MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 27 Ağustos 2007 03:26

yaşamımla örtüşen bir aşkın bitiminde
avunmak için söylenen hiç bir söz gerçek olmuyor
gönüllerin tutuklu kaldığı dilde
hangi sesin özlemini çekebilirim ki senden başka

mutlusun belki de o hüzün kentinde
ve ben o mutluluğunun sebebi değilim
sessizliğe bırakmalıyım kendimi artık
sensiz bir yüreğin
ne de çok bizli cümle barındırdığını anlatabilirim o zaman

kayda değer sevgimin sisli geleceği
içimde sürgünlüğü bitecek ağrıya bir kez daha teslim olurken
infazım imzalanmış olsa da yine de son bir istek sorarlar ya

sormasınlar..

senden yoksun kalırken Tanrının unuttuğu bu şehirde
hayalinle hüznümü bitirmeye çalışmayacağım..


ipek solum


Misafir 27 Ağustos 2007 10:03

Git...
demek gidiyorsun.. git..
sessizce kapat kapıyı ardından
duyulmasın sesi içimden bosalan ah`ın..

durma git..
birak beni koynuna, hüzünlü gecelerin
birak caresizligine ağlayan hecelerin
ve sogukluguna
sensiz hayata uyandığım ilk sabah`ın..

demek gidiyorsun.. git..
tut ki bir rüyaydı her şey
yasamadik say sevdayı
eflatun bakışlarında ilkbahar akşamlarının
ve sıcacık koynunda kayıp giden yıldızların

git.. durma git..
sensiz de gecer hayat,
cevapsız sorularıyla geçşin zamanların..
yine baharlar gelip geçer belki yorgun kalbimden
belki yeni sevdalara yelken açar gemilerim
umudun limanlarnna demir atarım belki..

fakat, biliyorum..

bir türkü tadında geçmez hayat
her nefeste seni anarım
savrulur gözyaşlarım
bir sonbahar sabahı hazana karışırım
öyle mağrur, öyle sevecen,
bakışların takılır aklıma..

dudaklarımda hiç duymadığım bir şarkının melodisi
kalbimde pişmanlığın dinmeyen sesi
cebimde bir kalem
henüz yazılmamış bir kaç şiir
bu dünyadan göçer giderim..


MEHMET YILMAZ


Misafir 27 Ağustos 2007 11:13

O Toprak (Karadere köyü )

beni tanır...
o toprakta, anılar saklıdır...
rüyalarıma girer, otu taşı ayrı ayrı...
Ad....ilinden kay..ya doğru
Emirdağ’dan salındın mı, geç çark deresini
Çınarlık gelir...
Sonra kız pınarı..için açılır...
dibine boyunca uzanmışımdır.
koca çınar ağacı vardı...dibi beni tanır...

Göbekçi çeşmesi,suyunu içmedim mi uzanarak,
Türbe bayırından geçen kuşun,
Suyunda serinlediğim , açma deresi..
yüzen balığının acısı vardır,
Kestane bayırında kış gecesi
Gübrelenen çulluk, beni tanır....

Ah ne tatlı, bostanlarda ellerimle oyduğum,
Har tarlasında, sulu özlü karpuz...
Biz büyüdük, rahmetler olsun...
Bal akar,berber amcanın, kirazından,
ismail amcanın şeftalisinden mahrumuz..
Sakara başında pişirdiğim mısır....
Çeyrekli bayırından, gel de şimdi sıyrıl...

İnek otlattım düzünde bayırında...
korucu iken Tıyka kamçıladı..
Türbe altı çayırında....
derede yüzerken yakalandık..
İpsiz Recep rahat bırakmadı..

Azman bayırında, sığırlarımı saldığım
Yollara düşüp izmarit aradığım,
Geçen arabalara "gazete" diye bağırdığım
O toprak beni tanır..

Dostan yana gönlüm dertli,
Büyüdükçe insan..içindeki çocuğu kirletiyor belki...
Meğer yalanmış,.hep dost olmazmış,
yüzüne gülen..
yıllar var ki ,yok arayan gelen...
Menfaate esir,duygular arkadaşlıktan yana..
Acaba özlem yok mu haykıracak,
yoksulda olsa sevgi vardı, sımsıcak....
mahallenin fırını yandı mı ,beklerdik,
peynirli pidesini Hüsniye yengenin
Arap kapmazsa elimizden..afiyetle yerdik...
su ,çeşme kurnasından kana kana
Kış geldi mi, naylon torbadan kayak...
çocukluğumu geri verin bana"
Ya plastik kayrıkomla yada yalın ayak..

isimsiz kral


Misafir 27 Ağustos 2007 18:34

İnadına


lanet olsun sevdim bir defa,
çok seviyorum ama affetmem/inadına,
çok kırdın beni dönme asla,
ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına...

durup durup ağlıyorum,
yürek sancını dindiremiyorum,
yangınım göklere varıyor,
isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına...

nasılda severdim nasılda,
özlemim beni aşardı da,
sana gelmedi mi yoksa,
yaktın beni affetmem/inadına...

sende haramsın bana,
içki gibi,kumar gibi,
ne yaptım bilmiyorum sana,
ağlasan da sevmiyorum/inadına...

nefretimi haykıracağım sokaklarda,
delice sevsem de/inadına,
her yerde sevgimi anlatsam da,
sevmiyorum diyeceğim/inadına...

gözlerimde yaşı görsen de,
beni sevdiğini söylesen de,
sende benim gibi kendini kaybetsen de,
teoride affedeceğim seni/inadına....


MEHMET YILMAZ


Dark-Line 27 Ağustos 2007 18:55

Gurur

Alçak gönüllü ol, hor bakma bana,
Doğru yolda yürü, yanarsın nara,
Güvenme servete, güvenme mala,
İşsiz, dostsuz bırakır seni gurur...

Hep yüksekten uçar, alayla bakar,
Yoksulun, yetimin kalbini yıkar,
Yaşamı boyunca zalimlik eder,
Merhamet bırakmaz insanda gurur...

Gururlu olanı sevmez yaratan,
Odur tüm canlıyı yoktan var eden,
İman ihlas ile ibadet eden,
Allah'ın yolunda saptırır gurur...

Yoksului, mazlumu gel hakir görme,
Dünya malı için kafanı yorma,
Kendine ideal kişiyim deme,
Yarı yolda koyar batırır gurur...

Gurur sanki bir insanda güçtür,
Gururla yaşayan insan bir hiçtir,
Aleme gülenin kendi gülünçtür,
Kişiti toplumdan soğutur gurur...

Öğretmen Seyfet der sevmem gururu,
Sevip, sayılmakta buldum ömürü,
Zayıf insanlara verdirir emiri,
Bitmez bir hastalık gibidir gurur...

Seyfet Bozçalı


Misafir 27 Ağustos 2007 19:37

umut
Ben kalbimi satırlara dökmeye çalıştım
Belki sadece satırlarda kalır diye
Şarkılara küstüm hep seni anlatıyor diye
Yollara küstüm hep senin özleminle,
Sevgi nedir bilmezdim
Aşka inanmazdım
Umudu hiç düşünmemiştim
Ta ki senin özleminle yatıp kalkarken,
Sana olan sevgisini bana anlatıncaya kadar.
Seni bir daha göre bilme umuduyla
Umut hiç terk etmedi beni
Yalnızlığımın tek dostu
Aşkında umudum o kadar yalnız düşmüş ki
Dualarım çaresizliği haykırmaya başlarken
Unutmak için gidiyorum
Unutulmak için gidiyorum
Üzmemek için gidiyorum
Üzülmemek için gidiyorum
Belki hiç dönmemek üzere
Gök yüzü ne güzel,Yıldızları bana anlatırken
Her zaman Dualarımda var olacaksın
Seni güzel bir hayat bekliyor
Sana olan sevgimi doğaya dağıtım
Doğaya hayat gelsin diye
Sana olan sevgimi çocuklara dağıtım
Umudu simgelesinler diye
Yaşamayı sevdim yaşatmayı senin sevginle
Umutla dost oldum,umut dağıtmayı öğreneyim diye
Umut olmak için gidiyorum umudun derinliklerine..



onur akyol


Misafir 28 Ağustos 2007 09:14

Sensiz Sabahlar

Hayat,
Bakışlarımın yüzüne değmesiydi
Öyle içten öyle sıcaktı ki
Benzemezdi hiçbir şeye
Seni görünce gözlerim
Sana odaklandı birden bire
Seni kalbimin incisi yapıverdim daha ilk görüşümde
Zamanlı zamansız aklıma geliyordun
Zaten hiç çıkmıyordun
Her an yanımda gibiydin
Seni kalbime prenses yapıverdim
İçtiğim suda, içime çektiğim havada
Her anımda her yaptığım harekette
Her gülümsemede
Her şeyde sen vardın
Baktığım her yerde
İzlediğim filmlerde bile
Başrol oynardık ikimiz
Seni evinin hanımı yapardım
Sonumuz zaten mutluluktu
Mutlu son
Acı denen şeyi unutturmuştun bana
Acımıyordu artık içim sen vardın
Tamam,
Benim yaşadığımdan bile haberin yoktu
Ama benim umudum çoktu
Seyahatlerimde hep yanımda oturuyordun
Yorulunca başını omzuma yaslıyordun
Sonra anlatmaya başlıyordun
Seni tanımak diyordun
Hayattı diyordun
Bense seni dinliyordum
Son durağa gelince kalkmaya cesaret edemiyordum
Seninle olmak varken inmeyi düşünmüyorum
Ben inerken son durakta
Sen gidiyordun kara toprağa
Ellerin, gül yüzün
Koparıyordun
Yumuyordun sonsuzluğa
Şimdi içimde bensiz hayata yumduğun
Ela gözlerinin ağrısı var
ve gözlerimde, seninle geçen her mutlu rüyadan sonra
Sensiz sabahlara uyanmanın acısı ağlar!


isimsiz kral


duygu41 28 Ağustos 2007 15:46

BEN SIFATSIZ SEVDİM SENİ
Ben sıfatsız sevdim seni
Bir ad koymadım sana, adınla sevdim
Yüzüne bakmadım ay ışığında, ben mehtabı yüzün bildim

Ben sıfatsız sevdim seni
Saçlarını savurmadım rüzgarla,
rüzgarları saçların diye kokladım öyle sevdim
ellerinde ısınmadı hiç ellerim,ben hissettiğim her sıcağı ellerin bildim

Ben sıfatsız sevdim seni
Bakışlarında eritmedim hasretimi, gözlerini hiç görmedim
Sen gözlerimin algılayabildiği her şey demektin,
Sensin diye baktığım her şey, bilsen neleri sevdim

Ben sıfatsız sevdim seni
Bilmedim güzelliğini nasıl bir şeydin,
Ben güzelliği sen bildim , her güzel şeyi sana benzediği için sevdim

Ben sıfatsız sevdim seni
Yalnızca sevdim , düşünmedim kim olduğunu, neye benzediğini
Ben sıfatlandırmadım sevgini,
öylece öylece sevdim…

AVUÇLARIMDA GİZLİ BENİM SEVDAM

Avuçlarımda gizli benim sevdam
Kimi zaman saçlarını okşarken
Kimi zaman yanağında yaşatırım buse buse
Ama çoğu zaman ellerine emanet ederim
El ele sımsıcak kuytu bir cafe de
Bazen sormak gelir, duymak gelir içinden
Ne kadar seviyorsun beni diye
Kar tanelerinin düştüğü an gelir aklıma
Teker teker eriyen avuçlarımda
Yüreğime yaktığın sevdanın ateşi
Avuçlarımda şekillenir gözümün nuru
Kar taneleri, bu aşk filminin figüran sahneleri….

Avuçlarımda gizli benim sevdam
Seninse gözlerinde saklambaç oynayan çocuk yüreğin
Öylesine büyük ki! Ne denli gizlesen de tutsan da kendini
Masmavi bir deniz, yada uçsuz bucaksız gökyüzü yüreğin
Gözlerinde yaşıyor, gözlerinde yaşatıyor sevgin…
Merhamet bir ada olmuş maviliğinde
Sevginin,şefkatin,sadakatin,güzelliğin yaşadığı bir ada
Ve bu adaya giden bir gemi var,
Kaptanı ben, miçosu ben, yolcusu ben
Öylesine mutlu, öylesine huzurluyum ki
Senin kara sularında yol alırken,
Senin yüreğinin adasında robinson gibi
Yalnız seni yaşayan ben….
RefiK Kestem(megafm)

Sıcak bir düş tatlı bir tebessüm var yüzümde
Adını hep duyduğum ama bir türlü yaşamadım şimdiye
Gerçek bir mutluluk var içimde
Ağaçlar dallar tomurcuklanmış yeni fark ettim biliyor musun
Bahar gelmiş
Sen olmasan farkında bile değilim
Bananeydi ki zaten
Geçen bir sohbet olmuştu ya hatırladın mı
Kan anonsu geçti radyodan da
Kan grubumuz ne konuşmuştuk
Ben o gün içimden aşk grubu rh sen demiştim duymadın
Doktorların yüzünü görür gibiyim
Kanımı inceliyorlar şaşkın
Ciğerlerimin röntgenini çekiyorlar inanamıyorlar
Sonra sonra ben giyinirken
Seni bir kenara çekip fısıldıyorlar kulağına
Ben duymayayım diye
Hastanın durumu ümitsiz
Üzgünüz diyorlar
Kanında aşırı miktarda sevgi komplikasyonu oluşmuş
Ciğer filminde oksijen yerine aşk soluyor görünüyor hasta
Yani !!
Sırılsıklam aşık sanıyoruz
Allahtan ümit kesilmez
Siz son nefesine kadar yanında olun diyorlar
Senin gözünden bir damla yaş akıyor
Canım benim …
Biliyorum mutluluktan …
Seni seni tüm hücrelerimle amansız bir sevda ile seviyorum ….

(Refik kestem)

SIRADAN DEĞİL SEVMEK SENİ



Bugünlerde havalar çok soğuk
Odama doldurmuşum bakışlarını
Gözlerini düşünüyorum
Gözlerinden öpüyorum
Isınıyorum

Aç, çıplak yaşamın kıyısında
Seninle doyuyorum
Seninle örtünüyorum
Uzaklar sevdanla yakın
Yakınlar özleminle uzak

Her duygu
Her mesafe seninle anlamlanıyor
Seninle yaşanıyor
Bir cenaze görmeyeyim
Aklıma ayrılığın geliyor

Seni düşünüyorum
Sevişmelerine düşüyor ürpertilerim
Her tarafa düğün dernek
Gözlerini kapatıyorsun

Herkes birbirine küsmüş
Martının kanadı kırık
Mavi solmuş
Deniz küskün
Gülümsüyorsun sonra
Bakışlarında menevişler

Bayram geliyor
Sarılmış insanlar düşüyor aklıma
Herkes birbirine sevgisini söylüyor
Çocukların saçlarını okşuyor baba
Eşinin omzuna atıyor elini sevecen
Mutlu aile fotoğrafları çoğalıyor

Öyle sıradan bir şey değil
Anlatmak seni
Sevdanı
Sıradan değil sevmek seni

Büyük adam oluyorum
Tarihi yazan
Önemsiyorum kendimi
Öyle o eski dalgacı ben değilim
Yaşamı ciddiye alıyorum
Büyük işler yapıyorum
Sevmekle seni

Besteler doğuruyorum
Resimler çiziyorum
Masallar okuyorum
Sevdalı çocuklar büyütüyorum
Oyunlarında aşk
Sevinçlerinde sen

Seni sevince
Sığmıyorum kendime
Sığmıyorum toprağa
Sığmıyorum dünyaya
Yıldızlara koşuyorum
Güneşe

Sarı sıcak ışıltıya ismini yazıyorum
Seninle aydınlanıyorum
Seninle "Günaydın" diyorum sabaha
Seninle yıkıyorum yüzümü
Her tarafıma gülümsemen bulaşıyor
Seninle başlıyorum yaşam kavgasına



duygu41


Dark-Line 28 Ağustos 2007 16:06

Tut Elimden Ayrılık

Ayrılık, tut elimden, bırakma
Ben ilk defa çıkıyorum bu yolculuğa
Yol bilmem, iz bilmem korkuyorum
Bu yol çok karanlık önümü görmüyorum
Tut elimden ayrılık, bırakma
Gece çok soğuk, üşüyorum
Güneşim battı, artık içimi ısıtmıyor
Bu yolculuk nerede biter bilmiyorum
Tut elimden ayrılık, bırakma
Bir meçhule doğru yürüyorum
Aşkım, yoldaşım beni artık istemiyor
Yapayalnız yalnızlığa gidiyorum
Tut elimden ayrılık, bırakma
Dayanağımı yitirdim, düşüyorum
Tut elimden ayrılık, bırakma
Canımı evde bıraktım, ölüyorum
Ölüyorum ayrılık, ölüyorum

Rotterdam, 03.08.2002
Ensar Aktaş


Misafir 29 Ağustos 2007 11:57

Yarı Gece

Boğaziçinin ufak bir iskelesinde
Dolaştığım geceler oldu
Yorgun, uykulu bir kızdı bu
Son vapur yolcuları içinde.

Araya başka denizler girdi
Başka denizler attı beni başka uzaklara
O tarihten tam beş sene sonra
Gene oradayım şimdi.

Söylesem inanmazlar, söylemiyorum
Her gece gene o kız çıkmakta son vapurdan
Tıpkı eskisi gibi karanlıklarda kaybolan
Bu gölgeye hayaldeyim siz olun da
Gözümle görüyorum, hayal diyemiyorum.

Sular bir şıpırdadı kıyı boyunda
İşte gene son vapur, çekti gitti önümden
Arkamdan bir kız geçti
Adımlarının sesinden tanıdım: Uykulu,
Yorgun da.

Geçen bu genç kıza desem ki:
Bir haber ver hayatından, verir mi?

isimsiz kral


Misafir 29 Ağustos 2007 19:26



NeTWoRK 29 Ağustos 2007 19:47

YER YEMEZSE ÇATLAR YER

Elin görmezse para
Aşkla girmezsen nara,
Kavuşmadınsa yara
Fert yemezse , dertler yer.

Dili yok ise neyin
Bakandan yoksa dayın
Dikengibiyse huyun
Mit yemezse , itler yer.

Aşiğa allar gerek
Güzele güller gerek
Sofraya ballar gerek
Lort yemezse , mertler yer


Misafir 30 Ağustos 2007 09:42

ben seni sensiz sevdim


Ben seni severkenSen yanımda yoktun ki!Ben seni özlerkenSen bilmiyordun ki!Ben seni sensiz sevdim...Sen yokken bakışların vardıBeynime kazınmışNereye baksam oradaydılar,Ben seni sensiz sevdim..Göremesem de, rüyamdaydın,Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydinVe kimse seni oradan çıkaramayacak.Sen bile!Ben seni sensiz sevdim...Sen olmasan da, hayalin vardı,Sen olmasan da, şarkılar vardı;Seni hatırlatan...Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.Ben seni sensiz sevdim...Sen olmasan da,yıldızlar vardı,Sen olmasan da,bulutlar vardı,Sen olmasan da,günbatımları vardı,Sen olmasan da,denizler vardı...Ben seni sensiz sevdim...Aslında sen hep vardın,Aynı şehirde,aynı sokakta,“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;Ben seni sensiz sevdim...Ne olurdu sende beni sevseydin?Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,Hani kıyamet koptuğunda...Ben seni sensiz sevdim...Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!M.Ahsen SAKAREİSOĞLU


YaKaMoZcuk 30 Ağustos 2007 09:45

Gizli Sevda
Hani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün ona rasladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan.
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan,

Seni sordu.
Hiç değişmedi, dedim.
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş.
Kendilerinmiş evleri...
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selam söyledi.

behçet necatigil



Mystic@L 30 Ağustos 2007 13:54

Her gelen talan eyliyor,
talanlara doyduk yeter.
hepsi yalan söylüyorlar,
doğruluğa doyduk yeter,
aha bu iş burda biter..
sülük gibi kanım emdin,
seslenmedik hep sen bindin,
gökten zembille mi indin,
enayiysek bildik yeter,
aha bu iş burda biter..
demokrasi dedik amma,
demedikki bizi tınma.
kerhen bir oy verdik amma
bu oy'una kandık yeter,
aha bu iş burda biter..
İNCE derki sunduk yeter,
aha bu iş burda biter..
Sabit İnce


Dark-Line 30 Ağustos 2007 14:06

Neden

Paylaşmak varken güzelliği ve mutluluğu
Paylaşmak varken hayatı, aşkı ve sevgiyi
Paylaşmak varken yaşanacak bir ömrü
Kavga neden, savaş neden kin neden

Bahçelerde bağlarda koşup eğlenmek varken
sevgi dolu bir ömür sürdürmeyi düşlerken
Birlikte bu güzelim ülkemizi yüceltmek dururken
Kavga neden, savaş neden, kin neden

Birlikte olmak varken bu ayrılık neden
Birbirimizi sevmek varken bu nefret neden
Hayatı güzelleştirmek varken karartmak neden
Kavga neden savaş neden kin neden

Sevelim sevilelim birlik olalım hep beraber
Bir yumak gibi sarılalım sımsıkı ayrılmamacasına
Sevda kardeşlik ekelim bu ülkenin topraklarına
Kavga neden savaş neden kin neden

H
adi Özden


Samenta 30 Ağustos 2007 19:33

Sevmek Günah mi?
 
Senki, Geceler Boyu Hasretine Sarılıp Uyuduğum
Senki, Bütün Sevgilerin Üzerine Koyduğum
Günahım, Sevdiğim
Yaşanmamış Sevdalar Kadar Bilinmezlerimiz

Sonu Olmasada, Bu Yangını Söndürmeye Kimin Gücü Yetebilir
Hergün Vurulan Bu Yürek, Elbet Dirilir
Dirilir Bu Solmuş Umut Çiçeği,
Kim Bilir Hangi Rüya Beni Sana Getirir

Geceler Boyu Sayıklarken Hasretini,
Sensizlik Sardığında Dört Duvarı,
Yüreğim Kabardığında Denizler Kadar,
Dilimin Ucundayken Adın,
Ve Sen Olmuşken İçimdeki Bütün Şiirler,
Susarım, Kaderime En Zor Soruyo Sorarım
Günahmı ?

Damla Damla, Yudum Yudum
Seni İçmek, İstiyorum
Yüreğimde Fırtınalar
Bir Kalp Olmuş, Senin İçin Çarpıyorum

Masum Bir Heyecansın Çocuk Kalbimde,
Bir Nefes Kadar Yakın,
Keşfedilmemiş Kıtalar Kadar Uzak,
Ve Yüreğimin o En Saklı Yerinde,
Içimde Akan Nehir, Su Kadar Berrak

Kimseler Bilmeyecek Bu Yasak Aşkı,
Adını Herkesten Saklayacağım,
Söyledim Ya, Seviyorum
Günahmı ? Günahmı ?

Günahmı ? Yaradanım Onu Ölesiye Sevmek
Günahmı ? Düşlerimde Sabaha Dek Onu Görmek
Günahmı ? Allah'ım Verdiğin Canı Ona Vermek
Günahmı ?

Unut Diyorsun Bana, Unutmak Kolaymı ?
Neşemsin, Umudumsun, Karanlık Günlerimin Işığısın Sen
Kalbimdeki Kuş Yalnız Senin Aşkına Kanat Çırpıyor
Eyy! Gönlümün Maralı

Adın Geceleri İçimde Çığlık Çığğa Bir Çigan Kemanı
Nasılda Ezik, Nasılda Yaralı
Seviyorum Seni ! Seviyorum... Sevmek Günahmı ?

Arzularım, Alev Alev, Hasretini Tutuşturur
Elin Deyse, Ellerime, İçim Titrer Dayanamam Kalbim Durur
Gözün Deyse, Gözlerime, İçim Titrer Dayanamam Kalbim Durur

Bedelini Ödemeye Hazırım Tüm Sevgilerin,
Günahını Çekebilirim Bütün Aşkların,
Seviyorum, Sevmek Günahmı ?
Günahsa ? Günahkarım..
Yarattığına Kul Oldum,
Affet Allah'ım...
Affet Allah'ım...

Sebnem Kisaparmak


Misafir 30 Ağustos 2007 23:48

Rüzgar koymuştum adını
Rüzgar koymuştum adını...
biliyorsun...
her özledim seni dediğinde,
aşığım sana dediğinde
bir cevap vermemi bekliyordun sıkılmaksızın...
ben de sana asi rüzgarım diyordum usanmadan...
şiddetli olduğun kadar sakindin de
serinlettiğin kadar yakıyordun da...
çarpıyordun yüzüme her defasında tokatçasına...
zevk veriyordu kimi zaman hiddetin
can yakıyordu kimi zaman sükunetin...

nerden bilirdim asi rüzgarların
gün gelip de durulacağını,
göçmen kuşlarla yitip gideceğini
üfleyip üzaklaştırmaya çalıştığımda nefesimle
bir daha tenime işlemeyeceğini
küçücük bir veda bile etmene izin vermeden rüzgar
dünyamı terk ettin
şimdi yalnız rüyalarda
biçare savrulan kelebekler gibiyim
hangisi senin kokunu,
senin acını yaşatacak bana...
bekliyorum...
bekliyorum...
bekliyorum ruzgar, mevsimini


Sedef 21 30 Ağustos 2007 23:52

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol Behramoğlu


Misafir 30 Ağustos 2007 23:56

dalgalar


Unutulmazdı,değilmi?
Elele dalgalara baktığımız an
Sözlerin ne güzel,beyazlaşan denizde
Uzaklaşan dalgalarda sen
Aşkım benim,dünyam sende
Dokunuşun elimde,seninim
Dalgalar bizi takip etsin,peşimizde
Aşk,içimizde…ellerimizde
Sonsuzluksa gözlerimizde
Sende,baktığında bende
Unutulmaz,dalgalara baktığımız an
Birlikte el elele


metin yılmaz


Misafir 31 Ağustos 2007 00:28

Ayrılık Şiiri
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...

Sunay Akın


Sedef 21 31 Ağustos 2007 00:30

Mart İçin Hoyrat

Sabah erken kalktım dereler buz
Tanrı bilir ne zaman döner avcılar
Kör Süleyman gece gündüz sayıklar
Çadırı yıkılsın da bozulsun bağı
Kan izlerini sildi götürdü acı kırağı
Dolandım durdum uzun yollarda yalnız

Severim gözünü şu halime bak
Yaramı saran gümüş telli kavak

Döner durur göğün dibinde bir yabana
Kartal mı desem peşinde bir alıcı kuş
Hakkari Oramar yaylası Van gölü Muş
Genç ömrüm bir kürt kilimiydi geçti gitti
İnsan yüreği pas tutar derdi babam rahmetli
Başında bir solgun poşu ayağında çarpana

Gözünü severim bir haber salsana
Yüreğimden uçan gümüş telli turna

Uyudum uyandım bir uzun gece
Ay karanlık devir **** hava dumanlı
Sırtımda bir hançer söğüt yaprağı
Düşte gördüm dökülmüş odamın beyaz
Kireci bahar gelmeden geçip gitmiş yaz
Kimse sormaz aç mıyım susuz mu halim nice

Gözünü severim sen söyle kiraz
Ağacından doğan gümüş telli saz

Kar üstüne açmış yaz delisiydi
Erken öttü gönlümün çapar horozu
Korkarım silerler defterden bizi
Götürür ayrılığa bir tahtadan at
Tarih dokuz yüz seksen gün yirmi üç mart
Biri hasret gömleğini bir daha giydi

Yüzünü seveyim sarayım belin
Koynumda uyan gümüş telli gelin

Onat Kutlar


arwen 31 Ağustos 2007 00:42

Küskünlüğüm hep eşkiya zamana
Zifiri siyahlar pembeye dönüşsün diyorum
Senden yoksun akşamlara
Sol yanıma sokulsa yanlızlığın
Dudaklarımın kıvrımlarına
Saklansın usulca dudakların
Vuslata dair ne varsa
Dökülse sonra
Uzansa gölgelerimiz
Sırrımız yansısa duvarlara
Leyleklerin uçuşlarına salsak yüreklerimizi
Özgürce tutunsak sonra ayaklarına
Yazmıyor artık kalemim
Bekleyişlere verdim şiirlerimi
Geldiğin o gün..............
Başlayacak gönül düğünüm
Binlerce sevinç düşecek toprağa
Ogün ay güneşe sarılacak
Sevincimize ortak olup
Bulutlar bu defa seviçten ağlayacak
Rüzgar çekecek kanatlarını; .Meltem selamlayacak
Camların buğusunda yaz boz oynayacağız
Sayki şimdiden ellerim ellerinde
Dokunduğum her noktam sen
Bekleyiş dolu zamanlara inat
Kör bir makas bitirmeli artık
Özlemlerimizi kırparak


müzeyyen baskir


Misafir 31 Ağustos 2007 01:17



arwen 31 Ağustos 2007 01:26

Adın Dökülür

Dilsiz perişanlıklarım
Büyürken aynalarda
Küçülür sefil umutlar
Birer birer baş kaldırır
Yaralarına bile bakmadan
İçimdeki hatıralar
Gönlümde bir deli hasret
Kor gibi yanarken alev alev
Sol yanıma bir sancı oturur
İçimde acılar nöbet vurur.

Bitmiyor işte içimde sensizlik.
Bu hasret denen canavarın
Ne merhameti var ne duygusu
Ne esnemesi gelir ne uykusu
Yonar hergece beni usul usul
Kaç bahar tükendi sensiz
Hiç bir ele uzanmadı gönlüm
Kimse anlamaz gönül yasımı
Öyle zorki sensizliğin öyküsü
Hergece dilimde ölüm türküsü

Sanki halimle alay eder
Sigara dumanlarında çehreler
Bir gölge gelir karşımda durur
Bir çift göz kuyular gibi derin
Sanki bana uzanır gibi ellerin
Yeni uyanmış halinle uykudan
Hüzünlü bakışların ılık ılık
Yüreğim sancıdan büzülür
Ve rengi yitik gözlerimden
Usul usul adın dökülür.......

Ali Başol


CRAZY_ENGEL 31 Ağustos 2007 01:58

güzel şiirler hepsini okudum


Misafir 31 Ağustos 2007 12:56

Seviyorum desem inanır mısın?

Sen,
Solgun baharlardaki mavi yağmurum,
Akşam kızıllığında yorgun gölgem,
Kış ayazında yaz güneşimsin.
Bulutlardaki saklı düşlerim,
Her günün sonunda özlediğimsin.
Yüzün kadar temizdir kalbin,
Hangi sevgi alabilir yerini?
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor,
Sensizlik ölüm kadar acı…
Bir gece titreyerek uyanırsan
Bil ki resmini öptüğüm andır…


Bir gün yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden


Bil ki bir tanem yokluğundan öldüğüm andır.


Aşkınla sararıp solacak kadar
Sevginle bahtiyar olacak kadar
Uğruna canımı verecek kadar
Seviyorum desem inanır mısın


Mystic@L 31 Ağustos 2007 13:10

Sessiz Müzik Sen kış güneşi misin
Yakarsın ısıtmazsın

Bir ırmağın ortası yoksa
Seni mi hatırlayacağım

Bu dünyada olup bitenlerin
Olup bitmemiş olması için
Ne yapıyorsun

Sizin evin duvarları taştan
Dumanı da mı taştan

Seni kız arkadaşlarından
Sevinç gözyaşları içinde
Öpen olmayacak mı

Ezberlediğin şiir
Beklediğin adam
Sezai Karakoç


Misafir 31 Ağustos 2007 13:33


bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen
ARAGON


Misafir 31 Ağustos 2007 17:49

hiç kalbım agrıdı mı sebepsızce

Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

<!-- THE POST


Dark-Line 31 Ağustos 2007 17:55

Karanlığı Yırtan Kıvılcım

Aldırma öyle
seni karartan koyuluklara
henüz tomurcukken sen sevimli bebe
açılacaksın
aklayacaksın
duygularına yük olan
koyu karaları
serpileceksin
dağıtacaksın
soluduğun nefesinle
göreceksin
o
sensin işte
karanlığı yırtan kıvılcım.

Ankara 1983
Aydın Yurtsever


Misafir 31 Ağustos 2007 18:04

dönüyorum
[SIZE=medium]dönüyorum sardunya zamanlarıma
ilkyaz çiçekleri kokularını salsın
belki unutulmuştur adım,
tozlu çekmecelerde saklanan sevda mektuplarında
ya da yürek dağlayan bir şarkının dalga kıran ritminde
olsun../..yine de dönüyorum,
kadınlığımın ağrıyan uyluklarında barınan düş tomurcuklarına

aldandığım mavileri geri alsın Ege
dualarla yıkadım ruhumu
ve arındım soytarı vedalardan../..dönüyorum

bir aşk mevsiminde öldürülmüştüm
geri dönmedi katilim cinayet yerine
çıplaklığımın göz yaşlarını ellerimle sildim
temiz çıktı acılarımın otopsisi
sonuç:../..kâfidir bu sümüklü serzenişler
rahminden doğuyorum yıkıntılarımın../..dönüyorum

bağışladım anılarımı soğuk bir otel odasında
balıkçı teknelerinin ninnisinde ağıt yaktım
otuz beşlik bir hüzün getirdi garson
yudum yudum içtim../..şarkılarımı ıslattım

Assos!../..felsefenin ve aşk’ın mistik kenti
akıtamadım tapınaklarından sevda dileklerimi
sen de bağışla ve kutsa ayrılıklarımı
bak işte sana geldim ve artık susuyorum
denizinde sakladığın liman şehrinden çıkart gülüşlerimi
bahara yetişmem lazım../..dönüyorum

geç oldu ama anladım../..kimse giderken götürmüyor sevgileri yanında
yanılgılarımı yüzüme vurmayın,
içimdeki çocuğun masal saatine denk geldi aşk
anladım dedim ya../..daha fazla yormayın

şarkılar kadar sevmiştim../..ama bitti
ciddiyetini yitiren vaatler utansın,
ben utanmıyorum öznesi tutku olan sevişmelerimden
yürüyüp geçtiğim yollar bir zahmet karşılasın beni
vedalar vesikamdır artık../..dönüyorum



pelin onay
[/SIZE]



Dark-Line 31 Ağustos 2007 18:05

Dosttan Mektup

Yüce Rahman adıyla sana verdim selam
Gel dostum oturalım edelim iki kelam
Paylaşalım acımızı dinleyelim meram
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Sızlayan yüreği dost gibi saran olmaz
Her aradığında dost gibi can bulunmaz
Yaralıyım yanmışım sesimi duyan olmaz
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Derdim çok dostum beni dinlermisin
Bir acı kahveni benden esirgermisin
Dost kapını çalsam misafir edermisin
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Yaren ile muhabbet hazzı bambaşkadır
Sözleri bal gibi dili bülbül aşktadır
Dostluk ne hısımlıkta nede yaştadır
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Dostluk candan öte insana yoldaştır
Yeri gelincede ciğer paren kardeştir
Bazende can ahbap bazende bir eştir
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Dost demek sevgilerin sevda çağıdır
Dost demek gönüllerin yaren bağıdır
Dost demek yüreklerin yüce dağıdır
Can dostluk kolayına kazanılırmı

Zeki Çimen


Misafir 31 Ağustos 2007 18:10

O OLMAZSA YAŞAYAMAM

O olmazsa yasayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin iste.
Yasarsin cunku.
Oyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Cok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kirilirsin.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiginden.
Cok sevmezsen, cok acıtmazsın.
Cok sahiplenmeyince, cok ait de olmazsin hem.
Calıştığın binayi, masani, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile cok sahiplenmeyeceksin.
Senin degillermis gibi davranacaksin.
Hem hicbir seyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsin.
Onlarsiz da yaŞayabilirmissin gibi davranacaksin.
Cok esyan olmayacak mesela evinde.
Paldir kuldur yuruyebileceksin.
ille de bir seyleri sahipleneceksen,
çatıların gokyuzuyle birlestigi yerleri sahipleneceksin.
Gokyuzunu sahipleneceksin,
Gunesi, ayi, yildizlari...
Mesela kuzey yildizi, senin yildizin olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir seylerin...
Mesela gokkuşaği senin olacak.
ille de bir seye ait olacaksan, renklere ait olacaksin.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksin.
cok sahiplenmeden,
cok ait olmadan yasayacaksın.
Hem her an avuclarıdan kayıp gidecekmis gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilisik yasayacaksin.
Ucundan tutarak...


CAN YÜCEL




cemkaya 31 Ağustos 2007 18:17

saolun


Misafir 31 Ağustos 2007 18:20



the_pretty 31 Ağustos 2007 19:30

http://www.sevdimseni.net/Siir/027_dosyalar/ask.jpg
Aşk

Sert rüzgarlarin ardından kırılan dallar ve yapraklar..
Belki bir son bahar akşamına doğru...
Belki bir öğlen vakti..
Aşık olmak için zaman ne kadar önemli ki..
Ama illa bir bahar zamani...
Özelikkle son bahar..
Şarabin sigara dumanı ile dansi,
Belki ağızda bir tango mısrası..
Küçük ellerinde hafif ter..
Yüreğinde bir kuş ..
gözlerinde buğu..
Sevmek için acele etmek mi doğru...
Belkide bir dahaki bahara..
Ama olesine bir sevgi istediğim
Öyle bir sevgi ki...
Her seyden kutsal...


Sedef 21 31 Ağustos 2007 19:31

Zamansız Zamanlardayım

Fani dünyanın fani sevgilisi,
Nasıl olurda sığar koca bir ömür
Kısacık bir yedi güne?

Aklım almaz gün doğmaz,
Zaman geçmez,
Seni uyurken seyrederken,
Ne yapıyorum ben burada diyorum
Gözümü bir açıyorum ki
Kollarım da aç bir kadın!!!

Lanet etmek istiyorum edemiyorum.

Zamansız gelen bir ecel gibi geldin,
Girdin hayatıma.

Düşünüyorum düşünüyorum,
Kalbime nereye koyabilirim seni diye?
Emin ol ki en güzel bir yerlerine.

Hep kendimin sağlamlığıyla övünürdüm,
Kurşun bile işledi ayaktayım diyordum
Bana şunu öğrettin ki,
Kurşundan daha kötü yaralarda varmış.

Kal diyorsun ve ben kaçıyorum.
Senin yüce sevgine layık olmadığımı bile düşünüyorum.
Ve şu da bir gerçek
Ne başka biri hatta Tanrı bile,
Beni senin kadar sevdiğine inanmıyorum.
AĞLIYORUM!!!

Nusret Kaşıkçı


Misafir 31 Ağustos 2007 21:16

Yoksa...
Kafamı ne yana çevirsem
Ela bir hüzün okşuyor saçlarımı
Bakışların sinmiş duvarlara…
Yatağa uzanınca fark ettim
Tavanda ayak izlerini ‘Gitme’lerin
Buruşturulup atılmış kağıtlar yalvarıyordu
Yak bizi!
Kaldıramıyorlardı belliydi
Her cümlede gizli,açık
Öznelerin en sevilmişi seni…
O kadar derinden koymuş ki terk edilmek
-Zamana bile-
Çıkmıyor,
Senle dolu anların katili
O saatin sesi…
İncileri dökülmüş ortaya takır takır çaresizliğin
Her akşam misafirim dolayısıyla sessizliğin
Uyku mu dedin?
O da kim?
Biliyorum, biliyorum yüzlerce kez söyledin
‘Asla geri gelmeyeceksin…’
Ama ayak sesleri kimi zaman kapı önünde,
Yoksa…
Yoksa sen mi geldin?

ibrahim yılmaz


Misafir 1 Eylül 2007 10:07

İyimser Bir Gül

Uyandım, seni düşündüm
Birdenbire duvar
Birdenbire gece yarısı...

Sonra devriye parolası
Ve rüzgar
Ve birdenbire kalp ağrısı...

Uyandım, seni düşündüm
Ey yar
Ey göğsümün sol yarısı!

Su bulanınca
Meydanlarda sesin yırtılınca
Hiç dostun kalmayınca
Sarsılmış bir ömrün
Basamaklarından
Görüşüme gel ne olur
İyimser bir gül olsun
Dudaklarında...

Dert etme, iyiyim ben
Ara sıra mahşer
Ara sıra yaşama hırsı...

Sonra mazgal altı zulası
Ve mektuplar
Ve ara sıra hasret belası...

Dert etme, iyiyim ben
Ey yar
Ey hüznümün tütün sarısı...

Kan bulaşınca
Yangınlarda yüzün harlaşınca
Saçların tutuşunca
Zorlanmış bir hükmün
Tutanaklarından
Görüşüme gel ne olur
İyimser bir gül açsın
Yanaklarımda...


isimsiz kral


Dark-Line 1 Eylül 2007 12:53

Aşkın...
Kan kaynar damarlar erir bedende
Ateşten ateşe düşürür aşkın
Bakışlar bir şeyler arar derinde
Mum gibi eritir bitirir aşkın.

Gölgeler, gölgeler ışığı suda
Su donar buz keser beden uykuda
Renkler belirir ansızın yokta
Her gece yavaşça öldürür aşkın

Eşyalar doldurur boşluğu birden
Beynimi kurcalar sesler gaipten
Malesef hiçbir şey gelmez elimden
Dünyayı tersine döndürür aşkın.

Kapıldım hiç yoktan sevda seline
Bilmeden düşmüşüm zalim eline
Alışırım dedim kendi kendime
İnsanı haline güldürtür aşkın.

Hayatı seninle yaşarken sevdim
Sensizken köleydim seninle beydim
Daha önceleri nerelerdeydin
Şeytanı meleğe döndürür aşkın.
Cengiz Süslü


the_pretty 1 Eylül 2007 13:13

Yalan oldun
Sanma yaşıyorum gamda sözlerim
Ölmüştüm sen beni unuttuğun gün
Her gün her saatte dolar gözlerim
Tekrar can verirdi bana dönüşün

Tükendi mi sevdan bilemiyorum
Ne yapsam kalbimden silemiyorum
Yalan oldun gittin gülemiyorum
Bağrımı deşiyor yada akışın

Yalan bile olsa son bir defa de
De ki seviyorum ve bende bende
Artık dert kalır mı bu köhne tende
Kalbimde yaramsın çile nakışın

Yalan ettin beni sevdim bilmeden
Dertlerine mahkum oldum gülmeden
Haydi dön geriye yaşlar dolmadan
Beynimde hançerdir sevda büküşün

Rüyada okşadım siyah saçını
Divane olunca bildim suçumu
Bu bana verdiğin ateş göçü mü
Bırak ki yanayım yaksın yakışın

Yoksa pişmanmısın sen arda mısın
Yaktın ciğerimi de kârda mısın
Bilinmez bilinmez diyarda mısın
Hangi yaban elde gülü takışın

Şimdi bir köşede oturur muyum
Sen unuttun ya ben unutur muyum
Gönlüme boş verip avutur muyum
Son defa gözüme değsin bakışın

İçimde yaralar ağlasın boşver
Yâr diye sarmaya sineme taş ver
Artık veda vakti elveda gök yer
Bir daha olmaz ki beni yıkışın


the_pretty 1 Eylül 2007 13:41

Ağlamak için gözden yaşlar mı akmalı…?
Dudaklar gülerken gözler ağlayamaz mı…?

Sevmek için mutlaka gözler mi bakmalı…?
Şirin bir ruh insanı bağlayamaz mı…?
Gülü soldurmak için dalından mı koparmalı…?
Gonca bir gül dalındayken solmaz mı…?
Hırsızlık yalnız para-pul çalmak mı…?
Saadet çalan müthiş bir hırsız olmaz mı…?
İnsanı öldürmek için silah,hançer mi kullanılmalı…?
Gözler sağ,saçlar silah,gülüş hançer olmaz mı…?


Dark-Line 1 Eylül 2007 14:56

Yalancı Güneş

Küçük bir çocuğun,
Masum gülümseyişi vardı yüzünde
Hani o derin bakışlarının içinde
Zararsız ama kendince çok büyük
Kendince ulaşılmaz hayalleri barındıran bir çocuk

Dudaklarındaki hafif bir tebessümü
Yada gözbebeğinin içindeki bir pırıltıyı fark etmek
Yetip de artıyordu
İçimdeki üstü örtülü okyanusları dalgalandırmaya
Ve başımın dönmesine
Deli olurcasına

Gözlerindeki karanlığa dalıyordum bazen
Çölde kaybolmuş bir bedevi gibi
Bulabileceğim tek parlak şey olan
Güneşe dikiyordum gözlerimi
Herkes bir damla ferah için açarken ellerini
Ben biraz daha hararet için ağlıyordum

Ben de uzattım ellerimi güneşe
Serinlik için değil
İçimdeki korlara can verecek
Gülümseyişin kadar sıcak bir alev topu ümidiyle

Parmaklarımın ucunu ışığına uzatmamla anladım her şeyi
Bu bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildi
Bu güneş ışığıyla büyülediği gibi
Sıcağıyla ısıtmıyordu kalbimin ıssız köşelerini
Aksine;
O köşelerden kurtulmak için yanıp tutuşan
Zavallı karıncaların hevesini kırıyordu

Bu bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildi
Acımasızdı, soğuktu, donuktu
Bir buz dağı gibi

Ve yavaşça çöktüm dizlerimin üstüne
Yüzükoyun uzandım zavallı kumların sırtına
Sıcak olan onlardı aslında
Belki onların ışıkları yoktu, göz kamaştıran
Ama sıcaklıkları vardı,
Bütün buz dağlarını eritecek güçte
Ve sevgileri; tüm kalplere yetecek büyüklükte

Sen benim bildiğim, tanıdığım, sevdiğim güneş değildin
Her adımda bin yalanın ortaya çıkıyordu
Zavallı bir güneş maketiydin sen
Sen yalancı bir güneştin
Hiç görmemem gereken...
Altuğ Can Aldanmaz


YagmurTanesi 1 Eylül 2007 19:10

DAYAN KALBİM


Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!


Düşler Sokağı

Güneşim yırtık, güneşim yalnız,
Ve ben ay düşünde karanlık bir yolcu,
Gözyaşlarımla seni beklemekteyim,
Masumca ve titreyen dudaklarımla.

Gecenin sessiz kucağındayım,
Ateşten bir yaprak düştü ruhumdan,
Ben düş sokağının ortasında,
Çığlık atan bir sonbahrın ortasındaydım.

Düşler sokağıydı burası biliyordum,
Birazdan pembeleşti gökyüzü
Bütün umutlar havada sevinçle haykırdı,
İçlerinden sadece bir tanesi siyahlaştı,
O da sendin, olmayacak dedin OLMADI.......


Sedef 21 1 Eylül 2007 19:14

O Kavşak

Yollarım neden kesişir? Hep sen kavşagında
O kavşakta sen ve ben yalnızız
hapseder beni beynimin odalalarına
Ben tek mi yoksa ikimizde mi yalnızız

Gözlerin neden sansürlü goremiyor beni
Anlamadım bu duygu aşk mı öfkemi
silkinemedik hayattan kıramadık zincirleri
bırakmıyor sevda yalandan söylenen sözler gibi

Kadir Kadirhan


YagmurTanesi 1 Eylül 2007 19:16

Yaşamadım SayılırSevgiden yoksunum,geçiyor zaman
Kar etmiyor sensizliğe hiç sabır
Gir gönlüme, gel yanıma bir uzan
Ben hiç bahar yaşamadım sayılır

Şimdi seninleyim, sen yoksun yine
Ay küstü sahile, indi engine
Gece düşman güzelliğin rengine
Maviler içimde bir çöl sayılır

Bu kadar yüreğim sevmişken seni
Nasıl özlemesin bu can, tenini
Hayatımın ölümsüzlük rengini
Bir bakışta senden aldım sayılır

Sevgilere bir yol oldu şu ömrüm
Ölür isem ben sevgiden ölürüm
Kefen diye üzerimde gördüğün
Yıllarca taşınan bir sır sayılır



Sedef 21 2 Eylül 2007 03:14

Ayın En Çıplak Günü

Yorgundu ağır çıkılan merdivenler
Çıkanların ağırlığından
Sızlamasız,gıcırdamasız

Ahşap masalar dilsizdi
Kendinde kalırdı tanıklığı
Konuşturamazdı alayı

Duvarlar geldi üstüme
Üstünde gıyabında dostlar
Gıyabında yüzler vardı
Serçe kalbim kartallaştı
Uçtum Gemerek'ten
Bolivya Doğu And Dağlarına

Ayın en çıplak günü gelir
Nazım'a rağmen;
Mutsuzluğun resmi çıkar
Abidin'in fırçasından
Canlanır günün anlamında
Yıkılır duvar

Aynı gafil maşadan
Tek kurşundur aslında
Dursun düşer yol aydınlanır
Örümcek ölür ağında
Öz verir Mumcu alır
Kitaplar değil Erdost yanar
Yanar Madımak'tan çok önce
Utancı kalır işkencenin Göktepe'den
Onat'tı Yavuz da,Kışlalı da
Cömert'ti Güçlü'ydü Muammer
Üçok'lar çıktı kınından
Saplandılar karanlığa
Deniz'ler taştı

Onlar;
Büyük harflerle
Bir bir yazılırlar onurlarıyla
Ne denli küçük yazılsalar da resmi tarihe
Yine büyük harftirler

Çökertme oynamakta bir kız
Halil'in ruhuyla
Gözleri kapalı
Che bakar,Ulaş bakar

Su durur
An durur
Ay durur
Gece durur
Ruşen susar
Ömrümün en çıplak günü düşer
Sayfasından anılarımın
Hezeyanlar kalır duvarlarda

Mehmet Bardakçı


Misafir 2 Eylül 2007 05:05

°"° Söz Vermistin Ya °"°

Sen Benden !!

Umudu hançerleyerek gittin

Biz seninle ;
Küçük küçük zamanları biriktirip
Yeni bir dünya kurmuştuk ikimize

Hani söz vermiştin ya

Hani hep olacaktın ya bende artık
Yasaktı oysa seni sevmelerim
Özlemelerim

Her gelişinde gidişin vardı gözlerimde
Her gelişinde uğurlamak ne zordu seni

Umutla bekle dedin bana
Önce damla damla bekledim
Deniz deniz
Okyanus bekledim seni
Seni beklemeyi sevdim ben senden önce

Yoruldum
Ağladım
Bekledim..

Hani söz vermiştin ya

Sadece ben olacaktım ya sende
Tüm mutsuzlukları bırakıp gelecektin ya
Oysa hazır değilmişsin bitirişlere
Girdapların varmış yenemediğin
Korkuların varmış
Ne çok sevmişim ben seni

Ve keşke söküp alabilsem
icimden kahrolasi yüregimden
Yakabilsem her şeyi..
Bitti işte diye bağırabilsem yerine..

Tüm mutsuzluğuna rağmen
Bensiz bir hayat seçtin sen kendine
Biliyorum ki üzgünsün
Biliyorum ki canin yaniyor seninde
Ama sonuçsuz kalıyor her şey işte

Hayalsizim artık
Sessizim

Dondu yaşam gözlerimin önünde..
Yine de tesellisiz bırakmadı yaşam beni
Kapalı kapım artık aşklara..

Hani söz vermiştin ya
Gitmeyecektin hic..

Sözlerin yalandi..

Gittin
Döndün...
Gidisin kadar
Dönüsünde yalandi !!!
alıntı


Hi-LaL 2 Eylül 2007 05:17

NOT
Arkadaşlar lütfen buraya gönderdiğiniz şiirlerin sahibini de belirtmeyi unutmayınız ve şairi bilinmeyen şiirler için "ALINTIDIR " ibaresini koymaya özen gösteriniz.

TEŞEKKÜRLER...




Saat: 10:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık