![]() |
AŞKTI ADIN Seni mavi ufuklara yazmıştım Her gün batımının kızıllığında . Aşktı adın ,sevgiydi . Umuttun yarınlara dizilmiş sıra sıra. Tutkuydun peşin sıra sürüklendiğim. Koskoca bir dünyaya inat Küçücük bir yüreğe sığdırmıştım seni. Sevmiştim seni koşulsuz ve beklentisiz Yaşama dair her şeyi hiçe sayarcasına. Fark edemedim sevgilim Sana kattığım her değerin , Benden çok şeyler alıp götürdüğünü. Fark edemedim sevgilim. İşte ben de tükendim en sonunda Sevda denen bu amansız yolculukta . Umutlarımı en kara gecelere gömüyorum şimdi. Yıldızlar kayıyor avuçlarımdan bir bir . Ellerim üşüyor Akdeniz Ağustosunda. Maviler soluyor gözlerimde. Eylüle hazırlanıyor içimde mevsimler . Yağmur kokusu sarıyor yanaklarımı. Şebnemler düşecek belki de gözbebeklerime Sen bakışlarımdan uçup gittikçe. Kır zincirleri seni bana bağlıyan. Al git ne varsa unutulmamış . Ne varsa bu aşktan arda kalan Göm gitsin kara topraklara…. Giy beyaz kefenini haydi Doğum günün kutlu olsun sevgilim. Sen de karış gidenler kervanına, Umarım kayıpsız teslim olursun menziline Çıktığın bu son yolculukta. Beni düşünme sakın hani olur ya Ben zaten yalnızım her zaman bir başıma. Çok sıkılırsam çiçeklere anlatırım seni, Kuşlara balıklara anlatırım, Ağaçlarla konuşurum hani. Üşürsem kırmızıyı düşlerim içim ısınır Ellerini tutamasam da. Ben yüzyıllara yazmıştım bu aşkı Yüreğime yazmıştım sevgilim. Sırtımda çile yüreğimde sevgiydi yüküm Sen beni kalbinde taşıyamasan da… |
ESARETİN ALTINDA BU KENT Bu kent! Bu sokaklar! Gri bir özlem taşıyor kıyıdaki o banklar... Ahh... Hâlâ esaretin altında bu kent... Yarım bırakılmış bir besteydin sanki hiç kimsenin bilmediği. Hâlâ söyleniyorsun buralarda, melodin hiç dinmedi... Bilir misin bu kent tepeden tırnağa sen dolu. Her adımımda, her sokakta sen çıkıyorsun karşıma. Gün seninle başlıyor bu kentte... Önce güneş oluyorsun, derken kahvaltım, müziğim, çantam, saatim... Her şey sen oluyor birden. Gittiğim kafe, baktığım deniz, yaktığım sigara, her şey sen... Hâlâ söyleniyorsun dedim ya buralarda, kulağımdaki uğultu sen... Gözümdeki görüntü sen.. Yüreğimdeki gürültü sen... Hâlâ esaretin altında bu kent, burada yaşamak sen... Ve gün senle bitiyor elbet... Şimdi içimde hazin bir sonbahar gibi soluk hayalin! Ve artık yordu yüreğimi melodin.. Yeter! Sonu gelmedi mi bu esaretin? Fatoş Yıldız |
MAVİ YAZIN ADIMI Yeşillerle gelen bahar dalına Sarıyla savrulan yapraklara Geceye dalan umut beyazına Mavi yazın adımı ne olur Yağmurlarla ebemkuşağına Martılarla İstanbul semalarına Vapurlarla köpüklü dalgalara Mavi yazın adımı ne olur Kırılan kalemlerle sevdalara Güneşe,aya,göğe,bulutlara Kavuşamamış aşıklar arasına Mavi yazın adımı ne olur Yaldızlarla tozlu sayfalara Telvelerde koyu yalnızlıklara Üç vakte sığmayan vuslatlara Mavi yazın adımı ne olur Eminönü'nde işporta çığlıklarına Yenicamii'de yatsı ezanlarına Çilekeş kaldırım taşlarına Mavi yazın adımı ne olur Kadere,kısmete ve feleğe İnat olsun işte tüm renklere Sarılınca ak pak kefenlere Mavi yazın adımı ne olur |
Gidiyorum Gulleri sana birakıp dikenlere gidiyorum Gidiyorum Butun acilarimi vurup sirtima umutlari birakip basucuna İtirlari, menekseleri, kir gullerini birakip Siirlerimi sarip bohcama Yuregimin yangıinina gidiyorum Hoscakal selvi boylum hoscakal Gidiyorum goz yaslarimi papatya diye saclarina takip Yuregimdeki yagmurlarla bir irmaga akmaya gidiyorum İcimde yeserttigim tum cimenler sana kalsin sana kalsin bahar cigdemleri, kir gelincikleri, kirk kanatlilar gulleri sana birakip dikenlere gidiyorum Gidiyorum basimda gam gozlerimde nem butun hatiralari birakip geride usulca cekip kapiyi ardimdan alıp basimi gidiyorum buralardan safak sokmeden kimseler gormeden yagmurun yagmadigi collere gidiyorum sevgi dolu yuregimi bir issizda yakmak için hosca kal suyundan kana kana ictigim pinar sayki yasamadim bu yerlerde nazli ciceklerini oksamadim baharin bozguna ugramis bir bostanin huznuyle bir yapragın urpertisine yazip omrumu cekip gidiyorum buralardan gidiyorum bir bilinmeze dogru hem yol, hem yolcu olmaya acilarimla bas basa kalmaya gidiyorum butun yildizlari takip kanatlarima bir kelebek gibi ozgurluge gidiyorum Yuregimin sizilarinda damittigim her siiri bin kez operek ve sokerek sevgiden yana ne varsa gogsumde gecelerin zifiri saclarinda kaybolmaya bir ceylanin gozlerinde aglamaya gidiyorum butun borclarimi odedim alacaklarımı erteledim artik ne diyecek bir sozum kaldi sevdiklerime ne okuyacak bir siirim gozlerimin icindeki iki damla gozyası gibi bakmadan ardimdaki ucurumlara alip goturuyorum yuregimdekileri de hoscakal selvi boylum hoşçakal Z.S.U |
KANDIRABİLİRİM Bir küçük çiçekle kandırılabilirim şu sıralar. Bir tek papatya, bir kır menekşesi ile örneğin Bir kaç satır şiire tav olabilirim Bir gamlık notayla artar sevincim Bir parça güneşle kandırılabilirim şu sıralar Gündoğumu, günbatımı fark etmez Bir oturumluk deniz kenarına tav olabilirim Rüzgârlar beni üşütmez. Bir kaç damla yağmurla kandırılabilirim şu sıralar Üstelik şemsiyeler evde unutulmuş Bir bardak sıcak çaya tav olabilirim Üstüm başım henüz yeni kurutulmuş. Bir tutam sevgiyle kandırılabilirim şu sıralar Fazlasına öykünmeden Bir kaçamak bakışa tav olabilirim Belki bugün, gün bitmeden. Derya Yıldırım Saylık |
Dagin Ardindaki Yildiz Su dagin ardinda bir yildiz sakli dediler Koskoca yuku ustume yuklediler Yildizin adı askmis meger Yuzume gulerken bunu soylediler. Her adimda yolumdan bir tas kaydıi Zirve gozumde pek bir uzak kaldı Ne zor bir yolculukmus bu sana Tadamadım suyundan kana kana. Taze acmıs cicekler buldum yolunda Sakli dediler kokun onda Koparmaya kiyamadim dalindan Egilip kokladim yeni acmıs salkimindan. ıÜüEy Ask! ne zorlu yollarin varmiş Sana ulasamayanlar benim gibi Yari yolunda binbir engele takılmıs Beklesirler kosebasinda olum gibi Gozum zirvede kaldı simdi sana bakip Digerleri gibi sana ulasamayip Kaderim burada bir acı agit yakip Sevmekmis olurcesine seni.... Z.S.U |
EKSİK ETEK Yüreğin dökülse dudaklarından Omzuna koymaya baş bulamazsın Kahkaham gitmese kulaklarından, Yıkıp viran etsen taş koyamazsın. Yollar engel değil aşarak gelsen Kalbin kanatlansa koşarak gelsen Kabına sığmadan taşarak gelsen Bir bana geç kalır anlayamazsın. İlk değilsin son da olmayacaksın Ruhum istemiyor kalmayacaksın Bu aciz bedende yanmayacaksın Yüküm ağır gelir taşıyamazsın. Böyle sevdalara gönül bağlamam Gözyaşım ziyandır sana ağlamam Acıyla yaşarım seni dağlamam Pas tutan kalbimi yağlayamazsın Naz edemem geçit vermez yüreğim. İşine gelince eksik eteğim. Yüzüme gülmedi aksak feleğim, Gayrı güvenimi sağlayamazsın. |
Helal Et Sevdigim Tamamen artik iki yabanciyiz Birbirimizi tanimamis karsilasmamis Kader bizi bir araya getirmemis gibi Her sey takdir-i ilahidenmis sevdigim Kader de böyle olmakta varmis Sakin unutma ki ikimiz için En iyisi ve hayirlisi bu bence En azindan sucluluk hissetmeyeceksin Gonul rahatligiyla onunla evleneceksin Rahatca beni silip atacak unutacaksin Belki de sen bunu bilmeyeceksin Sucların hepsi benim sevdiğim Gunahların hepsi de benim sevdigim Su an yaptigim her sey senin için Benimle mutlu olmak icin Bu sansi tanimasakta birbirimize Kolayca sen yoluna gideceksin Mutlu ol mutlu olasın ki Yaptıgım iyi ve kotu her sey için Gocup gideyim bu dunyadan Gonul rahatligiyla huzura kavusayım Belki olunceye kadar gorusemeyecegiz Buyuk bir ihtimal konusamayacagiz da Ufacik bir deger veriyorsan eger Her sey icin sevgim icin askim icin Ben helal ettim Sende hakkini helal et sevdigim Z.S.U |
SENİ SEVİYORDUM Seni seviyordum ve senin haberin yoktu. Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler... Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller. Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum. Ve sen yine bilmiyordun. İclal Aydın |
Uyandım artık Uyanmak vakti geldiğini inandım Ve uyandım Bıktırmıştı artık bu ölüm uykusu Belki de bu uykudan uyanamama korkusu Siyah bir su damlası vardı yüreğimde Güzel,narin ve karanlık Akıttım gitti Bulabilmek için bir kaç damla aydınlık Bulabildim mi yoksa bulamadım mı Çok bilinmeyenli bir denklem Öyle bir konumdayım ki Ne boylam var, ne enlem Adının türkçedeki anlamı Bundan sonra kılavuzum olacak Güleceğim, güleceğim, güleceğim... Bu yorgun yalnızlığımı Gülüşlerle öldüreceğim Aşk bundan sonra önümde köstek değil Arkamdan destek olacak Aşktan kuvvet alacağım İnadına yaşayacağım |
| Saat: 07:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık