MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

TheGrudge 3 Eylül 2006 02:08

Gitsem

Kendimi alıp da gitsem.
Beni bıraksam da gitsem.
Hafızamı silip de gitsem.
Hiç durmadan gitsem.

Sırtımı toprağa versem.
Yüzümü yağmura dönsem.
Sırılsıklam ıslansam.
Sonra güneşle sevişsem.

Çıksam dağlara,ağlasam.
Kendimi alıp da gitsem.
Beni bıraksam da gitsem.
Hafızamı silip de gitsem


kambis 3 Eylül 2006 02:10

KIRIK ÜÇGEN
Şarkılar dokunmuyor artık
Onları sen söylerdin
Sendin kadehlerimde buğu
Sendin plaklarda dönen ...
Şimdi sen
Ellerinde kırık bir üçgen
Ben avuçlarımda papatya
Yalnız olacağız artık .
Belki ta derinliklerinde bir tortu
Geçmiş baharların hikayesi
Belki kin , belki nefret
Evet
Yalnız pişmanlık istemem ...


asparagas23 3 Eylül 2006 02:14

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın

En görkemli vaktinde yıldız alacasının

Gizli bir yılan gibi yuvalanmış içimde keder

Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genç kadın...


Mystic@L 3 Eylül 2006 02:15

Ya, Zaman ?

Umutların simulasyonundaki sanal,
hayal bir aşktı senin ki..
Hala ne diye düşünürsün, her doğuşta ölürsün bilmem ki?

Anılar neden hep ille de özlenir?
Yüreklerde bir neden közlenir pişman
Her feryatta, figanda saklı durur bir isyan
Hasretteki özlemde bir keder ve acıysan
Sözlerinde bilmeden bir teselli arasan
Çilingir sofralarda sarhoş olma isteğidir isyan.
Keşkelerin acımsı tadı efkar dolusu kadehte
Sarhoş şarkılarda,
gecenin raconudur hüsran!

Vuslatın ütopya öyle bir kartopu ya, zaman
Belki yaşanmamış anıların uçurumuna yaklaşan
Seni üşüten belki de yakan içinde büyüyen bir hafakan
Bir kartopu ya zaman;
bir zamana özlem, kartopundan..


arwen 3 Eylül 2006 02:16

O Beni Tanıyor




Gidemem
Gitmek için gelmedim
Kalmak için buradayım
Sensizliğe hüküm giydim biliyorum,
Senin için değil
Danyal Peygambere hürmeten geldim bu kente
Kalemi kırılmış mahkumun şimdi,
Senin olsun devşirme gülüşler
Şuh vaatlerde kendini kaybet
Mutluyum de inadına sonra
Dönüşü olmayan bir kuyuya at kendini
Ama bir daha da karşıma çıkma
Herkes kendi yoluna
Ama unutma
Bizim yolumuzun bittiği noktada
Senin yolun daha yeni başlar!
İşte o zaman hasret tüketir
Acılardan, hüzünlerden, gurbetten
Ruhumun gölgesini damıtırsın,
Seni ben kaybetmedim
Seni sen kaybettin,
Hakkettiğinden fazla değer verdiğimden oldu belki
Ama aslında kazanan benim
Seni değil
Ben kendimi kazandım
Onun için gururlu ve mutlu
Onun için sensizliğe şükür ederim,
Ve beklerim..
Seni değil
Ben daha tanımıyorum
İçimden bir ses “ama o seni biliyor” diyor.


Misafir 3 Eylül 2006 02:19

Hoss Geldin Kadınım

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş legenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin



ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.


Nazım Hikmet Ran


Mystic@L 3 Eylül 2006 02:20

Yadsımalar

Zor anlarımda, yalnız zamanlarda
Düşüncen ve yüzün, bir ışıktı bana
Aydınlatırdı yolumu, seni düşünmem
Senin varlığın, sen olman güzeldi.

Şafak sökerken,
Katılırken işçi kervanlarına ben
Egzoztlu yolların tozunu yutarken yani
Gözüm yolda, ama aklımın bir ucunda sen
Senin güzelliklerin, olur olmaz nazın, edan
Bir kahkaha bile düşürdüğü olurdu
Alacasına şafağın bazan.

Var olman güzeldi senin, benim olman belki de
Hiç bu kadar yakın hissetmezdim kendimi
Hiç kimseye hiçbir zaman bu kadar
Fotoğraflara yada teyplere bakarken demiyorum
Sırf hayalimde canlanan yüzünle de bile
Öyle güçlüydü ki uçurumlarında çizgilerin
Brigitte bordo yu izliyor gibiydim
Yetmiş ekran televizyonda yüzünü
Bana usulca gülümseyen ve biraz da munzurca.


arwen 3 Eylül 2006 02:21

O da Evimde Hala



Seni uykudan hemen önce
Ağlayarak andığımda,
Hasretin taşıyor rüyalara...
Bir garip hüzün mevsimi
Üşütüyor iliklerimi.
Gecenin siyah zülüflerinde,
Bir keder damlası oluyor,
Düşüyorsun gözlerimden.
Ve kaç gece vardır ki bilemezsin.
Odanın içinde dört döndüğüm.
Kaç sabah vardır ki yemin bozup,
Tekrar resmini ellediğim.
Seni nasıl bir sevmişim,
Nasıl bir değer vermişim ki,
Kapının ucunda çıkarıp gittiğin,
O kırmızı terliklerin,
Daha hala aynı yerindedir.
En son onu ısıttı diye tenin,
Bugüne kadar hiç ellemedim.
Bir de küpelerin var,
Hani o senin inci küpelerin.
Nasıl unutmuşsan giderken,
O da evimde hala.
Ver her baktığımda o hatıra,
Canlanır durur gözlerimin ucunda.
Sen doğum gününü unuttum diye,
Üzülüp sitemle bakarken gözlerime,
Bir çırpıda çıkıvermişlerdi cebimden,
Ve beni hiç unutmaman dileğiyle,
Kulaklarını süslemişti o inci küpen.
nasıl unutmuşsan giderken,
O da evimde hala.


ahmetseydi 3 Eylül 2006 02:23

Hemen yazsam, uzun söze ne gerek.
İsminin her harfi, kalbe kazıldı.
Senin gibi güzel olsun diyerek:
En güzel şiirler; sana yazıldı!

Seni kıskandılar nazlı eceler,
Göznuru döküldü günler geceler,
Yan yana dizildi inci heceler:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Selam olsun saçı altın telliye
Sevda düşen gönül döner deliye.
Sevginden bir damla taşısın diye:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Seven her gönülde yandı çıralar,
Alt alta dizildi düzgün sıralar.
Kafiye bezendi yüklü mısralar:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Sevgiden Dergâh'a çökülüverdi.
Sanki can evimden sökülüverdi,
Kalbimden kaleme dökülüverdi:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Eşsiz bir güzeldin, kendin de şaştın,
Kalplere sığmadın taştıkça taştın.
Dillere destandın Fizan'ı aştın:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Olmuyorsa dedim hiç heceleme,
Yazamazsam diye düştüm eleme,
Gözyaşım karıştı kağıt kaleme:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Bin-bir çile ile verilen emek...
Bunlardan haberin olmadı demek!
Hasret geceleri... Sabahlara dek:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Sevgi damlaları geldi silsile,
Heceden vezinle yerleşti dile.
Senin kadar güzel olmasa bile:
En güzel şiirler sana yazıldı.

Sen ki Everest'in yüce doruğu,
Gözlerime sinen sevdalı buğu.
Haberin oldu mu: Ey! Nazlı Kuğu:
En güzel şiirler sana yazıldı.


Mystic@L 3 Eylül 2006 02:23

Yabancı

Hangi cennetten geldim bu cehenneme
Ki her yokluk bendedir, her acı benim
Baltalar kıyasıya inmiş gövdeme
Bak! Şu devrilen hayat ağacı benim

Bir gün beni de unut her yalan gibi
Adımı sokaklara tükür kan gibi
Oysa ki yaşadıkça bir çıban gibi
İçinde sızlayacak o sancı benim

Terkedilmiş eski bir şehircesine
Sensiz yaşıyor o can verircesine
Tutuşmuş özleminle erircesine
Bir zaman sevdiğin bu yabancı benim



Saat: 07:50

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık