![]() |
Bilmece Gibi gidenin dönemediği şehirlere benzeyen bir şeyler var havada siyah gibi öcü gibi girilmesi yasak bölgeler gibi şimdi çocukluğumda duvarlarına sataşarak yürüdüğüm mavi renkli boyalarını kazıyarak suçumu paylaştığım koridorlar bir sabah kalktığımda üzerimde bulduğum yırtık pırtık gömleğin polis kelepçelerine benzeyen düğmelerini bir bir açıp kendimi bildiğimden beri soluduğum havayı değiştirmek istediğimde kapıların kolları kaybolur gibi oluyor sanki her arkamı döndüğümde dedikodular bıçak olup dağlamaya başlıyor kendimin bile keşfedemediği mahrem yerlerimi güneş ha gayret derken yumurtasını kırma hevesinde olan minik serçeciğe yuvasını birkaç dal parçacığıyla hazırlama telaşında olan annelere ben çoktan küle dönmüş oluyorum - sıcaklığım gonca güller açtıran toprağın ellerinde - ağlar gibi için için yanıyorum dedim ya gidenin dönemediği şehirlere benzeyen birşeyler var havada ölüm gibi azrail gibi sırat köprüsü gibi şimdi terlikli zamanlarımda maviliği kucağında akıp giden tüm doğum sancılarına şahit derelerin kuğularına yem atmak için beklediğim değirmen köprüleri Talip Ceylan |
Can alıcı gözlerinle,bana bakarken, O güzel gülüşünle,tebessüm ederken. Saçlarını bana, göz süzerek tararken, Gönlü bana kayar diye, Hiç düsünmedin mi? Bülbül güller arasında şakırken, Bülbül güle, deli gibi aşıkken, Nağmelerin,,kalbimi delerken, Gönlü bana kayar diye, Hiç düşünmedin mi? Güneş ufuktan, tam batarken Ay gecenin koynunda yatarken, Güneş tan yarinden doğarken, Daha uyumamıştır diye, Hiç,düşünmedin mi? Nehirler denizlere,çağlarken, Bülbül güle fiğan edip ağarken, Gözlerin ciğerimi dağarken, Bu da,gönlüme çağlar diye, Hiç dünşünmedin mi? Hiç düşünmedin mi? Ferhat şirin için,dağları delerken, Mecnun leyla için,çöllerde gezerken, Gönül seyyah olmuş,seni ararken, Bu da benim için,dağlara düşer diye, Hiç düşünmedin mi,hiç düşünmedin mi? Söz yazarı:Erol Sagun |
Ölüler Ölüler, Ölüler destek olacak savaşçının silahına Güç verecek kitlelerin sesine Yol gösterecek köylünün sabanına. Ölüler... Peki kim tutacak ölülerin ellerini? F.Gordillo Cervantes |
sawaşın göbeyinde bir çucuk gözler yaşlı ayaklar çıplak feryat figan anne der durur bıkmadan ortalık kan gödeyi almış gider çocuk bilmez sawaş ne anne der anne ağlamaları duyarmı caniler kurşun leş sawaş işte ağlamaktan gözler olmuş kan kim göre kim bile anne nerde? zeynep |
Uykuların Kaçarsa Gece Uykuların kaçarsa gece, İşte böyle kalemi, kâğıdı alırsın eline. Geçmişi Acı-tatlı haliyle anımsarsın, Damla damla dökülürcesine yazarsın. Bu dünyadan göçen sevdiklerin Canlanır gözünde Yaşıyor gibi. Gözlerinde Bir damla yaş olmadığı halde, Kan basar sanki gözlerini, Ağlıyor gibi. Uykuların kaçarsa gece, Ölüm gelir aklına ister istemez. Bir dal kırılır yüreğinde, Başka denizlere akar ırmakların Hararetten kurur topraklar Şırıltısı kesilir pınarların. Uykuların kaçarsa gece, Hep kötü şeyler gelir aklına. Ayrılıklar, özlemler İhanetler gelir dikilir karşına Dalarsın dipsiz kuyulara Uykusuz gecelerde. Sevdiğini kaybetmekten korkarsın Ağlarsın hiç sebep yokken Karanlıkta bir çift ışık ararsın, Koca ampüller tepende yanıyorken. Uykuların kaçarsa gece, Eski sevdiklerin gelir aklına. Hepsi gelir Toplanırlar başına. Tutmak ister, tutamazsın, Dokunmak ister, dokunamazsın. Yakınlar uzak olur Kalabalıklar yalnızlığın, Hayal mi gördüklerin, Yoksa gerçek mi? Anlayamazsın. Uykuların kaçarsa gece, Yastık diken olur Batar yüzüne. Eski hatıralar Serilir gözlerinin önüne... Gece bitmez Yıl gibi uzayıp gider. Eski sevgililer gezinir gözlerinde Bölünür yürekler. Derken, Güneş koşar imdadına, Pencerenden bir dost gibi girer. Işığı yüzüne vurur Rahatlarsın. Herkesin uykudan uyandığı saatte Sen, Derin bir uykuya Yalnızlığın karanlık odalarına dalarsın. Kâmuran Esen |
Sarıkamış Dadaşım Sarıkamış yaylasında bir esmer delikanlı, Kavruk ayaz yanığı, gurur bakışlım, Yarinin bakışını yüreğinde hisseden Gülümsemesinde nehirler çağlatan. Sevdiğinde sevdasını dağa,taşa yazan Vuslat diyarlar gecesinde gözyaşı akıtan, Oy esmer delikanlı,cananından yaralı Can evinden karalı, memleket gözlüm.... Sevsen bile nafile,o yufka yüreğinle Bakamadın neyleyim,yarinin gül benzine. Dindir artık yüreğinde vuslat kıvılcımlarını Sil gözünden akan gözyaşlarını Zamana bırak yiğidim,Hakka sığın,dayan Sabret elbet anlaşılacaktır,amansız sevdan. Unutma yiğidim,türküler vardır bizi söyleyen Unutma deli gönül,türkülerdir bizle çağlayan Gurbet yad ellerde,el olsak da şimdilerde Gün gelecektir elbet gardaş, Gün gelecektir o gün , O gün bayramdır bizlere Sarıkamış yaylasında bar başlarında Başı çekeceğiz elbet tüm sevdamızla. Cirit oynayan yağız delikanlının Fırlattığı cirit gibi saplamıştı Yarin kalbine bakışlarını Bizi biz eden, Bağlayan bir kenet vardı yarınlara uzanan. isimsiz kral |
Ara sira pencereye çikiyorum. Etrafa bakiyorum. Geldigini hissediyorum. Ama sokaklar bombos. Yine yoksun. Unuttun belkide bu sokaklari. Oysa her kösebasi bana seni hatirlatiyor. Sevdalar bitmez sanirdim. Bitiyormus oysa, yanilmisim. Sen uzak diyarlardasin simdi, ben hala seni bekliyorum biraktigin yerde, gözyaslarimla birlikte. Belki tekrar dönersin, belki tekrar seversin diye. Unutmak bana göre çok zor,sana göre kolaymis. Unutmak basitmi acaba? Asklar bir çirpida bitermi? Sana soruyorum, sana sesleniyorum. Bir zamanlar iki yabanciydik, bir zamanlar iki arkadastik, bir zamanlar bir sevdaydik, simdi ise tekrar basa döndük, yine iki yabanciyiz. Hala sevdigini hissediyorum, seviyorsun degilmi ? Söyle ne olur yabanci...Sana soruyorum. Hala seviyormusun beni ?? SELAMİ TAŞDÖĞEN |
Bir Yolculuk Esnasında Bir an hissettim hızın nefesimde Nasılda içimde bir boşlukta Öylece alaca karanlığa doğru süzülüşümü Damarlarımda ki kanın çekilişinde Aldanmamıştım dikkatsizliğimin verdiği Bir anlık korku dolu kaygılarıma Duymak için ilerliyordum Umudun hıçkırıklarını Mutluluğun mu bana doğru yaklaşan adımlarını Saymaktan ki başka yoktu şansım Bana açılan kapılardan kaçışan ışık tanelerini Bir yolculuğa çıkmıştım uzun sessiz ürkütücü ve bir anda Resimlerimdeki maviliğinde eşsiz benzersiz tadı bir yandan da hayatın acımasız suratıyla kendimi buldum bir yolculuk esnasında bedenim gidiyor ama ruhum mavi resimlerimde hala...... isimsiz kral |
sen beni yanlızlığına mahkum ettin be kara gözlüm senin için atan bu kalbi tek bıraktın bitecekmi bir yıl aşkım söyle yapabilcekmiyiz ayrı kalmayı şimdiden özledim zeynep |
Dolap gibi her girdabı dolandım Mecnunun çölünde leyla arandım Ne İsa'ya ne Musa'ya yarandım Çarmıhdan mı deyim, turdan mı deyim Alem benim ben alemim diyemem Dillerim kilitli yarim övemem Sonsuz bir yoldayım geri dönemem Sonu mu söyleyim, baştan mı deyim Ne vermişse geri verdim yarime Gel istersen senle gidek pirime. Narın ateşiyle gel de erime, Pervane mi deyim ateş mi deyim. Yaşarken ölüyüm, ölünce diri, Muhabbet bağının oldum esiri. Balçık tezgahının silik teksiri, İNCE'den mi deyim telden mi deyim. Sabit İnce |
BİR BEN Sabahlar yine başlıyor benim için Hiç güneş görmeyecek olan sabahlar Ayın gölgesinde yaşayacak olan dakikalar Herkes terk etmiş olacak sokakları Lambalar etrafında şarkı söyleyecek ateş böcekleri Ağaçalr başlayacak sevişmeye titrek yapraklarıyla Damlalar düşecek yavaş yavaş boşalan kaldırımlara En ufak bir kıpırtı dahi duyulacak derin sessizlikte Bir ben duyacağım herşeyi Herşeyi bir ben göreceğim Güneşsiz sabahlarda bir ben yürüyeceğim Damlalar bir benim avucuma düşecek Sadece benden utanacak ağaçlar Ateş böcekleri etrafımı saracak Sonra onlar da terk edip beni, susacak sessizlik Masa başında oturuşum gelecek aklıma İki boş kadeh ve bir şişe şarap buzlar içinde Hiç bitmeyecek olan sigaram dolduracak odamı Aydınlatacak odamı hiç sönmeyecek olan yalnız mum Şarabım seni bekleyecek açılmak için Kadehler yudumlanmak için gözlerine bakacak Saatler duracak, zil hiç çalmayacak Kapılar kapanmayacak sen içeri girmeden Müziğin sesi hiç ama hiç duyulmayacak Sonra sen geleceksin Bakacaksın etrafına Herşey bıraktığın gibi başlayacak yaşamaya Bir benim dışımda... |
hayat nedir mutluluk nedir sewgi nedir aşk nedir ne dir bu soruların cewabı istemek yetermi yaşamaya sewmeye mutluluga aşka isteyip te oluyomu istiyorum işte seni yaşıyormuyum şimdi hayır işte hayat bumu hayat yok istmekte yok boş işte hiçbir şey yok benim için istediğim olmadıktan sonra sorduklarımın cewabı bulsam da neye yarar seni istiyorum sen yoksun yaşamışım ne ye yarar zeynep |
GİDERSEN SEN GİDERSEN DİĞER YARIM BOŞ KALACAK, BİTTİ DERSEN KAN AĞLAYACAK. HAYKIRACAK,KAHROLACAK, SOKAKLARDA SERSERİ MİSALİ DOLAŞACAK. BOŞ KALAN DİĞER YARIM GÖZYAŞLARIMLA DOLUCAK. SENİN ADIN HEP DİĞER YARIM OLARAK KALICAK GÖRMESEN DE, SİLMESEN DE GÖZYAŞLARIMI, ONLAR HEP SENİN İÇİN AKICAK. GÖRMEZDEN GELSENDE SEVGİMİ, O GÜNDEN GÜNE ÇOĞALACAK. SENİ UNUTMAYACAK. SENİ SENSİZ YAŞAYACAK. SENSİZ VE SENİN HAYALİNLE MUTLU OLMAYA ÇALIŞACAK. abominabLe |
bulutların aşkına benzedi aşkımız alıp gider oldun ben den kendini sen istemesende rüzğar alıp götürdü seni ben den yanlızım ama aşkın war yanımda aşkım seni çok özledim aşkım ne zaman esecek rüzgar bana alıp getircek aldığı gibi bekliyorum aşkım seni sen merak etme emanetini zeynep |
Sana büyük bir sır söyleyeceğim Zaman sensin Zaman kadındır ister ki hep okşansın Diz çökülsün hep Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına. Bir taranmış Bir upuzun saç gibi zaman Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi. Zaman sensin, uyuyan sen Şafakta ben uykusuz seni beklerken Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi... Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın Bu mavi çanaklarda kan gibi Durdurulmuş zamanın işkencesi Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini Daha beter seni kaçak Seni yabancı bilmekten Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan Tanrım ne ağırdır sözcükler Asıl demek istediğim bu. ASLI GÜÇLÜ |
SEN GELİNCE... silkiniyor,titriyor ve kendine geliyor şehir.. Gün ortası oluyor gece yarısı.. Sen gelince gidiyor yalnızlığım,umutsuzluk terk ediyor yüreğimi.. İçimi kaplıyor çocuksu bir sevinç.. Sokağımın adı "Mutluluk " oluyor |
saat üç gerkez uykusunda ben seni düşünüyorum gözlerim de yaş yutkunamıyorum tıkandım suç işlemiş gibi boynum bükük suçum seni özlemekmi seni sewmekmi her arayışında aşkım nasılsın daha acı geliyor bana uzaktasın sesin yetmiyor özlüyorum mutlu heycanlı gelen sesin bana güç wersede yetmiyor işte özlüyorum zeynep |
Tanımazsın Sen Benim ilimi tanımazsın sen, Etrafı dört dağla; çevrili gülüm, Hele insanlarını; bir görebilsen, Hepsi yoksulluktan; yaralı gülüm... Gecekondularda hayat tarumar, Herkes haksızlıktan; yemiş bir şamar, Gel; görerek inan; daha neler var, Acılar ardarda; sıralı gülüm... 30.03.2004 Taşkışla/Taksim Bayram Tunca |
ışığın ne önemi warmış da heberimiz yok mış gözüm garasada gönnüm ışığ gönnüm sewer çünküm sen bilisenmi sewmek kara yürek bilen kara değel aslında sewerse sewmek deli dir bu yüregde zeynep |
Masal Aşk Var mısın... Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle Bir sen bir ben bilelim yaşananları Sonra denizden bir boş sayfa açıp Var mısın... Sulara yazalım masal aşkımızı Varsın yaşanmamış olsun Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın Var mısın... Bir düş olup düşelim sulara Bedenlerimiz arzulara teslim Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım Var mısın... Koskoca bir ummanda kaybolalım Aşkımızı anlatalım uçan kuşa Dolaşıp liman liman cümle alemi Fırtınada aynı limana sığınalım Var mısın... Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları Öpüşmelerimizi boş kumsalda Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında İster adı masal olsun aşkımızın Var mısın... Bir gecede bin defa ölelim İçimizde masalsı ürpermeler Kah ağlayalım kah gülelim Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim Var mısın... Bir masal yazalım sulara Yaşanmamış aşkımızın masalını Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın Masal aşkımız sularda yaşasın... Gürcan Günay |
Arkadaşlık Ve bir genç, şöyle dedi: 'Bize arkadaşlıktan bahset.' Ve o cevap verdi: 'Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. O sizin sofranız ve ocak başınızdır. Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız. Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda, ne 'hayır' demek zor gelir, ne de 'evet' demekten çekinirsiniz. Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir. Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca, tüm düşünceler, tüm arzular ve beklentiler, gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar. Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız; Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın, dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi... Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin. Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır ve sadece yararsız olan yakalanır. Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun. Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse, meddini de bilmesine izin verin. Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş aramanızın anlamı olabilir mı? Onu, zamanı yaşatmak için arayın. Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir, boşluğunuzu doldurmak için değil. Ve arkadaşlığın hoşluğunda, kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun. Çünkü küçük şeylerin şebneminde, yürek sabahını bulur ve tazelenir.' Halil Cibran |
Sessizliği yırttı telefon zili Cevapsız konuşur bir sürü sesler Şaka mı, oyun mu, korkudan belki Tedirgin bir tarzda kesik nefesler Bir, iki, üç derken, kaçıncı defa Açtık ve kapattık sessiz sedasız Belli değil, nedir? işkence, sefa! Gerçeğe inanmaz, hayal faydasız Yalnızlık bunaltmış, tepkisi büyük Sevmek ihtiyacı ört-bas edilmez İçtenliği serhoş etti, kör-kütük Gönül kucak açtı, yabancı bilmez Giderek büyüdü sohbetin hazzı Mahcubiyetine fidye öderken Sorunun cevabı zor ise bazı, ´Aceleci olma, daha çok erken´ Ve o kadife ses doldu içime Değme büyülerden daha etkili Açıklaması yok, sığmaz biçime Gayrı bir müjdedir telefon zili Hünkar Dağlı |
ölümü Hatirlatan Kadin Kayalıklarda gördüm seni,bir sisli günde, Fırtınadan saçların çözülmüş bir demetti. O kayalıklarda ki bir yıl evvel üstünde Çöllerden aşık dönen bir genç intihar etti... Seni her nerde, artık, her ne suretle görsem Bir gölgenin duyarım ruhuma düştüğünü. Ben de o aşık gibi bir kayada ölürsem Rabb'im mukaddes etsin seni gördüğüm günü! Kayalıklarda bir genç öldüğü gün beldenin Halkı seni karanlık rüyalarında görmüş, Ey yadı gönlümüzden çıkmayan afet senin Sevmediklerin değil, sevdiklerin ölürmüş. Bazı ruhum kararır kefenlerden,mezardan; Yok mu, Rabb'im, ölümün bir güzel şekli,derdim. O kayalıklarda ilk seni gördüğüm zaman Hayalimde ölüme en güzel şekli verdim. Başka bir göz yaşını dudaklarınla silsen Ürpererek: Bu, derim, mezardan bir nefestir! Buna kıskançlık deme,bence değil yalnız sen, Seni gören göz bile ne kadar mukaddestir! Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi, Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan. Teması korku veren tatlı bir ölüm gibi Daha cana yakındır görünüşün uzaktan... Faruk Nafiz Çamlıbel |
Hz.Muhammed (S.A.V.) Varlıkların en değerlisi İnsanlara yol gösteren İman et sesi, onun sesi İnsanların ilk Peygamber ‘i. Doğru yolu hep göstermişti Dünyadan geçen Muhammed’im..! Bir güneş doğmuştu onunla Her şeyle örnekti dünyaya Kur-an ‘ı duyurdu bizlere Doğru yolu hep göstermişti Dünyadan geçen Muhammed’im..! Dinin temeli Muhammed’dir Onunla yolu selamettir Onun isteği merhamettir Bu görev onunla şereftir... Doğru yolu hep göstermişti Dünyadan geçen Muhammed’im..! Kardeşlik güzellik getirdi Hep aşk ile İman ettirdi Allah bizim için seçti Resul de ilmi görev bildi Doğru yolu hep göstermişti Dünyadan geçen Muhammed’im..! Adem Yavuz |
Aşk(a) Dair "İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde kazanması zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya |
Canım Muhammed (s.a.v.) Bütün insanlığa uzattı eli Güzeli,doğruyu konuştu dili, Sevgilim dediğin bir gülü, Bizlere Peygamber verdin Allah'ım Muhammet Mustafam sevgisi pınar, Ümmeti aşkına yüreği yanar. İlimle, bilginin akıldır özü, Rabb'ini bilenin ışıldar yüzü, İmanlı kalplere nakşeder sözü, Nurunu bizlere serdin Allah'ım. Muhammed Mustafam özümde çınar, Nuruyla yolları ışıtan fener. Tefekküre bakar iman kapısı, Tevazuyla uysal olur yapısı, Bize emanettir canın tapusu, Herkesten hesabı sordun Allah'ım. Muhammed Mustafam çareler dener, İslamı yaymada zorluğu yener. Edep, erkan, haya ne güzel yoldur, Özünü, sözünü sevgiyle doldur, Birliğe, dirliğe uzanan koldur, Aklımıza fikir ördün Allah'ım. Muhammed Mustafam Rabb'ini anar. İmanlı kalplere müjdeyi sunar. Bir nefes sabırla öfke yatışır, Bilgiye imandan sevgi katışır, Gönlümüz aşkınla yanar tutuşur, Kalbimi sevgiyle sardın Allah'ım. Muhammet Mustafam sırlara banar, Hakka yolculuktan burakla döner. Hakk'a aşık olan gözyaşı döker, Susayan kalplere sevgiyi eker, Şükür bayrağını gönüle diker, Yürekten sevene yar'dın Allah'ım. Muhammet Mustafam Kalplere iner, İslamın nuruyla hasreti diner. Gözlerden sevdayla akar duygumuz, Ahde vefamıza olsun saygımız, Bizden razı olman asil kaygımız, Zerreden zerreyi gördün Allah'ım. Muhammed Mustafam sevgiyi öner, Düşlere güllerin kokusu siner. Cehalet yıldızsız, aysız gecedir, Kalplerin şifresi dilde hecedir, Haya olmayanın hali nicedir, Mazluma çarede vardın Allah'ım. Muhammed Mustafam zikirle yunar, Cenneti Ala'da kevserle kanar. Kadir Kaya |
istemem Bölemem canı canana Bir can daha istemem Sırtımda yÜkÜm yeter Bir dağ daha istemem Alem gÜle boğulsa Bir tek diken istemem İstemem aşk yarası Bir damla yaş istemem Fani derki baki Hak'tır Bu dÜnyadan dal istemem Bu dÜnya köşkle dolsa Bir baraka istemem ibrahim karaa |
Anladımki Olmuyor Sen yoksun ya kendimi bulamıyorum Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor Rüyalarımda düşümde göremiyorum Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor Gecelerim bomboş gündüzlerim zindan Gönül kuşum kafesde ahüzar figan Nerelerdesin ey nazlım yaralı ceylan Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor Sen yanımda olmayınca meğer Ömür fani dünya boşmuş meğer senin bir gülüşün iki cihana değer Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor Erdal Canbulat |
aşk_ı şeyda makamım segah benim, neyime sefah benim dem wuslata dönmeden , ah ü zar ü wah benim. çileler güldür bana, medihler züldür bana, bülbüllü nalan eden, perişan gül - şah benim. ferman etmiş padişah , gel demiş ferman benim, kawuşmak için yare , yolcuyum, fersah benim hayret wadilerinde inleyen mecnunum ah, leyla gözün kırpmadan , neyime ferah benim. perwaneyim ezelden , gönlüm pür - hazan olmuş kanmayın cesedime , yüreğim şah şah benim yok ki lokmn 'dan çare , tesellim dergah benim, sewgilim, kara sewdam , tabibim allah benim. neslihan nur türk |
KERWAN yollara kerwan, koca bir kerwan. binbir ayaklı bir tahtırawan. ya dewe?.... ahrenk şeklinde haywan... tokm adır dewe, mesafe haywan çöl bir ejderha dewe pehliwan. bitmez tahamul kesilmez tüwan ateşten güller, güneş bahçewan matralar kuru ekmekler yawan serapta sray çeşme şadırwan gökte bir kawis ki elwan elwan mawi kırmızı yeşil ergüwan kerwan da işte nürani cihan dört yanı melek el pençe diwan başında bulut güneşi sawan ey sema açıl direksiz tawan necip f. kısakürek ESSELAM göklerden son ilam: allah bir ; bir, islam lam elif elif lam amanın ya mewlam esselam esselam ben mecnun , o leylam hasreti karbelam ateşi incilam bakisi hep melam esselam esselam düşünce iptilam kelime heyülam lisansız waweylam ne bir half ne bir kelam esselam esselam NECİP F. KISAKÜREK DERKEN hayberden sonra düzlük iş kalmadı pürüzlük... bakış yok geriye we bir çok seriye... doldu bir yıllık süre; işte kabe we ümre! o, tek ,bir! hakka peyk. we tek bir we lebbeyk... elçiler her tarafta, dört bucagı tawafta: bize dön! gel we al! yön bu yön, yol bu yol! şercil bizans kafiri, şehit etti sefiri. şimdi göz mütede. we son söz,ötde... NECİP F. KISAKÜREK |
ÇAĞRIŞIMLAR Çok küçük bir yalanı Çok büyük bir orantıda Dinlediniz mi? Çok büyük bir yalanı Çok yalın bir doğrultuda Söylediniz mi? Gecikmiş bir gizlemi, Birikmiş bir özlemi Sakladınız mı? Gelmeyecek bir gideni, Olmayacak bir nedeni Beklediniz mi? Bir gerçeği erken, Bir açlığı tokken Anladınız mı? Hep mi hep ölecekmiş gibi, Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi Yaşadınız mı? Yalanı sürmeye sürmeye, Yanlışı görmeye görmeye Saklandınız mı.. Doğruluğun yönünde, Doğruların önünde Aklandınız mı.. Ortamsız bir yaşamda, Yaşamsız bir ortamda Harcandınız mı.. Özdemir Asaf |
Uçurum uçurum hayatlar... olmak istemediğim bir dünya ve sen ayağımın altındaki taş parçaları yok olan ben yok eden sen nefes darlığı uğultu ve gürültü ölüm... uzak ama bir o kadar yakın hele ki uçurumun kenarındaysan bilmiyorum sonsuzluk gibi bir şey komik.. Burcu Özer |
Kulaklarım adını hiç duymamış Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini, Yalçın kayalarda akislenen seda gibi Düşün ki, Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin. Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış, Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi... Düşün ki, Bir sigara içimlik vakitmişsin, Ciğerime ecza diye dolan Ya da uğrak bir, giderlemeyen efkâr kahvehanesi... Düşün ki, Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım... Düşün ki, Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana Oyuncaksız kalmasıymış bir çoçuğun Ya da bir annenin yavrusuna hasreti... Düşün ki, Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün, Çeşme başındaki güzel kızlara inat Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine... Düşün ki, Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın Hep yarım, hep ek**** hep mahçup.. Ayna karşısında kırık bir bakış, Kaybolan diğer yarısındaki tılsım.. Bir yağmur olmuşsun Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere.. Düşün ki, bir orada bir burada Bir gurbette bir sılada İsminin yalın, yanlızlığımın çoğul halinde.. Ve arkasına saklanmış binlerce yürek O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş Ve ılık bir nefesinde üşümüş... Düşün ki, Uzak hatıralarım kalmış sende Tek kişilik bir oyun Gurbete bir tren bileti Ya da yarası, Yarısından büyük olan yırtık bir resim... Düşün ki, Hiç olmamış Hiç çalınmamış bir beste Hiç tadılmamış bir zehir, Düşün ki, Hiç yazılmamış bir şiir... HAKAN YILMAZ |
AHZAP, YAHUT HENTEK ismi, zihipler, ahzap; bir başka adı hendek küfrün son wurduğu tos küfre hüsran we azap bir kez durdurulsun tek ona iş artık paydos hendek açtırdı selman.. mukaddes elde kazma; wurduğu kaya tuz buz. geride asıl düşman, yahudi sessiz ama ardı kollayan boynuz mücizeler gazası on kişilik bir yemek, belki binlere yetti bu allah ın cezası tam yenerken yenilmek ne ilahi hikmetti bir rüzgar ki bir rüzgar çöp çöp üstünde ağaç ha bir yaprak ha çadır hawada sawruldular kırbaç üstüne kırbaç küfür param parçadır fesatta eşsiz marka yahudi werdi hesap yahudi geldi dize tertemiz ön we arka büyük mücize ahzap ahzap büyük mücize NECİP F. KISAKÜREK |
Zaman Akıp Giderken Zaman akıp giderken ben bu karanlıkta bekliyorum Bir ışık alışık olduğum bu karanlıktan beni çekip alacak İçimde can çekişen umudumu aydınlatacak Gözlerimin içinde parıltı olacak. Zaman akıp giderken bu karanlık daha da karanlık Daha da siyah daha da umutsuz daha da cansız İçimde çırpınan son umutla düşlediğim hayallerim Karanlığa boyun eğen kısık bir mum gibi. Zaman akıp giderken alıştığım hep bende ki karanlık Artık istemiyorum aydınlığı bu karanlıkta Artık beklemiyorum bu karanlıkta sığınacak bir ışık Ben bu karanlığa hapis karanlık bana zindan. Ahmet Duman |
bu kışta üşüyorum. kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim. sana yanacağım bu yazda. ve kim bilir kaç yaz daha. kaç bahar seni açacak bütün çiçekler, senden uçacak bütün böcekler. arılar seni koyacak kovanlarına, kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar... ama sen hep umut çiçeğim olacaksın. yaşayacağız yaşlanacağız seninle. sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu. BERKAY GÜNEŞ |
MSX İsimden kazanıyor bir kere Baksana şu asalete.msx Gel anlatayım ne işe yarıyor Neden binlercesi buraya üye Net dediğin sanal bir Dünya Doğal olarak bir hayat var burada Türk'lerin mekanıda burası Hergün buluşuruz bu isim altında Herkes yazar buraya düşündüğünü Maksat vatanın birliği, bütünlüğü Adı üstünde Türkiye'ye sahip çıkalım Yok edelim, bitirelim kötülüğü Deme ki ben başlık bulamadım yazıma Eminmisin iyice yaptın mı arama Bak orada genel konusu var O zaman onun içine yaz, daha sorma Patlama olmuş Londra, İngiltere de Kİmi birinci olmuş Formul 1'de Bunların hepsi güncel konular Elbet vardır seni ilgilendiren bişey de Gülmek lazım ara sıra, doyana dek Patlamaya hazır ol, iyi bir nefes çek Komik şeylerde gülmekten kırılacaksın Sandalyene iyi otur düşmemeye dikkat et Herkes yaşamıştır gizemli bir şeyler Bazıları tırsmış bazıları gülmüşler Garip olaylar girmemek lazım aslında İllaki gireceksen sana iyi eğlenceler Dinini bilmen lazım yaşın kaç oldu Belki ilerledi ama aklında soru dolu Utanma sor, İslam ve insan konusunda Sormazsan öğrenemezsin cennete giden yolu Kızlar erkekler hoş bir gruplaşmada Bir fıkra üzerine başlar tatlı tartışma Araya kel alaka birisi girer bazen Muhabbet yeri bura maksat laf yarıştırma Her birimiz ayrı bir enstrüman çalarız Gördüğümüz her konuda atıp tutarız Yazmak serbest burası her telden bölümü Sen istemesende biz sana yazdırırız Bir gün dişim ağrır forumda paylaşırım Hemen cevap yollar tanımadığım dostlarım Bir gün aşık olurum bir kıza Sevincimden duramaz etrafa tşk sacarım Bakarım sormuş birisi şu ne demek Bir başkası, Acaba şuraya nasıl gitsek? Hemen başlarım hızlı cevap yazmaya Maksat ilk olmak, hemen yardım etmek Radyoda şarkı çaldı çok güzel Dilime takıldı ya bu mükemmel Ama adını bilmiyorum diyorsan Durma. Hemen müzik bölümüne gel Birisi, acaba internetmi bana giriyor Ben mi internete giriyorum diyor Hemen çaktım, anladım ki bu arkadaş msx güvenlik konusunu bilmiyor Bir elektronik parça alıcam acaba hangisi iyi Sormaz olaydım yeter dedim hala cevap geliyi Elektronik, elektrik, bilgisayar, hobi Her konunun müdavimleri birbirinden iyi Şiir yazmak zevkli de uzun yazması zor Beş satırdan sonrası şaire biraz kor Programlama bölümünden arkadaşlar phurcan sizden şiir yazan program istiyor Ya hep eğitim öğretim olmayacak İnsan bu elbet oyun oynayacak Oyun bölümüne oyunkolikler buyursun Hile yapmak yok, yapanlar oyundan atılacak Sinemaya gitmeyi sevmiyorum diyorsun Evinde sistem var sadece film istiyorsun Divx bölümüne alalım seni kardeş Divx demek sinema demek biliyorsun Maçı kazanmışız keyifler yerinde Bakalım Forumda durumlar ne halde Benden önce damlamış fanatikler Yazmışlar hemen. penaltı var ilk golde sempatık işte:D |
Eline saglıkk gusel olmus |
saol elıne saglık guseldı |
ne güzelde yazmış sempatik hey millet buraya şiirin ustası olmuş sempatik işte boşa dememiş zenep filozof bu çocuk hiç konu açtığını da görmedim nasıl açılcagını da i biliyormuş gerçek ten hoş tebrikler;) |
Seni sevmeyeceğim… Şairim/sevgilim Bırak da gölgende son bir düş göreyim Biliyordum küçücük bir çocuktun sen Sevdikçe beni, eksilen… Ustam/sevgilim Üzülme artık seni sevmeyeceğim Sen adaklarken bütün harflerini sevdiğine Ben alfabeden silineceğim Şairim/sevgilim Korkma artık trenlerin tünelden son geçişi, Nehirlerin denizlere son varışı bugün Sadece kaleminden öpüyor, öpüyor ve öpüyorum… BERFİN TOPRAK... |
İçimin Hüzün Yanı Gözümün güneşi Gönlümde yarasın Ak saçların dağılsa bağrımda pervasız Sen benim Hülya Koculu |
Çocuk Olmak gel biraz gülelim hayata sen gülümse ve ben sana bakayım yüzündeki o ifadeyle sana tebessümle ellerimi uzatayım mutlu olayım sen de mutlu ol ama benimle kaldırımları yıpratalım adımlarımızla gözlerimizi açalım ve kapatmayalım halimize gülelim.çocuk gibiyim sonradan hızla koşalım çimenlere birde kendimizi fırlatalım yerlere çiçekler toplayalım kelebeklerin peşinde sevgi olalım kalplerde oynayalım senin yanında çocuk olmak ve koşturmak kısa bir şortla elimde bir balon şişirdim işte korkma patlamaz ben istemedikçe sonra yoruldum desem anlarmısın birlikte hayata gözlerimizi kapatalım sevgiyle yaşanacak bir ölüm var çocuk olmuşuz ölüm yakışmaz bize... aferu |
Ben Mecnun Çaresiz düştüm bir aşkın peşine, Dünyada rastlamadım onun bir tek eşine, Tutuldum bir dilberin bilmem nesine, Ben âşık, ben mecnun, ben divane Tutuldum bir kere bırakmam imkânsız, Daha başındayım terk etmem anlamsız, Seviyorum desem o da zamansız, Ben âşık, ben Mecnun, ben divane Aşığım ben senin güzelliğine, İnmek isterim ruhunun derinliğine, Ver kalbini bana kendi elinle, Ben âşık, ben mecnun, ben divane isimsiz kral |
ACILAR İÇİNDEYİM Acılar içindeki bu serseriye acılar yaşattın Söyle ne diye??? Sığındım başıboş hayallere Bir türlü gerçeği göremiyorum Hiç doğrum kalmadı her sözüm yalan gençliğim kendimde oluyor ziyan yokmu ıssız biyerde çekip wuran ölmekyen başka yol bulamıyorum kıymetim bilindi kıymetmi bildim mutluluğumu kendi ellerimle sildim dönüşü olmayan bir yola girdim bir tülü geri dönemiyorum Karanlık gecede kaybettiğimi güneşle beraber arayamamki yollar ve sonlardayım aylardan beri bir türlü kendime gelemiyorum... hüseyin yıldız |
Beni Böyle Bil Ben kimi zaman bir sevgilinin beklediği Kimi zamanda beklenip beklenip gelmediği Kimi zaman ekmeksiz kalan garip Bedava ekmek kuyruğundan muzdarip Kimi zaman bir ailenin mutluluğu Bir annenin yavrum dediği çocuğu Bir genç kızın nikah masasındaki Evet ’i Nikah salonunda kaybedilen sevgili Kimi zaman gönül saltanatının tacı Bazen bir sevgilinin en büyük muhtacı (08.11.2002 Tavşanlı) Mehmet Çetinkaya |
çaresiz hani çığlık atmak ister insan koşmak ister soluksuz kalırcasına, duvarları yumruklamak ellerin kan revan içinde olurcasına, masanın üzerindekileri yere sermek herşeyi yırtmak ister bağıra bağıra ağlamak ağlamak haykırmak ister gökyüzüne insanlara anlatmak ister anlaşılamayacağını bile bile ya özgür rüzgar kucaklayacaktır onu ya derin denizler ya da betonun soğuk yüzü hüseyin yıldız |
AnlamsızAnlamsız Anlamsız olan bir dünyada hesap vermek Hakimi olmayan bir mahkemede ceza görmek gibi. Kimden hesap sorulacak acaba? Geçmiştenmi yoksa doğmamış gelecektenmi ! Herkes bir suçlu arıyor, Anlamsız. Bilmediğimiz bir sınırı zorluyoruz, Ötelere gidip ölülerden yardım istiyoruz, Ama biliyoruz, Asıl kurtarıcı biziz. hastalık bizim içimizde, Bizse herşeyi Allah'tan bekliyoruz. Anlamsız. Bir kişi öldüğünde feryat ederken Öldürdüğümüz zaman hiç bakmıyoruz. Geçen günler bize eser bırakırken Biz hâlâ günaha koşuyoruz. Anlamsız. Gerçekleri görmek için herşey hazırken Biz hâlâ yalan haberlerle Ve sosyetenin çirkefine alkış tutuyoruz Ve bu anlamsız düzenle Hesapsızca suçlu arıyoruz Tek bulduğumuz cevapsa yine Anlamsız. Rafet Maden |
sende yürek yok Gülüşmüştük,kıpırtısal duygularımızda duysunlar dedik,sevgimizi korkusuzca kormadıkki,aşk anlamlıydı o anda zaman!..korkmuş yüreklerin temelinde kalmış,meğerse aşkımız bitti..sende yürek yok çiçekler ,dediğimiz papatyaların her yaprağında bana aşk nedir derdin?ayır bedenimden korkma,yaptığını yap anlamazsın,sen yakışanı yap…elinde işte sevgim kopar. Gülümserdik eskide,duysunlar derdikya Elinde bir enkaz,sevgi yok.aşk ibrahim kara |
ÖNÜNÜ GÖRMEYENLER Başındaki gözleri önde değil arkada Yürüyor önündeki engelleri görmeden... Böyle yaratıklar var her ülkede dünyada Onlar toplulukları uçuruma götüren... Böylesi yaratıklar yapar işin tersini Doluyor zanederler...elleri boşta kalır... Felek bu gaddarlara acı verir dersini Gözleri önde olan görür de önlem alır... Gözü arkada olan görmez ilerisini Onun gözleri gibi aklı da hep geridir... Tek kendini düşünür,düşünmez gerisini Böyleleri dünyaya gelmese çok yeridir... Böylesi yaratıklar yöneticisiyse başta Günahsız Uluslara zâlim bir cellat olur, Dün IRAK'ta bir SADDAM...yarınlarda bir başka... Onlar saltanat için KANLI TAHTTA oturur... Alper KÖRÜK |
| Saat: 15:00 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık