![]() |
yaşamımla örtüşen bir aşkın bitiminde avunmak için söylenen hiç bir söz gerçek olmuyor gönüllerin tutuklu kaldığı dilde hangi sesin özlemini çekebilirim ki senden başka mutlusun belki de o hüzün kentinde ve ben o mutluluğunun sebebi değilim sessizliğe bırakmalıyım kendimi artık sensiz bir yüreğin ne de çok bizli cümle barındırdığını anlatabilirim o zaman kayda değer sevgimin sisli geleceği içimde sürgünlüğü bitecek ağrıya bir kez daha teslim olurken infazım imzalanmış olsa da yine de son bir istek sorarlar ya sormasınlar.. senden yoksun kalırken Tanrının unuttuğu bu şehirde hayalinle hüznümü bitirmeye çalışmayacağım.. ipek solum |
Git... demek gidiyorsun.. git.. sessizce kapat kapıyı ardından duyulmasın sesi içimden bosalan ah`ın.. durma git.. birak beni koynuna, hüzünlü gecelerin birak caresizligine ağlayan hecelerin ve sogukluguna sensiz hayata uyandığım ilk sabah`ın.. demek gidiyorsun.. git.. tut ki bir rüyaydı her şey yasamadik say sevdayı eflatun bakışlarında ilkbahar akşamlarının ve sıcacık koynunda kayıp giden yıldızların git.. durma git.. sensiz de gecer hayat, cevapsız sorularıyla geçşin zamanların.. yine baharlar gelip geçer belki yorgun kalbimden belki yeni sevdalara yelken açar gemilerim umudun limanlarnna demir atarım belki.. fakat, biliyorum.. bir türkü tadında geçmez hayat her nefeste seni anarım savrulur gözyaşlarım bir sonbahar sabahı hazana karışırım öyle mağrur, öyle sevecen, bakışların takılır aklıma.. dudaklarımda hiç duymadığım bir şarkının melodisi kalbimde pişmanlığın dinmeyen sesi cebimde bir kalem henüz yazılmamış bir kaç şiir bu dünyadan göçer giderim.. MEHMET YILMAZ |
O Toprak (Karadere köyü ) beni tanır... o toprakta, anılar saklıdır... rüyalarıma girer, otu taşı ayrı ayrı... Ad....ilinden kay..ya doğru Emirdağ’dan salındın mı, geç çark deresini Çınarlık gelir... Sonra kız pınarı..için açılır... dibine boyunca uzanmışımdır. koca çınar ağacı vardı...dibi beni tanır... Göbekçi çeşmesi,suyunu içmedim mi uzanarak, Türbe bayırından geçen kuşun, Suyunda serinlediğim , açma deresi.. yüzen balığının acısı vardır, Kestane bayırında kış gecesi Gübrelenen çulluk, beni tanır.... Ah ne tatlı, bostanlarda ellerimle oyduğum, Har tarlasında, sulu özlü karpuz... Biz büyüdük, rahmetler olsun... Bal akar,berber amcanın, kirazından, ismail amcanın şeftalisinden mahrumuz.. Sakara başında pişirdiğim mısır.... Çeyrekli bayırından, gel de şimdi sıyrıl... İnek otlattım düzünde bayırında... korucu iken Tıyka kamçıladı.. Türbe altı çayırında.... derede yüzerken yakalandık.. İpsiz Recep rahat bırakmadı.. Azman bayırında, sığırlarımı saldığım Yollara düşüp izmarit aradığım, Geçen arabalara "gazete" diye bağırdığım O toprak beni tanır.. Dostan yana gönlüm dertli, Büyüdükçe insan..içindeki çocuğu kirletiyor belki... Meğer yalanmış,.hep dost olmazmış, yüzüne gülen.. yıllar var ki ,yok arayan gelen... Menfaate esir,duygular arkadaşlıktan yana.. Acaba özlem yok mu haykıracak, yoksulda olsa sevgi vardı, sımsıcak.... mahallenin fırını yandı mı ,beklerdik, peynirli pidesini Hüsniye yengenin Arap kapmazsa elimizden..afiyetle yerdik... su ,çeşme kurnasından kana kana Kış geldi mi, naylon torbadan kayak... çocukluğumu geri verin bana" Ya plastik kayrıkomla yada yalın ayak.. isimsiz kral |
İnadına lanet olsun sevdim bir defa, çok seviyorum ama affetmem/inadına, çok kırdın beni dönme asla, ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına... durup durup ağlıyorum, yürek sancını dindiremiyorum, yangınım göklere varıyor, isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına... nasılda severdim nasılda, özlemim beni aşardı da, sana gelmedi mi yoksa, yaktın beni affetmem/inadına... sende haramsın bana, içki gibi,kumar gibi, ne yaptım bilmiyorum sana, ağlasan da sevmiyorum/inadına... nefretimi haykıracağım sokaklarda, delice sevsem de/inadına, her yerde sevgimi anlatsam da, sevmiyorum diyeceğim/inadına... gözlerimde yaşı görsen de, beni sevdiğini söylesen de, sende benim gibi kendini kaybetsen de, teoride affedeceğim seni/inadına.... MEHMET YILMAZ |
Gurur Alçak gönüllü ol, hor bakma bana, Doğru yolda yürü, yanarsın nara, Güvenme servete, güvenme mala, İşsiz, dostsuz bırakır seni gurur... Hep yüksekten uçar, alayla bakar, Yoksulun, yetimin kalbini yıkar, Yaşamı boyunca zalimlik eder, Merhamet bırakmaz insanda gurur... Gururlu olanı sevmez yaratan, Odur tüm canlıyı yoktan var eden, İman ihlas ile ibadet eden, Allah'ın yolunda saptırır gurur... Yoksului, mazlumu gel hakir görme, Dünya malı için kafanı yorma, Kendine ideal kişiyim deme, Yarı yolda koyar batırır gurur... Gurur sanki bir insanda güçtür, Gururla yaşayan insan bir hiçtir, Aleme gülenin kendi gülünçtür, Kişiti toplumdan soğutur gurur... Öğretmen Seyfet der sevmem gururu, Sevip, sayılmakta buldum ömürü, Zayıf insanlara verdirir emiri, Bitmez bir hastalık gibidir gurur... Seyfet Bozçalı |
umut Ben kalbimi satırlara dökmeye çalıştım Belki sadece satırlarda kalır diye Şarkılara küstüm hep seni anlatıyor diye Yollara küstüm hep senin özleminle, Sevgi nedir bilmezdim Aşka inanmazdım Umudu hiç düşünmemiştim Ta ki senin özleminle yatıp kalkarken, Sana olan sevgisini bana anlatıncaya kadar. Seni bir daha göre bilme umuduyla Umut hiç terk etmedi beni Yalnızlığımın tek dostu Aşkında umudum o kadar yalnız düşmüş ki Dualarım çaresizliği haykırmaya başlarken Unutmak için gidiyorum Unutulmak için gidiyorum Üzmemek için gidiyorum Üzülmemek için gidiyorum Belki hiç dönmemek üzere Gök yüzü ne güzel,Yıldızları bana anlatırken Her zaman Dualarımda var olacaksın Seni güzel bir hayat bekliyor Sana olan sevgimi doğaya dağıtım Doğaya hayat gelsin diye Sana olan sevgimi çocuklara dağıtım Umudu simgelesinler diye Yaşamayı sevdim yaşatmayı senin sevginle Umutla dost oldum,umut dağıtmayı öğreneyim diye Umut olmak için gidiyorum umudun derinliklerine.. onur akyol |
Sensiz Sabahlar Hayat, Bakışlarımın yüzüne değmesiydi Öyle içten öyle sıcaktı ki Benzemezdi hiçbir şeye Seni görünce gözlerim Sana odaklandı birden bire Seni kalbimin incisi yapıverdim daha ilk görüşümde Zamanlı zamansız aklıma geliyordun Zaten hiç çıkmıyordun Her an yanımda gibiydin Seni kalbime prenses yapıverdim İçtiğim suda, içime çektiğim havada Her anımda her yaptığım harekette Her gülümsemede Her şeyde sen vardın Baktığım her yerde İzlediğim filmlerde bile Başrol oynardık ikimiz Seni evinin hanımı yapardım Sonumuz zaten mutluluktu Mutlu son Acı denen şeyi unutturmuştun bana Acımıyordu artık içim sen vardın Tamam, Benim yaşadığımdan bile haberin yoktu Ama benim umudum çoktu Seyahatlerimde hep yanımda oturuyordun Yorulunca başını omzuma yaslıyordun Sonra anlatmaya başlıyordun Seni tanımak diyordun Hayattı diyordun Bense seni dinliyordum Son durağa gelince kalkmaya cesaret edemiyordum Seninle olmak varken inmeyi düşünmüyorum Ben inerken son durakta Sen gidiyordun kara toprağa Ellerin, gül yüzün Koparıyordun Yumuyordun sonsuzluğa Şimdi içimde bensiz hayata yumduğun Ela gözlerinin ağrısı var ve gözlerimde, seninle geçen her mutlu rüyadan sonra Sensiz sabahlara uyanmanın acısı ağlar! isimsiz kral |
BEN SIFATSIZ SEVDİM SENİ Ben sıfatsız sevdim seni Bir ad koymadım sana, adınla sevdim Yüzüne bakmadım ay ışığında, ben mehtabı yüzün bildim Ben sıfatsız sevdim seni Saçlarını savurmadım rüzgarla, rüzgarları saçların diye kokladım öyle sevdim ellerinde ısınmadı hiç ellerim,ben hissettiğim her sıcağı ellerin bildim Ben sıfatsız sevdim seni Bakışlarında eritmedim hasretimi, gözlerini hiç görmedim Sen gözlerimin algılayabildiği her şey demektin, Sensin diye baktığım her şey, bilsen neleri sevdim Ben sıfatsız sevdim seni Bilmedim güzelliğini nasıl bir şeydin, Ben güzelliği sen bildim , her güzel şeyi sana benzediği için sevdim Ben sıfatsız sevdim seni Yalnızca sevdim , düşünmedim kim olduğunu, neye benzediğini Ben sıfatlandırmadım sevgini, öylece öylece sevdim… AVUÇLARIMDA GİZLİ BENİM SEVDAM Avuçlarımda gizli benim sevdam Kimi zaman saçlarını okşarken Kimi zaman yanağında yaşatırım buse buse Ama çoğu zaman ellerine emanet ederim El ele sımsıcak kuytu bir cafe de Bazen sormak gelir, duymak gelir içinden Ne kadar seviyorsun beni diye Kar tanelerinin düştüğü an gelir aklıma Teker teker eriyen avuçlarımda Yüreğime yaktığın sevdanın ateşi Avuçlarımda şekillenir gözümün nuru Kar taneleri, bu aşk filminin figüran sahneleri…. Avuçlarımda gizli benim sevdam Seninse gözlerinde saklambaç oynayan çocuk yüreğin Öylesine büyük ki! Ne denli gizlesen de tutsan da kendini Masmavi bir deniz, yada uçsuz bucaksız gökyüzü yüreğin Gözlerinde yaşıyor, gözlerinde yaşatıyor sevgin… Merhamet bir ada olmuş maviliğinde Sevginin,şefkatin,sadakatin,güzelliğin yaşadığı bir ada Ve bu adaya giden bir gemi var, Kaptanı ben, miçosu ben, yolcusu ben Öylesine mutlu, öylesine huzurluyum ki Senin kara sularında yol alırken, Senin yüreğinin adasında robinson gibi Yalnız seni yaşayan ben…. RefiK Kestem(megafm) Sıcak bir düş tatlı bir tebessüm var yüzümde Adını hep duyduğum ama bir türlü yaşamadım şimdiye Gerçek bir mutluluk var içimde Ağaçlar dallar tomurcuklanmış yeni fark ettim biliyor musun Bahar gelmiş Sen olmasan farkında bile değilim Bananeydi ki zaten Geçen bir sohbet olmuştu ya hatırladın mı Kan anonsu geçti radyodan da Kan grubumuz ne konuşmuştuk Ben o gün içimden aşk grubu rh sen demiştim duymadın Doktorların yüzünü görür gibiyim Kanımı inceliyorlar şaşkın Ciğerlerimin röntgenini çekiyorlar inanamıyorlar Sonra sonra ben giyinirken Seni bir kenara çekip fısıldıyorlar kulağına Ben duymayayım diye Hastanın durumu ümitsiz Üzgünüz diyorlar Kanında aşırı miktarda sevgi komplikasyonu oluşmuş Ciğer filminde oksijen yerine aşk soluyor görünüyor hasta Yani !! Sırılsıklam aşık sanıyoruz Allahtan ümit kesilmez Siz son nefesine kadar yanında olun diyorlar Senin gözünden bir damla yaş akıyor Canım benim … Biliyorum mutluluktan … Seni seni tüm hücrelerimle amansız bir sevda ile seviyorum …. (Refik kestem) SIRADAN DEĞİL SEVMEK SENİ Bugünlerde havalar çok soğuk Odama doldurmuşum bakışlarını Gözlerini düşünüyorum Gözlerinden öpüyorum Isınıyorum Aç, çıplak yaşamın kıyısında Seninle doyuyorum Seninle örtünüyorum Uzaklar sevdanla yakın Yakınlar özleminle uzak Her duygu Her mesafe seninle anlamlanıyor Seninle yaşanıyor Bir cenaze görmeyeyim Aklıma ayrılığın geliyor Seni düşünüyorum Sevişmelerine düşüyor ürpertilerim Her tarafa düğün dernek Gözlerini kapatıyorsun Herkes birbirine küsmüş Martının kanadı kırık Mavi solmuş Deniz küskün Gülümsüyorsun sonra Bakışlarında menevişler Bayram geliyor Sarılmış insanlar düşüyor aklıma Herkes birbirine sevgisini söylüyor Çocukların saçlarını okşuyor baba Eşinin omzuna atıyor elini sevecen Mutlu aile fotoğrafları çoğalıyor Öyle sıradan bir şey değil Anlatmak seni Sevdanı Sıradan değil sevmek seni Büyük adam oluyorum Tarihi yazan Önemsiyorum kendimi Öyle o eski dalgacı ben değilim Yaşamı ciddiye alıyorum Büyük işler yapıyorum Sevmekle seni Besteler doğuruyorum Resimler çiziyorum Masallar okuyorum Sevdalı çocuklar büyütüyorum Oyunlarında aşk Sevinçlerinde sen Seni sevince Sığmıyorum kendime Sığmıyorum toprağa Sığmıyorum dünyaya Yıldızlara koşuyorum Güneşe Sarı sıcak ışıltıya ismini yazıyorum Seninle aydınlanıyorum Seninle "Günaydın" diyorum sabaha Seninle yıkıyorum yüzümü Her tarafıma gülümsemen bulaşıyor Seninle başlıyorum yaşam kavgasına duygu41 |
Tut Elimden Ayrılık Ayrılık, tut elimden, bırakma Ben ilk defa çıkıyorum bu yolculuğa Yol bilmem, iz bilmem korkuyorum Bu yol çok karanlık önümü görmüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Gece çok soğuk, üşüyorum Güneşim battı, artık içimi ısıtmıyor Bu yolculuk nerede biter bilmiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Bir meçhule doğru yürüyorum Aşkım, yoldaşım beni artık istemiyor Yapayalnız yalnızlığa gidiyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Dayanağımı yitirdim, düşüyorum Tut elimden ayrılık, bırakma Canımı evde bıraktım, ölüyorum Ölüyorum ayrılık, ölüyorum Rotterdam, 03.08.2002 Ensar Aktaş |
Yarı Gece Boğaziçinin ufak bir iskelesinde Dolaştığım geceler oldu Yorgun, uykulu bir kızdı bu Son vapur yolcuları içinde. Araya başka denizler girdi Başka denizler attı beni başka uzaklara O tarihten tam beş sene sonra Gene oradayım şimdi. Söylesem inanmazlar, söylemiyorum Her gece gene o kız çıkmakta son vapurdan Tıpkı eskisi gibi karanlıklarda kaybolan Bu gölgeye hayaldeyim siz olun da Gözümle görüyorum, hayal diyemiyorum. Sular bir şıpırdadı kıyı boyunda İşte gene son vapur, çekti gitti önümden Arkamdan bir kız geçti Adımlarının sesinden tanıdım: Uykulu, Yorgun da. Geçen bu genç kıza desem ki: Bir haber ver hayatından, verir mi? isimsiz kral |
|
YER YEMEZSE ÇATLAR YER Elin görmezse para Aşkla girmezsen nara, Kavuşmadınsa yara Fert yemezse , dertler yer. Dili yok ise neyin Bakandan yoksa dayın Dikengibiyse huyun Mit yemezse , itler yer. Aşiğa allar gerek Güzele güller gerek Sofraya ballar gerek Lort yemezse , mertler yer |
ben seni sensiz sevdim Ben seni severkenSen yanımda yoktun ki!Ben seni özlerkenSen bilmiyordun ki!Ben seni sensiz sevdim...Sen yokken bakışların vardıBeynime kazınmışNereye baksam oradaydılar,Ben seni sensiz sevdim..Göremesem de, rüyamdaydın,Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydinVe kimse seni oradan çıkaramayacak.Sen bile!Ben seni sensiz sevdim...Sen olmasan da, hayalin vardı,Sen olmasan da, şarkılar vardı;Seni hatırlatan...Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.Ben seni sensiz sevdim...Sen olmasan da,yıldızlar vardı,Sen olmasan da,bulutlar vardı,Sen olmasan da,günbatımları vardı,Sen olmasan da,denizler vardı...Ben seni sensiz sevdim...Aslında sen hep vardın,Aynı şehirde,aynı sokakta,“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;Ben seni sensiz sevdim...Ne olurdu sende beni sevseydin?Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,Hani kıyamet koptuğunda...Ben seni sensiz sevdim...Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!M.Ahsen SAKAREİSOĞLU |
Gizli Sevda Hani bir sevgilin vardı Yedi sekiz sene önce, Dün ona rasladım Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü Konuştuk ordan burdan. Evlenmiş, çocukları olmuş Bir kız, bir oğlan, Seni sordu. Hiç değişmedi, dedim. Bildiğin gibi... Anlıyordu. Mesutmuş, kocasını seviyormuş. Kendilerinmiş evleri... Bir suçlu gibi ezik, Sana selam söyledi. behçet necatigil |
Her gelen talan eyliyor, talanlara doyduk yeter. hepsi yalan söylüyorlar, doğruluğa doyduk yeter, aha bu iş burda biter.. sülük gibi kanım emdin, seslenmedik hep sen bindin, gökten zembille mi indin, enayiysek bildik yeter, aha bu iş burda biter.. demokrasi dedik amma, demedikki bizi tınma. kerhen bir oy verdik amma bu oy'una kandık yeter, aha bu iş burda biter.. İNCE derki sunduk yeter, aha bu iş burda biter.. Sabit İnce |
Neden Paylaşmak varken güzelliği ve mutluluğu Paylaşmak varken hayatı, aşkı ve sevgiyi Paylaşmak varken yaşanacak bir ömrü Kavga neden, savaş neden kin neden Bahçelerde bağlarda koşup eğlenmek varken sevgi dolu bir ömür sürdürmeyi düşlerken Birlikte bu güzelim ülkemizi yüceltmek dururken Kavga neden, savaş neden, kin neden Birlikte olmak varken bu ayrılık neden Birbirimizi sevmek varken bu nefret neden Hayatı güzelleştirmek varken karartmak neden Kavga neden savaş neden kin neden Sevelim sevilelim birlik olalım hep beraber Bir yumak gibi sarılalım sımsıkı ayrılmamacasına Sevda kardeşlik ekelim bu ülkenin topraklarına Kavga neden savaş neden kin neden Hadi Özden |
Sevmek Günah mi? Senki, Geceler Boyu Hasretine Sarılıp Uyuduğum Senki, Bütün Sevgilerin Üzerine Koyduğum Günahım, Sevdiğim Yaşanmamış Sevdalar Kadar Bilinmezlerimiz Sonu Olmasada, Bu Yangını Söndürmeye Kimin Gücü Yetebilir Hergün Vurulan Bu Yürek, Elbet DirilirDirilir Bu Solmuş Umut Çiçeği, Kim Bilir Hangi Rüya Beni Sana Getirir Geceler Boyu Sayıklarken Hasretini, Sensizlik Sardığında Dört Duvarı,Yüreğim Kabardığında Denizler Kadar, Dilimin Ucundayken Adın, Ve Sen Olmuşken İçimdeki Bütün Şiirler, Susarım, Kaderime En Zor Soruyo Sorarım Günahmı ? Damla Damla, Yudum Yudum Seni İçmek, İstiyorumYüreğimde Fırtınalar Bir Kalp Olmuş, Senin İçin Çarpıyorum Masum Bir Heyecansın Çocuk Kalbimde, Bir Nefes Kadar Yakın,Keşfedilmemiş Kıtalar Kadar Uzak, Ve Yüreğimin o En Saklı Yerinde, Içimde Akan Nehir, Su Kadar Berrak Kimseler Bilmeyecek Bu Yasak Aşkı, Adını Herkesten Saklayacağım,Söyledim Ya, Seviyorum Günahmı ? Günahmı ? Günahmı ? Yaradanım Onu Ölesiye Sevmek Günahmı ? Düşlerimde Sabaha Dek Onu GörmekGünahmı ? Allah'ım Verdiğin Canı Ona Vermek Günahmı ? Unut Diyorsun Bana, Unutmak Kolaymı ? Neşemsin, Umudumsun, Karanlık Günlerimin Işığısın SenKalbimdeki Kuş Yalnız Senin Aşkına Kanat Çırpıyor Eyy! Gönlümün Maralı Adın Geceleri İçimde Çığlık Çığlığa Bir Çigan Kemanı Nasılda Ezik, Nasılda YaralıSeviyorum Seni ! Seviyorum... Sevmek Günahmı ? Arzularım, Alev Alev, Hasretini Tutuşturur Elin Deyse, Ellerime, İçim Titrer Dayanamam Kalbim DururGözün Deyse, Gözlerime, İçim Titrer Dayanamam Kalbim Durur Bedelini Ödemeye Hazırım Tüm Sevgilerin, Günahını Çekebilirim Bütün Aşkların,Seviyorum, Sevmek Günahmı ? Günahsa ? Günahkarım.. Yarattığına Kul Oldum, Affet Allah'ım... Affet Allah'ım... Sebnem Kisaparmak |
Rüzgar koymuştum adını Rüzgar koymuştum adını... biliyorsun... her özledim seni dediğinde, aşığım sana dediğinde bir cevap vermemi bekliyordun sıkılmaksızın... ben de sana asi rüzgarım diyordum usanmadan... şiddetli olduğun kadar sakindin de serinlettiğin kadar yakıyordun da... çarpıyordun yüzüme her defasında tokatçasına... zevk veriyordu kimi zaman hiddetin can yakıyordu kimi zaman sükunetin... nerden bilirdim asi rüzgarların gün gelip de durulacağını, göçmen kuşlarla yitip gideceğini üfleyip üzaklaştırmaya çalıştığımda nefesimle bir daha tenime işlemeyeceğini küçücük bir veda bile etmene izin vermeden rüzgar dünyamı terk ettin şimdi yalnız rüyalarda biçare savrulan kelebekler gibiyim hangisi senin kokunu, senin acını yaşatacak bana... bekliyorum... bekliyorum... bekliyorum ruzgar, mevsimini |
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana Ataol Behramoğlu |
dalgalar Unutulmazdı,değilmi? Elele dalgalara baktığımız an Sözlerin ne güzel,beyazlaşan denizde Uzaklaşan dalgalarda sen Aşkım benim,dünyam sende Dokunuşun elimde,seninim Dalgalar bizi takip etsin,peşimizde Aşk,içimizde…ellerimizde Sonsuzluksa gözlerimizde Sende,baktığında bende Unutulmaz,dalgalara baktığımız an Birlikte el elele metin yılmaz |
Ayrılık Şiiri Her satırı Mendireğe dizili karabataklara benzeyen Bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler icinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldın koynumdan Bütün yolcularını Boğaz köprüsünün çaldıgı Araba vapurunun boş seferleri gibi yanlızca rüzgâr gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdıgım ayrılık siirini okudukca dalgalanır... Sunay Akın |
Mart İçin Hoyrat Sabah erken kalktım dereler buz Tanrı bilir ne zaman döner avcılar Kör Süleyman gece gündüz sayıklar Çadırı yıkılsın da bozulsun bağı Kan izlerini sildi götürdü acı kırağı Dolandım durdum uzun yollarda yalnız Severim gözünü şu halime bak Yaramı saran gümüş telli kavak Döner durur göğün dibinde bir yabana Kartal mı desem peşinde bir alıcı kuş Hakkari Oramar yaylası Van gölü Muş Genç ömrüm bir kürt kilimiydi geçti gitti İnsan yüreği pas tutar derdi babam rahmetli Başında bir solgun poşu ayağında çarpana Gözünü severim bir haber salsana Yüreğimden uçan gümüş telli turna Uyudum uyandım bir uzun gece Ay karanlık devir **** hava dumanlı Sırtımda bir hançer söğüt yaprağı Düşte gördüm dökülmüş odamın beyaz Kireci bahar gelmeden geçip gitmiş yaz Kimse sormaz aç mıyım susuz mu halim nice Gözünü severim sen söyle kiraz Ağacından doğan gümüş telli saz Kar üstüne açmış yaz delisiydi Erken öttü gönlümün çapar horozu Korkarım silerler defterden bizi Götürür ayrılığa bir tahtadan at Tarih dokuz yüz seksen gün yirmi üç mart Biri hasret gömleğini bir daha giydi Yüzünü seveyim sarayım belin Koynumda uyan gümüş telli gelin Onat Kutlar |
Küskünlüğüm hep eşkiya zamana Zifiri siyahlar pembeye dönüşsün diyorum Senden yoksun akşamlara Sol yanıma sokulsa yanlızlığın Dudaklarımın kıvrımlarına Saklansın usulca dudakların Vuslata dair ne varsa Dökülse sonra Uzansa gölgelerimiz Sırrımız yansısa duvarlara Leyleklerin uçuşlarına salsak yüreklerimizi Özgürce tutunsak sonra ayaklarına Yazmıyor artık kalemim Bekleyişlere verdim şiirlerimi Geldiğin o gün.............. Başlayacak gönül düğünüm Binlerce sevinç düşecek toprağa Ogün ay güneşe sarılacak Sevincimize ortak olup Bulutlar bu defa seviçten ağlayacak Rüzgar çekecek kanatlarını; .Meltem selamlayacak Camların buğusunda yaz boz oynayacağız Sayki şimdiden ellerim ellerinde Dokunduğum her noktam sen Bekleyiş dolu zamanlara inat Kör bir makas bitirmeli artık Özlemlerimizi kırparak müzeyyen baskir |
|
Adın Dökülür Dilsiz perişanlıklarım Büyürken aynalarda Küçülür sefil umutlar Birer birer baş kaldırır Yaralarına bile bakmadan İçimdeki hatıralar Gönlümde bir deli hasret Kor gibi yanarken alev alev Sol yanıma bir sancı oturur İçimde acılar nöbet vurur. Bitmiyor işte içimde sensizlik. Bu hasret denen canavarın Ne merhameti var ne duygusu Ne esnemesi gelir ne uykusu Yonar hergece beni usul usul Kaç bahar tükendi sensiz Hiç bir ele uzanmadı gönlüm Kimse anlamaz gönül yasımı Öyle zorki sensizliğin öyküsü Hergece dilimde ölüm türküsü Sanki halimle alay eder Sigara dumanlarında çehreler Bir gölge gelir karşımda durur Bir çift göz kuyular gibi derin Sanki bana uzanır gibi ellerin Yeni uyanmış halinle uykudan Hüzünlü bakışların ılık ılık Yüreğim sancıdan büzülür Ve rengi yitik gözlerimden Usul usul adın dökülür....... Ali Başol |
güzel şiirler hepsini okudum |
Seviyorum desem inanır mısın? Sen, Solgun baharlardaki mavi yağmurum, Akşam kızıllığında yorgun gölgem, Kış ayazında yaz güneşimsin. Bulutlardaki saklı düşlerim, Her günün sonunda özlediğimsin. Yüzün kadar temizdir kalbin, Hangi sevgi alabilir yerini? Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, Sensizlik ölüm kadar acı… Bir gece titreyerek uyanırsan Bil ki resmini öptüğüm andır… Bir gün yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden Bil ki bir tanem yokluğundan öldüğüm andır. Aşkınla sararıp solacak kadar Sevginle bahtiyar olacak kadar Uğruna canımı verecek kadar Seviyorum desem inanır mısın |
Sessiz Müzik Sen kış güneşi misin Yakarsın ısıtmazsın Bir ırmağın ortası yoksa Seni mi hatırlayacağım Bu dünyada olup bitenlerin Olup bitmemiş olması için Ne yapıyorsun Sizin evin duvarları taştan Dumanı da mı taştan Seni kız arkadaşlarından Sevinç gözyaşları içinde Öpen olmayacak mı Ezberlediğin şiir Beklediğin adam Sezai Karakoç |
BIRAKIP GİTTİN BENİ http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif bırakıp gittin beni bütün kapılarda bütün çöllerde tek başıma kodun şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim vardığım hiç bir yerde değildin sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını denizde dalgakırandan da boşluğunu bir günün seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç bana bakıp görmediğin için ben yokken içini çektiğin için ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen ARAGON |
hiç kalbım agrıdı mı sebepsızce Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını… Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın… Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda… Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur… Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce… <!-- THE POST |
Karanlığı Yırtan Kıvılcım Aldırma öyle seni karartan koyuluklara henüz tomurcukken sen sevimli bebe açılacaksın aklayacaksın duygularına yük olan koyu karaları serpileceksin dağıtacaksın soluduğun nefesinle göreceksin o sensin işte karanlığı yırtan kıvılcım. Ankara 1983 Aydın Yurtsever |
dönüyorum [SIZE=medium]dönüyorum sardunya zamanlarıma ilkyaz çiçekleri kokularını salsın belki unutulmuştur adım, tozlu çekmecelerde saklanan sevda mektuplarında ya da yürek dağlayan bir şarkının dalga kıran ritminde olsun../..yine de dönüyorum, kadınlığımın ağrıyan uyluklarında barınan düş tomurcuklarına aldandığım mavileri geri alsın Ege dualarla yıkadım ruhumu ve arındım soytarı vedalardan../..dönüyorum bir aşk mevsiminde öldürülmüştüm geri dönmedi katilim cinayet yerine çıplaklığımın göz yaşlarını ellerimle sildim temiz çıktı acılarımın otopsisi sonuç:../..kâfidir bu sümüklü serzenişler rahminden doğuyorum yıkıntılarımın../..dönüyorum bağışladım anılarımı soğuk bir otel odasında balıkçı teknelerinin ninnisinde ağıt yaktım otuz beşlik bir hüzün getirdi garson yudum yudum içtim../..şarkılarımı ıslattım Assos!../..felsefenin ve aşk’ın mistik kenti akıtamadım tapınaklarından sevda dileklerimi sen de bağışla ve kutsa ayrılıklarımı bak işte sana geldim ve artık susuyorum denizinde sakladığın liman şehrinden çıkart gülüşlerimi bahara yetişmem lazım../..dönüyorum geç oldu ama anladım../..kimse giderken götürmüyor sevgileri yanında yanılgılarımı yüzüme vurmayın, içimdeki çocuğun masal saatine denk geldi aşk anladım dedim ya../..daha fazla yormayın şarkılar kadar sevmiştim../..ama bitti ciddiyetini yitiren vaatler utansın, ben utanmıyorum öznesi tutku olan sevişmelerimden yürüyüp geçtiğim yollar bir zahmet karşılasın beni vedalar vesikamdır artık../..dönüyorum pelin onay[/SIZE] |
Dosttan Mektup Yüce Rahman adıyla sana verdim selam Gel dostum oturalım edelim iki kelam Paylaşalım acımızı dinleyelim meram Can dostluk kolayına kazanılırmı Sızlayan yüreği dost gibi saran olmaz Her aradığında dost gibi can bulunmaz Yaralıyım yanmışım sesimi duyan olmaz Can dostluk kolayına kazanılırmı Derdim çok dostum beni dinlermisin Bir acı kahveni benden esirgermisin Dost kapını çalsam misafir edermisin Can dostluk kolayına kazanılırmı Yaren ile muhabbet hazzı bambaşkadır Sözleri bal gibi dili bülbül aşktadır Dostluk ne hısımlıkta nede yaştadır Can dostluk kolayına kazanılırmı Dostluk candan öte insana yoldaştır Yeri gelincede ciğer paren kardeştir Bazende can ahbap bazende bir eştir Can dostluk kolayına kazanılırmı Dost demek sevgilerin sevda çağıdır Dost demek gönüllerin yaren bağıdır Dost demek yüreklerin yüce dağıdır Can dostluk kolayına kazanılırmı Zeki Çimen |
O OLMAZSA YAŞAYAMAM O olmazsa yasayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin iste. Yasarsin cunku. Oyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Cok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kirilirsin. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiginden. Cok sevmezsen, cok acıtmazsın. Cok sahiplenmeyince, cok ait de olmazsin hem. Calıştığın binayi, masani, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile cok sahiplenmeyeceksin. Senin degillermis gibi davranacaksin. Hem hicbir seyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsin. Onlarsiz da yaŞayabilirmissin gibi davranacaksin. Cok esyan olmayacak mesela evinde. Paldir kuldur yuruyebileceksin. ille de bir seyleri sahipleneceksen, çatıların gokyuzuyle birlestigi yerleri sahipleneceksin. Gokyuzunu sahipleneceksin, Gunesi, ayi, yildizlari... Mesela kuzey yildizi, senin yildizin olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir seylerin... Mesela gokkuşaği senin olacak. ille de bir seye ait olacaksan, renklere ait olacaksin. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksin. cok sahiplenmeden, cok ait olmadan yasayacaksın. Hem her an avuclarıdan kayıp gidecekmis gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. ilisik yasayacaksin. Ucundan tutarak... CAN YÜCEL |
saolun |
|
http://www.sevdimseni.net/Siir/027_dosyalar/ask.jpg Aşk Sert rüzgarlarin ardından kırılan dallar ve yapraklar.. Belki bir son bahar akşamına doğru... Belki bir öğlen vakti.. Aşık olmak için zaman ne kadar önemli ki.. Ama illa bir bahar zamani... Özelikkle son bahar.. Şarabin sigara dumanı ile dansi, Belki ağızda bir tango mısrası.. Küçük ellerinde hafif ter.. Yüreğinde bir kuş .. gözlerinde buğu.. Sevmek için acele etmek mi doğru... Belkide bir dahaki bahara.. Ama olesine bir sevgi istediğim Öyle bir sevgi ki... Her seyden kutsal... |
Zamansız Zamanlardayım Fani dünyanın fani sevgilisi, Nasıl olurda sığar koca bir ömür Kısacık bir yedi güne? Aklım almaz gün doğmaz, Zaman geçmez, Seni uyurken seyrederken, Ne yapıyorum ben burada diyorum Gözümü bir açıyorum ki Kollarım da aç bir kadın!!! Lanet etmek istiyorum edemiyorum. Zamansız gelen bir ecel gibi geldin, Girdin hayatıma. Düşünüyorum düşünüyorum, Kalbime nereye koyabilirim seni diye? Emin ol ki en güzel bir yerlerine. Hep kendimin sağlamlığıyla övünürdüm, Kurşun bile işledi ayaktayım diyordum Bana şunu öğrettin ki, Kurşundan daha kötü yaralarda varmış. Kal diyorsun ve ben kaçıyorum. Senin yüce sevgine layık olmadığımı bile düşünüyorum. Ve şu da bir gerçek Ne başka biri hatta Tanrı bile, Beni senin kadar sevdiğine inanmıyorum. AĞLIYORUM!!! Nusret Kaşıkçı |
Yoksa... Kafamı ne yana çevirsem Ela bir hüzün okşuyor saçlarımı Bakışların sinmiş duvarlara… Yatağa uzanınca fark ettim Tavanda ayak izlerini ‘Gitme’lerin Buruşturulup atılmış kağıtlar yalvarıyordu Yak bizi! Kaldıramıyorlardı belliydi Her cümlede gizli,açık Öznelerin en sevilmişi seni… O kadar derinden koymuş ki terk edilmek -Zamana bile- Çıkmıyor, Senle dolu anların katili O saatin sesi… İncileri dökülmüş ortaya takır takır çaresizliğin Her akşam misafirim dolayısıyla sessizliğin Uyku mu dedin? O da kim? Biliyorum, biliyorum yüzlerce kez söyledin ‘Asla geri gelmeyeceksin…’ Ama ayak sesleri kimi zaman kapı önünde, Yoksa… Yoksa sen mi geldin? ibrahim yılmaz |
İyimser Bir Gül Uyandım, seni düşündüm Birdenbire duvar Birdenbire gece yarısı... Sonra devriye parolası Ve rüzgar Ve birdenbire kalp ağrısı... Uyandım, seni düşündüm Ey yar Ey göğsümün sol yarısı! Su bulanınca Meydanlarda sesin yırtılınca Hiç dostun kalmayınca Sarsılmış bir ömrün Basamaklarından Görüşüme gel ne olur İyimser bir gül olsun Dudaklarında... Dert etme, iyiyim ben Ara sıra mahşer Ara sıra yaşama hırsı... Sonra mazgal altı zulası Ve mektuplar Ve ara sıra hasret belası... Dert etme, iyiyim ben Ey yar Ey hüznümün tütün sarısı... Kan bulaşınca Yangınlarda yüzün harlaşınca Saçların tutuşunca Zorlanmış bir hükmün Tutanaklarından Görüşüme gel ne olur İyimser bir gül açsın Yanaklarımda... isimsiz kral |
Aşkın... Kan kaynar damarlar erir bedende Ateşten ateşe düşürür aşkın Bakışlar bir şeyler arar derinde Mum gibi eritir bitirir aşkın. Gölgeler, gölgeler ışığı suda Su donar buz keser beden uykuda Renkler belirir ansızın yokta Her gece yavaşça öldürür aşkın Eşyalar doldurur boşluğu birden Beynimi kurcalar sesler gaipten Malesef hiçbir şey gelmez elimden Dünyayı tersine döndürür aşkın. Kapıldım hiç yoktan sevda seline Bilmeden düşmüşüm zalim eline Alışırım dedim kendi kendime İnsanı haline güldürtür aşkın. Hayatı seninle yaşarken sevdim Sensizken köleydim seninle beydim Daha önceleri nerelerdeydin Şeytanı meleğe döndürür aşkın. Cengiz Süslü |
Yalan oldun Sanma yaşıyorum gamda sözlerim Ölmüştüm sen beni unuttuğun gün Her gün her saatte dolar gözlerim Tekrar can verirdi bana dönüşün Tükendi mi sevdan bilemiyorum Ne yapsam kalbimden silemiyorum Yalan oldun gittin gülemiyorum Bağrımı deşiyor yada akışın Yalan bile olsa son bir defa de De ki seviyorum ve bende bende Artık dert kalır mı bu köhne tende Kalbimde yaramsın çile nakışın Yalan ettin beni sevdim bilmeden Dertlerine mahkum oldum gülmeden Haydi dön geriye yaşlar dolmadan Beynimde hançerdir sevda büküşün Rüyada okşadım siyah saçını Divane olunca bildim suçumu Bu bana verdiğin ateş göçü mü Bırak ki yanayım yaksın yakışın Yoksa pişmanmısın sen arda mısın Yaktın ciğerimi de kârda mısın Bilinmez bilinmez diyarda mısın Hangi yaban elde gülü takışın Şimdi bir köşede oturur muyum Sen unuttun ya ben unutur muyum Gönlüme boş verip avutur muyum Son defa gözüme değsin bakışın İçimde yaralar ağlasın boşver Yâr diye sarmaya sineme taş ver Artık veda vakti elveda gök yer Bir daha olmaz ki beni yıkışın |
Ağlamak için gözden yaşlar mı akmalı…? Dudaklar gülerken gözler ağlayamaz mı…? Sevmek için mutlaka gözler mi bakmalı…? Şirin bir ruh insanı bağlayamaz mı…? Gülü soldurmak için dalından mı koparmalı…? Gonca bir gül dalındayken solmaz mı…? Hırsızlık yalnız para-pul çalmak mı…? Saadet çalan müthiş bir hırsız olmaz mı…? İnsanı öldürmek için silah,hançer mi kullanılmalı…? Gözler sağ,saçlar silah,gülüş hançer olmaz mı…? |
Yalancı Güneş Küçük bir çocuğun, Masum gülümseyişi vardı yüzünde Hani o derin bakışlarının içinde Zararsız ama kendince çok büyük Kendince ulaşılmaz hayalleri barındıran bir çocuk Dudaklarındaki hafif bir tebessümü Yada gözbebeğinin içindeki bir pırıltıyı fark etmek Yetip de artıyordu İçimdeki üstü örtülü okyanusları dalgalandırmaya Ve başımın dönmesine Deli olurcasına Gözlerindeki karanlığa dalıyordum bazen Çölde kaybolmuş bir bedevi gibi Bulabileceğim tek parlak şey olan Güneşe dikiyordum gözlerimi Herkes bir damla ferah için açarken ellerini Ben biraz daha hararet için ağlıyordum Ben de uzattım ellerimi güneşe Serinlik için değil İçimdeki korlara can verecek Gülümseyişin kadar sıcak bir alev topu ümidiyle Parmaklarımın ucunu ışığına uzatmamla anladım her şeyi Bu bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildi Bu güneş ışığıyla büyülediği gibi Sıcağıyla ısıtmıyordu kalbimin ıssız köşelerini Aksine; O köşelerden kurtulmak için yanıp tutuşan Zavallı karıncaların hevesini kırıyordu Bu bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildi Acımasızdı, soğuktu, donuktu Bir buz dağı gibi Ve yavaşça çöktüm dizlerimin üstüne Yüzükoyun uzandım zavallı kumların sırtına Sıcak olan onlardı aslında Belki onların ışıkları yoktu, göz kamaştıran Ama sıcaklıkları vardı, Bütün buz dağlarını eritecek güçte Ve sevgileri; tüm kalplere yetecek büyüklükte Sen benim bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildin Her adımda bin yalanın ortaya çıkıyordu Zavallı bir güneş maketiydin sen Sen yalancı bir güneştin Hiç görmemem gereken... Altuğ Can Aldanmaz |
DAYAN KALBİM Seni dağladılar, değil mi kalbim, Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık. Sensin gökten gelen oklara hedef; Oyası ateşle işlenen gergef. Çekme üç beş günlük dünyaya esef! Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık! Düşler Sokağı Güneşim yırtık, güneşim yalnız, Ve ben ay düşünde karanlık bir yolcu, Gözyaşlarımla seni beklemekteyim, Masumca ve titreyen dudaklarımla. Gecenin sessiz kucağındayım, Ateşten bir yaprak düştü ruhumdan, Ben düş sokağının ortasında, Çığlık atan bir sonbahrın ortasındaydım. Düşler sokağıydı burası biliyordum, Birazdan pembeleşti gökyüzü Bütün umutlar havada sevinçle haykırdı, İçlerinden sadece bir tanesi siyahlaştı, O da sendin, olmayacak dedin OLMADI....... |
O Kavşak Yollarım neden kesişir? Hep sen kavşagında O kavşakta sen ve ben yalnızız hapseder beni beynimin odalalarına Ben tek mi yoksa ikimizde mi yalnızız Gözlerin neden sansürlü goremiyor beni Anlamadım bu duygu aşk mı öfkemi silkinemedik hayattan kıramadık zincirleri bırakmıyor sevda yalandan söylenen sözler gibi Kadir Kadirhan |
Yaşamadım SayılırSevgiden yoksunum,geçiyor zaman Kar etmiyor sensizliğe hiç sabır Gir gönlüme, gel yanıma bir uzan Ben hiç bahar yaşamadım sayılır Şimdi seninleyim, sen yoksun yine Ay küstü sahile, indi engine Gece düşman güzelliğin rengine Maviler içimde bir çöl sayılır Bu kadar yüreğim sevmişken seni Nasıl özlemesin bu can, tenini Hayatımın ölümsüzlük rengini Bir bakışta senden aldım sayılır Sevgilere bir yol oldu şu ömrüm Ölür isem ben sevgiden ölürüm Kefen diye üzerimde gördüğün Yıllarca taşınan bir sır sayılır |
Ayın En Çıplak Günü Yorgundu ağır çıkılan merdivenler Çıkanların ağırlığından Sızlamasız,gıcırdamasız Ahşap masalar dilsizdi Kendinde kalırdı tanıklığı Konuşturamazdı alayı Duvarlar geldi üstüme Üstünde gıyabında dostlar Gıyabında yüzler vardı Serçe kalbim kartallaştı Uçtum Gemerek'ten Bolivya Doğu And Dağlarına Ayın en çıplak günü gelir Nazım'a rağmen; Mutsuzluğun resmi çıkar Abidin'in fırçasından Canlanır günün anlamında Yıkılır duvar Aynı gafil maşadan Tek kurşundur aslında Dursun düşer yol aydınlanır Örümcek ölür ağında Öz verir Mumcu alır Kitaplar değil Erdost yanar Yanar Madımak'tan çok önce Utancı kalır işkencenin Göktepe'den Onat'tı Yavuz da,Kışlalı da Cömert'ti Güçlü'ydü Muammer Üçok'lar çıktı kınından Saplandılar karanlığa Deniz'ler taştı Onlar; Büyük harflerle Bir bir yazılırlar onurlarıyla Ne denli küçük yazılsalar da resmi tarihe Yine büyük harftirler Çökertme oynamakta bir kız Halil'in ruhuyla Gözleri kapalı Che bakar,Ulaş bakar Su durur An durur Ay durur Gece durur Ruşen susar Ömrümün en çıplak günü düşer Sayfasından anılarımın Hezeyanlar kalır duvarlarda Mehmet Bardakçı |
°"° Söz Vermistin Ya °"° Sen Benden !! Umudu hançerleyerek gittin Biz seninle ; Küçük küçük zamanları biriktirip Yeni bir dünya kurmuştuk ikimize Hani söz vermiştin ya Hani hep olacaktın ya bende artık Yasaktı oysa seni sevmelerim Özlemelerim Her gelişinde gidişin vardı gözlerimde Her gelişinde uğurlamak ne zordu seni Umutla bekle dedin bana Önce damla damla bekledim Deniz deniz Okyanus bekledim seni Seni beklemeyi sevdim ben senden önce Yoruldum Ağladım Bekledim.. Hani söz vermiştin ya Sadece ben olacaktım ya sende Tüm mutsuzlukları bırakıp gelecektin ya Oysa hazır değilmişsin bitirişlere Girdapların varmış yenemediğin Korkuların varmış Ne çok sevmişim ben seni Ve keşke söküp alabilsem icimden kahrolasi yüregimden Yakabilsem her şeyi.. Bitti işte diye bağırabilsem yerine.. Tüm mutsuzluğuna rağmen Bensiz bir hayat seçtin sen kendine Biliyorum ki üzgünsün Biliyorum ki canin yaniyor seninde Ama sonuçsuz kalıyor her şey işte Hayalsizim artık Sessizim Dondu yaşam gözlerimin önünde.. Yine de tesellisiz bırakmadı yaşam beni Kapalı kapım artık aşklara.. Hani söz vermiştin ya Gitmeyecektin hic.. Sözlerin yalandi.. Gittin Döndün... Gidisin kadar Dönüsünde yalandi !!! alıntı |
NOT Arkadaşlar lütfen buraya gönderdiğiniz şiirlerin sahibini de belirtmeyi unutmayınız ve şairi bilinmeyen şiirler için "ALINTIDIR " ibaresini koymaya özen gösteriniz. TEŞEKKÜRLER... |
| Saat: 10:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık