MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 20 Ağustos 2007 12:29

Ağlamaklıdır Kadınİnsafsızca solan gülün
Parlak rengimiydi
Gece gördüğün düşün
Yaşadığın mutluluğun sonu muydu
Mutsuzluğun..
Yada yaşadığın mutsuzluğun bedeli miydi
Ki.. hayatının bedeli yalnızlığın
Manalar ve manasızlıklar içindesin
Ne seni seçendir
Ne senin seçtiğin
Hayatın değişmez kurgusu
Başlarken biten
Kısır bir döngüdür zaman
Gözlerde iki damla yaştır yatan
Hayat dediğin yolun ucu
Ve hep ağlamaklıdır kadın
Döndükçe duyguların burgusu
Burhan Küçük


Tiglon 20 Ağustos 2007 12:52

Yalnızım Çünkü Sen Varsın



gel" desen gelirdim
gittiğin uzak da bendim

dağ gibi bir ihanetten düştüm
bu kendime son gelişim

ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
kendimi suçüstü yakalıyorum
ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz'a uyak düşüyorum
gözlerime senden düşler sürüyorum
ıslak bileklerim kan bayr..... yatıyor
bana en büyük tehdit yine ben oluyorum..

sonra bir durağa yaslanıyorum
sonra bir kente
ve sen gidiyorsun
ben kanıyorum
diyorlar ki; kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun..
oysa "gel" desen gelirdim biliyorsun


Misafir 20 Ağustos 2007 14:10

Bu Sabah




Derdi nedir;
Koşmakta güneş?
Karanlıktan kızıllığa,
Kızıldan tarifsiz aydınlığa....

Derdi nedir...?
Bu erken saatte,
Yanımda ötede beride
Bir koro tutturmuşlar,
Cıvıldaşıyor kuşlar....

Derdi nedir.?
Arılar, türlü böcekler,
Karşı yamaçta keklikler,
Kümesten çıkıyor tavuklar,
Eğitiyorlar, peşlerinde yavrular
Bin bir ses vermekte alem...
Derdi nedir...?
Tamamlamak ta ömrünü, sarı gül,
Son kokularını gönderiyor.
Ona yetişti iğde,
En nefis esansını sunuyor...
Bütün programlanmışlar;
Şaşırmadan işliyor kendince.
Ekmek toplamaya başladı;
Kaç yıllığını bir anda, işte karınca....

Derdi nedir ..?
Bitirmekte hardal
Çiçek mevsimini,
Tohuma durmuş,
Bekliyor kıyametini..

isimsiz kral


RuYa 20 Ağustos 2007 14:12

söyleyemem seni sevdiğimi.
korkarım bozulur büyüsü
sevemem seni eskisi gibi.

adın geçer meclislerde
paylaşmış olurum başkalarıyla



bana özel kalmamana
başkasının seni anmasına

üzülürüm.

bir giz ol hayatımda
saklı kal en derin yerimde
kimseler bilmesin seni.

hep saklı kal içimde.
bir ben bileyim seni.
bir ben bileyim nasıl sevdiğimi.

duygular bile kıskansın seni.

bir ben bileyim seni

bir sen ol hayatımda.



en büyük sırrım ol

sebebini bilmediğim
herşeyim ol

bir ben seveyim seni.
böylesine SEVGİ ÇAĞLAYAN


Misafir 20 Ağustos 2007 14:30

Kalp TutsağıElimi uzatıp dokunacağım kadar yakınsın bana,
Sesimi duyamayacak kadar uzak,
Ne seni görmeden geçiyor zaman,
Ne de zaman seni görmeye yetiyor.
Bir zaman geliyor,görüyorum,bakıyorum,
Tam geleceğim an yanına yok oluyorsun,
Ya ben görmüyorum seni,ya sen bana gözükmüyorsun.
Bir zaman geliyor yanımdasın,
Uzatsam elimi dokunabileceğim kadar yakın,
Bakıyorum gözlerine anlatmak istiyorum sevgimi,
Bakıyorsun bakıyorsun ve gelip geçiyorsun.
Ya anlamıyorsun sana olan sevgimi,
Ya da sevgiden kaçıyorsun.
Ama sevgiden kaçılmaz ki.
AŞK yakaladığı zaman,bütün bedenini sarar,
Hapseder seni adeta.
Hiçbir şey güzel gelmez,ondan başka hiçbir şey mutlu etmez seni,
Bir tek kelime duysan ondan sana ait,
Bulutun üstünde hissedersin kendini.
Kilitler seni kalp tutsağında.
İmkansız artık kaçamazsın,sevdiğinden kaçabilirsin ama onu sevmeden edemezsin.
Bir kere kalp tutsak etmiş seni,çıkmak için çaba harcama,çıkamazsın.
Eğer bir gün gelir çıkmak istersen kalp tutsağından
O zaman ruhun da bedenden çıkar unutma.
Çünkü sevgi o kadar büyüktür ki unutamazsın,
Unutmak için harcanan çabalar boşadır,
Seviyorsun,inkar etmeyeceksin.
Üstüne üstüne gideceksin ki sevginin sen ondan kaçacağına o senden kaçsın.
Bu kadar büyük bir aşk görmediği için,
Korktuğu için kaçsın.
Bu kadar büyük bir aşkı ilk sen yaşadığın için mutlu olacaksın,
Sevdiğinle olduğun mutlu olacaksın,
Seni sen yapan değerleri bulduğun için mutlu olacaksın.
Esra Çiftçi


MMDMR 20 Ağustos 2007 18:43

Sadece bu sabah için,
içimden ağlamak geldiği halde
yüzünü
gördüğümde
gülümseyeceğim.
Sadece bu sabah için,
ne giymek istediğinin seçimini
sana
bırakacağım,
gülümseyerek ne kadar yakıştığını söyleyeceğim.
Sadece bu sabah,
çamaşırları yıkamaktan vazgeçip
seninle
parkta
oynamaya
gideceğim.
Bu sabah bulaşıkları lavaboda bırakıp,
bulmacanın nasıl çözüldüğünü bana
öğretmeni izleyeceğim.
Öğlenden sonra telefonun fişini çekip bilgisayarı
kapatacağım ve
arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracağım.
Bu öğleden sonra dondurma arabası için çığlıklar
attığında
sana hiç kızmayacağım ve gelirse bir tane alacağım.
Bu öğleden sonra büyüdüğünde ne olacağın hakkında hiç
canimi sıkmayacağım yada seni ilgilendiren konularda ikinci bir düşünce
üretmeyeceğim.
Bu öğleden sonra kurabiye pişirirken bana yardim etmene
izin vereceğim ve çalışmayacağım.
Bu öğleden sonra Mc Donald’a a gideceğiz ve iki tane
çocuk menusu isteyeceğiz ki, iki oyuncak alabilesin.
Bu gece seni kollarımda tutacağım ve nasıl doğduğunu
seni ne kadar çok sevdiğimi anlatacağım.
Bu gece küvette suları sıçratmana izin vereceğim ve
sana hiç kızmayacağım.
Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup
yıldızları saymana izin vereceğim.
Bu gece yanına uzanıp en sevdiğim TV programlarını bir
kenara bırakıp
parmaklarımı saçlarında dolaştırırken bana en büyük
armağanı verdiği için Tanrıya şükredeceğim.
Kayıp çocuklarını arayan anne ve babaları düşüneceğim.
Yatak odaları hastane odalarında donuk bakışlarla,
daha fazla içlerinde tutamadıkları çığlıklarıyla hasta çocuklarını seyreden
anne-babalar düşüneceğim.
Ve bu gece yanağına iyi geceler öpücüğü için biraz daha
uzun tutacağım kollarımda.
Tanrıya senin için teşekkür edip bize yalnızca bir gün
Daha vermesi için yakaracağım.....
http://www.malesef.com/resimler/Resim/Bebek/bebek5.jpg


Dark-Line 20 Ağustos 2007 19:48

Seviyorum Geceleri

Geceleri seviyorum,
hani şu “gece mavisi” dedikleri...

Geceler siyah,
ertesi gün aydınlık olacak,
umutlar yine yarınlara kalacak,
siyahıyla seviyorum geceleri

Saatler gibi gizemli,
bir ürperti sarar içimi,

Birol Dalkılıç


RuYa 20 Ağustos 2007 21:27

Maviyim,yapayalnız bir mavi...
Yakamoz vuruyor gözlerimin daldığı yere,
Apansız gidişin geliyor aklıma,
Eskidin artık,unuttum resmini,
Sadece adını hatırlıyorum,
Birkaç harften oluşan kelime işte...
Yağmur yağıyor geceme,
Gölgemden bile korkar oldum,
Yoksa sen de mi aynısın?
Kalbim,yanardağ misali,
Nefes bile alamıyorum artık,
Gündüzleri balkona çıkıp,
Derinlere dalıyorum,
Sanki seni görüyorum,
Denizle gök birleşiyor,
Tek bir ses bile duymuyorum,
Maviyim işte,
Yapayalnız bir mavi...

FATIH TURGAY AKCAY


recruit87 20 Ağustos 2007 21:30

Zindanı Taştan Oyarlar

Sılanın ufak tefek yolları
Ağrıdan sızıdan tutmaz elleri
Tepeden tırnağa şiir gülleri
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğitimden kötü haber verirler
Demirden döşeği taştan sedirler
Yatak diken diken yastık batıyor
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Bir şubat gecesi tutuldu dilin
Silaha bıçağa varmadı elin
Ne ana ne baba ne kız ne gelin
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Ne bir haram yedin ne bir cana kıydın
Ekmek kadar temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydin
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor
Döşek melil mahzun yastık batıyor

Mezar arasında harman olur mu
onüç yıl hapiste derman kalır mı
Azrail aç susuz canın alır mı
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor
Döşek melil mahzun yastık batıyor

Zindanı taştan oyarlar
İçine bir yiğit koyarlar
Sağa döner böğrü taşa gelir
Sola döner çırılçıplak demir
Çeliğin hası da yiğitim aman böyle bilenir
Döşek melil mahzun yastık batıyor
Yiğitim aslanım aman burda yatıyor

Dilimde dilimi bulduğum, gücüne kurban olduğum
Anam babam gibi övdüğüm
Dayan aslan ustam yiğitim dayan
Dayan hey gözünü sevdiğim
Bugün efkarlıyım açmasın güller
Yiğitimden kötü haber verirler

Sana kökü dışarda diyenlerin kökleri kurusun
Kurusun murdar ilikleri dilleri çürüsün
Şiirin gökyüzü gibi herkesin
Sen Kızılırmak'çasına bizimsin
En büyük demircisi dilimizin
Canımız ciğerimizsin

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Bütün hışmıyla dilimiz
Kökünden sökülmüş bir çınar gibi yüreğimiz içindedir

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Acısıyla sızısıyla alnının kara yazısıyla
Bir yanı nur içinde tertemiz
Bir yanı sızım sızım sızlayan memleketimiz içindedir

Bugün burdaysa şiirin yarın Çin'dedir
Bütün hışmıyla dilimiz
Kökünden sökülmüş bir çınar gibi yüreğimiz içindedir

Kaynak: Biguzel

Bedri Rahmi Eyüboğlu


RuYa 20 Ağustos 2007 21:35

bu kışta üşüyorum.
kimbilir kaç kış daha üşüyeceğim.
sana yanacağım bu yazda.
ve kim bilir kaç yaz daha.
kaç bahar seni açacak bütün çiçekler,
senden uçacak bütün böcekler.
arılar seni koyacak kovanlarına,
kaç ülke gezecek seni göçmen kuşlar...
ama sen hep umut çiçeğim olacaksın.
yaşayacağız yaşlanacağız seninle.
sürekli değişen dünyamda değişmeyecek tek gerçeğim olacaksın ömür boyu


recruit87 20 Ağustos 2007 21:42

Sabah Olursa

Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Halûk,
eğer bu memleketin sislenen şu nâsıye-i
mukadderatı, kavi bir elin kavi, muhyi
bir ihtizâz-ı temasiyle silkinip şu donuk,
şu paslı çehre-i millet biraz gülerse... O gün
ben ölmemiş bile olsam, hayâta pek ölgün
bir irtibatım olur şüphesiz; - O gün benden
ümidi kes, beni kötürüm ve boş muhitimde
merâretimle unut; çünkü leng ü pejmürde
nazarlarım seni maziye çekmek ister; sen
bütün hüviyyet ü uzviyyetinle âtisin:
Terennüm eyliyor el'an kulaklarımda sesin!
Evet, sabah olacaktır, sabah olur, geceler
tulû-i haşre kadar sürmez; âkıbet bu semâ,
bu mâi gök size bir gün acır; melûl olma,
Hayâta neş'e güneştir, melâl içinde beşer
çürür bizim gibi... siz, ey fezâ-yı ferdânın
küçük güneşleri, artık birer birer uyanın!
Ufukların ebedi iştiyâkı var nura.
Tenevvür.... asrımızın işte rûh-i amali;
Silin bulutları, silkin zılâl-i ehvâli,
zıyâ içinde koşun bir halâs-i meşkûra
Ümidimiz bu: ölürsek biz, yaşar mutlak
vatan sizinle, şu zindan karanlığından uzak!

Tevfik Fikret |


Tiglon 21 Ağustos 2007 00:13

GÖZLERİNİN İÇİNDE



Gözlerinin içinde başladım hayata
Işıl ışıl bana bakan
Gözlerinin içinde
İlk adımımı sana doğru attım
Gülümseyen gözlerinle
İlk hecelerimde
Seni söyledim
İlklerimde hep sen vardın
Yüreğime işlenmişsin
Hep benimlesin
Gözlerinin içinde
Devam ettim yaşamaya
Yollar yürüdüm
Hayatı senden öğrendim
Seninle büyüdüm
Senden bir parça
Sevincimde üzüntümde
Hep sen vardın
Bana öğrettiğin hayatta
Çoğu şeyden korktum
Ama en çok sensiz kalmaktan
Korktum
Gözlerinin içinde başladım hayata
Işıl ışıl gözlerinde
Seni kaybedeceğim gün
Gözlerinin içinde
Elveda diyeceğim yaşantıma
Hiç hayatımı
Yaşamamışçasına...



ibrahim kara


Mystic@L 21 Ağustos 2007 03:30

ÜŞÜME

Sıkı sıkı giyin üzerini
Ayaklarında botların olsun sıcacık
Ellerinde eldiven
Kaşkolünü dola boynuna gel
Başını ısıtsın beren.

Sıkı sıkı giyin ki üşüme
Dışarıda kar var
Dışarıda ayaz
Ayak izlerini tak peşine gel
Gel biraz.
Kış olsa da mevsim
Bahar giysilerimle geleceğim
Ve seni,
Sen gelinceye dek
bekleyeceğim.
Mantom olmayacak üzerimde
Takmayacağım ,
Ne kaşkol ne eldiven ne bere
Ayazını yiyeceğim akşamların
Üşüdükçe titreyeceğim
Titredikçe sokulacağım sana
yalnızca sen ısıt,
Sen sar, sarmala.

Nevin Kurular


küreselleştirebildik 21 Ağustos 2007 04:03

sevmeeek
Gerçekten Sevmek O durmadan kaçıyor;
sen ardından gitmiyorsan;
o günün her saatinde saklanıyor,
sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan;
o sana acıların en büyüğünü tattırıyo
sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan;
boşuna aldatma kendini,
onu sevmiyorsun demektir.
Elindeki içki kadehinde,
dudağındaki sigarada ,
okuduğun kitapta,
mırıldandığın şarkıda,
söylediğin şiirde,
gördüğün rüyada
ve yasaman için
ciğerlerine doldurduğun havada
o yoksa;
Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan;
onu sevmiyorsun demektir.
Renkler onunla değerlenmiyorsa,
örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının,
mavi maviliğinin farkında değilse,
beyaz yalnız o giydiği zaman
güzelliğini haykırmıyorsa,
sabahları onu görünceye kadar
güneş doğmuyorsa
ve onsuz gökyüzü geceleri
aya, yıldızlara
sevmek nefes almak için onun gözleıne bakman demektır


Misafir 21 Ağustos 2007 10:48

PİŞMAN DEĞİLİM

Pişman değilim,
Gözyaşlarımdan,
Gidişinle ağlayan,
Gözlerimden,
Mutlu etmiş ise,
Beni varlığın,
Acısı da olmalı ,
Bu ayrılığın


Dark-Line 21 Ağustos 2007 12:56

Sürgün

Ellerimi verebilirdim,sürgündüm kent biçimsiz uzuvlara gebedir şimdi,
Sarı kızlar geçecek sokaklardan,düşleriyle sarı sıcakları getiren bekleme.
Akşamdır; hüzünlenirsin kaldırımlardan yürüme,Ankara’ya gülümseme,
Yollar tenhalığı getirir saçlarına otobüs farlarından süzülünce.
Bir tutam sakız olur gökdelenler adımlarından uyanınca türküler,
gözlerimi verebilirdim,yalnızdım kent karanlıklara gebedir şimdi.

Kırılan gecedir avuçlarımda,tutanaklarda sürgünlüğümün solmayan resmi,
Kirpiksiz gözler girer düşlerime,böceklerin şafağında kadınlar göçerken.
Utancı emerek damarlarımdan,yakama karanfillerle iliştirip uykuyu
Sabahı ağırlayabilirdim otobüs duraklarında,geceden utanarak.
Ellerimi verebilirdim,kimliğimi sormadan şehir,insanlar yürümeden üstüme,
Ellerimi verebilirdim,sürgündüm,kent biçimsiz uzuvlara gebedir şimdi,
Sarı kızlar geçecek sokaklardan sarı sıcakları getiren; bekleme.


Muhittin Ulupınar


Misafir 21 Ağustos 2007 13:16

İki kelime sadece
Senden istediğim
Kulağıma fısılda sessizce
Ruhumda hissedeyim

İki kelime sadece
Söylemek zor değil
Ne olur bir dene
Gerçekten zor değil

İki kelime sadece
Biliyorsun senden uzağım
Günler geçse de
Yanında olacağım

İki kelime sadece
Söylersen rahatlayacağım
Ama yazmadan gönlünle
Söylersen huzurlanacağım

İki kelime sadece
Seni özlüyorum
Bu kelimeleri söyle
Çünkü bende özlüyorum

Emre Şeyda


Dark-Line 21 Ağustos 2007 13:23

Şehre Yağmur Yağdı

gök üzerime devrildi sanki
ezildim, ıslandım, ağladım
katmer katmer artı yalnızlığım
yağmurlarda gizlendi göz yaşlarım

yağmur sessiz mâhzun yağdı
bir köşede bir başıma ağladım

görüyor musun şafak yüzlü yâr
bulutların beyzası tenine
göğün mavisi damlıyor gözlerine
görüyor musun ayaz bakışlı yâr

yağmur sağanak sağanak yağdı
kuraklık içimde çöl kadardı

yağmur berrak yağdı
örtüsüne bürünen yâr
yanağında bahar açtı
yüreğime güller saçtı

yağmur kaldırımlara yağdı
şehrin yüreğine yağdı

sular her yanda gürül gürül aktı
biriken çamur eriyen günahtı
yağmur akşama deyin yağdı
yağmur toz duman günahkar şehre yağdı

şehre yağmur yağdı

Ramazan İlhan


Misafir 21 Ağustos 2007 14:18

Yaşama Dair

herşey koskoca bir sessizlik içinde kayboluyor
yaşam o saçmalıklarını düzeltmek yerine batırıyor dünyanın o güzel anlarını
korkutuyor içimi ve korkuyoruz o pembe görüntülerni yaşayamayız diye
yaşamak için öğrenmeliyiz ve öğretmeliyiz onlara
artık gökyüzünün esmerliğini gece tatmayı
solmuş yaprakların ezildiğinde zevk almayı tattırmalıyız
artık sevdalarda bir kere yaşanmalı yüreklerde
olmazlıklara konup göçmemeli
korkutmamalı yaşam gözümüzü
korkmadan yaşamalıyız bunları
korksak bile

isimsiz kral


Dark-Line 21 Ağustos 2007 19:49

Özlem Kumsalı

Bende sevdim bir kus gibi salinmayı gokyuzunde
Ozgurce kanatlarini acmis ucmayi barisa dogru
Sessizce beyaz guvercin gagasinda zeytin dali tasimayi
Bende istedim bir marti gibi atilan simidin pesinde kosmayi
İnsan hasretinde bir kus olup ucmak istedim kanatsiz
Adalarim olmali kesifsiz hayran duydugum topraklarda
Dunyayi ikiye bolen goc etmis duygularimla
Sercelerim olmali kafessiz ucan kapılari ardina dek acilmis
Saka kuslari gibi dal dala konmaliyim insancil hislere dogru
Ozlem kumsalında bir karabatak gibi hasretim olmali baliklar

Dogasinda kalmalin yesilin ozunde bulmalim hevesi
Bende asik oldum yuvasini yaptim bir kartal gibi
Gozleri keskin bir sahin gibi suzuldum gokyuzunden
Daglarim olmali kuslar gibi zirvesine ciktigim
Kuslarim olmali kafessiz ucan yada kafeste olanlari saldigim
Bir kus olmaliyim dedimya hukumsuz yargisiz ucan
Yazdan yaza kanatlarimi cirpmaliyim yeni ufuklara dogru
Sevismeliyim soyuma dair cogalmaliyim bitmeden hazan
Opusmeliyim ozlem kumsalinda bir avciya av olmadan
Bir capariye tuy olmadan ucmaliyim buralardan ozlem duydugum ozlem kumsalina

Emre Erkut


Misafir 21 Ağustos 2007 20:00

vurdum dibe,
daha ötesi var mı bilmiyorum...
tabakta kalan son makarna tanesi gibiyim,
demiştin ya sen de...
inandım artık ben de...

yoksun!
yabancı her şey...
tanımlar yabancı,
anlamlar tutmuyor birbirini...
kandırmıyorum kendimi!
hiç olmadığım kadar gerçekçiyim ve
yalnızım!
cümle içinde kullanınca
karın ağrıları başlatan cinsten bir yalnızlık,
kurcalamaya gelmiyor...

yoksun!
adın dilimde,
dilim boğazımda!
susuyorum halimi...
zaten söyleyecek çok şey yok,
birkaç cümleden başka...
onları da;
gururuma yedirip,
ben söyleyemiyorum...

yoksun!
ve olmayacaksın...
silmedin mi kokumu teninden!
silmedin mi parmak izlerimi bedeninden!
hangi oluş?
hangi var oluş?

sen bakma bana,
yokluğunla uyuştururum ağrılarımı,
yalnızlığımla basarım tuzumu...

sen bakma bana,
ben bakarım başımın çaresizliğine

ibrahimkara


diabloazul 21 Ağustos 2007 20:59

YÜREĞİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR; YAZARKEN HİSSETTİKLERİNİZİ MERAK ETTİM DOĞRUSU
http://img253.imageshack.us/img253/7770/023dy5.gif


Misafir 21 Ağustos 2007 21:10

GİT BAŞIMDAN AŞKIM

yoğun ve tedbirsiz çökerdi sevdan
sökülürdü duvardan tırnakları varlığının
taş bile gücenir
sabır bile dile gelirdi
sen inatla tutunurken
bir yürek coşkudan çatlar
bir derviş muradına ererdi
sen bıçak kadar keskin
ben sel kadar taşkınken

gölge etme aşkım
artık dokunuşu ve sesi
rengi ve soluğu olmayan
gölgemle sırdaşım

yorgun ve gelişigüzel yağardı sevdan
beslerdi özlemin sevgimi
yosun bile darılır
yağmur bile dize gelirdi
sen bir türlü dinmezken
bir yürek ümit biriktirir
bir damla gülden süzülürdü
sen sahil kadar dingin
ben dalga kadar azgınken

düş yakamdan aşkım
artık boşa akmaktan sıkkın
ve ardında bıraktığı kanıttan bıkkın
yaramı deşerek dökülür gözyaşım

sensizlik kurulurdu tahtına gecemin
sürerdi hükmünü Zaferinden emin
kahır bile hırslanır
kin bile aman dilerdi
sen ısrarla beklerken
bir yürek pas tutar
bir bulut yaslanırdı omzuna dağların
sen kül kadar dargın
ben volkan kadar kızgınken

çık aklımdan aşkım
artık hesaplaşma günü yakın
ve çarpılacak suratına
aklımda yarım bıraktıkların

canevimden sorgularla vururdu gerçekliğin
bozulurdu tılsımı gizemin
yemin bile çiğnenir
düş bile diş bilerdi
sen ayak diretip gitmezken
bir yürek yas tutar
bir garip sallanırdı ucunda yağlı urganın
sen kabullenirdin ayrılığı yılgın
ben yenilginin kederinden çılgınken

git başımdan aşkım
aşkın;
başımdan
aşkın....



ibrahimkara


Misafir 22 Ağustos 2007 00:28

Martılar bu şehri terk etti
Martılar bu şehri terk etti

Direnmek zor artık

Şimdi dur gitme



Gidersen konuşma

İncitme kelimeyi

Bu şehri unutmak kolay olur

Kolay belki

Şimdi dur gitme



“Sana hiç hasret söylemedim

Hiç açamadım kalbime gözlerinin nakşettikleri

Sevgili, kalbimi sana vurdum ben’i buldum

Acıyı hayata örtü yapana şükürler olsun.”



Selçuk Küpçük


küreselleştirebildik 22 Ağustos 2007 01:42

saol


Misafir 22 Ağustos 2007 02:03

Açilir Kapilar
Alir seni korum damla damla
suyuma, ekmegime, asima,
kaygima, sevincime, acima,
umuduma, sabrima, gücüme..

Alir seni bölerim parça parça,
dagitirim topraklara, denizlere, geceye,
Açilir her sabah kapilar gözlerinde,
girerim isiltili, yemyesil bir bahçeye..

A. Kadir Bilgin


Dark-Line 22 Ağustos 2007 10:53

SON ASIK

Hasretinle geçiyorken bu gençlik çagim,
Ey sevdigim, ben umitsiz degilim gene
Ak düsünce saçlarin kumral rengine
Kollarinda son asikin ben olacagim.

Ey basinda simdi sevda rüzgarlari esen,
Böyle her gün yollarimdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olundugun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düsündün mü sen?

Ben bir beyaz saçli asik, sen bir ihtiyar ...
O gün bana yalasirken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,

Kirpiginden yavas yavas bir damla aksin,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksin
Ki hiç kimse benim kadar sevmemis seni


FARUK NAFIZ CAMLIBEL



Misafir 22 Ağustos 2007 11:24

Düşüncemde Sen

Bir rüzgar estiğinde karşı tepelerden
Ben seni düşünürüm...
Seni düşünürüm sırtımın her terleyişinde yürümekten....

Yanaklarımdan süzülürken damlalar
Yakarken tuzlu ter taneleri gözlerimi
Bitkin,
Yorgun,
Ayakta bile duramıyorken
Ve gene de kilometrelerce yol uzanırken önümden
Düşüncelerimde sen.....

Bana kısık gözlerle baktığım güneş kadar
Geceleyin zifiri karanlıkta tek ışığım ay kadar
Yıldızlar kadar uzaksın.
Dağ başında
Gölgesinde oturduğum kaya gibi kuvvetli duygularım yalanım yok
Bu soğuk,bu karanlık,bu bilinmez gecelerde
Bana ben kadar yakınsın düşüncelerimde...

Kurumuş,çatlamış dudaklarıma değdirdiğim bir yudum su kadar değerli
Kuru,katıksız ekmeğim kadar tatlısın..
Düşüncelerimde sen
Çok uzaksın ama bana en yakınsın.....

19/07/1992

Erol Altunay
__________________


küreselleştirebildik 22 Ağustos 2007 11:47

saol


Dark-Line 22 Ağustos 2007 14:32

İstanbul'un Sevdası

ne zordu yaşamak o günlerde
vurulmuştum kalbimden düşmüştüm yere
büyük and vermiştim yüreğime
biliyordum hayat, gülecekti bana yine
bırakmıştım sevda şiiri yazmayı
yaşamayı...
aşka açıldı yüreğimin tüm kilitleri
yeniden yeşerdim işte seninle
filiz oldu aşkın, fidan verdi içimde
ismini söyledim kısık bir sesle; T....
gelişti kök saldı derinlere
istanbul sun artık, bütün güzellikler sende
ve ben yine o sahilde
başak saçlarının rüzgarla raks ettigi yerde
uzaklarda...
bekliyorum seni, adını istambul koyduğum güzel
son sigaramı yaktım, birde istanbul'un dumanı
birkere sevdi mehmet...anladım.
dönüşü yok, zorda olsa istanbul'un sevdası.

08_02_2006 Mehmet Cengiz


the_pretty 22 Ağustos 2007 20:22

HER AYNANIN KARŞISINDA KONUŞTUĞUM BENDEN
BENİ BENDEN ALAN SENDEN
SENİ SENDEN ÇOK SEVEN ŞU KALBİMDEN
BIKTIM USANDIM

SENİ HER GÖRDÜĞÜMDE,GÖZLERİNİN İÇİNE DÜŞMEKDEN
BUNUN,SEVGİMİ AŞKMI, YOKSA SARHOŞLUK MU
NE OLDUĞUNU BİLMEDEN, YAŞAYIP GİTMEKDEN
BIKTIM USANDIM

CİĞERİMİN YANGININDAN
BEDENİMİN CEKTİĞİ IZTIRAPLARDAN
SENİ BENDEN AYIRAN HER ŞEYDEN
BIKTIM USANDIM


Misafir 22 Ağustos 2007 20:54

Kalbinde Olmak İsterdim.

Ben sende bir can olmak isterdim
Ya da senden bir parça
Mesala dudaklarında olmak isterdim
"Ben sana mecburum" diyen "attila ilhan" şiiri gibi
Ya da "adı bende saklı" bir "sezen" şarkısı gibi...

Ben senin gözlerinde olmak isterdim
Bakışlarında kendimi bulmak
Baktığın her yerde olmak isterdim
Ve elbette gözlerinde yıldızları seyretmek...

Ben senin saçlarında olmak isterdim
Her teline ayrı ayrı dokunmak
Rüzgar gibi okşamak arada bir
Saçlarında serinlemek isterdim

Ben senin kulaklarında bir ses olmak isterdim
Aşka davet eder gibi
Ve haykırmak binlerce kez
Anlatamadığım sevgimi...

En güzeli
Ben senin kalbinde olmak isterdim
Orada, aynı duygular içinde
Oada yaşamak ömür boyu
Ve bir gün öleceksem
Yine orda ölmek isterdim!

Peki ya sen?


ibrahim kara


Dark-Line 22 Ağustos 2007 21:27

Kahraman

Kahramanım çıktı yola,
Çok saldırır sağa sola,
Her köşede sinsi mola,
Vay kahraman! ... Vay kahraman!

Cinlik onun mayasında,
Ar kalmamış hayasında,
Köroğlu’nun havasında,
Vay kahraman! ... Vay kahraman!

Atar tutar utanmadan,
Bir gerçeğe tutunmadan,
Haram yutar yutkunmadan,
Vay kahraman! ... Vay kahraman!

Nusret Turan


Misafir 22 Ağustos 2007 21:30

O Gece


Yakında gelirim bekle sevgilim
Mehtabın cama vurduğu gece
Sakın usanma bekle vazgeçme
Mecnunun leylayı bulduğu gece


Mevsimler bahara ulaşmaz sanma
Güllerin tomurcuk açtığı gece
Serap sönmeden karşımda seni
Saatler ikiye vurduğu gece


İlk satırım sana hatıra olsun
Son satırımsa eveda
Seni unutursam yazıklar olsun
Yeter ki sevgimiz ebedi olsun


Aprincurr 22 Ağustos 2007 21:36

AŞK HAYATI
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın tenini yakmasıydı
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasıydı...

"Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu


Yılmaz Erdoğan


Misafir 22 Ağustos 2007 22:29

http://www.frozenlove.se/images/FrozenHeart08ICE05.jpg

En çok özlenildiği zaman sevilir giden
Özledikçe severiz, sevdikçe özlemler birikir göğsümüzün en yangın yerinde.

Sevgi varken yaşanan ayrılıklar sızılı bir masaldır.
Sebep ya şartlardır, ya zamandır,
ya da belki de sevginin göz alıcı, sihirli ışığına teslim olmaktan korkmaktır.
Ne olursa olsun bu masal ayrılıkların ayrılıklarla başlamadığını anlatır.
"Hoşça kal" der bir yazı, ya da bir ses.
Yüzünü sevgilinin yüzüne değdirmeyi kimse bu anda istemez.
Çünkü en çok o ana isyan eder belki çıldırasıya sarılma, delice öpme isteği...

("Dur gitme! Hoşça kalamaz ki kimse, ne giden ne de kalan geriye...")

(Gidenin biz olduğumuzu düşündüğümüzde hep kalan olmadık mı aslında geriye?
Gittiğimizi düşünüp aynı yerde saydık hep.
Doğum günleri çoğaldı avuçlarımızda,
takvim yaprakları anılarıyla düştü yüreğimize.
Ne yana kaçsak aynı yerde kaldık hep.

Vakitli vakitsiz hasretler nöbeti,
gece yarısı sevgilinin o güzel hayali,
gözlerde lanetli bir hıçkırığın intihar eşiği...)


Sevdikçe sevilenin yürekte kalmasındandır aslında hepsi...

Oysa aslında bitmemiştir değil mi?

Sözler söylenmiş, gereği düşünülmüş, süren sürülmüştür...

Ama bir bekleyiştir, içinde taşıyan ümidi...
Beklersin, neyi niye niçin beklediğini bilmeden...
Aslında bilirsin, çünkü geriye sevgi ve şiir kalmıştır, terk edemez ki onları seven.

(Evet şimdi ne zaman bir şarkı, bir söz, bir hatırlayış olsa
hep bir pay bırakır bana ve sana olan sevdama...

UNUTMA
BEN GİDERKEN DÖNÜP DOLASIP HEP SANA GELİYORUM ASLINDA...

Arkama baksam da bakmasam da
umudum
"Gitme" sözünün fısıltısında


Misafir 22 Ağustos 2007 22:30

AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM O YERDE
http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif

Çocukluğumun bahçesiydin sen
bütün bilinen mutluluklardan uzakta,
o sarışın akşam üstlerinde,
ıstırabın eşiğinde...
Nefesim sıkıştığında seni sevmekten
ömrünü okurdum o acı neşede,
boşalırdı ağzımdan o kanlı nefes
sonra çok özlendiği için acımasızca talan edilen
her baharda dönerdim oraya...
O sarışın akşam üstleri
hiç gitmediğim uzaklardan döndüğüm yer olurdu...
Bilinen bütün mutluluklardan uzakta
kalırdım orada,
kalırdım çocukluğumun bahçesinde,
aşktan nefes alamadığım o yerde...

cezmi ersöz


recruit87 22 Ağustos 2007 22:36

Seni Seviyorum

Hani seversin de,
Sevdiğini söyleyemezsin.
Hani seversin de,
Acı çekersin.
Hani seversin de,
Onu görmek bile yeter dersin.
Hani seversin de,
Sesini duymak istersin.
Hani seversin de,
Daima onu düşlersin.
Hani seversin de,
Sevdiğini söyleyemezsin.

Yine de seversin,
Beklersin, Beklersin, Beklersin...


Misafir 23 Ağustos 2007 09:46

Bafra Tütünü

Ciğerlerime çekiyorum
Bafra tütünüm usulca seni
Sen yanarken için için
bilsen deli kız, bir bilsen
Döktüğüm yaşlar kim için
Başlı başına bir sanatmış yaşamak
Yaşamak düşmelerle kalkmalarla,
Hakkıyla, layıkıyla icrası için
Kah tufanları beslesin
Kah yangınları söndürsün gözlerim, gözlerin
Hey derdi aşkımdan büyük sevdiğim,
Ağır ağır ciğerime çektiğim Bafra tütünüm,
Ağla sellercesine yangın büyümesin
Sil gözlerin, taneler bağrımı delmesin
Ve yanasın için için, ben de yanarım sen için...

isimsiz kral


Misafir 23 Ağustos 2007 10:33

Zordu yaşamak sensizliği,
Günün en kalabalık saatlerini sakinleştirmeyi,
Ve hiç durmadan geçmişi özlemeyi,
“Özledim” diyorum şimdi…



Gelmesen de yalnızlığımı kalabalıklaştırmaya,
Kaçamasam da sensizlikten uzaklara,
Biliyorum ki bekliyorsun beni,
Benim seni,
Sen gibi, su gibi, nan gibi, beklediğim gibi…



“Sen” ile başlayan cümleler kuruyorum,
İçinde ben yok muyum?
Ben olamıyor muyum, hiç bilmiyorum…



Bildiğim birçok şey vardı,
Şimdi bildiğimi bilemeyecek kadar umutsuz muyum?
Yoksa umut mu yok bu şehirde,
Bunu da bilmiyorum…



Bildiğim,
Hatırladığım tek bir şarkı kaldı şimdi,
Günümün başladığı,
Gecemin bittiği:
“Zordu yaşamak sensizliği”…


yusuf kabataş


Dark-Line 23 Ağustos 2007 12:04

Gurbet Akşamları

Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.

Ozan Arif


Mystic@L 23 Ağustos 2007 13:46

Başka da Hiçbir şey beni bekleme
acılar ve hüzünler bıraktım ardımda
anlaşılmayan ve yalansız sözcüklerimi
çürüyen gözlerimi, yalnızlığımı bıraktım sana
sen dudaklarımda ay ışığı bir ıslıksın
ayak izlerimin kaldığı İzmir sokaklarında

ağlamanın ayıbını taşıyan gözlerimde gözlerinin izleri
utançlı ve felçli ellerimde ellerinin izleri kaldı
başka da hiçbir şey

beni bekle.
Mahmut Ayaz


Misafir 23 Ağustos 2007 13:50

Aşk Aklımda Hep Var



Bugün aklımda bir tek sevgili var.
Diğer insanlar nerdeler?
Ne önemi var..
Benim aklımda sevdiğim,
Onun aklında ben?
Yeteriz birbirimize,
Yaşarız yaşadıklarımızda birbirimizi...

isimsiz kral


cemkaya 23 Ağustos 2007 14:09

saolunşiiirler için


Misafir 23 Ağustos 2007 14:59

beklesem
gözyaşlarını izlesem
giderken ardında unuttuğun
bulur muyum
yorulur muyum kalan tek kalple
oturup beklesem şu yolda
tozunda senin izin
ve üzerinde çaresizliğim


Misafir 23 Ağustos 2007 15:02

De Hele

De hele ey deli gönül de hele
Seyis atsız kuş kanatsız olur mu
Asilenme sen sadete gel hele
Kul umutsuz tanrı kulsuz olur mu

Bak hele ey deli gönül bak hele
Gök bulutsuz tarla susuz olur mu
Göreceksin şu abayı yak hele
Sevgi aşksız gözler yaşsız olur mu

Der hele ey deli gönül der hele
Bağ bülbülsüz bülbül gülsüz olur mu
Bilinmeyen yere doğru gir hele
Beden cansız can ecelsiz olur mu

Gör hele ey deli gönül gör hele
Kuzu otsuz orman kurtsuz olur mu
Önümüzde kara kış var dur hele
Bebek sütsüz insan yurtsuz olur mu

Yan hele ey deli gönül yan hele
Yürek dertsiz dert acısız olur mu
Elemlerin alasıyla kan hele
Hayat zorsuz zor Murat’sız olur mu.

isimsiz kral


Dark-Line 23 Ağustos 2007 15:03

Özletiyor Seni Bu Yağmurlar

Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazen
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

Ahmet Telli


Misafir 23 Ağustos 2007 15:13

Aşk Dersen, Aşk

Hiç görmedim ki,
ama bilirim gözlerinin rengini,
eladır, yeşildir, mavidir, çakırdır…
Vallahi görmedim,
ama bilirim saçlarının rengini,
sarıdır, siyahtır, kızıldır, açık kestane…
Üsteleme dost, inan hiç görmedim,
ama bilirim sıcaklığını, ellerinin yumuşaklığını,
sevdalı bakışını…
Hiç görmedim, düşümde bile.
Ama anlatabiliyorum işte onu sana,
belki de sen görürsün, kim bilir?
İşte o benim sevdiğim, sevgilim.

isimsiz kral


Dark-Line 23 Ağustos 2007 15:16

Barış Güvercinini Vurdular

“güzel insan Hırant Dink’in anısına”

Barış istemeyen karanlık güçler
Barış güvercinin vurdular bu gün
Şovanist duygusu kabaran ***ler
Barış güvercinin vurdular bu gün

Ellerine maşa etmişler dini
Ey Müslüman dostlar insanlık hani
İnsan olan böyle olamaz cani
Barış güvercinin vurdular bu gün

Neyi hallettiniz yakıp yıkarak
Sokak ortasında kurşun sıkarak
Bu nasıl bir duygu bu nasıl merak
Barış güvercinin vurdular bu gün

Ey insanlık böyle zalim olaman
Vurup kırmak ile yolu bulaman
Yaşam hakkı kutsal onu çalaman
Barış güvercinin vurdular bu gün

Sebep nedir böyle öfkeye kine
Hele düşün şöyle kendi kendine
Neden? Bu ırkçılık ayırıp yine
Barış güvercinin vurdular bu gün

Hep koşturdu durdu barıştan yana
Barışı sevmeyen kıyarken cana
Şovanist yam yamlar doymayıp kana
Barış güvercinin vurdular bu gün

Kul Sefili yeter! De ayağa kalk
Seyirci kalmasın barış seven halk
Bunların hesabı sorulsun mutlak
Barış güvercinin vurdular bu gün


KUL SEFİLİ (ali turalı)
Ali Turalı


Misafir 23 Ağustos 2007 15:21

Yokluğunda Canım Yanıyor

yokluğunda canim yanıyor
tenime ateş değmişçesine
bir bilsen geceler nasıl uzuyor
şafak sökerken yangınlardayım
sevdiceğim neyin varsa götürmüşsün
ne gözlerinin yeşili, ne saçlarının kokusu
bir veda busen bile yok yanaklarımda
dağların zirvelerindeydim seninle
simdi yavaş yavaş eriyorum kar gibi
dağın eteklerine iniyorum korkarak
simal rüzgarları esiyor buralarda
kuruyor dudaklarım, dikenler batıyor
canim acıyor sevdiceğim, yanıyor yüreğim
ırmaklara bırakıyorum kendimi delice
arınıyorum yokluğundan, kalbimi yıkıyorum
olmuyor yinede tortuları kalıyor aşkının
ekmeğimde, suyumda, aşımda, nefes alışlarımda
boğazıma düğüm düğüm takılıyor sevdan
sevişmelerimiz geliyor aklıma
sinsi sinsi beynimi kemiriyor hatıralar
sensizlik zehir, zıkkım, yüreğim kan, revan
tanımam ben başka göz, başka insan
bırakma yüreğimi ormanda kurtlara
uçurumlardayım tut düşüyorum
neredesin hasretim, umudum, gözbebeğim
zincirlere vuracağım kendimi
avcı vurdu mu ceylanı, taşımasını bilmeli
yakışmaz sana delikanlım,
kadınını kurdun, kusun sofrasına bırakma
yiğidim kurbanın olayım bir haberin gelsin
yeter ki bileyim nefes aldığını, bileyim de
bu sevda beni öldürecekse,
yalancı gönüllere girmeden
yüreğimde sevdan, dudaklarımda adin
bende namusun, bende şerefin, öyle öleyim.

isimsiz kral



Saat: 03:40

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık