![]() |
BİR ŞAİRİN ÖLÜMÜ Kimse inanmaz Benim hafif-makineliyle öldüğüme Veya ayrıldığıma dünyadan Benimde başkentte bi odam Şiir kitaplarım Üniversitede adım Ve arkadaşım vardı Ünüm de olurdu Yaşasaydım Salah BiRSEL |
Bir sanal bir sanala demiş ki Öyle bir salgına yakalanmışız ki, Sandığımızdan da sanalız. Ekrana teğelli bakışlarla Belki bir körden daha da amayız. Öyle bir oyuna gelmişiz ki, Dijital sahnelerin yıldızıyız. Klavyeye kelepçeli ellerle Belki bir harften daha da cansızız. Öyle bir aleme taşınmışız ki, Kumdan kalelerin taneleriyiz. E-postaya endeksli beklentilerle Belki bir optik okuyucudan daha da tekniğiz. Gülbahar KÜLTÜR |
Meğerse Bir sanıydın sen, Sananını saymayan. Bir sanıydın sen, Sanıldığından da sayılgan. Bir yitiştin sen, Yitirenini bitiren. Bir yitiştin sen, Yitmişliğiyle yinelenen. Bir yanılgıydın sen, Yanılganını yaratan. Bir yanılgıydın sen, Yanılmışlığıyla doğrulanan. Bir bitiştin sen, Bitireni olmayan. Bir bitiştin sen, Bitirilmesiyle başlayan. Bir seviydin sen, Sevenini tanımayan. Bir seviydin sen, Sevgisizliği ilke yapan. Anakaramdın sen, Kendisini seven tek ülkeyi Haritasından silen. Gülbahar KÜLTÜR |
SONU ÖLÜM OLSA BİLE Bir sevda masalıydı seninle yaşadığım Hatırandır her köşe başında ağladığım Bitmesin diye hergün Allah'a yalvardığım Hayalindir her gece uykumdan uyandığım Bu sevda nasıl bitsin bir yeminimiz var Baktığım heryerde senden hatıra var Bu şehri terkedip gezsem diyar diyar Aklımdan çıkmayan güzel gözlerin var Eski bir resmin kaldı şimdi hatıra bende Ben her gece içiyorum ağlıyorum resminle Batırsada gönlümü kederlere dertlere Seni yine seveceğim sonu ölüm olsa bile... |
Sorgusuz Sualsiz Asacaklar Bizi Derin nefes çekti şair sigarasından Ve Odanın duvarına bir güneş asıp Dikildi ürkerek sordu… Neden? Çığlıklara hibe edilmiş çocuklar Ellerinde izmarit söndürülmüş bir alev bakışlı gencin gözlerine Saat kaç… Saatler durmuş asabında Kaynana gelin kavgasına pür dikkat hipnotize olmuş bakışlara Ve Bir vadinin içinde olmayanı yaşanlar Kahve köşelerinde umudunu kupa kızına bağlayanlara… …………….. Kasketini çıkarıp durdu şair Bir dirik ovanın yanı başında Bir tas ayran istedi verdiler Sordu şair Utanarak… Nasılsın? Tarlada başak Elinde tırpan olana Avradını, kendini, oğlunu, kızını Tarlada çifte vurama… Ambar, ambar ekmek biçene… Sustunuz! Sustunuz! Ağalar, beyler, paşalar Sustunuz! Nerdesin dedi şair Sordu korkarak… Alında maden işleyene Ellerinde yağlı bez taşıyana Sabah uykusuna uçkur bağlayana Grevden dönüp yorgunlukla değil Acıyla kıvranana… Sordu şair… Sordu! Geçe bomba sesiyle uyanana Mavzerle yatana Kantarla ceset tartana Yalınayak Skoski’den kaçana… Durdu şair Gördü Gördü Medyada maymun oynatanı Tellalı olanı felaketin Cebinden parasını çalanı gazinin… Sordu şair… Neden bunları bir ben görüyorum Elleri kalem tutanlar nerede? Aşk şaklabanlığı edip Kara kara öykü satmalar niye? Ölüme vâsii olup Yaşayanı unutmalar niye? Sorgusuz sualsiz asacaklar bizi Bu susmalar niye? H.Xian NAKATA… |
Gemi Ve şafak vakti... Susan ne varsa aldı başını gitti... Saatler asıldı duvardaki zongoza Geldi vakit geldi Sarı başaklarında dökülerek melek yüzlü bir kıza Eylül'e çok var Sonbaharın yalancı iftiralarından arınıp Sofraya sevgiyi ekmenin zamanı değil mi... Geldi Kapına asıldı tren istasyondan kırmızı yeleli bir şair Elleri kalem tutmuş Yalıncı bir sonbahar hastalığına tutulmuş... O geldi Yanaştı bir liman O limanda bir gemi batmakta... O gemi gözden ırak batmakta O geminin tayfası yok O geminin kaptanı terk etmiş O gemin cankurtaranı yok O gemiye sahil güvenlik botları yaklaşamıyor O gemi alev aldı O gemi yanıyor O gemiyi kurtarmak senin elinde O gemi benim içimde Gelecek misin? Üç sabii sübyan Üçü de durmuş bu buluta Ayaklarını hızlı hızlı vuruyorlar asfalta Vurmayın Vurmayın Vurmayın ayaklarınızı asfalta… Asfaltı dile getirmezsiniz Asfaltı konuşturup dinleyemezsiniz Üç sabi supya Biri nihavent makamında Biri kırık bir saz çalmakta Sonuncusu o yanan geminin güvertesinde seni yazmakta… O gemi batıyor O gemi yorgun O gemi tedirgin O gemi suskun O gemiyi yolcuları terk etmiş O gemiyi kurtaracak yok O gemiyi kurtarmak senin elinde O gemi benim içimde Gelecek misin? H.Xian NAKATA... |
gözlerini kapat sevgilim, hayalim o vakit baş ucunda olur.. Gitti, derken.. hayat eskiyordu.. acılar öbekleniyordu.. ne vakit gözbebeklerini kapatsa.. hayalim demleniyordu.. sustu, derken.. sevdam titriyordu.. hüzünler başıma üşüşüyordu.. gecenin çığlığı duvarları dlip geçsede.. kulaklarım, sağırlaşıyordu.. bitti, derken.. hava üşüyordu.. ellerim gözyaşlarımı siliyordu.. kalbi kırık, hasan usta.. umutlarını uğurluyordu.. rüya değildi.. ve hiç olmadı.. ben hiç uyumadım ki.. ve uyanamıyorum.. |
Gözlerin Diye Ölecektim… Bornova’da gece vakti Homurdanan sesiyle iniyor Belkahve civarından Garip garip mezarını arar Deniz fener yoksulluk Söğüt dalı düşmüş denize Az sonra ben düşeceğim Kirpiklerim yanıyor Haddinden fazla sarhoşum Balıkçı hanlarında sakallarıma bile şarap bulaşmış Ya o şehre geldiğimde… Ne diye halen gecesin Yollarını karanlık tutmuş… Kül oldu kıvırcık bir baharın 23’ü Gözlerim yanıyor gözlerim Misali Karşıyaka alev aleve yanıyor İmbat durmuş, ağlıyordum Bir iştahsız ****** bulmuştum Aşsallık bir balıkçı barındaydım Saatler geçiyordu Gözlerin diye ölecektim… Radyoda bir ince Cuma çalıyordu Camlar buz tutuyordu Az daha zorlasan denize düşecektim Bir bahar imdat diye bağırıyordu Bostanlıda balıkçılar deniz çekiyor Deniz hep aynı suratsız tavrıyla bereketini esirgiyor… Allahım! Zaten madara olmuşsum Alşancak’tan duyuluyor, şarap kokuyorum Nerdeyse el açıp gözlerin diye dileneceğim… Yoksul bir otelde sakallarım dökülüyor Uyuyamıyorum kirpiklerim gözlerime batıyor Birileri tutup götürecek beni 17 aya mahkûm edecek 4’ünde kaçacağım Belki kaçarken vurulacağım… Nerdeyse el açıp gözlerin diye dileneceğim Misali Basmane tren garı yıkılıyor… Helsinki diye öleceğim Soğuk tutmuş bedenimi Bornova’da gece vakti Ben gözlerin diye öleceğim… H.Xian NAKATA |
Gözlerin aklıma düşer geceleri.. hüzünlü bir ilk bahar günüydü, aylardan mayıs.. ben hepte mayısta sevdim biliyor musun.. doğduğum günki gibi.. hayatıda böyle sevmiştim, derinden.. ay ikiye bölünür gözlerin değdiği vakit gecelerime.. rüzgarın sesi eşlik eder, hayalin yavan gitmesin diye.. gözlerini çektin ya gözlerimden.. gitti bir ben içerimden dönmeyecek yar.. valla yazamıyor muyum yoksa bağlayamıyor muyum bilmiyorum ama ancak bu oldu nasıl bilmiyorum ama içimden bu cümleleri oluşturmak geldi şiirini okuduğumda ve sen bilirsin, ben hep aşkı meze yaparım.. |
insan uzaktaki bir aşkı taşıyamıyor çok fazla.. imkansız olmak gibi işte.. sende, sensizlikte, aşkta imkansız.. *** defalarca dinledim sigaramıda yaktım ve resmini açtım.. sana bakarak içimdeki birçok boşluğu sana anlattım.. her zamankilerden çok daha farklıydı bu defakiler, sanki daha önce hiç kurulmamış cümleler kurdum.. çok daha ciddi ve kararlı.. sense her zamankinden daha sessiz sadece dinledin, sanki içinden sadece çığlık atmak istiyor gibiydin.. gece ilerledikçe sen tükendin, ben tükendim ve aşk tükendi.. öyle ağır bir çıkmazdı ki, bu kez.. umudun dibe vuruşunu izledik sesizce.. ne sen kalkıp gidebildin, nede ben.. sanki ayaklarımızda o gücü bulamıyor gibiydik.. ortam 3. bir sesi bekliyordu, hareket 3. bir sesi ama ses gelmedi.. biz hareketsiz bekledik.. zaman azaldıkça oda daraldı, sıkıştık nefesimizde.. çaresizlik işte bu olmalıydı.. ta kendisi.. dışarda aydınlık vardı ama içimizde karanlıktan önümüzü göremiyorduk.. lambayı biri yaksın diye beklerken, kimse lambayı yakmadı.. ışıksız kaldık, karanlığa teslim etttik ruhlarımızı.. bedenlerimiz tıpkı bir ölü hücre gibi çakıldı kaldı sessizliğe.. sıfır noktasıydı yaşadığımız.. ve biz aşkı kaldıramayacak kadar zayıftık.. oysa aşk cesur yüreklerin işiydi.. çaresizlik katili oldu "biz`in" ölüm pervanesine bir aşkı daha astık.. ve rüzgar alıp götürdü sessizce.. sonra önce sen nefes aldın, sonra ben uyudum ve uyandığımda sen yoktun.. kulağımda inceden, kalbimi sızlatan bir türkü sesiyle baş başa.. eğilip son defa resmini öptüm.. *** imkansız olan herşey güzeldir.. anladım ki, aşk imkansız olduğu kadar yakındır.. aşk, imkansız olduğu kadar güzel.. acı imkansızsa tatlı.. acıtmıyor bu yüzden.. |
| Saat: 06:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık