![]() |
Hatirla Hatirlarmisin canim neydi Ne istedim senden Senden bir gül istemistim Seni istemistim senden Verdigin gülümüzdü Yavrumuz canimizdi Bir güldü verdigin bana Sevdim oksadim öptüm Kalbimde besledim Ninniler söyledim Yapamadim canim Boynunu büktü Sensiz öksüzdü Ikimizede hasretti Haline kiyamadim Beraber agladim Cünki bende sensizdim Sensiz öksüzdüm Neredesin bir tanem Feryadimizi duysana Yüzümüzü güldürsene Nasil olalim sensiz Mutlu olabilirmisin bizsiz Agliyorken burada biz Hasretinleyiz sensiziz Sen yoksan biricigim Nasil gülüm acsin Kokularini sacsin Pinar oldu gözyasim Ne dertliymis su basim Sensiz nasil yasarim Askim sel oldu tasarim Yokluguna yanarim Askimizin hikayesini Ninni yapar gülümüze söylerim Hem uyutur hem aglarim Gülümüzün boynu büküldükce Yüregim sizlar ince ince Sevinirdim sen gelince Gülüm acarki bir gonca Sen gelirsen bana geri anca |
Sağnak Yağmur Altında Sağnak yağmur altında, bıraktım bedenimi. Yüzüme vuran yağmur, silmiyor kederimi. Yağmurun sularına, karışıyor gözyaşım. Yine tek başınayım, yalnızlık arkadaşım. Ruhumda ki karanlık, kara bulutlar gibi. Sırılsıklam olmuşum, içimde var ürperti. Yağmurun sularına, karışıyor gözyaşım. Yine tek başınayım, yalnızlık arkadaşım. Yağmur elbet dinecek. Kuruyacak bedenim. Bir şey değişmeyecek, ağlayacak gözlerim. |
Tut Elimden Ayrılık Ayrılık, tut elimden, bırakma Ben ilk defa çıkıyorum bu yolculuğa Yol bilmem, iz bilmem korkuyorum Bu yol çok karanlık önümü görmüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Gece çok soğuk, üşüyorum Güneşim battı, artık içimi ısıtmıyor Bu yolculuk nerede biter bilmiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Bir meçhule doğru yürüyorum Aşkım, yoldaşım beni artık istemiyor Yapayalnız yalnızlığa gidiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Dayanağımı yitirdim, düşüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Canımı evde bıraktım, ölüyorum Ölüyorum ayrılık, ölüyorum |
Sahipsiz Kelimeler Gözlerin Düşlediğim kelimeleri öldürüyor Deliyim herhalde Şurada seninle sohbet ederken Ki kaçışan kelimeler Bu alfabeden oluşuyor Bilinmezki aşkın dili ama Belki bendeki yürek O alfabeden yoksun yaşıyor. Tanrım Yıllardır sakladığım kelimeler Birer birer kendini asıyor. |
Sabit dudak ruju epeyce telefon Kirpikleri devirip göğüs geçirmeler Burnu rendelenmiş memeleri silikon Ağızlıkla çakmağın alevini içmeler Yarı ömrü meyhane yarısı berber Aşk faslını unuttuk Hey Allah pardon Yuvası aşk yuvası görkemli salon Kapısı vızır vızır spor mercedes'ler zar saydamı bluz bluejean pantolon Kadın erkek farketmez asıl olan çekler Lafı hiç uzatmaz sevişmeye geçer Az buz kazanmıyor Gecesi üç milyon Kalk gidelim kadınları bu ne ilk ne son |
BENİ BAĞIŞLA, SENİ SEVİYORUM Beni bağışla aşkım, aşkımı hoşgör artık Beni hoşgör, beni bağışla, seni seviyorum. Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk Acını esirgeme benden, ko sarınsın yüreğim Ko giyinsin, ko kuşansın, ko örtünsün. Sonra Beni bağışla aşkım, beni hoş gör, seni seviyorum. Eğer bir lokmacık bile sevemezsen beni, Hiç mi hiç sevemezsen eğer Acımı bağışla, beni hoşgör, seni seviyorum. Bana öyle eğri bakma, ırak durma ellerden De, kuytuma çekilirim, de karanlığa kavuşurum Sımsıkı tutarım ellerimle utancımı Sarıp sarmalarım, dürüp bükerim O an yüzün eğ benden aşkım, kaçır benden Beni hoşgör, beni bağışla, seni seviyorum Gün gelir, hayalin erişir karanlık yiter Meyil verirsin bana, gün gelir Şimdi çaresizim, yalnızım, kolum kanadım kırık Beni bağışla aşkım, beni hoşgör, seni seviyorum Seni seviyorum, yüreğim mutluluk selinde Kapıp koyveriyor kendini gurbetlere varıyor Gülme bu korkulu gidişime, gülme bağışla aşkım Beni bağışla, beni hoşgör, seni seviyorum. Rabindranath Tagore |
Sahte Gülüş Hayata sahte gülücüklerle bakan Acılarına ağlamak yerine gülen ben Adi konulmamış bir sevdanın Tam ortasındayım şimdi. Artik renkler bile anlamsız Denizin mavisi, gülün kırmızısı Hepsi de kara Hepsi de yara. Simdi bütün yollar uçurumlara Bütün yollar yalnızlığa çıkıyor Hayat adil değil. Bozulmuş dünyanın düzeni Ve hiç kimse yaşayamıyor payına düşeni. |
ALIŞKANLIK Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif |
ALIŞKANLIK Gitgide alışıyorum sana.... Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin... Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun... Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni... Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni... Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim... "Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden! http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum... Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor... Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni görecekler içimde... Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni... Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden... Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor... Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri... Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum... Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz.... Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum... Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde... Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim... Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil... Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız... Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle... Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık... http://ozel.balca.net/resima/ivirzivir/siir10171-isik.gif |
İstabul ve Martı İstanbul deyince aklıma martı denir Yarısı gümüş, yarısı köpük Yarısı balık yarısı kuş İstanbul deyince aklıma bir masal gelir Bir varmış, bir yokmuş İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir Anadolu`da toprak damlı bir evde Gülcemal üstüne türküler söylenir Süt akar cümle musluklarından Direklerinde güller tomurcuklanır Anadolu`da toprak damlı bir evde çocukluğum Gülcemalle gider İstanbul’a Gülcemalle gelir İstanbul deyince aklıma Bir sepet kınalı yapıncak gelir Şehzadebaşı`nda akşam üstü Sepetin üstünde üç tane mum Bir kız yanaşır insafsızca dişi Boyuna bosuna kurban olduğum Kalın dudaklarında yapıncağın balı Tepeden tırnağa arzu dolu Sam yeli söğüt dalı harmandalı Bir şarap mahzeninde doğmuş olmalı Şehzadebaşı`nda akşam üstü Yine zevrak-ı derunum Kırılıp kenara düştü İstanbul deyince aklıma Kapalıçarşı gelir Dokuzuncu Senfoniyle kolkola Cezayir marşı gelir Dört başı mamur bir gelin odası Haraç mezat satılmakta Bir gelinle güvey eksik yatakta Köşede sedef kakmalı tombul bir ut Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta Sonra ellerinde şamdanlar nargileler Paslı Acem kılıçları Amerikan kovboyları Eller yukarı Ne kadar da beyaz elbiseleri Amerikan deniz erleri Kocaman bir papatyadan yolunmuşlar gibi Sütten duru buluttan beyaz Beyazın böylesine ölüm yakışır mı dersin Yakışmaz Ama harbederken onlara Bambaşka elbiseler giydirirler Kan rengi, barut rengi, duman rengi Kin tutar kir tutmaz İstanbul deyince aklıma Kocaman bir dalyan gelir Kimi paslı bir örümcek ağı gibi Gerinir Beykoz’da Kimi Fenerbahçe’de yan gelir Dalyanda kırk tane Orkinos |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık