![]() |
Olmayacaksa O gider buralardan, sen döndüğün bir günde... Aranırken onu sen başkaları yüzünde. Işık olur tararsın karanlıkları bir-bir... O güneş gibi parlar, sen söndüğün bir günde. Yaşamın aramakla olgunlaşıp yitmiştir; Kocaman bir ağacın tek bir yemişi gibi... Karamsar bir öyküdür, bir sence değerlidir; Yalnız masal ulu'su bir dağ erimiş gibi. |
|
Olmayan Sevgiliye Sensiz bir sevgililer günü daha geçti... Buruk ve kederli Kapattım gözlerimi ve seni düşündüm Sen olsaydın ah bir olsaydın Neler yapardım neler bir bilsen En uzak dağlardan sana Koklanmamış çiçekleri toplar gelmezmiydim... En derin denizlerden inciler almazmıydım.. En masumluktan daha masum saflığım En kırmızılardan daha kırmızı kalbim En mavilerden daha mavi düşlerimi Gözümü kırpmadan sunmazmıydım sana En gümüşten daha gümüş Güllerle çevrili bir tepsi içinde... Ahhh ahhhhh ah... Şimdi nerdesin kimlesin bilinmez Uzak diyarlarda ne yaparsın Kimlerin kalbini çalıp kaçmakla meşgulsün Ve kimlerin ellerinde huzurlusun. Herzaman söylerim Sevmeli bir insan ölümüne sevmeli Dönüp bakmamalı arkasına Geçmişi sorgulamamalı Vermeli herşeyini ve sonsuz güvenmeli Sınır tanımamalı asla, umarsızca... Uçup gitmeli beraber Bırakmalı kendini aşkına Dünyayı yakmalı gerekirse Korkmamalı kimselerden Ve çekinmemeli aşkını söylemekten... İşte böyle sevecektim seni ben Bir gelseydin eğer OLMAYAN SEVGİLİ... |
|
Olmaz ki Aşkımı dağların eteklerinde Kara bulut gibi görse gözlerim Yağmurun yıllanan tanelerinde Özledim sevgilim seni özledim Sevdaya tutulup yanan gönlümün Şavkı vursa yağan karın yüzüne Hasretle buluşup sönen gönlümün Derdine bir çare bulunmaz yine Sana yıldızlardan sevda getirsem Kadir kıymetini bilmezsin bile Ömrümce seninle her zaman gülsem Bana tam güvenin olmaz yinede Yıldızların altında ağlayıp dursam Göz yaşlarımı silen bulunmaz bile Sana itikatla içten bağlansam İnanan sevdiğin olmaz ki bile |
Umutların Bittiği Yerde Bir düş gibi başladı her şey, o sonsuz Ve el değmemiş güzelliğinde aşkın Uzaklarda arayıp da bulduğumuz Belki de bizdik, sessiz ve dalgın Her yer yeşile kesmişti yaprak yaprak Büyülü sessizliğinde ormanların Elele, dağlar ve denizler aşarak Bir yere vardık, mutluluğa en yakın Öyle yükseldik, göğe değdi başımız Tüm mesafelerini aştık dünyanın Öylesine hür ve öyle yapayalnız Ve sonra bir yere geldik ki ıpıssız Çaresizlik bir tek hançer gibi yalın Saplandı bağrına bütün umutların |
Şimdi nereye gidiyoruz ona bakalım Bilmeliyiz nereye gittiğimizi Kapıları çarparak dışarı çıkıyoruz değil mi Islak taşlarında kayarak bu eski sokağın Hala değişmeyen kaldırımlarında birbirimize tutunarak Ellerimizi arıyorsak Artık bilmeliyiz İçimde yalnız bir göçmen yerini arıyor Yağmur yağıyor, gökyüzü kapalı Nehrin bulanık suları köpürmüş, duyuyorum Beni kendine ayırmışsın, farkındayım Yollara çıkarmışsın, yaşlı atların toynak sesleri Duman içinde ve alacakaranlığın Yüzüne bakıyorum bir pencere açılıyor Bembeyaz bir zambak uzanıyor geceye Yaşadığı toprağa benzemiyor Eğimine bakılırsa dağların yalnızlığı Bu kente hiç yakışmıyor Adresi unutmuşuz kimbilir nerde Bulanık yüreklerimiz Karıştırdıkça eski aşklar ufalanıyor Yalansız, özürsüz hatta özlemsiz Bir kadın bir erkeğe tutunuyor Anılarına tutunuyor, acısız Resimleri tarıyor ıslanmış tümü Hepsi siyah beyaz Kimseyi tanıyamıyor Bu caddeler, bu evler, bu nehrin kıyısı Siniyor her yere dağıtıp durduğun sesin Sütunlara, vitrinlere, ayak seslerine Kafesler darmaduman Tüm kuşlar salıverilmiş Suyun üstünde tüten sis Dokunsan masmavi hüzün |
Olmazlar Oldu Olmazlar oldu seni tanıyalı Nedensiz, sebepsiz, hesapsız sevdim Gemilerimi yakardım, geriye dönüşüm olmazdı Ama senden dönen gemiyi ateşe veremedim Ayrılık bir kere ayırmıştı yolumuzu Bir kez daha, son kez daha ayırsa ne çikar? Biliyordum zaten başlarken sonumuzu Biliyorum bu sevda seni de, beni de yakar |
G i d e r e k O pırıl pırıl, sedef kakmalı Kanatlarını, koparıp attığında, Nasıl bir tırtıl’a Dönerse kelebek... Ve tırtıl o muhteşem İpekli bomboşluğun İçerisinde nasıl erirse Usul usul intihar ederek... İşte öyle, anlaşılmaz Ve öyle bir döngüde Toparlanıp gitmedeyiz Herşeyimizi terk ederek!. |
Olmazsan Olmuyor Ruhumda Mana Alıştım cefana hasret çektikçe İstemem vefanı sormazsan sorma Yıllandı şarabım seni içtikçe Kadehime kadeh vurmazsan vurma Ben seni her gece içiyorum ya Kirli bardağıma dolmazsan dolma Sevda köprüsünden geçiyorum ya Terli yatağımda olmazsan olma Yıldız komşuluğun yetiyor bana Gözlerim görsün de kaymazsan kayma Olmazsan olmuyor ruhumda mana Sen beni var diye saymazsan sayma Sevda ayazımın karanlığına Işığım ol yeter sızmazsan sızma Ben razıyım senin uzaklığına Aşığım ol yeter yazmazsan yazma |
| Saat: 21:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık