![]() |
O Beni Ben bekliyordum seni, Ama sen hemen bulmuşsun bir'ini, Hemen unutmuşsun beni, Köşeden döner dönmez, Tutmuşsun bulduğun kişinin el'ini, Allah sana mutluluk versin, Bana da kolaylık, Mutluluklar dilerim, eski sevdiğim, Eski sevdiğim diyorum çünkü Sevgilim değilsin, Eğer sevseydin beni, Unutmaz beklerdin ömrünce, O yürek bana atmıyormuş ki; zaten Neden beklesin beni, Ömrünü boş yere mi? tüketsin, O beni sevmiyormuş ki; zaten Mutluluklar dilerim sana…Sevgili. |
Acep Sizler Hangi İlden Gelirsiz Acep sizler hangi ilden gelirsiz Bir haber sorayım durun turnalar Sılada yarimden neler bilirsiz Bana bir teselli verin turnalar Gönüller perişan teller eğri Dayanmaz cevrine aşıkın bağrı Yolunuz uğrarsa o yare doğru Üstüne kanadı gerin tumalar Eski sözlerinde yarim durursa Gözlerimin yaşı bir gün kurursa Yolunuz o yana doğru varırsa Ayrılık nicedir sorun turnalar Ruhsat'ı sorarsa yanıyor bağrı Gamınla bulandı gönülde ağrı Haydi varın gidin o yere doğru Önüne derdimi serin turnalar |
ÖYLE SEVDİM Kİ.. Seni ben Ne yalnızca gözlerin, Ne de gülüşün için sevdim, Seni ben, Güneşin için sevdim Dünyamı ışıtan.. Seni ben Ne yalnızca ellerin, Ne de saçların için sevdim, Seni ben, Kokun için sevdim Baharlar getiren.. Seni ben Ne yalnızca dudakların, Ne de güzelliğin için sevdim, Seni ben, Sesin için sevdim Odalarımı dolduran.. Öyle sevdim ki seni, Her dokunuşun çiçekler açtırdı yüreğimde.. Öyle sevdim ki seni, Gözyaşın hüznüm oldu, Gülüşün bayram.. Öyle sevdim ki seni, Sen varsın nereye baksam.. Bu sevgiyi Hangi rüzgara bıraksam Da Sana ulaşsa Her akşam? Oğuzkan Bölükbaşı |
Susadım Susadım Üç tane elma soydular,üç tane portakal Nafile Bir bardak suyun yerini tutmadı Acıktım Kuş sütü,kuru üzüm getirdiler Nafile Bir çimdik somunun yerini tutmadı Seni düşündüm sevgilim şükrederek Su gibi aziz olasın her daim Ekmek gibi mübarek. Bedri Rahmi Eyüboğlu |
Abı Hayat Koşarak gel... bin yıl öteden... Kimliğim olsun terkisinde kaygılarının... Birbirimize bakalım... Aynamsı bir telaşla... Yan yana duralım.. ben ve ben... Boşluğa bakalım... ki adı hayattır.. Sana neler göstereyim... acemisin... Varda yoğu görmek.. abı hayattır... |
İstanbul Acılar Kraliçesi İstanbul ey İstanbul ey Ey acıların gözyaşlarının kraliçesi İstanbul ey İstanbul ey Ey bozgunların garip çiçeği Bu akşam yemin ettim Seni bir daha öpmemek için Benki bütün duvarlarını, afişlerle donatıp Yumruğumla kanatmıştım Rezil bir aşktı Bütün arkadaşları miting alanlarında Ve mezarlıklarda bırakmıştım İstanbul ey İstanbul ey Acılar kraliçesi Umudun ve direncin yorgun anası Ve ey çıldırmak üzere olmanın çamurlu ikonası Tırnaklarım kopuyor, Görmüyormusun Bir benmiyim kapılarını şaşıran her yokuşun başında Bir benmiyim ekmek arasına canına doğrayıp doğrayıp yutan Bir kedi bile sağarken yüreğini Telaş içerisinde yavrusuna Ey acımasız acuze! utan şu türbelerinden Minarelerinden utan İstanbul ey İstanbul ey Acılar kraliçesi Savaşın ve bozgunların gariban çiçeği Ve ey teslimiyete düşmenin o hazin gerçeği Bayraklarım kanıyor, Sormuyormusun Kadınlarınki; Omuzları hicran, saçları ihanet sarısı Çocuklarınki; Yağmur emiyor yıkılası kaldırımlarından En ücra genlerime, alyuvarlarıma, Kılcal damarlarıma, ruhuma kadar.Bıktım İliklerime, gömlek ceplerime kadar sızan Bu Allahsız yağmurundan İstanbul ey İstanbul ey Acılar kraliçesi İhtişamın ve sefaletin çaresiz bacısı Ve ey çürümenin yok olmanın amansız sancısı Ciğerlerim çatlıyor, Duymuyormusun Hangi pencerene çıksam O salya sümük ******** suratları Hangi caddene dökülsem O şangur şungur düş kırıkları Bütün bu ezginler, tükenenler, yerlere serilenler, tutunamayanlar Sarsmıyormu seni hiç Bunca infilak Bunca isyan çığlıkları İstanbul ey İstanbul ey Acılar kraliçesi Aldanışların ve hüznün yalancı tanrıçası Ve ey ruhu kirlenmiş gecelerin cilveli yosması İntihar anı geldi, beni öpmüyormusun, Ağlamak istemiyorum, yenildim sana Hikayenin özeti bu Bir istimlak gibi ödedim ve çiğneyip geçtin maceramı Şimdi ben suçlarımı didikleyen bu martı sürüsüyle Şimdi ben hangi şehirde soğulturum zonklayıp duran bu yaramı İstanbul ey İstanbul ey Acılar kraliçesi İhanetin ve ihbarların arkadan dolaşan bıçağı Ve ey ödeşmelerin, yüzleşmelerin, erkekçe vuruşmaların kaçağı Beni harcadın ulan! Beni sattın Utanmıyormusun Yusuf Hayaloğlu |
DERTSİZLİK Dertsizlik dertten beter , bana derman arama Çaresi çaresizlik , dokunma hiç yarama Acırım sensiz geçen kedersiz yıllarıma Çaresi çaresizlik dokunma hiç yarama . Seni zakkum çiçeğim , seni güneşim , ayım Bırak senin derdinle kahrolayım yanayım Yanımda olmasan da ben senin yanındayım Çaresi çaresizlik dokunma hiç yarama ... SITKI TUNCER ( 1920 - 1978 ) |
karanlığa gömülüp kalmış yalnızlığım beyhude çırpınıyor boşlukta ayaklarım şiirler okuyorum sesim yankılansın of, ben ki sensizliğimi unutayım uyuyorum rüyalarımda gölgen kulaklarımda narin gülüşünden ellerimin dokunduğu, tebessümden bir beden heyhat! ulaşamıyorum tıp tıp çeşmeden damlayan suda arıyorum şarkımızdan bir nota ne bir nota ne cılız bir ses geliyor beynimde sessizliğin yankılanıyor çıkmıyorum bu tavan arasından farzediyorum geliyorsun gözlerin gözlerimde dolanıyor ben seni seviyorum derken ah hayır! hayallerim dağılıyor sen gelmediğin gibi gidiyorsun ben, gözlerinden ayrı gözlerimde özlem sessiz ve derinden, ağlıyorum |
Y ü r e ğ i m d e k i G i z olandır korku dağlardan büyük umutsuzluk kol geziyor ülkemde dünyamda dağlarına karlar yağmış memleketimin ülkem işgal altındadır 88/89 bir saniyelik andır ülkem işgal altındadır binlerce canım kafeste milyonlarcası tutsak ülkem işgal altındadır açlık yokluk kıtlık özgürlüğe ve sana hasret dünyam işgal altındadır sarılmışız her bir yandan kuşatmadayız değişik değişkenler kuşatması cephede düşman içerde "dost" çevremizde belirsizler kuşatmadayız değişik değişkenler kuşatması yüreğimdeki giz geçmişimden geleceğime uzanan köprüm bilinire doğru akan güneşim apaydınlık ışığım ateş çemberinden geçtim irin denizinde sınandım ne leş kargaları bildi ilişkimizi ne dostlar tam kavradı seni yüreğime gizledim yüreğimdeki giz |
İnanmak Bardaktan seni içmek Seni teneffüs etmek havada... Dolaşmak,dolaşmak sana dönmek Seni bulmak yuvada... Yolumuzda aylar, yıllar Basamak basamak... Basamakların çıkamadığı yere Kanatlarınla çıkmak... Boşaltmak takvimden günleri Günlerin üstünden yollara bakmak Rüzgarla esmek, sularla akmak... Baharı yollamak yollara Alıkoymak bir nisanın tadını... Dışarda herkes gibi seslenmek sana Ve koynunda söylemek asıl adını... İnanmak,inanmak,inanmak Ninnilerinle uyuyup,türkülerinle uyanmak... Arif Nihat Asya |
| Saat: 07:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık