![]() |
Öyle Bir Sevgili Ki Öyle bir sevgili ki... Göklerde yıldız gibi. Seba'nın ülkesinde; Melike Belkız gibi. Öyle bir sevgili ki... Bakışıyla kalp delen, Gece son düşündüğüm; Sabah ilk akla gelen! Şafak Yıldızı gibi, Dünya'ya karşı duran. Fildişi bir sarayda, Yakut tahtta oturan... İçimdeki umudu, Yedi yıl da yıkmadı. O simsiyah gözlerin, hiç aklımdan çıkmadı. Gecem seninle geçer, seninle uyanırdım. Ömre bedel bu rüya, bitmeyecek sanırdım. Sevda gelmeye görsün, alır götürür aklı. Neden büyük aşkların içinde hüzün saklı? Yedi yıl süren hasret... Resmine hep bakardım. Dua edip her gece, Tanrı'ma hep yakardım: ''-Ölüm meleği gelip, sarmadan dört yanımı; '' ''-O'nu bir kez görmeden; alma dedim canımı |
BEN O ZAMANLAR GENÇ BİR ŞAİRDİM... Ben o zamanlar genç bir şairdim Bir kıza sevdalanmıştım Gökyüzü kadar güzel Gökyüzü kadar serin Denizler kadar derin bir kıza Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim O na mektuplar yazardım O okumazdı mektuplarımı Ben okurdum kendime O nu arardı gözlerim Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim O nu severdim eksilen yanlarımla O sevmezdi beni inadına Çığlıklar atıp gülerdim buna Kimsecikler duymazdı çığlıklarımı Yosun kokulu bir çift gözden başka Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Bir gün O nu beni öldürürken görmüştüm Ölmüştüm o vakit, çoğalarak ölmüştüm Vakit akşam üzeriydi Hiç kimse görmemişti öldüğümü Bir ben görmüştüm Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Dinsiz kitapsız bir şair Tanrı dedikleri bende seviydi Bir ona inanırdım Bir de O nun eşsiz güzelliğine Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Gökyüzü dolardı gözlerime Uykularımı bölerdi bir bulut Hiç uyumazdım, uyuyamazdım Uyusam bir, hiç uyanmazdım Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Sokak lambalarının altında geceleyen Yapraklar bulurdum ellerimde buruş buruş Yüreğim sevinin hüzünden eviydi Bulsam bir yolunu bu kentten gidecektim Gidecektim ihtimal intihar edecektim Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Uzun şiirler yazardım aşka dair Bir yaşamak tuttururdum ölümsüz O ömrümce beklediğim dizeydi Aklıma gelirdi gözleri ansızın Tutar kendimi vururdum Aklımı alan gözleriydi... Ben o zamanlar genç bir şairdim Bir kıza sevdalanmıştım adını unuttum Saçları dudakları nasıldı bilmem Bir beyaz yelkene benzer miydi elleri Aklımı alan gözleriydi... |
yüzümde anlamsız boş ve çaresiz bir ifade.. her ne kadar da yüreğim gitmeni istemesede dilim susmakla yetiniyor. bunun işe yaramayacağını bildiği için.. gözlerimden akan herbir damla gözyaşı yavaş yavaş,acı acı süzülüyor yanaklarımdan... içim kanıyor,gözlerim ağlıyor,bedenim yaşam kaynağını yitirmiş,ellerim ellerinde değil,sımsıkı sarılamıyorum sana beni bırakma diyerek.... uykularım bölük pörçük. rüyalarımda sana tam dokunacakken birşey seni benden alıp götürüyor uzaklara. öylece kalıyorum zifiri karanlığın içinde.. elim kolum bağlı izliyorum,geleceksin umuduyla.. aynı gerçek hayatta olduğu gibi değil mi?sevgilim... sensiz ben ne haldeyim bir bilsen. ah bir görsen gidişinle yarattığın şu eseri... gelipte şu içine edilesi dünyama ışık olsan. sanki gözlerime bir perde çekilmiş, gözümün baktığı heryer karanlık. göremiyorum,hiç birşey hissedemiyorum. gidişinle beraber duygularımı, benliğimi de alıp gittin.. bana sadece yokluğuna ağlamak kalıyor, ne kadarda işe yaramasa, avunuyorum gözyaşlarımla... vakit geçmek bilmiyor,yüreğimde ki sızı dinmiyor. her geçen gün yokluğunla kahroluyorum,kayboluyorum sensizliğin bıraktığı karanlık dünyamda... biliyorum ki ben hiç mutlu olmayacağım ellerim ellerine kavuşmayınca... semra - 2006-08-23 09:26:58 |
NE ÇARE BU DÜNYADA HATIR GÖNÜL BİLMEDİK, EĞRİYİ DOĞRUYU HESAP ETMEDİK, HAYBEYE HAT-RCADIK ÖMRÜ TÜKETTİK, ÜZÜLSEK AĞLASAK ŞİMDİ NE ÇARE. ********************************* SEN DEDİN BEN DEDİM KAVGALARINDAN , YILLARCA YAPILAN YANLIŞLIKLARDAN, BOZULDU DENGELER SAĞLIK KAYBOLDU, OLMAYINCA MERHEM VARMI BİR ÇARE. ********************************* TALİH KUŞU BAŞA HEP KONAR SANDIK, HAYALLE YAŞADIK ÇOK ŞEYLER UMDUK, KOYMADIK KENARA NE VARSA YUTTUK, KAFAYI TAŞLARA VURSAK NE ÇARE. ********************************* ANAYA BABAYA SAYGI DUYMADIK, SÖYLENEN SÖZLERE KULAK ASMADIK, YAŞARKEN AĞLATTIK HAYA EMEDİK, MEZARI MERMERDEN ETSEK NE ÇARE. ********************************* AKRABA HATRINI BENİMSEMEDİK, KARDEŞİN HAKKINI BİLEREK YEDİK, KOMŞULAR AÇ İKEN GÖRMEZDEN GELDİK, NAFİLE NAMAZI KILSAK NE ÇARE. ********************************* MAKAMIN ŞÖHRETİN BİTECEĞİNİ, MALIN DA PULUN DA KALACAĞINI, AZRAİL İN BİR GÜN ALACAĞINI, DÜŞÜNDÜK GEÇ KALDIK ŞİMDİ NE ÇARE. ********************************* OKUNAN SELAYA KULAK VERİLİR, BİTİNCE ARKADAN İSİM SÖYLENİR, AH DENİR VAH DENİR RAHMET OKUNUR, TABUT A GİRERSİN YOKTUR BİR ÇARE. ********************************* HUZURDA DİZ BAĞI MUTLAK ÇÖZÜLÜR, HAKLILAR HAKSIZLAR AYIRT EDİLİR, ORASI MAHŞERDİR HESAP GÖRÜLÜR, TRENİ KAÇIRDIK ŞİMDİ NE ÇARE. |
Kırgın sularda Yaprağın güle gülümsemesidir Sabahın ilk eylemi Hala gözlerimde bir ikindi serinliği -Yüzünün neresinden dönsem, yalnızım- Annemin ud çalan ellerinin beyazı Neruda'yı okuyan lirik sesi babamın Bolivya'dan esen güney rüzgarı Kırgın sularda dağılıverdi odaya Dön bana çocukluğum Pandora'nın kutusundaki umut Yüreğimde ısınan mavi güvercin Kirpiklerimde yaşaran sevda Ah! Kırılmıyor hüznün sırça sarayı Dön bana gençliğim |
Dostları Olmalı İnsanın Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda Sonra açık denizlere uğurlamalı seni, Geri döneceğin günü bekleme umuduyla Bazen rüzgara o açmalı yelkenini Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla Halatlarını çözmeli Seni çok ama çok özlemeli Dostları olmalı insanın, Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen Düşünmediklerini düşündüren Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen Gerektiginde senin için ateşi yutabilen Yolunu ısıtan ustan olmalı, Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde Üzerindeki tek gömleğini. |
Konuğum Ol Bir akşam konuğum ol Oturup konusalım biz bize Anıların çubuğunu yakıp Uzatalım geceyi biraz. Geçmişe bir el sallayıp Yaşanan günleri konusalım Ve günlerin üstüne çöken Dumanlı, isli havalardan Kendimize daha az zaman Ayırsak da olur geceden Cünkü boğulabilir insan Yalnız kendini düsünmekten Kapağı açılmayan kitaplar Unutulmuş aşklar gibidir Kitaplardan söz edelim Ve onların gizli kalmış Sessiz tadlarından Sabaha doğru perdeyi Aralayıp ufka bakalım Ve bir çocuk gibi Hayretle seyredelim Güneşin kızıllığını Konuşulmadan kalan Daha çok şey vardı Diye düşünerek çıkalım Güneşle kucaklaşan balkona Üşütmesin sabah serinliği Bir bardak demli çay Burukluğu gibi kalsın Gecenin ve sabahın tadı Yaşasın anılarımızda Konuğum ol, oturup Konuşalım bir akşam Ve uzatalım geceyi Sözün çubuğunu yakarak |
Öyle Çok Özlüyorum ki Seni öyle çok özlüyorum ki seni koklamayı,saçlarını okşamayı, gözlerinin içine bakmayı derinden, öyle çok özlüyorum ki seni, neden kimseye bakmadığımı , içimde seni yaşattığımı bilemezler, öyle çok özlüyorum ki seni, benden çok uzaklarda olduğunu bilsemde, gelsemde seni bulamayacağımı bile bile, öyle çok özlüyorum ki seni, her gece rüyalarımı süslesende, sabahları uyansamda ter içinde, öyle çok özlüyorum ki seni, gözlerimde ki her damla olduğunu bilsemde, silmeye kıyamıyorum istesemde, öyle çok özlüyorum ki seni, hasretin,özlemin sel olmuş yüreğimde, izlerini silemiyorum içimden, öyle çok özlüyorum ki seni, adını yazsamda sayfalara satır satır,şarkı olsanda dilime, aşkımı,acımı unutamıyorum yüreğimde, öyle çok özlüyorum ki seni. |
Korkarım ay soluk soluga yildizlar akla ziyan bir irilikte uzaydan yanmis kibrit kokulari koklasam korkarim koklamasam gizli yilan isliklariyla ozsuyu zaptediyor henuz birer iskelet gibi ciplak asagidan yukariya agaclari cicekleri uyandi uyanacak koparsam korkarim koparmasam oyle yogun bir elektrikle citirdar ki saclari kim degse tutasacak dokunsam korkarim dokunmasam gozleri bir yangin baslangicidir dudaklari kirmizi alarm ugultusu sehre yayilir sokak sokak tutulsam korkarim tutulmasam -KORKUNUN KRALLIGI'ndan |
MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında Bir teneffüs daha yaşasaydı Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür Devlet dersinde öldürülmüştür Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: -Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: -Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir. Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır: Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır: Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri: Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek. |
| Saat: 17:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık