![]() |
Kaç alın yazdıysan bana, kendimin saydım biliyorsun. Kaç adım kaldıysa adına, zincirleme kazadır hepsi… Sussam, gözlerin neyi hak edecek ki… Yarı çıplak bir iklimin serüvenine takılmıştı gözlerim. Kabuğu soyulmuş, hamsı cinnetlerin tadını çıkarıyordum. Sene bilmem kaç. Gürül gürül yanan gözlerinin sahte teferruatında kızartırken aldanmışlığımı, üzerine yeminler ettiğin adımdan tiksiniyorum. Helalinden saydığım ne varsa, ağzımda paramparça. Kaldırıp atmaya tenezzül etmediğin serseriliğime paha biçiyorum. Benim senin kadar acemi terklerim olmadı… Söylediğim her ‘hayır! ‘dan kaçmak isterken, karşıma ustalığın çıktı. Ardıma bakarak irktiğim oldu, aklımı başıma seferber edemeden yittiğim… Hepsinden habersizsin! Kendisi toplamlarından çıkarıldığında, toplamlarının toparlanamadığı bir hesapsızlıkken sen, hesapta olmayan üveyliklerin zamansız yordu. Şimdi kalkıp gitmek vardı içinden… Neden durup bakmadın parmaklarıma basarken? Neden ’sür! ‘ dedin kelimelerini, cahillik diz boyuyken saltanatında? Su toplamış göz bebeklerime batırdığın çuvaldızlar, kendine iğnesiz şimdilerde. Başkasına başkalaşmayacak değilsin! Yeter ki, rahat bırak elif- ba’larımı… Düş-tün, Düştüm… Düş tümceli italiklere uğurlarken mağrurluğumu, gözümden düştüm. Koridorlara sığdırdığım kentler soğudu, kalbim ürpermiyor artık ölülerden. Senin de bir ölü olmadığını kim ispatlayabilir? Kim kaldırır yol üstü cinayetlerinden aşklarını? Limanını terk ettiğin gemilere dönmeye gücün yok! Tükeniyorsun, görmüyor musun? Bu sıkı yönetim, bu karatma geceleri, bu suç, sokağa “çıkma” yasağını yasaklamak için avutulmuştu günlerce ellerimizde. Yazık! Aforoz ettin aklımı hiç yere. Kurallı- bileşik suçlarına suç ekledin. Susuyorsam, cezanın da bir suç olduğunu bildiğimdendir. Susuyorsam, kahrolsun hümanizm! Susuyorsam, cinayetsin bakışlarıma… Yalnızca başını hatırladığım ilkel bir yalnızlığın belirginliğiydin. Arada başı bozuk ispiyonlar vardı, bacaklarımdan düştüğün yollar… Dizlerime sahip çıksaydın, anlardın alnında ağrıyan kış uykularını. Bilseydin, bu kadar ürkmezdin kendinden. Ki yoktun sen. Yoldun ya da. Ve ben seni, “yolculuk” oynarken kaybettim. Yollarımda, mızıka çalan şehla şehirler yoktu. İntihar süsü verilmemişti henüz aşklara. Şehirlerarası bakışmalar olanaksızdı. Kelime oyunları, boynu bükük zafer işaretleri kadar coplanmamıştı “nezakethanelerde…” İşte bu yüzdendi bütün kazalara “sen” deyişim, işte bu yüzden düşüyordun alfabenin en kaygan yerinden. Yıldızlarca değil, yıllarca uzaktın benden. Gökten üç elma düşse, ağlardım gizliden… Kendime gitmenin vaktini geçiyor yelkovan kuşları. Ne çıkar tutmuşsam saçlarını rüzgarın, koşmuşsam peşinden ciğerlerim patlayana kadar, caymışsam sevdamın ev sevdi yerinden. Bir ayvaz ağıdı seğirtip yakaladı işte şahdamarımdan. Ne fark eder beni sevmişsin, sevmeye yeltenmissin, sevmemeliymişsin… Ben kendi aşkımdan sorumluyum! Kentsizliğine acıyorum kahkahalarımla. Cesedindeki şiirleri yolduğun tırnaklarımdan soyunuyorum. Seni bağışlamıyorum! Ne kendime, Ne yollara, Ne de vaadi yitik istirhamlara. Bugün, saçlarımı kestim zülfükarla. Belki artık beğenmezsin beni. Sola dönüşü olmayan tabelalardan, bir gün sökeceğim sokağını ve öylece kaybedeceksin beni ciltsiz kusurlarımda. Beni hep arayacaksın… Kilometreleri ben koymadım ki oraya! Neden “bitsin! ” denilen yerden sökülmüyor bu sevda, mani oluyorsa sana? Neden masallarla uyuttun kulağıma söylediğin türküleri? Hiç hakkım yok mu uçaklarla selam söylemeye gözlerine? Hırpalanmış sesinin içinde bile, suçunu gizleyecek kadar suçlusun! Gökten üç elma düştü, Gözümden üç kent, Ağlamadım açıktan… Anladım. Ankara’da aşık olmamalı insan… |
gurbette bir sabah hüznü Doğduğu değil, doyduğu yerde insan, Gaddarlaşıyor kocadıkca, zaman. Alıp, gidiyor seni bilmediğin yerlere, Alıştırıyor felek bilmediğin dillere. Öyle hızlı dönerki dünya denen kasnak, Bir bakmışın aynaya saçlar olmuş akpak. Hayalinden mazin birer, birer geçerken; Buğulanır gözlerin anıları yaşarken. Sitem etmek gelir içinden geçen senelere, Yavaş yavaş kalırsın yalnızlıklarla elele. Bir derviş edasıyla çekersin şöyle bir ah, Hızla akıp gitmiş zaman çok yazık eyvah. Sevdiklerin birer birer terkederken seni; Hicranlı, biçare gönüller ilan eder matemi. Bir el değmesiyle şahlanan o duygular; Sanki şimdi, uzun bir kış uykusundalar. |
Çakmak değildir yakan aşkı... Çakmak değildir yakan aşkı ne de yanan sigara onun tanımı,, Teker teker tükenirken etrafındakiler aşk yakanın elindedir,, Alınmaya hazır. Yalnız kaldığında bir tek sigara, tükenmeye mahkum,, beklemeye mahkum,, Kapatıp kendisini yolunda çekildiğinde yanmaya erimeye hazır bir mum gibi tekrar çöreklenir üzerine acı Ve yanar başka bir çakmakla aynı aşkın acısı,, Bu sefer yalnız çıkar acı yolunda beklerken sönmeyi Bir bardak suda huzur arar Tükendiğinde Önemli olan tükenmiş olmak değildir, ya da hangi çakmakla yandığın,, Aynı Kabuğun altından beraber çıkmaktır,, AŞK beraber kül olmaktır, yakan çakmak değil, onu tutan ELIN ayni oLmasidir,, |
Aşk Aşk dediğin nedir ki Tenden bedenden sıyrık Çocukların içinde Yaşadığı bir çığlık Aşk dediğin nedir ki Histen nefesten varlık Umutsuzluk içinde Karanlığa son ıslık |
http://www.yazgulu.com/karisik/ozluyorum.jpg Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi Boynuna sarilip omuzunda aglamayi Nedensiz sevinçleri Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi Özlüyorum Gücüm yetmiyor unutmaya Seni aramazsam unuturum sanmistim Girmez sanmistim hayalin beynime Geceleri düslerimde Gündüz baktigim heryerde seni Özlüyorum.. Renkler gitmenle soldu Kirmizi kirmiziligini unuttu Mavi maviliginin farkinda degil Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus Özlüyorum Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim Sensiz seninle olmayi basaracagim Sonun yaklastigini hissettigim gün Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek Seninle sonsuzluga kavusacagim. |
İnsanlar Kendileri Çizer Kaderlerini Artık gidebilirsin gideceğin yere Sana kal diyemem Son ümit senden olsun Senden olsun son pişmanlık Hayır diyemem Bil ki Seni artık sevemem O bitimsiz anılar gelse de aklıma Göz göze, diz dize oluşumuz Birlikte yaşadığımız günler Geceler de gelse aklıma Sana dönemem Her masal gibi bitti bugün O kısacık mutluluğumuz Belki yalandı Belki yalan gibi bir şeydi Seninle mesut oluşumuz Şimdi ellerini görüyorum boşlukta çaresiz Gözlerini görüyorum en acı hüzünlerle dolu Oysa Ne kadar yalvarsan da Ne kadar ağlasan da Artık evet diyemem İnsanlar kendi çizer kaderlerini Seni affedemem... |
http://www.yazgulu.com/karisik/merangelsmall.jpg . . : : Sen Gel : : . . belki anlatılır,belki anlatılmaz, bu karamsarlığın nedeni. unutmaya yüz tutmuşken, neden tekrar aklımdasın gecelerimde,gündüzümdesin, özlemek değil bu güzel olan bir kaç anı anımsamak ama gözleri yaşlı ama kalbi buz kesmiş, şimdi sensizliğe yelken açmışken, neden haber getiriyor kuşlar? neden ağaçlar tatlı tatlı fısıldıyor adını, dün ilk kez uyuyamadım sensizliğin ardından, gözlerim karanlığın içinde,aydınlığını aradı, birde akşam rüzgarı eşlik etti yalnızlığıma. belki o an sesini duysam kendimi uykunun derinliğine bırakabilirdim.. herşey,herkes,tüm dünya girdi aramıza, boş kollarda aradın paha biçilmez mutluluğunu. bendeki aşkı hiçe saydın, senin gibi bir dünya servetine kanmadım, gidipte beş para etmez insanlarla,aramızdaki aşkı öldürmedim.. sen şimdi rahatmısın?? eğlenebiliyormusun sahte gülüşler etrafında, ya da eğlandirebiliyormusun yalanlarınla. hala eskisi gibimisin? hiç mi değişmedin? biliyorum seni değiştirmeye hiç hakkım olmadı, günlerce yazabilirim seni, ya da bir anda silip atabilirim. ya gelir tekrar koynuna girerim, ya da sensizliği dost bilir sarılırım boş bir hayaline savrula savrula uzaklara göçerim. sensiz değeri yok geçen zamanın, içimde senden kalan bir hüzün, dilimde sessiz adın kimseler duymuyor artık sen ve beni, onlarda benimle birlikte alıştılar bu terkedişe. ne güzel bir resminin olamaması, kendimi bu şekilde alıştırabilmek herşeye. aynı şehirde kocaman bir yalan olarak yaşamak, ve dönüp dönüp karlı kaldırımlara bakmak, ulaşabileceğim bir numaran varken,arayamamak ne bileyim unutmadım mı acaba seni neden yazıyorum sanıyorsun sevmesem niye karalayım kağıdı kalemi.. özlediğim bişeyler var, senden de benden de öte bir sıcaklık bölsün rüyalarımı bir nefes ver birde kokunu bırak ellerime, sen gitsende kokun kalıyor yastığımda, itiraf etmeliyim ki özlüyorum seni, bende bilmek isterdim senin tarafından özlendiğimi, vede beklerdim kapımı çalışını, sensizlik vurmadan zamana, sen gel, sen gel..... |
BEN SENİ SEVMİŞTİM… Gecenin karanlığında, Parlayan yıldızdın… Günümün aydınlığında Güneşimdin… Gözlerimden akan Bir damla yaşımdın.. Yüreğimde hiç sönmeden Yanan ateşimdin… İçtiğim bir yudum suydun Yediğim bir lokma ekmektin.. Suyun damlasında, Selin coşkusunda Kimi yanımdaydın Kimi rüyamdaydın Ama hep aklımdaydın.. Ben seni sevmiştim.. Sakın unutma...... |
Garip Gezmezdim Sevgi bahçesinde güller ekmezdim Gönül bağında garip gezmezdim Güzeller koynunda sabah etmezdim Gönül bağında garip ötmezdim Arı olup diyar diyar uçmazdım Gönül bağında garip gezmezdim Çiçeklere konup öz almazdım Gönül bağında garip ötmezdim Girilmez gizemli yere Yusuf’um Gönül bağında garip gezmezdim Bir güzele kapılmasaydı gönlüm Gönül bağında garip ötmezdim |
Ben ayrılıkların şairi Yalnızların ozanıyım Sen masallar okurken daha Ben acıların yazanıyım... Haklısın aramızda dağlar denizler var Haklısın aramızda uçurumlar Senin sevdaların üç günlük masal Benim sevdalarım Allahıma kadar... "Elma şekeri mi sandın aşkı Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı Hele bir kırılsın feleğin çarkı İşte ben o zaman görürüm seni" Hala "Tahta masalara" yazıyorsam adını "Aşk kitaplarında" arıyorsam tarifi aşkın "Kahır mektuplarında" yeniden buluyorsam seni Ve "ıslak mendillere" siliyorsam gözyaşlarımı "Eyvahlar" çekiyorsam her biten aşkın ardından " Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor" diye haykırıyorsam Ve "sabahçı kahvelerinde" bir çay gibi demliyorsam hasretini Ve "inadına " özlüyorsam o "çaykarası" gözlerini Bu benim ilk aldanışım değil Bu benim son yıkılışım değil Bırak bu sahte gözyaşlarını Üzülme "benim için üzülme" Üzülme bu son için üzülme Ben yeterim kendime... Varsında bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde Varsında her gece bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim Varsında bir daha değmesin ellerime ellerin Asla pişman değilim... Hatırla bir adam diyordun hatırla Ömür boyu sevsin beni ömür boyu İşte o deli İşte o çılgın İşte "o adam benim" Çünkü ben "Aşkı ölümsüz bilenlerdenim |
| Saat: 04:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık