![]() |
BİR NEVİ OTUZÜÇ YAŞ ŞİİRİ Artık kısa pantolonlu çocukları Gençlik parkına götürmüyorlar Ve anneler trafik lambalarında köylü değiller o kadar Locadaki farelerden bile kemirgen Gişeci kadın nur sinemasında En sevdiğim karate filmi Tek kollu kahramanımızdı vang yu Ve ondan çok kollu doğmuştu bruce lee Ki genç yaşta kaybettik kendisini Ulan falkonetti seni bir elime geçireceğim var ya Elektrikler kesilir zengin ve yoksul’un tam ortasında Ve’nin tam üstünde yani Hasstir dense de derinden yurttaşın Elektrik idaresindeki yurttaşa ne o yurttaş Zırpa pırta elektrik kesiliyor Diyebilesi yoktur ki BİRTEK KOKUDUR GEÇMEYEN ZAMANLA HER DUYULDUĞUNDA BİRAZ DAHA KESKİNLEŞEN O zaman amerikan arabaları bizim evin önünde Dolmuş eylerken caddeyi Ümit besen de film yapar niye yapmasın ki furyadır bu Ama seyretmek suça giriyor canım annem Zaten bu yumurtalı sandöviçlerle Kesin kovarlar bizi ki Korkarım her şiire konuk olacak Mahur bir otlupeynir kokusu süreyya sinemasında Mübarekler pikniğe gelmişler Hayır benim kokoş teyzem Mübarekler hakkari’ den gelmişler Okul bitimlerinde çamsakızı ağlamalar yok artık Filiz beni unutma ki hakkari Unutulmaya müsait bir yerdir Mektup yaz yoksa çok kurak geçecek bu yaz Hep saklayacağım hatıra defterime yazdığın Yazının yanındaki kan damlayan kalbi Seni seviyorum filiz Yemin et! bak vallahi! Yok artık bu kendini şaşırmış Kendi edasını kendisi bozan cümleler Niyazi’nin kısalığı uzunların problemi Aynı zekanın sırasında oturuyoruz Bozkırımın çilli çocuğuyla avukat oldu sonra Kimin neresine değer bu nostaljik kırıntılar Herkesin sandık odası kendine gizemli Ama kolejli çocuklar nasıl sevişiyor Ve kızlar yine kolejli onlarda ve taş gibi Bu kız var ya insanın sevgilisi olsa Uyku tutmaz adamı Ama rüyasında başka bir lavuğa vermesin hesabı Yükseliş’in tuvaletinde kız resmen düşük yapmış Tabii fevzi de yok Hepimizin bayıla bayıla yuttuğu Kolejli çocuk yalanlarını söylesin Ona kalsa artık sevişmese de olur Bütün okulu getirip götürmüşlüğü var Düzliseliliğimize cintonik içiyoruz Paralı palavralarıyla fevzi’nin Kolejliden darbe yeme işi ilerideymiş O zaman bilmiyoruz tabii Haluk o zaman araba sahibi Ki biz bisiklet kavgası yapmaktayız daha Ağbim mustafa’yla E tabi mobilya dükkanı beş katlı olunca Olsun yakışır kardeşime ki bazı tandır ısmarlıyor Siteler dükkana gidince Nerden baksan kolası ayranı filan Epey para tutuyor konyalı’dan et yiyorsun kolay değil Ah pınar! diye girmeli o sokağa Ey kalçası kendinden güzel kendinden bağımsız insan O kotu giyiyorsun ya senin değil Bizim üstümüze Yapışıyor Ki levis o zaman herkeste yok Biz yerli malı dandik kotu Çamaşır suyuyla amerikanlaştırıyoruz o devir ve Bir konvers almışım elden düşme ağlaya sızlaya Babaannem hiçbir marka bilmiyor Bu pırtıkları mı aldın diyebiliyor konversim hakkında Ve bir de filiz vermiş pınar’ın annesi bak sen Ve kader ve songül ve nazire Ve şu anda adını sayamadığımız Diyarbakır mantalitesinin kız çocukları Yakantop en erotik eğlencedir bize Ah be melike geçme burdan çekirdek çitleye çitleye Biliyorsun fena oluyor yakan topun Ateşli kısmı sen gelince Annesi kuaför ya deli ediyor melike mahallenin istediği zaman fön çekemeyen kızlarını SENİN GİBİ GÜZELİNİ BİR DAHA GÖREMEYECEĞİMİ BİLSEM NE ARTİSTİ BE KAPINA MENTEŞE OLURUM Biliyorum aradan yirmi yıl geçti Bilmiyorum hangi manasız adamlarla seviştin Biliyorum çok geç oldu kalkacağız bu dünyadan Ama seni seviyorum melike Bu şiire biryerde rastlarsan mutlaka beni ara Başak dediğin dünyanın en genç ******su Sokaktan geçen saçının arkası uzun çocuğu kesiyor Benim elimi tutarken ki orta ikide henüz Ben lise birdeyim ki saçlarımı ortadan ayırmaya Cesaretim yok daha Seni seviyorum diyor yalandan Vallahi bak diye and veriyor sahtekar Ve sahtekarlık benim küçük aşüfteme o kadar yakışıyor Ve ben kadınların sahtekarlıklarına inanmaya Öyle erken bir yaşta başlıyorum ki Biliyorum gülücüğünde tüm erkeklere yer var Başak’ın Ama gel gör ki ben o zaman Böyle entelektüel bakmıyorum hadiseye Tabii diyorum oğlu sende Bu burun olduğu müddetçe Ve skoda bacak durumun düzelmedikçe ki Herşeyin ameliyatı var bunun yok Hiçbir kızı tümüyle çıplak göremeyeceksin Peki saçlarımı ortadan ayırsam? Gitmez olum manyaklaşma senin kafan üçgen O vakit doğumgünü partisi yapmaktır tek çare ki Bu sene benim üçüncü doğuşum olacak bu Ota ***a parti veriyoruz dans ederken ilhan Bir bacağını sabit tutacaksın akabinde tak Bacağın kızın iki bacağı arasına sızıyor iyi mi Önce müzük eye of the tiger yeni çıkmış Ve bittabii sade kola içiliyor o zaman kızlarla Ortamda içki varsa zaten büyük hadise Daha kabız zamanlarımız o zaman, o da şundan Hani pederden gizli tuvalette sigara içmeler sırasında E malum tuvaleti frost oluyor Sigara zayi olmasın sebebi o soğukta Uzayan tuvalet seansları kabız etti netice Peki hep mi tuvalet ihtiyacı İclal yengenin yemekli gecelerinde Az ye hayvan gören de Seni evde aç bırakıyoruz zanneder Ama bu börek değil be kardeşim başka bir şey Ecevit diyor naif amcam bu işi götürür kadrosu var Demirel’in yok mu Koskoca demokrat parti tecrübesi var Ecevit erbakan’la işe girerse sonu olur bence Ben onu demiyorum kardeşim diyor necdet amcam ki O ağbeysine kardeşim dediğine göre kesin hır çıkacak Allahım ne çok aktif siyaset bu Pasif insanların hayatında Kaç hükümet düşürdü kaç devrim yaptılar Tavuk etli rakı sofralarında küçüklüğümün Bu kadar sever misin memleketi? Al! Şımardı işte! Hadi gel dee hala mı demirel geyiğine girme O zaman demirel başbakan olarak var ve Spor yaptığına dair hiçbir emare yok Yok artık o rakı sofralarındaki Umutlu umutsuzluk Hep parayı buldun bulamadın muhabbeti şimdiki Sülün abla senin kıymetini o astsubay bilmez Perdenin aralığında görmedi ki seni Evlendiniz sen de lök diye soyundun Kostüm zorlama ışık berbat Hiçbirşey sahiden olmuyor Ama bizim filmimiz öylemiydi seninle Yatardık sotaya pencerenin önüne Ürpertir soğuk gece şehvet neyse işte Senin odanın ışığı yanar Nasıl çapkın yüzlük bir ampul İlk gülme efekti belirir gecede Hemen susturulur kıkırdayan bizzat gece tarafından Bir an kaybolur odanın kırsalında Oyalanırsın on saniye kadar Derken bir dönersin ki bizim perde aralığına Allahım sutyen katına! Ve sülün bir beyaz sutyendir ergenlik çağımın adı Hani senin assubayın görmediği bile Hani o gerdek karanlığında alelacele çıkarıp Yastığın altına tıkıştırdığın Ben sende kadın meselesini sevdim biliyor musun Şimdi bırak bu ayakları diyeceksin Ama samimi söylüyorum Senden öğrendim tenimde kadın ne iş yaparmış Eyvah dedim ben şimdi hep bundan isterim Eteği de mi çıkardın Yok canım bu kadarına dayanmaz Uzayan sokağın abazanları İşte düşleri de gerçeği de öldürecek kadar soluk Ve bir son yazısı kadar sevimsiz gecelik Örttü meselenin üstünü. Yani demem o ki sülün ablam Biz bilirdik kıymetini Assubaya verdiler o başka Bir fiyakayla geldiler seni istemeye O zaman sıteyşın reno yeni çıkmış Bagaj kısmında çocuk taşımak marifet o zaman İşte besili papyonlu bir yeğeni oraya çıkarmışlar Sen de bizim arabanın kafa sallayan köpeği ol misali Gittin netice Sıteyşın bir kederle Bir daha ne senin kıymetin bilinir Ne de biz yatabiliriz herhangibir kimseyle Senin beyaz sutyenin olmadan... Yok artık kaldırımlarda çekirdek çitleyip Ayıp şeyler konuşan mahalle çocukları Teknoloji diyorlar bilgisayar internet şu bu Eğer geçmemişsen İnteraktif bir kahve muhabbetinin eleğinden Senden bi*** olmaz açık söyleyeyim Yalanı yüzde görmek gözde tanımak dolanı Diye bir şey vardı ki çetleşmelerde bulunmaz Yok artı subayevlerinin Salkım tadında dizilmiş bahçelerinden Gül çalan varoş romantikleri Kurutup karşılıksız aşklarına vandallayan Çağla çalmaya gider mi insan babasıyla Tam dallas’ın oynadığı saatte ki o saatte Apartmanı götürsen kimsenin ruhu duymuyor Eee kolay mı olum lusi’ye rey amcası kaymış Gerçi o sıra amcası olduğunu bilmiyormuş Ama olsun netice değişmez Islak çağlalar cepleri nemlendiriyor ya Nasıl bahar oluyor anlatamam Veya kırmızıyla daha dün tanışmış bir kiraz tanesinin Ki cennetin afişi bir gün yapılacaksa Mutlaka bu kiraz tanesi de bulunmalıdır Ağza getirdiği bayram sabahı ekşiliği Ben seni denedim demiştin ya yeter mi sana Hala utanırım hatırladıkça Hani kendi kirazlarım dururken Senden istemiştim de hani....neyse utandım yine. Yok artık golf sahası ki Kalın duvar dikenli tel ardından izliyoruz Elin amerikalısının bizim mahalledeki golf maçını Tam yirmi yıl golf sahasının kıyısında oturdu ama Golfün nasıl oynandığını hala bilmez mahalleli Bazan aralardan kaçak sızmalar yapardık Hani gelincik toplama hesabına VE ANCAK BENİM ÜLKEMDE KOVALAR ÇOCUKLARI BEKÇİLER ÇİÇEK TOPLUYORLAR DİYE... hele bir de golf topu bulduk mu tamamdır lan oğlum bu topla ne oynuyor bu kerizler sonra kaldırdılar dikenli telleri açıldı halkımın parkı halkıma ama bir daha asla gelincik bitmedi orada bu da kıssamızın acıklı hissesi bizde faiz yok hata payı veriyoruz... ve sevmeyi ne çok severdik kızları, memleketi ve faşistlerden ne çok nefret ederdik faşist dediğin de kurtlu murtlu elmanın öbür yarısı işte daha sümüğümüz pantolonumuzda kurumamış elimizde leo huberman sosyalizmin alfabesi çeviriyoruz geleni geçeni hoop nereden geliyorsun bilader sağcı mısın solcu mu ben hiçbirşeye karışmıyorum ağbi yıkın bu ****yi ot bu! romantik şiddet diye bir şey vardı yok artık şiddet öküzleme bir şiddet işte HERKES KATİL OLDU SONUNDA OYSA BİR ARA BAZILARI KAHRAMANDI. Kim sallar bu kağıt yokluğunda Çok bölümü tuvalet kağıdına yazılmış şeyleri Çünkü akasyalar da yok artık Nasıl açardı bir ******nun Orasını burasını açması gibi Bahardan önce gelip baharı çekiştirir gibi Akasyalar Yazlık sinemasında ömrümün Afişi olmalıdır çocukluk bölümünün Zaten iyi insan bir sevdiği artisti unutmaz Bir de akasyaları Eğer ki çocukluğuna açmışsa Yenir de o biliyorsun Ondan sonra ne zaman bir kız elini tutsa Hatırlarsın tadını Neyse geç oldu ağbiyciğim Şimdilik bırakalım İstersen bırakma kağıt bitti zaten Ama ömür bu hep yazmaya sebep Nasılsa devam edeceğiz Yazmaya. Yaşamaya. YILMAZ ERDOĞAN |
Rüzgarımla Geldim Sana Ayrılsakta üzülmeyeceğimiz, Bir kusursuz aşk yaptım sana. Dalgalardaki köpükler gibi, Martı seslerinde, Rüzgarımla geldim sana, Bilmediğin bir köprü altında, Aşıkların elele dolaştığı, Boğaz ki sanki aşk kokan, Galata köprüsünde ulaştım sana. Gülüşüne doyamadığım, Çocuk kalbimle sevdim, Özlemimle vardım sana. Ayışığından dalgalarda, Resmini yaptım, Bakıp yaşa benimle, Doyasıya.. |
Hayal Sevgilim Sen varsın gündüzümde gecemde Sen varsın hayalimde düşümde Sen varsın ansızın gülüşümde Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın Bakışların var günümün her anında Umutların var bugünümde yarınlarımda Sözlerin gözlerin yüreğin var yüreğimde Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın İnan ki yürekten bağlıyım sana Hatırlaman bile yetiyor bana Sen bana çok uzaktasın ama Bebeğim bi tanem iyi ki sen varsın Hüznümü paylaştın derman oldun bana Umudumu paylaştın yaren oldun bana Bu günümü dünümü paylaştın ben oldun bana Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın Sevgini umudunu yüreğini verdin bana Gözlerini sözlerini beynini verdin bana Biliyorum vermekten caymazsın ama Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın İnan hiçbir kuşkun olmasın benden İnan hiçbir beklentim yoktur senden Dedim ya sana incitanem Bebeğim bir tanem iyi ki sen varsın Biliyorum şüphen yok sevgimden Biliyorum güveniyorsun derinden Biliyorum mutlusun benle Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın Beni böyle seven kalbine sağlık Hiçbir gün gelmesin sana fenalık Çünkü sana layık olan bahtiyarlık Bebeğim bitanem iyi ki sen varsın Bin kez binbir kez teşekkür ederim Biliyorsun seni hep beklerim Sen benim hayal sevgilimsin İyi ki varsın sen yaşama nedenimsin |
Anlat Nasıl aydınlıktı gece Yağmurun ıslak sessizliğinde Yapraklarla örtünmüş kuşlar Aklımızda edepsiz düşüncelerimizle. Ambalajından çıkmamış umutlar, Çürüyüverdiler sabaha Sen bana yine karanlığı anlat... Yelken açtı bir tekne Batan güneşe doğru Yazılmış tüm tarihim Silindi belleğimden. Bakışlarında unuttum kendimi, Bu şiiri kim yazdı bilemiyorum Sen bana yine korkuları anlat... Çok uzaktı gözyaşı Çıplak benliğimize Işığa boğuldu ufuklar Patlarken yüreğim gözbebeklerinde Sabır, oynak bir dansözdü Karşılıklı kıvırttık Sen bana yine beklemeyi anlat... Geride kaldı akşam Yüzünü gösterdi zaman Gölgeler kaybolurken İki uzak ülke olduk. Bir gün hatırlarsam eğer, İçimde sakladığım seni Sen bana hiçliği anlat |
Seninle Zamansız karşılaşmalarda, Yollarımız çakışır. Ben insanlık sevdası, Sen sevda oduyla yanarken. Bu seviler; anları, Yaşar yüreğimizde. Zamanı gelince Kapanacak bu perde. Bir masal ülkesine, Girdik seninle. Zaman yok, Mekan yok bu yerde. Sevda sahnesinde de, An gelir kapanır bu perde. |
Rüzgar Söyledi Bomboş değilmiş dünya, yalnız değilmişim. Rüzgar söyledi. Bir çınar yaprağına yazmış, düşürüverdi başıma, otururken. Toz duman içinde, garip fısıldayıp geçti. Seni gördüm, koca çınarın koca yaprağında. Silkindim, kendime geldim bir daha baktım, yine sen... Bana bakıyordu gülen gözlerin. Anladım... Bomboş değilmiş dünya yalnız değilmişim. Rüzgar söyledi... |
Gidiyorum Şimdi Gidiyorum yarıda bırakarak Bu pembe romanı Biliyorsun romanlarda hiç Mutlu sonlar olmadı Hep şarkılara yüklesek de Biz bu sevdayı Aslında şarkıların Bize anlattığı falan yoktu Bütün yaşananlar Sanki suda yazıydı Bir tabloydu yaptığımız Yere düştü kırıldı Bir resim çizmiştik Boyaları silindi Gidiyorum şimdi Her şey yalandı belki Gerçekler rahatsızlık verdi Hayalimiz kirlendi Yarınlar bize ihanet etti Sevmek bile yetmedi Artık ayrılık vakti Bak gözlerimde yaşlar birikti İstemem veda busesi Kal yabancı gibi |
Rüzgar Gibi Eser Gider Öyle bir yar sevmişim ki, Ne söylesem küser gider... Sırtın döner,yüz çevirir, Selamını keser gider... Ah ben aşkımdan ölürüm Vurur bağrımı delerim Ardısıra af dilerim Sükut eyler,susar gider... Halin-hatırın sormasam, Güller,çiçekler vermesem, Bir gün yüzünü görmesem, Ömrümden bir asır gider... Bağlarımı çöl eyledi Bir umutsuz kul eyledi Gururumu yol eyledi Aman vermez basar gider... Hüsam dedi,Bırak Nazı! Nur'um cenge kattı bizi Ne şehidim,ne de gazi Gönül onda esir gider... Hem rüyamda,hem düşümde Hem içimde,hem dışımda Sevdası garip başımda, Rüzgar gibi eser gider... |
Bir Mevsimin Acı Gerçekleri ""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter” sözünün bir kamyon yükü anlam taşıdığı günlerdi Kaldırımlar toz ve kağıt topakları Ankara’nın Ankara’nın sonbahar yaprakları ayvalar sarı hüzünler olgun yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda Ben yanımda çok acıklı epey yol üstü sözler getirmiştim. “Sanki terk edilmiş bir viraneyim her yanım dağılmış yıkılmışım ben” Okul önlük mevsimi ve kaplanması kitapların cumhuriyet gazetesiyle bir ön beslenme çantası kompleksi malum şu otlu peynir meselesi Saçlarını süt mısırı örgü yapmış bir al yüz koca göz görüyorum. Sanki o tehlikeli yolun başındayım Aşk’a geliyorum! ama yanıma hep köy zılgıtlı sözler almışım arabesk kalıyorum her kent soylu aşkın karşısında “Bir kulunu çok sevdim” diyorum “O beni hiç sevmiyor” diyorum “Kalbimi ona verdim artık geri vermiyor” diyorum. |
Bitecek Özlemlerim Geldigin gun bitecek tum ozlemlerim Hava kararana kadar yolunu bekleyecegim En guzel sevgiliyi bulsada kalbim Ben senden baskasini asla sevmeyecegim Beklemek zor gelebilir elbette ikimize Bu tur ayriliga sevenlerin kaderi diyoruz Umutsuz bir askin baslangicinda Caresizce kaderimize boyun bukuyoruz Yuzumde gordugun o aci tebessum Yinede sana merhaba diyebiliyorum En ezgili hasret dolu siirlerimde Hep senin yoklugunu dile getiriyorum |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık