen de yap bunu.
Seveceksen şimdi sev beni...
Zaman yok!

Fügen Ünal Şen



Saat: 13:03

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık