![]() |
''Kurtulsun söylenmemiş sevgiler karanlıklardan El değmemiş duygular uyansın...'' Y a b a n c ı l ı ğ ı m s ı n ..! Karanlığım, yalnızlığımsın Açılmayan kapılarımda Y o k l u ğ u m s u n ... Ş i i r l e r i m d e k i Kayıp gözlerimsin Adı var sureti yokluğumsun K a y b o l u ş u m s u n Bir anlaşılmaz boşlukta Gölgelerin bile gezinmediği El yordamıyla G i d i l e m e y e n B i l i n m e z l i ğ i m s i n ..! Sen benim Adanmış şiirlerimsin. *alıntı |
KIZ KULESİ Ufacık bir sözle yıllara inat beklenir mi Ya bir bakışa, bir dokunuşa… Yıllar önce verilen bir söz anlamını yitirse de tutulur mu Ya tek başına koskocaman bir sevgi yaşanır mı. Yıllar bir birini acımasızca kovalarken, Ben bir kenara oturup dönmeni bekledim Kimseye göstermedim yüzümü Kimseye sormadım seni. Gelecek olsan arar bulurdun beni biliyorum Yine de yılmadan, usanmadan seni bekledim Bir tarafa fırlattığın sevgini, evlatlık aldım Ben seni iki kişilik sevdim. Dalgalar ayaklarımda intihar ederken, Seni diledim Marmara dan. Fazla uzakta olmadığını biliyorum Bir dalgaya bıraksan kendini, Yanı başımda olacaksın aslında. Kız kulesi kibirle gözlerimin içine bakıyor En büyük aşk benimki diyor Bak işte denizin tam ortasındayım dalgalar selam çakıyor, Vapurlar hürmet ediyor, şarkılar söylüyorlar bize. Marmara’ya yakışmıyor bu ayrılık Burası aşıkların şehriymiş, sevenler burada buluşurmuş Bende yerimi aldım, tam kız kulesinin karşısındayım Seni bekliyorum! Gel de bir güzel görsün şu koca şehir, Bir sevda, bir şiir, bir türkü… Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum seni Sana inat, vefasızlığına inat bekliyorum Çünkü sen olmasan da, ben seni seviyorum…. Sen sil baştan hayat kurarken Ben arta kalanlarla idare ediyorum Aşk her ömre bir kere selam verir. Ya sen ölürsün yada ben Kaçabildiğin kadar uzaklara kaç gerçeklerden Bu oyunda gerçekler yoktur bu oyun ölümünedir Tek kişilik bir aşk benimkisi artık biliyorum Kiraya verdim kız kulesine, Marmara’ya ödünç verdim. Eğer olurda bir gün aynı yolda karşılaşırsak Sakın durma karşımda, sakın seslenme bana Dayanamam! İsteme benden emanetini, O artık sana hiç yakışmıyor Kız kulesinin artık ikinci el sevdam, Yarım kalmış türküleri dalgalar yuttu Ay ışığı çaldı seni benden. Şimdi kız kulesinde iki aşk gömülü, Biri benimki, diğeri ise İstanbul’un ki… |
U N U T U L D U M Hani Hep Arardın. Hani Hiç Unutmazdın, Okyanus Gibi Dertlerimle... Beni Yalnız Bıraktın... Unutuldum, Yüreğimde Acılarla.. Unutuldum, Gözümde Yaşlarla.. Unutuldum, Kahreden Bu Yalnızlıkla... Bende Unutuldum.... Başbaşayım Anılarla, Düşlediğim Yarınlarla, Sensiz Bir Hayatla, Neden Yalnız Bıraktın... Neden Telefonlara Düşman Bıraktın... Unutuldum, Yüreğimde Acılarla.. Unutuldum, Gözümde Yaşlarla.. Unutuldum,Kahreden Bu Yalnızlıkla... Bende Unutuldum.... |
AÇSAM RÜZGARA Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş Magillerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş. Açsam rüzgara yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz Ve bir sabah vakti, kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi. Bir limanda, büyük ve beyaza. Mercan adalarda bir limana. Beyaz bulutların ardından Gelse altın ışıklı bir yaz. Doldursa içimi orada Baygın kokusu iğdelerin. Bilmese tadını kederin Bu her alemden uzak ada. Konsa rüya dolu köşkümün Çiçekli dalına serceler. Renklerle çözülse geceler, Nar bahçelerinde geçse gün. Her gün aheste mavnaların Görsem açıktan geçişini Ve her aksam dizilisini Ufukta mermer adaların. Ne hoş. ey Tanrım, ne hös! İller, goller, kıtalar asmak. Ne hoş deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş. Versem kendimi butun Bir yelkenli olup engine; Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün. |
Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... |
BU ŞEHRİ BIRAKMAK Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır geceleri. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Suman'dan, Bramsdan Parçalar çaldığı zaman donup Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. |
ECELE SİTEM GÖZLERİM GÜLMEYİ ÇOKTAN UNUTTU, ŞİMDİ AĞLAMANIN TAM ZAMANIDIR. KAYBOLDU DOSTLARIM BAŞKA YOL TUTTU DOSTLARA SİTEMİN TAM ZAMANIDIR. BİR SEVGİLİM VARDI O DA EL OLDU HER ANIM GÖZÜMDE BİR DAMLA OLDU ELLERİM ŞAŞIRDI SAÇIMI YOLDU SEVGİYE SİTEMİN TAM ZAMANIDIR DUYULMAYAN SESİM YELE KARIŞIR AKAR DA GÖZYAŞIM SELE KARIŞIR YÜREĞİM KOPAR DA DİLE KARIŞIR FELEĞE SİTEMİN TAM ZAMANIDIR DÜNYA ZİNDAN GİBİ BARINDIRMIYOR KADEHLER İNSAFSIZ HİÇ AVUTMUYOR YARADAN CANIMI NEDEN ALMIYOR? ECELE SİTEMİN TAM ZAMANIDIR... .................... |
DENİZ Ben deniz kenarındaki odamda, Pencereye hiç bakmadan Dışardan gecen kayıkların Karpuz yüklü olduğunu bilirim. Deniz, benim eskiden yaptığım gibi, Aynasını odamın tavanında Dolaştırıp beni kızdırmaktan Hoşlanır. Yosun kokusu Ve sahile çekilmiş dalyan direkleri Sahilde yasayan çocuklara Hiçbir şey hatırlatmaz. |
Alıştım Ayrılıklara Sen, hayatıma girmeden önce ben vardım. Sen, hayatıma girdiğinde ise ben yine vardım Ancak birbirinden farklı iki varlık İki kişilik, iki ruh, iki beden olarak... Yokluğunda ben; Geceleri oturur; Radyo dinlerdim. Aşıkların birbirine arğaman ettiği şarkıları, Ben de yalnızlığıma armağan ederdim. Herşey anlamsızlaşırdı çoğu kez. Ve çoğu zaman anlamsızlıklarda kaybolur giderdim. Yaşamak mı daha acı veriyor yoksa ölmek mi? gibi Acımasız sorularla kendimi irdelerdim. Varlığında ise herşey bambaşkaydı. Ben bir başkaydım. Gecelere seninle beraber veda eder. Günün ilk ışıklarına seninle Merhaba derdim. Ve anlamlı gelirdi herşey. Anlam karmaşaları bir bir terkedi beni. Sen de var olmayı, seninle birlikte yaşamayı Ve herşeyi seninle paylaşmayı severdim. Seni her geçen gün daha da çok severdim. Ancak nerden bilebilirdim ki masalın sona ereceğini Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini. Dün vardın bende vardım. Bugün yoksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum. Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi. Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir. Ne de yeniden çıkıp gelsen SEN doldurabilirsin. Öyle bir boşluk ki sorma gitsin. Boşver ve sevgili Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara Bırak artık böyle sürüp gitsin! |
ÖMÜR Gözümüz saatte söyleştik hep, Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık. Hep yetişecek biryerler vardı Aranacak adamlar, yapacak işler.... Bir sonraki günü telaşı bir öncekine bulaştı. Başkalarının hayatı bizimkini aştı. Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini Ha babam erteledik. 20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını 30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere.... Lakin öyle karmaşık kurgulanmışki hayat, Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size, Artık uyku girmez oluyor gözlerinize.... Doyasıya söyleşmek, Telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda, Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor yanınızda.... Özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz; Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda, Birde bakıyorsunuz ki, Tedavülden kalkmış. |
| Saat: 10:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık