![]() |
Ayrılık Hediyesi şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın! işi-gücü olanlar çoktan gitti bir ben kaldım voltasında sensizliğin hiç uyumamış bir ben... şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim ki bu kızıl damlalar körpe yanağında bir veda busesi olsun bu da benden sana heba edilmiş bir aşkın son nefesi olsun... kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü bütün saatleri öylece durdurabilmek için çıldırasıya paraladım kendimi lanet olsun! artık sigarayı üç pakete çıkardım günde olsun be! ne olacaksa olsun! bu da benim sana ayrılırken şikayetim olsun gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun) |
N'olur Tanrım , yoksa bana mı öyle geliyor nedir, Sanki o gülünce, Güller daha bir kokulu olmakta gibi, Ve dalında meyveler daha bir olgun durmakta sanki... Ve o, öyle yürekten bakarken, İnsanlar sıkıntılarından kurtulup, Yüzlerde tebessümler değişiyor gibi... Ve onun bir bakışı yetiyor mu nedir, Çığırından çıkan her işin yolunda gitmesine... Onun yumuşak elleriniyle,saçlarını bir okşaması yetiyor, Ağlayan en afacan çocuğun , En derin uykusuna yatmaya... Onun her bakışı, En çözülmez düğümleri çözmekte sanki içimde, Ve sanki susamışa su, Üç gün aç kalmışa tokluk gibi o... Onun sesi, gönül yarama merhem olur, Her duydukça sağalırken, Onun her sözü, gönül ateşime akan sel gibidir... Noolur, o hep böyle olsun, her şey olsun bana, Çok şey olsun, noolur... |
Hasretim olma İSTANBUL.. ne hüzün,ne hasret,ne keder hiç bir şey sensiz,çekilmiyor İstanbul ne aşk,ne sevinç,ne umut hiç bir şey sensiz,yaşanmıyor İstanbul kokunu bilirmisin ki o gözlerimde mavi su avuçlarımda tatlı serinliğin ve martı dillerinde sesin sarhoş bir melodisin sen,İstanbul annemin kokusu var mavinde babamın sesi martılarında kardeşlerim rüzgarınla gelir ben sarılırım sana herşeyinle,İstanbul bir yaşlı vapur canım boğazda içinde sen,ben,tüm sevdiklerim kederlerimde gelsin hüzünlerim de,razıyım yeter ki sen hasretim olma İstanbul... |
Alev Damlaları Bendim, gidişine böyle üzülen... Hasrete dolanan elim ne yapsın? Alev damlaları olup süzülen, Dinmeyen gözyaşı selim ne yapsın? Kimse yanmadı böyle severek. Özlemin zindanı, bize ne gerek, Ayrılık olmasın, gitme diyerek: Yalvaran yakaran dilim ne yapsın. Güneş'in akışı uf'ka ererken, Nereden ne zaman gelecek derken, Yolunu gözleyip seni beklerken; Elimde kuruyan gülüm ne yapsın? Şu kalp başkasını benimsedi mi, Adından başka isim dedi mi, Ölene dek seni istemedi mi, Olmaza düşen emelim ne yapsın? Şığmıyor hasretim taşar setinden, Uzağa düşmüşüm sezgi yetinden, Umutsuz kalbimin His Demeti'nden: Yüreğimden kopan telim ne yapsın? |
Nostalji Gözüm hatıralara kaydı geçen yılları karıştırdım omuzlarımda yılların tabutu kollarımda yaşamın ağırlığı kendime baktım aynada küçücük bir bayan ben miydim bunları yaşayan bunca acıya dayanan yüreğime bir demet gül koyup dağlara seselendim sesim üryan kaldı eski yamaçlarda gözlerime yağdı kirpiklerim kanıtarak oydum hayat dantelini işleyip yüreğime kuyulara bıraktım geçmedi bir kervan bitmedi özlem fırtınalar tutsa da içimin kandillerini suskunluğumu biriktirip içime düşlerimi toplayıp bir ormanın ortasında yaktım. kuşlar alıp götürsün diye uzak diyarlara |
Bekledim Seni Ak gerdanımda kara yılandın beslediğim. Her gece ecelimdin buram buram terlediğim. Ikına sıkıla doğum sancıları çektiğim. Gelmedin ki ana şevkatin de bekledim seni. Ben bekleyendim sen gelmeyen. Ben ağlayandım sen ağlatan. Ben sabırdım sen isyan. Sen tetiktin namlu da bekledim seni. Mah****um bir basima şu koca dünyada. Bedenim dar gelirdi asi ruhuma. Hayalin gönlüme vurulmuştu bir pranga. Sen yıldızdın gecem de bekledim seni. Yüreğim titredi can pazarında. Verecek bir canım vardı uğruna. Son soluğumdun boğazımda. Sen ölümdün musalla da bekledim seni... Aşk aşk diye gezen yunus idim. Sevginle yanan yüreğe sahiptim. Yandım kül oldum sözlerinde eridim. Sen ateştin cehennem de bekledim seni. Sözlerin bittiği yerde gözyaşı başlar. Azrail gelince eğilir başlar. Yüce divanda okunur suçlar. Hakkım almaya Mahserde beklerim seni... |
Beni terk edip gidişin, Beni icin bitisin. Defterimden silinişin, Beni terk edip edişin, Anıları ve beni silişin, Bir zamanlar bu kalbin tek sahibi. Yasamamın tek sebebiydin, Ama gittin. Gittin ve bittin benim icin, Bir anda silemedim seni, Sen gittigin de hersey yarım kalmışdı, Unuttum seni evet, Ama unutma kalbımde bıryer yok artık senini için . |
Bu can sana hasret Bir başka seviyorum bugünü ve yarınları, Çünkü biliyorumki her anımda sen varsın. Bir başka soluyorum havayı, Seni buluyorum diye her nefeste. Bir başka yürüyorum yollarda, Gözlerim her yerde izini sürüyorum. Bir başka bakıyorum insanlara, Seni ararcasına, seni sorarcasına. Ve bir başka seviyorum çiçekleri Kokunu bir dem olsun alabilmek için Bir başka başkalaşım içinde deli gönlüm, Bir başka akıyor sana gözyaşım, Bir başka çarpıyor kalp atışım, Başım, gözyaşım, kalp atışım, Senin ismini zikrediyor her daim. İsmin eşyada, rüyada, Pencereme konan kuşun ağzında. Her sözün ardında, Bir sır gibi. Tende canım, dünde anım, bu soğuk yatağım, sana hasret, Düşmüşüm ben çöllere, Düşmüşüm ben dillere, Ne anlatayı ben ellere, Bu can sana hasret. |
Bir ´merhaba`yla basladi hersey, ve ardindan gelen bakismalar... ne güzel gözlerin vardi... ne güzelde bakiyorlardi… Bir ´merhaba´yla basladi hersey, göz göze geldik... sen gülümsedin... ben senin gülmeni seyrettim…öylece… hic bikmadan usanmadan.... ne güzelde gülüyordun bana... sana bakarken icim titriyordu, bütün benligimi sariyordun... sardikca bir korku kapliyordu icimi... ama yinede hosuma gidiyordun... bir ´merhaba`yla baslamisti hersey, ve bir `güle güle´ demeden bitmisti... |
Deli..Garip…Bir deniz… bulutların yansımasıydı belki yüzündeki denizin… bir karaya dönüyordu bir maviye gün ışıyordu kiminde ve gökyüzü ağlıyordu ardından.. gök gürültüleriyle… cigara dumanın arasında yudumluyordu rakısını… dalgalarla, karışırken yüzü…… çocuksu bir bakışın ardından alabora olmuş bir hüzün çöküyordu acıya keserek biraz…. acı, kadınca bir tebessüme duruyor… önce ıslatılıp sonra ısırılan dudakların morunda… kıyıda, bir deniz deniz… bir kadın bir garip..biraz deli.. |
| Saat: 01:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık