MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

recruit87 16 Ağustos 2007 23:07

Bilmece Gibi

gidenin dönemediği şehirlere benzeyen bir şeyler var havada
siyah gibi öcü gibi
girilmesi yasak bölgeler gibi şimdi
çocukluğumda duvarlarına sataşarak yürüdüğüm
mavi renkli boyalarını kazıyarak suçumu paylaştığım koridorlar
bir sabah kalktığımda üzerimde bulduğum
yırtık pırtık gömleğin polis kelepçelerine benzeyen düğmelerini bir bir açıp
kendimi bildiğimden beri soluduğum havayı değiştirmek istediğimde
kapıların kolları kaybolur gibi oluyor
sanki her arkamı döndüğümde
dedikodular bıçak olup dağlamaya başlıyor
kendimin bile keşfedemediği mahrem yerlerimi
güneş ha gayret derken yumurtasını kırma hevesinde olan minik serçeciğe
yuvasını birkaç dal parçacığıyla hazırlama telaşında olan annelere
ben çoktan küle dönmüş oluyorum - sıcaklığım gonca güller açtıran toprağın ellerinde -
ağlar gibi için için yanıyorum
dedim ya
gidenin dönemediği şehirlere benzeyen birşeyler var havada
ölüm gibi azrail gibi
sırat köprüsü gibi şimdi
terlikli zamanlarımda maviliği kucağında akıp giden
tüm doğum sancılarına şahit derelerin kuğularına
yem atmak için beklediğim değirmen köprüleri

Talip Ceylan


arwen 17 Ağustos 2007 00:39

Can alıcı gözlerinle,bana bakarken,
O güzel gülüşünle,tebessüm ederken.
Saçlarını bana, göz süzerek tararken,

Gönlü bana kayar diye,
Hiç düsünmedin mi?

Bülbül güller arasında şakırken,
Bülbül güle, deli gibi aşıkken,
Nağmelerin,,kalbimi delerken,

Gönlü bana kayar diye,
Hiç düşünmedin mi?

Güneş ufuktan, tam batarken
Ay gecenin koynunda yatarken,
Güneş tan yarinden doğarken,

Daha uyumamıştır diye,
Hiç,düşünmedin mi?

Nehirler denizlere,çağlarken,
Bülbül güle fiğan edip ağarken,
Gözlerin ciğerimi dağarken,

Bu da,gönlüme çağlar diye,
Hiç dünşünmedin mi?
Hiç düşünmedin mi?

Ferhat şirin için,dağları delerken,
Mecnun leyla için,çöllerde gezerken,
Gönül seyyah olmuş,seni ararken,

Bu da benim için,dağlara düşer diye,
Hiç düşünmedin mi,hiç düşünmedin mi?

Söz yazarı:Erol Sagun



Mystic@L 17 Ağustos 2007 01:15

Ölüler Ölüler,
Ölüler destek olacak savaşçının silahına
Güç verecek kitlelerin sesine
Yol gösterecek köylünün sabanına.
Ölüler...
Peki kim tutacak ölülerin ellerini?
F.Gordillo Cervantes


NAIAS 17 Ağustos 2007 03:58

sawaşın göbeyinde
bir çucuk gözler yaşlı
ayaklar çıplak

feryat figan
anne der durur
bıkmadan

ortalık kan gödeyi
almış gider
çocuk bilmez sawaş ne


anne der anne

ağlamaları duyarmı caniler

kurşun leş

sawaş işte

ağlamaktan gözler olmuş kan

kim göre
kim bile

anne nerde?



zeynep


Misafir 17 Ağustos 2007 08:41

Uykuların Kaçarsa Gece


Uykuların kaçarsa gece,
İşte böyle kalemi, kâğıdı alırsın eline.
Geçmişi
Acı-tatlı haliyle anımsarsın,
Damla damla dökülürcesine yazarsın.

Bu dünyadan göçen sevdiklerin
Canlanır gözünde
Yaşıyor gibi.
Gözlerinde
Bir damla yaş olmadığı halde,
Kan basar sanki gözlerini,
Ağlıyor gibi.

Uykuların kaçarsa gece,
Ölüm gelir aklına ister istemez.
Bir dal kırılır yüreğinde,
Başka denizlere akar ırmakların
Hararetten kurur topraklar
Şırıltısı kesilir pınarların.

Uykuların kaçarsa gece,
Hep kötü şeyler gelir aklına.
Ayrılıklar, özlemler
İhanetler gelir dikilir karşına
Dalarsın dipsiz kuyulara
Uykusuz gecelerde.
Sevdiğini kaybetmekten korkarsın
Ağlarsın hiç sebep yokken
Karanlıkta bir çift ışık ararsın,
Koca ampüller tepende yanıyorken.

Uykuların kaçarsa gece,
Eski sevdiklerin gelir aklına.
Hepsi gelir
Toplanırlar başına.
Tutmak ister, tutamazsın,
Dokunmak ister, dokunamazsın.
Yakınlar uzak olur
Kalabalıklar yalnızlığın,
Hayal mi gördüklerin,
Yoksa gerçek mi?
Anlayamazsın.

Uykuların kaçarsa gece,
Yastık diken olur
Batar yüzüne.
Eski hatıralar
Serilir gözlerinin önüne...
Gece bitmez
Yıl gibi uzayıp gider.
Eski sevgililer gezinir gözlerinde
Bölünür yürekler.
Derken,
Güneş koşar imdadına,
Pencerenden bir dost gibi girer.
Işığı yüzüne vurur
Rahatlarsın.
Herkesin uykudan uyandığı saatte
Sen,
Derin bir uykuya
Yalnızlığın karanlık odalarına dalarsın.



Kâmuran Esen


Misafir 17 Ağustos 2007 09:57

Sarıkamış Dadaşım





Sarıkamış yaylasında bir esmer delikanlı,
Kavruk ayaz yanığı, gurur bakışlım,
Yarinin bakışını yüreğinde hisseden
Gülümsemesinde nehirler çağlatan.

Sevdiğinde sevdasını dağa,taşa yazan
Vuslat diyarlar gecesinde gözyaşı akıtan,
Oy esmer delikanlı,cananından yaralı
Can evinden karalı, memleket gözlüm....
Sevsen bile nafile,o yufka yüreğinle
Bakamadın neyleyim,yarinin gül benzine.

Dindir artık yüreğinde vuslat kıvılcımlarını
Sil gözünden akan gözyaşlarını
Zamana bırak yiğidim,Hakka sığın,dayan
Sabret elbet anlaşılacaktır,amansız sevdan.

Unutma yiğidim,türküler vardır bizi söyleyen
Unutma deli gönül,türkülerdir bizle çağlayan
Gurbet yad ellerde,el olsak da şimdilerde
Gün gelecektir elbet gardaş,
Gün gelecektir o gün ,
O gün bayramdır bizlere
Sarıkamış yaylasında bar başlarında
Başı çekeceğiz elbet tüm sevdamızla.

Cirit oynayan yağız delikanlının
Fırlattığı cirit gibi saplamıştı
Yarin kalbine bakışlarını
Bizi biz eden,
Bağlayan bir kenet vardı yarınlara uzanan.

isimsiz kral


RuYa 17 Ağustos 2007 17:03

Ara sira pencereye çikiyorum.
Etrafa bakiyorum. Geldigini hissediyorum.
Ama sokaklar bombos. Yine yoksun.
Unuttun belkide bu sokaklari.
Oysa her kösebasi bana seni hatirlatiyor.
Sevdalar bitmez sanirdim. Bitiyormus oysa, yanilmisim.
Sen uzak diyarlardasin simdi, ben hala seni bekliyorum biraktigin yerde, gözyaslarimla birlikte.
Belki tekrar dönersin, belki tekrar seversin diye. Unutmak bana göre çok zor,sana göre kolaymis.
Unutmak basitmi acaba?
Asklar bir çirpida bitermi?
Sana soruyorum, sana sesleniyorum.
Bir zamanlar iki yabanciydik, bir zamanlar iki arkadastik,
bir zamanlar bir sevdaydik, simdi ise tekrar basa döndük, yine iki yabanciyiz.
Hala sevdigini hissediyorum, seviyorsun degilmi ? Söyle ne olur yabanci...Sana soruyorum.
Hala seviyormusun beni ?? SELAMİ TAŞDÖĞEN


Misafir 17 Ağustos 2007 18:37

Bir Yolculuk Esnasında



Bir an hissettim hızın nefesimde
Nasılda içimde bir boşlukta
Öylece alaca karanlığa doğru süzülüşümü
Damarlarımda ki kanın çekilişinde

Aldanmamıştım dikkatsizliğimin verdiği
Bir anlık korku dolu kaygılarıma
Duymak için ilerliyordum
Umudun hıçkırıklarını
Mutluluğun mu bana doğru yaklaşan adımlarını
Saymaktan ki başka yoktu şansım
Bana açılan kapılardan kaçışan ışık tanelerini

Bir yolculuğa çıkmıştım
uzun sessiz ürkütücü ve bir anda
Resimlerimdeki maviliğinde eşsiz benzersiz tadı
bir yandan da hayatın acımasız suratıyla
kendimi buldum
bir yolculuk esnasında
bedenim gidiyor ama ruhum mavi resimlerimde hala......
isimsiz kral


NAIAS 17 Ağustos 2007 19:53

sen beni yanlızlığına mahkum ettin
be kara gözlüm
senin için atan bu kalbi
tek bıraktın



bitecekmi bir yıl

aşkım söyle

yapabilcekmiyiz ayrı kalmayı

şimdiden özledim


zeynep


Mystic@L 18 Ağustos 2007 03:24

Dolap gibi her girdabı dolandım
Mecnunun çölünde leyla arandım
Ne İsa'ya ne Musa'ya yarandım
Çarmıhdan mı deyim, turdan mı deyim

Alem benim ben alemim diyemem
Dillerim kilitli yarim övemem
Sonsuz bir yoldayım geri dönemem
Sonu mu söyleyim, baştan mı deyim

Ne vermişse geri verdim yarime
Gel istersen senle gidek pirime.
Narın ateşiyle gel de erime,
Pervane mi deyim ateş mi deyim.

Yaşarken ölüyüm, ölünce diri,
Muhabbet bağının oldum esiri.
Balçık tezgahının silik teksiri,
İNCE'den mi deyim telden mi deyim.
Sabit İnce


Tiglon 18 Ağustos 2007 09:46

BİR BEN

Sabahlar yine başlıyor benim için
Hiç güneş görmeyecek olan sabahlar
Ayın gölgesinde yaşayacak olan dakikalar
Herkes terk etmiş olacak sokakları
Lambalar etrafında şarkı söyleyecek ateş böcekleri
Ağaçalr başlayacak sevişmeye titrek yapraklarıyla
Damlalar düşecek yavaş yavaş boşalan kaldırımlara
En ufak bir kıpırtı dahi duyulacak derin sessizlikte
Bir ben duyacağım herşeyi
Herşeyi bir ben göreceğim
Güneşsiz sabahlarda bir ben yürüyeceğim
Damlalar bir benim avucuma düşecek
Sadece benden utanacak ağaçlar
Ateş böcekleri etrafımı saracak
Sonra onlar da terk edip beni, susacak sessizlik
Masa başında oturuşum gelecek aklıma
İki boş kadeh ve bir şişe şarap buzlar içinde
Hiç bitmeyecek olan sigaram dolduracak odamı
Aydınlatacak odamı hiç sönmeyecek olan yalnız mum
Şarabım seni bekleyecek açılmak için
Kadehler yudumlanmak için gözlerine bakacak
Saatler duracak, zil hiç çalmayacak
Kapılar kapanmayacak sen içeri girmeden
Müziğin sesi hiç ama hiç duyulmayacak
Sonra sen geleceksin
Bakacaksın etrafına
Herşey bıraktığın gibi başlayacak yaşamaya
Bir benim dışımda...


NAIAS 18 Ağustos 2007 17:32

hayat nedir

mutluluk nedir

sewgi nedir


aşk nedir


ne dir bu soruların cewabı

istemek yetermi
yaşamaya


sewmeye
mutluluga
aşka


isteyip te oluyomu

istiyorum işte seni


yaşıyormuyum şimdi

hayır işte

hayat bumu

hayat yok istmekte yok

boş işte

hiçbir şey yok benim için

istediğim olmadıktan sonra

sorduklarımın cewabı
bulsam da neye yarar

seni istiyorum

sen yoksun
yaşamışım ne ye yarar

zeynep


Tiglon 18 Ağustos 2007 19:52

GİDERSEN
SEN GİDERSEN DİĞER YARIM BOŞ KALACAK,
BİTTİ DERSEN KAN AĞLAYACAK.
HAYKIRACAK,KAHROLACAK,
SOKAKLARDA SERSERİ MİSALİ DOLAŞACAK.
BOŞ KALAN DİĞER YARIM GÖZYAŞLARIMLA DOLUCAK.
SENİN ADIN HEP DİĞER YARIM OLARAK KALICAK
GÖRMESEN DE, SİLMESEN DE GÖZYAŞLARIMI,
ONLAR HEP SENİN İÇİN AKICAK.
GÖRMEZDEN GELSENDE SEVGİMİ,
O GÜNDEN GÜNE ÇOĞALACAK.
SENİ UNUTMAYACAK.
SENİ SENSİZ YAŞAYACAK.
SENSİZ VE SENİN HAYALİNLE MUTLU OLMAYA ÇALIŞACAK.

abominabLe


NAIAS 18 Ağustos 2007 20:42

bulutların aşkına
benzedi aşkımız

alıp gider oldun ben den kendini
sen istemesende

rüzğar alıp götürdü
seni ben den

yanlızım ama aşkın war
yanımda aşkım

seni çok özledim aşkım
ne zaman esecek rüzgar bana

alıp getircek aldığı gibi
bekliyorum aşkım seni

sen merak etme emanetini

zeynep


RuYa 18 Ağustos 2007 22:56

Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki hep okşansın
Diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
Zaman sensin, uyuyan sen
Şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi...
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi
Durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler
Asıl demek istediğim bu.
ASLI GÜÇLÜ


Tiglon 19 Ağustos 2007 00:43

SEN GELİNCE...

silkiniyor,titriyor ve kendine geliyor şehir..
Gün ortası oluyor gece yarısı..
Sen gelince gidiyor yalnızlığım,umutsuzluk terk ediyor yüreğimi..
İçimi kaplıyor çocuksu bir sevinç..
Sokağımın adı "Mutluluk " oluyor


NAIAS 19 Ağustos 2007 03:25

saat üç

gerkez uykusunda
ben seni düşünüyorum

gözlerim de yaş
yutkunamıyorum tıkandım


suç işlemiş gibi
boynum bükük

suçum seni özlemekmi
seni sewmekmi

her arayışında
aşkım nasılsın

daha acı geliyor bana
uzaktasın

sesin yetmiyor
özlüyorum

mutlu heycanlı gelen sesin
bana güç wersede

yetmiyor işte
özlüyorum

zeynep


Sedef 21 19 Ağustos 2007 03:35

Tanımazsın Sen

Benim ilimi tanımazsın sen,
Etrafı dört dağla; çevrili gülüm,
Hele insanlarını; bir görebilsen,
Hepsi yoksulluktan; yaralı gülüm...

Gecekondularda hayat tarumar,
Herkes haksızlıktan; yemiş bir şamar,
Gel; görerek inan; daha neler var,
Acılar ardarda; sıralı gülüm...

30.03.2004 Taşkışla/Taksim

Bayram Tunca


NAIAS 19 Ağustos 2007 03:43

ışığın ne
önemi warmış da

heberimiz
yok mış

gözüm garasada
gönnüm ışığ


gönnüm sewer
çünküm


sen bilisenmi
sewmek

kara yürek bilen
kara değel aslında

sewerse


sewmek deli dir
bu yüregde

zeynep


Sedef 21 19 Ağustos 2007 03:51

Masal Aşk

Var mısın...
Masal gibi bir aşk yaşayalım seninle
Bir sen bir ben bilelim yaşananları
Sonra denizden bir boş sayfa açıp
Var mısın...
Sulara yazalım masal aşkımızı
Varsın yaşanmamış olsun
Dalgalar kayalarda söylesin şarkımızı
Aşkımız kıyı kıyı, liman liman dolaşsın
Var mısın...
Bir düş olup düşelim sulara
Bedenlerimiz arzulara teslim
Aşk selinde yıkanalım sırılsıklam
Dev dalgalarda bir bedende sarsılalım
Var mısın...
Koskoca bir ummanda kaybolalım
Aşkımızı anlatalım uçan kuşa
Dolaşıp liman liman cümle alemi
Fırtınada aynı limana sığınalım
Var mısın...
Yazalım yaşanmış gibi yaşanmamışları
Öpüşmelerimizi boş kumsalda
Hayal sevişmelerimizi bulutlar altında
İster adı masal olsun aşkımızın
Var mısın...
Bir gecede bin defa ölelim
İçimizde masalsı ürpermeler
Kah ağlayalım kah gülelim
Sulara aşkımızı yazıp acıları silelim
Var mısın...
Bir masal yazalım sulara
Yaşanmamış aşkımızın masalını
Sonra ölelim hiç yaşamamış gibi yarın
Masal aşkımız sularda yaşasın...

Gürcan Günay


krizalit 19 Ağustos 2007 04:09

Arkadaşlık
Ve bir genç, şöyle dedi: 'Bize arkadaşlıktan bahset.'

Ve o cevap verdi:

'Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir.
O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.

O sizin sofranız ve ocak başınızdır.
Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda,
ne 'hayır' demek zor gelir, ne de 'evet' demekten çekinirsiniz.

Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir.
Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca, tüm düşünceler, tüm arzular
ve beklentiler, gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.

Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız;
Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda
daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın,
dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi...

Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik
kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin.

Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde
olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır
ve sadece yararsız olan yakalanır.

Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun.
Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse,
meddini de bilmesine izin verin.

Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş
aramanızın anlamı olabilir mı?
Onu, zamanı yaşatmak için arayın.

Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir,
boşluğunuzu doldurmak için değil.

Ve arkadaşlığın hoşluğunda,
kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun.
Çünkü küçük şeylerin şebneminde,
yürek sabahını bulur ve tazelenir.'
Halil Cibran


Mystic@L 19 Ağustos 2007 11:34

Sessizliği yırttı telefon zili
Cevapsız konuşur bir sürü sesler
Şaka mı, oyun mu, korkudan belki
Tedirgin bir tarzda kesik nefesler

Bir, iki, üç derken, kaçıncı defa
Açtık ve kapattık sessiz sedasız
Belli değil, nedir? işkence, sefa!
Gerçeğe inanmaz, hayal faydasız

Yalnızlık bunaltmış, tepkisi büyük
Sevmek ihtiyacı ört-bas edilmez
İçtenliği serhoş etti, kör-kütük
Gönül kucak açtı, yabancı bilmez

Giderek büyüdü sohbetin hazzı
Mahcubiyetine fidye öderken
Sorunun cevabı zor ise bazı,
´Aceleci olma, daha çok erken´

Ve o kadife ses doldu içime
Değme büyülerden daha etkili
Açıklaması yok, sığmaz biçime
Gayrı bir müjdedir telefon zili

Hünkar Dağlı


Tiglon 19 Ağustos 2007 14:21

ölümü Hatirlatan Kadin


Kayalıklarda gördüm seni,bir sisli günde,

Fırtınadan saçların çözülmüş bir demetti.

O kayalıklarda ki bir yıl evvel üstünde

Çöllerden aşık dönen bir genç intihar etti...



Seni her nerde, artık, her ne suretle görsem

Bir gölgenin duyarım ruhuma düştüğünü.

Ben de o aşık gibi bir kayada ölürsem

Rabb'im mukaddes etsin seni gördüğüm günü!



Kayalıklarda bir genç öldüğü gün beldenin

Halkı seni karanlık rüyalarında görmüş,

Ey yadı gönlümüzden çıkmayan afet senin

Sevmediklerin değil, sevdiklerin ölürmüş.



Bazı ruhum kararır kefenlerden,mezardan;

Yok mu, Rabb'im, ölümün bir güzel şekli,derdim.

O kayalıklarda ilk seni gördüğüm zaman

Hayalimde ölüme en güzel şekli verdim.



Başka bir göz yaşını dudaklarınla silsen

Ürpererek: Bu, derim, mezardan bir nefestir!

Buna kıskançlık deme,bence değil yalnız sen,

Seni gören göz bile ne kadar mukaddestir!



Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi,

Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan.

Teması korku veren tatlı bir ölüm gibi

Daha cana yakındır görünüşün uzaktan...
Faruk Nafiz Çamlıbel


Dark-Line 19 Ağustos 2007 16:59

Hz.Muhammed (S.A.V.)

Varlıkların en değerlisi
İnsanlara yol gösteren
İman et sesi, onun sesi
İnsanların ilk Peygamber ‘i.
Doğru yolu hep göstermişti
Dünyadan geçen Muhammed’im..!

Bir güneş doğmuştu onunla
Her şeyle örnekti dünyaya
Kur-an ‘ı duyurdu bizlere
Doğru yolu hep göstermişti
Dünyadan geçen Muhammed’im..!

Dinin temeli Muhammed’dir
Onunla yolu selamettir
Onun isteği merhamettir
Bu görev onunla şereftir...
Doğru yolu hep göstermişti
Dünyadan geçen Muhammed’im..!

Kardeşlik güzellik getirdi
Hep aşk ile İman ettirdi
Allah bizim için seçti
Resul de ilmi görev bildi
Doğru yolu hep göstermişti
Dünyadan geçen Muhammed’im..!

Adem Yavuz


Tiglon 19 Ağustos 2007 17:03

Aşk(a) Dair
"İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya


Dark-Line 19 Ağustos 2007 17:07

Canım Muhammed (s.a.v.)

Bütün insanlığa uzattı eli
Güzeli,doğruyu konuştu dili,
Sevgilim dediğin bir gülü,
Bizlere Peygamber verdin Allah'ım

Muhammet Mustafam sevgisi pınar,
Ümmeti aşkına yüreği yanar.

İlimle, bilginin akıldır özü,
Rabb'ini bilenin ışıldar yüzü,
İmanlı kalplere nakşeder sözü,
Nurunu bizlere serdin Allah'ım.

Muhammed Mustafam özümde çınar,
Nuruyla yolları ışıtan fener.

Tefekküre bakar iman kapısı,
Tevazuyla uysal olur yapısı,
Bize emanettir canın tapusu,
Herkesten hesabı sordun Allah'ım.

Muhammed Mustafam çareler dener,
İslamı yaymada zorluğu yener.

Edep, erkan, haya ne güzel yoldur,
Özünü, sözünü sevgiyle doldur,
Birliğe, dirliğe uzanan koldur,
Aklımıza fikir ördün Allah'ım.

Muhammed Mustafam Rabb'ini anar.
İmanlı kalplere müjdeyi sunar.

Bir nefes sabırla öfke yatışır,
Bilgiye imandan sevgi katışır,
Gönlümüz aşkınla yanar tutuşur,
Kalbimi sevgiyle sardın Allah'ım.

Muhammet Mustafam sırlara banar,
Hakka yolculuktan burakla döner.

Hakk'a aşık olan gözyaşı döker,
Susayan kalplere sevgiyi eker,
Şükür bayrağını gönüle diker,
Yürekten sevene yar'dın Allah'ım.

Muhammet Mustafam Kalplere iner,
İslamın nuruyla hasreti diner.

Gözlerden sevdayla akar duygumuz,
Ahde vefamıza olsun saygımız,
Bizden razı olman asil kaygımız,
Zerreden zerreyi gördün Allah'ım.

Muhammed Mustafam sevgiyi öner,
Düşlere güllerin kokusu siner.

Cehalet yıldızsız, aysız gecedir,
Kalplerin şifresi dilde hecedir,
Haya olmayanın hali nicedir,
Mazluma çarede vardın Allah'ım.

Muhammed Mustafam zikirle yunar,
Cenneti Ala'da kevserle kanar.

Kadir Kaya


Tiglon 19 Ağustos 2007 17:19

istemem

Bölemem canı canana
Bir can daha istemem
Sırtımda yÜkÜm yeter
Bir dağ daha istemem

Alem gÜle boğulsa
Bir tek diken istemem
İstemem aşk yarası
Bir damla yaş istemem

Fani derki baki Hak'tır
Bu dÜnyadan dal istemem
Bu dÜnya köşkle dolsa
Bir baraka istemem

ibrahim karaa


Dark-Line 19 Ağustos 2007 17:22

Anladımki Olmuyor

Sen yoksun ya kendimi bulamıyorum
Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor
Rüyalarımda düşümde göremiyorum
Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor

Gecelerim bomboş gündüzlerim zindan
Gönül kuşum kafesde ahüzar figan
Nerelerdesin ey nazlım yaralı ceylan
Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor

Sen yanımda olmayınca meğer
Ömür fani dünya boşmuş meğer
senin bir gülüşün iki cihana değer
Anladımki sensiz hayat olmuyor olmuyor

Erdal Canbulat


NAIAS 19 Ağustos 2007 17:45

aşk_ı şeyda


makamım segah benim, neyime sefah benim
dem wuslata dönmeden , ah ü zar ü wah benim.

çileler güldür bana, medihler züldür bana,
bülbüllü nalan eden, perişan gül - şah benim.

ferman etmiş padişah , gel demiş ferman benim,
kawuşmak için yare , yolcuyum, fersah benim

hayret wadilerinde inleyen mecnunum ah,
leyla gözün kırpmadan , neyime ferah benim.

perwaneyim ezelden , gönlüm pür - hazan olmuş
kanmayın cesedime , yüreğim şah şah benim


yok ki lokmn 'dan çare , tesellim dergah benim,
sewgilim, kara sewdam , tabibim allah benim.


neslihan nur türk



NAIAS 19 Ağustos 2007 18:01

KERWAN


yollara kerwan,
koca bir kerwan.
binbir ayaklı
bir tahtırawan.
ya dewe?.... ahrenk
şeklinde haywan...
tokm adır dewe,
mesafe haywan
çöl bir ejderha
dewe pehliwan.
bitmez tahamul
kesilmez tüwan
ateşten güller,
güneş bahçewan
matralar kuru
ekmekler yawan
serapta sray
çeşme şadırwan
gökte bir kawis
ki elwan elwan
mawi kırmızı
yeşil ergüwan
kerwan da işte
nürani cihan
dört yanı melek
el pençe diwan
başında bulut
güneşi sawan
ey sema açıl
direksiz tawan


necip f. kısakürek


ESSELAM

göklerden son ilam:
allah bir ; bir, islam
lam elif elif lam
amanın ya mewlam
esselam esselam

ben mecnun , o leylam
hasreti karbelam
ateşi incilam
bakisi hep melam
esselam esselam

düşünce iptilam
kelime heyülam
lisansız waweylam
ne bir half ne bir kelam
esselam esselam


NECİP F. KISAKÜREK

DERKEN


hayberden sonra düzlük
iş kalmadı pürüzlük...
bakış yok
geriye
we bir çok
seriye...


doldu bir yıllık süre;
işte kabe we ümre!
o, tek ,bir!
hakka peyk.
we tek bir
we lebbeyk...


elçiler her tarafta,
dört bucagı tawafta:
bize dön!
gel we al!
yön bu yön,
yol bu yol!


şercil bizans kafiri,
şehit etti sefiri.
şimdi göz
mütede.
we son söz,ötde...

NECİP F. KISAKÜREK


jöly 19 Ağustos 2007 18:50

ÇAĞRIŞIMLAR
Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi?
Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi?

Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı?

Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi?

Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı?

Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mı?

Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mı..

Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı..

Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı..
Özdemir Asaf



Sedef 21 19 Ağustos 2007 19:39

Uçurum

uçurum hayatlar...
olmak istemediğim bir dünya ve sen
ayağımın altındaki taş parçaları
yok olan ben
yok eden sen
nefes darlığı
uğultu ve gürültü
ölüm...
uzak ama bir o kadar yakın
hele ki uçurumun kenarındaysan
bilmiyorum
sonsuzluk gibi bir şey
komik..

Burcu Özer


RuYa 19 Ağustos 2007 19:40

Kulaklarım adını hiç duymamış
Ve hiç tekrar etmemiş, isminin ilk hecesini,
Yalçın kayalarda akislenen seda gibi
Düşün ki,
Düşüncelerimde hiç olmamışsın sen
Uğultusu avuçlarımda kalan rüzgar gibi geçmişsin.
Ay ışığına hasret yakamozlarının vuslatıymış,
Tam yerine ve tan yerine vuran o umutlarının gölgesi...
Düşün ki,
Bir sigara içimlik vakitmişsin,
Ciğerime ecza diye dolan
Ya da uğrak bir, giderlemeyen efkâr kahvehanesi...
Düşün ki,
Bardakta eriyen; ebediyen beklemekmiş, şeker sanılan
Kırık bir sandalyeymiş umutlarımı yasladığım...
Düşün ki,
Bir uçurum dibiymiş, bakışlarındaki o mana
Oyuncaksız kalmasıymış bir çoçuğun
Ya da bir annenin yavrusuna hasreti...
Düşün ki,
Yanık bir Anadolu türküsüymüşsün,
Çeşme başındaki güzel kızlara inat
Ve inat, gurbetin tüm güzelliklerine...
Düşün ki,
Gam yüklü duvarda asi, kırık bir aynaymışsın
Hep yarım, hep ek**** hep mahçup..
Ayna karşısında kırık bir bakış,
Kaybolan diğer yarısındaki tılsım..
Bir yağmur olmuşsun
Ve tanelerin düşermiş pembe düşlerimin düştüğü yere..
Düşün ki, bir orada bir burada
Bir gurbette bir sılada
İsminin yalın, yanlızlığımın çoğul halinde..
Ve arkasına saklanmış binlerce yürek
O binlerce yürekten düşen..Tek bir düş
Ve ılık bir nefesinde üşümüş...
Düşün ki,
Uzak hatıralarım kalmış sende
Tek kişilik bir oyun
Gurbete bir tren bileti
Ya da yarası,
Yarısından büyük olan yırtık bir resim...
Düşün ki,
Hiç olmamış
Hiç çalınmamış bir beste
Hiç tadılmamış bir zehir,
Düşün ki,
Hiç yazılmamış bir şiir...

HAKAN YILMAZ


NAIAS 19 Ağustos 2007 20:41

AHZAP, YAHUT HENTEK


ismi, zihipler, ahzap;
bir başka adı hendek
küfrün son wurduğu tos

küfre hüsran we azap
bir kez durdurulsun tek
ona iş artık paydos

hendek açtırdı selman..
mukaddes elde kazma;
wurduğu kaya tuz buz.

geride asıl düşman,
yahudi sessiz ama
ardı kollayan boynuz

mücizeler gazası
on kişilik bir yemek,
belki binlere yetti

bu allah ın cezası
tam yenerken yenilmek
ne ilahi hikmetti


bir rüzgar ki bir rüzgar
çöp çöp üstünde ağaç
ha bir yaprak ha çadır


hawada sawruldular
kırbaç üstüne kırbaç
küfür param parçadır


fesatta eşsiz marka
yahudi werdi hesap
yahudi geldi dize


tertemiz ön we arka
büyük mücize ahzap
ahzap büyük mücize


NECİP F. KISAKÜREK


Sedef 21 19 Ağustos 2007 20:44

Zaman Akıp Giderken


Zaman akıp giderken ben bu karanlıkta bekliyorum
Bir ışık alışık olduğum bu karanlıktan beni çekip alacak
İçimde can çekişen umudumu aydınlatacak
Gözlerimin içinde parıltı olacak.

Zaman akıp giderken bu karanlık daha da karanlık
Daha da siyah daha da umutsuz daha da cansız
İçimde çırpınan son umutla düşlediğim hayallerim
Karanlığa boyun eğen kısık bir mum gibi.

Zaman akıp giderken alıştığım hep bende ki karanlık
Artık istemiyorum aydınlığı bu karanlıkta
Artık beklemiyorum bu karanlıkta sığınacak bir ışık
Ben bu karanlığa hapis karanlık bana zindan.




Ahmet Duman


RuYa 19 Ağustos 2007 21:20

bu kışta üşüyorum.
kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim.
sana yanacağım bu yazda.
ve kim bilir kaç yaz daha.
kaç bahar seni açacak bütün çiçekler,
senden uçacak bütün böcekler.
arılar seni koyacak kovanlarına,
kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar...
ama sen hep umut çiçeğim olacaksın.
yaşayacağız yaşlanacağız seninle.
sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu. BERKAY GÜNEŞ


Tiglon 19 Ağustos 2007 21:44

MSX




İsimden kazanıyor bir kere
Baksana şu asalete.msx
Gel anlatayım ne işe yarıyor
Neden binlercesi buraya üye

Net dediğin sanal bir Dünya
Doğal olarak bir hayat var burada
Türk'lerin mekanıda burası
Hergün buluşuruz bu isim altında

Herkes yazar buraya düşündüğünü
Maksat vatanın birliği, bütünlüğü
Adı üstünde Türkiye'ye sahip çıkalım
Yok edelim, bitirelim kötülüğü

Deme ki ben başlık bulamadım yazıma
Eminmisin iyice yaptın mı arama
Bak orada genel konusu var
O zaman onun içine yaz, daha sorma

Patlama olmuş Londra, İngiltere de
Kİmi birinci olmuş Formul 1'de
Bunların hepsi güncel konular
Elbet vardır seni ilgilendiren bişey de

Gülmek lazım ara sıra, doyana dek
Patlamaya hazır ol, iyi bir nefes çek
Komik şeylerde gülmekten kırılacaksın
Sandalyene iyi otur düşmemeye dikkat et

Herkes yaşamıştır gizemli bir şeyler
Bazıları tırsmış bazıları gülmüşler
Garip olaylar girmemek lazım aslında
İllaki gireceksen sana iyi eğlenceler

Dinini bilmen lazım yaşın kaç oldu
Belki ilerledi ama aklında soru dolu
Utanma sor, İslam ve insan konusunda
Sormazsan öğrenemezsin cennete giden yolu

Kızlar erkekler hoş bir gruplaşmada
Bir fıkra üzerine başlar tatlı tartışma
Araya kel alaka birisi girer bazen
Muhabbet yeri bura maksat laf yarıştırma

Her birimiz ayrı bir enstrüman çalarız
Gördüğümüz her konuda atıp tutarız
Yazmak serbest burası her telden bölümü
Sen istemesende biz sana yazdırırız

Bir gün dişim ağrır forumda paylaşırım
Hemen cevap yollar tanımadığım dostlarım
Bir gün aşık olurum bir kıza
Sevincimden duramaz etrafa tşk sacarım

Bakarım sormuş birisi şu ne demek
Bir başkası, Acaba şuraya nasıl gitsek?
Hemen başlarım hızlı cevap yazmaya
Maksat ilk olmak, hemen yardım etmek

Radyoda şarkı çaldı çok güzel
Dilime takıldı ya bu mükemmel
Ama adını bilmiyorum diyorsan
Durma. Hemen müzik bölümüne gel

Birisi, acaba internetmi bana giriyor
Ben mi internete giriyorum diyor
Hemen çaktım, anladım ki bu arkadaş
msx güvenlik konusunu bilmiyor

Bir elektronik parça alıcam acaba hangisi iyi
Sormaz olaydım yeter dedim hala cevap geliyi
Elektronik, elektrik, bilgisayar, hobi
Her konunun müdavimleri birbirinden iyi

Şiir yazmak zevkli de uzun yazması zor
Beş satırdan sonrası şaire biraz kor
Programlama bölümünden arkadaşlar
phurcan sizden şiir yazan program istiyor

Ya hep eğitim öğretim olmayacak
İnsan bu elbet oyun oynayacak
Oyun bölümüne oyunkolikler buyursun
Hile yapmak yok, yapanlar oyundan atılacak

Sinemaya gitmeyi sevmiyorum diyorsun
Evinde sistem var sadece film istiyorsun
Divx bölümüne alalım seni kardeş
Divx demek sinema demek biliyorsun

Maçı kazanmışız keyifler yerinde
Bakalım Forumda durumlar ne halde
Benden önce damlamış fanatikler
Yazmışlar hemen. penaltı var ilk golde



sempatık işte:D


Dogukann 19 Ağustos 2007 21:50

Eline saglıkk gusel olmus


Tiglon 19 Ağustos 2007 22:19

saol elıne saglık guseldı


NAIAS 19 Ağustos 2007 23:02

ne güzelde yazmış sempatik
hey millet buraya

şiirin ustası olmuş
sempatik işte

boşa dememiş zenep
filozof bu çocuk

hiç konu açtığını da görmedim
nasıl açılcagını da i biliyormuş

gerçek ten hoş

tebrikler;)


Tiglon 19 Ağustos 2007 23:22

Seni sevmeyeceğim…

Şairim/sevgilim
Bırak da gölgende son bir düş göreyim
Biliyordum küçücük bir çocuktun sen
Sevdikçe beni, eksilen…

Ustam/sevgilim
Üzülme artık seni sevmeyeceğim
Sen adaklarken bütün harflerini sevdiğine
Ben alfabeden silineceğim

Şairim/sevgilim
Korkma artık trenlerin tünelden son geçişi,
Nehirlerin denizlere son varışı bugün
Sadece kaleminden öpüyor, öpüyor ve öpüyorum…

BERFİN TOPRAK...


Sedef 21 19 Ağustos 2007 23:24

İçimin Hüzün Yanı

Gözümün güneşi
Gönlümde yarasın
Ak saçların dağılsa
bağrımda pervasız

Sen benim

Hülya Koculu


Tiglon 20 Ağustos 2007 00:41

Çocuk Olmak

gel biraz gülelim hayata
sen gülümse ve ben sana bakayım
yüzündeki o ifadeyle sana tebessümle
ellerimi uzatayım mutlu olayım

sen de mutlu ol ama benimle
kaldırımları yıpratalım adımlarımızla
gözlerimizi açalım ve kapatmayalım
halimize gülelim.çocuk gibiyim

sonradan hızla koşalım çimenlere
birde kendimizi fırlatalım yerlere
çiçekler toplayalım kelebeklerin peşinde
sevgi olalım kalplerde oynayalım

senin yanında çocuk olmak
ve koşturmak kısa bir şortla
elimde bir balon şişirdim işte
korkma patlamaz ben istemedikçe

sonra yoruldum desem anlarmısın
birlikte hayata gözlerimizi kapatalım
sevgiyle yaşanacak bir ölüm var
çocuk olmuşuz ölüm yakışmaz bize...


aferu


Misafir 20 Ağustos 2007 10:20

Ben Mecnun



Çaresiz düştüm bir aşkın peşine,
Dünyada rastlamadım onun bir tek eşine,
Tutuldum bir dilberin bilmem nesine,
Ben âşık, ben mecnun, ben divane

Tutuldum bir kere bırakmam imkânsız,
Daha başındayım terk etmem anlamsız,
Seviyorum desem o da zamansız,
Ben âşık, ben Mecnun, ben divane

Aşığım ben senin güzelliğine,
İnmek isterim ruhunun derinliğine,
Ver kalbini bana kendi elinle,
Ben âşık, ben mecnun, ben divane

isimsiz kral


Tiglon 20 Ağustos 2007 11:35

ACILAR İÇİNDEYİM


Acılar içindeki bu serseriye acılar yaşattın
Söyle ne diye???
Sığındım başıboş hayallere
Bir türlü gerçeği göremiyorum

Hiç doğrum kalmadı her sözüm yalan
gençliğim kendimde oluyor ziyan
yokmu ıssız biyerde çekip wuran
ölmekyen başka yol bulamıyorum

kıymetim bilindi kıymetmi bildim
mutluluğumu kendi ellerimle sildim
dönüşü olmayan bir yola girdim
bir tülü geri dönemiyorum

Karanlık gecede kaybettiğimi
güneşle beraber arayamamki
yollar ve sonlardayım aylardan beri
bir türlü kendime gelemiyorum...


hüseyin yıldız


Dark-Line 20 Ağustos 2007 11:44

Beni Böyle Bil

Ben kimi zaman bir sevgilinin beklediği
Kimi zamanda beklenip beklenip gelmediği

Kimi zaman ekmeksiz kalan garip
Bedava ekmek kuyruğundan muzdarip

Kimi zaman bir ailenin mutluluğu
Bir annenin yavrum dediği çocuğu

Bir genç kızın nikah masasındaki Evet ’i
Nikah salonunda kaybedilen sevgili

Kimi zaman gönül saltanatının tacı
Bazen bir sevgilinin en büyük muhtacı

(08.11.2002 Tavşanlı)

Mehmet Çetinkaya


Tiglon 20 Ağustos 2007 11:59

çaresiz

hani çığlık atmak ister insan
koşmak ister
soluksuz kalırcasına,
duvarları yumruklamak
ellerin kan revan içinde olurcasına,
masanın üzerindekileri yere sermek
herşeyi yırtmak ister
bağıra bağıra ağlamak
ağlamak
haykırmak ister gökyüzüne
insanlara anlatmak ister
anlaşılamayacağını bile bile

ya özgür rüzgar kucaklayacaktır onu
ya derin denizler
ya da betonun soğuk yüzü


hüseyin yıldız


Misafir 20 Ağustos 2007 12:05

AnlamsızAnlamsız
Anlamsız olan bir dünyada hesap vermek
Hakimi olmayan bir mahkemede ceza görmek gibi.
Kimden hesap sorulacak acaba?
Geçmiştenmi yoksa doğmamış gelecektenmi !
Herkes bir suçlu arıyor,
Anlamsız.

Bilmediğimiz bir sınırı zorluyoruz,
Ötelere gidip ölülerden yardım istiyoruz,
Ama biliyoruz,
Asıl kurtarıcı biziz.
hastalık bizim içimizde,
Bizse herşeyi Allah'tan bekliyoruz.
Anlamsız.

Bir kişi öldüğünde feryat ederken
Öldürdüğümüz zaman hiç bakmıyoruz.
Geçen günler bize eser bırakırken
Biz hâlâ günaha koşuyoruz.
Anlamsız.

Gerçekleri görmek için herşey hazırken
Biz hâlâ yalan haberlerle
Ve sosyetenin çirkefine alkış tutuyoruz
Ve bu anlamsız düzenle
Hesapsızca suçlu arıyoruz
Tek bulduğumuz cevapsa yine
Anlamsız.


Rafet Maden


Tiglon 20 Ağustos 2007 12:15

sende yürek yok

Gülüşmüştük,kıpırtısal duygularımızda
duysunlar dedik,sevgimizi korkusuzca

kormadıkki,aşk anlamlıydı o anda
zaman!..korkmuş yüreklerin temelinde kalmış,meğerse
aşkımız bitti..sende yürek yok
çiçekler ,dediğimiz papatyaların her yaprağında
bana aşk nedir derdin?ayır bedenimden korkma,yaptığını yap
anlamazsın,sen yakışanı yap…elinde işte sevgim kopar.
Gülümserdik eskide,duysunlar derdikya
Elinde bir enkaz,sevgi yok.aşk

ibrahim kara


Dark-Line 20 Ağustos 2007 12:27

ÖNÜNÜ GÖRMEYENLER

Başındaki gözleri önde değil arkada
Yürüyor önündeki engelleri görmeden...
Böyle yaratıklar var her ülkede dünyada
Onlar toplulukları uçuruma götüren...

Böylesi yaratıklar yapar işin tersini
Doluyor zanederler...elleri boşta kalır...
Felek bu gaddarlara acı verir dersini
Gözleri önde olan görür de önlem alır...

Gözü arkada olan görmez ilerisini
Onun gözleri gibi aklı da hep geridir...
Tek kendini düşünür,düşünmez gerisini
Böyleleri dünyaya gelmese çok yeridir...

Böylesi yaratıklar yöneticisiyse başta
Günahsız Uluslara zâlim bir cellat olur,
Dün IRAK'ta bir SADDAM...yarınlarda bir başka...
Onlar saltanat için KANLI TAHTTA oturur...

Alper KÖRÜK




Saat: 15:00

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık