![]() |
Rüya Bitti (Sevgimize kurban mı aradık, kurbanların arkasından mı ağladık, kurbanı mı sorguladık, kurban olurum diyenlere mi inandık...) Affet beni, yanlış karar versem de ben Beni benden daha çok seven oldun sen Hadi gel desem gelirdin olduğun yerden Hakaretlerime sendin olgunluk gösteren Bilmiyorsun neler çektim neler hayatım Önceleri seni naz kapris yapıyor sandım Herkes yalana sarılmış hep kaygılandım Sende de yalan çıkınca nefretimi anladım Yalanla başlamışsın beni de yaktın aşkla Yoksa çoktan buluşmuştuk biz bu yolda Kılıç gibi aşkımız güneşi delerken ufukda Yalanın bana saplandı tez canımı alsanda Şaşırt beni bir kere olsun doğruyu söyle içinden İki gözümdün kaç bin kere sildim adını dilimden İçim gidiyor çok üzdün beni vursanda derinden Yalanı unut yoksa gemiyi batırırım ilk seferinden |
ELDE VAR HÜZÜN söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylerdi mercan köz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam âşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün
|
Rüyalarımda Sevdim Seni Dün gece seni gördüm rüyamda Çok perişan bir halin vardı... Saçların dağınık gözlerinde nem Bana güzel bir şey söyle dedin Neşe dedim,sevgi dedim,aşk dedim. Hıçkırarak yetmez dedin Dün gece söyleyemediğimi söylemek istiyorum Seni çok ama çok seviyorum !!! |
Deli Gönül Bırak beni deli gönül, gizli gizli ağlayayım. Karşı konmaz bu sevdayı, göz yaşımdan akıtayım. Varsın yaralasın beni, yıkılan da ben olayım. Bilen bilsin zararı yok, yalnızca ben unutayım. Olmadı be deli gönül maçoydu güya şanım. Gönül ferman dinlemedi, delice sevdalandım. Belki ömrümde ilk kez ben bu kadar bağlandım. Bu son olsun deli gönül, yaptığım hatayı çok geç anladım. Kızıyorum kendime, ne hallere düştüm. Ne dediyse olur dedim kılıbığa dönüştüm. Oysa ben onunla evlenmeyi düşündüm. Anladımki istemiyor, olmadı düşündüğüm. Son bir ümit deyip, yoluna düştüm, Beklemeden gitti beni yıkıldım, göçtüm. Zorla güzellik olmuyormuş deli gönül. İşte o gündü artık onu son görüşüm. Hüsran ve acı ile noktalandı bu sevda. Unutmak kolay değil, unutulmaz bir anda. Bu aşkın sonunda yıkılan ben olsamda. Bu aşk mazide kalan, çok büyük bir hatıra. |
Zor Yıllar Acılardan bir türkü düşünce yüreğime Yetmiyor sevda sözleri yaralanmış ömrüme Sığınaklar aramak kederli şarkılarda Biraz daha yitip gitmek yıpranan dostluklarda Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yıllar Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yıllar Uykusuz gecelerde sarıveren kaygılar Kuşkuyla gözlediğin o ölüm dolu sokaklar Eksildi ömrümüzden umut dolu o yıllar Siz miydiniz bizler miydik yorgun düşen kuşaklar Yaralayan sözler sözler gibi Silinmeyen izler izler gibi Birbirini gözler gözler gibi Zor, zor yıllar |
Rüyam Ben yine bugün rüyamda gördüm iki sevgili sen ile beni gözlerin vardı denizin rengi saçların vardı güneşin rengi aşkımız vardı beyaz bir gemi. Al ellerimi tut ellerimi ver gözlerini bak gözlerime rüyalarımdan eksik olmadın hayallerimde yine sen vardın mutluluk yakin uzak mı sandın. Al ellerimi tut ellerimi ver gözlerini bak gözlerime hayaller kurdum yine bu aksam ben gökyüzü oldum sende buluttun yağmurlar yağdı aşkımız oldu. Rüyalar gördüm yine bu aksam ben toprak oldum sen de çiçektin yağmurlar yağdı aşkımız oldu al ellerimi tut ellerimi ver gözlerini bak gözlerime. |
Çocuklar Gibi Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı Göğsümün içinde ateş var gibi Bazı nur içinde, bazı sisteyim Bazı beni seven bir göğüsteyim Kah el üstündeydim, kah hapisteydim Her yere sokulan bir rüzgar gibi Aşkım iki günlük iptilalardı Hayatım tükenmez maceralardı İçimde binlerce istekler vardı Bir şair, yahut bir hükümdar gibi Hissedince sana vurulduğumu Anladım ne kadar yorulduğumu Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi Şimdi şiir bence senin yüzündür Şimdi benim tahtım senin dizindir Sevgilim, saadet ikimizindir Göklerden gelen bir yadigar gibi Sözün şiirlerin mükemmelidir Senden başkasını seven delidir Yüzün çiçeklerin en güzelidir Gözlerin bilinmez bir diyar gibi Başını göğsüme sakla sevgilim Güzel saçlarında dolaşsın elim Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim Sevişen yaramaz çacuklar gibi |
Kara Kız Senle ne zaman tanışmıştık hatırlamıyorum Ne zaman gözüne bakmıştım önemsemiyorum Seni senden ziyade hiç sevmiyorum, yalan! Var git deli kız mutlu olduğun yere Saçların siyah kalbin maviydi Sevdan ümit, kaybedeceğim belliydi Bizimkisi biraz züğürt tesellisiydi Var git mavi kız mutlu olacağın yere Çokça sevdim aslında sevmedim Fazlasıyla üzüldüm aslında üzülmedim Seni senden ötede de çok sevdim Var git canım kız mutlu olacağın yere Rengim esmer, gözlerim ela Ruhum bundan öte artık kapkara Seni alamadım diye söylenme bana Var git deniz kız mutlu olacağın yere Bu sana son sözüm bilesin belki değil Ömrümün en güzel anısın bu gerçek değil Seni senden alamam ömrüm de belli değil Var git deli kız mutlu olacağın yere Ayrılalım diyemedim ben sana Yüzüne bakıp diyemedim ben sana Dilerim mutlu olursun bundan sonra Var git mavi kız mutlu olduğun yere Var git kara kız sevileceğin yere Serdar Ahmet Güzel |
Rüzgar Alır Beni Yer yüzünün bütün şairlerini getir dökemez kalemlerinden mısralarına seni hiç bir ressam nakşedemez tuvaline resmini Ben coktan kaybettim CAN resmin puslu vaktime düşünce gözlerimi Şimdi özgemde zambaklar açar karanfiller vurulur görmeyen gözlerimi Çöl sıcağı kavurur Beni benden koparmıştır rüzigar alır beni sonsuzluğa savurur... |
Er Mektubu... O elinde tuttuğun zarf bir ihanet anında örülmüştür Ve zarfın içindeki kağıt er mektubudur görülmüştür Doğum günüm bu gün 3 Aralık Ve şafak karanlık Bu mektubu sana yazıyorum anne Dün sevdiğimle ayrıldık Son mektubuymuş bana yazdığı Bir daha yazmayacakmış Demek sevda ayrılığa bir ay dayanırmış Ve asker ocağında terkedilmek de varmış Bu mektubu sana yazıyorum anne Bu gün doğum günüm 3 Aralık Ve şafak karanlık 3-5 nöbetindeydim dün gece Bir şarjörün boşluğunda içtim son sigaramı Ve yorgan gibi üstümü örttü kar siperde Sabaha karşı biraz içim geçmiş Hayalin gözümün önüne geldi anne Kızkardeşimi de verdiğinden beri sevdiğine Bir ben bir de sen kaldın geriye Üzülme anne üşümüyorum Bekliyorum elim tetikte Bekliyorum memleketi ve seni Ve artık beklemiyorum beni beklemeyen sevdiğimi Beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı Soğuk siperde yalnız bırakan sevgiyi Ve bekliyorum anne elim tetikte Eğer girerse menzile vurup öldüreceğim Hem aşkı hem sevgiyi Geçen gece karakolu bastılar Kurşunlar yağmur gibi yağdı üzerimize Garip gelecek belki sana ama Ortalık bayram yeri gibi oldu anne Biliyormusun o an hiç korkmuyorsun Herkes kendini bir sipere atıyor Ve gecenin karanlığında kurşun yerine Işıl ışıl yıldızlar yağıyor sanki üzerimize Ve ölüm bile aklımıza gelmiyor anne Canlar canlar gidiyor Gidiyor canlar Ve kimbilir ne zaman bahar |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık