![]() |
KIZÇOCUĞU Kapıları çalan benim kapıları birer birer. Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler. Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler. |
AYRILANLAR ICIN Yollarimiz burada ayriliyor Artik birbirimize iki yabanciyiz Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa Her seyi evet her seyi unutmaliyiz Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme Insan ne kadar sevse unutabilir Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer Sen de unutursun bir gun gelir Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine Unutursun o gunlerimizi, gecelerimizi O gunlerce gecelerce sevismelerimizi Her seyi evet her seyi unutabilirsin Hatta butun yazdiklarimi satir satir Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir ***************************************************** YASADIKLARIMDAN OGRENDIGIM BIR SEY VAR Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi, yogunluguna yasayacaksin bir seyi Sevgilin bitkin kalmali opulmekten Sen bitkin dusmelisin koklamaktan bir cicegi Insan saatlerce bakabilir gokyuzune Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir cocuga Yasamak yeryuzunde, onunla karismaktir Kopmaz kokler salmaktir oraya Kucakladin mi simsiki kucaklayacaksin arkadasini Kavgaya tum kaslarinla, govdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandin mi bir kez simsicak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin Insan butun guzel muzikleri dinlemeli alabildigine Hem de tum benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina Insan baliklama dalmali icine hayatin Bir kayadan zumrut bir denize dalarcasina Uzak ulkeler cekmeli seni, tanimadigin insanlar Butun kitaplari okumak, butun hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin Degismemelisin hic bir seyle bir bardak su icmenin mutlulugunu Fakat ne kadar sevinc varsa yasamak ozlemiyle dolmalisin Ve kederi de yasamalisin, namusluca, butun benliginle Cunku acilar da, sevincler gibi olgunlastirir insani Kanin karismali hayatin buyuk dolasimina Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var: Yasadin mi buyuk yasayacaksin, irmaklara, goge, butun evrene karisircasina Cunku omur dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana *************************************** Zaten Nasil kirik dokuk, yarim yamalak, eksik, nasil yamali hayatlar geciyor gozlerimin onunden. Bir zanaat mutsuzluk sanki: Ogrenip bir onceki nesilden, onyillarca didiniyoruz ve kuskuya dussek de bazen, saniyoruz ki boyledir, iyidir, ne olacak ki baska, budur hayat zaten. Ya beceremiyoruz biz bu isi, ya da becerecek bir sey yok zaten. ********************************* Seviyorum seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi geceleyin ateşler içinde uyanarak ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz, telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi, seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi. İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık içimde kımıldanan birşeyler gibi, seviyorum seni "yaşıyoruz çok şükür " der gibi. ********************************** LAVINIA sana gitme demeyecegim usuyorsun ceketimi al gunun en guzel saatleri bunlar yanimda kal sana gitme demeyecegim gene de sen bilirsin yalanlar istiyorsan yalanlar soyleyeyim incinirsin sana gitme demeyecigim ama gitme lavinia adini gizleyecegim sende bilme lavinia *********************************** Bu kalp seni unutur mu...Yıllar geçse de üstündenBu kalp seni unutur mu....kader gibi istenmedenBu kalp seni unutur mu....bir hasretlik yüzün var dıİçimde bir hüzün vardısöyleyecek sözüm vardıbu kalp seni unutur mu....bu kalp seni unutur mu....kalbim seni unutur mu....?Anlamı yok tüm sözlerinSensiz geçen gecelerinyaşanacak senelerimbu kalp seni unutur mu....Bambaşka bir halin vardıFarketmeden beni sardıBenliğimi benden aldıBu kalp seni unutur muBu kalp seni unutur mukalbim seni unutur mu....?Bana aşkı veren sendinSonra alıp giden sendinYollarımnız ayrı derdinOysa düşlerim başkaydı,Birden bire yarım kaldıYaşanacak çok şey vardıhergün akşam YattığındaÜşüyorum yokluğundayaşıyorum boşluğundaBu kalp seni unutur muBu kalp seni unutur mukalbim seni unutur mu....? |
AĞLADIM Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni, gidişini, sevişini, herşeyini... Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor... Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde... Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali... Dedim ya seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü, Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını, Ve birgün ansızın bırakıp gidişini... Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye... Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı, Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım... Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım, Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala... Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz... Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin, Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin... Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın, Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin... Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, ve ardına bakmadan gittin... Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım... Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zatem ama şimdiki kadar asla değil... Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, bir o kadarda vefasız... Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım... Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm... Unuttum dedim, unutacağım dedim, unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim... Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde, Hatıraların, gözlerin ve sözlerin... Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini... Vefasız dediğini duydum, yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım... 3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim... Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde... Belki birgün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım... Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye... Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye... Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle... Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde... Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben, senin sevginden, senin derdinden... Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni... İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım... Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim... |
YağmurLar IsLanmasın.. Ben türkü saplarım aşkın bağrına Taki derinlerden yansın diye Haykırsan kulak vermem çağrına İsmimi yürekten anasın diye..... Anasın anasın diye, Sorma nasıl ve diye, Sana en son hediye, Gidiyorum... Ağlama, ağlama gözyaşın yanmasın Ağlama, ağlama yağmurlar ıslanmasın!! Tariften mahrumdur, bendeki çile Her çile yol almaz hasret ile Tebessum ederim ölüme bile, Azrail sevdamı sınasın diye Sınasın sınasın diye, Sorma nasıl ve diye, Sana en son hediye, Gidiyorum... Ağlama, ağlama gözyasın yanmasın Ağlama, ağlama yagmurlar ıslanmasın!! ´Aşk ki aşktır varsa sonunda ziyan İstemem vuslatı olsa da ayan Sevdamı tarihe eyledim diyeÿ; Mecnunu Leyla´yı kınasın diye...´ Kınasın kınasın diye, Sorma nasıl ve diye, Sana en son hediye, Gidiyorum... |
Bağışla Ya zamanından çok erken gelirim Dünyaya geldiğim gibi Ya zamanından çok geç Seni bu yaşta sevdiğim gibi Mutluluğa hep geç kalırım Hep erken giderim mutsuzluğa Ya herşey bitmiştir çoktan Ya hiçbir şey başlamamış Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın Ölüme erken seviye geç Yine gecikmişim bağışla sevgilim Seviye on kala ölüme beş |
ÖYKÜLENMİŞ BİR DÜŞ Öykülenmiş bir düş gibi, düşüşlerde tek taraflı tutunduğum gözlerini sustum... yalan, sevmedim desem hep yalan... Bir ayrılık sancısı, bir kavuşmaya sevinememek, ellerine dokunabilme sanısı, bunca zaman habersizce biriktirilmiş sözler, bitmeyen bir senfoniyi dinler gibi suskun dinleyiciler, aklımda sen... Bir yandan sözü yazılan, bestesi yapılan diğer yandan çalınan ama ritmini hiç yitirmeyen bir yaşam desem, sevmek desem, bakkala gitmek gibi, yüzünü yıkamak gibi olağan olan... Tanrı gibi ellerine muhtaç olduğumu söylesem.... Olmadığını görmek, akşama dönmeyeceğini bilmek... aslında bu beklentilerden hayatın gerçekliği kadar uzak olduğunu bile bile istemek, istemeyi tercih etmiyorken... her gece konuk etmek seni rüyalarda... Elini sıkmak eline dokunamıyorken, gözlerin karşımda nefesin kulağımda içimde dağlar taşlar yer değiştirirken ve nehirler tozlarını alırken içimin, susmak.... İçi boş bir kıyafet olmak değil midir.... Bu yabancı, aslında yüzünü kaçıncı kez gördüğünün resmi değil midir... köşe başlarında soluk aranan... Seni sevmenin onur haftasıydı geçtiğimiz.... Benim olmadığım düğünler, senin olmadığın bayramlar yaşadılar, bayramlık sevinçlerimi başucumda sustum hep... Sen gözlerin yaşam, başka sevinçler peşindeydin.. |
Ben seni gururuma inat sevdim, Aklımı kurcalayan düşüncelerime inat, Senin hakkında söylenen yalanlara inat, Ben seni sebepsiz sevmedim inadına sevdim.. Çiçeklerin en güzel kokularına inat kokladım seni, Yağmur yağdıran bulutlara inat ağladım sana, Fırtınalara inat fısıldadım sevgimi duyman için, Ben seni sebepsiz sevmedim sana inat sevdim... Haykırdım sevgimi gecenin sessizliğine inat, Yanımda olmadığın zaman hayal ettim, yokluğuna inat Sevgi kıvılcımları çıkarttım karanlık sokaklara inat Ben seni sebepsiz değil sensizliğe inat sevdim... Ben seni hep bekledim zamana inat, Canımı koydum ortaya yaşama inat, Hep adın kaldı bende, unutanlara inat, Ben seni sebepsiz değil ölüme inat sevdim.. |
yinee yinedeee bitmesin isterdim herşeye rağmen güzeldi seninle yaşam şimdi köhne yıpranmış bir kalp taşıyorum göğsümde seni seviyorum demeni o kadar çok istemişim ki osoğuk karanlık boşluktaki kalbimin buzlarını sen çöz istemiştim ellerine dokunabilmeyi sıcak bakışlarında bir yerlerde kaybolmayı düşlemiştim hep seninle gizli gizli buluşmayı,şarkılarda sevmeyi öğrenmeni istemiştim,kapkara gecelerime ışık,baharlarıma renk,yazlarıma güneş ol istemiştim. Sana dünyanın hazinesini veremezdim belki..belki beni yaşatan umudumu,sevgimi herşeyimi verebilirdim bunca çabaya rağmen seninle erişilmez bir sevda yaşayabilirdik..... . YAZIK YAZIK Kİ SENDE BUNU KALDIRACAK YÜREK YOKMUŞ. |
ADİLOŞ BEBENİN NİNNİSİ Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü. Ahmed Arif |
BİRGÜN HATIRALAR İSYAN ÇIKARIRSA AKLINDA SEVDİKLERİN SENİ UNUTURSA BİR BİR HÜZÜNLÜ ŞARKILARDA DOLARSA GÖZLERİN KARANLIK GECELERDEN KORKARSAN VE....VE BİR MUTLULUK ARARSAN BENİ HATIRLA SADECE BENİ.................. SEVGİMLE KALLL |
| Saat: 20:43 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık