![]() |
Çelişki daha yolun yarısı dolmadan sevgi arayışlarından yoruldum yüreğimde binlerce çelişki el ayak çektim akarsulardan Tam uzatmışken elleri boşlukta buluyoruz bedenleri * Ne tam sevmeyi beceriyoruz Ne de kabulleniyoruz ayrılıkları Herşeyi hoyratça bitirerek Dünlerin umutlarına asılı kalıyoruz * Gülüşlerde saklı ağlayışlar Ağlayışlarda saklı gülüşler kıvrımında izleri kalır Düşlerim tükenmişliklerim Yalnızlığım ve sigaram terk etmeyenlerim beni yangınıma son yağmur damlası * Dünyaya bakiyorum Beynimde daha çok çelişki Ağlayan çocuklar çalınmış gülüşleri Sevgi için olmalıydı savaşlar Nefret içinde kapışıyorlar Büyük küçük dinlemiyor silahlar Sefalet içinde insanlar Bencilliklere agliyor. * Sessizliğimde boğuluyor Tepkisizliğimle yıkılıyorum... |
İstediğin zaman, rastladığın yerde Kıyasıya olmalı beni vurusun Kanım günlerce akmalı caddelerde Tam kalbime değmeli attığın kursun Ya kalbime ya alnımın ortasına En can alacak yerime nisan al Çare bulunmaz her kursun yarasına Beni oldur ve açık gözlerime dal Bir eser olmasın içinde korkudan Tetiği kininle, garezinle çek Kursun değil olum çıkmalı namludan Bırak benim kanım olsun dökülecek En son kurşunun da olsa namluya sür Nasıl olsa ölüm var, bari sen oldur |
bi-haber bi hikaye duydum birinden.. "tamam" demiş hayat, zaman akıp giderken.. geride 3 tane parmak kalmış ruhu delik, kalbi çamura bulanmış, yağmurda yıkanırken.. "sarılmayı isterdim çok, dokunmayı sana gel bul beni !!" |
Sabah Olunca Bu son gecemiz otur söyle sevgilim doya doya seni son kez izleyeyim hiç konuşmadan ayrılığın saati gelene kadar gözlerine bakarken hayallere dalayım sabah olunca diyeceksin elveda arkana bakmadan gözünden yaş dökmeden gideceksin çok uzaklara bile bile kıyacaksın bu cana sabah olunca gitme demem bir çoçuk gibi ağlarımda önünde diz çökmem sendende vazgeçmem onurumdan da Bu canımdan vazgeçerim sabah olunca. |
Ölümüne Eşkıya Ben bir eşkıyayım... Dağa kaldırmışım sevdamı... Uğruna canlar almışım... Adamlar satmışım... Her kurşunda sevdama siper oldu yüreğim... Beklenmedik bir anca yedik hançeri... Dağlar gözyaşlarımla yıkandı... Arkamı döndüğümde... Sevdalım vardı karşımda! Beni sevdamla vuran kadın... Şimdi elinde silahım... Çekmiş tetiği yar ölümüne... Eşkıya olmak ne... Sevgi ne... Gönlü istemedikten sonra... Zorba olmak ne... Şimdi bıraktık sevdamızı yükselen dağlarda... İndik ovalara... Bir taş yonttum yürek yarama... Bir gün olurda döner de kırarım diye... İnce kestim yarıya... Satıp gidemedim sevdamı... Sıkamadım bir kurşun şakağıma... Ben hep...ölümüne eşkıya... |
Seviyorum Seni Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi Geceleyin ateşler içinde uyanarak ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi Ağır posta paketini neyin nesi belirsiz telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık içimde kımıldayan birşeyler gibi Seviyorum seni Yaşıyoruz çok şükür der gibi. |
Sabah Yıldızı Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime, Nasıl da ışıldıyorum bir görsen, Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde, Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden Dudaklarımda sevdalılara ait Eski bir mehtap şarkısı.. Ben seni unutmak için sevmedim İşte doğduğun o virane evdesin, Nasıl bakarsa su toprağa Öylece bakmaktayım sana, Yolunu gözlemekteyim senin, beklemekteyim… Gözlerin dalgalanmakta olan bir mavi deniz Ben dalgalı denizin kucağına aldığı Sabah Yıldızı, Denizin mehtap şarkısı güzel Gece yıldızları kıskanmakta bu Sabah Yıldızı’nı, Bütün balıklar mutludur denizlerde Bir deniz girdabı çeker beni içine, Çaresiz bir kuştur çırpınan ellerim Mavi denizinde gözlerinin, Bu tekne ben miyim mavi denizinde yüzen? Bu rüzgar ben miyim, sarı gök yüzünü dalgalandıran? Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime, Nasıl da ışıldıyorum bir görsen, Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde, Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden Dudaklarımda sevdalılara ait Eski bir mehtap şarkısı, Ben Sabah Yıldızı. |
Aşk İki Kişiliktir Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. |
Akıl sendeliyor Dil tutuluyor Zihin karışıyor İzmarit kokulu dillerde Kısır mevsim Gri acılarla pencerelerde Islak buğulu camlar Yansır hüzünlü suretlere Gün siyah Gece yalnız Yıldızların koynunda Çıplak saatler….hayaller… Karşı koyanı olmadıkça Tanrı bile zalim Hep bir yanı eksik Hayatın cevapsız sorularında ...feza... Yorumlar ( 0 ) :: Yorum Yaz :: Baglantı |
Sabır Sabrın kendisi acıdır ama meyvesi tatlı mı tatlıdır İnsanı kederden koruyan sabırla süslü aklıdır Bu bekleyişlerde kim bilir ne hikmetler saklıdır Her şey ALLAH'ın takdiri O her zaman haklı mı haklıdır Zorluklara sabreden yiğit kişi mahşerde koşan bir atlıdır Cennet semâlarında uçan melekler gibi kanatlıdır. |
| Saat: 10:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık