![]() |
Neyleyim Gelmenin Zamanı Değil Yanında değilsem unuttu sanma Yazıksın birtanem ağlayıp yanma Dağları aşarak gelirdim amma Neyleyim gelmenin zamanı değil Hasretlik tuzunu basar yarama Beyazlar iniyor başta karama Bende eller gibi gülerdim amma Neyleyim gülmenin zamanı değil Dizine baş koymak mihnet canıma Senden gayrısını sokmam yanıma Daha dünden sana varırdım amma Neyleyim varmanın zamanı değil İçmişim sevdanı girmiş kanıma Baktıkça yanarım sensiz an’ıma Uzakları yakın ederdim amma Neyleyim durmanın zamanı değil |
Firar Çıkardım duygularımın hapis yattırıldığı yüreğin haritasını ve planladım o yürekden duygularımı nasıl kurtaracağımı kazmayı vurdum o yüreğin en hassas yerine sözlerimle ince ince eştim derinliklere doğru ulaştım duygularımın saklı tutulduğu yere öyle iyi bakmışki o yürek duygularıma ağlamak istedim ama zaman dardı duygularımı ordan kurtarmam lazımdı özür dilerim ey güzel yüreğin sahibi sen uyumana bak sakın uyanma emi bir ip saldım sonra o yüreğe çektim tek tek ne varsa içerde ellerim titriyordu inannın çok zordu zarar vermek istemiyordum o cana güzel gözlü candan kız sakın darılma bana gözlerimle son kez özür diledim. yanaklarına minik bir buse gönderdim. hoşcakal ey aşk yolcudur artık bu can firar ediyoruz duygularım ve ben saklı tutulduğumuz yerden..... |
Bekliyorum Seni Hadi gel güzelim neredesen, Tasada, kaygıda, kederdesen, Seni ölene dek seveceğim dersen, Bekliyorum bir bayram günü seni… Seni sevdiğim kadar beni seviyorsan, Hep benimle olmayı arzuluyorsan, Sensiz hayat yaşayamam diyorsan, Bekliyorum bir bayram günü seni… Benimle aynı heyecanı yaşayacaksan, Benim dertlerime çâre olacaksan, Dertli gönlümü mutlu kılacaksan, Bekliyorum bir bayram günü seni… Mehmet Bicik |
SEVMEYİ BİLMEK Karşılıklı seviginin Leyla'larda Mecnun ' larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş.Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum.Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım... Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığınıda öğrendim artık.Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu , sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını , sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini....Yine teşekkür ederim sana karşılıksız aşkım!!! Bana hayatta öğretilmeyenleri öğrettin... Hiç kimseye hissetmediklerimi hissettirdin.. Hiç kimse için yapamacaklarımı yaptım... Pişman mıyım? Hayır hiç pişman olmadım ve aşkını sonsuzluğuma saklarken bile mutluyum... Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın...Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim Aşkım... Sevgiliye bu kadar serzeniş çok görülmez umarım... Evet yaşadım gördüm öğrendim... sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliyor. Aşkın karşılığı yok. Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir , karşısındaki severmi sevmez mi hiç düşünmeden sever ... Hep bekler sevecek diye ... ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır...Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez... Kırgınlık olmaz aşkta. Seviyorsan , gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerde kiminle mutluysa tadına vararak yaşasın...O'nun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir... Aşk yalnızlığı kabullenmektir... Aşkın denklemi çözümsüz... alışmak gerek sadece sevmeye ... Sevilmeyi tatmadan da yaşamayı öğrenebilir insan .. ama birini sevmeyi birine sımsıkı bağlanmayı mutlaka yaşamalı.... işte o zaman hayatta bir yaşanmışlık olur... ve son söz ... seni sevdiğimi bil... nerede olursan ol ...her zaman çok sevildiğini bil.... |
Şehir ve Biz Bu şehir bize küçük gelecek İhanet kesti yağmurları Yıkanmıyor caddeler Sokaklar satıcı pisliği dolu Kaldırım çiğneyemez yüksek topuklar Boşuboşuna çıkma bulvara Gözlerin çakılıp neon lambalara Ne bakacak, ne görecek Bu şehir bize küçük gelecek Bu şehir bize dar gelecek Hıyanet kuruttu ağaçları Yaprak döktü bütün parklar Vitrinleri kütük dolu çarşının Ve bir çift siyah göz Kararacak küller arasında Adımlarımız sığmayıp çarşafa Ne gidecek, ne dönecek Bu şehir bize dar gelecek Bu şehir bize az gelecek Nedamet uyuttu asrın bebeklerini Zifiri karanlık kundaklarımız Mezarlıkta sıra taşlar Önünü keser rüzgarların Bilmen nasıl salınacak sitede Gecekondu endamın Avuçla boş böğrünü cüzdan yerine Ne yetecek, ne bitecek Bu şehir bize az gelecek Bu şehir bize sıkıcık gelecek Atalet doyurmuş insanları Bir adım gayret yok huzura doğru Gündoğumundaki köpek uykusu İştahını açar çakalların Boşuna yutkunma, miden bozulur Yağmurda ıslanmayı sevemedin ömür boyu Seryerle cam kenarından Ne bakacak, ne dönecek Bu şehir bize sıkıcı gelecek Bu şehir bize gülünç gelecek Sefalet parlıyor kadın gözleri Mart kedisi gibi ortalıkta Farelerle dans eder Delik deşik asfaltlar, ne hacet arabaya Nasırına bastılar, gözlerin doldu Yüz yıkamak için midir küvetler Asansörde kaldın ya sen Ne çıkacak, ne inecek Bu şehir bize gülünç gelecek |
Sende Seni Sevebilir mi sin Bilmem ki, neden o yanakların hiç kurumaz, Adını aşk koydum, senin gibi bulunmaz, Mısra mısra, beste beste sevgim yazmakla bitmez, Söyle, Sen de seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir mi sin? Yaşanan o maziyi, bir kalemde silebilir mi sin? Bunca derdi, kederi bir kadehde içebilir mi sin? Mecnunlar, keremler gibi sevdim seni, Ya sen! Söyle, Sende seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? En fazla ölürüm daha ne olur sen yokken, Olsa olsa ağlarım, kadeh kadeh içerken, Ya sen! Söyle, Sende seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir mi sin? Hep gecelerde aradım seni, deliler gibi, Yıldıza, mehtaba sordum seni, sanki cevap vereceklermiş gibi, Ölümüne sevdim seni, her an canımı verecekmiş gibi, Haydi söyle, Sende seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir mi sin? Ölüme giderken bile hep seni andım, Şiirlerime bile ismini yazdım, Bir tek gülüşüne binlerce sayfa harcadım, Senin adın aşk, ben aşkı sevdim ve hep aşka yazdım, Beni sevmediğin anlarda bile ben hep seni sevdim, Ya sen! Söyle, Sende seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Kurşun yarasından ağırdı bendeki sensizlik, Fırtına öncesiydi bu derin sessizlik, Aşikar sevdamızın bir sırrıydı tarifsizlik, Ölümüm bir son değildir, Ölümdür bana sensizlik, Ne olur söyle, Sende seni, benim seni sevdiğim kadar sevebilir misin? Ayhan Uçar |
Nice Yıllar Oldu Sen Gideli Yar Nice yıllar oldu,sen gideli yâr. Deli gönlüm üzgün,her günüm efkâr. Nasıl gelip geçti,şu uzun yıllar. Deli gönlüm üzgün,her günüm efkâr. Sen bir avcı idin,ben de şikâr. Yaraladın diye etmem intizar. Unuttuğun belli,her şey aşikâr. Deli gönlüm üzgün,her günüm efkâr. Diyorlar ki bana,geldi ilkbahar. Bilmezler ki gönül bahçem tarumar. Benim yaşadığım oysa son bahar. Deli gönlüm üzgün,her günüm efkâr. |
Şakayık kanayan bir yüreğin gözyaşlarıydı masanıza dökülen yağmur damlalarına alışık olmayan tam bir çiçekti adı şakayık tercihimi uzak iklimlerden yana da koysam onu almadın ya almayayım dokunuyor bana |
Her Aşk Başlarken Biter sana kalan günlerim senden artan sevgim vardı gözyaşlarım vardı seni incitmeyen her aşk başlarken biter sonu vardır güllerin sonu vardır günlerin kim gelebilir ki zalim aşkın üstesinden her verdiğini alır doymaz tükenmez istekleri sana kalan küllerim senden artan umudum vardı gözyaşlarım vardı seni ıslatmayan Baykal Kaanalp |
Şubatın kılıcı - Babam için- Uçuşan yaprak Derinde Uyuyan yara Oynak kanat Terk edilmiş Komşu evler Kaçtığım böcek Düş kırığı bahçe Ansızın bırakan Eli babamın Duman ve melek Eskiyen kaygı Ah Dokunamadığım Şubatın kılıc |
| Saat: 10:19 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık