![]() |
MeLekLer AğLar Ne gunes ne ates beni sen yaktın Ne hasret ne gurbet beni sen vurdun Hem yazım hem kısım baharım oldun Duysa Nasıl sevdigimi Melekler aglar Sensiz gecen aksamlarda Geceler aglarr Pusu kurmus yalnızlıklar Saatler aglar Bilsen nasıl özlemişim Gökkugbe aglar Duysa nasıl sevdigimi Melekler aglar Ne yere ne Göğe ismini yazdım Senin ismini aşkım kalbime yazdım Sen gunum sen gecem sabahım oldun Duysa nasıl sevdigimi Melekler aglar Sensiz gecen aksamlarda Geceler @glarr Pusu kurmus yalnızlıklar Saatler @glar Bilsen nasıl özlemişim Gökkugbe @glar Duysa nasıl sevdigimi Melekler @glar |
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Can Yücel |
SÖylemem Lazim Sana Söylemem lazım sana sevdiğimi Saklayamam içimde Yoksa çok büyür sevgim içimde yüreğimi parçalar Güneşim karanlığa karışır kaybolur gider... Söylemem lazım sana seni çok özlediğimi Gecelerim sabahlara karışmışken, Gündüz yüzü görmezken Güneşim solar gider... Söylemem lazım sana seni çok arzuladığımı Yoksa tenim çok üşür sensizliğe Dudaklarım dudaklarına dokunamazken Burkulur,yüzümün çizgilerini değiştirir... |
SUZ-İ NAĞME Kar yağdı dağlara ah ömrüm sana ne desem Ne söylesem zülfü yare ey gönül Bülbüle figan düştü, bağlara hazan Giryan eden gül-ü zare ne desem Ne söylesem zülfü yare ey gönül Sen ki, bir zamanlar diyar-ı seyran eylerdin Dört mevsim aleme suz-i nağme söylerdin Elifi solmuş bir gül şimdi hasret Dudağımda pare pare Gitti giden ömür geri gelmez ne çare Kar yağdı dağlara ömrüm ah sana ne desem Ne söylesem zülfü yare ey gönül Bağlara gazel düştü, bülbüle feryadı ah Giryan eden gül-ü zare ne desem Ne söylesem zülfü yare ey gönül Ben ki, aşkın yollarında yönünü yitirmiş seyyah Derdimi dağlara yazar giderim Gitti giden ömür geri gelmez eyvah Kar yağdı dağlara sana ne desem Ne söylesem zülfü yare ey gönül Yaramı bağrıma basar giderim Elifi solmuş bir gül şimdi hasret Dudağımda pare pare Gitti giden ömür geri gelmez ne çare Necati CUMALI |
Mürrekep rengindeki gözlerine hitap etmeli bu Siirim.. Hüzün Mavisi Gözlerin dolmali beni görünce.. Sözlerim cikmazda olsada bakislarimdan hatirla beni.. Ve birgün bir yerde karsilasirsak eger.. icinden bile olsa esirgeme selamini.. kendinde coktan vazgecmis bir sesle degilde herzamanki gibi emin halinle.. Ve Adimi her zikredisinde yüregin yanmali.. Kalbin parcalanmali her nefes alisinda.. İcini bir ates yakmali Beni anladigini.. AYŞE BİRDAL |
Aşk Şiiri Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem... Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir... |
yaralı kalbin feryadı gittiğin günden beri bu kalp yaralı üzülür içten içe söyleyemez kimselere ağlar yüreği hep sensizlikten göz yaşları süzülür içine karanlık gecelerde yıldızlara bakarak günün ilk ışıkları vurur penceren içeriye seni anar gün batar yine seninle beraber bu can seninle doğmadı ama seninle ölecek sevmiş seni bilmeden beklemiş hep gelmeyeceğini bile bile yolarda aramış bu gönül seni dönmeyeceğini bile bile rüyalarda kavuşmuş sevgiliye gerçek sanmış uyandığında yoksun yine süzülmüş gözyaşları yüreğine... by sempatik_25 |
VE ŞİMDİ KELİMELER KADAR YALNIZIM BİR ODAM BİR BEN HAYATA KAPANMIŞIM BAŞLAMAK ,İSTİYORUM YA TEKRARDAN YA DA ÇEKİP GİTMEK VARMAK İSTİYORUM HAYALLERE… ALDIĞIM NEFES KADAR ÜŞÜYORUM VERDİĞİM SOLUK KADAR ACIYOR BEDENİM ŞİMDİ YALNIZIM BİR ODAM BİR BEN VE İÇİMDEKİ ACEMİ ŞAİİRİN BURUŞUK KAĞITLARDA GİZLİ SAKLI ŞİİRLERİ KARANLIĞIN BUZ GİBİ GECELERİNDE RÜZGARIN SESİNİ DİNLİYORUM PENCEREMDE SESSİZLİK ÇIĞ GİBİ ÜZERİMDE BİLİYORUM ÇIKMAZ OLAN SONU OLMAYA N BİR YERE VARIYORUM GİDİYORUM BİR HAYALLERİM BİR KAĞIDIM VE BİR BEN BİR HAYAT İŞTE ONUDA GÖTÜRÜYORUM SONSUZ KERE VE SONSUZ KERE ANLIYORUM BEN YAŞAMIYORUM ASLINDA ÖLÜM ARDIMDA SESSİZ ADIMLARDA BELKİ HİSSETTİĞİM DUYGULARIMDA YA ONA GİDİYORUM YA DA ÇÖZEMEDİĞİM VARAMADIĞIM YOLLARA….. SERAP AKBEY |
Bir gül olmak isterdim, dalımdan koptuğum an yalnız senin için kopayım ve yalnız senin avuçlarında solayım diye bir tanem... Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen yağmur damlalarını tutmaya çalış, tutabildiklerin senin sevgin tutamadıklarınsa benim sana olan sevgimdir... |
Şimdi saat sensizliğin ertesi Alışmaya çalışıyorum yokluğuna; Yokluğun içimde büyük bir ürperti. İki damla yaş gözümde Sanki, sanki seni çağırırcasına Alışmışım bir tanem Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum Bir görsen şu halimi Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi. Karşımda duran ayna bile, Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor. Anla bir tanem seviyorum Söyle var mı daha ötesi? Sensizlik ölüm bana! Şimdi saat yokluğun ertesi Kahrediyor bu ayrılık içimi. Nefeslerin kesik kesik olmuş; İçimi çekercesine, Sanki, sanki her nefes alışımda sensizliği soluyorum. Olmuyor, olmuyor! Yapamıyorum sensiz. Göz yaşlarımla boğmaya çalışıyorum kendimi Ya sen, ya hiç dercesine. Anla bir tanem seviyorum, Ölesiye, ölesiye seviyorum, Söyle, var mı daha ötesi? Şimdi saat, ayrılığın ertesi Sensizlik büyük bir alev oldu içimde Ya sen söndürürsün bu alevi, Ya ölüm! Şimdi içimde kalan korku Bir Allah, birde sensizliğin korkusu! Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim, Ama senden asla! Artık tek bir şey diyeceğim: Ya sen, ya sensizlik, Sensizlik ölüm bana! Murat Ak |
Ah benim sevgim çiçek örneği Çarpılmışların kinini yeniler Beni alnımdan vurmak ister Saraların iftiraların gençliği Bilirim geçmektir sevgi Ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden Çünkü çocuklar geçer Ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden Çölden farklı olmayan bu korku Çocukların bu korktukça olur neşeleri Siyah sepete baktıkça her biri Sıcak hoşluğunu anlarlar ölmenin O gün gün ışığından mahrum Mahrum bırakılmış genç kızlar Anneleriyle parka çıkarlar Anneleriyle anneleriyle anneleriyle Sezai Karakoç |
Seni Bekliyorum Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Herşey bana seni hayırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerini görüyorum Bir yüzgar yüzüme deyse Ellerini düşünmeden edemiyorum Tadı senden gelir Yediğim içtiğim herşeyin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu hüzün Seni beklediğim içindir... by sempatik_25 |
Geride Kalanhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgara bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif Hüseyin Yurttaş |
Sevdam Mevsim güz değildir Güz mevsimi hazan mevsimidir Dökülen her sonbahar yaprağı Benim sana olan umudumun eksilmesidir Aldanma güneşin parlaklığına O senin gül cemalinin yansımasıdır Gelirse bu gece bir tabut kapısına şaşırma Giden gülümün sevdalısıdır. Deniz Özcan/deniz_mx |
Bendim, gidişine böyle üzülen... Hasrete dolanan elim ne yapsın? Alev damlaları olup süzülen, Dinmeyen gözyaşı selim ne yapsın? Kimse yanmadı böyle severek. Özlemin zindanı, bize ne gerek, Ayrılık olmasın, gitme diyerek: Yalvaran yakaran dilim ne yapsın. Güneş'in akışı uf'ka ererken, Nereden ne zaman gelecek derken, Yolunu gözleyip seni beklerken; Elimde kuruyan gülüm ne yapsın? Şu kalp başkasını benimsedi mi, Adından başka isim dedi mi, Ölene dek seni istemedi mi, Olmaza düşen emelim ne yapsın? Şığmıyor hasretim taşar setinden, Uzağa düşmüşüm sezgi yetinden, Umutsuz kalbimin His Demeti'nden: Yüreğimden kopan telim ne yapsın? İrfan Yılmaz |
Aşk Elinde büyük bir sözlük Gözünde kalın gözlük, Sordum,Ne arıyorsun Düşündü...dedi Aşk'ı Zavallı!Aşk'tan olmuştu Şaşı... Wolfm@nn |
çocuk bakıyor bir dinle,çokmu zor şey istedim senden korkma sana avuç açmıyorum. bende istemedim,bu sözlerde belki bir gün,anlayacaksın. dağıt beni dünyaya,dileğimdir korkma anlat,insan değerlidir bunun rengi olmaz anlat,insanı olması gerekende yinemi savaş anlat,onu kendine bakıyorum |
Sen Deniz Feneri Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun Çocukluğun yıkık kentlerde Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti. Okuma yazmayı öğrendiğin Gazetelerdeki terör sayfaları Ve Haliç tersanelerinde korsanlar Evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar... Her sokağın başında anaların isyanı dururdu Ve günler kısa ama geceler uzun olurdu. Bir kurşun bir liraya Ve bir hayat bir kurşuna mal olur, Senin doğduğun yerlerde İnsanlar can evinden vurulurdu. Sen Deniz Feneri Sarayburnu'nun dimdik delikanlısı Yavuz zırhlısında deniz piyade eri Yetmiş ikiye dört çakı gibi asker Arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan Ve giderken bıraktığı sevdiğini döndüğünde bulamayan... Yıkar mı bizi bu sevda! Bir aşk delikanlıyı bozar mı be adam? Hadi kalk! Eski günlerde olduğu gibi Karanlığa yine ışık yak! Arka bahçedeki mahalle kavgalarında Kaşına sapan taşı geldiği günden beri Hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri Can dostum ve kan dostum İster kalbine gömdüğün sevdamın aşkına İster Allah'ın aşkına Kalk bir ışık yak ve bir kor düşür yüreğimize Savaşmak ne güzel bir şey uğruna Ve yeniden âşık olmak... Ve Sen Deniz Feneri Sarayburnu'nun dürüst delikanlısı Kalbine gömdüğün aşkın Gönlündeki sevdan ve aydınlık gözlerinle Senin işin karanlığa korkuturcasına bakmaktı Ve sana en yakışmayan şey ağlamaktı. Deniz Feneri Unutmadık o günleri Sevdamız yüreğimizde gizli kalır Ve mahallenin kızına âşık olmak Ayıp sayılırdı Bir kıza âşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı Ve dünya dedikleri şey yalandı... Paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde Ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz Silah çekmek ve tespih sallamak değildi delikanlılık Tespihi çekmek, silahı saklamaktı Yazık... Gün geldi delikanlılık kabadayılığa yenildi Sonra üç kuruşa satılan sevdalar ve ucuz aşklar Artık senin işin değildi... Sen Deniz Feneri Sarayburnu'nun dik ve yitik delikanlısı Ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni Ne de geleceğe satılan aşklar Sen doğarken bir ölüm şaşkınlığıyla Gökyüzüne uzanmış düşmanlık türküleri Suçüstü yakalanırken en güzel umutların Gözlerini bir ihanet anında açmışlığın Ve yakmışlığın gecenin karanlığına en derin aydınlığını Hey Deniz Feneri! Parayla satın alınamayacak aşkların sevdalısı Çektiğin çileleri özenle saklıyorsun seyir defterinde Sarayburnu'nun dimdik ve yakışıklı delikanlısı... Gidiyorsun belki Deniz Feneri Sana 'kal' diyemem giderken Sevmek kadar ölmek de kader Ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere Gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün Ve sen ölsen bile bir gün Nâmın yürüsün... Uğur Arslan |
Sen Herşeyimdin Benim .. Sen gözlerimdin benim Hiç tükenmeyen bir pınar misali Süzülürken damla damla sular Bazan ılık, yüreğinin sıcaklığında Bazan buz kesmiş, kartal bakışlarında Bakarken bazan, yıldız parlaklığında Sen gözlerimdin benim,Sen sözlerimdin benim Dilimden dökülen bir çağlayan misali Ve yatağına sığmayan bir nehir Bazan bir çığlık sessizliğimde,Bazan bir sitem haykırışlarımda Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi Sen sözlerimdin benim,Sen ellerimdin benim Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali Bir sağa çekersin beni bir sola Bazan savurursun açık denizlere Bazan vurursun acımadan kıyılarına Başıboş, dümensiz, kapılacakken girdaplara Sen ellerimdin benim,Sen yüreğimdin benim Ritimsiz çalan bir saat misali Çalışıyorsun tik tak tak tak tik Bazan ileri gidiyorsun koşar gibi Bazan geri kalıyorsun sanki yorgun Ha durdu ha duracak hala sana vurgun Sen yüreğimdin benim,Sen herşeyimdin benim Düşlerim, ümitlerim, geleceğim Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim Bazan kapılsamda umutsuzluklara,Bazan kızsamda yüreğim alev alev Sen ne görürsün beni, ne duyarsın Yine de sen herşeyimdin benim,Ve yine de herşeyimsin. BİROL GÜLER |
Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın. |
sen ağlayınca hatırlamıyorum saat kactı ama yine seni beklediğim bir günün baslangıcında oturmuş bu güzel şehre bakıyordum. içinde seninle el ele dolaşırken, hani saati unutuptan eve koşarak yetişmeye çalıştığımız, gözlerinin içinde kaybolup saatlerce öylece donup kaldığımız, bir bankın üzerinde başın omzumda, 'dün çok kötü bi rüya gördüm; sen yanımda yoktun, ben sensiz olmam!!' diye ağladığın, sen ağlayınca 'ağlayınca gözlerin çok güzel oluyor' dediğim, seninle güzel olan bu şehre. Hani hatırlıyormusun yine şehri seyrettimiz o banka gidiyorduk ama sen bi gariptin ben sana sorduğumda gidelim anlatacağım demiştin, hani gidip oturmustuk sen saatlerce omzumda ağlamıştın, ben tam sana 'gözlerin ağlayınca çok güzel oluyor' derken, hani elinle ağzımı kapatıp elimi tutup avucuma yüzüğü bırakıp gittiğin günü, İste o gün nefret ettim bu şehirden, o banktan, kendimden bi senden nefret edemedim çünkü giderken gözlerin aşkımızı hatırlatmıstı bana senin unuttuğun hiç birşey soylemeden gittiğin oylece ortada kalan aşkımla şimdi ben bu guzel sehirde seni bekliyorum belki bir dönersin diye... ibrahımkara |
MELEK ÇIKMAZI http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Akşamları boynundaki merhamete sığınan aşkın ölü kuşlar, daha sabah olmadan seni tükettiklerini anlar anlamaz, kirli ve acımasız bir dalgınlğga uçarlardı. Kıstırdıgın sokağa adını vermişlerdi: Melek çıkmazı... Gidecek evi olmayan bulutsu bir misafirdin, ezilen kanatlarından sunulmuştu sana tek okşayış... Öyle sert ve öyle belrsizdi ki her şey, ona uymayınca çoğalırdı dünyada hazır bulduğun boşluk... Tutunduğunda boşluk sana, yüzünün ışığını öperdi yüzün. Yalnızlık küçümsediğinde seni göğün içindeki aslını görürdün. Göğün içindeki, senden çıkan her şeyin konakladığı o sonsuz evi... cezmi ersöz |
Sana Yüreğimi Bırakıyorum Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, Anamın sütü kadar helal ve ak, Sevgiyle, şefkatle al onu yanına, Bir ömür boyu, göz bebeğin gibi bak… … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, En idealist ülkülerle beslediğim, Sevgi ve sevdalarla nefeslediğim, Dostluk ve mertliklerle kafeslediğim. … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, Bir yanı Allah korkusuyla titreyen Bir yanı Allah sevgisiyle kükreyen Her olur olamaza boyun bükmeyen … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, Sevdiğini, sevdiklerini boş yere terletmeyen Yürek ülkesini ve ülküsünü kirletmeyen Ölse bile dava ve cephesini terk etmeyen … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, Sözlüğünde küfür ve hakaret olmayan En katı acılarla ve sancılarla solmayan Ummanlar gibi geniş, sevgiyle dolmayan … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, İffet ve haysiyetini asla hiçe saymayan İftira, tahrik ve tazyikle sarsılmayan Para ve pulla sağa sola kaymayan … Ey Sevgili, Sana yüreğimi bırakıyorum, İzzet ve ikramdan uzak durmayan Fazilet ve erdemlerle yorulmayan Sevdiği yanında olmayınca durulmayan … Km–030506 Hasan Kocamanoğlu |
Mevsimsiz. Mevsimsiz düştü toprağa; Kara kış gibi "Kara sevda" Nedendi mevsimi ayrılığın Kaçınılmaz sondu Veda Ve geride dertler, Yığın yığın… Sümbül ver(e)medi başak Çürüdü… Çürüdü… Yürekte aşk! Meyvesiz büyüdü… Ne kara yenikti tohum Ne de yağan yağmura, Sebep; yokluğun… Halil Kartal |
Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; Güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz. Ömer Hayyam |
Bir gün Bana aşktan bahset her bakışında bir damla olsun akan gözyaşın son sözün olsun değer bilmeyen kalbin bir gün sararıp solsun bir tek benim gözyaşımla hayat bulsun ama sen bunu da anlamazsın dünümüzü bugüne anlatamadığın gibi seni sevdiğimi anlamadığın gibi. |
Elveda! Korkumun baş müsebbibi Gurbet yüklü gözlerin, elveda söyler gibi Izdıraplar denizimde, dalgaların efendisi Yenilgimin kavgasında aşkımın gür ifadesi Sevgili! Elveda! Meçhulden gelen sevgili Yorgunum duy sesimi Yüreğimin şehri suskun Telaşında yürüyoruz öykümüzün Sokaklarım sanki bana el gibi Yakalandık ikimiz ayrılığın sevdasına Ölüm kokan havasına, yarasına Sevgili! Elveda! Issız zamanlarımın bekçisi Cesaretimin çözüldüğü fırtınanın habercisi Sevgili! Elveda’nın adımları, yüreğimi çiğniyorken Kim ağlar geceleri kandilimin ışığında? Kim tutar yalnızlığımı, alevine aldırmadan? Gözlerinden su taşırdım yangınıma Bir damla aşk vuslatına ermek için Sevgili! İçi boş bir hikayeyken seni dolduran kimdi? Gidişinle şiir’lerim öksüz şimdi Gözlerinden getirdiğin sanki Lokman hekimdi Seni senle yazıyorken, sayfalarım tükendi Dallarına tutunduğum güz’den kalan dikendi. Mehmet Yaşar Genç |
Adimi Unut Nasılsa ayrılık bu aşkın sonu Sen de eller gibi adımı unut Kader ikimize çizmiş bu yolu Sen de eller gibi adımı unut Seninle bu aşkı yaşamadık say Birlikte gülüp te ağlamadık say Böylesi unutmak dahada kolay Sen de eller gibi adımı unut İstemem söyleme bir tek kelime Sen de eller gibi adımı unut Değmesin artık hiç elin elime Sar yeni aşkını benim yerime Sen de eller gibi adımı unut mehmet kara |
Gözlerimde aşk bitti Bana keyif vermiyor artık bahar dalları, Bitti yürek yanginim gözlerimde aşk bitti. Şimdi neşe vermiyor has bahçenin gülleri, Geçti benim zamanım gözlerimde aşk bitti. Sevgi adına her şey benim içimde vardı, Zamaan şimdi önüme karlı duvarlar ördü. Uçtu gitti gençliğim kuru dallara kondu, Bitti benim harmanım gözlerimde aşk bitti. Her adımda bin neşe saçardım bir zamanlar, Mutlu aşk nağmeleri çalardı hep kemanlar. Olmazdı üzerimde kara tozlar dumanlar, Ve yazıldı fermanım gözlerimde aşk bitti. En güzel senelerim sevgi yoluna gitti, Kalbimdeki hislerim mantıktan önde gitti. Yürek şerbet sanarken bilmeden zehir içti, Derken doldu zamanım gözlerimde aşk bitti. Kaybolunca içinde sevginin heyecanı, Tarifsiz umutsuzluk dolduruyor dünyanı. Anlıyorsun o zaman aşkının hesabını, Bitti şimdi zamanlar gözlerimde aşk bitti. Orhan Özçelik |
bir başka bakıyorum hayata bir başka bakıyorum hayata bu gece yıkılmış senden kalma virane hayallerimle gülümsemeden bakıyorum hayata sensiz umudumu kaybetmiş ama sanki istanbul küs gibi bana yanıp söndürmüyor ışıklarını dünyaya konuşuyorum ama cevap alamıyorum bazen martıların çıkları yükseliyor ben degil onlar sitem ediyor hayata sensiz aglıyorum gözlerimde yaş istanbul küs bana bir başka bakıyorum hayata mehmet eyup |
Damla Zaman, dolmakalemin kustugu mürekkep damlasinda biçim alir: Islak, aldigi isikla canli, geçip gittigi kurumasindan belli. Etkisine gelsince, kapladigi ilk, kesin alanin etrafinda, neden sonra kagidin dokusunun emip yaydigi bir hale belirir ya, bellek herseyi biraz tutar biraz büyütür. |
Uzak Gitmeler.. Kimi zaman hüzün resimleri çizdik seninle kimi zamansa sayfa dolusu hatıraları. ve bir hayal vardı adın gibi sessiz, adın gibi ayrı düştüğüm. sen.. yazmak isteyip de yazamadığım, görmek isteyip de göremediğim günler kadar uzaktın.. haziran kokulu her satır gibi özlem ve acı düştü ellerimden yine bir kasım şafağında beklerken seni bir sıcak gülüş,bir de hazin bir ayrılık kaldı o son gidişinden. |
Aşkım... Çok sevdiğim... İsmin dudağımda Aksin suda gülümser, içimde sebebsiz bir üzüntü, Sensiz geçecekmiş gibi günler... |
Sayıklanmış aşk* kalbin dehlizlerinde sevdanın kanatları girişlerinde bir kentin şairlerin nişangahı aşka adanmış ateşli sözler ve mehtabın koynunda dantele işlenmiş gönül borçları... çağlayan su derelerce söğüt altlarına gizli akışlar uçuk dudaklı korkak sevgili ebabil uçuşacak dudaklarına ufacık sevgi buseleriyle... silkinmiş bir beden gülümsiyerek tatlı tatlı narin sevimli uykusunda bir güz arzuhali zeytin gözlerin ekvator sıcaklığı değeri tartışılmaz bir rüya yorumu uyansam kaybolacak bütün büyü... haris yürek çarpıntıları yoğrulurken vuslatla harlısı öfkenin ya şimdi büyütürüz kendi cesetlerimizi ya da çağa aşk dolu muştulu bir gül... ay bölünür aşk büyürken gözlerin ölgün dökülür akşama yar garip uykularda okunur ya saklı şarkılarda Muazzez Karaduman |
Acıyı Bal Eyledik -Pir sultan ölür dirilir- Bak şu bebelerin güzelliğine Kaşı destan Gözü destan Elleri kan içinde Kör olasın demiyorum Kör olma da Gör beni Damda birlikte yatmışız Öküzü hoşça tutmuşuz Koyun değil şu dağlarda San kendimizi gütmüşüz Hor baktık mı karıncaya Kırdık mı kanadını serçenin Vurduk mu karacanın yavrulusunu Ya nasıl kıyarız insana Sen olmazsan öldürmek ne Çürümek ne zindanlarda Özlem ne ayrılık ne Yokluk ne yoksulluk ne İşşiz güçsüz dolanmak ne gün gün ile barışmalı kardeş kardeş duruşmalı koklaşmalı söyleşmeli korka korka yaşamak ne kahrolasın demiyorum kahrolma da gör beni kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu körolasın demiyorum kör olma da gör beni Hasan Hüseyin Korkmazgil |
sessizce gelir özlem sarınıp gölgelerin ardından usulca geceye dolanır anıların duldasından geçerken ve şimdi gecenin kollarına sarılır savrulmuş kelimelerin gölgemde raks eder ihanetle gezdir gözlerini huşu ile yıldızlardan gelen yazgıya sadece susar yokluğunda zaman acımasızca geçer yüzümden hüzün yedi cihan şahit olur seslenişine kederli bir ülke olur gözlerim hep uzaklara kaçan bir bulut gibi döner dolaşır yağmurlarla kapanmış yollar güneşin yağdığı kentte giden gelmiyor nasıl uyur şimdi krizantemler geçerken acısı mavilerin birsen ateş |
Kimsesizlik Yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi Muzdaribim bu duvarın dış tarafında Şefkatine inandığım biri var gibi Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el Kıpırdanmak istemiyor gözkapaklarım Yan odadan bir ince ses diyor gibi "gel" Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın Kulaklarım komşuların ayak sesinde Varsın gene bir yudum su veren olmasın Başucumda biri bana "su yok" desin de... Kemalettin Kamu |
Adı Bende Saklı Bölünür sancıyla uykular Sığınak değil en kuytular Gökte ay ondört ben dolunay Son hatıramı sinene sar Bu kadarına razıyım yar Uzak diyarlarda evli barklı Mutluluk en çok onun hakkı Bu yorgun, kırık, dökük hikayenin Adı bende saklı Dalda muhabbette kumrular Bana ayrılığı sordular Dedim afet, yangın, dedim kar Dedim adet aşkı vururlar Sezen Aksu |
Suları Unutan Gölge aşktır, yaşadığın hayata kardeştir içinden kalabalık dünyalar geçer elin bir başka ele dokunur sonra aşktır, gövden sana kalmıştır yaralı bir akrep oyar gözlerini ağzında susmanın yorgun gülleri ey kendinin işgalcisi suları unutan gölge artık tanımla kendini tanımla ve yeniden yarat çıldıran bir aşkın damarları bölüyor geceyi Metin Güven |
Benim korkum başlangıçım oldu Benim korkum başlangıçım oldu Hiç anlamadığım bir yerde,çocukluğumda İki kardeştiler... tuhafsal olsada çocuk onlar,arkadaşım Beyaz saç,kaş,ten Her şey beyaz Neden beyaz bezlerin içinde onları açılmış çukura Koyduk,bu gün gördüğümün ötesiydi bu Ben o gün anladım torbasal bedenleri toprağa verdik. Hayat bu,bilmeyenlere Görmeyen yücelere ,seslenişim olsun Benim korkum sizlerde |
Sen yaşamıyorsun Sen yaşamıyorsun Kimi sevdin Kimi mutlu ettin Kimi sevindirdin Ben ışık beklemiştim sende Yaşamışsında boşuna Garip işte her şey ,boşsa sen yaşamıyorsun |
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana ataol behramoglu |
Saçlarima beyaz çiçekler birakarak geçip gitti mevsimler yorgun kanatlarinda göçmen kuslarin agaçlar yapraksiz kaldi çoçuklar uçurtmasiz, kuslar sarkisiz kapatti tüm kapilarini kalbime bahar simdi ben hangi dala konayim siirimin kanadi kirik diyorumki bir gün, hüzünlü yüzüm aykiri sakalimla çekip gitmeliyim bu sehirden her evin kapisina bir avuç siir birakarak ve yikarak egreti duvarlarini vefasizligin hosça kal soguk odam kalbimin dilsiz yani artik hiç bir metropole sigmiyor adim asklar yalanci, sokaklar ince bir hüzün bu sehirde kimse kimseyi sevmiyor artik kimse kimseyi özlemiyor ölüm soluklu günlere güz oldu acim yanlizim, üstelik parasizim dalimda gurbet türküleri ve kirik sazim denizler dalgasiz kaldi agrilar sargisiz bir sevda kaldi yüregimde savunmasiz bir de dalip dalip giden gözlerim gecelerin sayfalarinda savunmasiz aciyan yüregimi alip yanima ve düs kirigi bakislarimi cebimde eski bir kimlik içimde yarali irmaklar ve gecelere saklayip yasli gözlerimi arkami dönüp gidiyorum bu sehirden ey hayat kirginim sana hosça kal güz çiçegim kalbimin sarsik yani artik hiç bir sevince yakismiyor yüzüm kimim kimsemde yok üstelik, öksüzüm bu duyarli, bu aykiri, bu yarali yanimla hangi kiyiya siginsam ölürüm ZEYNEP GİRGİN |
KALP AĞRISI http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif İşte yine başbaşayız içimin acısı yine birlikteyiz ver elini sus ve ne olur incitme beni Ey kalbimin ağrisi ver elini çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce bu karanlık ve uğultulu ormandan İçimin acısı, kalbimin ağrısı aşkım işte yine başbaşayız ver elini sus ve ne olur incitme beni cezmi ersöz |
éLWéDa SENCE HAYAT NEDEN PUSLU BENCE ONUN KALBİ SUSTU BELKİDE ANLATACAKTI SEWDİĞİNİ TABİ BİLEBİLİRMİYDİ SEWİLDİĞİNİ.. SÖYLEMEDİ YADA SÖYLEYEMEDİ GÜNLERCE KENDİNE GELEMEDİ SEWMEDİ, BAŞKA BİRİNİ SEWEMEDİ TEK DERDİ, SEWDİĞİYDİ... AŞKINA YANIT ALAMADAN CAN WERDİ BİR PAZAR GÜNÜYDÜ, SONUNDA MURADINA ERDİ DUA EDERDİ, HER ZAMAN ÖLMEK İSTİYORUM DİYE BAK İŞTE ÖLDÜN, DÖNÜŞ WARMI ARTIK GERİYE? AŞKLAR ACIMASIZ WE İNSANI BİTİRİR ERİTİR RUHU, KÖZ HALİNE GETİRİR ACI ÇEKERSİN KİMİ ZAMAN ZEWKİ SEFA BU SON SATIRDI "ELWEDA" ibrahim akarsu |
Sakin göllerin kugusuyduk, Salinarak suyun yanaginda. Ve oksayarak nilüfer saçlarini gecenin. Sonumuzun adim-adim Yaklastigini görürdük... Yarilan ekmegin bugusuyduk; Paylasilan zeytin tanesinin, Yüzümüze saldiran yagmur avanesinin. Biz hep üsüyen burnumuzu Avucumuzda hohlayarak yürürdük. Hiçbir hesabimiz yoktu kimseyle. Hiçbir aykiri yanimiz, Hiçbir yalanimiz... Gözüm yasariyor, Yüregim kaniyor... Olmasaydi sonumuz böyle!.. Biri, saksimizi çigneyip gitti. Biri, duvarlari yikti, Camlari kirdi, Firtina gelip aramiza serildi. Biri, milyon kere çogaltip hüzünleri Herseyi kötüledi, Bizi yaraladi... Biri sarabimizi döktü, Soganimizi çaldi. Biri, hiç yoktan vurdu, Kafeste kusumuzu! Cigerim yaniyor, Yüregim kaniyor... Solmasaydi gülümüz böyle!. Daglarda çoban atesiydik, Sarmalayarak aci bir sevda masalini Ve hiçkirarak Hirçin rüzgarlarin kavalini... Namlunun, bagrimiza Sinsice sokuldugunu bilirdik... Ceylanin pinara inisiydik, Vedalasan birkaç damla gözyasinin; Tenine kan bulasan O masum çakil tasinin... Oysa biz dualarimizda hep Birbirimizden daha önce Ölmeyi dilerdik... Bazi sorumluluklarimiz vardi, Hayata iliskin. Bazi basit sorularimiz, Anlasilir bazi sorunlarimiz... Gögsüm daraliyor, Yüregim kaniyor... Incinmeseydi gençligimiz böyle... Birer yolcuyduk, Ayni ormanda kaybolmus. Ayni çitirtiyla ürperen birer serçe. Hep ayni kaderde bulusurduk Sevmeye tutuklu gibi... Birer tomurcuktuk hayatin kollarinda. Birer çig damlasiydik, Bahar sabahinda, Gül yapraginda... Dedim ya, Hiç yoktan susturuldu sarkimiz! Yüregim kaniyor, Yüregim kaniyor... Bitmeseydi öykümüz böyle!. MİTHAT TANRIYAR |
Bilirmisin Yanan dağları bilirmisin. Sevgileri sel olur. Yakar kavurur, Sende sevgi dolusun. Korkmana gerek yok. Yak gitsin. Bırak külleri benim olsun. Sevmenin günahı yok. Sevgili. 2002 Zeki Arlan |
Sevgilim yalan söylersem sana Kopsun ve mahrum kalsın dilim Seni seviyorum demek bahtiyarlığından Sevgilim yalan yazarsam sana Kurusun ve mahrum kalsın elim Okşayabilmek saadetinden seni Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar Ve göremesinler seni bir daha Bir gün uzaklara gitme hevesi gelirse içine Uzaklarda arama, aradığın yanı başında… Belki gerçekten kilometreler var aramızda Belki de ülkeler, kıtalar, dağlar… Ama bir gün mesafeler olsa da Kader bağlayınca, Hayat adlı yolculuğun bir kıyısında, Bir limanında Ya da bir durakta Kaderde varsan, bir gün yollarımız çakışır mutlaka Uzaklara gitmek hevesi gelince yüreğine Tutma kendini Çünkü o gün, sevgili yolcu Yollarımız kesişir. gülçin yar |
Kara gözlerin,dipsiz kuyusu, İnadına bir sevdanın... Kara kaşların,elleriyle çizdiği Bir hilalin kavsi Kudret ressamının... Sevdalısıyım güzelim, Kara gözlerinin,kara kaşlarının... Aşk derdiyle Düşüp kızgın çöllere, Turuncu alevlerde yanan O muhteşem çılgın kim? .. Elinde kocaman bir külünkle, Delmek ne ki küçücük dağları? .. Ben senin için güzelim Deler geçerim dünyaları... Ben mahkumuyum ilelebet, ''Mumdan gemilerle'' geçilen Ve Aşık teniyle beslenen ''Ateş denizi''nin... Bir şehri yakıp seyreden, O zalimlerin en çılgını; Bilmem, Bilir miydi acaba Aşk u sevda için Kül olup yanmayı? .. Kara kaşın, kara gözün için Bir Roma nedir ki güzelim; Senin uğruna ben, Yakarım bütün dünyayı! .. Selami Ateş |
Sen yaşamıyorsunSen yaşamıyorsun Kimi sevdin Kimi mutlu ettin Kimi sevindirdin Ben ışık beklemiştim sende Yaşamışsında boşuna Garip işte her şey ,boşsa sen yaşamıyorsun by sempatik_25 |
| Saat: 20:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık