![]() |
ilktin sen, herşeyimin ilkiydin... farkında olmadan hayatıma girdin ve kendine aşık ettin. Sevmeyi seninle öğrendim, AŞK'ı sende yaşadım. Sevilmenin değerini anladım, Uğrunda can feda edilecek sevgini gördüm... Masum bir AŞK'tı bizimki, kurbanı olmuştuk sevgimizin Fütursuzca devam ederken hayatımıza Ayrılık dayandı kapımıza Ne olduğunu anlayamadan çekip gittin... sakın bana ağlama deme gözyaşlarım seni geri getirmeyecek ama en azından tek senin için olduğunu unutma... Gidişin olduğu gibi dönüşünde olur inşAllah Şimdi git ama ben ölmeden geri gel... Yetişemezsin çünkü; sen gidince zaten ölmüştüm ben... |
Saat Yarım Saat Yarım, Yani yarının sabahı, Yıldızlarımı çalmışlar gecemden Güneşim hepten yoktu zaten, Umut yok yarının eşiğindeyim, Hüzünler kapımda boy boy, Dertlerin alacaklı elleri yakamda, Yanlızlığın urganı var boynumda, Yüreğimi yakma, Bir de sen bırakma, Bir de sen üzme beni. Yokluğuna alışamam, Hayalinle konuşamam, Terk edip gitme beni, |
ALIŞKANLIK Ben seni melalinde sevmişim , Gülsen de olur gülmesen de . Ben seni yokluğunda sevmişim , Gelsen de olur gelmesen de . Fena alıştım sana Bir buhurdan gibiyim duman duman Senin için tüten , senin için yanan Bilsen de olur bilmesen de . Taş bile daha sert değil Yalınız çekilir dert değil Bölsen de olur bölmesen de . Akar gözyaşlarım geceler içre Silsen de olur silmesen de ... |
O Aşkın Sağ Kolu Aşk kalplerin bir azraili, bir avcının avladığı geyik. Zamansız çıkar karşımıza, ha bir genç ha bir beyik. İçimize sığınır, kanımızı kaynatır, gözleri kör eder. İnsan gücü yetmez, boynumuz ona doğuştan eğik Yalnızlık akşamın karanlığı, toprağın susuzluğu. Aşktan hancer tatanın en yakını, can dostu. Yatakta eşimiz, sofralarda birlikte yemek yeriz. Karşı gelinmez, O AŞKIN SAĞ KOLU. |
Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine Savruk yillarin soldurdugu bedenime dokun Yine masum hirslarini sevdanin ateşinde yaktin, şehirden bir çocuk sevdin yine Ah! seni ona taşiyan çocuk ayaklarin işte geliyorsun, haylaz, vefali ellerin şehrin dalgalarini okşuyor Ah! seni ona taşiyan gözlerindeki susuzluk şehirden bir çocuk sevdin yine... Omuzuna astigin çantani görüyorum buradan. Havai taragin, komik anahtarliklarin, yarim rujun, yoksul fihristinden her harften iki-üç isim, uçurumda sahipsiz birkaç tokan, gözyaşlarinla parçalanmiş mendillerin. Yaktin masum hirslarini geliyorsun oysa bir bilsen, seni ona taşiyan şehir saçini bagladigin iple bile alay ediyor Ah! bir bilsen herkes tetikte; sense böyle hesapsiz, böyle sevinçle Ah! bir bilsen sadece güzelligin tutuyor acimasizligin kapilarini Yaktin masum hirslarini geliyorsun, şehirden bir çocuk sevdin yine... |
Yazdim seni yorumsuz Rüzgarlari nefesinde kestim, gül kokulu gecelerime, uzaklarda degilim, agrilarim bakislarinda, doymadim sevgine, kalsin ömrümce bütün izlerin, yorumsuzca yazdim seni bedenime, yildizlari kaydirdim sevgilim sana, kopararak yüregimi sana caldim, ayrilik inceliginde göz yaslarini sardim, doymadim sevgine, kalsin bütün hislerin, bütün izlerin, yorumsuzca yazdim seni bedenime... |
Sezi bir yanlışlık var bu işte seziyorum. evet, onu çok seviyorum yine de içimde bir şüphe var.. arkamı dönünce yabancı sesler duyuyorum.. bir yanlışlık var bu işte seziyorum.. 1997 İzmir |
O Aşkta Ardındım Ben Şimdi bir dünya sığıyor yalnızlığıma kirletilmiş gecelerimde yitirdim yolumu yok artık zühre yıldızı şaşkınlığım ondan İnsanın aşksız, doğanın yarınsız yaşamın düşsüz bırakıldığı Yürekte ince bir sızıdır uçurumda yaşam tutkusu Kar sularının aktığı derelerde, kırmızı benekli balıklarla yüzdüm ben, sevgilinin iki dudağı arasından çıkan söz gibi dağlar arasından Akan o suların rüyasında büyüdüm ben Munzur dedim o aşkta arındım ben |
Bağırmak İstiyorum Sokulmak istiyorum kollarına Bir gitar sesi ile Gecenin karanlığında Boşalan ellerimin teri soğumadan Beni bırakma diye Bağırmak istiyorum Koşmak istiyorum şehrin sokaklarında Ansızın durup gözü yaşlı Vitrin camlarından yıldızlara bakıp Bağırmak istiyorum Sıyrılmak istiyorum Kalabalığında şehrin Beni terk edip gittin ya Hayatımda ilk defa Yorganıma sarılarak Defolun diye Düşlerime bağırmak istiyorum |
O Aylar Bir tren gidiyor gazelden ezele alıyor yolcularını birer ikişer kadın erkek çocuk demeden. Geçiyor torosların doğasından balerin gibi başı göğe değen dağları delerek pervasızca götürüyor vagonlarını sıcak memleketlere yanımdalar toprağın gülleri üçer beşer. Kimisi kasketi,kimisi sepetiyle, İrkildiler hep gök gürültüsüyle. geçtiğinde azap tünellerinden bir tren! Daima acı acı çalar bu siren. Raylar inler,konuşur,birşeyler anlatır dilince. Genç bir adam var bu trende. Başını cama yaslamış, pencereden bakıyor uzunca Sayıyor bütün evleri gözleri kapalı. Özenme sende sazlara saraylara! Düşerse bir gün şayet yolun raylara, gıptayla bak geçmişteki o aylara |
| Saat: 01:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık