![]() |
Sıcak Saklayın Gecelerimi geçici ayrılık benimkisi ilkyaz çiçeğine gebeyim ağıtlar yakmayın adıma ben ölmedim ölmeyeceğim sıcak saklayın gecelerimi karlar altından çıkıp geleceğim düşlerinizin ateşinden ılık bir rüzgar gibi eseceğim demlice bir çay koyun üstüne aç çocuk gibi besleyin sobayı nasıl tütüyorsanız gözlerimde öylece tütsün buharı uzunca serin yatağımı boyunca uzansın ayağım el aman deyince gece usulca kıvrılır yatarım can canım canlarım hazır mı koynunuzdaki yerim gün olur gecikmiş çocuk gibi bağıra çağıra gelirim Nevzat Çelik |
SENİ İNTİHAR ETTİM Deli dolu geçtik ateş hatlarından Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde Sevdikçe korktum Korktukça daha çok sevdim Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum Neden sonra farkına varıyor insan Ayağına takılan bütün taşları Yoluna kendi döşediğinin Senin yarınlara inancın benden yüklüydü Daha cesaretliydin Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar Er geç açacaktı, biliyordun Deli sevdalı çocuk ruhumun Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı Değersiz değerlere sırt dönmüş, güvenli saflığında Bir sonsuzluk buldun kendine Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza Sonra birden Yeşil bir kentte Ilık bir yaz gecesine astın beni Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi Ödedim Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü Son sözün Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim Anılar kemirdi yüreğimi Felç oldu hislerim Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden Tek bir saniye bile süzülmüyordu Ters çevirmeye cesaretim yoktu Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın Korkağı olmuştum Aşkların sonrasında hüzün vardır Ya sen hüznü boğarsın Ya da hüzün seni boğar Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer Yaralı kuş rolüne soyunacağına Yürümeyi denemelisin Hayata dönmelisin Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü Ve sonunu infaz ediyordu içimde O gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer Ölen ben olurdum O gece Hayatın lekesiz bir anında Seni intihar ettim Şimdi katil benim Artık güncemde bir boşluksun Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun Ve sana ait sandığım her şeyin Aslında benim olduğunu öğreniyorum Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin Kendimi keşfettikçe Seni kaybediyorum Ve ufkuma sensizliği Korkusuzca geriyorum. Kahraman Tazeoğlu |
SENDE KALMIŞ Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış. Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış. Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu Aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış. Nerede o çocuksu, o şımarık hallerim, Saçlarına hasreti tanımayan hallerim, Rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim Tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış. Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam, Avunabilmek için bir tavla atıyorsam, Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam, Sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış. Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok. Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok. Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok. Aynalarda kendimi göresim sende kalmış. Sende kalmış umudum, saadet çağım sende, Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende, Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende, Can diyorum sana,can kafesim sende kalmış. Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa, Sanki her noksanımı mecburum itirafa, Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış. Gel Tanrıya borcunu teslim etsin bu yürek, Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek, Kelime-i şahadet getirmem için gerek, Son diyorum sana, son nefesim sende kalmış. Cemal Safi |
HÜKÜM GİYDİM AYRILIKTAN Korktum aşka inanmaktan Hüküm giydim ayrılıktan Sevemez oldum kimseyi Tanrım kurtar bu karanlıktan Ne demeli sana sanki Aşkından hayır mı gördüm Üç gün mutlu olduysam Üç ömrü hüzne gömdüm Oysa seni senden, benden Herkesten çok sevmiştim Sen beni bırakıp da giderken Aşkını unutmaya yemin etmiştim Dünyalar benim olsa ne değişir ki hayatımdan Yine yalnız, yine mutsuz, yine yorgunum ağlamaktan........ kaya (gönül) |
Ölüm Sessizliği Bu olsa; oynasa yerler yerinden Kıpkızıl gözlerle gökler inlese Pencere camını şimşekler tık tık, Tıklarken duâmı, bir kuş dinlese... Bu olsa; özlerken “merhabâ” sesi, Nerdesin, nasılsın aslâ, denmese... Özlense ve hattâ evlât bûsesi, Hiç bir giden artık geri dönmese... Bu olsa; fark etsem kalem ve kâğıt, Tepemdeki lâmba, su, ekmek ve tuz, Fark etsem; radyomu ağlatan ağıt Benden başka her şey bedensiz, ruhsuz... Bu olsa; işitsem sesleri: Tak... Tak... Düşünse tabutçu: “Kim olsa, gerek!” Bilsem; Hak’tan başka özleyenim yok, Ölüm sessizliği... Bu olsa gerek! Selçuk Bekar |
Acı Bahar şurada burada sıkılmış limon kesikleri paslanmaya bırakılmış demir çubuklar tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış kentin dokusunu acımasız kasırgalar arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular giysilerden yalnızlığın kokusunu aşk mevsimi değil miydi bahar elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar hani nerede eşlerine kur yapan kumrular kuş cıvıltılarına hasret kulaklar denizler denli derin içezikliği geleceksen sekizinci günde gel sevgilim burada haftanın yedi gününde de aşka geçit vermiyor yağmurlar yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar” Mustafa Yıldız |
Bir ümit yeşeriyor içimde, Sanki karanlıklar boğuluyor... Sanki güneş açıyor göğsümde Bir kıvılcım gittikçe coşuyor... Dünya dönmekten mi yoruldu ne? ! Sanki yere basmıyor ayağım... Annem bir masal anlatsa yine Sanki Kaf Dağı'nı aşacağım... Neden ama herkes düşman Neden böyle küs yine dünya? ! ... Ne düşünsem yanlış Ne söylesem hata Duygularım dahi suçsa... Sanki birileri melek tâ baştan, Birileri inadına şeytan... Sanki artık sabrım da kalmadı Deprem olup sarsacak gibiyim... Zira kimse de bana sormadı Sanki ben 'yaradılan' değilim... Sanki bir ben anlayamamışım Hem bî-haber hem de avâreyim; Sanki bir ben yolumdan sapmışım Hem günahkâr hem de bî-çâreyim... Gene birilerinin yüzünden O birileri ki Benim yerime düşünüp Benim adıma konuşuyor. Yeter be! ! ! Bırakın biraz da ben gülüp ağlayayım... Sanki birileri aktan Birileri.oktan... Sanki sevmek ve sevilmek ayıp Sanki bir benim... bir ben suçluyum; Sanki huzur ve mutluluk kayıp Sanki bir ben bunun mes'ulüyüm. Sanki 'sus' demekle iş bitecek, Sanki göz kapamakla vicdanım... Sanki balçıkla güneş yok demek, Sanki 'yok' demekle umutlarım... Sanki ölüm daha mı güzel ne? ! ... Sanki çok daha vefalı bu daracık kuytular... Ve kanımın ısıttığı kaldırımlar Sanki daha benden... Bu uyku... Bu susuzluk... Sanki... hakan pomakoğlu |
Buğulu Camlarda Kaldı Adın sendin hayatımın kaynağı algülüm, gülgüzelim, gözgülüm papatyanın akı, karanfilin alı özlemim, vazgeçilmezim seninle uçardım güvercin kanatlarında her akşam bir ipekböceği sabrı bir güvercin aklığı bir anne sıcaklığı ve bir kumru saflığıyla severdim seni bilmezdin dudağımda bir ıslıkla bin sevda masalında beklerdim seni gelmezdin her gece sevgimi göğe yıldız diye serperdim görmezdin gülüşün bahar buğusu olurdu gülüşün bir avuç su gülüşün gül gülüşün karanfil kokusu seni görmediğim gün iki damla özlem iki damla hasret çiçeği olur düşerdin yüreğime tane tane kirpiklerimin kıyısında martı olurdun susardı bütün denizler seni özlediğimde gelmezdin bir sevda masalında arardım seni bir çınarın dalında, bir gülün alında saçlarını koklardım tel tel dudağına en güzel şarkılar yakıştırırdım ayışığı dökerdim bakışlarına her gece bilmezdin güz biter kış gelir giderdi yaz biter bahar gelir geçerdi gelmezdin buğulu camlara yazardım adını yüreğime kazardım yüzünü gözlerimde sesini ruhumda saklardım görmezdin İsterdim ki, baharda toprak olayım rüzgarda yaprak olayım kırmızı balonlara yükleyip yüreğimi her gece sana yollayayım isterdim ki, en güzel aşk öyküsü olsun aşkımız yüreklere yazılsın şiir şiir dünyada bütün sevenler, sevmeyenler gelenler, geçenler hep seni okusun isterdim ki, sonsuzluğun öyküsü olsun hayatın kaynağı, sevginin bağı gülün saflığı en güzel aşk hikayesi olsun aşkımız Nuri Can |
Nereye kayboldun sen, Çekip gittin aniden. Nereye gittiğini, Haber bile vermeden. Kaybolup gitmen beni, Yaralıyor inan ki. İnciniyorum inan, Üzülüyorum her an. Anlam veremiyorum, Bu ani ayrılığa. Geliyor hep aklıma, Kötü senaryolar da. Telefonla aradım, Sana ulaşamadım. Ya, telefon kapalı, Ya. bilerek açmadın. Yaşayamam bu evde, Hatıran var her yerde. Kokun sinmiş eşyaya, Koltuğa, mobilyaya. Üstüme geliyorlar, Sanki bütün duvarlar. Daral geliyor,daral, Kuramıyorum hayal. Söyler misin sen neden? Kaçıp gittin aniden. Pişman mısın yoksa sen? Bütün yaşananlardan. Belki de çıkmazdasın, Belki de çok yıprandın. Ben mi bunalttım yoksa, Söyle seni hayatta. Ne konuşmuştuk senle, Sordun mu fikrimi de? Karar verdin kendince, Kaçışa çözüm diye. Nedir ki seni benden? Uzaklaştıran neden. Köstek mi oldum sana? Söylesene hayat ta. Hayatın amacı ne? Para mı, başarı mı? Gününü gün etmek mi? Amaçsızca gezmek mi? Bir süre yalnız kalmak, Kendini toparlamak. Sorumsuz yaşamak mı? Hep kendinden kaçmak mı? Çevremiz de dost yoksa, Yas mı tutalım yoksa? Üzülme hiç boş yere, Sebepsiz terk edenlere. İlham kaynağım sensin, Biricik sevgilimsin. Bu şarkı böyle bitmez, Seven insan terk etmez.. kemal tekir |
tut kıyısından dünyayı döndürelim kedi yalnızlığında sokak yüreğim anason kokusu sesini uçur gecenin en ince dalına demlenelim muhabbet hercai zaman... kapıda telaşlı hırsız mezemiz ayışığı uzat yüreğini yüreğimden içelim bir de üstümüze yağdı mı yıldız dumanlanır dilimizde türkü olur ya saplanır nefese hüzün en çok ağlarız ah dost... ah sudaki aksim çevir yüzünü sabaha sırtlayıp geceyi güneşe yüzelim gelincik tarlası umut parmağım şeker kokusu yağmurunu sür toprağın açlığına gülelim bahçede bahar izmariti yaşamak gölgede yalnız düşümüz salıncak uzat elini avucunda yürüyelim Ferhat Gülsün |
| Saat: 14:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık