![]() |
O'nun Aşkı Umutlarım karanlıklara karıştı Depresyondayım artık heyecanım kalmadı Sevgiliyle avutmaya çalıştım kalbimi Yalnızlık birdenbire kapımı çaldı Dağları deliyorum bulmak için aşkımı Çöllere düşüyorum kavurmak için tutkularımı Mecnun bile kıskanmaya başlarken beni Hatırlıyorum birden böyle aşkların mazide kaldığını Fallar açıyorum kendime avutmak için kalbimin bir yanını Burçlar seçiyorum kendime ama aşkta en şanslı olanını Kahinler bile söylerken aşık olduğumu İçimden bir ses itiyor bir kenera bu batıl inançları Dünyalar arıyorum kendime kalsın diye hoş bir anı Nefesler çekiyorum içime birazda güneş ışığı Tam aydınlığa çıkıyorum derken Battı güneşim,bitti nefesim,bitti onun aşk'ı... |
Biz Hiçbir Dostu Yarı Yolda Bırakmadık bana; “sigarayı bırak,çok içiyorsun”diyorlar. “bakanlar kurulu toplanmış ve karar almışlar ve aldıkları bu kararı paketlerin üzerine yazdırmışlar” (sigara sağlığa zararlıdır...) bunca memleket meselesi varken koskoca herifler oturup da, böyle bir karar almışlar. sigara benim otuz üç yıllık sevdam, dostum. günde iki paketten hesapla kırk kez gözgöze geliyor, kırk kez parmaklarım okşuyor tenini ve kırk kez buluşuyoruz dudaklarımızda. bakkaldan isterken günde iki kez adını söylüyor, kokularımızda kayboluyoruz. bir keresinde yanılıp da, bırakmayı düşünmedim değil. bir sevgilim vardı o zamanlar; ayrılmıştık. onun kokusunu takıp ardına özlemi,hasreti taşıdı burnuma, ve onulmaz bir pişmanlıkla yeniden sarıldım can dostuma. siz; hiç, otuz üç yıl boyunca ve hiç eksilmeyen bir sevdayla her gün sevdiğinin adını adeta haykıran, onu hiç aklından çıkaramayan, her gün öpüşen hiç durmadan, ve o olmadan sanki nefes almayan ve onu sol cep kapağının altında, yani yüreğinin üzerinde taşıyan başka bir sevdalı gördünüz mü? hani bir söz vardır: “bir yastıkta kırk yıl” kırk yıla az kaldı bir yastıkta ve eskiteceğim yastıkları inatla. sigaraya savaş açanlar her gün caddelerde, sokaklarda cirit atan, ve egzost boruları at tarağı kadar iri olan milyonlarca arabanın ciğerlerimize doldurduğu dumanı görmüyorlar. zehir saçan fabrika bacalarını, nükleer santralları, hormonlu gıdaları, giderek kanserleşen hayatı görmüyorlar. belki de bir çok şeyi bilerek görmezden geliyorlar. herkes bir yol tutturmuş; ya da “yol bulmaya” burnunun dikine gidiyorlar. Bektaşilik var serde, “dostun attığı gül bile yaralar beni” ama gelecekse ölüm, dost elinden olsun gözüm. sigara öldürürmüş, süründürürmüş, sağlığa da zararlıymış falan. ben yaşamım boyunca bir zararlı tanıdım; o da “insan” biz sigara yaktık, onlar türküleri. biz sigara yaktık, onlar ozanları,şairleri. biz sigara yaktık, onlar köyleri,kentleri. biz sigara yaktık, onlar ormanları,hayvanları, börtü böceği, biz sigara yaktık, onlar kızkardeşi,gelini, anneyi. biz sigara yaktık, onlar umudu,geleceği... sigara içenler; gezegenin duyarlı insanları. “tabak sevdiği deriyi yerden yere vururmuş” öfkelerini dostlarından çıkardılar. |
Oradaydın Olabileceğim kadar berbatım ne bir lokma ekmek geçiyor boğazımdan ne de bir gram uyku gözlerimde defalarca seni çıkarmayı denedim aklımdan aklım çıktı sen hala oradaydın... |
|
Orda Kal Bilmem bilir misin? Melekleri,gökleri,denizleri ve mavi gözleri... Bilirsin tabi,ama görür müsün benim gibi? Bilmem duyar mısın? Kuşları,çığlıkları,böcekleri,sesleri... Duyarsın elbet,ama yüreğinde hisseder misin benim gibi? Ağlayan çocuklar,bencil insanlar Bitmek bilmeyen kavgalar var mı orda? Söyle ne olur,anlat biraz bana Senin yaşadığın dünya, Tertemiz bir yer mi yoksa? Hala burasını soruyorsan eğer, Ne sen sor,ne de ben söyleyeyim Öğrenme bunları,hiç büyüme bebeğim Ençok anneni seversin şimdi Başka birgün,başka birini Ve birgün yaralanırsa kalbin, Anlaki artık buraya geldin. |
|
Oysa sen Öyle masumdun ki Gecelerimin prensesi Sabah güneşi, ela gözlü Gül kokulu cennet hurisi Sen şairin şiiri, şarkının bestesi Anonim türküsü yüreğimin Hayalimde ne güzeldin sen Onları bari almasaydın giderken Yoksun sen Bu kokun sinmiş gecede Bir fotoğraf çerçevesinde gözlerin kalmış Giderken sen Sen giderken ben Özlemiştim daha sen gidemeden Gidemez dedim içimden Hayalimde öyle güzeldin ki sen Sen giderken ben Gidemez dedim içimden. |
Güne Tutsak Sevdalar Gün tutsadı yalnızlıklarımı Eğildi güneş harman savurumlarına Yorgun süzülen yağmur silüetlerinde Kesildi kahkahası bilinmezlerin Düşerken bulut bulut amazonlara Yürüdü zebaniler sarp geçitlerinde Kırpınışlarında badem gözleri ve İçine işlemiş paytak sözleriyle Ve dahi pasaklarında iftira közleriyle Çizmekte biri yol kutsamalarını Güne dizdim çiroz misali sevdayı Gün yürüdü akşam sefaları tanıkladı Çingene sevişler mesken tutarken arşı Kimler aşdı ki ufuk çizgilerini Aşk işledi nakış diye yüreğe Gün tutsadı sevdayı gölgeler boyu Yol sıkıntılı yeller sarmazken dalı Gözler yırttı şehveti inletti doğayı Suya hasret dövüngeç yakınmalarında Kukla saraylar aldı nisbet rüyalarımı Darılgan tablolarda kıskanç nağmeler Küs kuşlarıyla meze olur gecelere Hoyrat bir rüzgar çeker ıklığı da Düşer gölgesine vaki ahir demlerde Güne tutsak sevdalar ... Düşer gölgesine Güne tutsak sevdalar Düşer.... |
Oyun Oyun gibi bir hayat bu yaşadığım Ebesi ben ve kaybeden yine ben Gözlerimi yumup sayıyorum bazen Bazen de son nefesime kadar kovalıyorum Ne bir sobe Ne bir ebe Ben bu oyunu beceremiyorum! |
If I should stay I would only be in your way So I'll go, but I know I'll think of you ev'ry step of the way And I will always love you I will always love you You My darling, ooh Bittersweet memories That is all I'm taking with me So goodbye--please don't cry We both know I'm not what you, you need And I will always love you I will always love you I hope life treats you kind And I hope you have all you've dreamed of And I wish you joy and happiness But, above all this, I wish you love And I will always love you I will always love you I will always love you I will always love you I will always love you I, I will always love you You Darling, I love you Ooh, I'll always I will always love you |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık