![]() |
Doğunun gurbetleri akşam en güzel masaldır iyi anlatılırsa doğru olan herşeyde biraz öfke, biraz yılgınlık vardır der, bir kıssa câm incelince şarap da incelir yaşam acıdan kırmızıya ölüm hüzünden beyaza ve bir gül gelirse bu yol ayrımından gelir mutlaka ve nasılsa kendi elimizle kurduğumuz gurbetten daha zor bir sürgün yoktur yaşasak da, yaşamasak da umuda ve sonbahara hüküm ki: gülün saltanat devrinden ne sevdikse bugünden ve ne kaldıysa dünki acıyı yakuta döndürsün hüznü döndürsün elmasa akşam en güzel masaldır çünki iyi anlatılırsa |
Yaşamı İnkar. . . bir ben öldüm ankarada bir de tanrı ağladı dün gece... umudun tükendiği, çaresizlikle kesiştiği sokakta başladı feryatlarım sesim geceyi ikiye böldü yaşam bahçemin çam ağaçları eğdiler dallarını toprağa üzerlerine kar düşmüş gibi... hava soğudu fırtınalar çıktı, depremler oldu gök yarıldı, siyahlandı heryer... çığlıklarım serseri mayınlar gibi yuvarlandılar devirdiler meşeleri, ezip geçtiler sürülmüş tarlaları şiirlerim uçtu gitti kağıtlardan özgürlük tadında kılıç oldu, silah oldu kelimeler parçaladı değdikleri yerleri apansız kaçışların sonu, meşalem sönecek belli! . . . koma halinde vücudumun her yanı ne dilimin keskinliği, ne gözlerimin inkarı, ne de yazan ellerim. . . hiçbiri engelleyemedi ölümümü ben ölürken bir tek tanrı vardı ki. . . beni gözyaşlarıyla uğurlayan tanrı yağmur oldu, sel götürdü beni doğmamışların yanına. . . bir ben öldüm ankarada bir de tanrı ağladı dün gece . . . |
Nerelerdesin Arıyor gözlerim, nerelerdesin? Dost hasreti zordur, bilenlerdensin Yalan dolan ile geçen ömrümde Yüzüme gönülden gülenlerdensin Bilirim aşığın kimsesi yoktur Evvel dost deyip de terk eden çoktur Bu dünyada eşin, emsalin yoktur Yüzüme gönülden gülenlerdensin Yürekte kanayan derttir, hasrettir Gönlü bir virane, Engin gariptir Bir gelsen, bir gülsen, bil ki cennettir Yüzüme gönülden gülenlerdensin. |
Ben seni işliyorum şimdi satırlarıma, Ince ince... Masallar anlatıyorum ya uzaklardan, Hepsi seni özlediğimce.. Ya da bir düş kuruyorum korkusuzca, Ama yürüdüğüm yollar, Her zamankinden avare, Hayal ediyorum seni, Sırtının çizgisi boyunca. Methiyeler düzüyorum dudaklarının köşelerine, Her bir kıvrımını ezberliyorum yüzünün, Hiç doymayacak bir susuzlukla, Ana dilini bilmediğim bir coğrafyada, Senin adını veriyorum gördüğüm her kuşa, Bizim martılarımız kadar kırılganlar mı bilmeden, Ben martıdan başka kuş bilmeyen bir cahilim aslında, Ve kendi yarattığım bu düş girdabında, Herşeye varken! Ama tutkularımızı garipsemeden, Içime çekiyorum kırgınlığını soluğunla, Ben bu hiçbir şeyi umursamaz aşk masalının, Hayal ettiğince var kahramanlarından biriyim. Kalbim işgal edilmiş, kimin umurunda? Danışıklı dövüş bir savaş bu aramızdaki, Ben beyaz bayraklar biriktiriyorum senin için, Ben sana gel diyemiyorum! Hüzünbaz bir aşık! Kırılgan bir şair gibi en fazla, Seni özlüyorum larla yetiniyorum BEN, Ta ki beyaz bayraklarla geldiğin güne kadar SEN.. |
ve biz ikimiz özlemlerin kesiştiği noktada beyin beyine söz göz yüz ve göz beyin beyine salındık durduk ayrı yerden gelip ayrı yerlere aynı yerden gelip ayrı yerlere savrulduk kavrulduk korkular korkularımız karışık korkularımız karıştı ulaşamadım ulaşmadın ulaştırmadın yazık ettik kendimize yazık ettik biz bize ...ğimi ...ğımı sanmıyorum acıyı içiyorum tutkunum tutkuna tutsak sevdalım |
Ne denir bu aşka Ayrı kara parçalarında Ortak gökyüzüne bakmanın Avuntusu var şimdi Ne denir ki bu aşka... Yokluğumun kül tablasında Kırmızı rujlu sönmüş sigara izmariti Üzerine yatamadığımız bir yatak gibi kaldı aşkımız Ne denir ki bu aşka... Çarşafı bozulmayan bir sevdamız var şimdi |
Nesin Sen Bazen bir şarkısın unutulmayan Her dinleyişimde seni bulduğum Bazen bir resimsin capcanlı Her bakanı cezbeden Bazen bir yakarışsın Sonu gelmeyen Bazen küçük bir çocuksun Anlaşılmaz istekleri olan Bazen çok uçuk kaçıksın Aykırı davranırsın Bazen karamsar olursun Kavuşamayız dersin Bazen ise tam bir karasevdasın Yüreğimde hiç tükenmeyecek olan Söyler misin Sen nesin sevdiğim Nesin |
~~ Yalnız Sen ~~ Mevsim kıştı seni sevdim sensiz Sensiz hem ben hem de kış sessiz Sessiz sessiz ağladım ben sensiz Bahar da gelse bu kollar yine sensiz Sular sessiz seller sessiz yel sessiz Ne yağmur var ne de kar, hava bile sessiz Issız ıpıssız dünyam, kalbim yine sensiz Dinmez bu sevda gönül artık hep sensiz Bitmez sabahı yok bu gecenin Harap gönlümde kalmadı taş taş üstünde Yıkıldı hayallerim dünyam bile başıboş Söndü tüm arzularım bundan böyle artık yas Gün doğmuyor güneşe hasret gözlerim Nedir bu sensiz gecelerdeki kasvetim Dünya umurumda değil serilse önüme artık Ve sen yalnız sen umudumsun, sabahımsın.. |
Desem ki... Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimdeki şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelleğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki maher günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum. |
Sevginin kaynağı orası, Tükenmeden sonra, büyümeden öncesi değil!! Tam orta noktası. Ufak ,ufacık bir nokta. Sonrası yok,öncesi zaten yok. Anladım ki bu aşkda, Kim kimi ne kadar tüketmişse, diğeri bir o kadar çoğalıyor karşımızda. Anladım ki aşk sürekliliği kabul etmiyor Gelip geçiçi, herşey gibi. Orta nokta dediğin an, bir saniye,bir salise... Gözünün önünden bir hayal gibi gelip geçiyor. Kimi zaman gemilere yol gösteren, bir fener gibi yanıyor, içimizdeki aşk ateşi. ve mumun aniden alevinden , ödün vermesi gibi de yok oluyor , ne yazık ki.... Aydınlıktan gözümüzün kamaşması, gibidir aşk. ve ardından gelen koyu sessizlik, insanı yiyen gizlilik.... Bir anlık,duygudur bu küçüçük nokta. Tabii bunu yakalayanlar çokta. |
| Saat: 01:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık