![]() |
Kehribar Ateş dağlara doğru havalanırken Zirvesinde bir şehir Ufkun arkasına saklanan Sürgün yemiş bir gömlek kehribar gözlü Munzur Zülfikarı kımıldadıkça Bir kaşık su kopartır fırtınalarda Kan kokusu Çığ düşer eteklerine Yine de ağlar Göz yaşı yerine gözeneklerinden süt ile Dolu dizgin süsüdür tek başına ceylan Cirit atar keklik'ler özgürlüğün uçuşlarında Erişemediğim Gözümde hepsi birer ressam Çizilir kalem kalem tavşan bakışlarımda Ceviz yapraklarının arasından ıslık çalışlarım Havası uzun kavalı elinde Çoban bakışlı türküler Yaşamak senden öte boşluğu dolduran Keşkek gibi efkarım sendin be munzur İçte pür telaş Fırat gibi delirmek Bir de darbe Dicleden doyasıya yollar boyu Buram buram buruşturur bir rüzgar Elimde sen ... Baktığımda biz hapis |
Sabah Yıldızım Ey benim doğmayan sabahyıldızım Geceler mi uzak sen mi uzaksın Ne zaman bitecek bu yalnızlığım Umutlar mı uzak sen mi uzaksın. Bil artık sabrımın sabrı da bitti Seninle gelen aşk sensiz terk etti Çalmadın kapımı çalmadın gitti Ellerin mi uzak sen mi uzaksın. Sen misin 'ben miyim' kimmiş yalancı Nasıl yaşarız biz bize yabancı Böyle bir ayrılık ne kadar acı Yolların mı uzak sen mi uzaksın. |
Dudak Payı Çay bardağında Bırakılan dudak payı Kadar bile Uzak kalamam Gözlerine Yakın olsun isterim Ellerime ellerin Yanındaki beton binaya Yaslanması gibi Köhne bir evin Seni bir çivi Gibi çaktım Çünkü beynime Ve toplayıp Bütün kerpetenleri Attım denize |
Sabır Ver Allah'ım Artık dayanma gücüm kalmadı, Sabır ver allahım. Gurbette hiç dostum kalmadı, Sabır ver Allahım. Gözlerim yarimin gözlerinde, Bedenim burada,ruhum onunla, Kavuşurmuyuz bilmem sonunda, Sabır ver Allahım. Kaç aydır evimden uzağım, Kışla oldu benim ocağım, Yollar karanlık,sıldan uzağım, Sabır ver Allahım. Sabır ver Allahım. |
Aşkı doğuran şey nedir; O yakınlığı iki can arasında? Ve kopuş ne zaman başlar? Ne zaman biter bir sevda? Bir kurt gibi içten içe Gelişip büyür çürüme Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır Ayrı duygusal zamanlarda |
Kadınım... Sevdamsın kara gözlüm Aşkımsın huzur saçlım Hüzün tenli canım Mürdüm dudaklım Sen benim için çölde bir kaynak, Kutuplarda bir barınak, İnceliğin,zarafetin bir sığınak Mutluluktan içtiğim bir bardak şarap Beyazın kendini siyah göreceği, O bembeyaz kardan elbiseni, Meleklerin kendini şeytan göreceği, O kristal yüreğini Al gel bana. Asaletin, hanımefendiliğin, Daha ne isterim? İşte sevdiğim, işte kadınım |
Sabret Yerinme sakın ha, geçen yıllara Neler göreceksin sen daha dostum Aldırma, ilenme zalim kullara Neler göreceksin sen daha dostum Yanmadın bilirim aşkın narına Belki yanacaksın, kalmaz yarına Sanma ki geç kaldın, yar kollarına Neler göreceksin sen daha dostum Dinle kelamımı ümitsiz olma Bir sen mi kaldın ki, dünyada darda Bu bahar olmazsa başka bahara Neler göreceksin sen daha dostum |
SONBAHAR İşte yine sonbahar yaklaştı, Gözlerim taa uzaklara dalıyor. Bir şeyler arar, beklermiş gibi... Sonbahar geldi işte. Bir yaprak koptu daldan, Sapsarıydı, yere düştü, Öbür yaprakların arasında kayboldu. Birden aklıma sen geldin, Tıpkı bir yaprak gibiydin, Nasılda kopmuştun benden, Dallardan kopan yapraklar, Bana seni hatırlatıyor, Ve her düşen yaprakta seni görüyorum. SENİ. |
Ellerimi Bulsaydin Bu vapur kalkar birazdan Kalkip gidemeyen bir ben Martilarin goturup getirdigi Bu vapur kalkar birazdan Kar soguklarinda iskele Asiklara savunmasiz durur Kalbime romatizma vurur Bu vapur kalkar birazdan Bu vapur kalkar birazdan Kederimi yuklenip gitmez Bir yangindir ki ansizin Ask basladigi gibi bitmez Bu vapur seni goturur Palamari kalbime gecer Kadikoy kac adimlik yer Bu uzaklik beni oldurur Beni denizlere alsaydin Belki cocuklugum biterdi Sen ellerimi bulsaydin Bu vapur yine giderdi. Nevzat Çelik |
Saçlarının Kokusu Lotusa benzer saçlarının kokusu içime çektikçe tüm fenerlerim söner gözlerin narin bir bakışla donmuş güneşimin tüm buzlarını çözer mesut aşıklar yakalanınca tek bir bakışına aşıklığına kara bir isyan eder bilinmez gergef gergef ördüğün bu ağa neden sadece uyanık aşıklar düşer denizci türkülerinde duyulur saçlarının kokusu dalgaların kıyıya vurmaları sendendir sen varken bitmez dağdan dağa rüzgarın kokusu gökyüzünün avare kusları senin eserindir tanrının yeryüzüne saldığı sis seni benden saklamak için midir rahibeleri anladım isa aşkına peki sendeki bu tazelik nedendir solgun denizlere renk veren saçlarının kokusu gölgesinde saklar, gökkuşağının kayıp rengini cezirde sana koşar, okyanus sularının buğusu sana hasetlerindendir eliflerin yalnız duruşu gel salalım çılgınca heryere, saçlarının kokusunu baharlar hiç eskimesin yeryüzünde. |
| Saat: 10:48 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık