![]() |
Yan yana adının yanınına koydum adımı anlamları çoğaldı, ben oldu sen oldu biz oldu yaşamının yanına koydu yaşamımı varlık oldu teklik oldu çokluk oldu kalbinin yanına koydum kalbimi nehirlerin birleştiği denizler gibi coştu dalga oldu girdap oldu tufan oldu sevginin yanına koydum sevgimi denizler okyanus oldu geceler gündüz oldu ölüler yaşar oldu senin sesini duydukça parladı gözlerimin içi yeni doğan bebeğin saflığında kış bahar oldu kötü iyi oldu ceza armağan oldu seni sevmekle başladı her şey sensizlik ölüm olurdu Deniz Önderoğlu |
Gitmene az kaldı biliyorum Sensizlik korkusu çoktan sardı yüreğimi Sen olmadan bu yürek bilirmi kendini Susma sevdiğim Birşeyler söyle Ama kırmadan incitmeden Bendeki seni öldürmeden Konuş sevdiğim Henüz seni seviyorum demeye vakit varken Gitmene az kaldı biliyorum Ölüm bile korkutmaz beni diyordum Gerçi hala ölmekten korkmuyorum Sensiz yarınlara açmaktansa gözlerimi Ölü bi bedenle dolaşmaktansa dünyada Görmeden yaşamaktansa o güzel gözlerini Ölüm bile fayda etmez sevdiğim Gitmene az kaldı biliyorum Ama ben SENİ HALA VE HALA ÇOOOOOOOOOK SEVİYORUM... ŞERMİN YAYLALI |
BİR DAMLA AŞK Doyumsuz yüreğim bu gün son bulacak Eşsiz güzelliğin yol açacak Bir damla yaş kan gibi akacak Sana söylemeyemediğim bir kelime yağacak gökyüzünden Bir yol bir ışık açacak Sonsuzluk Gitmeme üç dakika var Her dakikada hasretin yüzüme Aşkınsa yaralı ve kanlı kalbime vuracak Yüreğinde yer bulabilsem keşke O görkemli hayata sürüklüyor senide, benide Nereye bilemem ama şu kesin Senin olduğum her yerde bir parçam sende olacak Ne sevgim nede ben Ne sen ne o güzelliğin Ne de o soğuk para Sadece aşkım kalacak sende... |
h, şu aşk yatağında Bir kez daha yorgun uyuyakalmışım Bir ağaç gördüm yeşil tomurcuk dolu Güneşin altında. Düşünüyordum rüyamda Bu güneş altındaki ağacı: Zamanı gelince beni bu Yeşil ağacın altında gömsünler. Sonra senin yayında uyanınca Bembeyaz çarşaflar içinde: Ah, beni bu çarşafların İçine gömsünler diye düşündüm. Ve perdelerin arasından süzülen Yumuşacık ay Hareketsiz, sessiz düşünüyordu. Benim cenazem ne zaman? Daha sonra bacağına Ve ılık vücuduna sarılmışken Düşündüm: İlerde Beni bu kolların arasında gömün. (Çev. Turgay Fişekçi) Bertolt Brecht |
Duyuru Sefil bir nazara geldim nargile içinde duman Baharsız sevişme edasındayım kimsesiz İzah edemiyor durumumu hiçbir argüman Ya bitir bu gelişmeyi kökünden Ya da kısa dalga birşeyler çalınsın Yine eskisi gibi radyolarda Hani megahertz filan bazı sırlar veriyordu Metalik sesleri ve bordroları olan saygın adamlar. Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde El tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara Kaldırdık tüm tutuşmaları Yasak kelime oyunu yapmak Yalan söylemek mecburi Ve serbest ayyuka çıkmak Artık yağmur sonraları toprak kokmak yasak Tomurcuklanmak günah Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak Kimse ölmesin diye kimsenin aklında Her sevdalı verdiği sözü geri alacak Güneşi, ayı hatta hiçbir tabiat olayı Şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya Ne deniyorsa ona atacak kalp Ve süresi yirmidört saate çıkarılacak Meskûn mahalde ağlamanın... "Ne verdin de ne istiyorsun" yazacak ilkokul fişlerinde Ve her gün Her sevişmede Veresiye değil Peşin satan kazanacak. Yılmaz Erdoğan |
Bir gül düşün Bİr GÜl DÜŞÜn YeŞİlİnden Baharindan Uzakta Kirlarda Yapayalniz Susuz KalmiŞ Boynu BÜkÜk Kurumaya YÜz TutmuŞ Yapraklari Kirik DÖkÜk YaĞmura,bİr Damla YaĞmura Hasret YaŞamasi İÇİn Tek Ümİdİ O.... Bİrde Benİ DÜŞÜn SevdİĞİmden,aŞkimdan Uzakta Koskoca Şehİrde Yapayalniz Duygularim ParamparÇa GÖnlÜm HÜzÜnlerle Dolu Hayallerİmle Dertlerİmle BaŞbaŞa Bİr Tek Busene,bİr GÜlÜŞÜne,bİr Tek SÖzÜne Hasret YaŞamam İÇİn Tek Ümİdİm Sensİn by sempatik_25 |
Akın akın yol alırsa göçmen kuşlar gül kurusu rengi ufukları yararcasına Gökyüzünü mekân bellerse küme küme zifiri karanlık bulutlar Süzülürse salına salına dalından güneş sarısı ölü yapraklar Titretir içimi tâ uzaklardan kopup gelen kış mevsiminin o buz kesen nefesi Uğuldatır bir anda kulaklarımı hırçınca esen o poyrazlarının sesi TİMUR İLİKAN |
Adam Gibi.. Bir gün gideceğini biliyordum. Ama geri döneceğini asla Ben seni seni adam sanmıştım Çok yanılmışım oysa Git gideceksen adam gibi Sakın dönme bir daha geri Maziden sevgimizden eser kalmadı ki Bir daha yaşayacak o aşk kalmadı ki Sakın bana yalvarma böyle olmasını sen istedin Tertemiz bir sevgiyi sen berbat ettin Beni bu hallere koyupta gittin Gittin ve Bittin... Git gideceksen adam gibi Sakın dönmeyesin bir daha geri Mazideki sevgimizden eser kalmadı şimdi Bir daha yaşayacak olsak o aşk kalmadı ki by sempatik_25 |
BENİ KÖR KUYULARDA Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. Ümit Yaşar Oğuzcan |
sevgi dedıgın sana olan sevgimi nasıl anlatsam... neyle anlatsam.. bendeki de laf işte... sevgi aracla mı anlatılır mış... sevgi dediğin zaten kendini belli eder... kalpten kalbe bir yol vardur derler ya... o yolu kapama yeter ... sevgim elbet gelip seni bulur... by sempatik_25 |
Tabiat Odam Severim kırlarda ben yaşamayı, On iki ayı. Severim kırların yeşil göğsünü, Bütün süsünü. İstemem başımın üzerinde dam, Tabiat odam. İstemem topraktan başka bir yatak, Kehkeşanlar tak. Kuşlardan savrulan bir incecik tüy, Ahmet Kutsi Tecer |
Kapıkule zindanlarına girdi hislerim Her yerden su akıyor neminde tenim Aylarca prangalı yalnızlığına esirim Ne ışık vardı ne ümit nede tesellinde! Gittiğin gün Öylesine sıcak kuraklık hakimdi çöllerinde Çatlamış dudaktan hançer saplanır döşüme Sonsuz kum topraklarda hayalin ölümünde Birkaç çalı-yeşillikte anıların inler halime! Gittiğin gün Sanki toprağım ayrıldı bir bir köklerinden Birikti sular arkımda yanardağın sönerken Güneş ve susuzluk aldı aşk yörüngesinden Örttü makberimi sensiz kalan istikbalimde... safet kuramaz |
EVİN HALLERİ Evin yalın hali İster cüce, ister dev Camlarında perde yok Bomboş, ev. Evin -i hali, sabah, Geciktiniz haydi! Uykuların tatlandığı sularda Bıracaksınız evi. Evin -e hali, gün boyu, Ha gayret emektar deve! Sırtınızda yılların yorgunluğu Akşam erkenden eve. Evin -de hali, saadet, Isınmak ocaktaki alevde Sönmüş yıldızlara karşı Işıklar varsa evde. Evin -den hali, uzaksınız, Hattâ içinde yaşarken Aşkların, ölümlerin omzunda Ayrılmak varken evden. Behçet Necatigil |
Bakışların Biliyorum, simdi uzaklardasin. Sesimi duyamaz, elimi tutamazsin, halimi soramaz, gözyasimi anlamazsin. Son bakisin benim zindanim oldu. Gitmiyor, gitmiyor, aklimdan çikmiyor. Affetmez bakislarin, yüregim sizliyor. Ask hatasi çok zor oluyormus, Anladim, ask zindani ne yapiyormus. Bagislarmisin yansam yaninda. Bir ömür boyu dursam basinda. Bak güller soldu, askim hüsran oldu. Son bakisin benim zindanim oldu. Ahmet Arslan |
Aşk gitmeden Gitti çok şeyler Baktım kaldım Güçlü olmam gerekti Olamadım Belki baştan sona yanlıştı Ama yine de Bendeki en doğru yanlıştı burcu erten |
Buzdan heykelini, Yapmak istedim. Erimesin diye, Hayellerimle gölgeledim. Ama ne fayda, Ortamın ısısıyla, O eridikce,bende eridim. Seni ayakta tutmak, Umutlarla avunmak, Boş bir sevda olduğunu, Çok geçde olsa bildim. OSMAN TUNÇALP |
Unutacağım Yaşanmış ne varsa içinde senle olan Yaşanmış ne varsa içinde aşk kokan Hepsini silip unutacağım.. Aşkını unutacağım.. Seni unutacağım.. Yollarımdan İsmini,Kulağımdan sesini Yüreğimden sevgini.Hayallerimden gözlerini Hepsini silip unutacağım.. Aşkını unutacağım.. Seni unutacağım.. PARKERLİFE |
Geride Kalanhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgara bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif Hüseyin Yurttaş |
Son YolculuĞumda... Yine bu gece andım seni Ellerim kalem tutmazken Gözlerim hayalini kurdu Dudaklarım dudaklarına dokunamazken Yüreğim hep seni andı Gelmeyeceğini bilsede hep kendi kendine avundu Yollar seni geri getirmese de bana Beni sana getirecek bir gün O gün dua ettiğin gün olacak Son yolculuğumda Ya sen bana geleceksin bir daha dönmemek üzere Ya da ben sana geleceğim zamana kapılarak unutulmak üzere... by sempatik_25 |
Öyle Yıkma öyle yıkma kendini öyle mahsun, öyle garip... nerede olursan ol içerde, dışarda, derste, sırada, yürü üstüne üstüne tükür yüzüne celladın fırsatçının, fesatçının, hayının... dayan kitap ile dayan iş ile tırnak ile, diş ile umut ile, sevda ile, düş ile dayan rüsva etme beni! Ahmed Arif |
Sevda Çınarı Neydi o günler gelip geçerdi. Neşe sevinç,coşku içinde Annemin sevinci,babamın sesi Delerdi içimi bir mermi gibi... Ah! ...Köyümün akan pınarı Pınar koruyan sevda çınarı İçimde dolanan AŞK fırtınası Salıyor köyümün dört yanını Gözümü açıyorum acı,nefret... Çirkeflik dolmuş içim,dışım Ağlıyorum, birçare halime Maziyi anıpta da, dolan gözlerle. artık ğüvenim yokki dünyaya Şu dost görünen, sahte simaya Duyun, inanmıyorum sevda sözüne İnansam ne çıkar,değişen nedir? Muzaffer Arslan |
özlemek güzeldir özlüyorsa özlenen beklemek güzeldir benleniyorsa beklenen ve sevmek güzeldir seviliyorsa sevilen aklımdan yazdım alıntı değil |
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ Cezmi Ersöz |
Ağlayamıyorum... Bu yaraya tek çare gözyaşı Ağlayamıyorum... Hayatıma gelişin ve her gelişin bir gidişi Gelişin aydınlıktı, Koca İstanbul kanatlarımın altındaydı.. Gidişin karanlıktı, Tüm ışıkları söndü sokaklarımın.. Yüreğim varoş,yüreğim yangın yeri Bilemedim, Bilemedim sevdama bu kadar yakışacağını Aklıma,yüreğime bu denli kazınacağını bilemedim Bana kimse sen gibi sarılamazdı Kimse ama kimse sen gibi can olamazdı.. Şimdi soruyorlar bana Serseri,avare yüreğime Neyin var ne bu puslu gözler Nryin var ne bu sus pus oluşlar Dilimden birkaç sözcük dökülür Çok sevdim be,çok sevdim... Sen gözlerinde kaybolduğumdun Her yorulduğumda sığındığımdın Aşkıma en çok yakışandın.. Sen gelecek üzerine tek planımdın Hayallerimin tek gerçeğiydin Ellerimin ellerinde ilk titrediğiydin... Kayboldum.. Sensizlikte... Kayboldum gönlümün varoşlarında Sana çıkmıyor artık hiçbir sokak Ardında değilsin çaldığım hiçbir kapının Hayat bize kalmadı..Sen uzaksın sesin uzak... Gözlerimde akşamları karşılıyorum Kapkaranlık dünyam yokluğunda Habersizsin beklemelerimden, Habersizim senin hallerinden.. Düşünüyorum.. Yine seni Gecenin bu kör saatinde Sensizlikte Senli günleri düşünüyorum.. Bilmiyorum Şimdi nerdesin,napıyorsun Gözlerine başka gözler,ellerine başka eller değiyor mu? Bilmiyorum.... Düşlerin var mı?Düşlerin kimin üzerine. Belki aşıksın bir başkası var Bir başkasına çarpıyor kalbin Belki... Ya da hala beni düşünüyorsun Sende ulaşamıyor sende yanıyorsun.. Yoksa boş mu verdin düşlemeyi Ne beni ne kendini Hastasın belkide, Ya da ağlıyorsun. Belkide benim ağladığım şu dkkalarda Sen gülüyorsun... Sen gece ay ışığımdın Şehrimin en güzel sokaklarıydın Sen benim varoşlarımdın Sen benim yaşayamadığım çocukluğumdun Umutsuzluğumda tek umudumdun.. Sen aşkına tek ağladığımdın Aşk denilen kavramın bendeki karşılığıydın.. Sonsuza dek son nefesime dek sensizlikte çaresizlikte beni sevsende sevmesende unutmus olsanda hatrında olsamda Tek sevdiğim aşkıma ömrüme tek bedelim tek yakışanım.. sen benim mabedim tek gerçeğim... poyraz gökhan |
Sen Ben Biz Üç beş sayfa koydum masaya Birde kalem aldım elime Bir sayfa benim, bir sayfa senin Son sayfada bizimdi Beni bir satırda anlattım Seni bir sayfada Bizim sayfamız boş kaldı Kalemden kıskandım, kağıttan kıskandım Bizi kendimize sakladım O boş sayfanın yerine Bize ait her şeyi Kalbime yazdım. Ben ve Sen Aramızda bir uçurum Kıyılarında çiçek boşluğunda çiçek kokusu Bir ucunda sen diğer ucunda ben Sana ağlar gözlerim seni göremeden Sana çarpar yüreğim seni her an özleyen Bir kıyıda sen bir kıyıda ben Aramızda sonsuzluk var seni benden esirgeyen Ya sensiz acı çekmek yada sonsuzlukta Sensizlik ile ölüm arasında bir tercih yaptım Sensiz yaşamaktansa bedenimi boşluğa bıraktım. Ölürsem sevdiğim sana doyamadan Bir mezar kazdır ama ağlamadan Tabutumun rengini isterim kara Örnek olsun tüm sevip de ayrılanlara Eğer bir gün yolun düşerse o mezarlığa Otları sararmış bir mezar ara Orda sana tapan bir sevgili yatıyor Gün batar hasretim çöker içime Bir garip olurum senden uzakta Gözümde büyür mesafeler Bir şeyler düğümlenir boğazıma Dar gelir o zaman bomboş sokaklar Sığdıramam yüreğimi koça şehre Hiçbir şey istemem yalnızlığıma senden başka Bir tek hayalin yeter ıslak gözlerime |
Bir akşam üstü hava çakır keyf Düşüncelerim dağınık Kulağımda bir ayrılık şarkısı Gözlerimde uzuyor yollar Bu yollar ki beni sana getiren ve şimdi seni benden alıp götüren Uzadıkça uzuyor yollar uzadıkça uzuyor Korkak yağmur damlaları camda Direksiyonda ellerim titriyor Geçtikçe yollarda hep senin izlerin Hatırladıkça inan çok canım acıyor Oysa söz verdim yüreğime ağlamayacağım Oysa söz verdim yüreğime ağlatmayacağım Oysa söz verdim yüreğime acıtmayacağım Yüreğimin karşısında belim bükülüyor ahh bu yollar yollar uzadıkça uzuyor Gururumun pençesinde bu akşam Amansızca bir kaçış yaşıyor Oysa bu kaçışlar yaşanmışlıklarda boğuluyor Yollar uzuyor uzadıkça uzuyor Yağmur hırçınlaştı camlarda şakıyor Bir veda şarkısı kullağımda bitmiyor Bu şarkılar hep dönüp dolaşıp seni bana getiriyor Oysa kapatsam susacak biliyorum Sessizlik saracak bedenimi Sensiz kalacak sensiz herşey Yollar bitecek biliyorum Kaçışlar bitecek Yaşanmışlığa dair herşey bitecek Bu yollarında sonu var Bu yollar da bitecek biliyorum Bir sigara yakıyorum Camdan içeri bir rüzgar çılgınca sarkıyor çam ve toprak kokusu getirip ruhumu okşuyor Birkaç kaçamak yağmur damlası yüzümde Dayanılmazlığın büyüsünde ani bir fren beni durduruyor. Kahkahalar atıp tüm çılgınlığımla Yağmurları kucaklıyorum yağmurlar kucaklıyor beni Bu hayat benim bir ben daha yok olmayacakta Üzüntüler neden Kahroluşlar neden Kaybolmalar neden Yine yollardayım yollar tüm güzelliği ile karşımda Dilimde dolanan tatlı bir melodi Söz verdim yüreğime ağlamayacağım Söz verdim yüreğime acıtmayacağım Zaman zaman kayboluşlar yaşasamda, Söz verdim hayat sana Seni yudum yudum içeceğim. Tomris Meteoğlu |
Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Saatlerce kaldırımlarda tur attığımı Şehrin üzerime çöktüğünü Koca şehrin yorganımda yattığını Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Sabahlar bitirmedi gecelerimi Akşamlar getirmedi Doğmayan güneşim sendin Düşmeyen ateşim Şakaklarıma yağarcasına Güvendiğim dağlara kar yağdı Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Kalabalıklara attım kendimi Kim, nereden bilecekmiş ki?! Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Gölgeye sığmadım Gölgem sığmadı Gün gelir söylerim sandım Güneş doğmadı Rüyalarıma girseydin keşke Olmadı işte olmadı Seni sevdiğimi kimseye söylemedim İçin için ağladığımı görmediler Yalnızlık yorgunuydum Ne elimi tutan oldu Ne halime yanan Görmedim duymadım neler dediler Hiç biri senin yerini tutmadılar Senin gibi sevmediler Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Mevsimlere yıllara inat Üstümden çığ gibi geçti zaman Çiçekler açtı, yapraklar döktü Göçmen kuşlar havalandı yüreğimde Bana mısın demedim Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Dalıp gittim üçsüz bucaksız göklere Sanki ufuktan gelecekmişsin gibi Şişelere mektup koydum Dalgalardan dilek tuttum Bildin, bileceksin gibi Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Var mıydın yok muydun bilmiyorum Bu ne biçim tutku Allah'ım Hani bir yürek yansa bir gemi dolusu yürek Yürek dayanmaz, dayansa Hani sevenleri korur Hani bir liman olurdun Seni sevdiğimi sana söylemedim Kimselere söylemedim seni sevdiğimi Şehri baştan başa dolaştım Yüreğimi baştan başa Dere tepe düz gittim Kendi kendime ağladım Ağladığımı kimseye söylemedim Kendimden sakladım seni sevdiğimi Rüzgara, buluta söyledim Yokluğunda yandım Sigara gibi Ateş kırkbir Yanık üç Duman oldum Duman oldun Benim oldun Dumanını ciğerime üfledim Seni sevdim işte Daha ne olsun Seni sevdim Seni sevdiğimi kimseye söylemedim Bahattin KABAHASANOĞLU |
SAÇMALAMAK İSTEDİM SAÇMALAMAK İSTEDİM Uzaya gidelim seninle Gel bisikletimin arkasına Pedal çevirmek yorarsa beni Değiştirelim yerleri Mars,Jüpiter,Venüs Hepsinde kalırız Uzay boşluğunda dansta ederiz Ama sakın ayağıma basma Güneşede gidelim sakın unutma Bronzlaşırız seninle Mehtaba karşı oturamadık dünyada O kadar gitmişiz yemek yiyelim bide ay ışığında Sen olunca mevzu Bende saçmalama arzusu Hadi gel uzaya gidelim Gel bisikletimin arkasına |
Eylül Bakışlım Baharda gelmedin yazda gelseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Kaderimi baştan çizemez miydin Bu kördüğümü sen çözemez miydin Daha önceleri gelemez miydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum Seninle doluydum sensiz bomboştum Geç olsa da aşkı sende bulmuştum Ah benim hazanım eylül bakışlım Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak Gönlüm hep seninle ellerim uzak Sen yolun başında ben de son durak Ah benim hazanım eylül bakışlım. Ahmet Selçuk İlkan |
Seni aklıma koydum, Başkasını düşünmemek için. Resmini cüzdanıma koydum, Kaybetmemek için. Hediyeni cebime koydum, Yanımdan ayırmamak için. Seni yüreğime koydum, Senden başkasını sevmemek için... |
BANA GELME Herşeyi bırakıp günün birinde Gitmek istedikçe gidemiyorum Unutup kafamda ihanetleri Sevmek istedikçe sevemiyorum Çıngıraklı yılan içimde şüphe Silmek istedikçe silemiyorum Korkulara yaren böyle her gece Ölmek istedikçe ölemiyorum Sevgi emek ister,yürek ister,uğruna savaş ister sevdiğim. Bir kuru rüzgarla savrulacaksak ayrılıklara,bir yalanla yıkacaksak herşeyi... Bana gelme! Varlığın canımı yakacak,sabrımı zorlayacaksan heran, Her saniye gidecekmişcesine,yüzün hasrete dönük,yüreğimin eşiğinde duracaksan.... Bana gelme! Geride bıraktıklarına ağlayıp,bugünden pişmanlık duyacaksan, Bana;senleyken sensizliği yaşatacaksan, Gelme!Girme hayatıma! Hasretini taşıyamam...Yıkılırım! Zaten harebeye dönmüşüm Bırak hep böyle kalayım Ansızın,sebebsiz terkedilmektense Ben sensizliğide razıyım Beni bende bırak ki bir gün düşman olarak karşına çıkmayayım! |
gizemli bir düştü benimkisi......HAYAT KADAR ANLAMLI NEFES KADAR GEREKLİ ACILAR KADAR GERÇEK DÜŞLER KADAR HAYAL SADECE BİR DÜŞ, HAYAT BELKİDE... HAYATA ANLAM KATAN NEDİR SİZCE AŞK MI? SEVGİ Mİ? YOKSA SADECE VERİLEN ÖMRÜ TÜKETMEK Mİ? KADER Mİ YAŞANAN HERŞEY? BENCE DEĞİL.... HER OLAY BİR YOL AYRIMI YOLU SEÇMEK SİZE KALMIŞ BİR SORUNUN CEVAP SEÇENEĞİ GİBİ BİRŞEY İŞTE İSTER İSTER DE; NE SEÇERSEN SEÇ SANA KALMIŞ!!!!!! KALEM SENİN ELİNDE ARZU ETTİĞİN GİBİ YAŞA HAYATINI DÜŞLERİNDEKİ GİBİ ÖZGÜRSÜN SONSUZ BİR BOŞLUK İ |
KeŞke Keşke herkes biraz sen olabilse Gözleri senin gibi bakıp Senin gibi gülebilse.. Keşke herkes senin gibi sevilebilse Ve sevebilse herkes herkesi Ömür boyu sürdürebilse... Keşke herkes senin gibi konuşabilse Söylese dili, özgürlüğü istese Kıştan da bahar kadar hoşnut olabilse Keşke ömrüm bunları görmeye yetse Gülebilsem, sevinebilsem halimize Ve herkes sana benzese Kaçırmadan gözlerimi, bakabilsem bir dostumun yüzüne Adımlarım hızlanmasa, eski bir öğretmenimi gördüğümde Anılarda senin gibi iyi ve güzel olabilse.. |
Belki gelirsin... Çocukça sevinçlerin çığlığıyla, Kararlı bir yağmur damlası gibi Düşersin omuzlarıma. Rüzgarın güle dokunuşu misali, Okşarsın ağarmış saçlarımı. Bir bahar arefesinde, Belki gelirsin Bahar gelir ardın sıra. Yitirilmiş zamanların kıyısında, Dalga boyu hayaller kurarız. İçimizdeki güneşin doğuşunu izleriz, günbatımında. Aynı rüyaya uyuruz beraber, Aynı rüyada uyanırız. Portakal çiçeği kokusuyla gelen, Billur bir gecenin sabahında, Ay ışığından kalma şarkılarda, Hep aynı nakarat olur mutluluk. Kim bilir? Ölümün buruk tadını Eşsiz bir ziyafete dönüştürmeye Son nefeste de olsa SERAP GÜZ |
Biliyorum, simdi uzaklardasin. Sesimi duyamaz, elimi tutamazsin, halimi soramaz, gözyasimi anlamazsin. Son bakisin benim zindanim oldu. Gitmiyor, gitmiyor, aklimdan çikmiyor. Affetmez bakislarin, yüregim sizliyor. Ask hatasi çok zor oluyormus, Anladim, ask zindani ne yapiyormus. Bagislarmisin yansam yaninda. Bir ömür boyu dursam basinda. Bak güller soldu, askim hüsran oldu. Son bakisin benim zindanim oldu. Ahmet Arslan |
An olsun istemiyorum ellerinden mahrum, Gözlerinden uzak bir zamanın varlığını. Mevsim döngülerinde çaresiz bir yaprak, Fırtınanın ortasında savrulur da bilinmezliğe Yokluğunda kırılır kalır bedenim. Düşlerin; Kuraklıklar ortasında bir damla su Ve ben sensizliğin acısını hiç bu kadar hissetmedim. serkan karalar |
Sana söylediğim tüm şarkılarda, Aşkımı haykırdım duyan olmadı, Kendimi kaybettim hatıralarda, Karşıma gerçekten seven çıkmadı. Kimisi kul etti, kimisi köle, Mutluluk yerine verdiler çile, Hasreti sapladım şimdi kalbime, Karşıma gerçekten seven çıkmadı. O suskun akşamın her saatinde, Kaç gece ağladım duyan olmadı, Yıllarca yaşadım kalbim dolmadı, Karşıma gerçekten seven çıkmadı UMUT BUDAK |
Gurur Duyarım Kızılcık şerbetini içtim demenin, Saklanıp da gizlice seni görmenin, Utanacak nesi var sevda çekmenin, Seni sevmiş olmaktan gurur duyarım. Anlamazlar halimi sevda bilmezler, Gönül bilmez densizler, sevgi sevmezler, Ne acılar çekersin, çare olmazlar, Sana yanmış olmaktan gurur duyarım. Gördüğüm rüyalarda keyifli andın, Hicranı yaşamadın, hep aşkı tattın, Kurumuş çiçek gibi fırlatıp attın, Sende solmuş olmaktan gurur duyarım. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
Senin dudakların pembe Ellerin beyaz, Al tut ellerimi bebek Tut biraz. Benim doğduğum köylerde Ceviz ağaçları yoktu, Ben bu yüzden serinliğe hasretim Okşa biraz. Benim doğduğum köylerde Buğday tarlaları yoktu, Dağıt saçlarını bebek Savur biraz. Benim doğduğum köylerde Şimal rüzgarları eserdi, Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır Öp biraz. Benim doğduğum köyleri Akşamları eşkiyalar basardı Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem Konuş biraz. Sen Türkiye'm gibi aydınlık ve güzelsin Benim doğduğum köylerde güzeldi, Sen de anlat doğduğun yerleri Anlat biraz. CAHİT KÜLEBİ |
Ömür İki tarih arasına sıkıştırılmış, Uzunluğu meçhul süreç... Doğum tarihi şu, Ölüm tarihi bu, Yazılır beyaz, mermer bir taşa... Sonra o gösterişsiz taş, Dikiliverir sessizce, Ağrılardan ve sorunlardan Azade başa... Zembereği boşanmış tatlı canların, Kıyametlerce sessizliğidir ölüm Ve sevenlerin, sevilenlerin ebedi suskunluğu... Ne sevgiliye verilen şirin sözler, Ne sevdaya edilen candan yeminler, Ne de divane gönüllerin doyumsuz coşkunluğu... Sade bir şey var ortada, Sanal iki tarih arasında, Sıkışmış, hazana tutkun hayatların, Hüzün karası yorgunluğu... İşte insan... Dolaşıyor bin bir kurumla, ‘’Evreni ben yarattım’’ dercesine... Ama Doğum tarihi şu, Ölüm tarihi ise Cevabı meçhul bir soru... Tutkuyla yaşanan aşklar, Bir anlık vuslata adanan başlar. Ve sonra, Hayat arenasının orta yerinde, Kader değirmeninde öğütülüp, Hicran ateşinde pişerek, Ucu, üstü açık bir mezarda biten, İntihar etmiş umutların yolu, Sanal iki tarih arasında sıkışmış, Kısacık bir süreç insan ömrü... Nihayet büyük hicret başlarken bekaya, Bir namazlık mola, musalla limanında... Sonra devam eder omuzlar üstünde, Muazzam vakarıyla, Ebedi sükûnete Tek kişilik, Tenha bir yolculuk... Fatihalar, dualar ve âminler arasında, Son bulur Ömür, Ölüm tarihi şu... İki tarih arasında... Selami Ateş |
Bir eylül yangınıydı yüreğimizdeki Bir dokunsalar yaremize benzimiz sararacak Bitmeyen hasret damlalarıydı gözlerimizdeki Sarı yapraklı nehirlere karışacak. Ani bir rüzgar eseniydi ayrılık Bakışlarımızda güz çiçeği sevinçleri saklarken Vuslat kokulu nefeslerimizle ılık Soğuk karanlıklarda ellerimizi yoklarken. Ya şimdi gitmeliydin buralardan Ya da sonsuza dek yanımda kalmalıydın Kaçırmadan saçlarını ayrılık rüzgarlarından Ezelden ecele hep yanımda olmalıydın. akşam geçkini düşer buralara yağmur Ve yanlızlık daha bir çelilmez olur Umutlarım ıslak yapraklar arasında kaybolur Sabahları buğulu guneş yüzüme gülmez olur. Gitme yağmurlar seni bekler Islak saçlarında aşkı tatmak için Gitme yanlız ellerim soğuk akşamlara titrer Sıcacık ellerini yüreğime katmak için. GÜLAY ÇALIŞKAN |
Aldatır Gece Çiçekleri aldatır gece çiçekleri karaduldur yürekleri sevda baksa da gözleri yalandır gülüşleri ağlatır gece çiçekleri.... rüzgarın tılsımlı nefesini yağmurun ığıl çisiltisini ayın gizemli sesini sunar gibi görünür aldatır gece çiçekleri... aldanma sakın sahtedir afilli renkleri sevdaya yanık yürekleri ezer kahreder ağlatır gece çiçekleri... taç yaprağın göz süzüşleri cezbetsede sevenleri aslında sahtedir bir anda yok olur aldatır gece çiçekleri... ne yaparsan yap sığmaz avuca ele güne kapanır hüzünle açılır sinsice geceye istediğin şarkıyı söyle istediğin nağmeyle inle incitir gece çiçekleri nafile sen de kanarsın bile bile... kanar yüreğin gece çiçekleriyle! ... 29.09.2004 Hürrem Yalçın |
kanasın yaralarım yüzüne akmasın göz yaşlarım. namlunun soğukluğunda ellerim yansın gökleri yırtarak avazım uyansın. göğsümde hıçkırık inceden yasım içimde tek bir can hırsımla tutuşan. her savaş sesinde zehirdir yüzüm boyun eğemez hezeyana gündüzüm. köşe bucak, her durak kalacaksa tedirgin dengelerde istisnalar bir o kadar çirkin ! konuştukça cihanda silahlar ---------kaybolur gecelerin mehtabı ne yaşamın sırrı kalır ne vicdanın sorulur hesabı ! dağları gözümde büyütmeden siler can çekişir savaş sesinde harabeler. çırpınır yüzüm ta...uzaklarda, çaresizlik mi yazılı alnımızda ? kapandıkça can evimde kanayan yaralarım, su olur, erir biter...buz tutan acılarım. cihanda savaşın kırılsın dümeni bir ömür tırmanırken ecelin merdivenlerini.Yahya Akbulut |
Siyah Gece.. Bizimdir bu şehir ve bu büyük ülke konuşmaz dışarda sessiz bir kalabalık yürür durmadan.. gözleri uzaklarda..taa uzaklardadır karanlık şafaklara bakarak adımlarlar dünyayı bilirler ki hüzüne kimlik sorulmaz! CAN.. |
Şimdi sen gideceksin, git* Güzelliğini, ulaşılmazlığını al ve git. Bırak beni eski kışımda Yarınımı götür. Gençliğin o yara almaz bencilliğine git. İçinde gitgide büyüyen o yalnızlık kurdunu Güzelliğine dadanan o hastalıklı hüznünü Bırak ve git... Kibirli arzularına, altın gölgedeki kusursuz yüzüne... Yıllar sonra yaşayacağın Unutuluşları, o acımasız kışları bırak ve git... --------- Cezmi Ersöz |
Seni Seviyorum deme bana, Sadece bak gözlerime, Gözler yalan söylemezler asla Yavaşça başını göğsüme yasla. Birlikte yanalım Bu aşkın sıcaklığınla. Dur...sakın söyleme.. Bozulmasın sihir... Sadece bak gözlerime... Birlikte eriyelim Bu alevle..... mefgüre çakırlar |
Aşk ve Sevgi AŞK bir yıl sürer SEVGİ bir ömür AŞK gözünde büyütür SEVGİ razı olur AŞK aldatır SEVGİ ikna eder AŞK (aşık) kıskanır SEVGİ (sevgili) güvenir AŞK seni de onu da ikiye böler SEVGİ ikinizi bir eder AŞK zehir gibidir SEVGİ ilaç AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır AŞK gider (isteyince) SEVGİ kalır (isteyerek) AŞK çeker, ezer, cesaret kırar SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir. AŞK ise; o senin için hedeftir SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız. Gül Ozan |
Geçen Dakikalarım Kimbilir nerdesiniz, Geçen dakikalarım Kimbilir nerdesiniz? Yıldızların,korkarım, Düştüğü yerdesiniz; Geçen dakikalarım? Acaba tütsü yaksam Görünür mü yüzünüz? Acaba tütsü yaksam? Siz benim yüzümsünüz Eğilip suya baksam, Görünür mü yüzünüz? Gitti bütün güzeller; Sararmış biri kaldı, Gitti bütün güzeller. Gün geldi,saat çaldı, Aranızda verin yer; Sararmış biri kaldı! Necip Fazıl Kısakürek |
Kapımın önünde üç selvi vardı. Üç selvi. Selviler rüzgarda sallanırlardı. Üç selvi. Kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanırlardı rüzgarda. Üç selvi. Bir gece düman bastı evi. Üç selvi. Yatağımda öldürüldüm ben. Üç selvi. Kesildi selviler köklerinden. Üç selvi. Artık ne kökleri yerde, başları yıldızlarda Üç selvi. Selviler sallanmıyorlar rüzgarda. Üç selvi. Mermer bir ocakta parçalanmış yatıyor Üç selvi. Kanlı bir baltayı aydınlatıy Üç selvi. Nazım Hikmet |
Yağmur Bizi İzliyor Sevgilim, Yalnızca Biz Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği'nden dönüyorum bir yanıp bir sönüyorum yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz yalnızca biz geçmişi yaktık, yalnızca biz bir şemsiyeye çarpıp batan bir teknedeydik, eğildik eğildik ve iplerimizi çözdük sonsuz ipli uçurtma senliğine dönüştü birlikteliğimiz yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz ağzımız sürükleyip götürüyor çalar saatleri en tehlikeli odalarındayız otellerin Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği'nden dönüyorum bir yanıp bir sönüyorum yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz yalnızca biz bayrakları yaktık, yalnızca biz gözyaşı şişelerine çarpıp kırılan bir ülkedeydik, sevdik sevildik ve kire pasa direndik yeniden sevdalanıyorum sana bunca kaçak günlerden sonra yağmur bizi izliyor sevgilim bir bardak yeryüzünde yeniden fırtına Akgün Akova |
| Saat: 12:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık