![]() |
Kurtulmuşum Hak nurunu gerçeklerde Gördün demek kurtulmuşum Güzelliği çiçeklerde Gördün demek kurtulmuşum Sevda alevinde sinsin Oyna ki bire gidesin Hak gerçeklerde bilesin Sordun demek kurtulmuşum Sevda ateşi yandıkça Gönül o yare kandıkça Gerçek sana inandıkça Vardın demek kurtulmuşum Gözler konuşur sevişir Seven bu sırra erişir Aşka yananlar bilişir Verdin demek kurtulmuşum Gahi sessiz gahi azgın Böyle sanma yarın yazgın Sevenlerde olmaz bozgun Erdin demek kurtulmuşum Sevda türküsü söylensin Yanık gönlümüz eğlensin İnce de hakka bağlansın yerdin demek kurtulmuşum |
Yüregimdeki çocuk Yüregimde bir çocuk Sevinçle hüznü Bir arada yaşıyor Bir elinde umut çiçekleri Digerinde mutsuzluk dikenleri... Yüregimdeki bu çocuk aglıyor, Batmış eline Mutsuzluk dikenleri... Umut çiçekleri Gönlünü okşuyor... Kendisini Bekleyen geleceği Umut çiçeklerinde Biliyor... Yüregimdeki çocuk Ellerin de Umut çiçekleri, Gözlerinde Bir ümit ışıgı yanıp sönerken Kendisine sevgiyle uzanacak Bir dost eli bekliyor... Yüregimdeki çocuk Bir elinde umutsuz dikenleri Digerinde umut çiçekleri Gözlerinin içi gülüyor... Yüregimdeki bu çocuk Gelecekten umutlu Hayatla barışık yaşıyor... |
Deniz Denizi severiz dedik ya Öyle bir deniz düşün ki Içinde tuzlu su yerine deli sevdamız olsun Ikimizin sevdası Öyle bir sevda ki okyanuslardan daha büyük Okyanuslardan daha derin Vay dünyanın haline o zaman Yetmez bize yetmez Ne okyanusların alanı Ne de karaların alanı Boğarız sevgisizlikleri, riyakarlıkları Boğulsunlar yok olsunlar Sevgiden uzak olanlar Biz seninle yaşayalım Dünyaya ibret olalım Sıcak sevgimizle Denizlerde taşalım |
Öyle ki yüreğim sende ağlıyor Bir yaz yağmuru vardı dışarda Eylule çalmıştı gönül havamda Her damla andırır aşkı sevdamda Öyle ki yüreğim sende ağlıyor. Sardunyalar gibi suya hasretken Camın buğusuna adın yazarken Gözlerim an ve an seni ararken Bir baktım yüreğim sende ağlıyor. Bir gülün gözüyle aşkı bulmuşken Bülbül çığlık atıp bizi izlerken Gönül defterime adın kazarken Bir baktım yüreğim sende ağlıyor. Yokluğun bir yara gibi kanarken Düşümde gözlerin beni tararken Günlere aylara ceza yazarken Bir baktım yüreğim sende ağlıyor . Sende ağlıyor,sende ağlıyor Sensizlik güzelim yürek dağlıyor. Sende ağlıyor sende ağlıyor Yağmurla kendini sana adıyor. Sende ağlıyor sende ağlıyor Bu gönül yürekten sende ağlıyor. |
Gözyaşı Ağlayan gözde yaş Göz yaşında merhamet olur Yıkar yüreği gözyaşı Sadece merhamet kalır Dıştan akan bir damla İçerde sele döner Ateşleri söndürür Acıları dindirir Yıkar insan içini İçi nura döndürür |
Küllenen karlı ve tipili bir gece yarısı bir eski dost çaldı kapımı bıyıkları mavi buz sarkıtları eskimiş kaputu yırtıklı postalı. -tak tak, kimdir o kim, ya gelmişse gecelerin kara yüzlü konukları. -yabancı değilim benim sana kalbimi getirdim konacak yer arayan ürkek bir kuş gibiyim bu aldığım kapı da paslı bir kilitse unutup koştuğumuz delikanlı aşkları kırmızı bir balık yaşamı akvaryumda -içeri gir üşümüşsün sen bizim türkümüzsün. Dağılınca atkısından Odaya kar parıltıları -karşılaştı -bakışlarımız -bakışların -parıltıları gülümsedik gelincik karanfil nakışlarda gülümsedik birlikte yürüyüp sobaya doğru közü küllenen ateşe yeniden odun attık. |
Gözlerin Gözlerin gözlerin gözlerin, ister hapisaneme, ister hastaneme gel, gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte, şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte Antalya tarafında ekinler seher vakti. Gözlerin gözlerin gözlerin, kaç defa karşımda ağladılar çırılçıplak kaldı gözlerin altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak, fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar. Gözlerin gözlerin gözlerin, gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün sevinçli bahtiyar alabildiğine akıllı ve mükemmel dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın. Gözlerin gözlerin gözlerin, sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa'nın ve yaz yağmurundan sonra yapraklar ve her mevsim ve her saat İstanbul. Gözlerin gözlerin gözlerin, gün gelecek gülüm, gün gelecek, kardeş insanlar birbirine senin gözlerinle bakacaklar gülüm, senin gözlerinle bakacaklar. |
Öyle mi Ve sen de gittin ve sende yoksun Ve ben yine öle öle yaşayacağım öyle mi? Ve ben yine cehennemin en soğuk yerindeyim Yanıp kül bile olamıyorum öyle mi? Dünyayı ayaklarımın altından çektiler Gökyüzümü siyaha boyadılar Öyle mi?… Nefesimi soludular Suyuma siyanür kattılar Gözlerimi çaldılar Her bir yerimi tutup parçalara ayırdılar Ben şimdi tam ım;yaşıyorum öyle mi? Hey gülüm Heyy yabanım Heyy bozkırlarda ceylanım benim Ben seni sevdim Sen beni sevdin Öyle mi?…. |
Küçüğüm olmayacak bir sevdaya bulaştım Bu divane gönlümü bir an olsun susturamadım Döndüm dolaştım bir yol bulamadım Derdimin dermanı sensin küçüğüm. Belki annen belki baban yaşındayım Gelde bana sor sanki bir yaşındayım Günahıyla sevabıyla işte karşındayım Tutuldum sana koyma dağlarını önüme küçüğüm.. Geçmek bilmiyor aysız geceler Gözlerin o gecelerden bile daha güzel Kefenim beni bulmaz sensizsem eğer İzin verde son baharım sende solsun küçüğüm.. |
Öylesine Hain bir akşamın Korku dolu suskunluğu oldu beni sana yaklaştıran Bir yeminle mühürlenen kalbim, Senin sevdanın beşiğinde Başladı yeşermeye yeniden... Üşüyordum... Ta ki koynuma alıp yüreğini, Bİr yorgan gibi sarınıp ruhuba düşlere dalana kadar... Ve şimdi baharı bekleyen bir papatyanın saflığı ile, Susuyorum seninle gelecek aydınlıklarıma... |
| Saat: 14:53 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık