![]() |
Bu Şehre Bir Daha Geleceksin Bu şehre bir daha geleceksin, Ekmeğini yedin, suyunu içtin bir kere; Gidiyorum deme boş yere, Bir daha geleceksin bu şehre Saçların bu şehrin rüzgarlarını özleyecek. Dudakların bu şehrin adına alışkın, bu şehrin şarkısını söyleyecek. Şimdi gideceksin belki. Ama bil ki, özlemin inadını yenecek; Döneceksin, dolanacaksın uzaklarda, Bu şehre bir daha geleceksin Gözünde tütecek; denizinin mavisi, dağlarının yeşili, toprağının kokusu; unutamayacaksın. Kabusun olacak bu şehrin güzel hayali Gittiğin her sokak sanki bu şehir, Dokunduğun her eşya bu şehirden bir parça, Kaldırımlarda bu şehrin sesi, Bu şehir büyüyecek geceleri gözyaşlarında. Kabusun olacak, Unutamayacaksın Bu gemilerin sirenleri çınlayacak kulaklarında. Bu iskele bu gittiğin liman bu ev bu ocak Unutamayacaksın. Gittiğin yerlerde ardına dolanacak; Bu şehre bir daha geleceksin |
Öldüm Say Çakmağım elimde, yakmalı mıyım kendimi? Yoksa atmalı mıyım çakmağı elimden! Sence ne yapmalıyım? Sen beni öldü say! Boşver beni düşünme sen olsan o çakmakla, ne yaparsın. O çakmakla beni öldü sayabilir misin Sayabilirsen çak o zaman o çakmağa... Hadi bekliyorum.? |
Annem Kanınla besledin dokuz ay beni Karnında taşıdın, yordum ben seni Çok acı verse de doğum sancısı Kalmadı ağrın, görünce bebeni Aldın kucağına, verdin memeni Göremedim annem kadar seveni Sızlasa da göğüslerinin ucu Duymadım bir kez ‘üf’ bile demeni Emzirip doyurdun, ben kaka yaptım Göz göze gelince sevgini kaptım Yıllarca yıkadın sildin altımı Uzun gecelerde tam bir azaptım Acıktım ağladım, doyunca sustum Verdiğin mamayı geğirip kustum Arada yoklardı gaz ile sancım, Annem, sensin benim en yakın dostum Sabırla sallarken hep feryat ettim Kalmazdı zamanın, ben sana yettim Okşayıp koklardın, çıkmazdı ahın Ben annemi bir meleğe benzettim İlerlemiş yaşı gül yüzü solmuş Anacığı elden ayaktan olmuş Kim bekler huzur evinde ölümü Terk etmiş evladı, atmış kaybolmuş Koparmış kuyruğu netsin anneyi Bir zalime dönmüş dünkü bebeği Cennet ayağının altına konmuş Böyle mi ödenir anne emeği A. Ali Uçtumoğlu |
Ben bu gönül tezgahinda Ask dokudum, ask okudum Erenlerin dergahinda Ask okudum, ask dokudum Her güçlügü bile bile Göznuruyla, sabir ile Yumak, yumak, çile çile Ask dokudum, ask okudum Bir ömür yana yakila Yazdigim sigmaz akla Acimadim kirkdört yila .......... |
Armut Ağacı Gönülsüzlere Kimi olgun, kimi tatlı, kimi de acı Ne de güzel sunmuş armut ağacı İyisini yemek, bir tek amacı Ben bu ayıları hiç mi hiç sevmem Onun ağzında sadece lezzettir İçinde köpüren nefsi izzettir İyisini yemek ona namzettir Ben bu ayıları hiç mi hiç sevmem Dalına asılıp yer şapur şupur Bir kez bile demez, Ya Rabbi şükür Sonra etrafına dönüp de tükür Ben bu ayıları hiç mi hiç sevmem Şarkılar yazarım, güzelim derim Okşayıp koklarım, farklı severim Ayı gibi değil, gönülden yerim Ben bu ayıları hiç mi hiç sevmem A. Ali Uçtumoğlu |
Öldün İçimde Öldün içimde Gömdüm seni gönlüme Gözyaşları arasında uğurladım seni ebediyete Senden bana kalan ne varsa, Onu da gömdüm gönlüme seninle birlikte Cenaze namazı kılınmaz benim içimde ölenlere Selamlar verilmedi ardından, Okunmadı ruhuna bir satır kuran Daha kırkın bile çıkmadan yapıldı içimde düğünler, İmansız gider benim içimde ölenler. Hindular gibi yaksa mıydım gönlümde seni Ganj nehrine değil, gözyaşlarımla taşırdığım nehirlere mi, Savursaydım küllerini Verdiği idam cezasından sonra kalemini kıran hakimler gibi Adını bir daha yazmamak üzere kırsa mıydım kalemimi. Belli ki başka diyarlara hasret çekiyor senin dünyan Seni şu gönlümden çıkartıp Kudüs’e mi, Nepal’e mi yollasam Yoksa seni ,bir öküzün boynunda asılı olduğuna inandığın dünyadan, Aşağıya mı atsam, Bu kadar zalim olmazdın ,benim taptıklarıma tapsan. |
Aşk Sarp kayaların ser verip, sır vermediği Yamaçlarına kurdun, kuşun eremediği Tükenmiş kalplerin, tepesini göremediği Yüce dağların zirvesinde bir buluttur aşk Her dalıp da varana, geçit vermez bu dağlar Usanıp da kaçana, in cin bile kan ağlar Ne yapsın meyhaneci, ancak bir içki sağlar Gizemli sislerin ardında bir konuttur aşk Benimsin demek yetmez, istediği bu değil İnermiş gibi yapsa da asla vermez meyil Bu yol yürek ister, dönüşü olmaz, bunu bil Zirvesinde yari bekleyen bir umuttur aşk A. Ali Uçtumoğlu |
Ölene Kadar seveceğim seni sonsuza kadar unutmayacağım ölene kadar sen beni sevmesen de zerre kadar ben seni seveceğim dünyalar kadar aşkın tadına varana kadar uğraşmak lazım sevene kadar yarıda bırakıp kaçana kadar sevdiğinle beraber ol ölene kadar aşkı çöpe atmak bu kadar kolaysa neden sever insan aşk bu kadar yalansa acı çekerim sevdiğimi aldatmaktansa aşk artık yalan olmuş dünya gerçek olsa da |
Sevgi gül/ aşk diken Sevgi iç deniz/ aşk okyanus Sevgi meltem/ aşk tufan Sevgi özenli/ aşk delişmen Sevgi sabretmek/aşk sabırsız Sevgi almadan vermek/ aşk bencil Sevgi esirgemek/ aşk zirveye tırmanmak Sevgi yüreğinde taşımak/ aşk yüreğin göğsü zorlaması Sevgi sineye çekmek/ aşk haykırmak Sevgi özlem/ aşk arsız bir dilenci Sevgi o yoksa aç kalabilmek/ aşk erimek bitmek Sevgi mutluluk/ aşk taşkın, lirik, huzursuz Sevgi umuda yolculuk/ aşk Karanlik Aşk hazırlıksızdır/ zamansız yakalar Aşk başkaldırı/ kapıp koyuvermektir Aşk bir büyüdür Aşk en güzel suç/ ortaklığıdır Aşk çıldırmak/ uğrunda ölmek Aşk sömürmek sömürülmektir Aşk anı yaşamak. Aşk yaşadıklarını kar saymak Aşk acımasız.. Aşk/ hiç masum değil.... Aşk bekletilmeya gelmez Maharet...! Maharet mi..? Maharet aşkı sevgiye dönüştürebilmek |
Ölesiye Seviyorum Bana gel Kendinle beraber Kalbini de getir Sonra umutlarını Sonra dualarını Ve hiç bitmeyen Ve hiç bitmeyecek olan Aşkını da beraberinde getir bana.. Maviyi sevdimse senden Dalmışsan hayale senden Senden hep kendimden geçmişliğim.. Şimdi hasretini kokluyorum Senin yerine, Seni öylesine değil Ölesiye seviyorum. |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık