![]() |
Ölmeyince Unutulmuyor Gözlerin Ölmeyince unutulmuyor gözlerin Her aynada gülüşlerin Her nefeste yeminlerin... Kolay mı unutmak Her şeyim sen olunca.... Sensiz bu alemde tek başına yaşamak Ölmeyince unutulmuyor gözlerin Ölmeyince silinmiyor sevgin Her sabah sensizliğe uyanmak Her gece karanlığında seni aramak Kolay mı sensiz yaşamak Her şeyim sen olunca... Sensiz bu hayatta nefes almak Ölmeyince silinmiyor hasretin Ölmeyince unutulmuyor yüreğin Her sokakta sesini aramak Her rüyada ismini anmak Kolay mı sensiz nefes almak Her şeyim sen olunca... Sensiz her rüyadan kabusla uyanmak Ölmeyince unutulmuyor gözlerin... |
Bakıp Da Geçti Güller açamamış, susmuş bülbüller Yaprak kımıldamaz, esmiyor yeller Kurumuş dereler, çekilmiş seller Baharı beklerken, yaz yakıp geçti Üzümler dökülmüş, çıplak bağlarım Kuzular melemez, sessiz dağlarım Yalnızlığa dayanamaz ağlarım Gözyaşım sel olup akıp da geçti Ruhsuz bir bedende sensiz yaşarım Her buluta seni sorar koşarım Dağ, taş demez düşer, kalkar aşarım Yıldızım elimden kayıp da geçti Kalbim sıcağınla halâ kaynıyor Gönlüm ateşinle her dem yanıyor Görenler çöldeki abdal sanıyor Oysa bir melekti bakıp da geçti A. Ali Uçtumoğlu |
Tren Sen ne taşıyorsun ey tren Sirkeciden halkalıya Yorgunluk mu dert mi Nedir yolcularını bitiren Vagonlarına dertler yüklenmiş İnsanların omzu düşük Yüzleri hiç gülmüyor Hepsine keder eklenmiş Yolcuların kederli ve üzgün Bakıyor boş gözlerle yüzlere Görüyor mu görmüyor mu anlamak ne mümkün Dünyaya küsmüş sanki hepsi de süzgün Şu karşımdaki genç adam Bu genç yaşta niye bu kadar küskün Keder mi dert mi bilinmez İşleri gitmiyor mu acaba düzgün Ne zaman başlayacaksın Neşeleri umutları taşımaya yeniden Geçti o günler geride mi kaldı diyorsun Yanılıyorsun tren gelecek yine umutlar aniden |
Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri, Dolaşıyor dışarıda, gün batışından beri, Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime, Bir eski çıban gibi işliyor içerime, Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan, Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan, Sesler, ayak sesleri kesilmez çıtırdılar! Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar, Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden, Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden, Kimsesiz gecelerim, bu kesik sesle doldu, Artık, atan kalbimde bir ayak sesi oldu Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım, Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya, Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya |
Ulaşılmaz Hayal arıyor gözlerim seni kalabalıkta annesini kaybeden çocuklar gibi bulamayınca hüsran yakıyor içimi kapkaranlık gecelerde şimal yıldızım teknemde rotamsın pusulam haritamsın çizdim rotamı sana sığlıklardan kayalıklardan aşır beni güvenli sakin denizlerinde seyretmek istiyorum çıkar beni kalleş denizlerden feraha ulaşmak sana kavuşmak istiyorum sıcak denizler sakin limanlar dizinde yatmak yüzüne bakmak öpmek koklamak sarılmak doyasıya tek bir vücut olmak aynı kalpte atmak aynı havayı solumak seninle ölesiye değil sevesiye sevilesiye birlik olmak sana her an susuzluk çekmek çöllerinde serap değil vaha olmak istiyorum seni çok ama çok seviyorum sana anlatabilmek için yetersiz kelimeler duygularım aşkım gönlüm yarım kalıyor sana doyamıyacağımı biliyorum seni seviyor seni istiyorum |
Ölüm Ben ölmedim ki nasıl beklersin ölmemi ölüm, senin için bir hiçken benim için her şey zaten senin için yaşıyorum. Ölmek ne acıklı bir kelime benim için senin için değil neden? Ama ben senin için yaşıyorum. Sen hiç öldün mü? Nereden biliyorsun yaşamayı. Sen aslında hiç bir şey bilmiyorsun ölmedin ki biri için ama ben ölmüşüm ölmedim desem de senin için ölmüşüm öldüm diyorsun ne için? Kim için? Benim için ölmedin ki bilesin. Ölüm benim ölmen için ben olmam lazım yalnız ölemezsin biri gerek benim o biri ben yoksam ölmedin, ölemezsin. Ölümünde beni kabul et ben olayım lütfen hani biri dedim ya o benim dedim ya yalvarırım ben olayım ben senin için öldüm sende benim için öl. |
kemik artıklarından elmas yapmak tabiat için neyse, saadet de beşer için odur, kıymetsiz şeylerden kıymetli bir şey yaratmak, ruhumuzdaki süprüntülerden paha biçilmez mücevherler yapmak.. Zor ve meşakkatli bir iş, tabiatın her parçasında elmas bulamadığımız gibi her insanın ruhunda da saadet bulamayabiliriz... Ama az da olsa, elmaslar gibi saadetler de var.... |
Ölüm Ayırırsa Bizi hani olur ya insan bir an olsun onsuz yaşayamaz.. olur ya gözünün önünden ayırmak istemez.. eline el değmesin.. gözüne başkaları bakmasın ister.. olurya sevdiğim insan bir başkasıyla paylaşamaz sadece kendisine bakmanı sadece onunla konuşmanı sadece onu sevmeni sadece onun ellerini tutmanı ve sadece ona sarılmanı ister seven... işte olur ya bir gün ölüm ayırırsa bizi elini son kez tutamadan! gözlerine bakarak ağlayamadan! saçını okşayamadan! Sarılamadan! Ölüm ayırırsa bizi Benden sonra başkasına o ellerini tutturur musun? başkasının gözlerine bakar mısın sevdiğim? sırma güzelim saçlarını başkasına okşatır mısın? incecik belini başkasının sarmasına izin verir misin? teninin kokusunu başkasının koklamasına izin verir misin? Ya da benden sonra bir başkasına seni seviyorum der misin? Sevdiğim söyle ? Der misin... Ölüm ayırırsa bizi... |
? aç karnına sigara içmeyi ve soğuklarda aylak aylak dolaşmayı oğretti aşkın. geceleri yatmamayı sabahları kalkmamayı bir paket sigarayla dost olmayı öğretti. adını koluma değil aşkını kalbime kazıdım. aşkın bana, dünayanın ne kadar küçük sensiz ne kadar anlamsız ve boş olduğunu öğretti ama şunları öğretemedi senin ne kadar taş kalpli ne kadar vefasız ve ne kadar da zalim olduğunu öğretemedi... Ali Pektaş |
Ölüm Beni Çağırıyor seni ne kadar kırdım biliyorum ne olur affet beni inan bir tekrarı olmayacak bunun artık gitmeliyim gülüm ölüm beni çağırıyor umarım kaybettiklerini hayat bağışlar sana kalbini onaran bir başkası çıkar karşına inşallah bir gün affedersin beni artık gitmeliyim gülüm ölüm beni çağırıyor |
| Saat: 21:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık