MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

RuYa 4 Ağustos 2007 16:46

Sahi gözlerinin rengi nasıldı?
Denizler affetsin unuttum onu.
Saçın vardı birde siyah mı neydi?
Başaklar affetsin unuttum onu.

Akıl mı kalıyor ihtiyar serde?
Ola ki rastlarım olmadık yerde
Dudakların vardı, yüzünde birde
Kirazlar affetsin unuttum onu

Aglama boşuna yaşın silemem
Yollar dersen ırak aşıp gelemem
Yüzünü diyorum, görsem bilemem
Gökte ay affetsin unuttum onu


Serseri aşıgım çekmem sözümü
Çok ettin bagcıya yerken üzümü
Şöyle bir yokladım kendi özümü
Sevdalar affetsin unuttum onu ÖZCAN DERE


Misafir 4 Ağustos 2007 17:32

Onur Ödülü
Sevgili eşim Havva'ya

Olmasın gözünde ne yaş ne bir nem
Sana hiç kıyamam canım birtanem
Benim tek varlığım sevgi hazinem

Sensin aşk bahçemin goncası gülü
Tanrı'nın verdiği onur ödülü

Her şeyden azizdir bende değerin
Kalbimde aşkının izleri derin
Gözümde öylesi yüceki yerin

Sensin aşk bahçemin goncası gülü
Tanrı'nın verdiği onur ödülü

Sevincim kederim her gamım sensin
Aşkımın imdadı amanım sensin
Yazdığım şiirin ilhamı sensin

Sensin aşk bahçemin goncası gülü
Tanrı'nın verdiği onur ödülü.
Ali Dilki


RuYa 4 Ağustos 2007 17:46

Daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.

Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor;ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığı
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellat,ayrılığın boynunu vursun.

Usul usul intizarı çürüten
bu hercai diken,bu çılgın arzu
sürüklüyor imkansız muştuların
eşiğine gönül vadilerini
bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
düşüyorum tanyerine
ya topla yaralı kırlangıçları
ya da bu vefasız şarkıyı bitir
özgürlüğe giden tutsaklar gibi
siyah gözlerine beni de götür


CANER AZİZ


Misafir 4 Ağustos 2007 17:57

Yer kızıl, gök kızıl
Gecenin kara çarşafı yırtılıyor
Korkunç bir patlama ortalıkta
Ya Rab, mahşer dedikleri bu mu? ..
Sarılmış çocuklar birbirlerine
Titriyor, titriyorlar...
Çağın oyununa kaç beden kurban?
Of aman aman! ! !

Yer kızıl, gök kızıl
Işık parıltısında görüyorum, bir anne
Bir anne ağlamaklı,
Kucağında bebeği
Yanıbaşında bir kaç evlâdı
Küçümen yüreklerde feryâd-figan
Of aman aman! ! !

Yer kızıl, gök kızıl
İnsanlığın geleceğini vuruyor bombalar
Bir gelincik çatal kapı önüne düşmüş,
Zift karası giysilerde lâmbalar
İnsanın hükmünü veriyor insan
Of aman aman! ! !

-II-
İstemem
İstemem savaş, kavga, kin, nefret
İstemem
Hastalık, zulüm, işkence, gurbet...
Gayya kuyusuna düşsün cümle silâhlar
Tebessüme dönüşsün dudaktan çıkan ah'lar
Gelincik rüzgârına gebe kalsın sabahlar...

-III-
Şarkılar, türkülerle gelsin yavrularım okula
Ben onu istiyorum
Ve de
Barış, sevgi dolu bir harita...
Var mı ötesi? ...
Ahmet Ünal


RuYa 4 Ağustos 2007 19:21

Sen uykusuzluk nedir bilirmisin?
Tırnaklarınla yastığını parçaladınmı hiç?
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldumu,bütün gece.
Ve bütün birgün
<Belki gelir> ümidiyle bekledinmi hiç.
Gelmeyince seni armayınca
Ölesiye ağladınmı?...
Sonra çekilp en koyusuna yanlızlıkların
O'na ait ne varsa,
Bir bir hatırladın mı?

Sen günden güne erimeyi bilirmisin?
Dev bir ağacın vekarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda,ten sokaklarda
Ve bütün bir şehir uyurken,uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış bir köpek gibi,
Eskimiş bir gömlek gibi
Atılmışlığını hissettiğini oldu mu?
Sevmekten,
Günler,geceler boyunca yürümekten
Elin,ayağın,kalbin yoruldu mu?

Sen yanlızlığın acısını bilirmisin?
Unutulmak bir hançer bir hançer gibi saplandımı sırtına
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı?
Sen bütün gururunu çiğneyip,
Onun bastığı toprakları eğilip öptün mü?
Sen çaresizlik nedir bilirmisin?
Sen yokluk nedir, gördünmü?
Yanan başını duvarlara vurup parçalamak geldimi içinden?

Sen hergün bin defa öldün mü?
Böyleyim diye ayıplama beni
Birgün kendimi sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi,
Darılma...
UNUTMA Kİ,
Her seven adsız bir kahramandır.
UNUTMAK Kİ,
İnsan sevebildiği kadar İNSANDIR.... AHMET GÜNEŞ


arwen 5 Ağustos 2007 00:43

Döngel sevdiğim döngel yoruldum aramakdan
Mutlumusun şimdi bensız uzak diyarlarda
Güneşe yildız lara bakar seni sorarım
Sorma bana neden sendin benden giden

Yagmurla buluta dost oldum seni ararken
Ağlatın beni hic hesap ta ayrılık yokken
Ayrılık nerden çıkdı seni boyle severken
Sorma bana neden sendin benden giden

Sokakta sarhoşlara aşık misali kuşlara
Şu asırlık dünyaya sorar seni ararım
Bu sevdayı bitiremem dünyayı ters döndüremem
Sorma bana neden sendin benden giden

Aşkın ile bu dünyada cehennem ateşin de yandım
Seni boyle severken sensiz nasıl yaparım
Döngel sevdigim döngel kurtar beni bu ateşden
Sorma bana neden sendin benden giden

Ali AY



Mystic@L 5 Ağustos 2007 10:17

Karanlık.
Burnunun ucunu bile göremiyor insan,
kalkmış türkü söylüyorsun oysa sen.
-Hadi ölüversene artık,
diye gakıyor karga.
-Duan batsın,
sen de türkü söyle artık
günün ağarsın.
-Türkünün dehşetinden
çıkıver, kökün
tepesinden iniver;
türkünün
dünyanın neresinde
yankılandığını işitebilmem için.
-Hadi ölüversene artık,
diye gaklıyor karga.
Karga,
sen de türküye dur artık
kes şu gaklamayı ya da
konuş insansan eğer.
Hava başka yere akıyor.

(Çeviren: Suat Engüllü)
Radovan Pavlovski


Misafir 5 Ağustos 2007 15:47

açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili


telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili




yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle



sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız(yalnızkurt levent)


Dark-Line 5 Ağustos 2007 18:43

Sensiz Ankara...

Dün yağmur yağdı Ankara'da bardaktan boşalırcasına,
Sanki benim yerime Ankara ağlıyordu,
Sanki senin gidişinle Ankara kahroluyordu...
Ankara'da biliyordu bu son gidişti;
Gelmeyecektin birdaha,dönmeyecektin Ankara'ya
Kendini bu kadar sevdirmişken zamansızdı bu gidiş...

Ankara bugün de ağlıyor dünkü gibi,
Alışamamıştı yokluğuna tıpkı benim gibi,
Sokaklarda çağlayanlar oluştu aynı gözlerimdeki gibi,
Dostlar bile fayda etmedi;çünkü sevmişim seni deli gibi...

Ankara'da yarın güneş açacakmış,ısıtacakmış insanları,
Umuda yelken açıp unutacakmış yaşananları,
Peki ben ne yapacağım yarın?
Unutabilecekmiyim yaşananları?

Söz verdim Ankara'ya seni unutmayı deneyeceğim;
Seni unutamayacağımı bildiğim için Ankara'yı terkedeceğim,
Yanlış anlama Ankara seni hep seveceğim;
Ama sevgilime söz verdim onun yanına;
Cennet'e gideceğim..

Aslıhan Erdal


Misafir 5 Ağustos 2007 18:45

Artik cok gec gel desende gelemem
uzaklardayim yikilmisim viraneyim
hanceri derin vurdun yüregime
simdi hatiralarimla basbasayim

yiktin dünyami
soldurdun benzimi
giydirdin kefenimi
daha ölmeden

hayalimdesin her zaman
kavusuruz bir zaman
bu dünyada kavusamadik
rabbim kavustursun ahir zaman

saclarin zülüflerin altindan teller
bakislarin gözlerin birer mücevher
beline dolansin bu eller
doyulmaz sana bütün ömürler

besir demir- iskenderun- bremen


Dark-Line 5 Ağustos 2007 18:49

Zındanlardayım

Özgürlüğe hasret
Sevilmeye hasret
Zindanlardayım
Sevdiğime hasret
İstanbula hasret
Zindanlardayım
Gülmeye hasret
Sevince hasret
Zindanlardayım
Oğluma hasret
Boğuşmaya hasret
Zindanlardayım

İsmet Zeren


Dark-Line 5 Ağustos 2007 19:39

Sarı Zeybek

Samsun’da meşale yakılıp yürünür
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan
Anadolu şahlanır düşmanlar sürülür
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan


Leş kargaları göz diker de yurduma
Yürekler susamış öyle kıvılcıma
Güneşi görür de durulur mu ama
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan

Kuruldu meclis düşmanlara inat
Türklüğün bekası için bu bir sırat
Sarı zeybek önde kesilir mi sürat
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan

Sarı zeybek durmaz al bir at üstünde
Düşmanlar diz çöktü ordumuz önünde
Türk zafere koştu taarruz gününde
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan

Savaşın kartalı ne cepheler yarar
Hüzünlü yurdumun sislerini kovar
Kara günler gider aydınlıklar sarar
İstiklal güneşi doğar Ankara’dan

Sarı zeybek barış sevdalısı insan
Millete bıraktı büyük bir armağan
Dünya çocukları, kardeştir her zaman
Hepinize bayram her yirmi üç nisan

22 Nisan 1987

Muallim Ayhan


Misafir 5 Ağustos 2007 20:43

ŞEHİRDEN BİR ÇOCUK SEVDİN YİNE
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Yaktın masum hırslarını geliyorsun
oysa bir bilsen, seni ona taşıyan şehir
saçını bağladığın iple bile alay ediyor
Ah! bir bilsen herkes tetikte;
sense böyle hesapsız, böyle sevinçle

Ah! bir bilsen
sadece güzelliğin tutuyor acımasızlığın
kapılarını

Yaktın masum hırslarını geliyorsun,
şehirden bir çocuk sevdin yine...



cezmi ersöz


Misafir 5 Ağustos 2007 21:39

Yağmurlar Ve Sen



Dün sabah yağmur vardı yürüdüğün yollarda
Her damlada da ben
bastığın her yer ben
ben yani yağmurları sevdiren
ağlamayı
gülmeyi
Bir çocuk edasında koşturduğun o yollarda
Peşinden sürüklenen bir toz gibi ben
Toz gibi yani..
Uçsuz bucaksız çöllerde,
suya hasret her bedenden
Bir parça alıp götüren
özlemleri
yüreğinde hissettiren
Hırçın bir dalga gibi
sonra alıp giden sen
Sen yani.
Soğuk bir kış sabahında
Meltem rüzgârı gibi yüreğime esen
Adı konmamış her bebek tazeliğinde
kokusu sinmiş her yerden
denizlerden
göklerden
Genzi yosun kokan nehirlerden
Daha derinlere akan sen
Ellerimden
gözlerimden
Her dem aldığım nefesten
Büyük bir parçasın sen.


Tiglon 5 Ağustos 2007 22:12

bekler kaldık

uzak kaldık bakmayız
beklerde,ağlarız
şimdilerde
yarım kalmış işte
aşklarda,sözlerde yalanmış

bekler kaldık
içimizi anlattık hep,anlaşılamadık

aşkı
içimizde anlamadık
bekledik,anlamadık

garip kaldı işte
aşkta ...
nedense kendini anlatamadı


b1954


Misafir 5 Ağustos 2007 22:13

Acem Kızı
Sefamı sürersin uzaklarda
Eğlenirmisin bensiz
Söyle yüzün güler mi
Birazda olsa acem kızı

Yoksa yalnızlık mı çekersin
Kanlı gözyaşları mı dökersin
Hasretle yollarımı mı beklersin
Söylesene acem kızı


Sen sevilmeye layıksın
Sen hep gülmeye alışıksın
Sen hayatla barışıksın
Ne desem yalan olur
Senin için acem kızı.

Halil İbrahim Sürücü


Mystic@L 5 Ağustos 2007 23:54

Acıya Alışılmaz

Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa
gecenin gerilmiş karnını bu saatte
acı tükenip bitmiştir orada artık
çırılçıplaktır tarihin bu sayfası

Fiziğin armağan ettiği bu teller
keçeleştirirken cinsel organımı
haykırıyorum insan olduğumu
ve çatlatıyor alnımın en gergin teli

Ahmet Telli


arwen 6 Ağustos 2007 01:34

Karagözlüm

An be an düşünüyorum; .karagözlerinden nasıl kurtulacağım.?
Sen ve yalnızlığım,
Yalvarışım!
Vazgeçsem her şeyden,
Ne acı..,bilinmez,tek başına aşk kaç zaman sürer..
Zaman acımaz,
Bir de karagözlerin,
Gittikçe çoğalan yalnızlığından
Kurtulamam….

An be an düşünüyorum; …karagözlerin bana beddua mıydı?
Duvara çizdiğim bırakılmışlığımdan,
Avuç açtığım umutlarımdan,
İçimde unutulmuş karanlıktan,
Bir de karagözlerinden,
Kurtulamam……
Vazgeçsem her şeyden,
Bilinmez,..tekbaşına aşk kaç çizik atar…
Öldürür beni bu yalnızlık
Anlatamam! ...

Bir şarkıda düşünüyorum,karagözlerinin çilesini,..
Yoğunluğuna sarılmış dizelerinde’’zuhal olcay’ın yalnızlığı’’,
Yalnızlığım,..
Karagözlüm! Dağınık saçlım!
Sabahın altısında,
Bitmeyen akşamlarda-yanımda uyumalısın! ! !
Gittikçe çoğalan sevdandan,…
Ve sürüklediğin yalnızlıktan
Kurtulamam! ! !

An be an düşünüyorum,karagözlerinden kurtulacak mıyım? ..
Sorsalar bana
Bırakmayacağım! ! !
Bu kasabaya yağan ilk kar tanelerini;
Ben seninle saydım!
Yağmuru kuruttun dudağımda,
Bir de rüzgarlar şahit! ..
Yine aynı şarkı söyleniyor..aynı ezgi dudaklar da…
‘’yalnızlığım’’…..
an be an ağlayacağım! !
Bir de karagözlerin..
……
KARAGÖZLÜM! ! ! SENDEN NASIL KURTULACAĞIM? ? ?

ipek topyan


Tiglon 6 Ağustos 2007 10:56

Ayrılıksa Amaç...

Bir dakika durmam yanında eğer bitti dersen
Gözlerinden aldığım o mutluluğu çekersen
Ellerimi biran bile çeksen ellerinden
Sensiz bir hayata baktığımı görürsen

Eğer ayrılınca mutlu olacaksan ayrılalım
Beraber kurduğumuz hayallerle vedalaşalım
Gökyüzünden seçtiğimiz yıldızımızı bırakalım
Ayrılıksa amaç birbirimizle yaşamayalım


Misafir 6 Ağustos 2007 11:36

ENGELLENMİŞ KAÇAK
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Kırıldığın zaman,
çitin ötesindeki insanları düşün,
acıları içini ısıtsın, doğrulansın yüzün,
gözlerine çekimser bir mevsim süsü ver
korkma, kimsenin gözükmez içi...

Hem bak nasıl da harcanıyor dünya
aileler...sevgililer...bütün ülke.
Üstelik kadının yüzü paramparça
kadın kalpten ölecek,
o kadına sakın nüfuz etme...

Boğ odana deniz menevişleri getiren kızı
vehimlerinden yaptığın sevginle,
ufacık sahnelerde büyük öfkeler tasarla,
antika bir çerçeve uydur
büyük insanlık derdine...
Nasılsa çitin ötesi insan dolu,
sen gövdeni düşün yalnızca
göğsünün en ince yerinde...

Hem bak nasıl da harcanıyor dünya
aileler...sevgililer...bütün ülke
üstelik kadının yüzü paramparça,
kadın kalpten ölecek,
o kadına nüfuz etme...

Kış basladı...başlayacak,
artık hesaplar açık veriyor,
bir isim bulmalısın kendine
engellenmiş kaçak... engellenmiş kaçak...



cezmi ersöz


Dark-Line 6 Ağustos 2007 12:19

Sevgi Olursa

Sevgi dediğimiz görülmez güçtür,
Eğer birde karşılıklı olursa,
Sevgisiz yaşanan yaşantı hiçtir,
Sevilmeden seven sevgi olursa...

Sevgi bir çiçektir, bilgiyle açan,
Bir ışık gibidir etrafa saçan,
Özgür bir kuş gibi göklere uçan,
Aydınlatan gerçek sevgi olursa...

Sonsuza uzanan bir el gibidir,
Yatağından taşan bir sel gibidir,
Tenleri okşayan bir yel gibidir,
Sarıp, okşar gerçek sevgi olursa...

Bülbül öter gül üstünde sevgiyle,
İnsan yaşar, ten içinde sevgiyle,
Çiçek açar, kuşlar uçar sevgiyle,
Bakıp okşar gerçek sevgi olursa...

Gerçek sevgi mutlu eder insanı,
Yaklaştırır o insana insanı,
Hiç arayıp sormaz dini, lisanı,
Karşılıklı seven sevgi olursa...

Seyfet Bozçalı


Misafir 6 Ağustos 2007 12:21

SONET
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Benzetebilir miyim bir yaz gününe seni?
Sen daha sevimlisin, daha sakinsin ondan.
Sert rüzgarlar Mayısın narin çiçeklerini.
Hırpalar ;Yaz ise pek çabuk geçer...Durmadan!
Bazan, kızgın olarak,parlar gözü semanın...
Bir karartıyla sık sık söner altın bakışı ;
Her güzel,güzelliğini kaybeder: Tabiatın-
Sebep olur da bazan bu kararsız akışı!

Fakat senin ebedi yazın hiç sönmeyecek,
Dönmeyecek sendeki güzellik bir yalana.
Ölüm sana yaklaştı diye, öğünmeyecek:

Sen eşitken ebedi mısralarla zamana
Yaşadıkça insanlar, görebildikçe gözler,
Seni yaşatmak için yaşayacak bu sözler



SHAKESPEARE


Dark-Line 6 Ağustos 2007 12:31

Okyanus

Bana okyanus ol dedin
Sonra akıntılara kapılıp
Med ceziri anıp
Dalgalarda yaşadık
Birlikte deniz olup
Okyanuslara karıştık

Saheser


Misafir 6 Ağustos 2007 12:37

ÖYLE YIKMA
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

öyle yıkma kendini
öyle mahsun, öyle garip...
nerede olursan ol
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile, diş ile
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni!


ahmed arif


Tiglon 6 Ağustos 2007 12:53

kelebek gibi...


dokunulmazlık benliğinde bir şiir
alabildiğine kırılgan ve ürkek

yasak aşk yaşarken o çınarın yaprağıyla
heyecandan durur mu körpecik yürek


narin dokunuşlar bile mi zalim ceza sana
oysa yaprak dokunmak ister, sevmek

bu kırılganlığın olmasa
ne kolaydır senin kalbinde köklenmek

biliyorum, dursun istiyorsun tüm saatler dakikalar
ama ne fayda, içinden geçiyor zaman, üzerek


bir varmış bir yokmuşlarda,
kısacık hayatın nasıl çabuk geçecek...

karanlık odalara terkediliyorsun
rengarenk kanatlarına rağmen, minik kelebek


Misafir 6 Ağustos 2007 13:03

DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler
NAZIM HİKMET


Dark-Line 6 Ağustos 2007 15:12

Evliliğin Gerçekleri

Sevgililer yaşar, hiç bitmeyecek aşkla.
Toz pembe hayat, sürsün bir imzayla.
Falcı masalı bitirir, nikah masasında.
Evlilik Sandığın kadar, kolay değil gülüm.

Hayeller gerçek oldu, bir gelinlik, birde damat.
Dansettin kollarında, mutlu gözlerine bakarak.
Hasret bitti zannetme! Başlıyor yüreğini yakarak.
Evlilik hiç bitmeyen, acı bir flm dir gülüm.

Sakladı benliğini, biter diye sevgiden.
Bilmem ne bekledi, sahte beraberlikten.
Çekildi dalgalar, çakıllar kaldı denizden.
Evlilik coşan derya değildir gülüm.

Bir gün olur çatırdar, mutlu yuvanın çatısı.
Artılar bitti, çıktı eksi kutup yıldızları.
Köşe başından duyulurdu mutluluk kahkahaları.
Evlilik dudaklarında gamze değildir gülüm.

GÜRLEK derki! Okuyun satırlarımı, düşüpte şaşırana.
Aşk olsun bu zorlu yolu bulupta başarana.
Alnından öperim, yenilmeden hayatla yarışana.
Evlilik hayatın kendisidir gülüm.

Azime Gürlek


Tiglon 6 Ağustos 2007 17:17

Sevdalar..

hasari bir yumurcak...
acisiyla ,tatlisiyla degisik bir sey!
kalbe gizlice girmistir
farkinda olmadan sizinde bir sevdaniz
olmustur artik...
sevdalar!!!
benim sevdam diyebilirisiniz...
sizi mutlu ediyordur
ellerinizle mutlulugu yakalamissinizdir
sarki söylerken sesiniz titriyordur.
sevdalar!!!
göz pinarlariniz cosar durur..
üzüntüden degil sevinçten
dudaklariniz yorulur artik gülümsemekten
sok etkisi yaratmisdir sizde
sevdalar!!degil ama son on dakikadir
sizi uyandirmaya calisan kisinin
basinizdan asagi bosalttigi
bir bardak su sok etmeye yetmistir sizi...
sevdalar!!!
aslinda hiç olmamistir.
sadece bir rüyadir.
ve rüyasindan bile
sudan cikmis baliga dönerek
uyanmissinizdir...
o halde onu aramak bosunadir..
size kalan tek sey ıslak saclarinizdir...


yaprak


RuYa 6 Ağustos 2007 17:22

AYNALARA BAKTIĞIMDA
SENİ GÖRÜYORUM KENDİMDE...
NEMLİ VE BOŞ BAKAN GÖZLERİM
SANA BAKIYOR HR YERDE
KALBİM ACIYOR...
ACILARIN EN BÜYÜĞÜNÜ YAŞIYOR...
GİT DİYORUM AMA;
ÇOK ZOR GELİYOR
GİTMENİ İSTEMEZKEN
GİT DEMEK.
YALNIZ KALINCA SENSİZLİK DAHA BİR KOYUYOR
SESSİZLİK VE SENSİZ ÇOK ACITIYOR BENİ
BELKİ SENİ DE...
ALLAH\'IMDAN BİR MUCİZE BEKLİYORUM
DÖN DEMEMEN VE DÖNEBİLMEM İÇİN...
BİR SIĞINAK ARIYORUM...
BİR KUCAK ARIYORUM...
BİR YÜREK ARIYORUM BENİ ANLAYACAK
AMA YOK ÖYLE BİR YER YAKINIMDA
HEPSİ ÇOK UZAĞIMDA
SENİN YANINDA...
MEHMET ÖZTÜRK


Dark-Line 6 Ağustos 2007 21:25

Umut

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar doğar güneş doğarken
ve güneş doğarken çöp kamyonları
ölüleri toplar kaldırımlardan
işsiz ölüleri aç ölüleri

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken köylü aile
erkek kadın eşek ve karasaban
saban koşulu eşekle kadın
toprağı sürerler toprak bir avuç

işler atom reaktörleri işler
yapma aylar geçer güneş doğarken
ve güneş doğarken ölür bir çocuk
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
on iki yaşında ve numaralı
ve ne boğmacadan ne menenjitten
ölür bin dokuzyüz elli sekiz de
ölür bir japon çocuğu hiroşima'da
dokuzyüz kırkbeş te doğduğu için
işler atom reaktörleri işler


Nazım Hikmet Ran


RuYa 7 Ağustos 2007 00:11

Eğer birgün;
bir boşluk hissedersen,
belki de,
hayat sana gençliğini hatırlatırsa..
Farkında olursan hayatta savrulup gittiğinin..
Bilinmez düşünceler sırla dolu bir yaşam,
ama bir çare bir amaçla hayata inat,
yağmura çamura inat..
Sessizlikte dinlediğin son ses son bir şarkı..
Son hissetiklerin,son insanlar..
siyah beyaz film anıları gibi düşünceler,
hatırladığın insanlar,
yaşadığın olaylar..
Kısa zamanda çok hatıralar..
belki de,
hayat sana gençliğini hatırlatırsa..
nedensiz ve niçinsiz insanlar ve kıpırtısız sesler..
sonunu bulmak..
kimliğini aramak..
ve dinlediğin son şarkı..
son ilham..ilk kıpırtı..
son sessizlik..
son dinlediğin sözler..
"biter elbet bu yağmur sabret..
dönmüyor epeydir başım..
yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz.." SEDEF GÜL


Misafir 7 Ağustos 2007 12:59

Dus(me) ler /ask bitti
I
..ustat, beni musait bir siirde indir...

bugun bir siir bile ugramadi yanima
sana ugradi mi bilmiyorum
pencere kenarinda yagmuru seyrettik yalnizligimla,
balkona astigimiz duslerimizi iceri aldiktan sonra
kimsenin ogretmedigi bir seyi ogretmeni dilerdim../..ayrilirken
ama sen herkesin ogrettigini yineledin
simdi ask../..inanclarini yitiren bir ayyastir kopru altlarimda
deniz kabuklarindan bir mumluk yapmistim sana,
vermeye zamanim olmadi
simdilerde icinde yakiyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunlugunu
biliyor musun../..bilmem
sen cumlelerimin 1. Kordonuydun

II
..susmaya gidiyorum.../..birazdan donerim..
acil servis gibi yetistim butun kanamali sevdalarima
yanlarina gittigimde,
odalari bostu, carsaflari temiz
bir kucuk not bile yoktu../..”kurtardiginiz icin tesekkur ederiz;
bu yuzden emekliligimi istedim yorgun asklarin bas hekiminden
tazminatim suskunluk
beni ait olmadigim sehirlerde aramayin,
adresimin caddesi../..burukluk

III
..teri sogumamis bir ayrilikla icilen ozlem, ates yapar..
dun gibi hatirliyorum ayrildigimiz gunu
24 ocak../..kis../..kiyamet../..felaket
sanki herkes beni gormek icin toplanmisti sehir meydaninda
parmaklariyla gosteriyorlardi../...;iste bu kadin terk edildi naralariyla
bu gunlerde../.dalgasini gecebiliyorum vedalarin
o gunlerde../..serum kokularina bulasmisti butun kilcal damarlarim
gercekte kim oldugunu cok dusundum,
ozleminin yer yer saganak yagisli oldugu zamanlarda
galiba artik biliyorum
sen../..buyumeye zamani olmayan cocuklarin,
dar zamanlarda attigi icten bir kahkahasin
beni beklemeye gidiyordun.../..galiba yolu sasirdin

IV
...bu siire girmek huzunlu ve yaslidir..
biraz once gozlerimden dustun
seni islattigim icin uzgunum
yanaklarimda kurumani istemezdim,
dudaklarima almisken islakligini
sen../..gozlerim../..ve katre
sana yasatmak istedigim cok sey vardi,
ask;da kisa cubugu ben cektim...
V
...kirginliklarimi kaybettim, hukumsuzdur...
sabaha karsi gittigin icin bagisladim seni
sen de kendini bagisladin mi../.. bilmiyorum
zor oldu indirmek resimlerini duvarlardan
ki tozlanma diye albumlerde yasatmadim seni
seni../..bir ; olsun diye sevmedim
...ve hic aldatmadim../..kirpiklerimle bile
cok onceleri sordugum bir soruydu,
bir aski kurtarabilir mi? diye
otuzuma yaklasirken gulumsuyorum da,
siir bir askin ancak bekcisi olabilir
VI
...bu siirde U donusu yapilmaz...
illegaldir butun terk edisler,
olumlerde dahil...

VII
...kizim bahara aldanma, ustune yine de bir siir al sen..
mayisin cocuklariyiz ikimizde
belki de bu yuzden acele ettik ayrilmak icin,
tenlerimizin atesi bizi kavurmasin diye..
biliyorsun../..cok erken aldim hediyemi senden
seninkini vermek icinse cok gec
dogum gunun kutlu olsun../..unutmadi giritlalesi
mumlarini sondurdum../..yuzumde gonderdigim dileklerin golgesi

VII
...ask dersem cik, ayrilik dersem cikma..
dedim../..cikmadin
ask bitti...

Pelin Onay


Misafir 7 Ağustos 2007 13:26

CEHENNEM MELEĞİ
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir
nasılsa taşra hep hazırdır aşka

Üzülme, sakın dönme kendine
tesellisi ol cehennemin
cehennemin son meleği ol

Gözlerini eksik yaşanmış bir bahar gibi kullan
gülüşünü as intihar koğuşlarına
çelimsiz ruhlarda erken yağmurlar biriktir

Nasılsa taşra hep hazırdır aşka



cezmi ersöz


RuYa 7 Ağustos 2007 15:57

Sana söylediğim tüm şarkılarda,
Aşkımı haykırdım duyan olmadı,
Kendimi kaybettim hatıralarda,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı.

Kimisi kul etti, kimisi köle,
Mutluluk yerine verdiler çile,
Hasreti sapladım şimdi kalbime,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı.

O suskun akşamın her saatinde,
Kaç gece ağladım duyan olmadı,
Yıllarca yaşadım kalbim dolmadı,
Karşıma gerçekten seven çıkmadı CEREN ÖZTÜRK


Dark-Line 7 Ağustos 2007 16:02

Korktum kendimden

Dün gece nefret ettim
sevdigimden
Ölümüne severken bu nefret nerden
Korktum kendimden insani duygularım
Köreliyormuydu benden
Çok seviliyor diye ezermi hiç insan sevdigini
İlk kez nefret ettim sevdigimden
Özlemi delerken yüregimi
Nasıl nefret eder bu yürek bir insandan
Sevmedim ben bu duyguyu
Gelmesin uzak olsun yüregimden
Yaşarım sevgimi yine eskisi gibi yarsız
Hallerimle süsler rüyalarımda buluşurum eski gibi
Yaşarım sevdamı bir ömür yarsız
Neden seven sevilmez ezilir sevdası adına
Nereye kadar sürer ezilmeler
Yoruldum ben artık sevmekten
Hakir görmemeli kimse kimseyi
Kimse üstün degil kimseden
Sevdadan sevgiden üstün ne varki
Şu yalan dünyada sevgili ezemeyeceksin
Artık sen beni benden daha çok seveni bul ve yaşa
Yaşam dedigimiz hayat ne kadar kısa

Nejla Özkan


RuYa 7 Ağustos 2007 16:06

Seni saran ellerimi,
Başka eller tutsa da!
Sana bakan gözlerim,
Yaşlarla dolsa da.
Sevginle çarpan yüreğim
Paramparça olsa da
Aklımda daima sen olacaksın

Yıllar sensiz geçse de,
Anılar köreltse de
Ömrüm bitip tükense de
Bil ki sevgilim son nefesimde bile
Kalbimde Daima sen olacaksın... ŞULE BULUT


Dark-Line 7 Ağustos 2007 16:09

Bilseydim

Bileseydim nefret edeceğimi
Hiç dinlemezdim o şarkıları seninle
Bizi anlatan iki üç şarkı tutmazdık
Sonunda gözlerimin kurumayacağını bilseydim

Bilseydim nefret edeceğimi
Koca dört duvarı kendime mesken etmezdim
Konuşmazdım kendi kendime, seni özlerken
Sonunda hayatta hep susacağımı bilseydim

Bilseydim nefret edeceğimi
Hep dalıp gitmezdim zeytin karası gözlerine
Saçı sana benzeyenleri görüpte, başımı çevirmezdim
Sonunda kimsesiz kalacağımı bilseydim

Bilseydim nefret edeceğimi
En değerli köşede tutmazdım çizdiğin resimleri
Ve sabahlara kadar uykusuz kalmazdım
Sonunda sonsuz uykuya düşeceğimi bilseydim

Bilseydim nefret edeceğimi
Bu kötü duyguyu besleyeceğimi
Güzelliğinden yok yere çalmazdım
Sonunda sensizlikle cezalanacağımı bilseydim

Bilseydim nefret edeceğimi
Ben Sadece sana sevdalı kalmazdım
Sevgine böyle koşa koşa gelmezdim
Sonunda yana yana gideceğimi bilseydim...

Aykut Aktüy


RuYa 7 Ağustos 2007 16:12

Ben sevda da senin ile yürüdüm.
Senin bile hiç haberin olmadı.
Gece rüyamda gördüm gündüz düşündüm
Senin yine hiç haberin olmadı.

Aklımı aldın beni benden götürdün,
Erittin tükettin beni bitirdin,
Gelir dedim uzaklara bakıttın
Senin yine hiç haberin olmadı.

Gezdiğim dolaştığım yerde hayalimde sen vardın
Senin ile yüreğimi dağladım.
Nice gecelerde düşündüm sabahladım.
Yandım amma hiç haberin olmadı.

GÜLÇİN SOYKAN


Misafir 7 Ağustos 2007 18:28

İçimde Bir Ben Ölüyor

Nefesim elinde bir mezru kefenimin ölçüsünü alıyor
Omuzlarımdaki tüm kuşlar güneşli yarınlara kanatlanıyor
Önümde maun tabut aczime ağlıyor.

Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni
Başakların arasına uzatmış küçük ellerini
Yaşıyor muyum yoksa ölüyor muyum muamma
Perdeleri kapattım gözlerim güneşe ama.

İçimde bir ben ölüyor
Çuha çiçekleri ezilmiş son deminde kan soluyor
Şiirlerim karanlıklarda yetim kalıyor.

Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni
Gülümsüyor babam gelecek diye sevinç alıyor gözlerini
Umutlarım bir damla gözyaşına aşina
İsmimi bile yazmayın soğuk mezar taşına.

İçimde bir ben ölüyor
Bulutlar yağmıyor sanki acılarıma ağlıyor
Gerçeğin ötesinde bir adam toprağa defnediliyor.

Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağırıyor beni
Yirmi beş sene beklemişken bir kez göreyim gözlerini
Muradım yoktur faniliğe dair
Kalmadı acı, gözyaşı ve umut bende vesair.

İçimde bir ben ölüyor
Denizin ortasında maviler yanıyor
Ve ateşin içinde sular çağlıyor
İçimde bir ben ölüyor.


İsmail Sarıgene


Tiglon 7 Ağustos 2007 18:32

AŞKIN ALDI BENDEN BENİ

Işkun aldı benden beni bana seni gerek seni Ben yanarım düni güni bana seni gerek seni Ne varlığa sevinürem ne yokluğa yirinürem Işkun ile avınuram bana seni gerek seni Işkun âşıklar öldürür ışk denizine taldurur Tecellîyile toldurur bana seni gerek seni Işkun şarâbından içem Mecnûn olup tağa düşem Sensin dün ü gün endîşem bana seni gerek seni Sûfilere sohbet gerek ahîlere ahret gerek Mecnunlara Leylî gerek bana seni gerek seni Eğer beni öldüreler külüm göğe savuralar Toprağum anda çağıra bana seni gerek seni Cennet cennet dedikleri bir kaç köşkle birkaç huri İsteyene ver onları bana seni gerek seni Yûnus'durur benüm adum gün geldükçe artar odum İki cihanda maksûdum bana seni gerek seni
YUNUS EMRE


arwen 8 Ağustos 2007 03:03

Bende sana yetecek ben kalmadı
Sende bana yetecek sen olmadı
Bilmem bu sevgi denklemi niye kurulmadı
Bunca yıl niye tutuklu kaldım sende


gizem pares


arwen 8 Ağustos 2007 03:28

'umutsuz olmak ne güzel'
.................................utku.....

'bekleme, umut etme' dedin...
aklımın deseninde umudun rengi olmadı hiç...
umudu kalbim işledi genç kız sandığına...
ve koydu en mahrem odasına...
umut aşk gibidir...
gelme, git dedikçe üstüne düşer,
karabasan gibi çevreler seni,
umutsuz bir nefes alamazsın...

diyorum ki:
beni bırak kendi halime...
umudumla çoğalayım sende..
umudumla büyüsün günlerin
sonsuz pazarları...
tezgahlara yayayım seni,
gösterişli ve pahalı dursun hayatım...
beni umudu doğuştan ölü ceninlerimle bırak...
sallayayım gönül beşiğimde...
ninnilerle süsleyeyim rüyalarımı...
beni umutlarımla bırak sevgili...

eğer umudumu alırsan elimden!
ben o zaman ölürüm,
içimdeki aşk zehirler bedenimi,
çürütürüm ruhumu,
çürütürüm fakir göğümü...
beni umudumla bırak sevgili...

ama biliyorum ki;
umudum olmasa sana dair,
üzerimde arş taşır gibi değil,
tüy taşır gibi kanatlanırım...

istemem sensiz gelecek hafifliği,
ben ağırlığınla, ezilmek isterim,
umutlarımın ağrı terazisinde...
bak ağır basıyor aşkın,
umutsuzluğun hafifliğine....

beni umutlarımla bırak sevgili...


FATMA SANCAK


Dark-Line 8 Ağustos 2007 12:23

Gönlümdeki Gurbet

Dost ülkeler duman duman önümde
Dağların alnında gurbet yazılı.
Göv göcekler firez oldu gönlümde
Çamların dalında gurbet yazılı.

Ilgıt ılgıt yeller eser ovadan
Kuşlar tüm tedirgin kalkar yuvadan
Özümüz gövünür yanık havadan
Sazların telinde gurbet yazılı.

Gene yanar oldu bağrımın başı
Nasıl söner bu sevginin ateşi?
Oğuzlar soyunun savaş yoldaşı
Atların nalında gurbet yazılı.

Bir canım olsa da yurt için versem
Ufka nakış nakış kanımı sersem
Kalk gardaş sılaya gidelim desem
ÖTÜKEN yolunda gurbet yazılı.

Vur Emri(sh.122)
Abdurrahim Karakoç


kikspa 8 Ağustos 2007 13:14

sevdiğini elde edemezsen elde ettiğini sevmeye çalış demiş napolyon gülüyorum bu söze neden biliyormusun elde ettiğimi sevemiyorum cünkü sevdiğim tek varlık elde edmediğim sensin


Dark-Line 8 Ağustos 2007 13:30

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Cezmi Ersöz


Tiglon 8 Ağustos 2007 14:09

sevmek istiyorum...!!

DaLgaLar gibi oLmak istiyorum artık
Bana ait oLmayan herşeyi denize bırakmak
YaLnız, yapayaLnız kaLma pahasına
Sahte sevgiLeri kendimden uzak tutmak

Sewmek istiyorum artık gerçekten sewmek
Sewme sarhoşLuğuna düşsem biLe mutsuzlukLa uyanmamak
Sewgim doruktayken sımsıkı sarıLmak
GözLerine bakıp daLarken gidişine mahkum oLmamak


Gün değiL, ay değiL, yıL geçsin istiorum
Bir öpücük kadar masum bi bakış kadar etkiLi
Ne gitmek istiyorum ne de ardından bakmak
En güzeL anLarı en güzeLLe payLaşmak oLsun bu kaLbin kederi

OLacakmı biLmiorum sadece istiorum
Artıq çok yoruLdum sadece bekLiyorum
Sevda çöLünde serbest bi kum tanesi oLmaktansa
GözLerinde hapis bir mahkum oLmayı diLiyorum..

ibrahim yılmaz


Dark-Line 8 Ağustos 2007 14:30

Mutlu Kahraman Yoktur

Mutlu kahraman yoktur...
Ya kahraman olursun,
Ya da mutlu...
Kahraman olmak,
Es geçmektir mutluluğu;
Başkaları için, kendinden
Feragat etmek...
Başkalarına
Mutluluk armağan etmeyi,
Meslek edinmek...
Gülümsetebildiğin her yüze,
Mutluluğum diyebilmek...
Mutlu kahraman yoktur
O yüzden...
Ya kahraman olursun,
Ya da mutlu...
Ben senin için, senden geçtim;
Ben kahraman olmayı seçtim!
Şimdi git onunla; durma...
Kahramanın benim nasılsa!

(Bu da bir çeşidi mutluluğun!)

Burak Zorlu


RuYa 8 Ağustos 2007 17:03

Biraz dikkatli baksaydın gülen gözlerimdeki , ağlayan ben'i görebilirdin.
Yada gerçekten sevseydin beni kalbimin çığlıklarını susturabilirdin.
Ben senken sen ben olamadın. Izdırabımın sebebi oldu sevgim.
Tükendim, tükettim
hıncımı almak için tekmeler attım sevgiye
kendime, yüreğime...

Birçok kez hazırladım kalbimi seni unutmak için
ne yaptıysam olmadı
Boyun eğdim varlığınla yaşamaya
Artık özlemiyorum.

Dilim söylüyor ama hissetmiyorum. Sevgiyi kandırarak ve gizlenerek yaşıyorum.
Daha fazlasını kaldıramayacak kadar yorgunum yada bahaneler buluyorum.

İçim acıyor
Gücüm yetene kadar dayanıyorum. Daha dayanabilirmiyim bilmiyorum.
Zaman sığındım kurtuluşum için yaralanan kalbimi sarmak
biraz olsun hayata bağlanmak kaybettiğim kendimi bulmak için...

Sen benden gittin
ardında bıraktığın beni düşünmeden gittin...

Belki yıkıldım sevgiye güvenimi kaybettim
ama yürekten sevdim
Şunu bilki terkedenim, sen yüreğimi hiç haketmedin ŞİNASİ
ÖZYÜREK


arwen 9 Ağustos 2007 02:15

Yüreğime çizildiğin zaman

Rıhtımlar sevda şarkıları söyler
Martılar uçar notaları kanatlarında
Mevsimsiz çizgiler vurur
düşler dalgalanır sahilde


denize ay düşer
ay
sis olur
omzuma konar martılar
sevdaların ağırlığında
gönül halatları çekemez
siste kaybolunur
gönlüme
kelepçe takıldığı zaman

suya çizilmiş
kaderimiz
el yordamıyla aranır aşklar
diken
batar
gökyüzü ağlar
deniz boğulur
sandallar
yüreğime çizildiği zaman


akif tütüncü


kambis 9 Ağustos 2007 02:46

Hayatının her dakikasında dünyanın tüm mutlulukların en güzel renkleri ellerine çiçek buketi olarak verilsin..Yarınlarındaki umutların ise nakıs nakış kalbine armağan edilsin Sakın unutma: hayat seninle güzel ve kısa ama hayatın en güzel yanı kısa zamanda en güzel mutlulukları tadma sansın var.Bu şans senin elinde..Bu şans senin gözbebeklerinin içindeki masumiyette...











alıntı



Saat: 00:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık