MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Kahve Molası (https://www.msxlabs.org/forum/kahve-molasi/)
-   -   Asla Bitmeyen Konu (https://www.msxlabs.org/forum/kahve-molasi/11-asla-bitmeyen-konu.html)

NoRaBeLL 16 Mayıs 2007 23:50

GÖLGEME BAKTIKÇA KARARIR İÇİM ANLADIM Kİ , GÖLGEM GİBİ BENDE BİR HİÇİM....


alessea 18 Mayıs 2007 12:43

acayıp melankolık bı konuymus ıcım karardı hatta hıc bıtmeyecek bı konu olması benı dahada karamsar duruma soktu..ıyı yanı ıse yapacak hıcbıseyım yoktu sımdı en azından yagmurlu bı gunde okuyacak bırseylerım var...*-)


CyniX 21 Mayıs 2007 18:15

SADECE 1 SAAT

Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğunu kapının önünde beklerken buldu. Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para kazanıyorsun" diye sordu... Zaten yorgun gelen adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Babacım lütfen, bilmek istiyorum" diye üsteledi. Adam "İllâ da bilmek istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip, "Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi, derhal odana git ve kapını kapat" dedi. Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı. Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder." diye düşündü. Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı"... Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı... Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi... "Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm. Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi... Çocuk sevinçle haykırdı, "Teşekkürler babacığım"... Hemen yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın suratına baktı ve yavaşça paraları saydı. Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?... Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak vaktim yok" diye kızdı... Çocuk "Param vardı ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paraları babasına uzattı; "İşte 20 milyon... Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?..."


Misafir 23 Mayıs 2007 08:17



Misafir 25 Mayıs 2007 09:40



Misafir 25 Mayıs 2007 22:50

İlginç Haberler
Eğer bir şizofren diğer kişiliğini ölümle tehdit ediyorsa, bir rehinelik durumundan söz edilebilir mi?

Tabelacılar greve giderlerse, ellerindeki pankartlara bir şey yazabilirler mi?

Neden fare lezzetli kedi maması yoktur?

Soyu tükenmekte olan bir hayvan, soyu tükenmekte olan bir bitkiyle besleniyorsa ne yapmalı?

Neden koyunlar yağmur yağdığında çekmezler?

Neden kamikaze pilotları kask takarlar?

Ötenazi uygulanacak bir insana yapılacak iğne neden sterilize edilir?

Eğer bir kaplumbağanın kabuğu yoksa çıplak mıdır yoksa evsiz mi?

Vejetaryenler hayvan şeklinde krakerlerden yiyebilirler mi?

Eğer bir işi başarmayı seçip de, başarılı olursanız, aslında hangisini yapmış olursunuz?

Sağır ve dilsiz bir insan küfür ederse, annesi ellerini yıkamasını mı söylemeli?

Krematoryumlarda yanarak ölmüşler için indirim yapılmalı mı?

Eğer trafik kazalarının çoğu evden çıktıktan 5 km sonra oluyorsa, insanlar neden 10 km öteye taşınmazlar?

Eğer dünya bir sahneyse, seyirciler nerede oturuyor?

Eğer polis bir mim sanatçısını tutuklarsa, ona da susma hakkını kullanabileceğini söylerler mi?

Eğer onları avlayamıyorsak bir turist mevsiminden nasıl söz edilebilir?

Eğer bir uçağın kara kutusuna bir kazada hiçbir şey olmuyorsa, tüm uçak neden bu maddeden yapılmaz?

Eğer insanlar maymunlardan geldilerse, neden hala maymunlar var?

Sivil savaş nasıl mümkün olabilir?

Eğer bir adam bir ormanın ortasında tek başına konuşuyorsa söylediklerinin yanlış olduğundan söze dilebilir mi?


Misafir 25 Mayıs 2007 23:08

Ve İşte " EN " ler
En zengin modacı:


Dünya üzerindeki en zengin modacı toplam 3 milyon dolar servetiyle Ralph Lauren'dir. onun modadaki imparatorluğu 1960larda küçük bi kravat mağazayla başlamış. New yorklu olan modacı bundan önce ise sadece bi tezgahtarmış!!!


En pahalı ayakkabılar:


Manolo blahnik adında bir modacı 1999 yılında düzenlenmiş bi defile için herbiri 18 ayar altından yapılmış 6 çift ayakkabı hazırlamış ve bu ayakkabılar şov sırasında bodyguardlar tarafından korunmuş çünkü her bir çiftin fiyatı tam 10.000 dolarmış!!!!


En çok kazanan manken:


Artık defilelere çıkmamasına rağmen dünyanın en zengin mankeninin bayan vücut olarak anılan Elle Macpherson olduğu biliniyor.Ellenin toplam 39 milyon dolarlık bir serveti var ! avustralyalı olan ve 1980 yılında keşfedilen 36 yaşındaki güzel manken artık hollywood yapımı filmlerde oynuyor.


En yaşlı kuş:


En son 1996 yılında görülen ve hala yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen 45 yaşındaki kuş kendi türünün en yaşlısı olma rekorunu elinde bulunduruyor.


En hızlı kara kuşu:


En hızlı kara kuşunun-yani devekuşunun- saatte tam 75 km hız yapabildiğini biliyomuydunuz?devekuşları sadece afrika ve orta asyada yaşıyor. Bu kuşun yumurtasının da kendi çapında bir rekoru var diyebiliriz açıkçası! çünkü bir yumurtasının boyu tam 40 tane normal yumurta boyutunua eşit!!!!


En kötü trafik kazası:


1982 yılında afganistanda meydana gelen trafik kazası hala dünyadaki en kötü kaza olarak sayılıyor bunun nedenide bu kazada tam 1000 kişinin ölmüş olması.

Afganistanın 1km uzunluğundaki Salang tünelinde asker taşıyan kamyonlarla çarpışan ve patlayan bir gaz tankeri yüzlerce asker ve sivilin ölmesine neden olmuş


En küçük şarap şişesi:


Dünyanın en küçük şarap şişesi sadece 3cm boyunda ve 0.75ml şarap bulunduruyor. Bu şişenin dizaynı Steve Klein adında kaliforniyalı bi dizaynere ait


Bir dizide en uzun süre rol alan adam:


William roache adında bi oyuncu 1960 yılından beri hiç ara vermeden Coronation Street adlı bir ingiliz pembe dizisinde oynuyor ve bu alandaki rekoru elinde bulunduryor çünkü ondan daha uzun süre bir dizide kesintisiz bu kadar uzun süre oynayan oyuncu yok!dizide oynadığı 40 yıl boyunca rol icabı 3 kez evlenen,23 tane kızarkadaşı olan ve bir kez intihara teşebbüs eden oyuncu halinden çok memnun olduğunu,tanrı izin veirirse bir 40 yıl daha bu dizide oynayabiliceğini söylüyormuş!!!!


En uzun talk şov:


Almanyanın sat1 kanalında gerçekleşen bi talk şov tam 24 saat sürdü ve bu süre içinde sunucu tam 450 değişik insanla sohbet etti. Bu süre boyunca ünlülerle ve hatta kendi ailesinin üyeleriyle de sohbet eden sunucu Peter yapımcılar isterlerse yine yaparım demiş.bu talk şov radyoda da canlı olarak yayınlanmış.


En fazla seyirci:



Şimdiye kadar en fazla seyircinin izlediği amerikan futbolu maçı 1996 yılında amerikada bir 'SUPER BOWL'maçıdır.Bu maçı tam 139 milyon amerikalı izlemiş ve doğal olarak bu maçı veren NBC kanalı zengin olmuş!!!


Misafir 29 Mayıs 2007 17:19

Hayat Bir Sevgiye, Sevgiliye harcanmayacak kadar kısa... :bilmem:


Misafir 30 Mayıs 2007 10:19

Herşey Sırasıyla...
 
Saglik.....gerek
Huzur.....erek
Sevgi.....dilek
Para.....bunlardan sonra

Bilgi.....olmazsa olmaz
Kültür.....eski beste, ince saz
Egitim.....önce naz sonra niyaz
Mevki.....bunlardan sonra.

Flört.....davet
Tutku.....esaret
Ask.....Evet... Evet...Evet.
Evlilik.....bunlardan sonra

Haylazlik....üzmeden
Çapkinlik....azmadan
Sarhosluk....sizmadan
Kumar....bunlardan sonra.

Es....elmayi yedirir
Is....çarklari döndürür
Çocuk....nesli sürdürür
Aile....bunlardan sonra.

Zeka....beyinde bir dans
Yetenek....dogusta avans
Akil....kazanilir sans
Basari....bunlardan sonra.

Sabir....kilit tasi
Ölçü....aklin yoldasi
Hosgörü....bakmaz sasi
Olgunluk....bunlardan sonra.

Nezaket....inceldikçe
Tevazu....ögrendikçe
Adalet....güçlendikçe
Insanlik....bunlardan sonra.

Inatçi....yasanilmaz
Cahil....konusulmaz
Yobaz....tartisilmaz
Kötü....bunlardan sonra.

Ana.....sevecen
Baba.....gülecen
Eylem.....müstehcen
Dogum.....bunlardan sonra.

Hirs....gözleri karartir
Nefret....ömrü kisaltir
Kiskançlik....akli azaltir
Ölüm....bunlardan sonra...


Pollyanna 31 Mayıs 2007 16:56

http://img64.imageshack.us/img64/933/image025hw3.gifBUGÜN ÖZEL BİRGÜN OLSUNhttp://img168.imageshack.us/img168/7432/image026pa3.gif

http://img201.imageshack.us/img201/3603/image027sy6.gif

Mis kokulu bir fincan kahve,

http://img329.imageshack.us/img329/4822/image028ma2.gif

http://img169.imageshack.us/img169/2214/image030qb0.gif

SICAcIK BİR DOSTLUK KURUN

http://img209.imageshack.us/img209/1328/image031rt8.gifhttp://img225.imageshack.us/img225/600/image032gu9.gif

GÜLÜMSEYEREK BAKIN HAYATA



http://img149.imageshack.us/img149/2913/image040mv9.gif



Derler ki...

"Özel bir insana rastlamak bir an, özel biri olduğunu anlamak belki bir saat, o özel birini sevmekse belki birgün sürebilir... Ama o insan ÖMÜR BOYU UNUTULMAZ..."


*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~ *~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*

http://img204.imageshack.us/img204/7669/image027km6.gif


Misafir 31 Mayıs 2007 20:12



Misafir 31 Mayıs 2007 20:32



Misafir 2 Haziran 2007 12:02

Eğer aşık olmak,
Yirmi dört saat düşünmekse seni,
Yokluğunda varmışsın gibi hissetmekse,
Ve sesini her an kulaklarımda işitmek,
Dokunuşunu tenimde hissetmekse her an,
İşte ben böyleyim...

http://img160.imageshack.us/img160/2930/image35499ato4.jpg



Pollyanna 3 Haziran 2007 04:36

isminizi bas harfi cok onemliymis
A: Eşiniz çok çekici olmalı. Çünkü bir şehvet düşkünü olarak buna önem veriyorsunuz.

B Harfi: Duygusallık ve romantizm özelliğiniz. Sevginizi ifade etme kabiliyetiniz kuvvetli.

C Harfi: Bencilsiniz. Seksi sevmenize rağmen uzun süre seks olmadan yaşayabilirsiniz.

D Harfi: İstediğiniz kişiyi elde ediyorsunuz. Sıfatlarınız ise, seksi, sadık, kıskanç ve bencil.

E Harfi: Asla seks duygunuzu tamamen kaybetmiyorsunuz. İhtiyacınız sürekli ilgi.

F Harfi: Sevgilinizi ilahlaştırmaktan zevk alıyorsunuz. Sıcak ve romantik bir insansınız.

G Harfi: Sizin için söylenecek iki sözcük: Müskülpesent ve ayrıntıcı.

H Harfi: Sizi her açıdan zenginleştirecek birini arıyorsunuz. Onun için her şeyi yapabilirsiniz.

İ Harfi: Sevilmek icin yaratılmışsınız. Ama her şeyi hep ondan bekliyorsunuz. Bu da ilişkilerinizin kısa sürmesine neden oluyor.

J Harfi: Romantik olduğunuz söylenebilir ama sizi asıl ilgilendiren baştan çıkarmak.

K Harfi: Utangaç görünseniz de şehvetlisiniz. Aldatmaktan nefret edersiniz.

L Harfi: Sevilmekten çok sevmeye önem veriyorsunuz. Biraz maymun iştahlısınız.

M Harfi: Çok duygusalsınız. Birlikte olduğunuz insanı çocuk gibi koruyup, kolluyorsunuz.

N Harfi: Mükemmeliyetçi olduğunuz için standartlarınıza uygun birini bulmanız çok zor.

O Harfi: Para ve güç sizin icin çok önemli. Ayrıca sekse de çok düşkünsünüz.

P Harfi: Sizin icin hayatın anlamı sosyal statü. Biriyle birlikte olabilmeniz bu nedenle zor.

R Harfi: Sizin kendiniz gibi entellektüel ve zeki birine ihtiyacınız var. Aşk, sizin birçok şeyden önce geliyor.

S Harfi: Bir kere kalbinizi kaptırdığınız zaman dünyanın en sadık insanı oluyorsunuz.

T Harfi: Flört icin ideal bir tipsiniz. Aşık olduğunuzda hemen kırılıyorsunuz.

U Harfi: Değer verecek birini arıyorsunuz. Sevgilinizi her şeyin üstünde tutuyorsunuz.

V Harfi: Özgürlük ve heyecan peşindesiniz. Bu yüzden bütün ilişkileriniz tehlikelidir.

Y Harfi: Bağımsızlık, sloganınızdır. Sekse önem veriyorsunuz. Ama para daha önemli.

Z Harfi: Aşkın acı çekmek olduğunu biliyorsunuz. Samimi, hassas, duygusal ve hayalperestsiniz


Pollyanna 3 Haziran 2007 06:37

kan gubuna göre kadınlar ve erkekler...
A Grubu Kadını
Para harcamasını çok sever. Seksi iç çamaşırlarına düşkündür. Çocukları
çok sever ve çocuk sahibi oldukdan sonra eşini ihmal eder. Değişikliği
seven biridir.
A Grubu Erkeği
Düzenli yaşamayı sever. İyi bir dost ve konuşmacıdır. Birlikte olacağı
kadını seçerken çok titiz davranır.

B Grubu Kadını
İstek doludur. Sekse hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya
da çimridir
B Grubu Erkeği
Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur.
Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece
titizdir.

AB Grubu Kadını
Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Para konusunda
tutumludur. Yemek pişirmekte, mükellef bir sofra hazırlamakta üzerine
yoktur.
AB Grubu Erkeği
Aile içinde mutlaka sözünün dinlenmesini, isteklerinin yapılmasını ister.
Hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu grupdan çıkar. Eşine ev
işlerinde yardım etmekten çekinmez.

0 Grubu Kadını
Mutfan masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz
ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek, toplumdaki yerini
almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri
tercih eder.
0 Grubu Erkeği
Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez.
Son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık
sık hediye almayı sever.


Pollyanna 3 Haziran 2007 08:06

"Bazen bir kulagimizdan girip digerinden çikan uçucu sesler, neleri getirip, neleri götürdügü farkinda bile olunamayan... Bazen de o kadar siddetle sarsan ki benligimizi yüklendigi anlamdan ötesini bize dahi
tasitmayan...

En vefalı,

en zor bulunan,
en yanibasimizda,
en acitan,
en sevdigimiz
ve hep özlenen, hep aranilan.

" Dost "

Bazen gün agardiginda gökyüzündeki günesi alip dudaklariniza
dokundurtan, bazende karanliklar basincaya kadar söylenemeyen, esirgenen ya da unutulan.

" Günaydın "

Bazen yanibasindayken, hep seninle olacakmis kadar asinalasip
umarsizlastigin, bazen de kiymetini, önemini, sevgisini ve sevkatini
artik aglayarak özlemiyle paylastigin.

" Anne "

Bazen hiddetinden korktugun, gücünü devlestirdigin, her türlü
sorumlulugu yükleyipte elinle ittigin, bazende arkadas olup, gezdigin,
örnek aldigin, yüregindeki sinirlari sonsuza kadar açtigin, taptigin.

" Baba "

Bazen "eninde sonunda sen benim olacaksin, bende senin" diyecegin kadar
keskin ve kesin, Bazen de aradigin sonsuzluga kavusturacak kadar hem
uzak hem de yakin ama senin.

" Ölüm "

Bazen çok bilinm eyenli bir denklem içinde sürüklenip kaybolup
gittigin, bazende basitligi karsisinda afallayip, alaya alip, küçümsedigin, "es"
geçtigin.

" Hayat "
Bazen torpil de yapsan nafile, süresi basindan kisaltlmis bir imtihan,
bazen de bir bedende dokuz kez formatlanmis bir yasam.

" Ömür "
Bazen saçlarina ak düsene kadar arayip da bulamadigin en güzel hayal,
en büyük armagan, en büyük düs, bazen de bolca bulup insafsizca
harcadigin, laçkalasmis, anlami kaybolmus, bir yokolus bir düsüs.

" Aşk "
Karnin her zaman tokken, sirtin pekken, gönlün hosken dahi en büyük
açligin, fazla bulunca degerini ilemeyip, simardigin, gidim gidim
öldürüp de yokettigin, saçtigin.

" Sevgi "
Bazen bir kerecik isitebilmek için hem kaçtigin hem kovaladigin, bazen
de olur olmaz yerde söyleyip abartarak batirdigin, battigin.

" Saygı "
Bazen degil her zaman bütün kisiliklerin boy aynasi...
Yansidigin...yansittigin...

" Evet "
Bazen acimasizca dudaklarindan çikmasina izin verdigin insafsizligin,
bazen de söyleyip hem ezdirdigin hem de altta kaldigin!

" Hayır "
Bazen tadabilmek için tadini beyazlara siyahlara çiçeklere ve umutlara
dolandigin, dolandirdigin, bazende kurtarabilmek için özgürlügü, tek
parça kalabilmek adina savastigin.

" Evlilik "
Bazen gün içersinde cömertçe sunabilecek kadar gönüllere ilik bir
meltem, tatli bir su olup aktigin, bazen de bir kerecik duyabilmek ve
söyleyebilmek için seni kavuran yalnizliga hüzünlerle daldigin.

" Merhaba "
Bazen seni sevdigin herseyden ayiracak korkusu ile duymamak için
kulaklarini eze eze tikadigin, bazen de sabah´lari karsilamak için,
gece´lere söyleyip, yildizlarla allayip pulladigin.

" Allahaısmarladık "
Bazen de bir kelimeyi baska bir kelime ile, onlari da baska baska
kelimelerle tanistirip, dünyanin en düsünülür yapisini olusturdugun
anlamlar dinamigin.

" Cümle "
Cümle ?
Sahi, cümle dedim de aklima geldi; Sadece 3 kelimeyi seferber ederek
sonrada onlari yanyana dizerek yüregimin sesini de anlamina katarak
olusturdugum en favori cümlemi açikliyorum


" Seni çok seviyorum..."
Geç kalmadan iste!
Hiç bir sey zamaninda "geç" degildir çünkü..."


Misafir 4 Haziran 2007 12:09

Suskunluğumuz korkumuzdan değil,asaletimizdendir...


Misafir 7 Haziran 2007 18:56

Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla
gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;

Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum
Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli
Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum
Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle
Kız : SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla
Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır

Delikanlı : Şapkamı alıp, kendine takar mısın? Başımı cok sıktıı
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
Motorsiklet Kazası; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı.Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.
Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kızabelli etmek istememişti.
Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ıstemış kendısıne son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü
pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı İşte gerçek AŞKIN anlamı da buydu!!!


Misafir 8 Haziran 2007 22:10

Senin gökyüzünde uçamam
Senin yağmurunla ıslanamam
Masal bitti kahramanım
Senin kollarında uyuyamam....

Hiç bu kadar özlememiştim.....
ilk defa üşüyorumm................


Misafir 9 Haziran 2007 00:37



fun_club 9 Haziran 2007 00:56



Misafir 12 Haziran 2007 14:54



Misafir 13 Haziran 2007 11:11

allah gücü erkeğe güzelliği kadına vermiş....
ne varki her şeyi yenen güç,

güzelliğe yenilmiş.....

:bilmem:




Misafir 13 Haziran 2007 11:26

Aşk fırtına gibi insanları sağa - sola savuruyor.
Aslında Kimse kimseyle oynamıyor AŞK kişilerle oynuyor.
Aşk oyuncağı oluyor insanlar...
(Yani ben bu durumda günahsızım(A):moo:)



Misafir 13 Haziran 2007 11:53

Oyuncakları Bırakıp Yüreklerle Oynayalı
Oyunların Adı "Aşk" Kaldı



Misafir 14 Haziran 2007 12:41



DrAm3vLH 17 Haziran 2007 15:34



Pollyanna 21 Haziran 2007 00:31

I.

Yalnız: Kendimi dinlemekten sıkıldım. Biri olsaydı yanımda şimdi. İki kişi sussaydık. Ağırlık alışverişi yapıp hafifleseydik.

Yalnız: Aynaya bakmaktan yoruldum. Sınırlarımı kaybettim. Genişliğimde bozulmak üzereyim. “Öteki” nerede? Kendimi ötekinin nezdinde tekrar gözden geçirmeye ihtiyacım var… Bu sınırsızlık beni çıldırtabilir.

Yalnız: Dışarı çıkıp bir iki sergi gezsem… Uff sıkıldım yalnız dolaşmaktan… Gördüklerimi paylaşacak “öteki” lazım. Fotoğraf makinesı onun yerini tutar mı? Muhtemelen. Yani. Bir gün fotoğraf makinesi tüm ötekilerin yerini tutarsa… Bu korkutucu olmaz mı?

Yalnız: Telefonum çalıyor. Bakmayacağım.

Yalnız: Sus.

Yalnız: Fotoğraf makinesi.

II.

Birlikte: Kendi alanımı istiyorum. Geniş çayırlarda koşmak gibi. Varlığının hacmi genişlerken. İçim daralıyor. Ah bir kendi kendime kalabilsem. Git artık.

Birlikte: Sürekli soruyorsun. Açıklama yapmayı sevmem ki ben. Etki-tepki-etki-tepki…Mecburiyet pzikozu…Karşındakine onun var olduğunu sürekli hatırlatma yükümlülüğü…Konuşma. Bakma bana. Bir şey bekleyip durma. Git artık.

Birlikte: Ne? Karnın mı acıktı ! Sergiden sıkıldın mı! Ayaklarına kara sular mı indi. Git o zaman. Ben kalıyorum. Birlikte çıkılan yola birlikte devam etme zorunluluğu yok. Ne? Git dedim diye alındın mı! Senin alınganlığının sorumlusu değilim. Git hadi. Tek başına.

Birlikte: Telefonun çalıyor. Baksana.

Birlikte: Konuş

Yalnız: Fotoğraf makinesi.



Şimdi Gitme Zamanı ..


Misafir 21 Haziran 2007 13:52

İçimdeki boşluğa el sürmeyeceksin
Artık benden bir iz bile görmeyeceksin
Öylesine uzağım ki erişemeyeceksin
Artık benim nefretim bile değilsin..!


Pollyanna 21 Haziran 2007 16:41

Kariyer Testi...




Bir Amerikan kariyer testi..Basit ama uygulanan ve doğruluğu kanıtlanmış etkili bir test... bir tanesini secin bakalim.

Soru su;

"Kedinin biri agaca cikmis ve inmek bilmiyor... Kediyi o agactan indirmek icin ne yaparsiniz?. ..

" Burada düsünün ve cevabiniza göre kariyer analizinizi asagida bulun...

1-Agaca tirmanirsiniz;
2-Agaca merdiven dayayip tirmanirsiniz;
3-"Gel pisi pisi" diye bagirirsiniz;
4-Disi bir kedi bulup agacin altina getirirsiniz;
5-Itfaiye gibi kurtarici görevlileri ararsiniz;

CEVAPLAR ASAGIDA
1-Agaca tirmandiysaniz;

Cesur ve giriskensiniz. .. Iyi bir satis temsilcisi olursunuz...


2-Agaca merdiven dayayip tirmandiysaniz;

Hedefe nasil ve ne yöntemlerle ulasacaginizi planlayabiliyorsunuz... Iyi bir halkla iliskiler müdürü olursunuz...

3-"Gel pisi pisi" diye bagirdiysaniz;
Saflik derecesinde iyimsersiniz. .. Ne yaparsaniz yapin, sakin kendi isinizi kurmaya kalkmayin...

4-Disi bir kedi bulup agacin altina getirdiyseniz;
Kendi isinizi kurup cok basarili ve ünlü olabilirsiniz. ..


5-Itfaiye gibi kurtarici görevlileri aradiysaniz;

Sorumlulugu baskalarina atmayi iyi beceriyorsunuz. .. Iyi bir üst düzey yönetici olursunuz...


DrAm3vLH 21 Haziran 2007 17:09


Okulda birinci sinif ögrencileri, bir aile fotografi üzerinde tartisiyorlardi. Fotograftaki küçük çocugun saç rengi ailenin öteki bireylerinin saç renginden degisikti.... Ögrencilerden biri o küçük erkek çocugunun belki de evlat edinilmis olabilecegini söyledi. Onun bu sözünü duyan Jocelynn Jay adinda küçük bir kiz ögrenci ,birden sesini yükseltti:
- Ben evlat edinme konusunda her seyi bilirim , çünkü ben de evlatligim!... Siniftaki bir baska ögrenci sordu:
- Madem biliyorsun bize de anlatsana ...Evlat edinilmek ne demektir..? Jocelyn, kendinden emin bir biçimde bilgisini özetledi:
- Annenin karninda degil, yüreginde büyümüssün demektir


Pollyanna 21 Haziran 2007 17:28

***aksilikler Hep Ustuste Gelir***

http://www.kadinlarkulubu.com/images/eski_kk2/1wacko.gifhttp://www.kadinlarkulubu.com/images/eski_kk2/1wacko.gif
- Bir sey tamir ederken elin tamamen yaglandiginda burnun kasinir.


- Yere dusurdugun bir bozuk para veya bir kucuk vida ulasilmasi en zor yere yuvarlanir.


- Insanlarin seni seyretme olasiligi, dustugun durumun komikligi ile dogru orantilidir.


- Yanlis numara cevirdiginde cevrilen numara kesinlikle mesgul degildir.


- Patronuna lastigin patladigi icin gec kaldigini soylediginde ertesi gun lastigin gercekten patlar.


- Girgir gecmeye basladigin anda patron kapida gorunur.


- SIkIsIk trafikte serit degistirdiginde, terk ettigin serit daha hizli akmaya baslar.


- Dusa girip islandiginda telefon calar.


- Birileri ile karsilasma ihtimalin, gorunmek istemedigin zaman en ust duzeydedir.


- Bir makinenin calismadigini ispat etmen gerektiginde kesin calisir.


- Kasintinin siddeti ulasma zorlugun ile dogru orantilidir.


- Sinemada siranin ortasinda oturanlar salona en son girerler.


- Uzerine yag-recel surulmus bir ekmek kesinlikle en pahali haliya ve yuzustu duser.


- Ayaginiza tam oturan bir ayakkabi kesinlikle magazadaki ayakkabilarin en cirkinidir.


- Herhangi bir seyi begendiginizde derhal uretimden kaldirilir


Pollyanna 22 Haziran 2007 10:15

Yeni tanıştığımız bir insana kullandığımız itina ile seçilen kelimeler, en sevdiklerimiz ile konuşurken nerelere giderler.

Neden bir yabancıya kıyasla daha özensiz davranırız en değerli varlıklarımıza.

Kimi daha çok önemsiyoruz.

Şimdi kendimizle yüzleşme vaktidir.

“Ömürden gidiyor” der kimileri, güneşin batışı ile biten gün için.

Ne kadar da yerinde bir söz

Ömrümüzden ömür gidiyor, takvimden kopardığımız her yaprakla

Neler yaşadık kim bilir bu güne dek.

Çocuktuk

ilk okul öğretmenizi unutmadık,

Kırdığımız vazonun ardından kalbimizin nasıl çarptığını da.

Dizimizi kanatan kaldırımlar, yüreğimizi kıpırdatan ilk aşk

Karne heyecanı, babamızın kucağında duyduğumuz güven duygusu.

Annemizin bir yeri acıdığında içimizdeki yürek sızısı,

Komşunun kızı belki de oğluydu en iyi arkadaşımız

Harçlıklarımız, çikolatalı dondurma ve lunapark…

Büyüdük

Okula giderken daha bir dikkatli baktık aynaya

Daha bir özen gösterdik saç şeklimize

Değişti bizi mutlu eden şeyler

Tıpkı bizim gibi büyüdü isteklerimizde

Bir çikolatalı dondurma doldurmadı içimizdeki boşluğu

Anne babamızın aldıklarını giymez olduk

Ve avutmadı babamızın saçımızı okşaması

Kırılan ya da yitirilen bir şey için çarpmadı kalbimiz korkuyla

Mutlaka bir bahane bulduk yaptığımız hatalara,

ya da bir yalanın ardına sığındık, kendimizi savunmak adına

Kendi doğrularımız oldu,

Karışılmasından hoşlanmadık arkadaş seçimimize

Ve yalnız kalmak istedik odalarımızda

Çatıştı fikirlerimiz ebeveynlerimizle

Evet büyüyorduk

Beğenmez olduk kimseleri

Eleştirdik, eleştirilmeye ise tahammül edemedik.

“Herkes fikrini kendine saklasın” oldu anlayışımız

Mutluluk için yetmedi

Ailemiz ile sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek

Kolay harcar olduk, hem parayı, hem dostları.

Hayattan hep daha çok şey bekledik.

Emek vermeden bizim olsun istedik her şey

Kim bilir bu güne dek kimleri kazandık kimleri kaybettik.

Bundan sonrası için fikri olan var mı?

Biliyor muyuz ne zaman toprağa karışacağımızı,

Ne zaman son görüşümüz olduğunu, gözlerinde hayat bulduğumuz insanı

Acaba son muydu

geçen gün kardeşime sarılıp ona, onu çok sevdiğimi söyleşim

Yoksa bir sonraki bayramda babam olamayacak mıydı yanımızda

O hafta kendimi kaybedip sinirle ağzımdan çıkan o kelime

nasılda üzmüştü eşimi.

Telafisi var mıydı pişmanlık duyulan geçmişin

Bir daha annem diyememek ve onun yokluğu fikri bile ne kadar da acıtıyordu insanı.

Geçen her dakika aleyhimize işliyor

Ve bize ne olursa olsun hayat devam ediyor.

O çok sevdiğimiz anne babamız, eşimiz, arkadaşımız bizden sonra

Yine nefes alıyor, yemek yiyor, gülüyor, ve gelecekten bir şeyler umut ediyor.

En yakınımızı kaybediyor ama ona da alışıyoruz.

Ah şu alışkanlıklar, alışmakla bitmiyor

En sevdiğimiz arkadaşımıza alışıyor sonra onu uzaklara göndererek unutmaya alışıyoruz, Kolaylıklara alışıyor her şey mücadelesiz bizim olsun istiyoruz.

Aşkı zamanla alışkanlığa çeviriyor, sonra da aşkı nasıl tükettiğimiz fikrinin içinden çıkamıyoruz.

Rahatlığa alışıyor zora gelemiyoruz.

İlgiye alışıyor, bulamayınca depresyona giriyoruz.

Alıştıkça alışıyoruz.

Kimi vakit çekemiyoruz kimseleri, kendi yaşam mücadelemizi verirken

Sizce de ihmal etmiyor muyuz bir şeyleri

Bizi yetiştirmek için onca emek harcayan ve tek dileği mutlu olmamız olan

Melek annemizin boynuna sarılıp ona nedensiz bir çiçek götürmeyi,

Tüm gününü dışarıda belki de zor şartlarda çalışarak , ailesinin geçimi ve istekleri için didinen o koca yürekli adamın babamızın, elini öperek bu güne dek bizi kimselere muhtaç etmediği için teşekkürümüzü dile getirmeyi.

Hasta dedemizi ziyarete ne sıklık da gittiğimizi düşündünüz mü

Ya eşimizi

Onu ihmal etmiyor muyuz

Tüm ömrünü yanımızda geçirmek için kendini bize adayan,

yaşam yolculuğumuzdaki yol arkadaşımız, her koşulda bize destek olmaktan vazgeçmeyen ve

yanında kendimiz olabildiğimiz o insanı hayatını bizimle paylaştığı için en iyi seçimi yaptığı fikri ile her sabah uyandırabiliyor muyuz.

Asansörde karşılaştığımız insanlara, İş arkadaşlarımız, esnafımız ya da komşularımıza her koşula bir merhaba diyebiliyor muyuz.

Yeni tanıştığımız bir insana kullandığımız itina ile seçilen kelimeler, en sevdiklerimiz ile konuşurken nerelere giderler. Neden bir yabancıya kıyasla daha özensiz davranırız en değerli varlıklarımıza.

Kimi daha çok önemsiyoruz.
Şimdi kendimizle yüzleşme vaktidir.


Misafir 26 Haziran 2007 14:55



Misafir 26 Haziran 2007 18:28

Ciddiye alırım Ama kapılmam! daLga geçerim Ama Kırmam! Huzur veririm ama Söz vermem! Sahip olurum ama ait olmam!..


fth186 26 Haziran 2007 19:54

ömür bitio konular mı bitmicek...


Misafir 3 Temmuz 2007 22:54



Misafir 7 Temmuz 2007 14:27



Misafir 8 Temmuz 2007 22:45

Belki Başka Hayatta... :bilmem:


Misafir 8 Temmuz 2007 23:00

yok yok bu hayatta...


Misafir 9 Temmuz 2007 00:08



Misafir 9 Temmuz 2007 11:25

Sanat yapanlar için kolay; yapamayanlar için imkansızdır...


Misafir 9 Temmuz 2007 12:12



Misafir 10 Temmuz 2007 09:35

Saçlarını Rüzgara Satan Kız!
 
[flash=http://img516.imageshack.us/img516/5485/fundamy6.swf]width=728 height=290[/flash]


Misafir 11 Temmuz 2007 11:48



Misafir 14 Temmuz 2007 11:38



Misafir 17 Temmuz 2007 00:51

Mutluluk denen şey anlatıldığı kadar saydam mıdır ? Gözler kalbi kandırır her gülücük biraz sahte..


Misafir 17 Temmuz 2007 13:20



Misafir 17 Temmuz 2007 13:27


Bir By SLipKNoT vardı canı sıkılan canı sıkılan pufff :^)

http://www.satanspace.com/gallery/bloody/image/520/cut-the-head-off.jpg



Misafir 17 Temmuz 2007 21:48

Sana böyle uzakken seni bir daha sevdim.
Yanına gelebilsem bir daha dönmezdim.

http://img62.imageshack.us/img62/978/tatliaskimcilar2011ig8.gif



Saat: 00:36

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık