![]() |
Sıkıca bir parka giymektir Sana gel demek Soğuk kuytular inadına Yumruk sıkmak Kavga vermektir Kime , neye , neden , niçin Sualler takılı kalırken gökyüzünde Gözü kapalı adımlar atmak Namlu namlu vurulmak Ölümsüzlük şarabını kanmaktır Yağmurları ıslatmaktır Sana gel demek Yağmur sineye düşende gel... Yürek hayta hayta çoşanda gel... Nikotinsiz geceleri aşındırmaktır Sana gel demek Pranga tutsaklığına başkaldırı İsyanın i - sidir sana gel demek Sevdanın tamamı Köz körüklemek Yangın yeri acıları boğmaktır Yangınım İstanbul ‘u saranda gel... İstanbul yangınıma gül verende gel... Uykularım bölük pörçük En hayırlı rüyalara dalmaktır Sana gel demek Kucaklamak bütün çocuklarını dünyanın Irgat teri akması ak alından Bahar vuslatıdır Gül yüzün geceme değende gel... Gülmeler kurşun olup yağanda gel . |
Düşüncelerim Gözlerimi Kapatıp Derin Bir Yalnızlık Sessiz Vicdanları Görmek Geliyor İçimden. Sabrın Kıyılarında Kaç Kere Bekledim Ama Olmadı. Çaresizlik Yıprattı Yüreğimi Şimdi İse Yaşlı Hayallerime Acıyorum. Ve Vicdanımla Yüzleşmekten Korkuyorum. Biliyorum ki Vicdanımla Yüzleşsem Kalbim Bin Türlü Acıda Boğulacak Ve Nefes Almaktan Utanacaktır. Çünkü Bugüne Kadar Bazı Şeylere Karşı Bir Olmam Erdemli Bir İnsan Olma Yoluna Kapatmaktı. Cesaretin Kapısını Bir Arayabilsem, Neler Değişmezdi Ki... Korkularım Kaybolacaktı, Kendi İçimde Saklı Yalnızlığım Kalabalıklaşacaktı, Coşacaktı Yüreğim Bir Anda Belki De Yeni Bir Hayata Yeni Sevdalara Tohum Ekecektim. Filizlerden Sevdalarımı Görünce de Işıl, Işıl Parlayacaktı Gözlerim. Ah Şu Siyahlara Örünmüş Hayatın Sahte Ebruli Renkleri. Nasılda Değiştiriyor Bizi, Bizi Bizden Alıyor. Siyaha Ağıtlaşan Hayatın Ebruli Renkleri Gözümüze Ne kadar Tatlı Geliyor, Halbuki Vicdanımızı Daraltıyor Durmadan. Adil Acıma Sevinme Duygusunu Köreltip Parçalarını Sinsice Atıyorlar Yalnızlığımız. Kalbe Mekan Kuran Güzelliklerimizin Hassas Ruhuydu Vicdanımız. Affetme, Acıma, Koruma Kötülüğe Karşı Gelme Onun Yücelmesini Sağlayan Kavramın Anlamlarıyla. Vicdanımızın Rahatlanması İyiliklerimizin Güzel Serin Havasından Gelirdi. Menfaatin Ve Çıkarcılığın İnsanoğlunun Durmadan Zehirlenmesi Ve Düşüncelerine Taht Kurması Vicdansız İnsan Yolunda İlerletti. Bizleri Acıma Ve Sevme Duygusunu Nefret Denen Bir Kavram Yavaş, Yavaş Çürüttü Bir Zamanlar Her Acı Olaya Parçalanan Yüreğimiz Ölüme Karşı Bile Duyarsızlaşacak Kadar Taşlaştı. Sırf Kendi Egomunu Tatmin Etmek İçin Bir Kör Olmayı Yeğledik Dünyaya Karşı. Bu Dünyaya Sadece Kendimizi Gördük Ancak Dünya İnsanlığında Bir Bütün Halinde Yaşayan İnsan İyi Ve Kötü Durumları Paylaştıkça Yücelecektir. Ve Erdemli Bir İnsanlığın Ta Kendisi Olacaktı. Ve Vicdan Sonsuz Bir Rahatlamayla Gülümseyecektir Kalpten. İnsanoğlu Vicdanı Ölüme Karşı Sessiz Kalmayacaktır. Sensiz Kalmamamsıda Karanlığın İçindeki Bir Mumun Işığını Alevlendirmesi Olacaktır |
Açıkta denizaltıyı önce bir çocuk gördü Düşlerime girer bir denizaltı Dağılır gider papatyam Neye benzerse benzesin bu gemi Beni yok edecek olduktan sonra Neyi kollamakta olduğu önemli mi İçimizde anlatılmadan kalan Masalları sinsice dağıttı ya Bundan sonra ne sevgi ona benden Bundan sonra ne umut ondan bana Düşlerime girer bir denizaltı Eksik yazılmış şarkılar gibi Sesi yankılanır kuşkularımda Korkmakla küçülmüş mü oluyorum Düşünüyorum düşünüyorum da Yıkılmış kentler gibi kalıyorum Bundan sonra ne inanç ona benden Bundan sonra ne sevgi ondan bana |
Deva Bulmayan Yara Deva bulmayan bir yara Sensiz muhabbetler Ne söyleyebilir ki kırık Yaralı bu yürek Vefanın sende çiçeklendiğini Umudun sende yeşerdiğini Söylemediler bana Yok yoksulluk bilmedik Yamalı elbiseler de giymedik Nedir bu mutsuzluk özlem neye özlem Deva bulmayan bir yaradır sensiz Muhabbetler Hayata gözlerimizi seherlerde açtık İmbik imbik içtik özlem pınarlarından Şafaklarda Ilık ılık esen meltemlerle titredik,sensiz Gün batımlarında Deva bulmaz dertler senden uzaklarda Güllerin gülü Ne söyleyebilir ki kırgın paramparça Yürek sana Biz hayata gözlerimizi sensizlikle açtık Sensiz kapatacağız. Deva bulmayacak bulmayacak dertlerimiz Necmiye Sarpkaya |
Anış Her dakikasını ayrı hatırlarım Erenköyde geçen zamanımın Rüyama girer bir arada İstanbul bahar ve Türkanım Bir odamız vardı etrafı sarmaşık Bostanlara bakardı penceremiz O güller kadar taze Ben ona deli gibi aşık Bir yaktıkta dinlenir başlarımız Saçlarım saçlarına karışırdı O güzel bir kızdı ince alımlı Ne giyse yakışırdı Yeterki gönüller şen olsun. Şarkılar söylerdik yolda. Hep karşıma otururdu, ellerini tutardım, Akşamları eve dönerken Paraşolda. Ağaçlar çiçekteydi Türkanım sağ, beraberimde İstanbul bahar içindeydi, Kalbim sevda içinde. |
Sana Bir Sevda Getireceğim sana bir şiir yazacağım menekşe yaprağına burcu, burcu sevgi kokacak her kelimesi aşkın iksirini dökeceğim tüm hecelere bekle sevdasına kurban olduğum simdi sisler çökmüş yüreğime karlar yağar düşlerime hele bir bahar gelsin dallar tomurcuk versin iste o zaman böyle kelepçede kalmayacak duygular güvercinler uçuracağım senin göklerine sana bir şiir yazacağım içinde hasret olmayan güneş doğacak kaf dağından geceler böyle avare, yaşanan saatler böyle sessiz olmayacak sana yemin gözbebeğim artık aşkımızın ateş rengi gülleri solmayacak bu son fasıl olacak gönlümüzde açıdan, kederden yana ben saçının bir teline sevapları satmışım kalbinin her kösesine geçmiş gelecek yıllarımı yazmışım senin ırmaklarında yaşanacak en büyük günahlar şu bulutlar bir dağılsın nerde olduğumuzu bilelim dudakların kadehler de dudak izlerimi aramayacak hele dönsün su mevsim bu yalnızlığın, kimsesizliğin uğultusunda gidecek kulaklarımızdan bir şarkı dinleteceğim sana sevdadan yana kelimeler böyle kifayetsiz kalmayacak böyle mühürlü olmayacak dudaklarım sen yüreğimde sır değil, sözcüklerimde yangınım olacaksın bu sevda böyle sürgünlerde, böyle tutuklu kalmayacak bi’ tanem bekle sevdiğim fidanlar yeşersin, acilsin su hasrete uzayan yollar, karlı dağlar göçmen kuşlar dönsün yuvaya bu havanın nemidir bi’ tanem sen nisan yağmurlarına sakla sevdayla yanan bedenini baharda ıslanmalı güz vurmuş dudaklar istemem beni böyle perişan, böyle çaresiz göresin bahara bıraktım umutları bir yeşersin su menekşeler, sümbüller iste o zaman değmeli gözlerin gözlerime iste o zaman bir şiir yazacağım sana menekşe yaprağına iste o zaman bir sevda getireceğim sana sırılsıklam |
Öldürmeyeceksin "Asla öldürmeyeceksin" Tevrat, Göç 20 "Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar... Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..." Kur’an, Bakara suresi Dinlerin buyruğuydu Öldürmeyeceksin Tapınaklarda çaktılar çarmıhları Elleri kanlı camilerden çıktılar kalem kırdılar yargı yerlerinde Peygamberlerini dinlemediler kudurgan dalgalar Tekneleri yutar denizlerde Çöllerden esen yeller Ekinleri kurutur Bil ki umut yeşildedir Yenilmeyen yeşilde Benim küçük serçem kanaryam bülbülüm Kuru dal çalı diken Konmuş ötersin Öt sen, öt, kardeş sesin Sulara rüzgarlara karışsın Zalim ürksün sağır işitsin Öldürmeyeceksin! |
Sana Bir Şey Diyeceğim Çığlıklarım yırtar karanlığı Adın sokaklara düşer hece hece Açıp aşk kitabımı bu gece Sevmek sevilmek üzerine Sana bir şey diyeceğim Beni benimle bıraktığın an İçimden bir çığ kopar Donuklaşır birden bakışlarım Ağlarken gülmek üzerine Sana bir şey diyeceğim Yokluğunda vurgun yedim Tutmaz elim kolum bedenim Düşe kalka bir başıma Yaşarken ölmek üzerine Sana bir şey diyeceğim |
BIRAKTIĞIN YERDEYİM.......... Ben senin beni bıraktığın yerdeyim Gelmedin geçen onca zamana rağmen Çaresizce bekledim dönmeni Umutlarım, hayallerim, bekleyişlerim Her şey boşunaymış, geç anladım Sensiz geçen onca uzun zaman Bir çok şeyimi aldı benden Senide tabii Ağlamak, gözyaşı dökmek Çare değil artık biliyorum Dönüşü olmayan yolda Geriye dönemeyeceğini bile bile yürümek Bir bakıma Ölüme koşarcasına gitmek gibi bir şeydir Her insan kendi sonunu hazırlar elbette Ve işte bende bunu yaptım sayende Koskoca dünyada yalnızlığa mahkum ettim kendimi Mutluluk yerine mutsuzluğa sarıldım Kahkahalarla gülmek varken Gözyaşlarımla arkadaş oldum Umutlar ile yaşamayı Umutsuzluğa tercih ettim Şimdi vakit çok geç biliyorum Ama ben hala Senin beni bıraktığın yerdeyim... Durdu ŞAHİN (03.09.2006 |
Sana Bir Şiir Kara gözlüm Güzel yüalüm Şirin sözlüm Gel artık Gel ki dinsin kalp ağrım Bitsin artık bu kabus Korkutmasın beni artık Camları gölgeleyen buz Soğuk gecelerde Hayalinle yaşarım Ah bir bilsem Bilsem sevdiğini Öyle mutlu olur Öyle coşarım ki Belki ancak o zama Ancak o zaman ağlarım. |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık