![]() |
Yağmur Altında Ben bugün Yağmur altında dolaşıyorken Bütün gün Sen doğum gününü kutluyordun belki de Dostlarınla birlikteyken Doğum gününü kutlamak istedim Yapamadım Neden? Yapamazdım Elim kolum bağlıyken Yağmur teselli ediyordu beni Varlığına muhtaçken Ne susuzluk hissediyordum, ne açlık Ne de üşüyordum. saçlarımdan enseme doğru Yağmur suyu akarken. Senden başka bir şey düşünemezken. Çiçek göndermek istedim adresine Yapamadım. Neden? Yapamazdım Sen benimle konuşmaktan kaçarken Sesini duymak için savaşıyordu İçimde iki güç Biri ben, diğeri ben olan ben Ben bana yenik düştü Ellerim titriyordu tuşlara dokunurken Kalbim yerinden fırlayacaktı Telefon çalarken. Ben bana galip geldi nihayet Telefonu kapatırken Neden? Oysa sana bu kadar çok değer veriyorken Yağmurumla başbaşa kaldım Vefalı dostum Hep yanımdaydı bütün gün Kimi gülümserken, kimiyse ağlamaklıyken Ömür boyu mutluluk dilemek Doğum günü hediyem Elimden başka bir şey gelmiyor Neden? Elim kolum bağlıyken, Seni bu kadar çok seviyorken |
Değişik Başka türlü bir şey benim istediğim: Ne ağaca benzer, ne de buluta. Burası gibi değil gideceğim memleket Denizi ayrı deniz, Havası ayrı hava.. Bir başka yolculuk dalından düşmek yere Yaşadığından uzun Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere Ağacın yüksekliğince Dalın yüksekliğince rüzgarda ve bir yeni ömür Vardığın çimen yeşilliğince Nerde gördüklerim? Nerde o beklediğim Rengi başka Tadı başka.. |
Kurtulamazsın -35 yaşıma- önce sesini sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında bu kent de tükürdü aşklarına kal orada! artık hiçbir şeyden kurtulamazsın ıslanmışsın bir kere oğlum yaş gününde kuruyamazsın... |
Öyle Doluyum ki Öyle doluyum ki bu akşam, Dokunsan ağlayacak gibiyim, Moralin bozulur ben sussam, İsterdim ki kimseye görünmeyeyim. Öyle doluyum ki bu akşam, Diyorum, buralardan uzaklaşsam, Anlayamazsın ızdırabımı, Keşke seninle paylaşsam. Öyle doluyum ki anlatamam, Hasretin yüreğimde, Nasılsın diye soramamam, Anla bir tanem anla beni, Bu gece öyle doluyumki. |
Kumrular sokağı hiçbir duygunun kış uykusu yoktu sende hangi iklime sığınsam gökyüzüne asılı kalmış yağmurlarıyla tenha bir sonbahardı bir yaprağı uğruna ağacı sevmek riskli işti hangi şehirden sana baksam sarhoşları ıslak ve uyuşuk kumrularında yükseklik korkusu ve caddeleri bir başka şehri gösteriyordu seni sevmek güç işti sık kullanılan bir rüya gibi gelmiştin uykularıma kâbuslardan yer kalmadı yatağımda içimi dünyaya sergileyen gözlerin hani güle dokunsam sadece benimle onun arasında senden uzak durmak güç işti sabahın mahmur kızı kumrular sokağının çok gülen yazı sen unutmadan ekmekleri çekip gitmeliyim bıçaklara ve sen ey kalbim içimdeki masum çocuk daha hüzün kalabalık yaşamaya alışmamışken daha yetecek kadar ümit varken gecemize gelmeden yıldız avlayan tutulmuş adamları anımsa anımsa artık dönüş yollarını |
http://www.yazgulu.com/karisik/sevi9.jpgDuyuyor musun birtanem? ? Dün gece yine sendin aklımda Bir hüznün çıkmaz sokalarında Gözyaşı oldu hasretin Ilık bir buse gibi süzüldü yanaklarımda Yanaklarım kırmızıydı, küskündü aynalara Ne zaman karşılaşsak sen bakardın onlardan Başıboş hoyrat aynalardan Önce ilk sarıldığımız yere gitti duygularım Bu gün gibiydi yaşadığımız küllenmemişti O bir ömürdü sanki, ölmeye değerdi Sonra gözlerin geldi aklıma, güzelliğin Başımı döndüren mey gibiydin sen Şelaleler akardı içime gözlerinden Ardından öksüz kalırdım sanki giderken Yinede yorulmazdım sensizliğe Sensizlik ki darağacım, sensizlik ki paramparçayım Ellerim seni arıyor bu gece, gözlerim gözlerini Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk Seni arıyorum inadına gecelerde Karanlıklar üstüne yemin ederim Işığım sensin! ! Seni seviyorum birtanem diyorum söyletensin Basit bir aşk öyküsü değil ki bu Saman alevi değil ki Cehennem alevi sanki susuzum Sensiz mutsuzum Artık sabah olmayacak uykusuzum Artık sensiz yaşanmayacak Yaşıyor sanma beni sadece varsayımım Sana bağımlı varlığım Yokluğun ise tükenişimdir Bir umudu katleder bin umudun olurum Senin gibi ulaşılmazdır benimde gururum Duyuyor musun birtanem? ? Dün gece yine sendin aklımda Aldın aklımı başımdan gittin Canımı da aldın yüreğimden Canımdın sen! ! Vazgeçilmezim, tartışılmazım Yalnızlığımın sebebi, acılarımın denizi Esirinim işte bu gece vakitleri Kollarımda sensizliğin kelepçeleri Yüreğimde sevdanın zincirleri Bağlanmışım sana ayrılamam Görmeden yaşayamam o gözleri , Bir gemi kalkıyor rıhtımdan Dinle bak sesini, bu son seferi Veda türküsüne benzer düdük sesi Ardından mendil sallayanlar Boşuna aslında boşuna ağlayanalar Dönüşü olmayacak bu yolculuğun Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri Ve haykırışım enginlere Sen; dalgalardan dinle artık sesimi Sahilde bekle beni Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! ! Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! ! Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana Bil ki; ağlıyorum uğruna O zaman son kez de olsa hatırla beni Cansız bedenime can istiyorum Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM |
Öyle Gel Bir gün pişman olup ta beni ararsan Mecnun gibi çölleri aşta öyle gel Eğer seviyorsan candan gönülden Eline kırmızı gül alda öyle gel. Yol üstünde görürsen ihtiyar dervişi Ararım dersin terkedilmiş sevmişi Belki anlatır sana da gelmişi geçmişi Dizlerinde derman kalırsa öyle gel. Beklerim seni toprak altında Oku yazılan yazıları mezar taşımda Görmek istersen çektiklerimi genç yaşımda Allah huzurunda hesap verde öyle gel. |
Krallığa çağrı Dört bir yanına haber salına krallığımızın Svalbard, Finmark' tan Agder, Herjedalen, Oppland, Tröndelag' a kadar kral, kraliçe, prenses ve prens: tüm becerikli ozanlar biraraya getirile hünerleri yamak, söyleyip işlemek dimağların dağarcıkları olasıya işlek kukulatası, takkesi eldiveni dağınık çehresi, bakışı, halleri karışık: doğa, çiçek, güz, böcek, dal... bahar, ot, duygu, düş, tutku... aşk, sevgi, böğürtlen, his... dalga, buzul, ay, yıldız... ırmak, kar, ayı, köpek... orman, ağıt, yamaç, tarla... hüküm, anlam, yardım, nutuk, töre, nizam, kural.... hepsinin kızağı hazırlana. ! |
Yalancı Aşık. . . elime kalem alıp seni yazdığımda... kork benden!!! gözlerin kırılacak ağlayacaksın günlerce! sıkılacaksın belki utanıp konuşamayacaksın kapından her adam girişinde benim korkumu duyup, ulaşamayacaksın... senin denizinde sevdamı yüzdürdüm ben batarken sen güldün... bakışlarım sanaydı umut dolu,aydınlıkt tırpanladın kalbimi sildin beni bir kalemde... şimdi onlar ağır yaralı... bu kalem, seni yazıyor bugün anlatıyor cümle aleme yaşamasın diye sevdalılar benim gibi bir kere... |
http://www.yazgulu.com/Bg/023.jpg -------------------------------------------------------------------------------- Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, / Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, / Dolunaya baktığında hissettin mi hiç / Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu / -------------------------------------------------------------------------------- Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını… Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın… Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda… Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur… Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce… Harun Kilci http://www.yazgulu.com/Bg/illumsmflora.jpg |
| Saat: 14:53 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık