![]() |
Dilenci - Ceyhun YILMAZ http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi Her dalga halime üzgün. Her dudakta bana tebessüm. Ne vardı diyorum ne vardı Su kaldırımda resmin olsaydı. Eğilip öperken ben Görenler,varsın dileniyor sansaydı http://www.diyadinnet.com/modules/Siir_Bahcesi/images/siirler.gif |
Ay, derin bir uykudadır şimdi Ellerimi bileklerimden sen kestin Neredeyse sızacaktın damarlarıma Ha buz kesecekti yüreğim Ha sen kesecektin ellerimi aniden İşte yeniden salkım saçak bulutlarımı giyiniyorum Ay, derin bir uykudadır şimdi Balıkçı fenerleri denizi aydınlatmaktadır Balıkçılar hep bir ağızdan aramaktadır aşkı Bakışlarım örtülüdür geceye Gece, bedenime gömülü. Ay, kim bilir hangi kuytudadır şimdi Şimdi ben şuracıkta ağlıyordum, gördü mü ay Ayın on dördü susuyor bakışlarında senin Kim bilir hangi nehrin kıyısında susuzluktan ölüyorsun Kim bilir hangi uzak denize dökülüyorsun Saat ikindi Ne sabahta Ne akşamdayız şimdi İçimizde sinsi düşünceler şarap içmekte Sen gecenin üzerini karalayıp geçmektesin Ben durduğum zamanlara sığamıyorum Sen gecelerce şarap içmektesin Saat ikindi Suskun ay, uykunu kolluyor Yorganı çek, Rüzgarı örtün üzerine Yüreğine uzak bir alkış sesi geliyor olmalı Kara kış geliyor olmalı hayallerine Sanırım sen üşüyorsun Ay bulanık Ay, iki gözümün arasında bir yerde Derin bir uykudan uyanık şimdi Güneşi beledim, kundakladım Dilimin ucunda adın, çıktı çıkacak Adın karalı Adının ucunda kadın Kadın yaralı Ay, derin bir uykudadır şimdi Ayın gölgesine düşüyorsun sen Üşüyorsun sen.... Ay bulanık.... DEMET BAĞRIYANIK |
İçimdesin, yoğun bir sadelikle İşlemişsin her bir hücreme. Şarabımsın, hemen kanıma karışan sarhoşunum, müptelanım, tiryakinim. Yaktıkça içimi, yanasım geliyor hissetmek adına seni. Parçalanasım, yok olasım geliyor sende, sen varken var sanılmaktan ileri seyyid ali özçelik |
Sokaklarda son yağmurlar iç çektiren toprak kokusu sarıp dururken bir kasvet acıyan yanlarımı kaçtı hüznün uykusu suçlusu sen sen yokken de buralarda senle geçiyor zaman boyutsuz bir yalnızlığın orta yerinde tek kişilik bir kalabalığım şimdi yazgısı sen olan çaresi sen kahverengi bir fotoğrafta arkaya düşülmüş bir not yorgunluğuyla yaşarıyorken gözlerim sızlıyorken yüreğim de bir tarafta anlamıyorlar anlatmaya yetişmiyor sözlerim hecesi sen olan cümlesi sen ölmeyi bile beceremediğimden dönmeyi denemedim hiç gümrah bir çağlayanın akışı gibi tükenip durdu ellerimde zaman sebebi sen ölmek şimdi yakışır bana merkez üssü yüreğim olan yüksek şiddette bir depremle artçısı yok sonrası yok yalnız bir nedamet geriye kalan rezilce bir tükenişle enkazı sen her seferinde yüreğimi burksa da vazgeçilmez puslu hayallerim vardı seni şimdi bağışlıyorum yazgımızın adına ama bil ki bu sevda çıkmaz sokaklarda kaldı... adresi sen... Can Gözde |
Yalnızlığım; Ben seni hiç sevmedim. Anamın kucağından alıp Savurdun beni Sonu gelmeyen heveslerin pençesinde Günahkar girdabların Koynunda sürüklendim Kendimden uzağa Ne çok ben yarattım varlığında Ve ne çok kayboldum her selamında Yalan sevdalar sıvadım Sırıtkan nefesine Kırılmadı zincirin Adımlar tüketti yılları Ben çıkamadım Kendimden bir karış öteye. esma özan |
Ağaç ağaca benziyor artık Deniz denize Çiçek çiçeğe Şiirler yazmıyorum artık bak Gözlerinin güzelliğine... İyi seni unutmuşum ! |
Sen bükünce dudaklarını öyle çocuklar gibi.... İçimde dağlar yürüyor, Fırtınalar kopuyor yürek denizimde.... O an Bir destan yazasım geliyor dudaklarının üstüne... sevinç şahin |
Saati Yok Eremi Yok Aşktan yana söz duyunca Ben hep seni düşünürüm Uçsuz hayaller boyunca Ben hep seni düşünürüm Yıldızlar kayar yüceden Renkler sıyrılır geceden Yüreğim sızlar inceden Ben hep seni düşünürüm Aklın ucu değer hiçe Yol ararım içten içe Kainat uyur sessizce Ben hep seni düşünürüm Korkunun bittiği yerde Haz duyarım ince ince Bir mezar görsem bir yerde Ben hep seni düşünürüm Zaman hep sonsuza akar; Meyve dökülür, dal kalkar Çiçeklere bakar bakar Ben hep seni düşünürüm Rüzgar eser ilden İl'e Sağlıkta bitmez bu çile "Var"dan öte, "Yok"ta bile Ben hep seni düşünürüm Abdurrahim Karakoç | |
yüregine saglık kardeş |
Menekşe Karanfil havâlı, gül boynu bükük, Yalnızlık duygusu verdi menekşe. Çiğdem dağda yalnız, dağ kırık dökük, Dağları yerlere serdi menekşe. Meraktır içimde türlü çiçekler, Her biri hüznüme bir hüzün ekler, Her hüznümü başka bir çiçek bekler... Yine de gönlümün derdi menekşe. Benim gönlüm kaç zamandır kır oldu, Çiçeği menekşe, rengi mor oldu, Menekşe hasreti sönmez kor oldu, Ne diye gönüle girdi menekşe? İsmail Adil Şahin |
Beni bana sor Yüreğime kor Düşüren sen Anılara sor bir dinle Sor yeni güne sor Yankı'nın hatrına Beceremedim güne sensiz bakmaya Kıyamadı asla resmini yakmaya Sensiz dimdik ayakta kalmaya Alışamadım.. Belki çalışamadım dersimi yeterince Bunu bana sormadan önce Söyle gökyüzü mavi mi hala sence? Her acının bir bedeli var Ama her tarafın bedeliyle dolu Barışık değilim günlere sayende Herbiri başka bir anlam yükledi takvimin üstüne Dolunay yok bu gece Yıldızlar şahit düşlerime Kızaran gözlerime bak.. Alışık yaşlara karışık düşler Kalbimin aynası her bi keder.. Eskiler üstüne yenisi biner Bu sefer farklı Bu beden sancı çekiyor ruhum kaygılı Kanıyor yaramın en sancılısı En sancılısı... Beni bana sor Yüreğime kor Düşüren sen Anılara sor bir dinle Karanlık her yer baksana suskun sokaklara Sorsana halimi adı neydi? (Oflaz) Karbeyaza büründü bak her yer Yine sensiz bir yaz beni bekler Yıldızsız geceler.. Mavi mi olur gökyüzü Haydi kandıralım satalım gökyüzünü Bırak, utansın hayallerim Rest, çektim dünyaya Tuvalime işledim her bir kareni ve kast edilen her bir terimi İnat, vurdum fırçamı üstüne ve sövdüm sensiz geçen her güne Sensiz giden her cümleye bir eylem oldu adım (yeter) Utanmadın mı hala Adım adım adımladım sokaklarında şehrin bak Yaz yağmuru bastırdı yorgun dizlerim Her, ayın 1'ine küskün tüm sözlerim Yine de sana laf söyletmedim mavilim, mavilim..... Sokaklarda yankılandı adın Sensizliğe hiç alışamadım Tüm sözlerim küskün sana Yine yalnızım ay ışığında ... |
Aşk ateşiyle yanalım, kâinat yanmasın Haşre kadar gezelim, tabiat uyanmasın İçelim aşk badesini ruhumuz kanmasın Âlemin kem gözleri bizlere uzanmasın Mırıltılarla şiir söyleyen rüzgârımsın Sen benim bugünüm yarınım hem de yarımsın Aşkımız zirvelerden enginlere inmesin Temposu yükselsin, monotonlaşıp dinmesin Hazlar bize gelsin, elemler bize binmesin Aşkımız aşikâr olsun, korkup da sinmesin Şırıltılarla şiir söyleyen akarsuyumsun Sen benim ruhuma ivmeler veren huyumsun Gülşenimizdeki aşk güllerimiz solmasın Mekânda zaman dursun vakit çabuk dolmasın Benden başka sana yar diyen iflah olmasın Seni benden ayıran neşe, huzur bulmasın Yağmurla şiir söyleyen gökyüzümsün Sen benim içimdesin, görünen de yüzümsün tarık torun |
Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara.... İki elim kanda olsa gelirim,sıkıntını yok ederim... Bir gün ağlayacak gibi olursanda ara beni .... Seni belki güldüremem ama söz veriyorum seninle birlikte ağlayabilirim.... Bir gün uzaklara kaçmak istersen beni aramaktan çekinme.... Sni belki durduramam ama senle birlikte koşabilirim..... Bir gün yüksek bir köprüden atlamaya kalkarsanda ara beni..... Senle birlkte atlayamam ama aşağıda bekler seni tutabilirim... Bir gün herhengi bir konuda kararsız kalırsan ara beni..... Seni senden çok düşünür sana fikirler verebilirim..... Bir gün kimseyi dinlememeye karar verirsende ara beni.... Ağzımı açmayacağım ve söyleyemediklerimi bile dinleyeceğim.... Bir gün beni üzdüğünü düşünürsende çekinme,yine ara.... Göreceksin sana kıyamam,kızamam,üzemem seni..... Bir gün beni ararsan ve benden bir karşılık alamazsan .... Söz ver o zaman sen ulaşacaksın bana .... Çünkü o an bir meleğe gereksinim duyacağımı bilmelisin...... ANONİM |
Cünkü ben seni hiç görmedim... Ellerimi tutmanı değil, Cünkü ben sana hiç dokunmadım... Gözlerine bakmayı değil, Cünkü ben onlara hiç dalmadım... Ben, senin beni sevmeni sevdim... Yüreğinde bana yer vermeni sevdim Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim. Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim. Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim... Gündüz ışığım, gece karanlığım olmanı sevdim. Gözyaşım, kederim, hüznüm olmanı sevdim Tebessümlerimin, gülmelerimin, Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim Söylediğin sözleri değil, Onları bana söylemeni sevdim.... Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim... Benliğini, duygularını, hislerini sevdim Ve... BUSE KORUTÜRK |
Saçların çırılçıplak omuzlarından aksın Mermer üzerinden geçen su gibi. İçinde engin bir his duyacaksın Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi. Saç tel tel, örtüler hep tül tül düşer Gözümün değdiği yerlere gül düşer Sonunda sana da bir gönül düşer Gölümün şimdiki duygusu gibi. Dillerde dökülüp sayılır saçın Sıcak nefeslerle bayılır saçın Bir tütsüdür, kalbe yayılır saçın Kararan gözlerin buğusu gibi. Necip Fazıl Kısakürek |
sen de gittin be Edward bu kadarı fazla dedim kendime çaresiz gömdüm seni elimle bir kere daha değişti hayat gözümde derin bir acı hissettim yüreğimde ağladım çok ağladım derinlerde çok derinlerde bir şeyler sarsıldı içimde sen de gittin diye günlerdir yazıyorum durmadan şimdi küçük bir şiir senden kalan şimdi yine sabretmek bana kalan şimdi sen de gittin bir hiç geriye kalan pınar arslan |
İlk bu sabah İlk bu sabah göğü görmedim İlk bu sabah kaysı çiceklerini Hüzünn ilk kez konuk gibi gelmedi Efendim, ev sahabim Karacamı suya indiremedim Sahanım uçurdum döndüremedim Dağlar Enikli kapılar kitlendi Taş avlular sustu, ben sustum İlk kez bekledim ölümü Dostu bekler gibi bekledim Dağlar Benim acım acıların beyidir Canıma bir doru kısrakla gelir Öfkeyi sabırda eritir Umut yer Suyunu gözümden içer bir zaman Dağlar of dağlar Gülten Akın |
Yine sen düşüyorsun satırlarıma Yazdığım cümleler Hece hece Harf harf Seni anlatıyor Bitip tükenmiyorsun Ne zaman sana Bir şey yazmayacağım desem Sen dökülüyorsun Çok fazla şey var anlatılacak senle ilgili Susturmaya çalışıyorum ama susturamıyorum Susturmaya çalıştıkça o haykırıyor Yazdıklarımı Sustursam ne çare İçimdeki sesi susturamıyorum Sürekli bağırıyor içimden bir yerden O zaman Kaleme ve satırlara sarılıyorum İçimdekileri haykırmaya başlıyorum Bir bir dökülüyorsun satırlarıma Siyah Mavi Beyaz Sarı Rengârenk düşüyorsun Siyahın hüznü Beyazın temizliği Sarının canlılığı Mavinin umudusun Bazen de Yağmur olup Damla damla düşüyorsun Birikiyorsun yavaş yavaş Sonra sel Sonrası tufan Yine de dinmiyor sana dair olanlar Sen içime işlemişsin Bende seni satırlara İşliyorum Nakış nakış Desen desen İlmik ilmik Her kelimede sen varsın işte O kadar büyüdün ki içim de Taşıyorsun artık benden Başa çıkamıyorum içimdekilerle O zaman Satırlarıma yine sen düşüyorsun Ben sana düşüyorum ve Yine seni yazıyorum Sen ..... SEVTAP GÖRKEM.. |
Eğer gelmeseydin aşk ocağına hiç bitmezdi derdim belam sultanım Kalbim kör değil ki kadrin bilmesin Sensiz cinnet olur hayat sultanım Dile benden dünyaları vereyim Dile benden başım koyup öleyim Dile benden bu canımı vereyim Senin arzuların benim üstüme Emrin canım başım gözüm üstüne Şeyda bülbül gibi güzel yüzünü Gördükçe ağlıyor gözler sultanım Gül zarı cennettir kapın eşiğin Yüreğine girmek devlet sultanım Dile benden dünyaları vereyim Dile benden başım koyup öleyim Dile benden bu canımı vereyim Senin arzuların benim üstüme Emrin canım başım gözüm üstüne Muzaffer TEKBIYIK |
Kalbim evet. Aklım hayır demiştin ya bana Hiç unutmadım bu sözlerini Yitip gitmiştin benden Akıl yolunda, çarpmıştı duyguların yüreğime Sitem bile edemeden çekip gitmiştim Bende olmayanlar geldi aklıma Aklın aykırı düştüğü halime sıralandı kızgınlığım Yorgun bakışlarımla, Kalp yolunu tıkayan gerçeğimi aradım durdum Bir baypas gerektiren gerçeklere döndü aklım Sebepler sordum sana Suskunluğunda saklı cevapları biliyordum aslında İnadına soruyordum gene Senden nefret etmemin adı olacaktı sözlerin Tutarsızca bir sevdanın nefreti olacaktı gözlerin ORHAN ATEŞ.. |
Çekip gitmek varmış bu şehirden Mil çekip yüreğime Dağlamak varmış sevdamı Sensizde yaşamayı öğrenip Kaçıp gitmek varmış bu şehirden Satmak varmış, satmak Bir pula koca sevdamı Herşeyi yüzüstü bırakıp gitmek Aşka sevdaya bir çizgi çekmek Sökmek sevginin nasırlarını yerinden İçmek sensizliği,bir solukta elinden Duymak varmış ayrılık şarkılarını dilinden Atmak varmış köhnemiş sevdamı yüreğimden Ve zamanın en gizli yerinde Bölmek varmış yüreğimi tam orta yerinden Yarısı sen yarısı ben ertaç uzunyol |
İlk bu sabah İlk bu sabah göğü görmedim İlk bu sabah kaysı çiceklerini Hüzünn ilk kez konuk gibi gelmedi Efendim, ev sahabim Karacamı suya indiremedim Sahanım uçurdum döndüremedim Dağlar Enikli kapılar kitlendi Taş avlular sustu, ben sustum İlk kez bekledim ölümü Dostu bekler gibi bekledim Dağlar Benim acım acıların beyidir Canıma bir doru kısrakla gelir Öfkeyi sabırda eritir Umut yer Suyunu gözümden içer bir zaman Dağlar of dağlar Gülten Akın |
Sevenlerin Siiri Sen hic asik oldunmu... Ask yagmuruyla islandinmi hic... Ardindan sevgi gunesiyle, kurudunmu... Ve yine mutluluk ruzgariyla, kavustunmu... Iste ben boyle sevdim, boyle asik oldum... Sonunda kazanan ask oldu, sevdigim biz olduk..... Gulsen Kaya |
Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Kalemler tükettim, tükenmeyen hasretle... Ucundan dökülen aşkla, umutla, çığlıkla... Belki de nefretle... Her umuda avuc açtım... Sen dilendim... Aşktan harap bir dilenci şimdi yüreğim... Her şeyi sana yazdım... Seni de her şeye... Hayallerimin paragraf başlarına... Umutlarımın parantez içlerine... Kalemler tükettim tükenmeyen hasretle... Her şeyi sana yazdım,seni de herşeye... Binlerce kez okudum her gün bir ilkokul defterinden... Binlerce kez okudum Seçebilmek için seni soru işaretlerinden... Seni ezberledim hergün karmakarış yazılar içinden... Sana da kendimi yazdım... Bana ait harflerle... Farklı alfabelerle... Herşeyi sana yazdım... Herşeye seni yazdım... |
Gözlerin kader aynası gibi, Işığı mahkum ediyor beni. Artık tüm geleceğimsin benim, Varlığın düşlerimde yaşıyorken Seni hayallerimde besliyordum. Aşkım gösterdi seni bana Somut oldun benim içimde, Benim sevgimle. Yaşamak senle yaşamak Sevgimi zamana yaymak Hayatı senle bulmak Mahkum olmak sana Seni senle paylaşmak istiyorum Sevgilim... ali yılmaz |
Alıcı Kuş Vurur düşlerine ozanın Güneş kızgınlığından birkaç ağustos Birkaç ağaç Yüksek ormanlar kuytusundan Kardeşliğin alıcı kuşu Kalkar konar Köylü Biçer ayrık otlarını ayırır başaklardan Kalkar konar Kardeşliğin alıcı kuşu İşçi Tutar ucundan en acar biçimlerin Sürer Bin başıboş atı bin cehennemi birden Kardeşliğin alıcı kuşu Kalkar konar Duran el Gitmeyen ayak Bir göz ki Arkasında bir ölü gözü Bir ses ki Arkasında bir ölü sesi Döner durur Kardeşliğin alıcı kuşu Kalkar konar Bir açık yürekten bir ötekine Bir bugüne bir yarına Alıcı kuşu kardeşliğin Arif Damar |
sevmek; bakmak değil görmekse eğer, sevmek; yanındayken başını omuzuna koyabilmekse eğer, sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer, SENİ SEVİYORUM.... * * * * * sevmek; senle iken yere daha sağlam basabilmekse eğer, sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi hissetmekse eğer, sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer, SENİ SEVİYORUM * * * * * sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle seni ısıtmaksa eğer, sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer, SENİ SEVİYORUM * * * * * sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin kopmasıysa eğer, sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan bakabilmekse eğer, sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer, SENİ SEVİYORUM SUDE ÖZDEMİROĞLU |
Gidişini Anlatıyorum Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için Saçlarını, gözlerini, ellerini Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak Termometrede yükselen çizgi çizgi Kim bilir nerelerde soğuyorsun Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen İnsan insan bakan gözbebeklerin Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder Ne gelirse onlardan gelir bana Çalışma gücü yaşama direnci Mutluluk gibi kazanılması zor Mutluluk gibi yitirilmesi kolay Bir açarsın ki mutluyum Bir kaparsın her şey elimden gitmiş. Rıfat Ilgaz |
Özledim seni. gelmeyeceğini bile bile özledim. en hafif dokunuşlarından, tokat gibi çarpan sözlerine kadar özledim. seninle birlikte seni yaşamayı özledim bitanem. eskiden geçmiş zaman diye özledim diyemezken, şimdi geçmişim oldun sen. en sevdiğim anılarım oldun. umutsuz geleceğim oldun. ben oldun, sen oldum, biz olduk, olmuştuk.. SERAP AKÇA.. |
Seni Seviyorum Hani seversin de, Sevdiğini söyleyemezsin. Hani seversin de, Acı çekersin. Hani seversin de, Onu görmek bile yeter dersin. Hani seversin de, Sesini duymak istersin. Hani seversin de, Daima onu düşlersin. Hani seversin de, Sevdiğini söyleyemezsin. Yine de seversin, Beklersin, Beklersin, Beklersin... |
http://img181.imageshack.us/img181/6058/autumnbybebuseeskibirsooi7.jpg Sonbahardı… Seninle geçiyorduk o yoldan; Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyordu. Bize yaklaşıyordu. Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu. Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün; Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu… Havada bir serinlik… Tatlı bir hayal gibi… Toprak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi? O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu. Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin; Yapraklar gibi yere dökülüyordu senin; O nağme mesafeyi, zaman aşıyordu. O bir beste değildi:Kuşlar ağlaşıyordu. En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır. Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır. Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak Belki veda etmektir sana birkaç satırla… Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!.. SİNEM GÖKMEN... |
Hanımeli Gün mü uyanıyor Gül mü Yaprağında çiğ tanesi Kokla/sam Süt mü sızmış balam Gül memelerden Bir bebek gülüverse Okşasam Seher yeli geçer gibi Gelin dalından Dağıtsan saçlarını Uzan/san Bir çin porseleni kadar saydam /Sırçadandır gümüş teni sırçadan/ Düşlerin ürperir mi Dokunsam Sanki mermer heykellerde yaşayan Kadim yunan Yakın dursa da Uzak san Bir de pamuk toplarken gör tarlalarda Türküsünü tutturmuş mu sana usuldan /İnci takmış sedef gerdan üstüne/ Düşün/sen Pembe bulutlar dağılır yüzünde Ak laleler gibi durur elleri Eğilip su içer gibi çeşmeden Öpsem Aydın Hatipoğlu |
Sana Ne Demeliyim bilmem ki Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Bir sürec yaşadık birlikte, dost diyerek Mevsimler birbiri ardına akarak gitti Sözler sevileşti suskun gönülde Yürekte zamanlar zay olup gitti Gömdük düşleri, duyguları Kül bastırdık üzerine Ne gönlün ocağı kabullendi Ne iç yangını yüreğimizin Umuda el salladık, ufuk yanarken Diyemedik birbirimize Dememiz gerekeni Sana ne demeliyim, bilmem ki Soğuklar apansız bastırdı Kar kapıda, ben yangınlardayım Bulutlar çöktü üzerime, bulutlar geçti... Düşmedi bir damlacık olsun, yağmur tenime Ve ben, senli düşlerin buğusundayım Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Sana ne demeliyim bilmem ki KÖMEN Haydar Okur |
Canan Tüm hatalarımla sana geldim Ne olur beni kabul et huzuruna Neyleyim geceyi rüyayı sen olmayınca Bir bakışın bana cesaret verdi Çekilecek derdin varsa çekeyim Bendeki aşk bir Allah'a bir sana Sabahattin Güleroğlu |
Bebek Seni bir orman ışığı gibi hatırlıyorum Gölgeli serin kucağına düşüyor yapraklarım Seni dalların karanlığından süzüyorum Irmağın sarmalına direnen kırık bebek Beni savruk bıyığımla hatırla Atıp atıp bağrına bas yalnızlığımı Tenha bir eylül yakamozu gözlerin Yorgunum çalınmışım kırgınım Yine de sevinci savunuyorum Terk ettim silahımı yitirilmiş coşkular gibi Şimdi penceresinde kırmızı sardunyalar açan Beyaz badanalı bir köy evidir sevdam Aydın Hatipoğlu |
Gafil Durma Şaşkın Bir Gün Ölürsün Gafil durma şaşkın bir gün ölürsün Dünya sana baki değil ne fayda Ettiğin işlere pişman olursun Pişmanlığın ele girmez ne fayda Bir gün seni iletirler evinden Hakk'ın kelamını kesme dilinden Kurtulmazsın Azrailin dilinden Türlü türlü yolun olsa ne fayda Söylersin de sen sözünden şaşmazsın Helalini haramından seçmezsin Kepeğin tükenir su da içmezsin Hep deryalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal eder çöksem otursam Cümle varlığımı ele getirsem Şu yalan dünyayı zapta getirsem Hep dünyalar senin olsa ne fayda Teslim Abdal |
Bir Tatli Hayat bir nazli bebe hayat dokunsan kirilir dagilir ele dökülür yere bir nazli bebe hayat dile deger incinir bir nazli bebe bir tatli hayat gülüm düste yasamak mutluluklari güne dogarsin emegim olur asim olursun nefesim olur umut olursun bir tatli hayat bir tatli hayat gülüm seninle olmak bir barisik bir küs aninda kirilip aninda gülmek oyuncagim gözyasi çocuk yüregimde bir tatli hayat bir tatli hayal canim senle yasamak beklemek özlemek hasretlik çekmek umuda gülmek bir tatli hayal canim seni yasamak bir tatli hayat Cemal Karsavran |
Her Zaman Yanımda Ol Sevenlere Karanlığın, sessizliğin kol gezdiği gecedeyim. Her yer sensiz, her şey sensiz. Ama ben her saniye seninleyim. Yüreğimi verdiğim, yolunu gözlediğim, adını ezberlediğim. sen neredesin. Gel şu yüreğime bir su serp. Tut ellerimden! birşeyler söyle kulağıma. Yüreğinde taşıdıklarını anlat. Anlat ki ne kadar sevdiğimi, sende neler gördüğümü anlatayım. Kördüğüm olmuş yüreğimi çözmeye çalış. Işık ol karanlık gecelerime. Aşkın zorlu yollarında yanımda ol. Zavallı gönlümün yükünü paylaş. Gönül yarama derman ol. Gülen yüzünle sevdama güç ver. Toprak misali, su misali doyur beni. Sensiz bırakma. Sonbahar yapraklarına döndürme beni. Dallarında yaprak değil, bedeninde dal olayım. Seninle yeşerip, seninle solayım. Büyükçekmece - 25.12.2005 Gencay Kaygısız |
İnsan olan vatanını satar mı? Suyun içip ekmeğini yediniz. Dünyada vatandan aziz şey var mı? Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Onu didik didik didiklediler, saçlarından tutup sürüklediler. götürüp kâfire : «Buyur...» dediler. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Eli kolu zincirlere vurulmuş, vatan çırılçıplak yere serilmiş. Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Günü gelir çarh düzüne çevrilir, günü gelir hesabınız görülür. Günü gelir sualiniz sorulur : Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Nazım Hikmet |
Bir Duyma Da Gör Bir duyma da gürültüsünü Dallarda çitirdayarak açilan fistiklarin, Gör bak ne oluyorsun. Bir duyma da gör şu yagan yagmuru; Çalan çani, konuşan insani. Bir duyma da kokusunu yosunlarin, Istakozun, karidesin, Denizden esen rüzgarin... Orhan Veli Kanık |
adam gibi ben seni hiç sevmedim ki durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim, bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim bir de yıldızları sevdim eylül akşamlarında gelip, gözlerinde tutulan. ben seni hiç sevmedim ki beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim, kurşunları sevdim beni vurduğunda, ağlamayı sevdim unuttuğunda, yalnız olduğumu anladığımda ayakta kalmamı sevdim yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda ekmeği sever gibi sevdim sensizliği su gibi özledim temmuz güneşinde sesini ikindide yağmur gibi geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi ben seni hiç sevmedim ki... kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim menekşeyle konuşmanı nisan'a hatırlatmanı baharın bir adının da yalnızlık olmalığını düştüğün zaman kanayan yaralarını ve tuhaflığını üşüdüğüm zaman sakız satan çocukları yeni çıkan şarkıları her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte ben seni hiç sevmedim ki... bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın, ağlayan yüzünde isa'nın ferahlatan gücüyle duanın korkutan yanıyla nar'ın incenin, zeytinin ve kalbin üstüne gülün üstüne tutunduğum umudun üstüne korkunun üstüne hep senin üstüne, hep senin üstüne ben seni hiç sevmedim ki... gittiğin zaman gitmeni sevdim evreni sevdim geldiğin zaman kalmanı sevdim korkuyordum sana alışmaktan yine de sevdim gülümsemeyi mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından kırlara ilk kar düştüğü zaman ölümünün ne güzel olduğunu sevdim seni içimde öldürdüğüm zaman ben seni hiç sevmedim ki... durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim bir de yıldızların sevdim eylül akşamlarında gelip gözlerinde tutulan ben seni hiç sevmedim ki... düştüğün zaman kanayan yaralarını ve tuhaflığını üşüdüğüm zaman sakız satan çocukları yeni çıkan şarkıları her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte ben sevdim mi adam gibi severim ben sevdim mi adam gibi severim |
Umursuz Aşk bırak açmasın çiçekler gelmesin bahar sen türkülerini söyle ne çıkar doğmasın güneş bırak gitsin gidecekse böyle hüzünleri yak sevmene bak... |
CENNETİN GÖZYAŞLARI Ne düşteyim ne gerçekte gündüzler yok işte geçiyor gecelerim sensiz ölüyor gözyaşlarım kefensiz hayallerimin hayallerini ellerimin ellerini gözlerimin gözlerini bilmediğide yetmedi ne olursa olsun bitecekti geçecekti bu tanımsızlığın bedeli yalnızlıklar hep olduğu gibi yalan şimdi ikimizde bir başına ve yorgun solan habersiz mi geldi beklemediğim sessizlik sensiz bir cümlenin sonu olduğu gibi bitti sevgiler veda ederken aşkın ateşi gibi suskun kalır sözler kelimeler sen bilmezsin tükenir gözler biliyorum sonu var bunun sadece senden uzakta sensizim o an biliyordum aslında senin bana geç benim sana erken kaldığımı gecelermi uzadı sanki sence karanlığın geçmemesinin sebebi başka ne olabilirki... erken geldi galiba siyahın mevsimi aradığımı bulamıyorum ki bu belirsizlik mi sanırım yenilmem bu bitmez geceler yüzünden ben henüz aradığıma erişememişken gözlerim rüya gemisini çoktan geride bırakmış etrafımı izliyorum şaşkın ve korkakça anlıyorum ki o kadar çabama ragmen yine erişmek istediğim his beni farketmemiş bile çünkü onun için ben bir türlü kendisine görünemeyen bedenini terk etmiş bir ruhum bunu gören yapraklar başlıyor gözyaşları dökmeye nehir akıntısının hızını artırıyor korkutup ürkütürcesine... kopan fırtınalardan haykırışlar duyuyorum acı çığlıklar geliyor kulağıma korkuyorum derken bir günü daha geçiriyorum zamansız acımasız ve yalnız yine ben sensiz ve tek sense ölümlülerin arasında zamanını doldurmayı bekleyen bir yürek.. BU NEDENLE CENNET BİR TÜRLÜ AĞLAMAYA SON VERMEYECEK .... UMUT TOPAL.. |
BEN AYRILIKLARDA ÖLÜRÜM !! Ölüm hayata son bakıştır Canom! Ölüm bir ömrü sondan başa yakıştır, Yüreğimin götürdüğü yer senin değilmiş! Kapından kovulmak isyana haykırıştır Canom! .. Gurubun kızıllığında kayboluşuma ağlıyorum; Kaderimin kördüğümünü uç uca bağlıyorum, Sensizliğin senfonisinde hayat pınarım! Ölümüme değil; Sen yoksun ona ağlıyorum.. Nedensiz terk edilişler yakmıyor bağrımı, Tek söz etmeyişin azdırıyor gönül ağrımı, Vuslat dipsiz bir kuyu nihayetinde, Dağlar, taşlar bile kabul etmiyor kahrımı.. Bu satırlarda bulamam seni artık! Biliyorum; koptuğunda bir şey; düğümlense de, Birleştirmeye çalışsan da olmayacak.. Sensiz sabahlara güneş doğmayacak.. Sensizliği içimde; doğmamış çocuğumuz gibi Büyütüp besleyeceğim; koruyup sakınacağım, En nihayetinde Canom! Sensizlikte ben de kaybolacağım.. Unutma sakın! Gerçekten seven varsa, Gerçekten o aşk yaşanmışsa Hiçbir engel tanımazdı.. Seven! Gerçekten varsa; Aşkından utanmazdı.. Ancak yalan aşklar kılıf bulur saklanır; Gerçekten aşk olsaydı; İnan ki ayrılıklar yaşanmazdı.. Ben ölümüm Cano! Her ayrılıkta aşk ölür.. Ben aşkım Cano! Ben ayrılıklarda ölürüm! Ben, yaşanmamış sevdayım; Yüreğinde ölürüm! Ayrılık yüreğin; bense ölüm.. Ben yüreğinde ölürüm; Ben ayrılıklarda ölürüm Canom! Ben ayrılıklarda ölürüm! ! .. Cumhur Karaca Beni Öldü Bil Bir gün gözlerinde bir iz görürsem Sana bakan gözlerden, Yanağında bir busenin noktasını görürsem, Beni öldü bil.. Ellerini başka bir el tuttuğunda, Umutların yıkılıp, kırıldığında, Gönlün, başka bir aşka kanat çırptığında, Öldür yüreğinde beni; ya da öldü bil.. Dudakların başka bir isim anarsa; Gözlerinde bensizliğin ışıltısı yanarsa, Kahrolup, yüreğin derinden kanarsa; Beni öldü bil sevda yelim... Mahşerden bir ses çınlarsa kulağına, Beni öldü bil! Gece uykunda bir buse konarsa dudağına, Sessizce hıçkır; ve busenin izini sil.. Baharda yapraklar dökülürse, Yaz ortasında karlar önünü örterse, Bir gün ıssız bir yolda omuzuna birşey sürterse; Beni öldü bil! Ya da içinde beni öldür... Oooffff! Sevgili yar; Ölürsem; beni sensizliğin kefeni ile, Sensizlik çukuruna gömsünler! Çünkü ölüm; Sensizliğin, göğe kanatlı tırmanışıdır... CUMHUR KARACA |
Bu nasıl bu nasıl veda Gözlerin kal diyor dudakların git Bakışın anahtar gözlerin kilit Ellerin aç diyor dudakların git Ayrılık dönüşü olmayan nehir Yalnızlık yıkılmış bomboş şehir Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir Göz yaşın kal diyor dudakların git Gidersem bir daha dönmeyeceğim Kalırsam kalbime yenileceğim Çözemedim seni delireceğim Gözlerin kal diyor dudakların git Duvardan insin mi resimlerimiz Yabancı olsun mu isimlerimiz Ya o deli dolu günlerimiz Anılar kal diyor dudakların git Bu romanda biter belki birazdan Ne aşklar yıkıldı gururdan nazardan Ağlıyor besteler yine hicazdan Şarkılar kal diyor dudakların git.... Gül Aydın |
Uyumadım dün gece hep seni düşünmekten Bakışların gibiydi gökteki o yıldızlar Seni her anışımda bilsen içim ne sızlar Uyumadım dün gece hep seni düşünmekten Uyumadım dün gece hep seni düşünmekten Kavuran bir rüzgardın taa içime girmiştin. Benim olsan her şeye öylesine sinmiştin. Uyumadım dün gece hep seni düşünmekten beria sezer |
yanakların al al dudaklar al beni diyor yüzün kırmızı olmuş ne yaptılar sana hangi ... sana yaptı öle |
Kristal güzel bardak! İçi su dolu,saf ve berrak. İçene olurdu, âb-ı hayat! Sakar elini uzattı kendisine, Uzatır,uzatmaz, Düşdü zeminin üzerine. Tuz buz oldu… Çıtırtıyla bölündü. Öyle bir ah çekti ki, Dağlar taşlar inledi… Kırılan bardak olsun dediler. Yenisi gelir yerine. Ya! o bir kalp olsaydı… Tuz buz olup kırılsaydı, Yenisi gelirmiydi yerine? şükran beşışık |
Hala aynı olsada sabahlar, Gün bütün heyecanıyla karşımızda; Bizi alıp bütün umutlara bıraksada. Hep bir güzel an içindir bütün herşey. Sevdadandır. Kaldırıp atsanda bir köşeye Yanında hazır bulunur hep o görünümler Korku gibi içinde yaşattığın beklenenler Kurulur karşımıza işte nasılda Sevdadandır. Sevdadandır. İçinde taşıdığın ne var ne yoksa; Bir ondandır. güven sabuncuoğlu |
Kara sevda Nasıl anlatıyım tarif edeyim Aşığın gözünde yaş kara sevda Bundan kurtulup ta nasıl gideyim Aşığa ekmekle aş kara sevda Söz dinlemez elden ele gezdirir Dertli eder üzüm üzüm üzdürür Usandırır seni candan bezdirir Eyibin derdine eş kara sevda Hem ağlatır he mi güldürür seni Sırrını faş eder bildirir seni Kuru hayal ile öldürür beni Sanmayın aşığa hoş kara sevda İstesem de ondan ayrı kalamam Sevda bensiz ben sevdasız olamam Yorulunca ardı sıra gelemem Uçunca tutulmaz kuş kara sevda Aşık Borani’de sevda duruyor Kara sevda nice aşık yoruyor Hangi aşık muradını alıyor Ahiri arkası boş kara sevda Halil Çimen |
| Saat: 15:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık