![]() |
Gitsem Kendimi alıp da gitsem. Beni bıraksam da gitsem. Hafızamı silip de gitsem. Hiç durmadan gitsem. Sırtımı toprağa versem. Yüzümü yağmura dönsem. Sırılsıklam ıslansam. Sonra güneşle sevişsem. Çıksam dağlara,ağlasam. Kendimi alıp da gitsem. Beni bıraksam da gitsem. Hafızamı silip de gitsem |
KIRIK ÜÇGEN Şarkılar dokunmuyor artık Onları sen söylerdin Sendin kadehlerimde buğu Sendin plaklarda dönen ... Şimdi sen Ellerinde kırık bir üçgen Ben avuçlarımda papatya Yalnız olacağız artık . Belki ta derinliklerinde bir tortu Geçmiş baharların hikayesi Belki kin , belki nefret Evet Yalnız pişmanlık istemem ... |
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın En görkemli vaktinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genç kadın... |
Ya, Zaman ? Umutların simulasyonundaki sanal, hayal bir aşktı senin ki.. Hala ne diye düşünürsün, her doğuşta ölürsün bilmem ki? Anılar neden hep ille de özlenir? Yüreklerde bir neden közlenir pişman Her feryatta, figanda saklı durur bir isyan Hasretteki özlemde bir keder ve acıysan Sözlerinde bilmeden bir teselli arasan Çilingir sofralarda sarhoş olma isteğidir isyan. Keşkelerin acımsı tadı efkar dolusu kadehte Sarhoş şarkılarda, gecenin raconudur hüsran! Vuslatın ütopya öyle bir kartopu ya, zaman Belki yaşanmamış anıların uçurumuna yaklaşan Seni üşüten belki de yakan içinde büyüyen bir hafakan Bir kartopu ya zaman; bir zamana özlem, kartopundan.. |
O Beni Tanıyor Gidemem Gitmek için gelmedim Kalmak için buradayım Sensizliğe hüküm giydim biliyorum, Senin için değil Danyal Peygambere hürmeten geldim bu kente Kalemi kırılmış mahkumun şimdi, Senin olsun devşirme gülüşler Şuh vaatlerde kendini kaybet Mutluyum de inadına sonra Dönüşü olmayan bir kuyuya at kendini Ama bir daha da karşıma çıkma Herkes kendi yoluna Ama unutma Bizim yolumuzun bittiği noktada Senin yolun daha yeni başlar! İşte o zaman hasret tüketir Acılardan, hüzünlerden, gurbetten Ruhumun gölgesini damıtırsın, Seni ben kaybetmedim Seni sen kaybettin, Hakkettiğinden fazla değer verdiğimden oldu belki Ama aslında kazanan benim Seni değil Ben kendimi kazandım Onun için gururlu ve mutlu Onun için sensizliğe şükür ederim, Ve beklerim.. Seni değil Ben daha tanımıyorum İçimden bir ses “ama o seni biliyor” diyor. |
Hoss Geldin Kadınım Hoş geldin kadınım benim hoş geldin yorulmuşsundur; nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını ne gül suyum ne gümüş legenim var, susamışsındır; buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim acıkmışsındır; beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam memleket gibi yoksuldur odam. Hoş geldin kadınım benim hoş geldin ayağını basdın odama kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde ağladın, avuçlarıma döküldü inciler gönlüm gibi zengin hürriyet gibi aydınlık oldu odam... Hoş geldin kadınım benim hoş geldin. Nazım Hikmet Ran |
Yadsımalar Zor anlarımda, yalnız zamanlarda Düşüncen ve yüzün, bir ışıktı bana Aydınlatırdı yolumu, seni düşünmem Senin varlığın, sen olman güzeldi. Şafak sökerken, Katılırken işçi kervanlarına ben Egzoztlu yolların tozunu yutarken yani Gözüm yolda, ama aklımın bir ucunda sen Senin güzelliklerin, olur olmaz nazın, edan Bir kahkaha bile düşürdüğü olurdu Alacasına şafağın bazan. Var olman güzeldi senin, benim olman belki de Hiç bu kadar yakın hissetmezdim kendimi Hiç kimseye hiçbir zaman bu kadar Fotoğraflara yada teyplere bakarken demiyorum Sırf hayalimde canlanan yüzünle de bile Öyle güçlüydü ki uçurumlarında çizgilerin Brigitte bordo yu izliyor gibiydim Yetmiş ekran televizyonda yüzünü Bana usulca gülümseyen ve biraz da munzurca. |
O da Evimde Hala Seni uykudan hemen önce Ağlayarak andığımda, Hasretin taşıyor rüyalara... Bir garip hüzün mevsimi Üşütüyor iliklerimi. Gecenin siyah zülüflerinde, Bir keder damlası oluyor, Düşüyorsun gözlerimden. Ve kaç gece vardır ki bilemezsin. Odanın içinde dört döndüğüm. Kaç sabah vardır ki yemin bozup, Tekrar resmini ellediğim. Seni nasıl bir sevmişim, Nasıl bir değer vermişim ki, Kapının ucunda çıkarıp gittiğin, O kırmızı terliklerin, Daha hala aynı yerindedir. En son onu ısıttı diye tenin, Bugüne kadar hiç ellemedim. Bir de küpelerin var, Hani o senin inci küpelerin. Nasıl unutmuşsan giderken, O da evimde hala. Ver her baktığımda o hatıra, Canlanır durur gözlerimin ucunda. Sen doğum gününü unuttum diye, Üzülüp sitemle bakarken gözlerime, Bir çırpıda çıkıvermişlerdi cebimden, Ve beni hiç unutmaman dileğiyle, Kulaklarını süslemişti o inci küpen. nasıl unutmuşsan giderken, O da evimde hala. |
Hemen yazsam, uzun söze ne gerek. İsminin her harfi, kalbe kazıldı. Senin gibi güzel olsun diyerek: En güzel şiirler; sana yazıldı! Seni kıskandılar nazlı eceler, Göznuru döküldü günler geceler, Yan yana dizildi inci heceler: En güzel şiirler sana yazıldı. Selam olsun saçı altın telliye Sevda düşen gönül döner deliye. Sevginden bir damla taşısın diye: En güzel şiirler sana yazıldı. Seven her gönülde yandı çıralar, Alt alta dizildi düzgün sıralar. Kafiye bezendi yüklü mısralar: En güzel şiirler sana yazıldı. Sevgiden Dergâh'a çökülüverdi. Sanki can evimden sökülüverdi, Kalbimden kaleme dökülüverdi: En güzel şiirler sana yazıldı. Eşsiz bir güzeldin, kendin de şaştın, Kalplere sığmadın taştıkça taştın. Dillere destandın Fizan'ı aştın: En güzel şiirler sana yazıldı. Olmuyorsa dedim hiç heceleme, Yazamazsam diye düştüm eleme, Gözyaşım karıştı kağıt kaleme: En güzel şiirler sana yazıldı. Bin-bir çile ile verilen emek... Bunlardan haberin olmadı demek! Hasret geceleri... Sabahlara dek: En güzel şiirler sana yazıldı. Sevgi damlaları geldi silsile, Heceden vezinle yerleşti dile. Senin kadar güzel olmasa bile: En güzel şiirler sana yazıldı. Sen ki Everest'in yüce doruğu, Gözlerime sinen sevdalı buğu. Haberin oldu mu: Ey! Nazlı Kuğu: En güzel şiirler sana yazıldı. |
Yabancı Hangi cennetten geldim bu cehenneme Ki her yokluk bendedir, her acı benim Baltalar kıyasıya inmiş gövdeme Bak! Şu devrilen hayat ağacı benim Bir gün beni de unut her yalan gibi Adımı sokaklara tükür kan gibi Oysa ki yaşadıkça bir çıban gibi İçinde sızlayacak o sancı benim Terkedilmiş eski bir şehircesine Sensiz yaşıyor o can verircesine Tutuşmuş özleminle erircesine Bir zaman sevdiğin bu yabancı benim |
| Saat: 07:50 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık