![]() |
Ağlarken kimse görmedi beni Ağlarken kimseler görmedi beni Kimselerde göremezdi Çok ağladığım geceler olmuştu oysa Hıçkıra hıçkıra yanlız başıma O terkedilişlerin ardından Dimdik duruşlarım Gidenlerin gözlerine şahin bakışlarım İçimden geçirdiğim yıkılmadım ayaktayım tavırlarım Her nekadar ciddi duruşlarımda olsa Ben yanlız kaldığımda çok ağladım Ben yarsiz ben sevdasız ben aşksız Ben yanlızda çok kaldım Asaletli Ağır yürüdüğüme aldanma Ben gizli gizli çok ağladım Hep terk edilmişliğin Hem sevdalıdan hem dosttan çok çekmişliğim Hepsinin birikmişliğindendir Böyle tek kalmayı seçişim Bu yüzdendir insanlardan kaçışım Bu yüzdendir aklımı kaçırışım Sırlarımızı söyledik dostlarımıza Dostlarımız anlattı dostlarına Aşklarımızı soktuk ortamlarımıza Ortamdan geri gelmediler tarafımıza Ben dostlara, ben sevdalara Ben arkadaşlarıma kızdım Ben karanlık gecelerde Gizli gizli gerçekten çok ağladım Ağladım ağladım Hep kaderime yandım Ben sabahlara kadar içip Bir park köşesinde çok sızdım Ben bülbül iken yüz vermeyen güle Ben gül iken sırt çeviren bülbüle Ben verilmiş ama tutulmamış her söze Kendimi kahredip çok ağladım |
Zamanlar Ama o zamanlar Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı. Hatırlıyorum... Ya önce sen vardın yürek olarak içimde Ya da aşk vardı önce Gelip içimde kestiğin Hatırlamıyorum... Ben imkansıza dudak bükerdim Sense halime gülerdin... Olsun! O günlerde ben Biraz mutlu biraz umutlu Biraz içliydim Doğrusu en çok da Kelebeklerin kanadına işlediğin Aşkından dertliydim... Güneş ekilip yıldız biçilen Zamanlardı Aşk dediğin belki de Geceye veda etmeyen bir ay’dı... Türküler saklardın derinlerinde Sazından kaçak... Bilmezdin. Ben görürdüm duyardım da Sen bir kez olsun söylemezdin Korkularını zaten Kimselere vermezdin... Ve böylece Sen yağmura Yağmur benim gözlerime hasret Yaşardık... Heyhat! Hep ama hep O imkansıza takıldın da sen Ve belki de bu yüzden Aşk gelip bizi sarsınca yüreklerimizden: Ben ağlardım gözlerim gülerdi... Sen gülerdin gözlerin susardı... Şimdi ben O zamanların renklerini unuttum. Belki mavi, belki sarı, belki aktı... Hatırladığım tek şey Güneşle yıldız arkadaştı... Bilenler bilirdi Çok sevmiştik biz Çok! Ben gönlümden Sen dilinden... Ben unutsam da şimdi Sen hatırlarsın. Sesinde ufacık bir hüzün olsa Ya da acıtan bir özlem gözlerinde Bembeyaz gecelerinde gelirdim sana bu şehrin... Gelirdim... Gönlümden... Ve sen “Hoş geldin" derdin Dilinden.... Kocaman bir çocuktum o zamanlar Belli! Dil nedir, gönül ne? Anlamını bildiğim Şüpheli! Şimdi söyle bana! Kaldıysa geriye ne kaldı? Tek tarafı hesaplı bir sevda Niyeti bozuk bir dava Bir de Sadece dağlara caka satan bir sema... Ama ben bunların hepsini sevdim. Şaşacak bir şey yok! Dedim ya... Ben Güneş ekilip yıldız biçilen zamanlardan geldim... Sonraları Belki de hiç gülmedim Ve sen Kelebeklerin ömrünün üç gün olduğunu Hiç bilmedin! |
Aşka ve Sevgiye Dair Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın |
Birde Uzaklardaki Sen Yalnızlığın garip hüznü Fırtına habercisi Kara bulutlar kadar acımasızdı Çöktü üzerime Yalnızlığım ve ben Birde uzaklardaki sen Kopacak fırtınayı Sessiz sakin bekliyorum Sen uzak diyarlarda Başka, başka gönüllerde sefa sürerken Ben çaresiz bir başıma Yalnızlığın dehlizlerinde Kayboldum, korkuyorum Arkama bakıyorum Zifir karanlıklarda Cirit atan zebaniler arsız Kulaklarımda kahkahaları Sol yanımda koca bir delik Yürüyorum yalnız Kirpiklerime salıncak kurup Uyuklayan yarasanın Kanatları perde gözlerime Yüreğim haykırıyor sessiz, dilim lal El yordamıyla ilerliyorum Düşe kalka tökezleyerek İleriye uzaklara bakıyorum Ufukta görünen hiçlikte Kara bulutlar var İnatla beyaz giymeyen Korkuyorum gelecekten, özlüyorum seni Beyaz lekesiz güne düşüp Yaşamak sil baştan tek dileğim Dört nala koşuyor gece ve gün Yakalamak ne mümkün Hayallerimde at koşturan Çaresizliğime tek arkadaş Yalnızlığım ve ben Birde uzaklardaki sen |
Çınar Gibi Olmalı Sevgilin olmalı... ...yanında huzur bulduğun... ayrı geçen anlarında onu düşündüğün yada bir dostun olmalı... sen gizlice sevmelisin.. o bilmemeli nasıl sevdiğini... aşık olmalısın delice... özgürce.. korkmadan söylemelisin sevdiğini.. ve hiç kimse umurunda olmamalı öyle bir sevmelisin ki... bıkmalı ayrılıktan... onsuzluktan... mutluluk olmalı birde... senin gözlerinde başlamalı... onun yüreğinde bitmeli cümleler... düşünmemeli yarını... hep bugünde olmalı... kaçırmamalı güzellikleri... mutlulukları... öyle sevmelisin ki... kelimeler yetmemeli onu anlatmaya.. neden sorularının cevabı hep ismi olmalı... aşk olmalı... sevgi olmalı.. aşık olmalı... sevgili olmalı... birde kaçmamalı... korkmamalı.. benim gibi olmalı... senin gibi olmalı... aşk sen... sen, ben olmalı.. |
Yanımdaki Uzaklık Sanki kelimelerin mola verdiği bir zamanda Karşımdasın Susmaktasın Bir süre için duyamadığımız iç seslerimizi İnatla unutmakta sonra ezberlemektesin Bi damla sağ gözünden senin Bi damla sol gözümden benim Bütün yollarını dolaşıp bu şehrin Sanki birbirimizi bulamamışız gibi İşte bütün bu hissettiklerini Sesli anlatsan Kimseye söylemem Kimseye söyleme Biraz daha konuşsan Sustuğun günlere saysan Biraz ağlasan Biraz ağlasam Kimseye söylemem Kimseye söyleme Yok! Seni,bana bağlayacak olan bir ip Bulamayacağım. |
Yalnızım Ben Yalnız gecelerimde hep o şarkı vardı dilimde Hasretinle erirken ben son mektubun elimde Koklamaya sevmeye doyamazken seni Ayrılık böldü bizi ikiye ama sevdan hep yüreğimde Kulaklarım şarkımızı duymadan Gözlerim seni karşımda görmeden Ellerim bedenine dokunmadan Uyku girmez gözüme seni bir kez olsun öpmeden Şimdi mahkumum ben ayrılığa Gecem gündüzüm gömüldü karanlığa Ben artık eski Gürkan değilim tanıyamazsın Sensiz yaşayamam, mahkum oldum yalnızlığa. |
Yanlızlığı tarif edebilirmisin. Adını koyabilirmisin içimdeki bu sancının Tutup koparabilirmisin Gönlümdeki bu kangern yarayı Dindirebilirmisin Gözlerimdeki sağnakları Ateşe verip yakabilirmisin Kül edebilirmisn Ben yanmadan içimdeki sevgini... Hadi gel o zaman Hadi ben beceremedim Beceriksizim Hadi sen unuttur bendeki seni... O asi fıratın önüne set çeksen durdura bilirmisin Yere bir damla yağmur düşmesin diye Bütün gök kubbeyi kapata bilirmisin Sağır karanlıklar acıları getiriyor diye Güneşi hep yanında tutabilirmisin Mutsuz ve buruk göz yaşı olmasın diye Yarınlarında Kaderini kendin yazabilirmisin Bir gün bir köşede Azrail durunca baş ucunda Daha çok erken git diyebilirmisin... Yapabilirmisin Yapamazsın elinde değil İşte benim sevdamda böyle İçimdeki o asi fırat Yokluğunda durulurmu sanıyorsun Gözlerimdeki sağnaklar Gözlerin yarınlarıma doğmadan dinermi sanıyorsun Ateşe verip yaksan Kül etsen beni küllerimden yeniden doğarım O deli sevdam bitermi sanıyorsun Ben birtek seni sevdim BİR TEK SENİİİİ Ölsem bile bu aşk bitermi sanıyorsun.... |
Ben Vazgeçtim Müebbetten Şimdi sen yoksun ya, Gecelerimde, Sevmelerim kayıp, Sevişmeler ayıp bana Senin deli hastretlerinin, Kastı varken canıma, Son kurşun gidişin oldu, Namlu dayalı şakağıma. Şimdi sen yoksun ya, Gecelerimde, Hani bir veda bile etmedin ya, Giderken, Bana bıraktığın anıların ve her şeyin, Yattığım yatak bile, Sanki diken, Seni sevdiğim için, Cezam idam olsun, Ben vazgeçtim müebbetten. Bana kirpiklerinden bir darağacı kur, Sana olan sevdamı oraya asacağım. Ben senin sevdana gönüllü müebbettim... |
http://img117.imageshack.us/img117/8422/yagmurtopho6.gif Yağmur yağıyor. Ve yere düşen her bir damlanın çıkardığı hoş ve tatlı ses, beynimin en ücra köşelerine kadar işliyor, kalbimin taşlaşmaya yüz tutan noktalarına serpiyorum. Sonsuzluğa dalmanın hazırlığı içinde bir an gözlerimi kapıyorum. Gözlerimi açtığımda pencerenin kenarında, karşı binanın çatısında kanatlarını açmış, yağan yağmurla duş yapan bir kuşla karşılaşıyorum. Daha da artan sağanak yağmura aldırış etmiyor. İçimde bir an bir inkılap doğuyor. Delicesine sağanak yağmurun altında koşmak. Kime mi, neye mi, niçin mi? Hiç düşünmeden yokluğa, meçhule... Nasıl ulaşacağımı bilmediğim özgürlük sevdası için. Dalgalarıyla sahilleri döven deniz kadar sebepsiz. Fakat bir anlık. Karşı binanın duvarlarına senelerin tozları dökülmüş. Her zaman münzevileşen, her zaman ölüme daha da yaklaşan bu bina. Yağmur bu tozları yıkamak, silmek istiyor. O da biliyor bunun imkansız olduğunu ama bir çaba. Belki de bir sevda. O da biliyor Ferhat'ın dağları deldiğinin koca bir yalan olduğunu! Yağ yağmur yağ! Gönül ister ki hiç durma. Fakat her aşkın bir bitişi, her fırtınanın bir dinişi, her mumun bir sönüşü olduğu gibi sen de bizi bırakacaksın. Dirilttiğin anılar yeniden cesetleşecek. Özgürlükmüş, sevgiymiş, aşkmış. sensiz hiçbir anlamı yok bunların. Hepsi sana muhtaç. Ben bile... |
| Saat: 21:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık