![]() |
Gecedir; Çalarsın kapıları açan olmaz. Gecedir; Hem de yıldızsız göz gözü görmez, Bir ses duyar irkilirsin, Sarar korkusu yalnızlığın. Rüzgâr eser savrulursun, Düşersin kucağına karanlığın. Gecedir; Ararsın yolların bulunmaz, Gecedir; Kalbinin gürültüsünden durulmaz, Üşürsün... Sevdiğini düşünür, ısınırsın. Gözleri gelir aklına... Bir çift yıldız gibi Asılır kalır karanlık göğe. Gecedir; An olur yenersin korkuyu, An olur canın çeker Oturursun bir köşeye Dinlersin geceyi, hissedersin... Gözlerini yumup susarsın, An olur, gece olursun. Ahmet Ünal Çam |
SEN Bakmadın hıc yuzume Cevap vermedın sozume Bastım geldım ızıne Aldırmadın bıle sen... Benım ıcın bır rabtın Yanlız sana taptım Ya! sen bana ne yaptın? ? ? Sadece hep aglattın Senmısın dunyanın sahı Bulbulu vede ahu Goz yasıma bak yahu Irmaklarla yarısıyo Sus artık yeter Bulbuller gulunde oter Hasretın olumden beter Sende gul degılmıydın.. |
Başka da Hiçbir Şey acılar ve hüzünler bıraktım ardımda anlaşılmayan ve yalansız sözcüklerimi çürüyen gözlerimi, yalnızlığımı bıraktım sana sen dudaklarımda ay ışığı bir ıslıksın ayak izlerimin kaldığı İzmir sokaklarında ağlamanın ayıbını taşıyan gözlerimde gözlerinin izleri utançlı ve felçli ellerimde ellerinin izleri kaldı başka da hiçbir şey |
Bir daha dunyaya gelsem Yine seni severdim Beni uzesin diye Beni deli divane edesin diye http://www.siirperisi.net/images/romantik.gifSeni gormedigim gunler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl cururse İşte oyleyim... http://www.siirperisi.net/images/romantik.gifGozleri namuslu namuslu parlar insanların Gokyuzu inadına mavi Yasamak inadına guzel Bu sehirde sen varsan... http://www.siirperisi.net/images/romantik.gifButun kadehlerimi hep sana adıyorum Hep senin icin bu bir bir bosalan siseler Umutsuzlugum, sarhoslugum senin eserin Senin yuzunden bu delicesine icmeler Z.S.U |
Vakit yaklaştı diyorsun üzgünce Gitmen gerek artık Sana kal diyemem ki Ama son bir defa dudaklarıma Dokunda öyle git Bir hatıra kalsın sıcacık öpüşlerinden Bir hatıra kalsın tatlı gülümseyişinden Gidiyorsun demek beni mahvederek Gidiyorsun ...Git bakma arkana Bir koca dağı devirdin bakışlarınla Bir çaresiz bıraktın arkanda Üzülmeni istemem ne olur git Git ...Git ağladığımı görme Sil git her şeyi bir kalemde Unut beni Ben ki çaresiz delinin biri Perde kapanıyor akşam oluyor Bak karanlık çöküyor Hem kimsede görmeyecek Göz yaşlarımı Çünkü beni bıraktığın gibi Bir karanlık çöküyor Gidiyorsan çabuk git Dayanamam bu uzun elvedalara Sil bir kalemde her şeyi Unut gitsin unut yaşanan her şeyi Farz etki hiç yaşanmamış kabul et Beni yaktığın gibi aşkını da al git Git artık git Ağladığımı görme Ağladığımı görme Ağladığımı görme. |
An Düssmesi büyük yavanlığın zaman kazandığı susuz gezegenlerin arazisi! tarifsiz lanetlenişlerin kuvvetli masumiyetiyle alay eden merhale! talan edilmiş yalnızlıkların tersyüz çevrilerek bekletilmesiyle anlamlanmış sahte mukaddes, sahte susayış, sahte sabrediş izi! toprak ve tüllerin kralı! zehrin bilgisi! sen rüzgara uzat kalbinin mimarını ve çöz suyu deryadan, kat mermere, acıt yeryüzünü! |
bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri, koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli buğusu evet nisyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam dağlar sonra oynadı yerinden ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı yani ben seni sevdiğim zaman ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın yine de bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç |
Anlatamadım &&&&& Keyifli bir gunun sarhoslugunda Duygularım karısıktı, Hayallerim dagınık Yasamak iste soyle, boyle Dilim tutulur gibi oluyordu Beni sana anlatamadım. Nasıl baslasam dedim Kelimeleri secemedim Sustum, susa kaldım Basım one egildi Kendimi yargıladım. Mısralara doktum icimi Onlar seninle konussun Ben tanık olayım Anlatılamayan sevginin Mızrakları onlar olsun. Z.S.U'dan alintidir |
Goethe'nin Marienbad Ağıdı'ndan: Gerçi insan acısında susar ama; bir Tanrı bana söyleme gücü verdi. Artık ne bekleyebilirim, yeniden Buluşsam da o gonca çiçekten Cennet ve cehennem seni bekliyor Duygular kararsızlık dalgalarında sarsılırken, Bitsin bu kuşkular artık! İşte gök kapında Kaldırıyor yerden seni kollarıyla İşte cennete kabul edildin, keşke Değer olsaydın sonsuz güzel hayata Artık ne istek, ne umut, ne tutku kaldı Burasıydı yöneldiğin içten çabalarla Karşında görünce eşsiz güzelliği Yanık gözyaşlarının kaynağı tükendi Gün nasıl da hızla çarptı kanatlarını Zamanı önüne katıp sürer gibi Akşamki öpücük bir mühür dudaklarda Yarınki güneşin de aynen göreceği Sakin bir yürüyüşteydi zaman, Kız kardeşler gibi, benzer ve benzemeyen Son öpücüğün nasıl da tatlı kıyıcılığı Kesiveriyor aşkın kusursuz örgüsünü Şimdi acele,tedirgin koşan,sakınıp eşiğinden Ardından alevler içinde bir melek geliyor gibi Göz, karanlık yola yorgun bakıyor Dönüp baktı: Kapı kilitli duruyor Şimdi kendine bile kilitli olan bu gönül Sanki hiç açılmamış,mutluluk saatlerini Gökteki bütün yıldızlarla yarışarak Onun yanında hiç yaşamamış gibi Usanmış, utanmış, bungun, hüzünlü Karanlıklar içinde soluksuz gönlü Bu dünyadan geride ne kaldı? Sarp kayalar Kutsal gölgelerle taçlandırılmadı mı? Ürünler olgunlaşmadı mı? Yeşillikler canlı, Irmak ve otlaklar boyunca uzanmıyor mu? Ve yeryüzü ötesinin büyüklüğü Biçimli ve biçimsiz kubbelenmiyor mu? Nasıl da aydınlık ve kırılgan, hafif ve ince Ciddi bulutlar korosundan altı kanatlı melek Tıpkı o, yukarıdaki mavi gök Buhar gibi karışıveren maviliğe Böylece gördün danslar içinde sevinçli O, sevgililer sevgilisini. Yalnızca birkaç dakika izin sana Onun yerine bir hayli tutup bırakmaya Yüreğine geri dön, daha kolay bulabilirsin orda Değişen biçimlere oynarken onu. Pek çok resim giderek oluşturuyor birini Böyle binlerce kez ve hep hep sevgili Kapılarda bekliyordu, karşılar gibi Adım adım mutlu etti beni Bir daha koştu son öpücükten sonra Bir son daha kondurmaya dudaklarıma Nasılda canlı şimdi anısı İçimde alevden harflerle yazılı. O gönül ki, yüksek surlar yaptırmış İçinde korumak için kendini ve sevdiğini Onun yerine de sevinç duyuyor bu aşktan Yalnızca ona açınca kapılarını tanıyor kendini Böylece kendi sınırları içinde daha özgür Ve yalnızca ona teşekkür için atıyor yüreği Sevme gücü ve gereksinim Karşılıklı sevgiyle yok edildi Sevinçli tasarılar için umudun neşesi Karar ve eylem için hemen bulundu Aşk bir heyecansa seven için, Ben en hoş örneğiyim bunun. Beni böyle kılan onun varlığı! Nasıl bunaltıcı Bir korku akıl ve beden üstünde, istenmeyen ağırlık: Tüyler ürpertici hayaller dolu Yürek boşluğunun ıssızlığında. Şimdi eşikte umudun bilinen şafağı Işıyor güneşin yumuşak aydınlığında. Tanrı'nın verdiği huzuru bu evrende Akıldan çok mutluluk veren - okuduğumuza göre - Karşılaştırıyorum aşkın huzuruyla, Sonsuzca sevdiğin yanındaysa bu dünyada Gönül rahatlar, bozamaz hiçbir şey o derinde Duran anlamı, o anlam ait olmaktır sevdiğine... GOETHE |
SUS Hiç açma ağzını, Tek kelime söyleme.. Haram edeceksen baharımı,yazımı, Dindiremeyeceksen sızımı, Hiç bir şey söyleme.. Sus..! Küstüreceksen hayatıma beni.. Umutlarımı,hülyalarımı Yok edeceksen eğer; Hiç konuşma..! Boşaltmaksa maksadın Nefretine bulanmış sintineni, Sus..! Kirletmekse niyetin Mavi dünyamı, Sanma ki buna değer.. Dilimden düşürmediğim adın En pak yanım.. Sus,birşey söyleme..! Ben bazen dalgalanırım böyle. Büyütürüm uçsuz bucaksız deryamda, Küçücük çırpıntılarımı. Çarşaf gibi asude görünsem de öyle, Bilemezsin, Hangi fırtınalar var dünyamda. Bilemezsin.! Ne deli girdaplara gebe, Dip akıntılarımı.. Tek kelime söyleme..! Sus..! Sende kalkamazsın o zaman altından.. Deprem görmüş dalgalarımla başedemezsin. Bin yıllık nakışı, Bir gecede işlerim falezlerine.. İsyanımın deli akışı, Bir gecede indirir seni tahtından. Ne inşa ettiğin devasa dalgakıran Ne de beni hapsettiğin o derin zindan Sığınacak yer olur sana.. Hiç bir şey söyleme..! Tek söz etme istersen! 'Hiç Sevmedim' 'Seni Hiç Sevmedim' diyeceksen.. |
| Saat: 10:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık